x

Yazdığınız e-postaları nasıl daha iyi hale getirirsiniz?

Yazdığınız e-postaları nasıl daha iyi hale getirirsiniz?

Teknoloji çağının en önemli iletişim şekillerinden biri e-posta. Özellikle iş yerlerinin vazgeçilmezi olan bu iletişim, birçok avantaj da sağlıyor. Ancak aklınızdan geçenleri kelimelere dökmek de kolay bir iş değil. Nasıl yaparım diyorsanız, üzülmeyin! Bilim bunu da düşünmüş.

Beyin bilimi, gündelik hayatlarımızı da incelemeye başladığı günden beri hayat daha kolay hale geldi diyebiliriz. Kendi bedenimizle alakalı çok ilginç şeyler öğreniyoruz.

Davranış biliminin gücünü ve bunu gündelik hayat hareketlerine uygulamanın yollarını araştıran Carolibe Webb, e-postaların üstesinden nasıl gelebileceğimizi de araştırmış. E-posta yazarken, yapmanız gerekenin “problemden başlayıp çözümü açıklamaktansa”, “problemin çözümünü anlatmak” olduğunu söylüyor.

Aslında ilk öne sürülen ve Webb’in yapmayın dediği şeyi hayatımızda birçok kez yapıyoruz. İlk problemi konuşup sonra çözüme ilerliyoruz. Çözümü, probleme ek olarak söyler gibi konuşuyoruz.

Özellikle çevresine negatif enerji yayan insanlar, problemin derinlerine dalıp, çözümü geri plana atanlardır. Bu sayede, beyin defansif moda geçer. Sürekli kendimizi korur hale döneriz. Zihnimize engeller koyarız.

Sadece işte de değil, şikayet maillerinde de firmanın adil olabilmesi için gergin bir mail yazmamak gerekir. Genelde yazılan sert maillere dönüşler de negatif olur.

Mesela aldığınız üründen memnun değilsiniz. Bunun için “Bu nasıl alet! Çalışmıyor! Hırsızlar!” gibi şeyler demek yerine “Firmanızdan aldığım ürünler arasında, ilk defa bir olumsuzluk yaşadım. Mümkünse problemi çözme şansımız var mı?” gibi olumlu bir yaklaşımda bulunabilirsiniz. Kibarlığınız, sorununuzun çözülmesine hemen yardımcı olacaktır.

Yani kısacası, savunmacı değil, çözümcü olmaya çalışın. Problemin çözümünü, karşınızdakinden önce siz söyleyin ve işbirliği teklif edin. Etkili bir sonuç elde edeceğinizden şüpheniz olmasın

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın