İK’cının teknoloji ile dansı

Yıl 1992;

Ben çalışma hayatına 1991 yılında Türkiye’nin önde gelen bir mimarlık ofisinde Ankara’da başladım. Mimar olarak değil elbette. Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci kimliğimle. O yıllarda bilgisayar nedir biliyorduk ama internet daha ortalarda yoktu.

Aranan sosyete güzelleri bulundu mu?

Hayır yanlış okumuyorsunuz ve hayır sosyalmedya.co sayfa gösterim sayısını artırmak için magazin haberciliği yapmaya başlamadı. Az sonra -umuyorum- okuyacağınız yazının, basında neden yer aldığını bir türlü anlayamadığım Eda Taşpınar ile hiç bir ilgisi yok. Bu yazı tamamen “sosyete”, yani topluluk ve “arayışlarla” ilgili.

Çalışan sayınızın fazla olması, sosyal medyada olmamanızı gerektirmez

Türkiye’de halen sosyal medyada olmanın faydalı mı yoksa tehlikeli mi olduğunu düşünen bir çok marka var. Özellikle fazla sayıda çalışana sahip şirketler, sosyal medyanın bir güç olmasından ziyade ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyorlar.

Sosyal medyanın sağlık alanında kullanımı

Gezi planları, moda akımları, spor skorları gibi bazı konular doğası gereği sosyaldir. Yani, bu endüstrilerdeki işlerin ve organizasyonların sosyal medyada söz sahibi olması muhtemeldir. Sağlık hizmetlerini sosyal medyayla birlikte kullanma fikri bu açıdan kulağa zıt gelebilir. Kim hastalığını açık açık söylemek ister ki? Facebook, kondilomların ortak belirtilerinden çok nostaljik fotoğraflarınızı paylaşmak içindir.

Twitter: Ücretsiz alet çantası

Son iki yıldır, Twitter hesabı olmadığını söyleyen herkese şunu söylüyorum: “İddiaya girerim ki, seneye bugün bir hesabın olacak.”İddiamda haklı çıktıkça da, bir senelik süreyi gittikçe kısaltabileceğime karar verdim. İyi kullanıldığında, sosyal medya çok faydalı bir alet kutusu. Bu yüzden, iyi kullananlara (bilerek tekrarladım) iş hayatında rekabet avantajı sağlıyor.

Sosyal medyada içerikle farklılaşmak

Dışarıdan bakıldığında “sosyal medya işi” çok kolay görünebilir. “Bütün gün Facebook, Twitter, sizinki de iş haa” diyenlerle hayatta mutlaka bir kez karşılaşmışsınızdır. Her işte olduğu gibi, sosyal medya işinde de zorluklar elbet var. Bunların belki de en zoru içerik üretimi. Sosyal medyanın merkezinde içerik var. İçeriğiniz yoksa, platformda var olmanızın bir anlamı kalmıyor. İçerik dediğimiz şey de metin, fotoğraf, video gibi araçlar olabiliyor.

Okullarda Neden İş İlkeleri Kadar Sosyal Medya İlkeleri De Olmalı?

Student Enrichment Services’in açıkladığı rapora göre lise son sınıf öğrencilerinin %93’nün Facebook hesabı var. Aynı öğrenciler okulu bitirip üniversiteye veya iş hayatına geçtiğinde – yani zaman ilerlediğinde – bu rakamın…

İçerik Pazarlaması: Markanızı Büyütmek ve Talep Yaratmak İçin 5 Temel Strateji

İçerik pazarlaması, pazarlama içinde en önemli silahlardan biri haline geldi. Her silah gibi içerik de, bu silahı kullanan kişi tarafından nasıl kullanacağı biliniyorsa faydalıdır. Artık hepimiz biliyoruz ki markamızı büyütmek ve potansiyel…