<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Konuk Yazar arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/konuk-yazar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/konuk-yazar/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Aug 2016 11:39:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.7</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Sosyal medyayı çok iyi kullanan 6 Game of Thrones oyuncusu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medyayi-cok-iyi-kullanan-6-game-of-thrones-oyuncusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2016 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Game of Thrones]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=135959</guid>

					<description><![CDATA[İyi bi yapımın parçası olmakla yetinmeyip, sosyal medyayı da iyi bir şekilde kullanıyorlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İyi bi yapımın parçası olmakla yetinmeyip, sosyal medyayı da iyi bir şekilde kullanıyorlar.<span id="more-135959"></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">135959</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gündemdeki haber sitelerinin Google tarafından filtrelenmesi ve detaylı analizleri</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/gundemdeki-haber-sitelerinin-google-tarafindan-filtrelenmesi-ve-detayli-analizleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykut Aslantaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2014 11:40:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=100067</guid>

					<description><![CDATA[Dün haber siteleri üzerindeki filtreleme sürecini ve 2 saat sonra kaldırıldığını sizlerle paylaşmıştık. Peki bu filtreleme ( bazı kaynaklarda “Google Ban” olarak belirtilmiştir ama info:domain.com ve ya site:domain.com olarak arama yaptığımızda site değerlerinin var olduğunu gördüğümüzden bu duruma filtreleme dersek daha doğru olacaktır ) neden kaynaklandı ve bu sürece haber siteleri neden dahil oldu? Aslında konuya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün haber siteleri üzerindeki <a title="Hürriyet, Milliyet ve HaberTürk’ün aralarında bulunduğu haber siteleri Google’ın spam filtresine takıldı" href="https://sosyalmedya.co/hurriyet-milliyet-ve-haberturkun-aralarinda-bulundugu-haber-siteleri-googlein-spam-filtresine-takildi/" target="_blank">filtreleme sürecini </a>ve 2 saat sonra <a title="Google haber sitelerine uyguladığı spam filtresini kaldırdı" href="https://sosyalmedya.co/google-haber-sitelerine-uyguladigi-spam-filtresini-kaldirdi/" target="_blank">kaldırıldığını</a> sizlerle paylaşmıştık. Peki bu filtreleme ( bazı kaynaklarda “Google Ban” olarak belirtilmiştir ama info:domain.com ve ya site:domain.com olarak arama yaptığımızda site değerlerinin var olduğunu gördüğümüzden bu duruma filtreleme dersek daha doğru olacaktır ) neden kaynaklandı ve bu sürece haber siteleri neden dahil oldu?<span id="more-100067"></span><br />
Aslında konuya girmeden önce “Keyword stuffing” terimini açıklamak gerek. Bu terim site içerisinde yer alan metinlerin ( anchor text ) hedeflenen ve trafik elde amaçlı üretilen anahtar kelimelerle doldurarak, kullanıcıları arama sonuçlarına yönlendirme işlemidir.</p>
<p><strong>Peki keyword stuffing işlemleri neden yapılıyor?</strong></p>
<p>Haber siteleri ,daha öncesinden blog yazımda yazdığım gibi, gerçekten buradaki trafik gücüne inanıyorlar. Buradaki temel amaç daha fazla trafik index değerine ulaşmak ve dolaylı yoldan hedeflenen web sitenin organik trafiklerini arttırmak. Ama burada unuttukları bir şey var. O da “Visibility”.</p>
<p>Milyonlarca indexlenmeye sahip olan bu siteler yeni arama hacmi düşük kelimeler ile keyword stuffing yöntemi ile içerikler üretirken görünürlük değerlerinin düştüklerinin malesef ki farkında değiller. Çünkü görünürlük terimi, var olan web sitenin arama motorlarındaki pozisyon aldıkları kelimelerin arama sıklıkları , arama hacimleri ve geri dönüşüm oranlarıyla hesaplan bir değerdir.</p>
<p>Dolaylı olarak günün trendini takip edip var olan bu trendin kelimelerini inceleyip ve bu kelimelerle içerik üretince anlık trafik değerleri yükselirken , bu kelimelerin trendleri düştüğü ve arama sıklıklıkları da eskisi kadar yüksek olmadığı için organik trafikleri artmasına rağmen görünürlük değerleri düşmektedir.</p>
<p>Görünürlük değerlerinin düşmelerinin temel nedenini ise arama motorlarında sıralamada olduğu kelimelerin dağılımlarından çok rahat bir şekilde anlamlandırabiliriz.<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100069" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/keyword.png" alt="keyword" width="609" height="201" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/keyword.png 609w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/keyword-300x99.png 300w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" /></p>
<p>Haber sitelerinden birinin taranan kelimelerdeki dağılım değerleri ve oranlarını yukarıdaki ve aşağıdaki örneklerden inceleyebiliriz.<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100070" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/organic-keyword.jpg" alt="organic-keyword" width="600" height="186" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/organic-keyword.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/organic-keyword-300x93.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Aynı haber sitesinin reklamlara yatırım yaptığı kelimelerin grafiği de aşağıdaki gibidir.<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100071" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/reklam.png" alt="reklam" width="600" height="180" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/reklam.png 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/reklam-300x90.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Bir başka örnek olarak yine büyük sitelerden birinin son 2 aydaki SEO görünürlük değerlerini aşağıda grafikten görebilirsiniz.<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100072" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/2-gunluk-gorunurluk.png" alt="2-gunluk-gorunurluk" width="608" height="162" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/2-gunluk-gorunurluk.png 608w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/2-gunluk-gorunurluk-300x79.png 300w" sizes="(max-width: 608px) 100vw, 608px" /></p>
<p><em>Kaynak : SearchMetrics – 09.11.2014 Tarama Verileri</em><br />
Aşağıdaki veri ise bir diğer 2 haber sitesinin son 2 aydaki SEO görünürlük değerlerini göstermektedir.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100075" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2-haber-sitesi.png" alt="son-2-ay-2-haber-sitesi" width="600" height="136" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2-haber-sitesi.png 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2-haber-sitesi-300x68.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100076" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2haber.png" alt="son-2-ay-2haber" width="600" height="147" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2haber.png 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/son-2-ay-2haber-300x73.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><em>Kaynak : SearchMetrics – 09.11.2014 Tarama Verileri</em></p>
<p>Peki bu dataları değerlendirdiğimiz ise son 2 ayda işlerin yolunda gitmediğini görmekteyiz. Dataları biraz daha detaylı olarak incelediğimiz de aslında filtreleme sinyallerin çok daha önceden geleceğini görmekteyiz.</p>
<p>Örneğin ilgili haber sitesinin arama hacmi en yüksek olan kelimelerdeki sıralamaları ve aldığı trafik indexlerine aşağıdan ulaşabiliriz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100077" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/arama-hacmi-en-yuksek-kelimeler.png" alt="arama-hacmi-en-yuksek-kelimeler" width="595" height="279" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/arama-hacmi-en-yuksek-kelimeler.png 595w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/arama-hacmi-en-yuksek-kelimeler-300x140.png 300w" sizes="(max-width: 595px) 100vw, 595px" /></p>
<p>İlk sayfadaki tıklama oranlarını da işin içine kattığımız zaman sıralamada yer alan haber sitelerin yaklaşık trafic index değerlerinin giderek düşüş yaşadığını görmekteyiz.</p>
<p>Bununla birlikte genel aramalardaki ortalama trafik kaynaklarını incelediğimizde ise çok daha ilginç datalar karşımıza çıkıyor. Aslında ilginç olmasının nedeni haber sitelerinin “reklam” üzerine fazla yönelmeden SEO visibility ve Social Visiibility değerleriyle birlikte trafik elde ederek hedeflenen seviyeye gelmesi ve burada “organik search” değerlerinin yüksek olduklarını bilmelerine rağmen organik arama sonuçlarında “keyword stuffing” işlemlerini uygulayarak yüksek oranda kendilerini riskli ortama atmaktadır ki dün gece bunu hep birlikte gördük.</p>
<p>Aşağıdaki örnekler bazı haber sitelerinin son 3 ayda ortalama trafik kaynaklarının değerlerini göstermektedir.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-100078" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/trafik-kaynagi.png" alt="trafik-kaynagi" width="600" height="363" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/trafik-kaynagi.png 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/09/trafik-kaynagi-300x181.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Yukarıdaki değerlere baktığımızda “Search” değerlerinin yüksek oranda olduğunu görmekteyiz. İlgili filtrelemeden ( <a href="https://support.google.com/webmasters/answer/35769?hl=tr&amp;ref_topic=6002025" target="_blank">Google Web Yönergelerini ihlal etmek</a> ) ne denli etkileneceklerini ve bunun genel trafiklerine ne kadar zarar vereceğinin yorumlarını sizlere bırakıyorum.<br />
Son olarak bu konuların buraya gelmesi için çok fazla örneklerle Google tarafına geri bildirilimlerde bulunuldu.Mesela <a href="http://whathappenedtoseointurkey.blogspot.com.tr/" target="_blank">What Happened to SEO in Turkey</a> blogu bunun için çok güzel bir örnektir. Eğer siz de bu tarz &#8220;keyword stuffing&#8221; yapan siteleri görürseniz Google’a <a href="https://www.google.com/webmasters/tools/spamreportform?hl=tr" target="_blank">geri bildirim</a> yapabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">100067</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Girişimciler için tavsiyeler [Bölüm 2]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/girisimciler-icin-tavsiyeler-ikinci-bolum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2014 10:05:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Tatar]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaşım Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=96148</guid>

					<description><![CDATA[Konun yazarımız Ozan Tatar, Girişimciler için tavsiyeler başlıklı yazının ikinci bölümünde; girişimciliğin gerçekçiliği, işe olan sevgi, kadın-erkek dengesi, iyimserlik ve paylaşım ekonomisinin önemine dikkat çekiyor. Keyifli okumalar...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sosyalmedya.co/girisimciler-icin-tavsiyeler-ilk-bolum/" target="_blank">Girişimciler İçin Tavsiyeler</a> başlıklı yazıma kaldığım yerden devam ediyorum:</p>
<p><strong>Gerçekçi Olun</strong></p>
<p>Büyük hedefleri gerçekleştirmeyi arzulamak oldukça değerli ama diğer taraftan gerçekçi olmakta fayda var. Girişimci olarak faaliyet gösterdiğiniz veya göstermeyi planladığınız alanda dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri çok iyi takip etmeniz şart. “Bu alanda faaliyet gösteren şirketler kârlı bir şekilde mi büyüyor? Yaşadıkları sıkıntılar neler? Nefesi kesilip yarıştan çekilmiş olanlar var mı? Varsa neden?” gibi kritik soruları sormakta ve bu soruların cevaplarını ciddi araştırmalarla bulmakta fayda var. “Peki biz bu şirketlerden farklı olarak ne yapacağız da aradan sıyrılacağız?” sorusunu kendinize sık sık soruyorsanız, işiniz hakkında rakamlarla konuşuyorsanız gerçekçisinizdir.</p>
<p><strong>Ekibinizde Çok Sayıda İyimser İnsan Olsun</strong></p>
<p>Şirketinizde birbirini tamamlayan kişilerin olması kadar ekipte iyimser insanların sayısının çok olması da önemlidir. İyimser insanlar çevrelerine pozitif enerji verirler ve şirketin genel ruh halini olumlu yönde etkileyerek başarıya giden yolda önemli bir katkı sağlarlar. Şunu unutmamak gerek ki, iyimser insanların şirketin genel ruh halini olumlu etkileyecek sayıda ve güçte olmaları kritiktir. Tabii her şeyin sizinle ve varsa diğer kurucu ortaklarla başladığını da unutmamak gerek.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-96150" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/optimism.jpg" alt="optimism" width="600" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/optimism.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/optimism-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Kadın-Erkek Dengesi</strong></p>
<p>Kadın ve erkeklerin iş yapış şekillerinin, kimi durumlarda düşünme yöntemlerinin farklı olduğu bir gerçek. Ayrıca şimdiye kadar gerek erkeklerin, gerekse de kadınların karşı cinsin olduğu ortamlarda daha özenli davrandığını gözlemledim. Bundan hareket ederek şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şirketinizin çalışan sayısı az bile olsa ekipte kadın ve erkek dengesini mümkün olduğunca gözetmek şirketin başarısı için önemli bir faktör.</p>
<p><strong>Paylaşım Ekonomisini Ne Kadar Önemsiyorsunuz?</strong></p>
<p>Paylaşım ekonomisinin (the sharing economy) birçok sektörü geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirmeye başladığını ve değiştirmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Geçenlerde WIRED’da yayınlanan “How Airbnb and Lyft Finally Got Americans to Trust Each Other” adlı makaleyi bu çerçevede okumakta fayda var. Bu makaleden sizinle şu çarpıcı cümleleri paylaşmak istiyorum:</p>
<p>“En değerli varlıklarımızı, kişisel deneyimlerimizi ve kendi yaşamlarımızı bize tamamen yabancı olan kişilere emanet ediyoruz. Bu süreçte ise, internet aracılığıyla kurulan yakınlıkta yepyeni bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca ekonomik bir atılım değil. Aynı zamanda bir dizi karmaşık mekanizma ve algoritmaya ek olarak çok iyi düzenlenmiş bir ödül ve ceza sisteminin tetiklediği kültürel bir ilerleme. eBay&#8217;in öncülüğünü üstlendiği kişiler arası bir pazaryerine geçişte radikal bir adım: Kendi türümüze, insanlara güvenmemizi sağlayacak ve bizi bu konuda cesaretlendirecek bir dizi dijital araç&#8230;”</p>
