x

Üretken insanların edindiği 7 alışkanlık

Üretken insanların edindiği 7 alışkanlık

Çok çalışıp çok iş bitirmek, üretken olmakla aynı şey değildir. Bir şey üretebilmenin kuralı çok iş yapmaktan geçmez. Yapılan işin niceliği değil, sonucu önemlidir. Yani bu çok çalışmak kadar, az çalışmanın da harika sonuçlar çıkarabileceğini gösterir. Tabi sizin bunu direktörünüze anlatmanız biraz zor olabilir. Merak etmeyin, biz kendilerine seslenen birçok yazı yayınlıyoruz. Mesajınız oraya da gidecektir diye umuyoruz. Bu mesajlar, adreslerine giderken, sizin neler yapabileceğinizi de söyleyelim
Olduğunuzdan çok daha fazla üretken olmak isterseniz, şu 7 adımı izleyebilirsiniz. Bakalım çok çok üretken insanlar ne yapıyormuş.

Diğer insanların ne yaptığını çok önemsemezler.

Anneniz babanız, “Evladım, arkadaşın Ayşe camdan atlasa, sen de mi atlayacaksın?” dediklerinde, aslında size gelecek için çok büyük bir spoiler veriyordu; ancak kaçırdınız.
Üretken insanlar başkalarının ne yaptığını sürekli olarak gözlemlemezler. Başkalarıyla yarışa girmezler. Onların tek rakibi, kendileridir. Başkalarının ne yaptığını merak etmek, onların engelidir ve bu engeli yollarında görmek istemezler.

İnsanların düşüncelerini önemsemezler.

Birçok insan, mükemmeli yaratmaya çalışır ve insanlara kendisini sevdirmek ister. Üretken insanlar ise “El alem ne der”e takılmadan kendi işlerine bakarlar. Konuşan kişi, hedef kitle olmadıktan sonra, ne dediğinin bir önemi yoktur. Kendilerini ve hizmet ettikleri kişileri düşünürler.

Hizmet verdikleri kişileri çok ama çok önemserler.

Az önce de dediğimiz gibi, onlar için hizmet verdikleri kişi çok önemlidir. Bu, bir noktada hedeften şaşmamak demek.
Bu aynı zamanda onların insaniyetiyle de doğru orantılıdır. Çok üretken olmaları, onları daha az duygulu yapmaz. Tam aksine, farkındalıklarının ve üretkenliklerinin kaynağı, insanların neye ihtiyaç duyduğunu çok iyi bilmelerinden kaynaklanır. Empati güçleri çok yüksektir. Duygularla ihtiyaçların arasındaki bağı, herkesten daha kolay görürler.

Kimsenin iznine ihtiyaçları yoktur.

Birçok insan, bir şeylere başlamak için “güvenli” noktaya ulaşmayı bekler. Yeterli para, zaman, bağlantı vb. olduğunda, başlayabileceklerine inanırlar.
Çok üretken insanlar, bu insanlardan en az bir yıl önce yola çıkmıştı bile. Ya da belki de beş yıl önce. Paraları olmadan önce. Tüm cevaplara sahip olmadan önce. Onların tek güvenli noktası, kendilerine olan inançlarıydı. Başardılar, ilerlediler.

Yaptıklarından ders çıkarmayı bilirler.

Aynı hatayı tekrar tekrar yapmak ve bundan ders çıkarmayı bilmemek, sıradan insanların işidir. Üretken insanlar, sürekli olarak okumanın, araştırmanın yanı sıra, karşılaştıkları zorluklarla da öğrenirler. Hayat onlar için bir okuldur.

Anın tadını çıkarmayı bilirler.

Üretken olmayan insanlar, bir şeye başlamak için bir şeylerin bitmesini ve kendi zamanlarının gelmesini beklerler. Çok üretken insanlar ise hayatın her anından keyif alırlar. Onlar için gelecek olan büyük anı beklemezler. Onlar için büyük an, tam şu an, şu gündür.

Onları meşgul eden şeyleri, hayatlarından budarlar.

Hayat ağacınızın en yükseklere ulaşmasını istiyorsanız, gereksiz ya da artık işlevini bitirmiş dallarını budamanız gerekir. Tıpkı çok üretken insanlar gibi. Bu kişiler, hayır demeyi iyi bilirler ve gereksizlikleri hayatlarından çıkarırlar. Asla yeni bir dert eklemezler.
Gereksiz toplantıları iptal eder, önemli olan kaynağa inerler. Minimal hayat tarzı, onlar için önemlidir.

Sonuç

Üretkenlik, ne yaptığınızla doğru orantılıdır. Sizde biten bir şeydir. Yani bir hayat tarzıdır. Siz de hayatınızı bu şekilde ilerleterek, güzel sonuçlar elde edebilirsiniz. Yeter ki, sadeliğin gücüne inanın.

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın