x

2011 için Kim, Ne Dedi? [Dosya]

2011 için Kim, Ne Dedi? [Dosya]

2011’de sosyal medyada birçok yenilik ve gelişme oldu. Yapılan yatırımlar, platformlardaki değişiklikler, yaratıcı projeler, başarısız projeler, yasaklanan siteler, kısıtlamalar, kullanım oranları, yeni platformlar, rekor rakamlar vs…

Bütün bu kalabalık haber silsilesinin yanı sıra sektör profesyonellerinin görüşlerine göre 2011’in yıldızı Twitter! Çünkü 2011 sosyal medya dünyasında en çok dikkat çekenler; Twitter Türk kullanıcı sayısındaki ciddi artış ve Van depremi sırasında Twitter’ın hayat kurtaran kullanımı. Onur Air’in sosyal medya kazası da hala akıllarda… Foursquare ve LinkedIn’in rekora koşuşlarını da unutmamak gerek tabii.

İşin ‘Neler oldu?’ kısmını zaten gün gün – anında – haber aldık. Peki 2011 yılı hem global anlamda hem de Türkiye özelinde nasıl geçti? Sosyal medya 2011 için kim, ne dedi?

Görüşler, 2011’in sosyal medya ve dijital dünya açısından güzel bir yıl olduğu yönünde. Yasaklardan ve Türkiye’de erişimi engellenen sitelerden ise bahsedilmiyor.

[heading style=”1″]Sosyal medya, pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında ciddi bir yer edindi[/heading]

Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO

2011 dijital dünyada birçok açıdan çok hareketli bir yıl oldu. Başlarda sosyal medyayı deneysel olarak algılayan birçok marka, 2011 içerisinde sosyal medyanın kendileri açısından ne kadar büyük fırsatları barındırdığını iyiden iyiye görmeye başladı.  Sosyal mecraların ne kadar fazla katma değer yaratabileceğini hayata geçirilen uygulamalarla görmeye başlayan kurumsal iletişim, pazarlama, müşteri ilişkileri, araştırma geliştirme ve insan kaynakları gibi birimler, sosyal medyadan daha profesyonel şekillerde yararlanmayı öğrendi.  Dolayısıyla, birçok firma açısından sosyal medya artık pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında kendine çok ciddi bir yer edindi ve önemini 2012’de daha da arttıracak.

Tüm bu gelişmelerin yanında geride bıraktığımız senede sosyal ağlara adım atan küçük, büyük birçok markaya tanık olurken, bunların birçoğunun stratejilerinin olmadığını ve bu mecraların dinamiklerine pek de hâkim olmadıklarını gördük. Onlar da bazı şeyleri deneyimleyip, diğer markalara benzer süreçleri geriden takip edeceklerdir. Sosyal medyada bir süredir yer alan markalar ise, şimdiye kadar ki çalışmalarını masaya yatırmaya, ROI ve sonraki adımlara nasıl geçecekleri gibi konuları tartışmaya başladı. İşe başladığımız günden beri vurguladığım gibi sayılardan ziyade, takipçilerin nitelikleri önem kazanıyor.

Markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı

BoomSonar üzerinden deneyimlediğimiz şeylere dayanarak da bir şeyler söylemem gerekirse, markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı. Taleplerinin derinliği ve kapsamı her geçen gün artmakta. Başlangıçta sadece kendilerine odaklanan birçok büyük şirket, artık rakiplerini de kendileri gibi yakından takip edip, analiz ediyor.

Keza, aynı şey işin araştırma boyutunda da söz konusu. Bu noktada online araştırmalar ve bunların dayandırıldığı yeni metodolojiler bu sene daha da ön plana çıkacak. Bu konuda dünyanın önde gelen şirketleriyle ciddi ortak çalışmalar yürütmeye başladık bile. Tick Tock Boom gibi ajansların profesyonel desteği üzerinden Social CRM çalışmalarını yönetmeye başlayan Türkiye’deki büyük yerli ve global markalar, konunun önemini iyice kavradılar. CRM’in online boyutu çok daha fazla önem kazandı.

Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde arttı

2011’de en güzel gelişmelerden biri, kişisel olarak birçok insan gibi ekstra bir sempati duyduğum Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde artması. Bizim tahminlerimize göre 4 milyonun üzerinde olan kullanıcıların sayısı, bazı önemli kaynaklara göre 6.5 milyon civarında.. Her hâlükârda iki rakam da çok önemli. Uzun bir süredir var olan kanalın birden bire bu hızla büyümesindeki en önemli etkenleri basın ve yayın kanalları ile ünlülerin Twitter’a olan ilgisi şeklinde özetleyebiliriz.

[pullquote align=”right”]Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü var[/pullquote]

Bu arada ünlüler konusuna ayrı bir parantez açmadan geçemeyeceğim. Maalesef, Twitter bize ülkemizdeki birçok ünlü sanatçı ve kişinin fikir ve kültürel açıdan ne kadar boş olduğunu da gösteren bir kanal oldu. Elbette, doğru yönetenler de yok değil ancak Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü olduğunun da altını çizmemiz gerekir.

Facebook’u anlatmamıza gerek bile yok. Türkiye’de ve dünyada geldiği durum ortada. Dinamikliğini, yeniliklerdeki öncülüğünü bu sene de sürdürdü. Özellikle reklam konusundaki atılımı takdire şayan.

[heading style=”1″]Sosyal medya 2011’de çok hızlı gelişti[/heading]

Çağıl Yüzer, Boomerang CEO / Yönetici Ortak

Geride bıraktığımız 2011 yılının sosyal medya dünyası açısından oldukça hareketli bir yıl olduğunu söyleyebiliriz.  Doğası itibarı ile sürekli değişime ve gelişime açık olan sosyal medyanın kullanımı 2011’de de çok hızlı bir şekilde gelişti. Bu gelişim bize önümüzdeki yıllarda sosyal medyanın hayatımızdaki öneminin ne kadar artacağı yönünde çeşitli ipuçları da verdi.

Yeni yılda sosyal medyanın merkezinde yer alan ve “kısa hikayeleri” anlatmanın hızlı tüketilen şekli olan online videonun, 2011’deki yükselişini artarak sürdüreceğini düşünüyorum. Özellikle Türkiye’de online video kullanımının son 12 ayda %54 artışı, 2012’de yerel pazarda yoğun online video kullanımıyla daha sık karşılaşacağımızı gösteriyor.

Geçtiğimiz yılın sosyal medyaya getirdiği önemli yeniliklerden birinin de Google + olduğunu düşünüyorum. Google + şu an için sosyal medyanın tartışmasız lideri olan Facebook ile rekabet edecek seviyede değil, ancak sosyal medyanın bu yeni sayılabilecek mecrasının şimdiden Facebook’un kendini yenileme ihtiyacı hissetmesine neden olduğunu söyleyebiliriz. Google +’ın açılmasından sonra Facebook’a eklenen “subscription”, “her post için gizlilik ayarı yapabilme” gibi çeşitli özellikler bunun açık bir göstergesi.  2012 boyunca Facebook Google rekabetinden ilginç sonuçlar ve her iki ağ için de birçok yeni özellik çıkacağını ve haliyle bu özelliklerin kullanıcıların menfaatine olacağını düşünüyorum.

[pullquote align=”left”]2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz[/pullquote]

2011’de sosyal medyada olan önemli gelişmelerden biri de Linkedin’in halka açılması. Bu gelişme ve Linkedin’in halka arz sonrası beklenenden çok daha fazla bir değere ulaşması, sektördeki diğer şirketleri de halka arz konusunda cesaretlendirdi. Bu nedenle 2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz.  Merakla beklediğim bir başka konu da 2012 yılı içerisinde sosyal ticaret kavramının hangi noktaya ulaşacağı. Facebook’un da sosyal ticarete yönelik yeni uygulamalar, stratejiler geliştireceğini düşünüyorum. 2012 bu stratejilerin uygulanıp, sosyal ticaretin Facebook’a başarılı bir biçimde entegre edildiği bir yıl olabilir.

2012’de sosyal medya ajansları çok önemli bir konuma yerleşecek

2011’de markaların sosyal medyanın gücünü kabul etmesi ve düzenledikleri sosyal medya kampanyaları ile elde edilen sonuçların netlik kazanması, yatırımlarının geri dönüşlerinin daha kolay ölçümlenebilmesini sağladı. Bu nedenle 2012 yılında sosyal medya ajanslarının çok önemli bir konuma yerleşeceğini düşünüyorum.

2011 yılı, henüz genç olan ajansımız Boomerang için de oldukça hareketli geçti. Geçtiğimiz yıl içerisinde müşteri portföyümüze Deloitte, Best Western gibi global markaların yanı sıra  Lineadecor, Santralistanbul, Letoonia Resorts, YogaŞala, ALÇIDER gibi birçok önemli markayı da ekledik.

Bu markalar için sosyal medya yazılım ürünlerimiz olan Kampanyapp, Fırsatkapp ve Sosyal CRM ile çeşitli sosyal medya yarışmaları ve sosyal medya avantajlı satış uygulamaları gerçekleştirdik. Bizi diğer sosyal medya ajanslarından ayıracak yeni yazılım ürünlerimizin ise altyapı çalışmalarını tamamladık ve yeni yılda bunları markaların hizmetine sunuyor olacağız.

Boomerang olarak 2012’den beklentimiz, portföyümüze katılacak olan yeni müşterilerimizin sosyal medya yatırımlarının geri dönüşünü sağlayabilecekleri ve bunu net bir şekilde ölçümleyebilecekleri yeni sosyal medya kampanyalarını hayata geçirebilmek.

2012’nin herkes için sağlık ve barış dolu bir yıl olması dileklerimle…

[heading style=”1″]2011’de sosyal medya olaylara yön veren bir platform özelliği kazandı[/heading]

Alper Cici, Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü

2011 yılında Sosyal medya, paylaşım ve takip sağlayan bir kanal olmasının yanı sıra olaylara direk yön veren bir platform özelliği de kazandı. Daha Şubat ayında Defne Joy hakkında ileri geri konuşan Hıncal Uluç, sosyal medyadan bir ulusun ortak tokadını yedi. YGS skandalı ve atanamayan öğretmenler Türkiye’de aksayan eğitim sistemini tüm açıklığı ile gözler önüne serdi. Van depreminde ise bölgedeki anlık ihtiyaçları öğrenen kullanıcılar, ihtiyaç olan ürünü üreten tüm grup şirketlerini yardıma çağırarak birçok insanın daha iyi şartlarda yaşamasını, belki de hayatta kalmasını sağladılar. Sosyal medya bu gibi birçok konuda yönlendirici ve ortak bir ses haline geldi.

[pullquote align=”left”]2011 aynı zamanda markaların ve ajansların da sosyal medyadaki yükseliş yılı oldu[/pullquote]

Belli başlı markalar Sosyal medyada yerlerini alıp kendilerini profesyonel ajanslara emanet ettiler. Facebook üzerindeki 30 milyon kullanıcının etkisine kapılıp müşterilerini kucaklayan farklı kategorilerden birçok başarılı marka gördük. Aldığı ‘like’ başına depremzedelere yardım vaad eden bir Havayolu şirketi de 2011 yılının sosyal medya pazarlama faciasına imza attı.

Markaların iştahına paralel birçok girişimci sosyal medya kategorisinde ajanslarını kurdu.  Bunun yanı sıra farklı ajanslar da kendi içerisinde Sosyal Medya departmanları kurmaya başladı. Uygulama geliştirme, takip, digital PR, içerik geliştirme ve topluluk yönetimi gibi kategorilerde hizmet veren ajanslar artık daha fazla hayatımızdalar.

Sosyal medya hayatımızın her anında yer aldığı için mobil internet kullanımı da hızla artmaya devam ediyor. Mobil internet, 2011 yılında 3.4 milyon kişinin katılımı ile toplam 7.2 milyon kullanıcıya ulaştı. Burada lokasyon bazlı uygulamaların yükselişini görmemek mümkün değil. Foursquare ve Facebook Places 2011’in gözde servisleri arasında. Şimdilerde hemen hemen her yere ait bir ‘Venue’ ve bir ‘Mayor’ görebilmek mümkün.

[heading style=”1″]2011’de Türk sosyal medyasının parlayan yıldızı Twitter oldu[/heading]

Hakan Şık, Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı

Sosyal paylaşım ağları açısından belki de en önemli gelişmelerden biri, Twitter’daki Türk kullanıcı sayısındaki kayda değer artış oldu. Tabii ki bunda Twitter’ın Türkçe dil desteği sunmaya başlamasının çok önemli payı var.