<p>Peki, siz işinizi kurgularken veya geliştirirken paylaşım ekonomisini dikkate alıyor musunuz? Bu dönüşümün içinde yapacağınız işlerde ne kadar aktif olacaksınız?</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-96151" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/disc.jpg" alt="disc" width="600" height="301" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/disc.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/disc-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Yaptığınız İşi Aklınızla ve Kalbinizle Sevin</strong></p>
<p>Girişiminizi sadece kalbinizle sevmeyin, aklınızla da sevin. Baktınız işler planladığınız gibi gitmiyor, kimi iç ve dış faktörler ileri gitmenizi, işinizi büyütmenizi engelliyor. O zaman aklınızla hareket edip bu ilişkiyi sonlandırın. Bu yaşadıklarınız, sizin sonraki projelerinizde, girişimlerinizde başarısız olacağınız anlamına gelmez. Girişimcilik tarihinin tozlu sayfalarını karıştırırsanız nice benzer hikâyeye rastlarsınız. Bırakın bir sayfa da siz eklemiş olun&#8230; Yaptığınız çıkarımlarla, öğrendiklerinizle yeni denizlere, umutla yelken açın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">96148</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İK&#8217;cının teknoloji ile dansı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ikcinin-teknoloji-ile-dansi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2014 14:39:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[İK]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İpek Aral]]></category>
		<category><![CDATA[Kaynağım İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=95839</guid>

					<description><![CDATA[Yıl 1992;

Ben çalışma hayatına 1991 yılında Türkiye'nin önde gelen bir mimarlık ofisinde Ankara'da başladım. Mimar olarak değil elbette. Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci kimliğimle. O yıllarda bilgisayar nedir biliyorduk ama internet daha ortalarda yoktu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Size gerçek bir hayat hikayesi anlatarak bir kaç soru sormak istiyorum.</p>
<p><strong>Yıl 1992;</strong></p>
<p>Ben çalışma hayatına 1991 yılında Türkiye&#8217;nin önde gelen bir mimarlık ofisinde Ankara&#8217;da başladım. Mimar olarak değil elbette. Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci kimliğimle. O yıllarda bilgisayar nedir biliyorduk ama internet daha ortalarda yoktu.</p>
<p>Derken bir gün ofiste Almanya ile bir yazışma etabı yaşanması gerekti. Olayın çok içinde olmamakla birlikte yazılan rapor formatındaki mektubu çok iyi hatırlıyorum. Mektup için gerekli analiz verilerinin toparlanması, mektubun yazılması, pulunun yapıştırılması, postaya verilmesi 15 gün, Almanya&#8217;ya ulaşması ise yaklaşık 1 ayı almıştı. Almanya&#8217;dan gelecek cevabın da benzer bir akışa tabi olduğunu düşünürseniz, iki taraf arasındaki yazışma üç aşağı, beş yukarı 3 ay sürdü diyebiliriz. Bu üç aylık periyodun ikinci yarısında biz ofisçe &#8220;bakalım cevap ne gelecek?&#8221; diye oturup beklemiştik.</p>
<p>Şimdi sizden yazdığım süreci iş verimliliği ve insan etkinliği bakımından düşünmenizi istiyorum.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-large wp-image-95844" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/comp-600x300.jpg" alt="Bilgisayar" width="600" height="300" /></p>
<p><strong>Yıl 2002;</strong></p>
<p>Artık İstanbul&#8217;dayım. Büyük bir toplulukta İK yöneticisi olarak çalışıyorum.</p>
<p>Derken bir gün ofiste, bilgisayarımın başında otururken posta kuyuma Almanya ile yazışmam gereken bir e-posta geldi. Outlook&#8217;da yeni bir posta iletisine, ERP&#8217;den çektiğim raporu ekleyerek İngilizce mesajımı yazdım ve &#8216;gönder&#8217;e tıkladım. Mesaj karşı taraftan acilen beklendiği için büyük ihtimalle bir iki dakika içinde Almanya mesajımı okudu. Kendi verilerini ERP sisteminden çekti ve cevabını bana gönderdi. Bu süreç en fazla 30 dakikamızı aldı.</p>
<p>Sizce bu manzarayı &#8220;internet, iş verimliliği ve insan etkinliğinde farkını gösterdi&#8221; diye özetleyebilir miyiz?</p>
<p><strong>Yıl 2012;</strong></p>
<p>Halen İstanbul&#8217;dayım. Artık iş hayatıma İK proje danışmanı olarak devam etmekteyim.</p>
<p>Derken bir gün İstiklal Caddesi&#8217;nde yürürken Almanya&#8217;dan bir mesaj geldi. Cep telefonumdan mesajı okudum. Yürüme tempomu biraz düşürerek mesaja hızlıca cevap yazdım. Almanya&#8217;nın istediği raporu içeren bir diğer mesajı da karşı tarafa yönlendirdim. Sanırım bütün süreç yaklaşık 4-5 dakikamı aldı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95843" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/julie.jpg" alt="Google Glass ile iş görüşmesi" width="500" height="279" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/julie.jpg 500w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/julie-300x167.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Peki, mobil teknolojilerin iş süreçleri ve insan etkinliğine kattıkları hakkında ne düşünüyorsunuz?</p>
