x

10 Bin Dolar Verin, Baybars Altuntaş’ın Çırağı Olun

10 Bin Dolar Verin, Baybars Altuntaş’ın Çırağı Olun

Son yıllarda Türkiye’de girişimcilerin sayısı epey artmış durumda. Girişimciler kadar olmasa da yatırımcıların da sayısı artıyor ve bu kişiler kar ve fayda sağlayacak yeni iş fikirlerini destekleyerek ilgili sektörün gelişmesine yardımcı oluyorlar.

Tabii aslında maddi ve manevi olarak destek verilen şey fikirler değil kişiler oluyor.

Baybarsa Altuntaş’ın ses getirecek yeni projesi için ise tamamen duygusal (!) temelli yeni bir girişim mi desek, yoksa girişimcileri desteklemek için atılmış muazzam bir adım mı desek, bilemedik.

Web sitesinin “çırak” adresli ilgili bölümünden de görülebileceği üzere Altuntaş kendisine 10 bin dolar (artı KDV) veren 5 şanslı (!) kişiyi 6 aylık bir süre için çırak olarak kabul ediyor. Program boyunca Altuntaş’ın hem yurt içi hem de yurt dışındaki gezilerine, iş toplantılarına ve seminerlere çırak olarak katılacak olan bu kişiler Altuntaş’ın vizyonunu ve networkünü tecrübe edecekler.

Ha bu arada Altuntaş’la beraber çıkılacak seyahatlerin giderlerinin de çırağın kendisine ait olacağı not edilmiş. Açıkça belirtilmemiş ama Altuntaş’ın kendi seyahat giderleri (business uçuş gibi) çırağa değil, Altuntaş’ın kendisine ait olacak olmalı.

Altuntaş’ın çırak programına katılabilmeniz için hesabınızda bulunan 10 bin doların yanı sıra üniversite öğrencisi ya da mezunu olmanız, aynı Altuntaş gibi yüksek girişimcilik ruhuna sahip olmanız, orta seviyenin üstünde İngilizce bilmeniz ve seyahatlara uyum sağlamanız gerekiyor.

Yalnız 10 bin ABD dolarının çek, havale ya da çanta ile mi ulaştırılacağı sayfada belirtilmemiş. Aklınıza takılan bu tip soruları sormak ve bu muazzam program hakkında daha fazla bilgi edinmek için Altuntaş’ın Çırak sayfasına göz atabilirsiniz.

Yorumlar (17)

  1. Bedava çağırsa gitmem, çok komik ve dediğiniz gibi tamammen duygusal bir girişim olmuş (!)Bedava çağırsa gitmem, çok komik ve dediğiniz gibi tamammen duygusal bir girişim olmuş (!)

  2. girişimcilik birinden öğrenilmez , kendiliğinden girişim sana gelir, o seni bulur. Baybars şansa girşimci olmuş bir adam (üni öğrencisiyken)
    şans birinden öğrenilmez , aslında hiçbirşey birinden öğrenilmez , her zaman sen kendin öğrenirsin , hiçbir bilgi beyne giderken görülemez.

  3. Geçenlerde Fatih Güner’in twitterda başlattığı bir sataşma üzerine yazılmış ve tamamen gereksiz bir yazı bence. Baybars Altuntaş gayet net bir şekilde hiç çekinmeden kendisini ve networkünü pazarlıyor. Günümüzde en basit bir “pazarlama yada marka yada sosyal medya” konferansına katılabilmek için bile biletler 600-1000 TL arasında. Yurtdışından gelen birini dinlemek için hiç düşünmeden “aaa falanca geliyor, kimbilir neler anlatır, deneyimlerini paylaşır” diyerek paraları yatırıyoruz da Baybars Altuntaş’la birebir 6aylık bir eğitim için neden bu para verilmesin? Fiyatı fazla olabilir bunu tartışabiliriz fakat kendini pazarlaması konusu tartışılmamalı bence, neticede o konferanslara gelen insanlar da bedavaya gelmiyor, bizler de bedavaya gitmiyoruz.

  4. Gorkem, keske o Twitter’daki hareketi ben baslatmis olsaydim. Ancak ben baslatamadim, cunku gec haberim oldu Baybars Bey’in bu enteresan ‘girisim’inden.
    Ancak bu konu ile ilgili bir de ben yazi yazacagim, ustelik Batuhan kadar da hafif yazmayacagim.
    Ayrica, Batuhan Apaydin bizim degerli yazarlarimizdan biridir, hic kimsenin lafina gore yazi yazmaz, bizim hicbir yazarimiz kimsenin lafina gore yazi yazmaz. Kendi cumleleri vardir onlarin. Bu kullandigin kelimeler kalibina buyuk kelimeler. Gercek ismin, soyadinla yaz da, gorelim. Ne Batuhan’in, ne de benim, bizler kadar cesur olmayan insanlara daha fazla soyleyecek neyimiz olabilir ki?
    Son olarak da, Baybars Bey ile ilgili gorusun budur, katilmam, saygi duyarim ama. Varsa 10.000 canli, verirsin, ogrenebilirsen ogrenirsin. Baybars Bey de senin paranla hile yapar, bir dahakine Sarkozy ile fotograf cektirir, sen de o fotografi ceken adam olursun. O fotograf karesine hicbir zaman giremezsin
    Bazi adamlar boyledir, yapisir sana. Emer seni. Emdirirsin kendini. Iyi dusun simdi. Cunku bir gun sen emersin birilerini, para icin. Itibarini starsin bes paraya, guldurursun kendine. Yalansa yalan de.