Yine Türkiye için konuşmak gerekirse; geçtiğimiz senelerde dijital aktivizm, belirli olay, kişiler veya gündem ile ilgili olaylar için Facebook’da “1 milyon  kişi bulma” ana trendi üzerinden ilerlerliyordu. İnternet kullanıcıları, gündem veya populer kültür ile ilgili görüş veya tepkilerini açılan Facebook sayfalarını beğenerek gösteriyordu.

Twitter’ın Türkiye’deki daha yaygın kullanımı ile “1 milyon kişi bulma” trendi, yerini hastag’lere ve trending topic’e bıraktı. Bu şekilde gündem daha organik ve kullanıcı bazlı bir şekilde oluşmaya başladı. Ama bu demek değil ki Twitter, Facebook’un pabucunu dama attı. Facebook, halen Türkiye’deki en çok kullanılan sosyal ağ olma özelliğini koruyor. Bunun yanı sıra kariyer ve iş ağı olarak konumlanan Linkedin’deki Türk kullanıcı sayısında, geçtiğimiz senelere göre gözle görülür bir artış var.

[pullquote align=”right”]Gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli[/pullquote]

Malum geçtiğimiz aylarda ülke olarak Van Depremi gibi büyük ve üzücü bir felaket yaşadık. Van Depremi ile ilgili gelişmelerin neredeyse tümünü ilk olarak Twitter’dan öğrendik. Attıkları tweet’ler ile göçük altından kurtulan insanlar oldu. İnsanlar, sosyal medya ve özellikle Twitter’da organize olarak depremzedelere ve deprem bölgesine birçok konuda yardım ettiler veya yardım edilmesi için önayak oldular. Tabii ki bir havayolu şirketinin de sosyal medya ruhuna aykırı ve etik olmayan yardım kampanyasına da şahitlik ettik malesef. Benzer bir kampanya ve aynı hatayı sene başında global bir şirket Japonya Depremi’nde yaşamıştı. Bu anlamda global gelişmeler ve gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli.

Türk internet kullanıcıları, özellikle de Y jenerasyonu, yenilik ve teknolojik gelişmelere çok çabuk adapte oluyor. Ama bu çoğu zaman yeterli değil, bilgi ile kesinlikle desteklenmesi gerekiyor. Örneğin sponsor olduğumuz ve BJK TV’de yayınlanan sosyalkafa programı var. Program, Türk internet kullanıcılarını gündem ve teknolojik gelişmeler ile ilgili bilgilendirmeyi ve onlara farklı bakış açıları sunmayı amaçlıyor. Bu gibi program ve platformların artması ile insanlar, sosyal medyayı daha etkin ve bilinçli kullanacaklardır.

[heading style=”1″]2011, sosyal medya yılı oldu[/heading]

Lara Akış Baruh, Wanda Socialist Group Head

2011, sosyal medya yılı oldu. Sosyal medya 2010 yılında henüz yan öğe iken 2011 yılında stratejilerin merkezinde yer almaya başladı. Markalar açısından bakarsak; markalar sosyal medyayı çok daha ciddi bir alan olarak benimseyip bu alanlara yatırım yapmaya başladılar. Buralarda yapılacak iletişimin tüketiciyle marka arasında ne kadar önemli bir bağ kurduğunu anladılar ve sonuçlarını görmeye başladılar. Bununla beraber müşterilerimize para ile kontrol edilemeyecek tek alan olan sosyal medyanın gücünü detaylıca anlattığımız seanslarımız, daha işe yarar bir hale geldi ve projelerimiz dillendi.

Google Plus, Facebook ve Twitter

Google Plus gibi farklı sosyal medya araçları hayatımıza girdi. Google Plus çok güçlü pazarlama araçları sunmamasına rağmen bu durum; rekabet açısından diğer mecraların kendini geliştirmesini sağladı. Bu da elbette bizim açımızdan olumlu oldu. Facebook’taki haber kaynağındaki yeni gelişmeler ve reklam modelleri markalarımız açısından çok önemli değişikliklerdi. Facebook’un bu akılcı çözümleriyle birlikte markalar çok ciddi bir görünürlük artışı sağladılar. Google önemli bir atılım gerçekleştirmiş olsa da görüntülenme açısından Facebook Google’ı geçti!