<p><strong>Yıl 2022;</strong></p>
<p>1992&#8217;den 2012&#8217;ye geçen 20 yıllık dönemdeki değişimi bu süreci birebir yaşamış bir kişiden okudunuz.</p>
<p>Şimdi size soruyorum, takvimler 2022&#8217;yi gösterdiğinde ben Almanya ile nasıl ve ne kadar sürede iletişim kuracağım?</p>
<p>Bir düşünün, önerilerinizi de lütfen bana (ipek@kaynagiminsan.com) yazın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">95839</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Cloud’un geleceğinde bireysel güvenlik</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/cloud-geleceginde-guvenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2014 11:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=95604</guid>

					<description><![CDATA[Gün geçtikçe artan bilgi ve işlem yoğunluğu nedeniyle günümüzde oldukça popular hale gelen Cloud teknolojiler, birçok alanda yaygınlaşmakta ve yeni bir kullanıcı deneyimi sunmakta.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1950’lerin başında konuşulmaya başlanan Cloud teknolojisi, ilk olarak akademilerde kullanılmış ve bilgisayarlardan daha iyi verimi almak için tek bir merkezi bilgisayar üzerinden işlem yapılması amacıyla merkeze bağlanan istemciler üzerinden oluşturulmuştur.</p>
<p>Günümüzde ise bu teknoloji hızlı ve anlık veri paylaşımından, kurumsal sistemlere kadar birçok yapıda yeni nesil bir yazılım tasarım mimarisi olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Gün geçtikçe artan bilgi ve işlem yoğunluğu nedeniyle günümüzde oldukça popular hale gelen Cloud teknolojiler, birçok alanda yaygınlaşmakta ve yeni bir kullanıcı deneyimi sunmakta.</p>
<p>Önümüzdeki 10 yıllık dilim içerisinde, sıklıkla kullandığımız cep telefonları ve mobil cihazların uzak sunuculardan very çekimi ile çalışacak olması beklenen bir teknolojik gelişme.</p>
<p>Akıllı telefonlar üzerinde giderek artan kullanım yoğunluğu ve uygulama yükleme sayısı nedeniyle; cep telefonlarında oyun oynamak için farklı sunucuya, ofis/döküman ihtiyaçları için farklı sunucuya bağlanacağımız günler yakında. Böylece telefonlarımıza büyük boyutlu uygulamalar yüklemek yerine, aynı uygulamaların daha küçük boyutlu arayüzlerini yükleyip Cloud üzerinden hizmet alıyor olacağız.</p>
<p>Böylece üreticiler dağıtık mimariyle hizmet vermek ve her ucun güvenliği tek tek sağlamak gibi maliyetlerden kurtulurken, biz son kullanıcılar daha çok şüphe duymaya başlayacağız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95606" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/cloud-tech.jpg" alt="Cloud" width="600" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/cloud-tech.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/cloud-tech-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Şu an kurumsal tarafta Cloud teknolojilerinin kullanılmasıyla başlayan güvenlik endişelerinin ve sorunlarının, kurumlardan çıkarak bireylere yansıması demek. Şu an hepimizin cebinde yer alan akıllı telefonlarımızda bilginin Cloud üzerine tanışmasıyla, güvenlik alanında yeni bir tartışma daha başlayacak.</p>
<p>blueJacking, blueSnarfing, and blueBugging gibi mazide kalan kavramları Cloud’un etkisiyle güncel açılardan tekrar duymaya başlayacağız.</p>
<p>Bu açıdan bakıldığında yaşadığımız süreçte şirketler için maliyet optimizasyonu sunan Cloud teknolojisinin, son kullanıcılar için güvenlik zaafiyetleri doğuracağı yönündeki kaygıları görmemek imkansız.</p>
<p>Bakalım Cloud’un geleceği biz son kullanıcılar için ne getirecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">95604</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aranan sosyete güzelleri bulundu mu?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/aranan-sosyete-guzelleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jun 2014 12:17:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Arama Motoru Optimizasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[SEO]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Stratejisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=95389</guid>

					<description><![CDATA[Hayır yanlış okumuyorsunuz ve hayır sosyalmedya.co sayfa gösterim sayısını artırmak için magazin haberciliği yapmaya başlamadı. Az sonra -umuyorum- okuyacağınız yazının, basında neden yer aldığını bir türlü anlayamadığım Eda Taşpınar ile hiç bir ilgisi yok. Bu yazı tamamen "sosyete", yani topluluk ve "arayışlarla" ilgili.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkıcı olmak pahasına yazıya &#8220;eğer bir ürün veya hizmet satmaya çalışıyorsanız ve özellikle de işiniz İnternet&#8217;teyse sosyal medya dinamiklerini yakından takip etmelisiniz&#8221; cümlesini kurarak başlamak zorundayım. Çünkü: &#8220;Sosyal medya pazarlaması&#8221;, mevcut ve potansiyel müşterilerinizle iletişim kanalı olması, markanız hakkında söylenenleri duymanız, hedef müşteriler arasında özelleşmiş topluluklar yaratmanız gibi bir çok amaca hizmet ediyor. Ancak bugün bu konular yerine, sosyal medyanın arama motoru pazarlaması ile ilişkisine dair fikirlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong>Ne arayacağımızı biliyorsak, aramaktan çekinmiyoruz&#8230;</strong></p>
<p>Dünyanın en büyük dijital pazar araştırma ve raporlama şirketlerinden biri olan ComScore&#8217;a göre aydan aya az farkla değişmekle birlikte Türk internet kullanıcısının yaklaşık %96&#8217;sı Google kullanıcısı. Öyle ki, &#8220;Facebook&#8221;a giriş yapmak için adres çubuğuna &#8220;facebook.com&#8221; yazmak yerine, &#8220;facebook&#8221; diye arama yaparak giriş sayfasına ulaştığımız oluyor. Ya da benim gibi hafızası zayıf bir insansanız ve biraz da şaşkın; internetiniz kesildiğinde ilgili servis sağlayıcınızı aramak için refleks olarak yaptığınız ilk şey arama kutucuğuna &#8220;xxx telefon numarası&#8221; yazmak oluyor. Hal böyleyken her ay milyonlarca arama yapılması şaşırtıcı olmaktan çıkıyor. Ama varlığından haberdar olmadığınız bir şeyi aramanız tabii ki mümkün olmuyor. İşte sosyal medya tam da bu noktada oldukça kritik bir rol oynuyor.</p>
<p>Diyelim ki bir turizm şirketisiniz ve &#8220;İtalya turları&#8221; iyi satabildiğiniz bir turunuz. Ancak kimse Kamboçya turunuzu merak etmiyor. Mesafe, bütçe, zaman gibi engelleri yadsımıyorum ancak bu ilgisizliğin önemli bir nedeninin de bilgisizlik olduğunu söylemek çok yanlış olmayacaktır. İşte böyle bir durumda, sosyal platformlardaki içeriğinizi kuvvetlendirerek kullanıcılarınıza yeni destinasyonlar tanıtmak sizin için biçilmiş bir kaftan olabilir. Instagram&#8217;da paylaşacağınız &#8220;ayyy ne güzelmiş&#8221; dedirtecek bir fotoğraf, Facebook&#8217;ta o destinasyonla ilgili ilginç bir bilgi, Twitter&#8217;da harekete geçirecek bir hashtag ile kullanıcıların ilgisini pekala çekebilirsiniz.</p>
<p>Örneği biraz daha somutlaştıralım ve bu sefer moda sektörüne gidelim: TV reklamlarının yatsınamaz etkisinin yanı sıra Murat Boz&#8217;un kendi Instagram&#8217;ından, reklamlarda oynadığı marka için yaptığı paylaşımla aynı gün marka aramalarının artması sadece &#8220;Allah&#8217;ın bir hikmeti&#8221; olamaz sanıyorum.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95390" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/facebook1.jpg" alt="Murat Boz örneği" width="600" height="360" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/facebook1.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/facebook1-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Ne yapmalı, ne etmeli?</strong></p>
<p>Yüksek ihtimal zaten bildiğiniz, sosyal medyanın arama üzerindeki etkisini ufak iki örnekle pekiştirdikten sonra gelelim asıl soruya: Bu etkiden nasıl faydalanmalı? Tüm doğru cevapların bende olduğunu söyleyecek kadar ahmak değilim, ama bildiklerimi sizinle paylaşayım:</p>
<p><strong>1- Sosyal medya konuşuyor, dinlemekte fayda var</strong></p>
<p>Kullanıcılar artık, &#8220;en iyi fiyat&#8221;, &#8220;en über servis&#8221;, &#8220;en fantastik deneyim&#8221; gibi, benim gibi bir kaç kişinin masa başında yazdığı cümleciklere itimat etmekle yetinmiyor. Sosyal çevrelerinden bilgi hatta mümkünse bir belge istiyorlar. Örneğin, <a href="http://www.consumerbarometer.com/" target="_blank">ConsumerBarometer</a> raporuna göre, satın alma aşamasına sadece çevrimiçi olarak başlayan %52&#8217;lik kullanıcı kitlesi için 4. en büyük araştırma aracı sosyal ağlar. Bu yüzden, arama motoru reklamlarınızı oluştururken &#8220;anlatmak istediğinizi&#8221;, &#8220;duymak istedikleriyle&#8221; harmanlamazsanız, reklamınız en iyi ihtimalle &#8220;inandırıcılıktan uzak&#8221; olacaktır.</p>
<p><strong>2- Zaten kullandığınız bazı araçları şimdi daha farklı kullanın</strong></p>
<p>Google Alerts, Topsy, Radian6 gibi yüksek ihtimalle zaten kullandığınız sosyal medya takip araçlarından aldığınız sonuçları arama motoru stratejilerinizi ve reklamlarınızı belirlemek için kullanabilirsiniz. Örneğin bir çok marka, dönüşüm yaratacağına inandığı kelimeleri satın alır ve bu noktada hatırı sayılır optimizasyonlar yapar. Ancak, çok azı &#8220;şikayet&#8221; kelimesini sahiplenir. Oysa şikayetleri yönetebildiğiniz noktada daha &#8220;memnun&#8221; kullanıcılar kazanacağınız aşikardır. Bu noktada, &#8221; xx markası şikayet&#8221; gibi kelimeleri de satın alır ve sosyal medyada gözlediğiniz şikayetlere cevap verecek metinler tasarlarsanız, gitmek üzere olan veya sizden şüphe duyan bir kullanıcıyı tekrar kazanmanız mümkün olacaktır. Belirli bir bütçe doğrultusunda ilerlendiği için, bu stratejiyi her zaman uygulamak mümkün olmayabilir. Ancak, sosyal medyada çokca konuşulmaya başlanan bir problem tespit ettiğinizde, arama motoru reklamları imdadınıza koşacaktır.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95391" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/arama.jpg" alt="Arama" width="600" height="343" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/arama.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/arama-300x171.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>3- Google+&#8217;ı es geçmeyin</strong></p>
<p>Bugüne kadar bir çok markadan haklılık payı olan şu soruyu duydum: &#8220;Peki ama, Google+ Türkiye&#8217;de kullanılıyor mu ki?&#8221; Dürüst cevap vereyim, beklendiği kadar değil. Ama arama motoru pazarlaması için Google+ eklentilerini kullanmamınızı tavsiye etmemizin birincil nedeni de zaten bu değil. Bu öneriyi bıkıp usanmadan sunuyoruz çünkü Google+ eklentileri:</p>
<ul>
<li>Sosyal &#8220;onaylama&#8221; sağlar, markanızın başkaları tarafından onaylandığının gösterilmesi güveni ve dolayısıyla satın alma ihtimalini artırır.</li>
<li>Daha kişiselleşmiş sonuçlar göstererek tıklama oranları artırır</li>
<li>Reklamlarınıza bir satır daha ekleyerek, kapladığın alanı ve görünürlüğünüzü artırır.</li>
<li>Arama motoru optimizasyonu (SEO) açısından linklerin önemi küçümsemeyin</li>
</ul>
<p>Sosyal medya kanallarında yapacağınız iletişim, üreteceğiniz içerik doğru teknik iyileştirmelerin yapılmasıyla birlikte, sitenize azımsanmayacak derecede trafik sağlayacaktır. Ayrıca, konuşalan bir marka/ürün aldığı bu &#8220;referanslar&#8221; sayesinde arama yapıldığında üst sıralarda yer alacak ve SEO görünürlüğünüzü artıracaktır.</p>
<p><strong>4- Arama motoru optimizasyonu (SEO) açısından linklerin önemini küçümsemeyin</strong></p>
<p>Sosyal medya kanallarında yapacağınız iletişim, üreteceğiniz içerik doğru teknik iyileştirmelerin yapılmasıyla birlikte, sitenize azımsanmayacak derecede trafik sağlayacaktır. Ayrıca konuşulan bir marka/ürün aldığı bu &#8220;referanslar&#8221; sayesinde arama yapıldığında üst sıralarda yer alacak ve SEO görünürlüğünüzü artıracaktır.</p>
<p><strong>5- Arama motoru pazarlaması aktivitelerini sosyal medya stratejinizi belirlerken kullanın</strong></p>
<p>Google AdWords&#8217;un ekstra maliyete yol açmadan sunduğu &#8220;Kelime Planlayıcısı&#8221;ndan faylanadarak, kullanıcıların hangi konularda araştırma yaptığını saptayabilir ve sosyal medya iletişiminizde bu noktalara değinebilirsiniz. Yazının başındaki turizm acentesi örneğine geri dönelim: Çoğu pazarlamacının öngöreceği gibi &#8220;fiyat&#8221; unsuru en önemlilerden biri. Şimdi varsayın ki &#8220;Kelime Planlayıcısı&#8221; size, insanlar aynı zamanda &#8220;Almanya&#8217;ya vize ne zaman çıkar&#8221; şeklinde arama yaptığını işaret ediyor. Onlar henüz sormadan bu içeriğe Facebook sayfanızda yer vermek sizce de güzel olmaz mı?</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95392" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/flypgs.jpg" alt="Flypgs" width="600" height="364" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/flypgs.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/flypgs-300x182.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>6- Sadece sitenizi değil, tüm çevrimiçi varlıklarınızı optimize edin</strong></p>
<p>Özellikle son iki yıldır, SEO&#8217;nun ülkemizde değer kazanmasıyla birlikte &#8220;site içi optimizasyon&#8221; toplantılarda sözünü ettirir oldu. Hem zaman hem parasal yatırım gerektiren bu iyileştirmeleri yaparken sadece kendi sitenizde değil, pekala Facebook, Twitter ve diğer sosyal platformlarda da site içi (on-site) iyileştirmeler yapabilirsiniz. Bu sayede daha görünür olur ve daha çok kullanıcıya dokunma noktalarını çoğaltabilirsiniz. Her hangi bir siteye giriş yapmamışken (log-in değilken) Google Chrome&#8217;un SEO Site Title aracı gibi araçları kullanarak sosyal görünümünüzün nasıl olduğu kontrol edebilir ve hesaplarını buna göre optimize edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Bütçe ve zaman kısıtlıysa doğru çözüm ne?</strong></p>
<p>&#8220;Bütün bu anlattıkların iyi hoş ama bizde bunları yapacak ne ekip ne de bütçe var. Ne yapmalı?&#8221; diye aklınızdan geçirebilirsiniz. Kabul edeyim; oldukça zor bir soru. Ama sanıyorum bu durumda benim nacizane tavsiyem, satışımı internetten yapıyorsam arama motoru pazarlamasına, fiziksel mağazalar ciromda önemli rol oynuyorsa sosyal medya pazarlamasına ağırlık vermek olur. İki pazarlama aracının birbirine olan etkisi yatsınmayacak düzeyde olduğu için ise hangisi ile başlamayı tercih ettiysem diğerini &#8220;yapılacaklar listesininin&#8221; en başına koymak, uzun dönemli başarı için kritik olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">95389</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çalışan sayınızın fazla olması, sosyal medyada olmamanızı gerektirmez</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medyada-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2014 14:42:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=95329</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de halen sosyal medyada olmanın faydalı mı yoksa tehlikeli mi olduğunu düşünen bir çok marka var. Özellikle fazla sayıda çalışana sahip şirketler, sosyal medyanın bir güç olmasından ziyade ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyorlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar, çalıştıkları yerden ayrıldıklarında, eski iş yeri ile kendileri arasına bir mesafe koyarlar. Çevresel sebeplerin de etkisiyle arkadaş ortamında eski iş yerlerini eleştiriler, bütçesel olarak diğer şirketler ve olanaklarla karşılaştırırlar ve sonuç olarak bu konuların sosyal medyada konuşulma ihtimali bile eski iş yeri için çok kritik bir rol oynar.</p>
