<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Kenan Bölükbaşı, Author at Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/author/kenanbolukbasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/author/kenanbolukbasi/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 May 2014 17:02:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Mocality&#8217;den Google Hakkında Ağır İddialar</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mocality-google/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/mocality-google/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 12:47:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[GKBO]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kenya]]></category>
		<category><![CDATA[Mocality]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=22348</guid>

					<description><![CDATA[Mocality, Kenya'da konuşlanmış şirketlerin profillerinden oluşan bir veritabanıdır. Kendi deyimleriyle, Kenya halkına platforma sağladıkları veri karşılığında kazanç sağlama imkanı sunan güzide bir girişimdir aynı zamanda. Peki bu girişim bizi neden ilgilendiriyor?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haber Google ile ilgili. Ama önce sizlere Mocality&#8217;den bahsedelim.Mocality, Kenya&#8217;da konuşlanmış şirketlerin profillerinden oluşan bir veritabanıdır. Kendi deyimleriyle, Kenya halkına platforma sağladıkları veri karşılığında kazanç sağlama imkanı sunan güzide bir girişimdir aynı zamanda. Peki bu girişim bizi neden ilgilendiriyor? Çünkü Cuma günü kendi resmi bloglarından yaptıkları bir açıklama dijital dünyada minik fırtınalar kopardı. Açıklamanın kendisine bu adresten ulaşabilirsiniz.Durumu teknik kısımlarına elimden geldiğince az değinerek açıklamaya çalışayım. Mocality uzunca bir süredir bahsettiğimiz hizmeti veriyor. Geniş de bir veritabanları mevcut. Bundan tam dört ay önce Google, Mocality&#8217;ye rakip niteliği taşıyan bir servisi hizmete sunuyor: <strong>GKBO</strong> (<em>Getting</em><em> Kenyan</em><em> Businesses</em><em> Online</em>). Sonrasında olanlar:<img decoding="async" class="alignright size-full wp-image-22350" title="GKBO" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/getting-business-online.png" alt="" width="210" height="282" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/getting-business-online.png 262w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/getting-business-online-223x300.png 223w" sizes="(max-width: 210px) 100vw, 210px" />GKBO pazara girdikten kısa süre sonra Mocality ekibi sistem kayıtlarında aynı adresten sürekli olarak sisteme erişen ve farklı profilleri inceleyen bir kayda rastlıyorlar. Bu kayıt farkedildiği zaman dilimine kadar sistemdeki toplam profil sayısının <strong>~%20</strong>&#8216;sinin detaylarına ulaşmış. Erişimi yapanın bir program (bot) değil kişi(ler) olduğunu farkedince sisteme küçük bir filtre yerleştirip, bu adresten yapılan görüntülemelerdeki bazı profillerde, erişim numarası bölümünde şirket telefonu yerine Mocality&#8217;nin kendi telefonlarının görünmesini sağlıyorlar. Ardından Mocality ofisindeki telefonlar çalmaya başlıyor.Arayan kişi <strong>GKBO</strong><strong> çalışanı</strong><strong> olduğunu</strong> iddia ediyor -bu noktada hala aslında neler olduğu konusunda kesin bilgimiz olmadığından açık kapı bırakıyorum- . Mocality veritabanındaki şirketlerden biriyle görüştüğünü sanan Douglas isimli bir şahıs Mocality ile birlikte çalıştıklarını, hatta Mocality&#8217;nin GKBO&#8217;ya yardım ettiği söyleyip şirkete web sitesi hazırlamayı öneriyor. Mocality basit bir hesapla bu aramalardan saatte ~23 tane yapıldığını öğreniyor.Bir süre sonra (<em>Mocality</em><em> ekibinin</em><em> gerçekten</em><em> GKBO</em><em> ekibi</em><em> olduğunu</em><em> söyledikleri</em>) bu kişiler, farkedildiklerini anlamış olacaklar ki taktik değiştiriyorlar. Bu sefer benzer aramalar Google Hindistan üzerinden yapılmaya devam ediyor.Sonuç olarak; Mocality&#8217;den Stefan Magdalinski, Google&#8217;ı her zaman kendi sistemlerinin işleyişinde hayati öneme ve faydaya sahip bir şirket olarak gördüklerini belirtip şunları soruyor:-        Google bizim veritabanımıza ihtiyaç duyduysa neden basitçe bunu bizden istemedi?-        Bu yanlışın yapılmasına kim izin verdi?-        Bundan kimin haberi vardı, olmalıydı?Eğer Mocality&#8217;nin açıkladığı teknik veriler ve yaptığı <strong>WHOIS</strong> sorgusunun sonuçları gerçekten yayımladıkları gibiyse, <strong>bu</strong><strong> işin</strong><strong> arkasında</strong><strong> bir</strong><strong> Google</strong><strong> girişimi</strong><strong> olan</strong><strong> GKBO&#8217;nun</strong><strong> olma</strong><strong> ihtimali</strong><strong> gerçekten</strong><strong> yüksek.</strong> Ama ben yine bazı teknik olasılıklar sebebiyle kesin konuşmamayı tercih ediyorum.Peki bu blog post&#8217;un ardından ne oldu? <strong>TechCrunch</strong> yazarı <strong>Robin</strong><strong> Wauters</strong> olay üzerine <a href="http://techcrunch.com/2012/01/13/facing-another-pr-disaster-google-accused-of-fraudulently-undermining-a-kenyan-startup/" target="_blank">bu yazıyı</a> yazdı.Yazının hemen ardından Google&#8217;dan “<strong>olayı</strong><strong> araştırıyoruz,</strong><strong> en</strong><strong> kısa</strong><strong> zamanda</strong><strong> yanıt</strong><strong> vereceğiz</strong>” cevabı geldi. Sonra <strong>TechCrunch</strong> dahil herkes beklemeye başladı.Bunun üzerine Google&#8217;a ulaştım ve konu üzerine bilgi talebinde bulundum. Kısa bir süre sonra bana Google&#8217;dan <strong>Nelson</strong><strong> Mattos</strong>&#8216;ın (<em>Vice-President</em><em> for</em><em> Product</em><em> and</em><em> Engineering,</em><em> Europe</em><em> and</em><em> Emerging</em><em> Markets</em>) konu üzerine yaptığı şu açıklamayı ulaştırdılar:&#8217;We were mortified to learn that a team of people working on a Google project improperly used Mocality’s data and misrepresented our relationship with Mocality to encourage customers to create new websites. We’ve already unreservedly apologised to Mocality. We’re still investigating exactly how this happened, and as soon as we have all the facts, we’ll be taking the appropriate action with the people involved.Çevirimde hatalar varsa mazur görmeniz dileğiyle:&#8217;Bir Google projesinde çalışan bir takım kişilerin Mocality verilerini uygunsuz biçimde kullandığını; Mocality ile ilişkilerimizi, müşterileri web sitesi yapmaya ikna etmek için kasıtlı olarak yanlış tanıttığını öğrenmekten dolayı çok üzgünüz. Zaten Mocality&#8217;den açıkça bu durum için özür diledik. Şu an hala bu durumun tam olarak nasıl oluştuğunu araştırıyoruz, gerçekleri öğrendiğimiz anda bu işte parmağı olan kişiler hakkında gereken işlemleri yapacağız.&#8217;Öyle görünüyor ki Google da bu olayın kendi bünyelerinden birileri tarafından yapıldığından emin. Açıklamayı hemen çeşitli kanallara aktarıp TechCrunch&#8217;ta haberi yazan <strong>Robin</strong><strong> Wauters</strong>&#8216;a ulaştım, bir süre sonra kendilerine de aynı açıklamanın ulaştığını ve şu an konuyla ilgili Google ile görüştüklerini belirtti. Henüz bildiklerimiz bundan ibaret. Sanırım olayların aslını öğrenmek için biraz daha beklememiz gerekecek. Şahsen, yerel pazarlarda da çok aktif yer alan uluslararası şirketlerin başına ara sıra böyle şeylerin gelebileceğini düşünüyorum. Ama yorumu sizlere bırakıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/mocality-google/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">22348</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Flash, HTML5 ve Özgür Yazılım Üzerine</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:53:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Adobe]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Flash]]></category>
		<category><![CDATA[HTML5]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Wallaby]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5322</guid>

					<description><![CDATA[Flash, 90'lı yılların sonlarında, bünyesinde olduğu Macromedia firmasının müthiş teknoloji öngörüsünün ürünlerinden biri olarak piyasayı sallamaya başlamıştı. O kadar popüler oldu ki format neredeyse bir web standardı haline geldi, Macromedia Adobe tarafından satın alınınca popüler Adobe...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazılım, donanım ve internet pazarı; her oyuncusunun farklı renkte birer taşı var. Tüm taşlar masada. Muhtemelen 60&#8217;larda başladı, bitecek gibi değil. Oyunun adı: <strong>monopoli!</strong></p>
<p>Biz izleyiciyiz. Devlerin son dönemde evrimin eşiğindeki internet standartlarına son şeklini veren isim olma yarışıyla giriyoruz konuya. Ardından yılların çirkin ördeği ve şimdilerin siyah kuğusu, “açık kaynak ve özgür yazılım” meselesine değiniyoruz.</p>
<p><em>“The <strong>Theory of Black Swan Events</strong> is a metaphor that encapsulates the concept that The event is a surprise (to the observer) and has a major impact. After the fact, the event is rationalized by hindsight.” </em>Wikipedia.</p>
<p>Flash, 90&#8217;lı yılların sonlarında, bünyesinde olduğu <strong>Macromedia</strong> firmasının müthiş teknoloji öngörüsünün ürünlerinden biri olarak piyasayı sallamaya başlamıştı. O kadar popüler oldu ki format neredeyse bir web standardı haline geldi, Macromedia <strong>Adobe</strong> tarafından satın alınınca popüler Adobe yazılımlarıyla entegrasyonu tavan yaptı. Bünyesindeki <em>script dili</em> olan ActionScript tekrar tekrar değişime uğradı ve hedefini aşan bir başarı yakaladı. <strong>Şimdi ise piyasa Flash&#8217;ı sallıyor.</strong></p>
<p>Yeni moda <strong>HTML5</strong>. Tüm tasarımcılar ondan bahsediyor. Flash ile kıyaslanıyor. Kazanmış gibi gösteriliyor. Kendilerine pazar avantajı sağlamayacaksa lafı hiç özgür yazılıma getirmeyen <strong>geliştirici dostu</strong> Steve Jobs “Flash kapalı bir formattır, oysa bakın HTML5 var. Tamamen açık, biz de komitesindeyiz zaten, gelin onu kullanın.” diyor. Temel sebep, <strong>Apple</strong>&#8216;a son yıllarda en çok kazandıran platform olan mobil donanımların yüksek performansta Flash çalıştıracak kapasitede olmayışı gibi görünüyor. Adobe formatın hala bir web standardı olduğunu kanıtlayan istatistikler sunuyor. Daha da bir şey diyemiyor. Çünkü akıntı ters yönde.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-5326" title="Flash vs. HTML5" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5.jpg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Adobe geçtiğimiz günlerde <strong>Wallaby</strong> adlı yeni ürününün öngösterimini yaptı. Ürün Flash (.fla) formatından HTML5 formatına çeviri yapıyor. Bu da teknoloji takipçilerini firmanın formatı akıntıya bıraktığı düşüncesine itiyor. Acaba durum bu mu? Yoksa Adobe son yıllarının stratejik açıdan en başarılı kararlarından birini mi verdi?</p>
<p>Görünen o ki, firmanın bu projesini başarılı kılacak olan şey aslında işini iyi yapması değil, <strong>yeterince iyi yapamaması.</strong> Henüz format desteği o kadar zayıf ki muhtemelen en azından kolayca yeni trendlere ayak uydurmayı uman geliştiricileri Flash&#8217;ta kalmaya itecektir. Flash&#8217;ın en eski versiyonlarından beri desteklediği bazı özellikler HTML5 formatına çevrildiğinde çok yavaş çalışıyor. Bu da Adobe&#8217;un eline kanıt olarak kuru istatistiklerden fazlasını veriyor: kullanıcı deneyimi.</p>
<p>Üstelik HTML5 standardı gerçekten yaygınlaştığında, elbet bu iki format arası geçiş sağlayan yazılımlar artacak ve bu muhtemelen diğer firmaların geliştiricileri HTML5&#8217;e yönlendirme planının parçası olacaktı. Ama şimdi, erken Wallaby hamlesi sayesinde <strong>gümrükleri Adobe tutuyor olacak.</strong></p>
<p><strong><em>“HTML5</em></strong><em> is a language for structuring and presenting content for the World Wide Web, a core technology of the Internet. It is the latest revision of the HTML standard (originally created in 1990) and currently remains under development.” </em>Wikipedia.</p>
<p>İrdelenmesi gereken bir konu daha var: HTML5 nedir? HTML5 yıllardır browser tabanlı yazılım konusunda ortaya çıkan gelişmelerin derlenip bir çatı altında toplanması ve yeni bazı teknolojilerin eklenmesi ile ortaya çıkan standarttır. Tek başına HTML5, Flash&#8217;ın yaptığını yapamaz. JavaScript ve CSS 3 ile birlikte kullanıldığında yapar, ki bunu HTML4 de yapıyordu. <strong>HTML5 bir devrim değil, çoktan gerçekleşmiş bir devrimi sahiplenenlerin dağıttığı t-shirt&#8217;ün baskısıdır.</strong> Bu bakımdan Flash ile yaptığımız kıyaslamanın nesnesi aslında diğer bir format değil, geri kalan herşey.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-5324" title="Özgür Yazılım" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-300x291.png" alt="" width="300" height="291" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-300x291.png 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-45x45.png 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software.png 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Siyah kuğuya dönelim. 90&#8217;larda sadece donanım üreticilerinin zaman zaman yazılım sektörünü biraz sallamak veya kendi özel yazılımlarına altyapı olarak kullanmak için yatırım yaptığı özgür yazılım projeleri, şimdinin yazılım trendi haline geldi. Apple web standartlarını kendi cihazlarına uygun hale getirmek için açık kaynağı öne sürerken, <strong>Microsoft</strong> dün kutusu açılmasın diye her türlü önlemi aldığını açıkladığı Kinect&#8217;in tornavidasını bugün hackerların eline kendi isteğiyle veriyor. Öte yandan <strong>Google, IBM</strong> ve <strong>Sun</strong> gibi firmalar özgür yazılımın gücünü yıllar önce keşfetti ve yıllardır yatırımlarını sürdürüyor. <strong>Oracle</strong>&#8216;nin Sun&#8217;u satın almasından sonra yaşananları izninizle tamamen atlıyorum. Bazı anahtar kelimeler olarak: <strong>OpenSolaris, MySQL.</strong></p>
