<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	>
<channel>
	<title>
	Sosyal Medya Denizleri Kurtarabilir mi? yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/greenpeace-seninki-kac-santim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/greenpeace-seninki-kac-santim/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Jul 2011 08:16:50 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: meral erbil		</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/greenpeace-seninki-kac-santim/#comment-2242</link>

		<dc:creator><![CDATA[meral erbil]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2011 20:51:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=12053#comment-2242</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyanin kamuoyu olusturdugu bir gercek.Umit ederim begenmenin otesinde kitleleri bilinclendirir ve harekete gecirir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanin kamuoyu olusturdugu bir gercek.Umit ederim begenmenin otesinde kitleleri bilinclendirir ve harekete gecirir.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: diflek		</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/greenpeace-seninki-kac-santim/#comment-2238</link>

		<dc:creator><![CDATA[diflek]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2011 11:09:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=12053#comment-2238</guid>

					<description><![CDATA[Denizlerimiz kuruyor. Avlanma teknolojisinin gelişmesi, av mevsiminde kullanılan kıstasların yanlış belirlenmesi yetmiyormuş gibi bir de hala önüne geçilemeyen trol meselesi var. Yumurtlama mekanlarını dağıtan demir kapılar. Doğal ortamdan yarralanma, onu sömürme noktasına geldiğinde taşlar yerinden oynuyor. Bir zamanlar Karadeniz&#039;li balıkçılar ağları deliyorlar diye yunus avına başlamışlardı. Sonuç köpekbalığı popülasyonunun artması ve ağların daha beter zarar görmesi oldu. Bugün MArmara&#039;da bir çok balık artık bulunmuyor. http://diflek.com/922/sirtikara-nedir/ yazımda sırtıkara&#039;yı anlatmıştım. Sırtıkara bir masal kahramanı değil bir balık. Kofana&#039;nın büyüğü ama artık yıllardır göremiyoruz. Yakında balıkçılığımız da tarımımıza benzeyecek, dışardan almak zorunda kalıp, okyanus balıklarıyla idare etmeye başlayacağız. Sıcak soğuk deniz etkisiyle eşsiz lezzete sahip olan, belki de bu yüzden dünyada lezzetli balığın sossuz yenebildiği nadir ülkelerden olan Türkiye&#039;de kendi ayağına kurşun sıkmak olarak tabir edilebilecek bu hareketin anlamı ne? &quot;Seninki kaç santim?&quot; bir sivil kuruluş aracılığıyla gerçekleştirilen kampanyaların belki de en önemlisi çünkü anti tezi diye bir nokta yok. Bu tip kampanyaların devamı, en azından tekrarı halinde uzun yıllar boyunca lezzetle balık yiyebileceğimizi düşünüyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Denizlerimiz kuruyor. Avlanma teknolojisinin gelişmesi, av mevsiminde kullanılan kıstasların yanlış belirlenmesi yetmiyormuş gibi bir de hala önüne geçilemeyen trol meselesi var. Yumurtlama mekanlarını dağıtan demir kapılar. Doğal ortamdan yarralanma, onu sömürme noktasına geldiğinde taşlar yerinden oynuyor. Bir zamanlar Karadeniz&#8217;li balıkçılar ağları deliyorlar diye yunus avına başlamışlardı. Sonuç köpekbalığı popülasyonunun artması ve ağların daha beter zarar görmesi oldu. Bugün MArmara&#8217;da bir çok balık artık bulunmuyor. <a href="http://diflek.com/922/sirtikara-nedir/" rel="nofollow ugc">http://diflek.com/922/sirtikara-nedir/</a> yazımda sırtıkara&#8217;yı anlatmıştım. Sırtıkara bir masal kahramanı değil bir balık. Kofana&#8217;nın büyüğü ama artık yıllardır göremiyoruz. Yakında balıkçılığımız da tarımımıza benzeyecek, dışardan almak zorunda kalıp, okyanus balıklarıyla idare etmeye başlayacağız. Sıcak soğuk deniz etkisiyle eşsiz lezzete sahip olan, belki de bu yüzden dünyada lezzetli balığın sossuz yenebildiği nadir ülkelerden olan Türkiye&#8217;de kendi ayağına kurşun sıkmak olarak tabir edilebilecek bu hareketin anlamı ne? &#8220;Seninki kaç santim?&#8221; bir sivil kuruluş aracılığıyla gerçekleştirilen kampanyaların belki de en önemlisi çünkü anti tezi diye bir nokta yok. Bu tip kampanyaların devamı, en azından tekrarı halinde uzun yıllar boyunca lezzetle balık yiyebileceğimizi düşünüyorum</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
