x

Facebook Kendi Ağırlığı Altında Ezilen Bozuk Bir Ürün Mü?

Facebook Kendi Ağırlığı Altında Ezilen Bozuk Bir Ürün Mü?

Facebook Devrimi’ni hatırlamayan var mı? Bir anda ilkokul arkadaşlarımızın ve platonik aşklarımızın ablukasında kalmıştık hani? Mark Zuckerberg adında genç bir adamın başarısını kıskanmakla Facebook‘un gelişen dünyasını takip etmek arasında kalmıştık. Dijital çağın dahilerinden olan Zuckerberg, 2008 senesinde başarı sarhoşluğunun etkisiyle Facebook içerik paylaşımlarına dair bir teori atmıştı ortaya:

“İnsanların önümüzdeki sene bu sene paylaştıklarının iki katı içerik paylaşacaklarına inanıyorum ve bir sonraki sene ise bu sayı yine kendini ikiye katlayacak.”

Mark Zuckerberg

New York Times, bu teoriye Moore Yasası’na (Intel şirketinin kurucularından olan Gordon Moore’a göre “Entegre devrelerin içindeki transistor yoğunluğu iki senede bir ikiye katlanır”) bir gönderme yaparak Zuckerberg Yasası adını vermişti. 2011 senesinde paylaşımların hızla büyümesi sonucunda tekno-egosu tavana değen Zuckerberg’in teorisi matematiksel olarak doğrulanmış oldu. Evet, Zuckerberg bu konuyla ilgili haklı. Ancak paylaşımların bu hızla çoğalması, esasen Facebook açısından çok iyi bir gelişme olmayabilir. Neden mi?

Facebook haber kaynağını dolduran anlamsız, ilgi çekmeyen ya da çöpe dönüşmüş içerikler Facebook’un çekirdek kullanıcılarını rahatsız ediyor. Öte yandan, Snapchat, WhatsApp, WeChat, Line, Twitter ve Instagram (Facebook’a ait) gibi şirketler Facebook’un sahip olmak istediği bir takım paylaşım biçimlerini benimsemeye ve özgünleşmeye devam ediyorlar.

Bağımsız analiz uzmanı Benedict Evans mobil mesajlaşma uygulamaları ve Facebook ile ilgili teorilerinde Facebook Haber Kaynağı’nın bir soruna dönüştüğünden ve Facebook’un karanlık geleceğinden bahsediyor.

Facebook’tan Ağustos’ta gelen açıklamaya göre “Kişi, Haber Kaynağını ziyaret ettiğinde arkadaşları, takip ettiği isimler ve görmek istediği sayfalardan ortalama 1500 hikaye ile karşılaşıyor ve çoğu kişinin bunları incelemek için yeterli zamanı olmuyor.” Bu hikayeler arasında en yakın arkadaşımızın paylaştığı düğün fotoğraflarından iş arkadaşlarımızın check-in aldığı mekanlara kadar birçok farklı bilgi bulunuyor. Diyelim ki Facebook kullanan bireyimiz günün 17 saati ayakta. Öyleyse, tüm bu içerikleri tüketmek için saatte 88 ya da dakikada 1.5 öğe tüketmeli. Yani imkansızın peşindeyiz.

Facebook da durumun farkına varıp “bende bir sorun var” demeye başladı bile. Haber Kaynağı üzerinde daha fazla söz sahibi olduğumuz yeni bir tasarım anlayışı geliştirdi; ancak ilk deneme grubunda bulunan kullanıcılar beklenen ilgiyi göstermeyince bu plan askıya alındı. Ayrıca düşük kaliteli içeriklerin Haber Kaynağına ulaşmadan elenmesi gibi bir fikir üzerinde de çalışmalar sürüyor. Evans’a göre tüm bu gelişmeler Facebook’un özünü oluşturan Haber Kaynağı’nın “bozuk” olduğunu gösteriyor. Evans’ın sözleriyle:

“Karşılaştıkları sorun tam da Zuckerberg Yasası’nın dikte ettiği gibi aşırıya varan paylaşımlar sonucunda Haber Kaynağı’nın bir karadeliğe dönüşmesi ve kendi ağırlığı altında ezilmesi oldu.”

Mark Zuckerberg

Facebook, yolculuğuna arkadaşlarımızın ne yaptığını takip ettiğimiz bir sosyal medya aracı olarak başladı. Ancak, bugün Haber Kaynağı’nda o kadar fazla içerik var ki, arkadaşlarımızın nelerle ilgilendiğini göremeyecek hale gelmiş bulunuyoruz. Bugün kısmetli bir kankanız “Ben Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde 17:00’de evleniyorum, haydi koşun” yazsa, belki de arkadaş çevrenizin yarısı bu iletiyi görmeyecek bile. Sebebi ise Haber Kaynağı algoritmaları…

Evans “bunun bir ürün sorunu” olduğunu ve “Haber kaynağındaki fazla gürültünün ana ürünü bozduğunu” belirtiyor. Facebook en iyi materyalleri ve içerikleri görünür kılacak yeni formüller üretse de bunun “bir hile” olduğunu vurgulayan Evans, asıl sorunun “her şeyin özünde yatan şeyin artık çalışmaması” olduğunu ekliyor.

Evans Facebook Haber Kaynağı’nın sorununu açıklamak için bir analoji hazırlamış: “Her gün 1500 e-posta alırsanız ‘daha iyi bir algoritma yapayım da şu durum düzelsin’ demezsiniz.”

Ancak Zuckerberg Yasası’na göre Facebook üzerindeki hiçbir şeyden kurtulmuyoruz. Aksine, daha fazla içerikle karşılaşacağız. Gelecek sene bu zamanlarda 3000 link, video, ileti, durum güncellemesi… Ondan bir sonraki sene ise 6000… Arkadaşlar, bir gün Terminatör’e ihtiyacımız olabilir; çünkü bugün 1500 ile baş edemeyen Facebook 3000’lerle, 6000’lerle nasıl baş edecek?

Haber kaynağıyla ilgili sorunlar mobil Facebook uygulamasında daha görünür hale geliyor; çünkü mobil platformda, Facebook’a zarar verecek bağımsız bir deneyim elde etmek daha kolay hale geliyor. Masaüstümüzde Facebook tüm sekmeleri ele geçiren bir devi andırsa da telefonda uygulamadan çıkıp WhatsApp, Snapchat ya da Instagram ile oyalanmaya devam etmek daha doğal bir hal alıyor. Evans’ın belirttiği gibi Haber Kaynağı’nın bozulmuş ve kontrolden çıkmış olması da bu gibi uygulamaların Facebook için sorun teşkil etmeye başlamasına yol açıyor.

Facebook

Arkadaşlarınızın fotoğraflarını görmek istiyorsanız Instagram ya da Snapchat’e “uğruyorsunuz”. Biraz mesajlaşmak mı? O zaman WhatsApp ya da Skype ne güne duruyor? Oyun oynamak istiyorsanız tüm oyunların mobil uygulamaları emrinize amade.

Birkaç yıl önce tüm mesajlaşma, fotoğraf paylaşımı ve oyun kültürü Facebook’un içinde yer alırken şimdi bu kanallar bizzat Facebook’un kendi başına çorap örüyor. Bugün, akıllı telefonalar gerçek bir sosyal ortama dönüştüğünden Facebook’un masaüstünde kontrol ettiği her unsur bağımsız ve mobil hale geliyor.

Ve sonuç itibariyle, her şey Haber Kaynağında başlıyor ve bitiyor. Mobil haber kaynağı nasıl düzenlenmeli? Daha kişisel iletilerle mi ilgili olmalı yoksa diğer tüm uygulamaların en iyisi haline mi gelmeli? Facebook bu mühim detaylar üzerinde harıl harıl çalışmaya devam ediyor.

Ne de olsa Facebook’un bir yere gittiği yok. Öyle ya da böyle hayatımızın en önemli kaynaklarından biri olmaya devam edecek. Evans’ın da katıldığı üzere mobil kültürün gelişmesi de Facebook’un kazananlar listesindeki yerini güçlendirecek. Ancak artık “tek kazanan” Facebook olmayacak. Yani, Facebook bir zamanların devi olan Yahoo’ya dönüşebilir. Milyarlarca insanın kullandığı ancak üzerine düşünmediği bir başka ürün…

Entrepreneur’un konuyla ilgili makalesinden alıntı yapılmıştır.

Yorumlar (1)

  1. O degilde markin yuzu kaymak gibi olmus. 8 yil once sivilce yumagiydi. Para iste… adami cıncık gibi yapiyor.

Bir Cevap Yazın