Facebook “engagement” kavramının önemini tekrar hatırlattı bizlere. Uzun zamandır skorlara oynayan sosyal medya ajansları ve dijital ajanslar buna göre yönünü değiştirdi.  Hedef kitleyle birebir iletişim kurarak duygusal bağ oluşturmada içeriğin gücü ve önemi yeniden ortaya çıktı.

Twitter markalar tarafından daha çok benimsenmeye ve talep edilmeye başladı. Hala fazla bir pazarlama aracı sunmasa da ufak tefek reklam modelleriyle ürün iletişimlerinde daha önemli bir rol oynamaya başladı. Bu noktada Twitter da alternatif bir alan olarak yükselmeye başladı.

Videolar hayatımızın her dakikasına yayıldı. Tüketici bu yöne doğru kayarken biz de işlerimizde videoları mutlaka kullandık. Tüketicinin kontrol edebildiği annotation video yapısı da oldukça ilgi gördü. Ayrıca “Kedili feed”ler de hayatımızdaki önemli yerini hala koruyor.

Bu sene ölçümleme araçları da büyük atak yaptı

Ölçümlemede istediğimiz değerde datalar veremiyorduk. Fakat şimdi özellikle Facebook ve Twitter için önemli datalar elde edebiliyoruz. Bunları müşterilerimizle paylaştıktan sonra nasıl aksiyonlar alacağımız konusunda çok daha doğru çıkarımlar yaparak daha net kararlar verebiliyoruz.

Tüm bunların sonucunda, sosyal medyanın etkisi sektör tarafından eskisine göre daha fazla önemsenmeye başlandı ve interaktif reklamcılık ödüllerinde sosyal medya kategorileri artış gösterdi.

Kendi klasmanında hızlıca yükselen mobil pazarlamanın sosyal mecralarla ile entegrasyonu da bu sene gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte biz de birçok uygulamamızda mobil ajansımızla işbirliği içerisinde ilerledik. Mobil araçların sunduğu seçeneklerin çok güçlü olması sosyal medyada çok büyük etki yarattı. İnsanların mobilleşmesi bu yıl mobilden çok sosyal medyaya yarar sağladı. Ayrıca bu entegrasyon satış rakamlarına da çok olumlu bir şekilde yansıdı.

2011, sosyal medya açısından çok önemli gelişmelerle kapanıyor. 2012 bizi çok heyecanlandırıyor! Wanda Digital, Wanda Socialist ve Mobi Wan birleşiminde harika projelerle karşınızda olacağız :)

[heading style=”1″]2011 Twitter’ın yılı oldu[/heading]

Ozan Çağlargil, Creasoup Yaratıcı Ortak

Türk İnternet’i 2010 senesinin ortalarından beri, 2011’in Sosyal Medya’nın öneminin anlaşılacağı yıl olacağını öngörüyordu zaten. 2011 bu öngörüleri fazlasıyla gerçekleştirdi. 2011 hangi servisin/sitenin senesiydi dersek, kesinlikle Twitter.

Özellikle ünlülerin Twitter’ı keşfetmesiyle birlikte, herkesin gayesi bir mesajla sevdiği/takip ettiği kişiye sesini duyurmak oldu. Futbolda yaşanan şike skandalı döneminde ünlü futbol yorumcularının Twitter’dan görüş bildirmesi, Panpişler, Cicişler, Twitter kavgaları derken yıllardır televizyonda en çok reyting alan magazin programları, Twitter üzerinde yaşanır oldu. Üstelik bu maceraları yaşayanlara bir butona basarak sesini duyurabilmek, insanların çok ilgisini çekti. Şu an twitter.com, Türkiye’de en çok ziyaret edilen 10. site durumunda. Reklam Tweet’leri can sıkıcı bir hal alana kadar bu şekilde devam diye düşünüyorum.

[heading style=”1″]2011, birçok şirketin sosyal medyayı pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu bir yıl oldu[/heading]

Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya & Strateji Yöneticisi

Geçen yıl bu zamanlar verdiğimiz gelecek yıl öngörüleri, 2011’e sosyal medyanın damgasını vuracağı şeklindeydi. Geride bıraktığımız yıl içerisinde bu öngörüler gerçeğe dönüştü, 2010’da kendini belirgin bir şekilde gösteren sosyal medya trendi 2011’de ağırlığını artırmayı sürdürdü. 2011, birçok şirketin sosyal medyayı keşfettiği, etkin kullandığı, hatta pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu veya koyma kararı verdiği bir yıl oldu. Pazarlama bütçelerinde dijitalin ve sosyal medyanın payının arttığını son derece somut örnekler ile gördük. Son tüketiciye yönelik markaların yanı sıra en büyük çaplısından en küçüğüne, b2b şirketlere, hatta mahallenizdeki küçük esnafa kadar her türden şirket sosyal medyanın gücünü keşfetmeye, kendi işi için keşfetmese dahi bu gücün etkilerine tanıklık etmeye başladı. “Kurumsal” şirket dilinden taviz vermeyen, sosyal medyayı çok riskli olarak değerlendiren en katı şirketler dahi sosyal medyada var olmaları gerektiğinin, en azından bir yerden başlamaları gerektiğinin, önemli olanın doğru strateji ve plan doğrultusunda hareket etmek olduğunun farkına varmaya başladı.

[pullquote align=”left”]Sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi[/pullquote]

Tüm bu gelişmeler tabii ki tüketicilerin de konuya ilgisinin ve farkındalığının artmasına paralel gerçekleşti. İstatistiklerin de söylediği gibi, sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi. Markalar ile ilişkilerini daha bilinçli yürüten, sosyal medya hesaplarını daha ekin kullanan tüketici sayısı arttı, hala artmaya devam ediyor.

Sosyal medya danışmanlığı ve topluluk yönetimi hizmet veren ajanslar da 2011 yılı boyunca epey pratik yapma imkanı buldular. Türkiye’de son derece yaratıcı, başarılı kampanyalar ve uygulamaların hayata geçtiğini görüyoruz. Sektörde kötü uygulama örnekleri de yaşanmadı değil. İyi niyetle ortaya çıkarılmış ancak iletişimin bazı gerekleri göz önüne alınmadığı için krize davetiye çıkartan kampanyalarla da maalesef karşılaştık.

2012’nin, iş hedeflerine hizmet eden, daha doğru, daha yaratıcı ve daha dinamik uygulamaları beraberinde getirmesi dileğiyle..:)

[heading style=”1″]Sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımları hala yeterli değil[/heading]

Meltem Yetener, Pixel Plus Sosyal Medya Yöneticisi

2011 yılı Türkiye’de markaların dijital pazarlamaya olan ilgilerinin daha da arttığı, sosyal medyanın daha da büyüdüğü ve bu doğrultuda markaların daha fazla dijitalleştiği bir yıl oldu. Ancak yine de sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımlarının yeterli olduğunu söylemek doğru olmaz. Sektörün geneline baktığınızda “neden sosyal medyaya yatırım yapayım?”, “sosyal medya markama ne katacak?” gibi sorularla hala karşılaşmaktayız. Dolayısıyla bugüne dek sosyal medyada pazarlamaya uzak durmuş, markasına getireceği pazarlama gücünü kavramamış ya da farkında olsa bile hala şüpheyle yaklaşan pek çok marka bulunmakta.

2011’de birbirinden yaratıcı ve tüm platformlarla entegre fikirlere şahit olduk

Sosyal medyaya inanan ve yatırım yapan markalara baktığımızda, 2011 yılında birbirinden yaratıcı ve mobil, outdoor, TV gibi tüm platformlarla entegre fikirler geliştirildiğine ve uygulandığına da şahit olduk. Türkiye’den sosyal medya projeleri hem yurtdışında hem de ulusal yarışmalarda ödül kazandı, bazıları da Facebook Studio’ya girme başarısını yakaladılar.

2011’de sosyal medya platformlarında yeniliklere de şahit olduk. Facebook Ekim ayında F8’de duyurduğu yeniliklerle önemli bir atılım yaptı. Open Graph, Timeline ve Ticker gibi yeni özelliklerle sosyal medyanın en büyük oyuncusu olma konumunu pekiştiren platform, etkileşimini “beğen”menin önüne geçirmeyi başardı. F8 lansmanının dünyada yapıldığı 3 ülkeden biri olmamız da, Türk pazarının bu konuda ne kadar hızlı ve büyük olduğunun bir kanıtı.