  5. Hahahha cok iyiymis. Paralari biriktirip, ‘Nasil gercek yatirimci olunur?’onu ogrensin once. Kalan para ile de ‘Egonuz ile savasin’ seminerlerine gidebilir. Saka gibi…

  6. Bu kadar geniş çevresi olan bir adamla 6 ay birlikte vakit geçirmek için yeni bir girişimci adayının bu parayı vermesi çok mantıklı bir hamle aslında.

    Tek sorun bu adamın adam olma sıkıntısı çekmesi. Bir girişimci olarak böylelerinin girişimcilikle özdeşleşmesi, budalalığı marifet edinmesi midemi bulandırıyor.

  7. Fatih Bey ben kendi adıma katılırım ya da katılmam demedim. Sizlere de herhangi bir sataşma da bulunmadım fakat biliyorum ki sizin üslubunuz da yazılarınız da (bu yorumunuzda da olduğu gibi) sert! “Ben de yazacağım, hem de daha sert” diyorsunuz; sert yazılar yazmak, insanları aşağılamak ya da sataşmak cesurluk değildir. Baybars Bey gayet net bir şekilde kendini pazarlamış, buyurun pazarlayabiliyorsanız siz de pazarlayın. Söylesenize Türkiye’ye bir Guy Kawasaki ya da Steve Blank gelse (ki Guy geçen haftalarda İstanbul’daydı)o konferansa gitmek için 1000TL’yi kim vermezdi? Birçok kişi de verdi. En basitinden Webrazzi Summit bile yine o civarlarda bir fiyata sahipken Baybars Bey’in üstüne gitmenize anlam veremedim. Emer, sömürür diyorsunuz var mı böyle birşey? Bildiğiniz birşeyler varsa buyurun belgeleri ile paylaşın okuyalım, hakkınızı verelim. Ama bu şekilde yok sömürür yok emer diyerek kulaktan dolma laflar ile haber yapmayın. Yapacaksanız da “sert”(!) olmasın ki yaptığınız yorumlar insanların kişilik haklarına tecavüz etmesin.

  8. Görkem, korkunç bir mukayese yapmışsın. Baybars Altuntaş’ın giriştiği işin şekil olarak nasıl göründüğünü geçtim, 10 bin doların genç bir girişimci için ne demek olduğunun bile farkında değilsin.

    Öte yandan seni daha önce yazdığım yazılara bir göz atmaya davet ediyorum. Eğer geçmişimdeki onlarca sayfa yazı arasında şaşkınlıkla kaybolacak olursan kişisel sitemdeki hakkımda sayfasında senin gibi şüpheciler için özenle seçtiklerimi bulabilirsin. Belki o zaman benim hakkımda daha farklı bir görüşün olur.

    Sana Baybars Altuntaş’ın 6 aylık programında şimdiden başarılar diliyorum.

  9. Yazıyı ve yorumları okuduktan sonra yazı başlığı bana “10 Bin Dolar Verin, Baybars Altuntaş’ın Kölesi Olun” gibi geldi.

    eTohum ve diğer verdiği bir kaç seminer videosundan tanıdığım kadarıyla oldukça zeki bir yatırımcı. Böylesi bir egoyla “itici” bir çağrı gibi geldi…

  10. Ayrıca Alphan Manas, Baybars bey için kişisel blogunda şöyle demiş;

    “Baybars Altuntaş’ın kitabının adı “Otobüsten İndim BMW’ye Bindim”. Kitap 11. basımını yapmış ve “Çok Satanlar Listesi”nde Steve Jobs’ın kitabını geçmişti. Kitabın akışı ve konuların işleniş biçimi gerçekten çok güzel. Girişimcilere verilen öğütler de çok çok faydalı. Bu bakış açısıyla kitap gerçekten güzel. Ama ben belkide kimsenin şu ana kadar yapmadığı birkaç yorumu da yapmak istiyorum. Bence Baybars “BMW’ya erken binmiş”. Çünkü kitabın içindeki başarı hikayeleri ağırlıklı olarak “Girişimcilik” üzerine değil de biraz “Girişkenlik” üzerine. Benim onunla katıldığım konferans ve konuşmalarda paylaştığı, onun tanıyan arkadaşlarımın benimle paylaştığı veya şahsi sohbetlerimizde kendisinden aldığım bilgilerle kitapta paylaştığı bilgiler arasında bazı farklılıklar var…”

    yazının devamını şuradan okuyabilirsiniz; http://goo.gl/3NmPB

  11. Selçuk Çapraz 10 bin dolar değil 100 bin dolar bile versek az gelir .çünkü o dünyayı kurtaracak adam çünkü o dünyada ki 150 girişimciden biri çünkü onun kitabı 15 günde 11 baskı yaptı çünkü o franchisingi türkiyeye getirdi çünkü o deulcomu kurup 38 dalda farklı eyitim verdi çünkü o melek yatırımcılar derneğini kurdu çünkü o girişimciye destek oldu olmayada devam ediyor iyiki varsın baybars altuntaş