<p><em>“The term <strong>open source</strong> describes practices in production and development that promote access to the end product&#8217;s source materials. Some consider open source a philosophy, others consider it a pragmatic methodology.”</em> Wikipedia.</p>
<p>En kritik soru şu: hangi firmaların pazar hamleleri özgür yazılımcıyı arkasına alıyor? Çünkü <strong>ismin karizmasından ziyade arkasındaki kitlenin desteği </strong>kavramı güçlü bir silah haline getiriyor<strong>.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5322</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Google Türkiye ve MEA Pazarlama Müdürü Mustafa İçil ile Görüştük</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/google-mustafa-icil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:24:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Google EMEA]]></category>
		<category><![CDATA[Google Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa İçil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5294</guid>

					<description><![CDATA[Genç ve teknolojiye meraklı nüfusu, dinamik ve gelişmeye devam eden bilişim sektörüyle Türkiye, Google’ın çok önem verdiği bir pazar. Google Türkiye olarak bizim öncelikli hedefimiz, Google’ın dünya çapında sunduğu hizmet ve ürünlerin yerelleştirme çalışmalarını gerçekleştirerek...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Google Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Pazarlama Müdürü Mustafa İçil ile yerelleştirme, dijital pazar, mobil sistemler ve tabii ki Google Türkiye hakkında konuştuk.</strong></p>
<p><strong>Kenan Bölükbaşı: Öncelikle okuyucularımız için bize kısaca Google Türkiye&#8217;yi anlatır mısınız? Google Türkiye ne yapar? Google markası Google Türkiye&#8217;yi nasıl konumlandırıyor?</strong></p>
<p><strong>Mustafa İçil:</strong> Genç ve teknolojiye meraklı nüfusu, dinamik ve gelişmeye devam eden bilişim sektörüyle Türkiye, Google’ın çok önem verdiği bir pazar. Google Türkiye olarak bizim öncelikli hedefimiz, Google’ın dünya çapında sunduğu hizmet ve ürünlerin yerelleştirme çalışmalarını gerçekleştirerek Türkiye’deki kullanıcıların hizmetine sunmak. Yerelleştirme sadece Türkçeleştirmek anlamına gelmiyor elbette. İçeriğin de Türkiye’ye uygun hale getirilmesi önemli bir konu. Örneğin; en son hizmete sunduğumuz ettiğimiz servislerden biri, mobil cihazlar üzerinden sesli komutlarla arama yapma imkanı sunan Google Voice Search, oldukça olumlu geri dönüşler alıyor.</p>
<p>Google Türkiye ofisi olarak ayrıca Türkiye’de internet reklamcılığı pazarının gelişimine de destek vermek amacı ile çalışmalar da yapıyoruz. Lokal işbirliklerimiz ile farklı sektörlerden firmaları interneti pazarlama kanalı olarak nasıl kullanabilecekleri konusunda bilgilendiriyoruz. 2010’da bu amaçla önemli bir projeye imza attık. Yıl boyunca 5000’den fazla KOBİ’ye, veri analizlerinden ve internetin sağladığı diğer avantajlardan faydalanarak işlerini nasıl büyütebilecekleri, potansiyel müşterilere nasıl ulaşabilecekleri konusunda eğitim veren proje, “AdWords ile Başarının Temelleri“ adı altında toplam 47 ilde gerçekleştirildi. Bu yıl ise Türkiye’deki gençlerin internet dünyasında aktif olarak rol almalarını sağlamak, onları büyümeye devam eden internet reklamcılığı sektörüyle tanıştırıp bu alanda girişimciliğe teşvik etmek ve başarılı olmaları için gerekli becerileri kazandırmak amacıyla Google Genç Ajanslar Akademisi’ni hayata geçirdik. Akademi, Türkiye’nin çeşitli şehirlerindeki üniversitelerde Google eğitmenlerince verilecek olan ücretsiz Google AdWords Eğitimi, Google Genç Ajanslar Yarışması ve Google Genç Ajanslar Eğitim kampı olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Projeyle ilgili ayrıntılı bilgiyi www.google.com.tr/gencajanslar adresinde sunuyoruz.</p>
<p><strong>K.B: Türkiye, Orta Doğu ve Afrika pazarlarının farklı dinamikleri Google&#8217;ın pazar stratejisine nasıl yansıyor? Bu farklı bölgeler için ne gibi öncelikleriniz var?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Hedeflerimiz her pazarda benzerlik gösteriyor. Google dünyadaki bilgileri organize etmek ve kolayca erişilebilir hale getirmek vizyonu üzerine hareket ediyor. Bunu başarmak için hayata geçirdiği inovatif yazılımları mümkün olduğu kadar çok ülkede lokalize etmek için çalışıyor. Ürünlerin ötesinde ister son kullanıcılar ister kurumlar için olsun, Internet deneyimini daha iyi seviyeye çıkaracak eğitim çalışmalarına ve iş ortaklıklarına imza atıyor. Yalnız bunu yaparken farklı pazarların dinamiklerindeki değişiklikleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Lokal pazarı iyi tanımak, o pazarın dinamiklerine uygun projeleri hayata geçirmek çok önemli. Örnek vermek gerekirse Afrika’da altyapısal olarak internet erişimini yaygınlaştıracak ve deneyimi geliştirecek yatırımlara ağırlık verilirken, Orta Doğu’da lokal dildeki internet içeriğinin zenginleştirilmesine yönelik çalışmalar önemli bir öncelik alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>K.B: Google, Türkiye pazarında hangi servislerinde yerelleşmeye en yüksek önceliği veriyor? Google Türkiye&#8217;nin bu süreçteki rolü nedir?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Yerelleştirme konusunda özellikle öncelik verdiğimiz servisler olduğunu söylemek pek mümkün değil. İmkanlar dahilinde, diğer ülkelerde sunulan tüm servisleri Türkiye’ye de getirmek istiyoruz. Kullanıcıların ve iş dünyasının, yani genel olarak pazarın ihtiyaçları, yerelleştirilen servislerin öncelik sırası üzerinde etkili olabiliyor. Google Türkiye olarak, yerelleştirmenin Türkiye’deki kullanıcıların anlayışına ve değerlerine uygun gerçekleşmesi için çalışıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-5297" title="Google Logo" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall-300x199.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall.jpg 494w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>K.B: Teknoloji ürünlerinin yerelleşmesi her zaman sıkıntılı bir süreçtir. (Yazılımların Unicode dil desteği sorunları yaşaması, “Ateş Duvarı” gibi çevirilerin algılanamaması, Windows 95 dünya saati haritasındaki sınırların Peru ve Ekvator hükümetlerinden tepki görmesi gibi.) Google Türkiye olarak bu tip zorluklarla karşılaşıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>M.İ: </strong>Lokalizasyon dediğiniz gibi kolay bir süreç değil. Teknik açıdan Google’ın lokalizasyon konusunda uzman mühendisleri sayesinde büyük sorunlar yaşamıyoruz. Özellikle yazılımların internet üzerinden çalışan yazılımlar olması bu konuda da bir avantaj sağlıyor. Lokalizasyonda asıl önemli olan konu ürünün dilin ötesinde lokal pazara uygun hale getirilmesi. Örnek olarak Google harita servisinde yerel işletmelerin rahat bulunabilir olması, arama sonuçlarında sadece global değil lokal sonuçların da en doğru şekilde indekslenmesi ve sıralanması gibi. Bu konuda da kullanıcılara en iyi servisi sunabilmek için çok hassas davranıyoruz.</p>
<p><strong>K.B: Girdiğiniz her pazarda farklı ölçeklerde rakipleriniz var. (Bing olsun, Blekko olsun, kendi hizmetini tanıtırken karşılaştırma ölçütleri Google.) Google&#8217;ın rekabet stratejisi hangi prensipler üzerine kuruludur?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Google olarak kullanıcıların ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde hareket etmeye öncelik veriyoruz. Rekabet, pazara hareketlilik katmasının yanı sıra, ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler üretilmesini sağlaması bakımından kullanıcıların lehine sonuçlar doğuran bir olgu ve bu da Google olarak her zaman memnuniyetle karşıladığımız bir şey.</p>
<p><strong>K.B: Google Türkiye olarak Türkiye&#8217;de Android kullanımı üzerine gelecek öngörüleriniz ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Dünya genelinde akıllı telefonların oranı hızla yükseliyor. Bunu yanında Android tarzı işletim sistemleri kullanan tablet cihazlarda yaygınlaşıyor. Önümüzdeki bir kaç sene içinde internete erişimde mobil cihazların kullanımı bilgisayar kullanımının önüne geçecek. Bu alanda Android işletim sistemi açık ve esnek yapısıyla ve zengin uygulama seçeneği ile birçok donanım firmasının tercihi olmaya başladı. Birçok pazarda akıllı telefonlar arasında Android işletim sistemi tabanlı olanlar birinci tercih olmaya başladı. Türkiye’de de HTC, Samsung, Huawei gibi birçok marka Android işletim sistemli telefonlar açısından zengin bir seçenek sunmaya başladı. Özellikle son dönemde Türkiye’de de aktif hale gelen Android Market sayesinde pazarda talep daha da artacaktır.</p>
<p><strong>K.B: Google&#8217;ın işe alım süreci insanlar tarafından çok merak edilen ve konuşulan bir süreç. Peki, Google Türkiye için nasıl bir işe alım süreci izliyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Google sürekli değişim ve gelişim gösteren bir sektörde aktif olduğu için, merak sahibi, kendisini sürekli geliştiren, alanında ülkesindeki ve dünya genelindeki gelişmeleri yakından takip eden ve yeni fikirlere açık bir bakış açısına sahip olan, üretken çalışanlara ihtiyaç duyuyor. Google’ın bu yöndeki yüksek beklentileri, Google’da çalışmak isteyen çok sayıda insan olması ve uygun çalışanları bulma hedefi, hassas ve detaylı bir işe alım sürecini beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong>K.B: Bulut bilişim, hem veriyi hem işlem yükünü istemciden sunucuya taşıması ve mobil teknolojilerin gelişimini beslemesi açısından bir devrim niteliğinde. Fakat bazı kesimlerce internet ağına ciddi bir veri yükü getireceği kaygısı söz konusu. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> internet erişim hızlarının katlanarak artması, veri sıkıştırma teknolojilerinin gelişimi, depolama maliyetlerindeki büyük düşüş bulut bilişimin daha kullanılabilir ve yaygın olmasının ve geleceğin teknolojik altyapısını şekillendirecek olmasında önemli rol oynuyor. Google gibi teknoloji şirketleri, gerek bireysel kullanıcıların gerekse iş dünyasının Bulut Bilişim konusundaki isteklerine cevap verebilmek için büyük bir hızla yenilikçi çözümler üretiyor. Bu bağlamda; bilgi saklamayı, düzenlemeyi ve paylaşmayı daha kolay ve etkili hale getirecek çözümler sunmak, Google olarak vizyonumuzun önemli bir parçası.</p>
<p><strong>K.B: Biraz da sizden bahsedelim isterseniz. Kariyerinizde Google, Microsoft ve Apple gibi global teknoloji devleri bulunuyor. Kariyerinizin kilit noktası olarak adlandırabileceğiniz bir kararınız, bir olay var mı?</strong></p>
<p><strong>M.İ: </strong>Kariyerimin her noktası benim için çok önemli. Çok dinamik ve dünyadaki değişimi takip eden, hatta bu değişime liderlik eden şirketlerde çalışma fırsatını yakaladım. Her gün yeni şeyler öğreniyorum ve bu değişimde etkin bir rol almaktan büyük mutluluk duyuyorum.</p>
<p><strong>K.B: Sektöre ilk adım attığınızda 6-10 yaş arası çocuklara 3 ay kadar programlama öğrettiğinizi okumuştum. Nasıl bir tecrübeydi?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Muhteşem bir tecrübe. O yaştaki çocukların teknolojiye merakını ve anlatılanları ne kadar hızlı kavradıklarını görünce şaşkınlığa düşüyorsunuz. Bir taraftan da yeni jenerasyonun konuştuğumuz ve içinde bulunduğumuz değişime nasıl doğal bir şekilde ayak uydurduğunu görüyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5294</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Adobe Wallaby ile Flash&#8217;tan HTML&#8217;e Geçiş</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/adobe-wallaby-flash-html/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 09:20:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Adobe]]></category>
		<category><![CDATA[Flash]]></category>
		<category><![CDATA[HTML5]]></category>
		<category><![CDATA[Ürün]]></category>
		<category><![CDATA[Wallaby]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4557</guid>

					<description><![CDATA[Adobe firması uzun süredir tartışılan HTML5 – Flash rekabetine yeni açılımlar getirmenin eşiğinde. Salı akşamı itibariyle indirilip test edilebilen ürün, Flash formatından HTML formatına geçişi sağlıyor. Peki bu internet kullanıcısı açısından ne ifade ediyor? Bir bakıma, Apple'ın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adobe firması uzun süredir tartışılan HTML5 – Flash rekabetine yeni açılımlar getirmenin eşiğinde. Salı akşamı itibariyle indirilip test edilebilen ürün, Flash formatından HTML formatına geçişi sağlıyor.</p>
<p>Peki bu internet kullanıcısı açısından ne ifade ediyor? Bir bakıma, Apple&#8217;ın desteklemeyi reddettiği Flash uygulamalarının getirdiği dinamizmin HTML5 olarak mobil cihazları da ziyaret edeceği mi? Umuyoruz öyledir.</p>
<p>Adobe Ürün Yöneticilerinden John Nack blogunda “Adobe&#8217;un işi kullanıcısının problemlerini çözmesine yardım etmektir. Onları bir ürün ya da diğerini seçmesi için arada bırakmak değil. Yıllardır web animasyon yeteneklerini Flash plaftormu vasıtasıyla sergileyen milyonlarca kullanıcımız var, müşterileri onlardan her ortamda çalıştırabilecekleri içerik talep ediyor, bunlara Flash desteklemeyen sistemler de dahil. Şu an deneysel düzeyde çalışan Wallaby bunu hedefliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-4559" title="HTML5" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512.png" alt="" width="184" height="184" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512.png 512w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-150x150.png 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-300x300.png 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-160x160.png 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-61x61.png 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-45x45.png 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/HTML5_Logo_512-109x109.png 109w" sizes="(max-width: 184px) 100vw, 184px" />Wallaby henüz sadece Webkit motorunu kullanan tarayıcılarda çalışan HTML5 kodu üretebiliyor. Bunlara Safari ve Chrome dahil. Sayfalar bu tarayıcıları kullanan Windows, OSX ve iOS (Apple Mobil İşletim Sistemi) üzerinden görüntülenebiliyor.  Adobe ileride diğer tarayıcılar ve sistemler için de destek sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>Henüz tam olarak desteklenen özellikler şunlar: Buton desteği, boyama, gradyant ve resim dosyası desteği, çerçeve, katman ve sahne desteği. Ayrıca kısmen Flash yazı formatları destekleniyor. Filtreler, üç boyut, ses ve ActionScript desteği henüz yok.</p>
<p>Bakalım Apple&#8217;ın Flash desteklememek üzerine aldığı ciddi kararın etkilerini Adobe firması Wallaby atılımıyla hafifletebilecek mi? Flash platformunun ve iPhone&#8217;un gelişmelerden ne şekilde etkileneceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4557</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Google Chrome 10 Sahnede</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/google-chrome-10/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 11:24:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Browser]]></category>
		<category><![CDATA[Chrome]]></category>
		<category><![CDATA[Google Chrome]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Tarayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Ürün]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4481</guid>

					<description><![CDATA[Google üç hafta önce Chrome 10'un betasını yayınlamıştı. Dün itibariyle de beta'da oldukça yenilenmiş popüler tarayıcının stabil versiyonu sahneye çıktı. En çok göze çarpan teknik özelliklerden biri Chrome geliştiricilerinin JavaScript performansını artırmaya yönelik...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Google üç hafta önce Chrome 10&#8217;un betasını yayınlamıştı. Dün itibariyle de beta&#8217;da oldukça yenilenmiş popüler tarayıcının stabil versiyonu sahneye çıktı. En çok göze çarpan teknik özelliklerden biri Chrome geliştiricilerinin JavaScript performansını artırmaya yönelik çalışmalarının meyvesi olan, ürünün V8 testlerinden aldığı sonuçlardaki %66&#8217;lık hız artışı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-4482" title="Google Chrome" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/aaa2.png" alt="" width="372" height="200" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/aaa2.png 620w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/aaa2-300x161.png 300w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></p>
<p>Yeni Chrome&#8217;un yenilikleri arasında sadece hız artışları değil, basitleştirilmiş ayar arayüzü ve entegre Flash Player eklentileri de var. Tanıtım görüntülerinden de farkedebileceğiniz gibi ürünün ayar arayüzü artık bir dialog kutusu olarak değil, yeni bir tarayıcı sekmesi olarak açılıyor. Ayarlar artık internet sayfası görünümünde.</p>
<p>İstediğiniz ayarı bulmanıza yarayacak bir arama çubuğu da unutulmamış. Üstelik her ayar sekmesi için ayrı ayrı URL adresleri oluşturulmuş, bu sayede bir arkadaşınıza veya ailenizden birine Chrome ayarlarını değiştirmesinde yardımcı olmak istediğinizde uzun uzun hangi sekmeye gideceğini anlatmak yerine basitçe URL adresini gönderebiliyorsunuz.</p>
<p>Ayrıca artık şifrelerinizi, profil üyeliklerinizi, sık kullanılanlarınızı ve aklınıza gelen diğer tüm ayarları farklı cihazlarınıza kurulu Chrome tarayıcılar arasında senkronize edebiliyorsunuz.</p>
<p>Öte yandan, yeni Chrome hakkında Slashdot&#8217;ta dolaşan “Google&#8217;ın Chrome&#8217;dan URL adres çubuğunu tamamen kaldıracağı” söylentileri ise yalanlanmış gibi görünüyor. Aksine, yeni Chrome ile Google adres çubuğunu arka plana atmak yerine, ona yeni işlevler yüklemiş gibi görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4481</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AdKeeper ile Reklam Paylaşımı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/adkeeper-ile-reklam-paylasimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 10:07:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[AdKeeper]]></category>
		<category><![CDATA[Platform]]></category>
		<category><![CDATA[Reklamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Volvo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4280</guid>

					<description><![CDATA[Volvo önümüzdeki günlerde AdKeeper butonu barındıran çevrimiçi reklam uygulamasını kullanan ilk markalardan biri olmaya hazırlanıyor. AdKeeper kullanan reklamların köşesindeki “K” tuşuna tıklamaları durumunda tüketiciler reklamı uygun olduğunda gelecekte...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Volvo önümüzdeki günlerde AdKeeper butonu barındıran çevrimiçi reklam uygulamasını kullanan ilk markalardan biri olmaya hazırlanıyor. AdKeeper kullanan reklamların köşesindeki “K” tuşuna tıklamaları durumunda tüketiciler reklamı uygun olduğunda gelecekte tekrar görüntüleyebilecek, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya kanallarından paylaşabilecek veya e-posta olarak gönderebilecekler. Bu uygulamayı kullanan ilk reklamın önümüzdeki hafta web&#8217;e düşeceği düşünülüyor.</p>
<p>Reklamda 2011 model, teknolojik özellikleriyle dikkat çeken bir spor sedan, Volvo S60 tanıtılacak.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-4283" title="Volvo" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/Volvo-Ad-B-1.jpg" alt="" width="280" height="234" />Volvo -reklamı gelecek gösterimler için kaydetmeye yarayan- “keep” oylarının sayısını, getirdiği fazladan ziyaretleri ve reklama harcanan toplam süreyi ölçebilecek. Bu da firmaya reklamın yarattığı etkinin rasyonel ölçümlerini yapma olanağı veriyor. Sistemde reklamı kaydedenler reklamcı tarafından bir son kullanma tarihi belirtilmediği takdirde kalıcı olarak reklamı profillerinde tutabiliyorlar.</p>
<p>Volvo ulusal reklam müdürü Linda Gangeri, sürekli marka saygınlığını artırmanın yollarını aradıklarını ve reklamı kaydedebilme seçeneğinin gelmesiyle kalıcılığın pekişeceğini düşündüklerini belirtti. Volvo markasının yenilik adına gözü kapalı hareket etmediğini de ekleyen Gangeri,  “Her zaman müşterimizin yenilikler arasından neyi talep ettiğini keşfetmeye, öğrenmeye ve uyum sağlamaya çalışıyoruz. Eğer işe yararsa, devam ederiz, yaramazsa, başka şeyler deneriz.” dedi.</p>
<p>Şu ana kadar 50 büyük marka, bu hafta resmen beta sürecini başlatan AdKeeper ile “keep” butonlu reklamlar yürütmek için anlaşmaya vardı. Bunlar arasında Kia Motors ve Universal Pictures gibi markalar da mevcut.</p>
<p>Temel olarak JavaScript kodundan oluşan “k” buton sistemi, bu sayede Flash&#8217;ın da dahilinde olduğu birçok medya formatına gömülü olarak çalışabiliyor. Ayrıca eğer reklamın kendisi mobil cihazları destekliyorsa, gömülü “k” butonu da mobil cihazlarda çalışıyor olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4280</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gmail&#8217;de Geçici Hizmet Arızası</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/gmail-ariza/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/gmail-ariza/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 08:01:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Gmail]]></category>
		<category><![CDATA[Gmail Arızası]]></category>
		<category><![CDATA[Gmail Sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Google Apps Status Dashboard]]></category>
		<category><![CDATA[Outlook]]></category>
		<category><![CDATA[POP Mail Okuyucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=3723</guid>

					<description><![CDATA[Dün akşam saatlerinde Gmail'de gerçekleşen bir arıza nedeniyle Gmail üyelerinin oldukça küçük bir yüzdesinin bütün posta ve sohbet geçmişinin üyelik sayfalarından silindiği öğrenildi. Eğer sabah uyandığınızda Gmail gelen kutunuzda Gmail'e yeni kayıt olduğuz için teşekkür...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün akşam saatlerinde Gmail&#8217;de gerçekleşen bir arıza nedeniyle Gmail üyelerinin oldukça küçük bir yüzdesinin bütün posta ve sohbet geçmişinin üyelik sayfalarından silindiği öğrenildi. Eğer sabah uyandığınızda Gmail gelen kutunuzda Gmail&#8217;e yeni kayıt olduğuz için teşekkür mesajı aldıysanız, panik yapmayın. Gmail, bu sorunu yaşayanların posta ve sohbet geçmişini en kısa sürede onaracağını açıkladı.</p>
<p>Dün akşam saatlerinde “Google Apps Status Dashboard” üzerinden alınan ilk “hizmet arızası” kaydında arızanın kullanıcıların %0.29&#8217;undan azını etkilediği söylenirken, bu sabah saatlerinde alınan ikinci kayıtta etkilenen kişi sayısının ilk öngörüden çok daha düşük bir oran, %0.08, olduğu belirtildi.</p>
<p>Yapılan açıklamada bu sorunu gidermek amacıyla, sorundan etkilenen kullanıcıların Gmail erişimlerine kısa bir süreliğine ara verilebileceğine değinildi. Tüm Gmail veritabanı yedeklenmiş (backup) olduğundan, sorundan etkilenen kullanıcılar kısa zamanda posta geçmişlerine geri kavuşacaklardır.</p>
<p>Servis şimdiden sorun yaşayan kullanıcıların bir kısmının sorunlarını giderdiklerini ve posta geçmişlerini geri yüklediklerini belirtirken, olası bir soruna karşı kendi posta kutularının yedeğini almayı tercih eden kullanıcılar da var. Eğer böyle bir önlem almak istiyorsanız program aramaya ihtiyacınız yok, Outlook veya benzeri bir POP Mail Okuyucu yoluyla hesabınıza bağlanarak posta geçmişinizi bilgisayarınıza indirebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/gmail-ariza/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3723</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Facebook Chat Artık Hotmail&#8217;in Özelliklerinden Biri</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/facebook-chat-hotmail/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/facebook-chat-hotmail/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 14:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[Dick Craddock]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Gmail]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Gtalk]]></category>
		<category><![CDATA[Hotmail]]></category>
		<category><![CDATA[Jabber]]></category>
		<category><![CDATA[Windows Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=3378</guid>

					<description><![CDATA[Artık Hotmail kullanıcı sayfanız içerisinden Facebook chat'e bağlanabilirsiniz. Hotmail yetkililerinden Dick Craddock, dün akşam saatlerinde WindowsTeamBlog üzerinden yaptığı açıklamada gün itibariyle dünyanın her yerinde Hotmail üzerinden Facebook chat'e bağlanma...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artık Hotmail kullanıcı sayfanız içerisinden Facebook chat&#8217;e bağlanabilirsiniz. Hotmail yetkililerinden Dick Craddock, dün akşam saatlerinde WindowsTeamBlog üzerinden yaptığı açıklamada gün itibariyle dünyanın her yerinde Hotmail üzerinden Facebook chat&#8217;e bağlanma fonksiyonunu aktifleştirdiklerini açıkladı.</p>
<p>Microsoft&#8217;un bir süredir bazı ülkelerde yerel olarak vermekte olduğu Facebook entegrasyon hizmeti iki hafta önce Messenger üzerinden bütün dünyaya açılmıştı. Şimdi bu entegrasyon Hotmail&#8217;e de eklendi. Craddock yaptığı açıklamada “Gmail  kullanıcıların sayfalarına sohbet imkanını taşıyarak bizi alt etmişti, fakat Facebook entegrasyonuyla tekrar bir adım öne geçtik.” dedi.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-3380" title="Hotmail Facebook Chat" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/hotmail.png" alt="" width="534" height="359" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/hotmail.png 534w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/hotmail-300x201.png 300w" sizes="(max-width: 534px) 100vw, 534px" /></p>
<p>Messenger&#8217;ın Facebook işlevi sayesinde yaklaşık 2,5 milyon yeni kullanıcı kazandığını ve kullanıcı sayısının 20 milyona dayandığını belirten Craddock, benzer bir gelişmeyi Hotmail&#8217;de de beklediklerini dile getirdi.</p>
<p>Microsoft&#8217;un Bing toolbar&#8217;ın son versiyonuna getirdiği sosyal medya bağlantısını ve Google&#8217;ın popüler sosyal medya platformlarında kullanıcı içeriği üzerinden arama yeniliğini de göz önünde bulundurursak bu iki teknoloji devinin sosyal medya üzerindeki rekabetinin önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Öte yandan Google Gtalk projesinin en başından beri eskiden Jabber diye bildiğimiz XMPP protokolünü kullandığından ve Facebook Chat de yeni yeni bu protokole geçtiğinden, Gmail Facebook Chat entegrasyonu konusunda yakın vadede daha avantajlı görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/facebook-chat-hotmail/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3378</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çin&#8217;in En Büyük Arama Motoru Baidu, Facebook ile Görüştü</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/baidu-facebook/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/baidu-facebook/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 12:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Anlık Mesajlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Baidu]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Instant Messaging]]></category>
		<category><![CDATA[Tencent QQ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=3371</guid>

					<description><![CDATA[Çin'in en büyük arama motoru Baidu'nun yöneticileri dün iki firma arası ortaklık görüşmeleri için Facebook'u ziyaret ettiler. Daha önce de Facebook ortaklığına sıcak baktıklarını her fırsatta dile getiren Baidu yetkililerinin bu ziyaretinin ardından rakip arama motorlarının Facebook'a benzer...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin&#8217;in en büyük arama motoru Baidu&#8217;nun yöneticileri dün iki firma arası ortaklık görüşmeleri için Facebook&#8217;u ziyaret ettiler. Daha önce de Facebook ortaklığına sıcak baktıklarını her fırsatta dile getiren Baidu yetkililerinin bu ziyaretinin ardından rakip arama motorlarının Facebook&#8217;a benzer tekliflerle gelmesi kaçınılmaz.</p>
<p>Çin hükümetinin kullanıcıların internet erişimine getirdiği ciddi yasaklamalar dolayısıyla ülkede online platformların kullanım oranları dünyanın geri kalanından oldukça farklı. Bu da dünyanın en geniş nüfuslu ülkesinde en ciddi pazar paylarını yerel servislerin kapmasına sebep oluyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-3374 alignnone" title="Çin'deki Sosyal Medya Durumu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/china1.png" alt="" width="570" height="445" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/china1.png 570w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/china1-300x234.png 300w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></p>
<p>2010 sonu itibariyle istatistikler Çin&#8217;de 400 milyondan fazla internet kullanıcısının bulunduğunu gösteriyor. Yaklaşık 120 milyon kullanıcıyla arama motoru pazarının %30&#8217;u Baidu&#8217;ya aitken dünyanın bir numaralı arama motoru Google&#8217;ın payı Çin hükümetiyle yaşadığı anlaşmazlıklardan sonra %10 civarında.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-3373" title="Tencent QQ" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/ELT200710080518427656403-300x139.jpg" alt="" width="300" height="139" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/ELT200710080518427656403-300x139.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/ELT200710080518427656403-646x301.jpg 646w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/ELT200710080518427656403.jpg 1579w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Benzer bir durum anlık mesajlaşma servisleri için de geçerli. En popüler mesajlaşma servislerinin yasaklı olması sebebiyle Tencent QQ isimli mesajlaşma servisi 635 milyon kullanıcıyla dünyanın en büyük online topluluğu konumunda.</p>
<p>Olası bir ortaklık Facebook&#8217;un Çin sosyal medya pazarındaki yerini garantileyecektir. Üstelik Facebook Chat fonksiyonuyla QQ kullanıcılarını bünyesine katmayı hedefliyor da olabilir. Google ve Bing gibi arama motorlarının Facebook entegrasyonu sağlamasının ardından pazardaki payını korumayı hedefleyen Baidu ile ortaklık hiç de olasılık dışı değil.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/baidu-facebook/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3371</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kötü Tasarlanmış Kullanım Alışkanlıkları Bir Kültür Oluşturdu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kullanim-aliskanliklari-kulturu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 14:31:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mobil]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanım Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Sosyal Ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürol Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[SMW]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Week]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Haftası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=2911</guid>

					<description><![CDATA[Social Media Week’in ikinci gününde “Mobil Sosyal Ağlarda Kullanıcı Deneyimi” isimli panelin ardından konuşmacılardan Özgürol Öztürk ile görüştük. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak akademik kariyerini sürdüren Özgürol Hoca'nın teknolojik arabirimler ve...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Social Media Week’in ikinci gününde “Mobil Sosyal Ağlarda Kullanıcı Deneyimi” isimli panelin ardından konuşmacılardan Özgürol Öztürk ile görüştük. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi&#8217;nde araştırma görevlisi olarak akademik kariyerini sürdüren Özgürol Hoca&#8217;nın teknolojik arabirimler ve ergonomi üzerine fikirlerini aldık.</em></p>
<p><strong>Kenan Bölükbaşı: Söyleşi sırasında mobil cihazlar için geliştirilen projelerde arayüz kullanılabilirliğinin henüz olgunlaşmadığına değindiniz. Sizce kullanıcıların kemikleşmiş alışkanlıkları buna engel teşkil ediyor olabilir mi?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Özgürol Öztürk:</strong> Kullanıcıların çok küçük bir yüzdesi yeni teknolojilere hemen adapte olmaya ve başarılı bulduğu ürünü yaymaya çalışır. Fakat burada yapılması gereken uygulama geliştiricilerinin proje üretirken bu durumu göz önünde bulundurması. Bir takım uygulamalar Apple firmasının uygulama kuralları çerçevesinde geliştiriliyor, fakat etkileşime yönelik birçok tasarım kriteri göz ardı ediliyor.</p>
<p><strong>K.B.: Dünyada mobil cihaz üreticisi firmaların aldığı ve tekelleşmeye yol açabilecek her türlü karara o cihazlara aplikasyon geliştiren kesimin dahi reaksiyonunu çok hızlı görebiliyoruz. Sizce bizde durum nasıl?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Büyük ölçekli teknoloji firmalarının tekelleşme çabası kullanıcı olarak baktığımda da aynı oranda büyük bir tehlike aslında. Çünkü her cihaz farklı bir deneyim sunuyor ve o deneyimi sıfırdan öğrenmeyi gerektiriyor. Örneğin her firmanın farklı bir klavye tipine sahip olması her cihaz değiştirdiğimde bana sıkıntılar yaşatıyor, üstelik ben F klavye kullanıcısıyım. Bu durumda cihaz değiştirirken genellikle aynı cihazın daha yeni versiyonunu tercih etmek durumunda kalıyoruz. Onların ticari kaygıları kullanıcı olarak bizi sıkıştırıyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-2914 alignnone" title="Kullanım Alışkanlıkları" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/user-behavior.jpg" alt="" width="425" height="282" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/user-behavior.jpg 425w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/02/user-behavior-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" /></p>
