<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>M. Gökhan Ahi, Author at Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/author/mgokhanahi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/author/mgokhanahi/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jun 2011 07:16:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Hepimiz Zombiyiz, Hepimiz Suçluyuz</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/hepimiz-zombiyiz-hepimiz-sucluyuz/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/hepimiz-zombiyiz-hepimiz-sucluyuz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Gökhan Ahi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 06:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Internet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Anonymous]]></category>
		<category><![CDATA[BTK]]></category>
		<category><![CDATA[DDoS]]></category>
		<category><![CDATA[IP Numarası Suç Teşkil Eder mi]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Acarer]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Bilgisayar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=10663</guid>

					<description><![CDATA[Anonymous’un eylemleri devam ederken, BTK Başkanı Tayfun Acarer’den ilginç bir zombi açıklaması geldi. Bu bağlantıdan okuyabileceğiniz haberde, Tayfun Acarer özetle, zombi bilgisayarın ne demek olduğunu anlattıktan sonra, hacker grubunun saldırı öncesinde kişilerin bilgisayarlarına...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anonymous’un eylemleri devam ederken, BTK Başkanı Tayfun Acarer’den ilginç bir zombi açıklaması geldi. <a title="Dikkat Zombi Olmayın!" href="http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/640251-dikkat-zombi-olmayin" target="_blank">Bu bağlantıdan</a> okuyabileceğiniz haberde, Tayfun Acarer özetle, zombi bilgisayarın ne demek olduğunu anlattıktan sonra, hacker grubunun saldırı öncesinde kişilerin bilgisayarlarına bir tür ‘truva atı&#8217; (virüs programı) gönderdiğini, bilgisayarların farkında olmadan farklı kişi ya da grupların kontrolüne geçtiğini belirtiyor. Acarer devamında, zombilenen (!!?) bir bilgisayardan yapılacak yasa dışı işlemden doğacak bir hukuki sorumluluğun, IP (internet bağlantı) adresine fatura edileceğine dikkat çekiyor. Aslında söylemek istediği, “Anonymous falan uğraşıp yaramazlık yapmayın.”</p>
<p>Habere üç yönden bakmak gerekiyor: Birincisi, “birisini suçlamak için IP adresi yeterli midir, yani IP adresimizden dolayı suçlu ilan edilebilir miyiz?” sorusu.. İkincisi ise, gönüllü, bilinçli olarak ve protesto etmek amacıyla DDOS ataklarına katılmanın suç olup olmayacağı sorusu.. Üçüncü yanıtlanması gereken konu ise, filtre konusunda tüketicinin beklentisi olduğunu iddia ederek filtre uygulaması icat eden BTK’nın antivirüs konusunda bir çalışma yapması gerekip gerekmediğidir.</p>
<p>Hemen söyleyelim ki, bir bilgisayarın zombi olması gerçekten de Tayfun Acarer’in dediği gibi çok kolay. Bir çok yerden gelebilecek küçük yazılımlarla bilgisayarınız zombi hale gelebilir. Ancak kaçırdığı ve yanlış anlattığı konu, zombi bilgisayarla işlenen suçtan dolayı sahibinin sorumlu tutulacağı meselesidir.</p>
<p>Ceza hukukunda temel bir ilke vardır. Bu ilkeye göre suçlar ve cezalar şahsidir. Kimse başkasının işlediği bir suç nedeniyle yargılanamaz ve cezalandırılamaz. Birisinin bilgisayarı hem zombi haline getirilecek, hem de bu bilgisayardan kaynaklanan suçlardan sorumlu tutulacak, bu hukuk nezdinde kabul edilebilir bir şey değildir.</p>
<p>Kaldı ki, IP numaralarının tespit edilmesi sadece bir başlangıçtır. Tek başına delil olma özelliği taşımaz. Bir kimseyi suçlamak için sadece IP numarasının ona ait olması yetmez, başkaca yan delillerle de desteklenmesi gerekir. Ayrıca Türkiye’de bankalar, operatörler ve servis sağlayıcılar dahil, IP numaralarının çok sağlıklı tutulduğunu, tutulan kayıtların değiştirilmezliğinin, doğruluğunun ve bütünlüğünün sağlandığını kimse iddia edemez. Bu sebeple, Tayfun Acarer’in demecinin yanıltıcı ve yanlış yönlendirici bir beyan olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Gelelim, ikinci meseleye. İnsanlar protesto amacıyla gönüllü olarak, belirli bir günde, belirli bir saatte hedef bir siteye giriş yaparak o sitenin ulaşılabilirliğini kısa bir süre kaldırmak isteyebilir. Aynı anda 2 bin kişinin girebileceği bir siteye, 10 bin kişinin girmesi halinde web sitesinin servisinin aksayacağını herkes bilir. Anonymous’un yaptığı da bundan başka bir şey değildir. Dağıttığı yazılımın sadece sürekli giriş yapmayı sağlayan ve bu işi otomatize eden bir işlevi vardır. İsteyen gönüllü olarak indirir ve bu protestoya katılır. İsteyen bu eyleme, bilgisayarından sürekli F5 tuşuna basarak katılır. Bu tür bir eylem dünyanın hiçbir yerinde suç olarak kabul edilemez. Zaten, bu tür bir eylemle verilere ve sistemlere yönelen bir zarar da rapor edilmiş değildir.</p>
<p>Gelelim, üçüncü meseleye.. Biliyorsunuz BTK, çocukları korumak amacıyla filtre ve kullanıcı profilleri hazırladı. Bu filtrenin nasıl çalışacağı, ne şekilde işleyeceği ve hangi kriterlere göre uygulanacağı halen meçhul. Bu uygulamanın sansüre ve otosansüre yol açmasından korkulduğundan dolayı insanlar protesto ediyor. Ailelerin kendi çocuklarını koruyabileceği iddia edilince, ailelelerin bilinçsiz olduğu ileri sürülerek filtre uygulamasının mutlaka gerekli olduğu vurgulandı.</p>
<p>Madem BTK, tüketiciler talep etti ve çocukları koruyalım diye filtre uygulamasını çıkardı, o zaman bilgisayarlarımızın zombi olmaması için de bir çözüm bulması gerekiyor. Hem burada sadece çocuklar değil, yetişkinler de mağdur olabilir. Filtreyi çıkaran BTK, antivirüsü de çıkarır. Çocukları koruyan yetişkinleri de korumalıdır. Sonuçta ben zombi olmak istemiyorum, Zaten ben bilgisayarıma da hakim olamıyorum, bilgisayarım bir başkasının kontrolüne giriyor. Ayrıca sunum yaparken bir anda porno çıkmasını da istemiyorum. Ayrıca antivirüs yazılımlarına 50 – 100 Dolar vermek istemiyorum. Zaten bu zombiler de antivirüs yazılımcılarının rantından başka bir şey değil deyip konuyu kapatmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/hepimiz-zombiyiz-hepimiz-sucluyuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10663</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Internet Kurulu, Filtre ve STK Üçlüsü</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/internet-kurulu-filtre-ve-stk-uclusu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/internet-kurulu-filtre-ve-stk-uclusu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Gökhan Ahi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 06:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi ve İletişim Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[BTK]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Filtresi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Suçlu Değildir]]></category>
		<category><![CDATA[TBD]]></category>
		<category><![CDATA[TBV]]></category>
		<category><![CDATA[TİB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=9066</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de İnternet Kurulu diye bir yapılanma var. Şimdiye kadar kayda değer hiçbir çalışması bulunmayan bu kurul, 22 Ağustos’ta devreye girecek internet filtresinin kamuoyunda yoğun tartışılması sebebiyle durumdan vazife çıkararak, sivil toplum örgütleriyle birlikte meseleyi...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de İnternet Kurulu diye bir yapılanma var. Şimdiye kadar kayda değer hiçbir çalışması bulunmayan bu kurul, 22 Ağustos’ta devreye girecek internet filtresinin kamuoyunda yoğun tartışılması sebebiyle durumdan vazife çıkararak, sivil toplum örgütleriyle birlikte meseleyi bıçak altına yatırmayı planlıyor.  (Bkz. BTK Internete Filtreyi Tartışmaya Açıyor) Konunun sivil toplum örgütleri ile birlikte tartışılacak olmasının haberi bile kamuoyunu heyecanlandırmaya yetiyor. Fakat, faydalı gibi gözüken bu planda ne yazık ki bazı taşlar yerine oturmuyor.</p>
<p>Bu toplantıya davet edilen sivil toplum örgütlerine bir göz atmakta fayda var.  <a title="TBD" href="http://www.tbd.org.tr/" target="_blank">TBD</a> Türkiye Bilişim Derneği, <a title="TBV" href="http://www.tbv.org.tr/" target="_blank">TBV</a> Türkiye Bilişim Vakfı, <a title="TÜBİDER" href="http://www.tubider.org.tr/" target="_blank">TÜBİDER</a> Bilişim Sektörü Derneği, <a title="TELKODER" href="http://www.telkoder.org.tr/" target="_blank">TELKODER</a> Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, <a title="TÜTED" href="http://www.tuted.org.tr/" target="_blank">TÜTED</a> Tüm Telekomünikasyon İşadamları Derneği, <a title="BİYESAM" href="http://www.biyesam.org.tr/" target="_blank">BİYESAM</a> Bilişim ve Yazılım Eser Sahipleri Derneği, <a title="TÜBİSAD" href="http://www.tubisad.org.tr" target="_blank">TUBİSAD</a> Bilişim Sanayicileri Derneği, <a title="MOBİSAD" href="http://www.mobisad.org/" target="_blank">MOBISAD</a> – Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği, <a title="BMD" href="http://www.bmd.org.tr/" target="_blank">BMD</a> Bilişim Muhabirleri Derneği, <a title="YASAD" href="http://www.yasad.org.tr/" target="_blank">YASAD</a> Yazılım Sanayicileri Derneği ve <a title="Alternatif Bilişim Derneği" href="http://www.alternatifbilisim.org/wiki/Ana_sayfa" target="_blank">Alternatif Bilişim Derneği</a>.  En sondaki Alternatif Bilişim Derneği’ni hariç tutarsak, geriye kalan tüm derneklerin bazı ortak özellikleri var.</p>
<ul>
<li>İlk ortak özellikleri, bu derneklerden hiç birisinin BTK filtresi konusunda bugüne kadar olumlu / olumsuz herhangi bir açıklama yapmamış olmaları.</li>
<li>İkinci ortak özellikleri, 2007 yılında yayınlanan “İnternet Suçun Sebebi Değil Aracıdır” başlıklı sansüre karşı bildiride ortak imzalarının bulunması.  (Bkz. <a title="Internet Suçlu Değildir - LKD" href="http://www.lkd.org.tr/2009/03/04/internet-suclu-degildir-bildirgesi/" target="_blank">Internet Suçlu Değildir</a>)</li>
<li>Üçüncü ortak özellikleri ise, imza attıkları “İnternet Suçun Sebebi Değil Aracıdır” başlıklı bildiri metninin hiçbirisinin sitesinde artık bulunmaması.</li>
<li>Hepsinin olmasa da bazılarının dördüncü ortak özellikleri, aynı zamanda İnternet Kurulu’nda koltuk sahibi olmaları.</li>
</ul>
<p>Bu derneklere ve amaçları doğrultusunda yaptığı işlere bir sözümüz yok, ancak sorun filtre meselesinin bu derneklerle tartışılacak olmasında.. Soruna uzak kalmayı tercih eden bu derneklerden filtreye nasıl bir öneri çıkacak, açıkçası merak ediyoruz. Kaldı ki, bu toplantıya davet edilen büyük bir çoğunluk ise bürokratlardan oluşuyor, yani devlet refleksini üzerinde taşıyan, yani birey yerine devleti öncelikli gören kişilerden.</p>
<h3>Gelelim İnternet Kurulu’na:</h3>
<p>Kurulun <a title="Internet Kurulu" href="http://kurul.ubak.gov.tr" target="_blank">web sitesi</a> doksanlı yılların sonlarındaki şirket web sitelerine benziyor. Eskiden, “<strong>hakkında, vizyon, misyon, ürünler</strong>” gibi sadece birkaç statik sayfadan oluşan şirket siteleri gibi. Adında internet olan ve interneti düzenlemek gibi bir misyonu olan kurulun işlevi ve etkisinin tartışılması gerekiyor. Zira bu kurul, arada bir bir şeyler yapması gerektiğini hatırlayıp ortaya çıkıyor, ama sonuçta bu kurulun bugüne kadar ne yaptığı konusunda kimse bir şey söyleyemiyor, çünkü kimse bilmiyor. İlk önce, İnternet Kurulu ile ilgili olarak <a href="http://www.hurriyet.com.tr/e-yasam/9055555.asp?gid=54&amp;sz=4433">Mayıs 2008</a> ve <a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=9772055&amp;tarih=2008-09-03">Eylül 2008</a>’de yazılmış iki ayrı yazıyı anmamız gerekiyor.</p>
<p>İnternet Kurulu, 5651 sayılı yasayla kuruldu. Sözü geçen yasanın  10 maddesi  5. Fıkrasında aynen şöyle yazıyor: “<strong>Başkanlık; Bakanlık tarafından 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, çocuk, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanlığı ile Kurum ve ihtiyaç duyulan diğer bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile internet servis sağlayıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasından seçilecek bir temsilcinin katılımı suretiyle teşkil edilecek İnternet Kurulu ile gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlar; bu Kurulca izleme, filtreleme ve engelleme yapılacak içeriği haiz yayınların tespiti ve benzeri konularda yapılacak öneriler ile ilgili gerekli her türlü tedbir veya kararları alır.</strong>”</p>