  12. öncelikle herkee selamlarımı iletırım
    ama baybars bey topluma mal olmus bırısı eger nerden geldıgını hatırlıyorsa neryeye donebılcegınıde bılmelı ve eger turk halkına gercek bır yatırımcıysa yaırımın en buyugunun genc neslımıe yapılmasını dusunmelı ve genclerın gırısımcılerın elınden tutmalı onun yaptıgı sadce servetıne seret katma mucadelesı 1 ınsanın bece 100 mılyon doları olmus 112 mılyon doları olması arasında bence pek fark yoktur bence baybars bey kendıne deyılde toplum menfaatlerıne artık kafa yorsu artık ınsanlar olaylara at gölugunden bakmıyor ama tabıkı ıstanbulda kerızler bıtme sulun osman mısalı kopruyu bıle sattılar bu ulkede baybars bey kıtabı vebu 10 dolarlık serıvenıyle gırısımcılık ruhunu bırke daha ortaya koymustur saygılarımla okan ucar

  13. Bu haberi ilk duyduğumda “Girişimciler! Yarı fiyatına gelin benim çırağım olun, iş görüşmelerimde yancı olarak sınırsız çay hakkınız olsun ” diye bir twitter esprisi yapmıştım. Baybars Altuntaş’ ın kitabını okuduğumda ise samimiyetini takdir ettim. Sonrasında kendisi ile tanışma şansım da oldu. Reklamın iyisi kötüsü olmaz diyecek bir insan olmadığını gördüm. Kitabında düştüğü hataları içtenlikle anlatıyor olması, yerli bir çok yatırımcının aksine “herşeyi ben yaptım, ben başardım” egosunu törpülemiş olması etkileyiciydi. Aslında artık bu çıraklık konusunun da bir nevi “olta” olduğunu düşüyorum. Girişime değil girişimciye yatırım yapan Baybars Altuntaş’ ın “benim param yok ama işte yapabileceklerim” diyen bir girişimciyi kapısından geri çevirmeyeceğine de eminim. Kendisi her fırsatta network desteği ve maddi gücü olmayan ancak girişimcilik ruhuna sahip kişileri yetiştirmek istediğini dile getiriyor. Bunun sebebinin de yokluğun kendisine bir çok şey öğretmiş olmasıdır diye düşünüyorum. Altuntaş girişimci ile farklı seviyelerde empati yapabilen bir yatırımcı ve girişimciliğin doğasını çok iyi etüd etmiş bir iş adamı. Çıraklık konusunda on bin dolar ortalamanın epey üzerinde bir rakam olsa da ortada para ile ölçülmesi mümkün olmayan bir network’ e dahil olma durumu söz konusu. Bir de şu soruyu sormak gerekir : “Hangi girişimci sağlam bir iş ağına dahil olmak istemez?” (Ki bu iş ağına dahil olmak başarı için sihirli bir anahtar da değildir. Bundan sonrası çırağın becerilerine kalacaktır) Herkesin bu soruya vereceği yanıt “isterim” olacağından burada bir eleme yapılması gerekiyor. Eleme yönteminin direkt para olmuş olmasına takılınıyor olması da enteresandır. İş dünyasında para için herşeyin mübah olduğunun düşünülmesini normal görenlerin bu olaydaki hassasiyetini anlamak da güç. Çıraklık konusu ile hepimiz dalga geçerken belki de parası olmayan ama bu kapıyı zorlayan birileri de çıkmış olabilir. Bunların dışında başarının sınırlarının kişinin geçmişinden getirdikleri ve kendisine nasip olanlar paralelinde değişiyor oluşunu da unutmamamız gerekiyor. Milyonlarca dolarlık cirolara sahip firmalar kurabilmiş yatırımcıların paranın anlamına dair görüşlerinin de toplumun genelinden ne oranda farklılaştığını da bu noktada iyi düşünmek gerekir. Para ile yapılabilecekler sınırlıyken bir yatırımcının girişimcilere bu samimiyetle dokunmaya çalışıyor olmasını ve bilgi aktarabilmek adına karşılık beklemeden il il dolaşıyor olmasını kişinin geldiği yeri unutmamasına bağlıyorum. Bu anlamda Baybars Altuntaş sadece girişimcilerin değil yatırımcıların da örnek alması gereken bir kişidir.

Bir Cevap Yazın