<p><strong>K.B.: Yaş gruplarıyla alakalı çalışmanıza değinelim. Önceden çoğu sosyal medya aracının ağırlıklı hedef kitlesi gençlerdi. Son zamanlarda daha farklı yaş grupları da bu platformlara giriş yapıyorlar ve aktif şekilde yer alıyorlar. Sizce bu süreç sırasında yeni kullanıcılar mı platformlara kendilerini adapte ediyorlar, yoksa platformlar mı yeni kullanıcılar için adaptasyona uğruyor?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Aslında adaptasyon çift yönlü olmalı. Panelde kullanıcı çeşitliliği başlığı altında çok küçük bir bölümünü ele alıp benzer yaş gruplarından bahsettim. Ama kullanıcının yaş grubu değiştikçe aynı deneyimi alabilmesi için arayüzün de değişmesi gerekiyor. Örneğin daha üst yaş grubunda birinin kullanımını hedefliyorsanız uygulamanıza otomatik metin büyütme küçültme gibi fonksiyonları eklemelisiniz. Fakat ben bu saptamayı yapmamıştım çünkü ben Facebook kullanmaya başlamadan önce annem kullanıyordu.</p>
<p><strong>K.B.: Sanırım genel olarak platformun kendisinden ziyade bu platformlarda olgunlaşmış jargonlar sıkıntı yaratıyor. Farklı yaş grupları aynı jargonu kullanmak yerine platformu kendi öngördükleri biçimde kullanmayı yeğliyor diyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Tabii. Aslında ben de tam olarak adapte olduğumu söyleyemem. Bir fotoğrafın altına yazılan gülme/gülümseme anlamındaki farklı smiley’lerin bunları kullananlar açısından aralarında bir fark var mı? Bilmiyorum. Bu jargonu tasarımcılar da bilmiyor. Zaten o yüzden bu araştırmalara ihtiyacımız var.</p>
<p><strong>K.B.: Şu an mobil cihazlarda kullanıcı arayüzlerinin henüz gelişim aşamasında olduğu ve birçok firmanın stratejisinin rakiplerinin ürünlerinde başarılı bulduğu özellikleri kendi sistemlerine uyarlamaktan ibaret olduğu görülüyor. Öte yandan PC ve dizüstü sistemlerde kullanıcı arayüzlerinin durumu ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Şöyle başlayalım. Bu sistemler en başından beri hiç doğru bulmadığım bir şekilde geliştiği için geldiği nokta da doğru bir nokta değil. Microsoft kendi ürünlerini yaygınlaştırdığı andan itibaren bir ergonomi problemiyle karşı karşıya olduğumuz ortadaydı. Ben yıllar önce bunu söylediğimde çok ciddi tepkiler aldım. Şimdi herkes aynısını söylüyor. Şu an yaygın olan tasarım “35 yaşında beyaz Amerikalı erkek” baz alınarak oluşturulmuş. Dolayısıyla beni kapsamıyor. Birçok insanı kapsamıyor ama ne yazık ki artık öğrenilmiş olan bu ve kendisi bir kültür haline gelmiş durumda. Temel alınan, 80&#8217;lerde Xerox&#8217;un oluşturduğu grafik kullanıcı arayüzünden çok da ileri gittiği söylenemez. Arayüzler çeşitli efektlerle süslendi ama ergonomik açıdan çok fazla adım atılamadı. Apple&#8217;ın MacOS ile bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz bu konuda. Steve Jobs&#8217;un kurduğu yapı temel alınarak inşa edilmiş bir arayüzü var. Şimdilik çok ciddi ilerlemeler olmasa da gelecekte bu adımların atılabileceğini tahmin ediyorum.</p>
<p><strong>K.B.: Ben hem yazı tabanlı hem de grafik arayüzleri sıkça kullanan biri olarak halen bazı durumlarda yazı tabanlı arayüzü daha avantajlı buluyorum. Eminim benzer düşünen birçok kişi vardır. Özellikle Linux kullanıcıları. Sizce çoğunluğun modası geçmiş bulduğu bu tarz araçlar tekrar araştırılmaya değer mi?</strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Tabii. Etkin kullanan kişiler için birçok araç yaygın alternatiflerine oranla daha ergonomik. Fakat bu araçların öğretilmesi nispeten daha zor. Linux ve Android ile ilgili en büyük problemimiz geliştiriciler tarafından çok iyi kullanılıp öneriliyorken son kullanıcı açısından durumun farklı oluşu. Bizim geliştiriciler olarak son kullanıcıyı ikna etmemiz ya da onun kullanabileceği alternatifleri yaratmamız gerekiyor. Bana sorarsanız ben elbette özgür yazılımı destekliyorum. Fakat bunu anneme öğretemiyorum. Belki de sadece tasarımda değil, mantıksal hiyerarşide de bir farklılaşmaya ihtiyaç var.</p>
<p><strong>K.B.: Arayüzler ve özellikle mobil cihazların kullanılabilirliğine değindik. Peki klavye/fare gibi alışkın olduğumuz etkileşim cihazlarının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Genel kullanıcı kitlesine yönelik bir değişim olur mu bilmiyorum. Ama temelde ergonomik açıdan kötü tasarlanmış kullanım alışkanlıkları bir kültür oluşturdu ve tasarım kriterleri haline geldi. Kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirirken aynı zamanda onlara farklı şeyler sunmuyorsanız yenilikler genellikle tutmuyor. Tek elle kullanılan klavye ve benzeri cihazlar genel kullanıcıda yansıma bulamasa da handikaplı gruplar dediğimiz engelliler tarafında hemen kabul edilebilir hale geldi ve kullanımları arttı. Biraz bekleyip görmek lazım.</p>
<p><strong>K.B.: Türk girişimciler için bir soru soralım. Sektöre girmek isteyen girişimciler sizce projelerinde küçük adımlarla başlayıp önce yerel pazara mı yoğunlaşmalı yoksa büyük oynayıp global pazarı mı hedeflemeli?</strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>Yerel pazarlar da artık çok küçük değiller. Panelde çok ciddi rakamlardan bahsedildi ve geliştiricilerin ticari beklentileri çok yüksek. Beni de “bir uygulama yapsam, 1 dolara satsam, 1 milyon kişi indirse” gibi hesaplar yapmaya itti dinlerken. Artık çok fazla yerel uygulamanın kaldığını da düşünmüyorum. Belki dil tercihlerinden dolayı yerel kalmış uygulamalardan bahsedebiliriz ama onun dışında artık bu ayrım pek yok gibi. Burada asıl sorun tabii ki bir ihtiyaca cevap verebilmek ve bunu doğru zamanda yapmak.</p>
<p><strong>K.B.: Son olarak, eklemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ö.Ö.: </strong>İlk sorduğunuz soruya cevaben bir şey ekleyebilirim. Proje geliştirenler şu konuya dikkat etmeliler: Bizler kullanılabilirlik çalışmalarını sadece son aşamada kullanıcı deneyimi ve arayüz üzerinden yapmıyoruz. Bunlar tek başına yeterince doğru sonuç vermiyor. Kullanılabilirlik testlerini projenin fikir aşamasından başlayarak bütün proje sürecinde tekrar tekrar yaparsak istediğimiz sonuçları alabiliyoruz. Bir de şunu eklemek istiyorum: Sosyal medya para değildir, sosyal bir tarafı da vardır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2911</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