<p>Kanunda açıkça yazan bu hususlar üzerine kısa kısa değerlendirmeler yapalım ve bu kurulun ne işe yaradığını sorgulayalım.</p>
<ol>
<li>İnternet Kurulu’nun kaç kişiden oluşacağı, üyelerinin kimlerden seçileceği, toplantı ve seçim usulü ile karar alma sistemi hakkında sadece bir tek belge var. Bu da kurulun web sitesinde yer alıyor. Ancak bu belgenin hukuk sisteminde hiçbir geçerliliği yok. 3348 sayılı kanunda, Ulaştırma Bakanlığı’nın bu tür kurulları GEÇİCİ olarak kurabileceği belirtilmiş. Geçici nitelikteki  İnternet Kurulu’nun çalışma ilkeleri her zaman keyfi olarak değiştirilebilir, usul ve yöntemler yine keyfiyete tâbi olabilir.</li>
<li>Kanuna göre, izleme filtre ve engelleme işleri Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) ait. Ancak TİB, İnternet Kurulu’yla işbirliği yapmak ve bu konuda önerileri almak zorunda. Ancak, İnternet Kurulu’na bugüne kadar izleme ve filtreleme ile ilgili hiçbir şey sorulmamış gözüküyor. Anlaşılan, TİB bu kurulu tanımıyor ve dikkate almıyor.</li>
<li>İnternet Kurulu, sivil toplum örgütlerinin temsilcisini bulundurmak zorunda. Ancak, bu sivil toplum örgütlerini kim neye göre belirlemiş, bunu bilmek çok mümkün değil.  Ayrıca, kurulda sektörel dergi çıkaran IBC (International Business Consulting) Danışmanlık Ltd. Şirketi diye bir üye var. Şirketler, tüzel kişidirler ama sivil toplum örgütü değildirler. Bir standart olmadığından dolayı şirketlere bile kurulda koltuk verilebiliyor.</li>
<li>İnternet Kurulu’nun web sitesinde toplantı tutanakları  yayınlanmadığı gibi, kamuoyu görüşleri diye bulunan bir sayfa hiç açılmıyor. Bunun anlamı, kurulun şeffaflık kaygısı taşımaması. Zaten gerçekten işe yarar bir çalışma yapmış olsalardı, bu çalışmalar büyük başlıklarla ve gururla yayınlanırdı. (Bkz: <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1026490&amp;Date=03.05.2011&amp;CategoryID=77">Youtube’un açılması</a>)</li>
<li>İnternet Kurulu kendisine bazı misyonlar edinmiş: Bunlar, internet kullanıcılarının görüş ve önerilerini de dikkate alarak teknolojik gelişmelerin izlenmesi; verimliliğin sağlanması ve internet kullanımının faydaları konusunda toplumda farkındalığın oluşturulması;  üniversite, kamu, özel ve sivil toplum ile koordinasyon yapılması; güvenli internet konusunda uygun politikaların belirlenmesi, bu konuda TİB ile koordineli bir çalışma içerisinde bulunulması; internet içerik ve yer sağlayıcılığının yaygınlaştırılması ve ulusal arama motoru (?!!) konusunda gerekli çalışmaların yapılması; ar-ge teşviki yapılması; internet ile ilgili mevzuatın, uluslararası kuruluşlarca kabul gören uygulamaları ve Avrupa Birliği’nin bu alandaki mevzuatı ile uyumlu olmasına özen gösterilmesi için önerilerde bulunulması; risk analizlerinin ve uygulama planlarının oluşturulması  şeklinde.  İnternet Kurulu’nun  bu konularda raporlar ve çalışmalar hazırladığını görmek mümkün olmadı.  Misyon iyi gibi görünebilir ama ortada somut bir şey olmaması endişe verici.</li>
</ol>
<p>Görüldüğü üzere, geçici  nitelikteki İnternet Kurulu işlevsiz bir yapıya sahip. Ya gerçekten bağımsız ve tüm taraflarca temsil edilen bir yapılanmaya gidilmeli, ya da bu kurul toptan lağvedilmelidir. Zaten geçici olduğunu tekrar belirtelim.</p>
<p>Sonuç olarak, internetin kolay kolay yönetilebilir bir alan olmadığını hatırlatmakta fayda görüyoruz. Ancak, yönetilebilir olmaması internet üzerine sonuç odaklı politikalar geliştirilmesine engel değil. Bu politikalar ancak ve ancak tüm tarafların ortak katılımıyla ve ortak ilkeleriyle oluşturulabilir. Eğer BTK’nın 22 Ağustos’ta devreye sokacağı filtreyle ilgili görüşler toplanacaksa gerçek internet kullanıcıları ile filtreye karşı olanlar da sürece katılmalıdır. Yoksa, körlerle sağırlar birbirini ağırlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/internet-kurulu-filtre-ve-stk-uclusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9066</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