[pullquote align=”right”]2012’de Twitter markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacak[/pullquote]

Micro-blogging kavramını günlük hayatın merkezine sokan Twitter ise 2011 yılında yine politikadan magazine ülke ve dünya gündemini değiştiren gelişmeleri yaymaya devam etti. Özellikle ülkemizde Van depremi sırasında ve sonrasında Twitter yardım çalışmalarında en önemli iletişim aracı oldu. 2011 bitmeden arayüzünün yenilemesi, marka sayfalarının açılması, yeni reklam servisi ile 2012’de Twitter’ın markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacağını şimdiden söyleyebiliriz.

LinkedIn de tüm dünyada “profesyonellerin sosyal ağı” olarak anılmayı başardı ancak tam olarak markalar tarafından etkin kullanıldığı söylenemez. 2012’de LinkedIn’de daha fazla kurumun pazarlama iletişimi yapmak üzere var olmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl önemli bir çıkış yapan Foursquare lokasyon bazlı check-in devriminin bir anlamda mimarı oldu. Özellikle mağazalar, restoranlar Foursquare’i çok sevdiler, tüketicilere sürpriz fırsatlar dağıttılar. Foursquare ile Facebook arasında kızışan rekabeti de unutmamak lazım. Yine 2011 yılı bitmeden Facebook’un Gowalla’yı satın alma haberi 2012’de lokasyon bazlı pazarlama çalışmalarının hareketleneceğini gösteren bir işaret.

2011 Türk sosyal medyasında bu gelişmelerle geçti, 2012’de yeni teknolojiler ve yeni platformlarla çok daha güzel işlere şahit olacağız.

[heading style=”1″]Daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar…[/heading]

Uğur Tuncel, Soc.rates Yönetici Ortak                                         

Markalar birkaç sene önce ikiye ayrılıyordu; ilk olmak isteyip, buna cesareti olanlar ve ‘’bakalım, görelim’’ diyenler. Sürecin zaman içerisinde kendini kanıtlaması ile ‘’bakalım, görelim’’ diyenler de en az ilk olanlar kadar istekliler. Bunu müşteri adaylarımızla yaptığımız görüşmelerdeki ana soru kalıbının değişmesinden anlıyoruz; eskiden ana soru ‘’sosyal medyada var olmalı mıyız?’’ iken artık ‘’nasıl var olalım?’’ halini aldı. Kısacası tüm markalar ve ajanslar artık giriş sürecini geçmiş, gelişme aşamasına geçmiş bir durumda.

2011 yılını sosyal medya pazarlama iletişimi aksiyonları bazında ele aldığımızda sonucu şöyle özetleyebiliriz; daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar…

Soc.rates’te bu gelişmelerden pozitif yönde payını aldı. Bu yılın ikinci çeyreğinin başında kurulmuş olmamıza rağmen aradan geçen süre içerisinde hizmet skala ve tamamlama süreçlerinde diğer BPİ süreçlerinin sahip olamadığı bir ivmeyle olumlu yönde geliştik. Tabii ki bu da müşterilerimize olumlu yönde yansıdı ve yansımaya devam ediyor.

[pullquote align=”left”]Sosyal medya pazarlama iletişimi ‘’ucuz’’ kalıbından çıkıp ‘yatırım yapılması gereken’ bir süreç haline geldi[/pullquote]

2012 yılında, daha pahalı olan konvansiyonel tanıtım süreçlerinin, daha ucuz olan sosyal medyaya destek amacıyla kullanılması tezatı ile oldukça karşılaşacağız. Bunun sinyallerini aldığımız projeleri az da olsa bu sene görmeye başladık. Bu durum da marka ve ajansların daha da bilinçlendiğinin bir kanıtı olarak gözler önünde duruyor. Eskiden ‘’bir stajyer oturturum Facebook sayfası açar’’ mantığı güdebilen bazı işletmeler, şu an ‘’Sosyal medya süreçlerimi hangi diğer mecralar ile promote ederim’’ diye düşünüyor. Bu da sosyal medya pazarlama iletişimini ‘’ucuz’’ kalıbından çıkarıp, mutlak gerekli hatta yatırım yapılması gereken bir süreç haline geldiğini gösteriyor.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın