x

E-Postalarda Kullanılan Dil Cinsiyete Göre Değişiyor Mu? [Araştırma]

E-Postalarda Kullanılan Dil Cinsiyete Göre Değişiyor Mu? [Araştırma]

Davranış psikolojisi uzmanlarına göre dil kullanımı kadınlar ve erkekler için aynı işleyen bir süreç değil. Yaygın kanıya göre kadınlar kişisel ilişkilerinde daha teşvik edici bir üslup benimserken, erkekler daha çatışmacı bir eğilime sahipler. Ancak bunun kanıtlanması sanıldığından daha zor; çünkü sözlü ve yazılı dil kalıplarını bir araya getirip objektif şekilde analiz etmek kolay bir iş değil.

Bu konu üzerine eğilen Saif Muhammad ve Tony Yang, Kanada Bilgi Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan 32 bin 45 ve üst düzey pozisyon sahibi 150 kişinin Ekim 1998 ile Haziran 2002 yılları arası gönderdikleri 200 bin e-postayı analiz ediyorlar. Cevabını aradıkları soru ise e-postalarda kullanılan dilin gönderenin cinsiyetine göre değişip değişmediği. Buldukları cevap ise işyerindeki cinsiyet dinamikleri açısından ilginç bilgiler içeriyor.

Ulaşabildikleri en geniş kamusal e-posta veri tabanı olduğu için Enron ile çalışan ikilinin araştırdığı e-postalar çoğunlukla resmi iş yazışmaları olsa da bazı kişisel verilere de ulaşıyorlar. 50 kelimenin altında ve 200 kelimenin üstündeki e-postaları ayıklayan araştırmacılar 89 erkek ve 41 kadın üzerinden 20 bini erkeklerden, 12 bini kadınlardan olmak üzere 32 bin mail üzerine odaklanıyor ve sonuçlara ulaşıyor.

8duygu

Araştırma gösteriyor ki erkekler erkeklere e-posta yazarken daha çok endişe dile getirirken, e-posta bir kadına yazılıyorsa daha eğlenceli bir üslup benimseniyor. Kadınlar da erkekler de erkeklere e-posta yazarken karşı tarafta güven oluşturmaya dikkat ediyorlar. Üzüntü dile getirme konusunda iki cinsiyet de hemcinsine karşı daha rahat. Araştırmanın en ilginç sonuçlarından biri ise beklenti bildirme konusunda cinsiyetler arası oran daha yüksek. Bunun anlamı erkekler beklentilerini hemcinslerinden ziyade kadınlara aktarmakta daha rahat. Aynı durum kadınlar için de geçerli.

Muhammad ve Yang’ın büyük planı ise bu araştırma verilerini bir uygulamaya dönüştürmek. Geliştirdikleri Gmail uygulamasıyla kullanıcılara gelen e-postalardaki kelimeleri analiz edip, bunları 8 temel duygu durumuna (sevinç, üzüntü, öfke, korku, güven, iğrenme, sürpriz, beklenti) göre kategorilerine ayırmayı planlayan ikili araştırmalarına devam etmek için bilgilerini paylaşacak yeni gönüllü arayışına girdi.

Bu uygulama ne açıdan yararlı olabilir?

Farklılıklarımız insanların bize daha değişik davranmasına neden oluyorsa, ne olduğunu bilmek istersiniz.” diyen Mohammad amacının herkesi aynılaştırmak, stereotipleşmeyi yaygınlaştırmak olmadığını belirtiyor. İnsanların kendi verilerinin analiz edilmesi onlara nasıl konuştukları, insanlarla nasıl iletişim kurduklarına dair bir fikir vererek kişilere öz farkındalık sağladığını da ekliyor. “şyerinde depresif hissettiğiniz zamanlarda bir de düşmanca mailler alıyorsanız, kendinizi zayıf ve işlevsiz hissedebilirsiniz” şeklinde açıklamasını sürdüren Mohammad, siber zorbalar tarafından rahatsız edilen çocukların da kendilerini neden kötü hissettiklerini anlayabilmeleri açısından bu analizin yardımcı olacağını savunuyor.

Ancak Mohammad ve Yang’ın geliştirdikleri uygulama kişilerarası iletişimi her yönüyle analiz edecek kadar başarılı değil. Örneğin satış pazarlama sektöründe çalışanlar için müşteri ilişkilerinde ekstra kibar ve olumlu üslup kullanmak neredeyse bir zorunluluk. Ayrıca uygulama gündelik konuşma kalıplarını ve sarkastik ifadeleri de analiz edemiyor.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın