<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Sami İşlek, Author at Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/author/samiislek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/author/samiislek/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 May 2014 11:01:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>ÖzTürkcell, Seni Gözüm Bir Yerden Isırıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ozturkcell-seni-gozum-bir-yerden-isiriyor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/ozturkcell-seni-gozum-bir-yerden-isiriyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 May 2011 09:09:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Öztürk Abi]]></category>
		<category><![CDATA[ÖzTurkcell]]></category>
		<category><![CDATA[Şahan Gökbakar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Telekom]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=8849</guid>

					<description><![CDATA[Turkcell bugünlerde ÖzTürkcell diye yeni bir kampanya süreci başlattı. Son iki yıldır birkaç farklı tipleme ile Turkcell reklamlarında boy gösteren Şahan Gökbakar yine başka bir tiplemeyle önümüze çıktı. Çıktı da, niye böyle çıktı? Orasını bilmiyorum. Turkcell’in İstanbul merkezli bakmayan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell bugünlerde ÖzTürkcell diye yeni bir kampanya süreci başlattı. Son iki yıldır birkaç farklı tipleme ile Turkcell reklamlarında boy gösteren Şahan Gökbakar yine başka bir tiplemeyle önümüze çıktı. Çıktı da, niye böyle çıktı? Orasını bilmiyorum.</p>
<p>Turkcell’in İstanbul merkezli bakmayan kampanyalar ile tüm Türkiye’yi kapsamasını çok iyi anlatan tiplemeler kullanmasını her zaman takdir eden biri olarak son kampanyadaki tiplemeyi hiç beğenmedim. Çünkü bu tipleme Türk Telekom’un Cem Yılmaz ile yürüttüğü kampanyadaki tiplemeye çok benziyor. Türk Telekom’un reklamlarında Cem Yılmaz’a musallat olan ve hatta “kopinayt”ını isteyen Ali Bey’i ile ÖzTürkcell reklamındaki Öztürk Abi hem tip olarak hem de hal hareket ve davranış olarak neredeyse bir birinin aynı. Ali Bey bakliyatçılık da nakliyatçılık da yapmaya çalışan ama bir şekilde kurumsal dili kullanan kurnaz birisi olarak resmedilirken, Öztürk Bey de aynı şekilde çok güvenilmez, küçük ama büyümeye niyetli esnaf olarak gösterilmekte.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8850" title="ÖzTurkcell" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/ÖzTurkcell.jpg" alt="" width="400" height="164" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/ÖzTurkcell.jpg 400w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/ÖzTurkcell-300x123.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Karakterlerinin yanı sıra tiplerinin bile benzer olması çok dikkat çekici. Yukarıdaki fotoğraflarda da görüldüğü gibi iki karakter de kıvırcık ve uzun saçlı.  Öztürk Abi gözlük takmış ama yine de Ali Bey’e olan benzerlikten kaçamamış. İki tiplemenin de bıyıklı olması ve benzer şekilde giyinmeleri diğer önemli noktalar olarak göze çarpmakta.</p>
<p>Buradan bakınca Turkcell’in yeni kampanyasındaki tiplemesinin Türk Telekom’un tiplemesine benzer olduğu ve hatta Turkcell’in bu noktada Türk Telekom’u taklit ettiği rahatlıkla söylenebilir. İyi, güzel de Turkcell neden böyle bir şey yapsın ki? Değil mi? . Sonuçta Turkcell hem reklamlarda kendi dile getirdiği gibi hem de sayısal verilerden bizim görebildiğimiz kadarıyla mobil iletişim sektörünün devi Rekabet Yönetimi derslerinde anlatılan “Lider, Takip eden ve Niş Yönelimli Firmalar” fikrine göre Turkcell’in zaman zamanpiyasaya yön verdiğini, taklit edildiğini ve ilk adımı atan firma olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Çünkü hem Turkcell bu liderliğini tüm iletişim çalışmalarında vurguluyor hem de rakamlar Turkcell’in lider olduğunu söylüyor.</p>
<p>Bunun yanı sıra şöyle bir realite de var: Yakın zamanda TTNET’in TTNET Mobil kampanyasının duyurumunu yaptı. Böylece GSM operatörlerinden rol çalmaya çalışan bir strateji uygulamaya koydu. Sadece mobil internet değil, sms, konuşma gibi özellikler de sunan bu yeni paket TTNET’i sadece bir internet servis sağlayıcısında fazlası olarak konumlandırdı. Aynısı GSM operatörleri çoktandır zaten yapıyorlardı. Artık GSM operatörleri insanları sadece mobil olarak konuşturmuyor. Böyle bir konumlandırmadan ziyade mobil iletişim ve sürekli bağlantıda olma gibi konumlandırmalar kullanıyorlar ve doğru da yapıyorlar.  Böylece internet servis sağlayıcıları ile birbirlerinin sınırlarına giriyorlar ve yeni bir rekabetin oluşmasını sağlıyorlar.</p>
<p>Sanırım bu benzerliği yorumlamak için sektörü daha iyi bilen birilerine de danışmak gerekiyor. Çünkü önümüzdeki materyaller bunu sadece denk gelmiş bir benzerlikten daha fazlası olduğunu söylüyor. Bakalım yakın zamanda Türk Telekom bu kampanyadan şikâyetçi olacak mı ya da Turkcell bu seri reklamları nasıl sürdürecek? Bu benzerliğin verdiği şüpheyi büyütecek reklamlar mı izleyeceğiz yoksa Öztürk Abi bizi yanıltacak mı? Şimdilik bilmediğimiz bu soruların cevabını zaman gösterecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/ozturkcell-seni-gozum-bir-yerden-isiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8849</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Avrupa E-Ticaret Rakamları Belli Oldu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/avrupa-e-ticaret-rakamlari/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/avrupa-e-ticaret-rakamlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 08:25:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Gitti Gidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Gold Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Hepsi Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Internetretailer.com]]></category>
		<category><![CDATA[Markafoni]]></category>
		<category><![CDATA[TeknoSa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=8726</guid>

					<description><![CDATA[Geçenlerde internetretailer.com sitesi  “The Top 300 Europe” başlıklı bir rapor yayınladı. Bu rapor, internet üzerinden satış yapan web sitelerinin satış rakamlarına göre düzenlendi. Site, bu raporu hazırlarken daha çok web sitelerinin kendileri olmak koşuluyla...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde <a href="http://www.internetretailer.com/">internetretailer.com</a> sitesi  “The Top 300 Europe” başlıklı bir rapor yayınladı. Bu rapor, internet üzerinden satış yapan web sitelerinin satış rakamlarına göre düzenlendi. Site, bu raporu hazırlarken daha çok web sitelerinin kendileri olmak koşuluyla birçok farklı kaynaktan faydalanmış. Araştırmada sadece internet üzerinden satış yapan firmaların yanı sıra katalog satışı yapan firmalar, tedarikçi firmaların internet şubeleri ve grup satışı yapan firmalara da yer verilmiş.</p>
<p>Araştırma sadece Avrupa satışlarını kapsıyor ve son bir yıl içindeki satışlar üzerinden bir sıralama sunuyor. Bunun yanı sıra hazırlanan raporda; firmaların geçmiş dönemlerdeki satışları, büyüme oranları, aylık ziyaretçi sayıları, aylık tekil ziyaret sayıları, geri dönüş oranları (başarılı satış sayısı/ziyaret sayısı) gibi veriler de sunulmakta.</p>
<p>Listenin başında e-ticaretin büyük isimlerinden Amazon.com var. Sadece Avrupa’da yapılan satışların dikkate alındığını bir daha hatırlatarak Amazon.com’un Avrupa’da da ne kadar iyi olduğunu söylemek gerekiyor.   İkinci sırada gelen Alman giyim ve aksesuar markası Otto’dan yaklaşık 7 milyar dolar daha fazla satış yakalayan Amazon.com ulaşılması zor bir satış rakamına sahip olduğunu gösteriyor. Site ayrıca, 12 milyar dolarlık yıllık satışının yanında 2010 yılında % 40’lık bir büyüme oranına yakalamış durumda.</p>
<p>Listedeki her bir firma için ayrı bir değerlendirme gerekir elbette, fakat listede yoğunlukla bulunan giyim-aksesuar markaları ve büyük toptancılar e-ticaretin önemli görüldüğünde ne kadar büyük karlar getireceğinin bir göstergesi durumunda. Herhangi bir ülke pazarında yapabileceği satışı – belki çok daha fazlasını – internet şubelerinden elde eden Levis, Apple, Marks and Spencer ve H&amp;M gibi markalar internetin önemi bir kez daha vurguluyorlar.</p>
<p>Türkiye’den listeye giren firmalar da var elbette. İnternet penetrasyonu ve internet kullanıcı sayısı göz önüne alındığında daha fazla sayıda Türk internet girişiminin listede olması gerekirken elde olanlar da umut verici olarak değerlendirilebilir. Yıllık yaklaşık 154 milyon dolarlık satış rakamı ve % 31.76’lık yıllık büyüme oranıyla HepsiBurada.com Türkiye’den listenin en üst sırada yer alan firma.  Firma genel ortalamada da 76. sırada yer alıyor.</p>
<p>Listede Vipindirim A.Ş. ismiyle yer alan bir Türk firması var. Bu firmanın kurmuş olduğu Türkiye&#8217;nin ilk özel alışveriş sitesi Markafoni ise Türkiye’nin ikinci, genel listenin ise 111. sırasında kendine yer bulmakta. 95 milyon dolarlık yıllık satış rakamının yanında 2010 yılındaki % 771, 52’lik büyüme oranına sahip olan firma gerçekten de çok dikkat çekici.</p>
<p>Listenin 120. sırasında yer alan TeknoSa ise 84 milyon dolarlık satış rakamı ve % 22.9’luk yıllık büyüme oranı ile bir diğer göze çarpan Türk firması. 47 milyon dolarlık satış rakamıyla İstanbul Bilişim web sitesi de liste de 163. Sırada bulunmakta. Listede yer alan tüm Türk firmalar ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-8727" title="The Top 300 Europe Türkiye" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/The-Top-300-Europe-Türkiye.jpg" alt="" width="500" height="408" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/The-Top-300-Europe-Türkiye.jpg 500w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/05/The-Top-300-Europe-Türkiye-300x244.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/avrupa-e-ticaret-rakamlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8726</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnternet Sansürü Protestoları Konvansiyonel Medyada Neden Yer Almadı?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/internet-sansuru-protestolari-konvansiyonel-medyada-neden-yer-almadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 14:47:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[15 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[22 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[BTK]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Basın]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=8700</guid>

					<description><![CDATA[15 Mayıs günü Türkiye’nin birçok şehrinde protestolar düzenlendi. Dün ve bugün sosyal medyada bunu konvansiyonel medyada ne kadar az yer aldığı konuşuldu. “İnternetime Dokunma” diye seslerine yükseltti insanlar. Biz de SosyalMedya.co olarak hem bu protestoların...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>15 Mayıs günü Türkiye’nin birçok şehrinde <a href="https://sosyalmedya.co/taksim-internet-sansuru-protesto/" target="_blank">protestolar düzenlendi</a>. Dün ve bugün sosyal medyada bunu konvansiyonel medyada ne kadar az yer aldığı konuşuldu. “İnternetime Dokunma” diye seslerine yükseltti insanlar. Biz de SosyalMedya.co olarak hem bu protestoların organize edilmesine hem de duyurulmasına katkıda bulunduk. İnternette ve sosyal medya çok büyük yankı uyandıran bu protestolar maalesef konvansiyonel medyada yeteri kadar yer almadı.</p>
<p>Konvansiyonel medyanın böyle büyük bir örgütlenmeye çok fazla rağbet göstermemiş olması kabul edilebilir değil.  Her ne kadar ülkede seçim sürecinin, parti liderlerinin polemiklerinin çok daha fazla ilgi çekici olduğu kabul edilse de, internetteki özgürlüğe büyük oranda soru işaretleri getiren değişimlerin protestosu bu kadar arka plana itilmemeliydi. Evet, bu gösterileri organize edenler belki bir takım organizasyon hataları veya yetersiz duyurum çalışmaları yürütmüş olabilir – ki ben bunun böyle olduğuna inanmıyorum – yine de içi dolu kelamların edildiği bu gösteriler bu kadar es geçilmemeliydi.</p>
<p>Biz de belki bu kadar duyulmadı ama hem dış basın da hem de internet haberciliğinin önde gelen kuruluşlarında protesto haberleri yer aldı. Bu elbette sevindirici bir şey. Fakat aynı zamanda ülkemiz için oluşabilecek bir ön yargı barındırdığı için negatif noktaları da olabilir.</p>
<p><a href="http://thenextweb.com/2011/05/16/thousands-line-streets-as-turkey-protests-proposed-internet-controls/" target="_blank">TheNextWeb</a> sitesi protestoları anasayfasından duyuran haber sitelerinden. Yayınladığı haberde New York Times’taki bir haberi referans göstererek yapan site bizim konvansiyonel medyamıza mesaj verir gibiydi.</p>
<p>Sonuç olarak sansür veya daha doğru deyimle BTK’nın yeni düzenlemesi(!) dış basında bile yer bulurken ülke içinde daha fazla konuşulmalı ve tartışılmalıydı. Yine de, bu konuları geçen haftaki programına konu eden Muhabbet Kralı ve diğerlerine göre daha fazla bu konulara yer veren CNN Türk haber kanalına teşekkür etmek de gerekir. Diğerleri o kadar az bahsediyor ki işine yapanlara teşekkür etmek zorunda kalıyoruz!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8700</post-id>	</item>
		<item>
		<title>NBA’den Sosyal Hareketler</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/nba-sosyal-hareketler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 08:43:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[MVP]]></category>
		<category><![CDATA[NBA]]></category>
		<category><![CDATA[Playoffs]]></category>
		<category><![CDATA[Social MVP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=8165</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyanın birçok farklı marka, fikir ve organizasyona entegre edildiği bir çok örneği rastlıyoruz. Bir yenisi de NBA’den gelmiş. NBA takipçileri iyi bilirler ki Amerikanlar ödül vermeye ve ödül kategorisi yaratmaya pek bayılırlar. En değerli oyuncu, en çok gelişme gösteren oyuncu, en iyi koç...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın birçok farklı marka, fikir ve organizasyona entegre edildiği bir çok örneği rastlıyoruz. Bir yenisi de NBA’den gelmiş. NBA takipçileri iyi bilirler ki Amerikalılar ödül vermeye ve ödül kategorisi yaratmaya pek bayılırlar. En değerli oyuncu, en çok gelişme gösteren oyuncu, en iyi koç, en iyi savunmacı sadece bu ödül kategorilerinden bir kaçı. Bu kadar çeşitli ödül kategorileri geliştirmelerinin önemli bir sebebi çok iyi istatistik tutmaları elbette. Fakat çok iyi istatistik tutmalarının yanı sıra yaptıkları her organizasyonda pazarlama merkezli bakış açılarını koruyan Amerikalı profesyoneller her ödülde, her ayrı kategoride yeni bir pazarlama fırsatı ve gelir kapısı açmayı çok iyi biliyorlar.</p>
<p>Sosyal medyanın varlığını ve insanların hayatındaki önemli yeri fark eden NBA yönetimi sosyal medyaya entegre yeni bir uygulama başlatmış. Facebook sponsorluğunda yapılan uygulamada Social MVP (En Değerli Sosyal Oyuncu) seçiliyor. Yani sosyal medyada en fazla konuşulan oyuncuların en değerlisi seçiliyor. Genel, günlük, seri boyunca gibi bir takım alt kategorilerde hangi oyuncunun ne kadar popüler ve konuşulur olduğunun gözlenebilir olduğu uygulamada kullanıcılar sadece uygulamayı kullanmaya başlayıp, Facebook üzerinde yaptıklarına devam ediyorlar. Yaptıkları her durum güncellemesini analiz eden uygulama bu güncellemelerde bahsedilen her oyuncunun bahsedilme sayısını topluyor ve böylece hangi oyuncu hangi zamanda ne kadar popüler ortaya çıkıyor. Uygulama ayrıca kullanıcıların oy vererek desteklediği oyuncuların sıralamada üst sıralar çıkmasına izin veriyor.</p>
<p>2011 Playoff Pulse adı verilen uygulamada şu anda devam eden Konferans Yarı finallerinde önde giden oyuncu şimdilik Rajon Rondo. Yine şimdilik, tam 102596 kez bir durum güncellemesinde adı geçen Rondo Lebron James, Kevin Durant veya Kobe Bryant gibi birçok önemli yıldızın önüne geçmiş durumda.</p>
<p>Ayrıca her serinin Social MVP’sinin belirlendiği uygulamada ilk Playoff eşleşmelerinin Social MVP’ler şu şekilde;</p>
<ul>
<li>Dallas Mavericks  &#8211; Portland Trailblazers (Brandon Roy – Portland Trailblazers)</li>
<li>San Antonio Spurs &#8211; Memphis Grizzlies (Tony Parker – San Antonio Spurs)</li>
<li>L. A. Lakers &#8211; New Orleans Hornets (Kobe Bryant – Los Angeles Lakers)</li>
<li>Oklahoma City Thunder &#8211; Denver Nuggets (Kevin Durant – Oklahoma City Thunder)</li>
<li>Chicago Bulls &#8211; Indiana Pacers ( Derrick Rose – Chicago Bulls)</li>
<li>Miami Heat &#8211; Philadelphia 76ers (Lebron James – Miami Heat)</li>
<li>Orlando Magic &#8211; Atlanta Hawks (Dwight Howard – Orlando Magic)</li>
<li>Boston Celtics &#8211; New York Knicks (Rajon Rondo – Boston Celtics)</li>
</ul>
<p>İlk turda durum böyleyken Playoff’ların sonunda kimin ipi göğüsleyeceğini merak etmemek elde değil. Benim şahsi merakım ise NBA yönetiminin bu ödülü verip vermeyeceği ve verecekse nasıl ir organizasyon ile bunu yapacağı. Yaratıcı bir şeyler beklediğimi söylemek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8165</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dijital Pazarlamada Yapılan Hatalar</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/dijital-pazarlamada-yapilan-hatalar/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/dijital-pazarlamada-yapilan-hatalar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 13:10:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama Tüyoları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=7545</guid>

					<description><![CDATA[İnternet ve dijital pazarlama ile ilgili olan ve çok satan kitaplar arasında bulunan “Web Analytics: An Hour a Day” kitabının yazarı olan Avinash Kaushik blogunda “İnsanlığa Karşı İşlenen 11 Büyük Dijital Pazarlama Suçu” nu listeledi ve ortaya tüm profesyonellerin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet ve dijital pazarlama ile ilgili olan ve çok satan kitaplar arasında bulunan “Web Analytics: An Hour a Day” kitabının yazarı olan Avinash Kaushik <a href="http://www.kaushik.net/avinash/">blogunda</a> “<a href="http://www.kaushik.net/avinash/2011/04/digital-marketing-analytics-crimes-against-humanity.html">İnsanlığa Karşı İşlenen 11 Büyük Dijital Pazarlama Suçu</a>” nu listeledi ve ortaya tüm profesyonellerin ders çıkarması gereken konular ortaya çıktı.  Evet, “insanlığa karşı işlenen suç” söylemi çok ciddi ama yapılan hataların büyüklüğünü veya daha doğru ifade ile kaçan balığın büyüklüğünü göstermek amacıyla güzel bir abartma olmuş. Biz, yine de, bu liste için “Dijital Pazarlamada Yapılan Hatalar” diyip durumu biraz daha insani bir şekilde sunmak istiyoruz.</p>
<p>Gerçekten de sektörün sürekli büyümesi ve genişlemesi, herkesin kendini söz sahibi hissetmesi gibi etkenler sebebiyle dijital pazarlama sektöründe birçok yanlış strateji ve kampanyalar görmek mümkün. Bunlarda yola çıkarak oluşturulan bu “Dijital Pazarlamada Yapılan Hatalar” tüm profesyonellerin gözden geçirmesi ve notlar alarak okuması gereken bir kaynak olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p>Hataların birincisi “Aylık pazalama bütçesinin yeni teknikler,  kanallar ve fikirler için kullanılmıyor” olması. Çünkü değişmekten ve farklılıklarda çok korkuyoruz. Yeninin fırsatından ziyade bilinmezliğini gören bu gözler şirketlerin hala AdWords’ e para harcamasına, e-posta ile müşterilerini bilgilendirmelerine, sadakat kampanyaları ile tüketicileri elinde tutmaya çalışmasına yol açıyor.</p>
<p>İkinci büyük hata ise; “Şirketlerin hızlı, fonksiyonel ve mobil kullanıma uygun web site sahibi olmaması” olarak göze çarpıyor. Yaklaşık 7 milyar insanın yaşadığı dünyada 4.3 milyar mobil telefon kullanıcısının olması mobil olmayanın ayakta kalamayacağını rahatlıkla gözler önüne seriyor. Biraz daha fazla yatırım yaparak mobil tabanlı web sitelerin kullanılması şirketler için bu kadar önemliyken bunu yapmamalarının özrünün ne olduğunu merak etmemek elde değil.</p>
<p>Hatalardan üçüncü sırada gelen ise “Web sitelerdeki flash kullanımı çılgınlığı”. Evet, çok yaratıcı bir tasarımla sitenizin flash formatında olması siteyi hazırlayan ajansa ödül kazandırabilir ama tüketicilerinizin bu konuda ne kadar isteksiz ve mutsuz olduğunu öğrenmeniz de size ufak çaplı bir sürpriz yapabilir. Flash ile hazırlanan web sitelerinin yavaş işlemesi onların kullanışlılığının çok önüne geçiyor ve böyle bir memnuniyetsizliğin ortaya çıkmasını sağlıyor.</p>
<p>Hataların büyüklerinden olan dördüncü hata ise “Web sitenin karşılayamayacağı bir takım önerilerin dijital pazarlama kampanyasında var olması” durumu. Reklam linkinde dünyanızı değiştirmeyi vadeden sözler ile linki takip ettiğinizde karşınıza çıkan sitenin yapabildikleri arasındaki ciddi fark bir trafiğin oluşmasını ama aynı zamanda kullanıcıların sizden hoşlanmamasını sağlıyor. Bunun için trafik sağlayan fakat verdiği sözü tutmayan dijital kampanyalar firmaların insanları kandırdığını dair olan inancı güçlendirmekten başka bir işe yaramıyor.</p>
<p>Beşinci büyük hata ise; “Dolu, canlı ve bağlantı sağlamaktan aciz bloglara sahip olmak”. Artık neredeyse her televizyon reklamında ve basılı ilanda görmeye alışkın olduğumuz web sitesi veya sosyal medya sitesi fan sayfalarına olan yönlendirmeler bloglarda ve şirketlerin web sitelerinde olmalı ve şirketler tüketicileri ayağına çağırmak yerine onların ayağına gitmeyi tercih etmeli.</p>
<p>Altıncı hata ise Twitter ve Facebook sayfalarında sadece duyurum yapmak ve sanki bu mecralar basın bültenlerinin yayınlandığı yerlermiş gibi davranmak olarak gözüküyor. Bu hatayı yapan şirketler kullanıcılara seslenmektense onlarla iletişim kumalı ve bir konuşma başlatmayı amaçlamalılar.</p>
<p>Yedinci hata “İyi bir SEO(Arama motoru Optimizasyonu Stratejisi) sahibi olmamak”. Artık kullanılmayan ve zamanı geçmiş link ve domainlerin alınması akıllıca bir SEO stratejisi değil. Hayat bu kadar kolay olmamalı zaten.</p>
<p>Bir diğer hata da yazarın daha önceden de öne sürdüğü <a href="http://www.kaushik.net/avinash/2006/05/the-10-90-rule-for-magnificient-web-analytics-success.html">10/90</a> kuralını işletmemek olarak sayılıyor. Buna göre başarılı bir web sitesi sahibi olmak için web araçlarına bütçenin % 10’nu, insan kaynağına ise bütçenin % 90’nını kullanmak gerekiyor. Bu insan kaynağının içinde analistler, moderatörler gibi iş tanımları var. Bu noktalarda iyi profesyoneller ile çalışmak başarının gelmesinde önemli noktalardan biri olarak gözüküyor.</p>
<p>Dokuzuncu hata “<a href="http://www.kaushik.net/avinash/2010/11/web-analytics-maturity-structure-models-process.html#wamm">Web Analizi Ölçüm Modeli</a>’ni kullanmamak” olarak öne sürülüyor ve şirketin web sitesinin geleceğini tahmin etmede faydalanacağı en önemli aracın bu olduğu öne sürülüyor. Gerçekten de ölçümlerden ortaya çıkan geri dönüşler firmalara web sitelerinde neyin olması gerektiğini neyin doğru yapıldığını rahatça gösterebiliyor.</p>
<p>Hataların bir diğeri ise; “Başarının ölçülmesinde sadece etki, sayfa görüntüleme ve tıklanma sayılarını kullanılması”. Her ne kadar bu ölçümler bir şekilde başarıyı gösterse de tek başlarına başarıyı açıklamada yeterli değiller. Bağlılık, devamlı etki, net kar, karşılıklı konuşma oranı ve müşterinin yaşam boyu değeri gibi ölçümleri de ilk ölçümlere eklemek ve başarıyı böylece daha geniş bir açıdan değerlendirmek firmalara daha iyi bir bakış açısı kazandırır ve başarı kavramının içi daha dolmuş olur.</p>
<p>Hatalar listesinin son maddesi ise; “Dijital var oluş ekonomik değer ekseninde ele almamak” olarak gösteriliyor. Başarılı olanların başarısız olanlardan temel farkı ekonomik değer anlayışı ile dijital kampanyaların ekonomik bir model üzere kurulmuş olması olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu 11 hata firmaların dijital kampanyalarda ve platformlarda çokça yaptıkları hatalar. Buna rağmen kendilerini başarılı olarak gören firmalar bir kez daha kendilerini değerlendirirse hem tüketiciler için daha iyi hizmetlerin ortaya çıkması hem de firmaların daha iyi geri dönüşler alması ihtimali artacak ve biz de dijital pazarlamada daha iyi işlerin yapılabileceğine şahit olacağız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/dijital-pazarlamada-yapilan-hatalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7545</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya ve Hikaye Anlatıcılığı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-hikaye-anlaticiligi/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-hikaye-anlaticiligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 06:40:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5702</guid>

					<description><![CDATA[Pazarlama dersi alanlar bilirler. Hikaye anlatmak önemlidir. Pazarlama dersinizin herhangi bir kısmında bu slogan geçmediyse pazarlama derslerinizi sorgulamanız gerekir. O kadar sevilir ve benimsenir yani. Slogan lafların asıl temsilcileri ve sahipleri ajanslar ve pazarlama...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama dersi alanlar bilirler. Hikaye anlatmak önemlidir. Pazarlama dersinizin herhangi bir kısmında bu slogan geçmediyse pazarlama derslerinizi sorgulamanız gerekir. O kadar sevilir ve benimsenir yani. Slogan lafların asıl temsilcileri ve sahipleri ajanslar ve pazarlama profesyonelleri de sever, işe kavramsal pencereden bakan akademisyenler de. Sadece bu benzeşme bile hikayenin önemini ortaya yeterince koyuyor aslında.</p>
<p>Eğer bir şeyi (ürün/hizmet, kişi, düşünce vb.) pazarlayacaksanız, iyi bir hikayeniz ve o iyi hikayeyi olduğundan bile daha iyi anlatabilecek bir anlatıcınızın olması gerekir. Çünkü iyi hikaye her zaman sattırır. Çünkü hikaye müşterinin firmayla veya markayla bağ kurabilmesini kolaylaştıran en önemli etkenlerden biridir. Çünkü hikaye firmaya veya markaya bir kişilik kazandırır. Çünkü hikaye markanızın kendisinden daha çok tüketicilerin zihninde yer edinebilir. Daha çok çünkü var aslında ama konudan uzaklaşmamak için fazla uzatmayalım.</p>
<p>Sözlü edebiyatın çok fazla gelişmiş olduğu bu topraklarda hikaye anlatıcılığı her zaman büyük önem arz etmiştir. Dede Korkut hikayeleri, Nasreddin Hoca fıkraları ve Keloğlan maceraları hep bu sözlü edebiyatın bize kazandırdıkları değerler. Bunların da öncesinde Türklerin edebiyatı çok uzun süre sözlü olarak yaşamış ve yaşatmış olduklarını biliyoruz. Destanlar hikayelerin ve hikayeciliğin gelişmesinde büyük etkiye sahiptir. Destan anlatımı kendine has ritüelleri olan ve bu ritüelleri ile hikaye anlatıcılığına deneyimsel bir boyut katan bir faaliyetti. Destanları anlatan hikâyeciler alelade kişiler değil toplumun önde gelenlerinden oluyor ve hikaye anlatılan mekandan hikaye bitene kadar kimse çıkmıyor. Çünkü çıkarsa destan kahramanları tarafından cezalandırılacağına inanıyor. bu tür inanışların da etkisiyle şekillenen destan anlatıcılığı, hikaye geleneğini de şekillendirmiştir. Destanlar ve hikayeler hakkındaki bu bilgiler gösteriyor ki anlatıcılık bu toplumun en önemli yapıtaşlarından biri.</p>
<p>İşte bu hikayelerden çok şey öğrenen ve sahip olduğu kültürün kodlarının bir kısmını buralardan alan bizler hikayeye ve hikayeciliğe aşina olduğumuz kadar bunu pazarlamada kullanma ve bundan fayda elde etme konusunda iyi değiliz. KFC’nin kurucusunun hikayesi bir Amerikan başarı hikayesi olarak servis edilirken, herkes Bill Gates’in veya Steve Jobs’un okulda, işte ne kadar başarısız olmuş olduğunu ve bunun gibi birçok hikayeyi bilirken biz kendi markalarımızı bu hikâyeler etrafında oluşturmaktan ekmek yiyememişiz.</p>
<p>Geçenlerde Güven Borça’yı dinledim bir konferansta. “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabının yazarı olan. Her ne kadar piyasadan gelen adamların üniversitelere konuşmaya geldiğinde çok yuvarlak konuşması, sektörden çok fazla bilgi aktarmaması klişelerini tekrar yaşatsa da önemli birkaç şey söyledi. Söylediği en önemli şey ise “marka olmak için sadece ve sadece bir şeye odaklanmak gerekir” cümlesiydi. Yani “Benim markam hem ucuz, hem güvenli, hem teknolojik, hem de statü göstergesi” demek “Benim markamın bir değeri yok” demekle aynı şey oluyor. Şimdi bu düşünceyi alıp hikayeciliğe ve hikaye anlatıcılığına evirirsek, şöyle bir fikir çıkıyor ortaya; “Markanın belirli bir özelliğine yoğunlaşan bir hikayen olsun ve o hikaye ile tüketicilerine ulaş”. Mesela Volvo’nun güvenli olduğu hikayesi veya Saab’ın eskiden uçak ürettiği ve bunun için performansı iyi arabalar üretmesi hikayesi gibi… İşte tam da bu noktada o hikayelerin nasıl oluşturulacağı ve nasıl servis edileceği meseleleri var. Onlar için de iyi bir yaratıcı çalışma, iyi bir strateji ve ciddi bir süreç yönetimi gerekiyor.</p>
<p>Yazıyı buraya kadar okuyanlar “Ee, sosyal medya bu işlerin neresinde peki?” diye soruyor galiba. Evet, buraya kadar hikaye anlatıcılığının ve pazarlamanın kesişen yollarından ve bu işte neleri eksik yaptığımızdan bahsetmeye çalıştım. Bundan sonraki kısımda ise sosyal medyanın hikaye yaratımı ve tüketicilerin hikayeye ulaşması kısımlarında ne tür avantajlar getireceğinden konuşmaya çalışacağım.</p>
<p>Sosyal medya  -artık herkese malum olduğu üzere-  paylaşım ve katılım ile ilgili bir kavram. Binark’ın (2) deyimiyle “görülüyorum öyleyse varım” diye düşünenlerin aktif olduğu sosyal medya araçları herkese söz hakkı ve kendini diğerlerine tanıtma hakkı veriyor. Herkes bir dünya ve her dünya yepyeni ve bambaşka bir hikâye olduğu için sosyal medya aslında hikâyelerin ve hikâye anlatıcılarının dünyası. Burası çok önemli. Herkes birer hikâye anlatıcısı artık.</p>
<p>Sosyal medyaya bu pencereden bakmak birçok marka için önemli potansiyeller barındırıyor ve piyasada çok güzel işlerin yapılabileceği umudunu veriyor. Eskiden sadece marka, bir hikâye anlatırdı ve herkes bu hikâyeyi kabul eder ve konuşurdu. Fakat şimdi herkesin hikâye anlatmaya ve hikâye paylaşmaya gücü yetiyor.  Yani sosyal medya herkesin hikâyesini barındırıyor. Peki, markalar bu zor durumla nasıl başa çıkacak?</p>
<p>Markalara burada düşen; bu hikâyelerin optimizasyonunu yapmak ve bu hikayelerden kendi kimliğine uyanı daha fazla ön plana çıkarıp olumlu bir tutum geliştirmeye çabalamak olmalı. Örneğin siz bir araba lastiği üretiyorsanız ve sosyal medyada birileri sizin lastikleriniz buzda nasıl da iyi yol tuttuğunda bahsediyorsa, sizin bu hikayeyi fark etmeniz ve dinlemeniz gerekir. Bu söylediğim çok yeni bir cümle değil fakat anlaşılması ve özümsenmesi gereken bir düşünce içeriyor.</p>
<p>Artık eskisi gibi bir tane hikayeye bağlı kalarak marka kimliği yaratmak çok zor. Güven Borça’nın dediklerinden evirdiğimiz “tek bir özelliğe vurgu yapan hikaye” düşüncesi bunun için biraz başarılması güç bir iş. Fakat yine de herkesin konuştuğu kaotik bir ortamda bile kendi sesinizi duyurabilmeniz mümkün. Çünkü sosyal medyada her ne kadar herkesin söz hakkı olsa da, etki gücü yüksek olanın daha fazla öne çıktığı bir düzen göze çarpıyor.</p>
<p>Markanız ile ilgili hikayeler sosyal medya dünyasının içinde oralarda bir yerlerde anlatıldı ve anlatılmaya devam edecek. Siz eğer o hikayelere kulak vermezseniz ve özellikle size uygun olanları alıp çıkarmazsanız, o hikayelerdeki dev canavarlar markanızı yok etmeye ya da en azından rahatsız etmeye başlayacak.  Elinizi çabuk tutun!</p>
<p>(1) Hikayecilik ve sözlü edebiyata dair verdiği bilgiler için Onur Şendere&#8217;ye teşekkür ederim .</p>
<p>(2) Mutlu Binark, Toplumsal Paylaşım Ağı Facebook: “Görülüyorum Öyleyse Varım”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-hikaye-anlaticiligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5702</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Facebook’ta Film Kiralama Devri Başlıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/facebook-film-kiralama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 07:40:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Film Kiralama]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Şövalye]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[The Dark Knight]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4440</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyanın iş yapma şekillerinde neleri değiştirdiğini her geçen gün yeni örneklerle görmekteyiz. Bunlardan birine de Warner Bros firması imza attı. Bildiğiniz üzere Warner Bros tüm dünyadaki sayılı büyük film dağıtıcılarından birisi. Neredeyse, her popüler iki Hollywood...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın iş yapma şekillerinde neleri değiştirdiğini her geçen gün yeni örneklerle görmekteyiz. Bunlardan birine de Warner Bros firması imza attı. Bildiğiniz üzere Warner Bros tüm dünyadaki sayılı büyük film dağıtıcılarından birisi. Neredeyse, her popüler iki Hollywood filminden bir tanesi Warner Bros tarafından dağıtılıyor. Bu büyük firma artık Facebook üzerinden yeni bir film kiralama sistemi gerçekleştirecek. Film kiralamak ve/veya izlemek için insanların günün her saatinde çevrimiçi oldukları bir siteden faydalanmak akıllıca.</p>
<p>Buna göre, filmi kiralamak isteyen kullanıcı Warner Bros’un Facebook sayfasından 3 Dolara beğendiği filmi 48 saatliğine kiralayabilecek. 48 saat boyunca Facebook sayfası üzerinden filmi izlemek zorunda olan kullanıcı filmi tam ekran izleyebilecek ve istediği takdirde filmi durdurup ileri alabilecek veya tekrar izleyebilecek.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-4443" title="Batman Kara Şövalye" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/26_the-dark-knight.jpg" alt="" width="232" height="310" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/26_the-dark-knight.jpg 290w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/26_the-dark-knight-224x300.jpg 224w" sizes="(max-width: 232px) 100vw, 232px" />Şimdilik sadece Amerika’daki internet kullanıcılarının kullanımına açık olan bu özellik yakında tüm dünyada da kullanılabilir hale gelecek. Daha geniş bir coğrafyaya yayılmak için firma ilk önce Amerika pazarında yeterince iyi bir geri dönüş almalı. İlk olarak Christopher Nolan’ın Kara Şövalye filmi için sunulan bu hizmet yakın zamanda diğer filmlerinde aynı şekilde izlenmesine imkan tanıyacak.</p>
<p>Sosyal medyanın yeni iş modelleri yaratacağını ve ekonomik bir model üstüne yavaş yavaş oturacağını söyleyen uzmanları haklı çıkaran bu yeni gelişme ile sosyal medyada etkin ve aktif bir şekilde bulunmak isteyen firmalara yeni bir bakış açısı sunuyor. Warner Bros’un Facebook’un internetin nüfus kütüğü özelliğinden yola çıkarak bu tür uygulamalar geliştirmesi, diğere firmalara da bu konuda düşünme ve harekete geçme vizyonu sunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4440</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Akıllı Telefonların Yaygınlaşması Oyun Konsolu Üreticilerini Rahatsız Ediyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/akilli-telefonlar-oyun-konsolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2011 10:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[Nintendo]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Konsolları]]></category>
		<category><![CDATA[Play Station]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4066</guid>

					<description><![CDATA[Dün Steve Jobs Apple’ın yeni tableti iPad 2’yi tanıtırken bu yeni nesil tabletin oyunlarda daha fonksiyonel özellikler sunduğundan bahsetti.  Gerçekten de özellikleri geliştirilen tablet ve akıllı telefonların oyun oynatabilme ve grafik kaliteleri günden güne artıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün Steve Jobs Apple’ın yeni tableti iPad 2’yi tanıtırken bu yeni nesil tabletin oyunlarda daha fonksiyonel özellikler sunduğundan bahsetti.  Gerçekten de özellikleri geliştirilen tablet ve akıllı telefonların oyun oynatabilme ve grafik kaliteleri günden güne artıyor. Peki, oyun konsolu üreticileri bu duruma ne diyor? Elbette memnun değiller. Nintendo’nun başkanı Satoru Iwata son yaptığı açıklamada bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</p>
<p>Bildiğiniz üzere, Nintendo çok uzun senelerdir sadece oyun endüstrisine yoğunlaşmış bir teknoloji firması. Hem oyun programları yazan hem de oyun konsollarının ihtiyaç duyduğu tüm donanımları üreten bu büyük firma akıllı telefonların ve tabletlerin her şeyi yapabilmelerinden rahatsız. Iwata’ya göre akıllı telefonlarda oynanan oyunlar grafik ve oynanabilirlik açısından çok fazla bir şey sunamıyor. Birçok fonksiyonun içinde “oyun” arada kaynayıp gidiyor. Kaliteli oyunların ortaya çıkmasını engelleyen bu durum oyun endüstrisinin gelişmesinin önünde engel olarak görülüyor. Çünkü oyun veya oyunlara bağlı programların geliştiricileri daha popüler oldukları için akıllı telefonlara ve tabletlere program geliştirmekle meşguller.  Oyun konsollarına göre daha düşük yatırımlar gerektiren bu programlar haliyle niteliksel anlamda zayıf kalıyor.</p>
<p>Yakınsama kültürünün bir etkisi olarak birçok işlevi olan ve aynı anda çok şey yapabilen araçların tercih edilmesi giderek yaygınlaşacak. Bu, kaçınılmaz bir durum. Bu durumda akıllı telefonlar ve tabletler gibi araçların pazarlarının büyüyeceğini ve buna bağlı olarak program geliştiricilerin bu aletlerin formatlarına uygun program ve oyunlar geliştireceğini söylemek mümkün. İşte bu noktada, Nintendo gibi belirli bir alanda özelleşmiş firmalar özelleşmiş olan yanlarını vurgulamak zorundalar. Bu sebeple, Nintendo’nun sene içinde piyasaya süreceği 3DS modelinde gözlük gerektirmeyen üç boyutlu görüntü gibi oyun oynama tecrübesini zenginleştirecek özellikler bulunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak pazarların ve piyasaların keskin çizgilerle çizilemediği teknoloji endüstrisinde akıllı telefonlar da tabletler de her zaman diğer araçların rollerinden çalmaya devam edecekler. Böyle bir zeminde ayakta kalanlar ise yakınsama kültürüne en iyi ayak uyduranlar veya niş kitlesine özel ve benzersiz tecrübeler yaşatabilen firmalar olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4066</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Artık Araba Tutkunlarının da Bir Sosyal Ağı Var</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/check-my-ride/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/check-my-ride/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Araba Tutkunları]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrimiçi Müşteri Değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[CheckMyRide]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=4002</guid>

					<description><![CDATA[Pazarlamada bir kural var ki şöyle diyor; “Eğer pazarın kaymağını alamıyorsan veya pazarın derinliğine inemiyorsan, niş pazarlara gitmelisin.” Yani eğer pazar artık doymuşsa, artık aynı ürün ile pazarda olmak ölü doğmuş olmakla eşdeğerse, pazarın boş kalan köşelerini bulup...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlamada bir kural var ki şöyle diyor; “Eğer pazarın kaymağını alamıyorsan veya pazarın derinliğine inemiyorsan, niş pazarlara gitmelisin.” Yani eğer pazar artık doymuşsa, artık aynı ürün ile pazarda olmak ölü doğmuş olmakla eşdeğerse, pazarın boş kalan köşelerini bulup oralara yerleşmek gerekiyor. İşte o boş köşelerin her biri “niş pazarlar” oluyor. Şimdi, bu pazarlama kuralından yola çıkarak son günlerde çokça duymaya başladığımız haberleri değerlendirelim.</p>
<p>Bundan önceki yazımda gurmeler için kurulmuş bir sosyal ağdan, tüketicilere sunduğu değerden ve çevrimiçi müşteri değerlendirmelerinin ne kadar etkili olduğundan bahsetmiştim.  Yine böyle bir haber bu sefer otomobil tutkunları için var. Şöyle ki; sadece otomobil tutkunlarına özel yeni bir sosyal ağ kuruldu.</p>
<p>CheckMyRide.com isimli sosyal ağ sitesinde, kullanıcılar kişisel araç tarihçelerini yayınlayabiliyorlar. Kullanıcılara, geçmişte sahip oldukları otomobilleri ve/veya motosikletleri ile yaşadıkları maceraları ve anılarını yazmalarına izin veren site, aynı zamanda bunların Facebook ve Twitter üzerinde paylaşılmasına da imkân tanıyor.  Sitenin önemli özelliklerinden biri de belirli bir model için tüm tüketicilerin paylaşımlarını raporlayabiliyor olması. Buna göre, ikinci el bir araba almak isteyen biri bu siteye girerek almayı planladığı modeldeki arabanın insanlarda nasıl bir algısı, tarihi ve anısı olduğunu öğrenebiliyor. Çevrimiçi müşteri değerlendirmelerinin artık markalar ve tüketiciler için çok önemli birer bilgi ve geri dönüş kaynağı olduğu bir dönemde, sitenin bu uygulamaya izin vermesi önemli bir avantaj. Site ayrıca aracın araç muayene raporlarını da gösterebiliyor.</p>
<p>Gördüğünüz üzere, artık araba tutkunlarının kullandıkları arabaların her biri için profiller oluşturabileceği ve bunları diğer araba tutkunları ile paylaşacağı bir sosyal ağları var. İşte bu sosyal ağ, niş pazara kaymış bir girişimi görebileceğimiz güzel bir örnek.</p>
<p>Yakın zamanda birçok örneğine şahit olacağımızı düşündüğüm bu tür sosyal ağ siteleri, internetin, internet kullanıcıların ve kullanım amaçlarının değiştiğini ve değişmeye devam edeceğini gösteriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/check-my-ride/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4002</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gurmelere Özel Sosyal Ağ: Topdish</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/gurmelere-ozel-sosyal-ag-topdish/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sami İşlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 12:34:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Gurme Sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gurmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağ Sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Topdish]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=3880</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar artık bir şey satın alacakları zaman, alacağı ürün/hizmete dair internette araştırma yapmadan satın alma davranışı göstermek uzaklaşıyor. Ürünle ilgili internette neler yazılmış olduğu, kimin ürünle nasıl bir tecrübesinin olduğu ve ürünün hangi kıstaslara göre...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar artık bir şey satın alacakları zaman, alacağı ürün/hizmete dair internette araştırma yapmadan satın alma davranışı göstermek uzaklaşıyor. Ürünle ilgili internette neler yazılmış olduğu, kimin ürünle nasıl bir tecrübesinin olduğu ve ürünün hangi kıstaslara göre değerlendirilmesi gerektiğini tüketiciler artık internette yazılan çevrimiçi müşteri değerlendirmelerine (Online Customer Review) bakarak öğreniyor.</p>
<p>Amazon.com’un bu çevrimiçi müşteri notları sayesinde pazardaki yerini nasıl sağlamlaştırdığını ve internet üzerinden alışverişte müşterilerine nasıl değer yarattığını biliyoruz. Ders kitaplarına girecek nitelikte olan bu hizmet hem Amazon.com’un daha fazla tercih edilmesine hem de satılan mal/hizmetler hakkında üreticilere ve aracılara önemli geri beslemeler sağlamasına yol açmıştır.</p>
<p>İşte böyle bir durumun farkına varıp hareket geçen girişimciler Amerika’da yeni bir sosyal ağ sitesi kurdular. Sitenin adı; topdish.com ve verdiği hizmet tüketicilere restoranlar, menüler ve yemekler ile ilgili çevrimiçi müşteri değerlendirmesi sağlamak ve aynı zamanda bu notları yazan kişilerin bir arada bulunduğu bir sosyal ağ ortamı hazırlamak. Yapılan yorumlar işbirliğine ve katılıma açık olmasıyla ciddi bir entelektüel birikim içerme potansiyeline sahip.  Sitenin iPad ve iPhone için üretmiş olduğu uygulamada bulunduğunuz yeri restoranlara uzaklığını, en yakın olduğunuz restoranın hangi yemeklerinin güzel, hangilerinin hayal kırıklığı olduğunu öğrenebiliyorsunuz. Site benzerlerinden farklı olarak sadece yemek görsellerini ve restoranları tanıtmanın yanında tüketicilerin yorumlarına ve değerlendirmelerine önem veriyor.</p>
<p>Henüz Amerika dışında yayında olmayan site, yine Türk girişimcilere önemli bir yol gösterici konumunda. Mutfak ve restoran anlayışımızın farklı olduğunu ve Avrupalılar kadar dışarıda yemek yeme alışkanlıklarımız olmadığını göz önüne alarak belki bu girişimin temel fikri olan çevrimiçi müşteri değerlendirmesi fikrin yola çıkara Türkiye ile uyumlu bir site geliştirilebilir. Özelleşmiş alanlarda meraklılarına ve/veya tüketicilere bilgiler ve konuşma hakkı sunan siteler değerli birer sosyal ağ platformu olarak ön plana çıkma potansiyeline sahipler.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3880</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