<p>Ama unutulmamalıdır ki, kurumsal dünyada hataların yapılması yeni bir durum değildir ve sosyal medyada olsanız da olmasanız da krize dönüşecek kadar elzem hatalar sonunda bir şekilde “büyüyecektir”. Sosyal medya ise aksine bu haberler karşısında cevap verebilmenizi ve bu tip krizlerde sizi daha da sahiplenen kullanıcılar oluşturmanızı sağlayacaktır. Kulağa biraz garip gelmiyor mu? İlginç bir şekilde son dönemde yapılan araştırmalar olumsuz içeriklerin markaları korkutacak kadar kötü olmadığını gösteriyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95331" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/sosyal-medya.jpg" alt="Sosyal medya" width="600" height="450" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/sosyal-medya.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/sosyal-medya-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Örneğin Twitter’da markalar hakkında bir çok olumsuz eleştiriye ve skandal olabilecek konulara maruz kalıyoruz, buna rağmen bir çoğu umurumuzda dahi olmuyor. Northwestern Üniversitesi&#8217;nin araştırmalarının yer aldığı <a href="http://insight.kellogg.northwestern.edu/" target="_blank">KelloggInsight</a> blogunda yayınladığı bir <a href="http://insight.kellogg.northwestern.edu/article/leave_my_brand_alone/" target="_blank">araştırma</a> sonuçları işte tam da bu konuyu anlatıyor. Ne oluyor da bizi etkilemesi gereken haberler umrumuzda olmuyor? Ve hatta ne oluyor da skandal bir içerikle karşılaşsak bile markadan uzaklaşmamız gerekirken kimi zaman daha fazla sahiplenebiliyoruz?</p>
<p>Araştırma kapsamında psikologlar ve sosyologlar insanların hayatlarındaki objeler ve diğer insanlar ile nasıl bir bağ oluşturduklarını, bunlara karşı davranış eğilimini detaylı bir şekilde incelemişler. Büyüdüğümüz ev, çok sevdiğimiz, yanımızdan ayırmadığımız yastığımız ya da ne yaparsa yapsın yine de çok sevdiğimiz kız kardeşimiz. Zaman içerisinde hepsi ile aramızda duygusal bir bağ oluşturduğumuz için bizde vazgeçilmez bir yer edindikleri ve bizim bir parçamız konumuna geldikleri gözlemlenmiş.</p>
<p>Bunun yanı sıra konu markalara geldiğinde ise Facebook ve Starbucks markaları üzerinden yapılan deneyde kişilerin bloglarda, sosyal medyada bu markalara ait (markaların ürünlerine değil) bir çok olumsuz içerikle karşılaşmalarına rağmen ‘Markanın bu konudan haberi yoktur.’, ‘Emin ol öyle olması gerekmiştir.’, ‘Rakiplerin çıkardığı fasa fiso haberler işte..’ gibi cevaplar verdikleri görülmüş. Kişilerin markaları savunduğu hatta olumsuz içerikler karşısında sahiplenme eğilimlerinin arttığı ise ilgi çeken sonuçlardan bazıları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-95335" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/social-media.jpg" alt="Facebook" width="600" height="278" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/social-media.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/06/social-media-300x139.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Kız kardeşine ve kendi parçası olarak sahiplendiği bir objeye / kişiye karşı olumsuz davranış sergilendiğinde insanların tutumları ne oluyorsa, markalar hakkında olumsuz bir içerik gördüklerinde de aynı sahiplenme duygusu ile aynı şiddette tepkiler veriyorlar.</p>
<p>Kendi parçamız kadar sahiplendiğimiz bir objeyi veya kişiyi sonuna kadar savunmamız normalken asıl soru bir markayı, soyut ve kurumsal bir konsept olmasına rağmen, nasıl kendi parçamız olarak görebiliyoruz? Markalar ne yapıyor da ürünlerinin önüne geçebiliyor, kişinin bir parçası olabiliyor?</p>
<p>Bu soruların cevapları hala araştırılırken, konusu geçen araştırmadan çıkarılan en temel sonuç markanın sahiplenme duygusunun gücü ile olumsuz içeriğin çokça bulunduğu sosyal medya ortamında dengelerin değiştirebileceği yönünde. Tek yapılması gereken çalışanların ve hedef kitlenin bir parçası haline gelmek…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">95329</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyada içerikle farklılaşmak</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medyada-icerikle-farklilasmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2014 14:16:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=94682</guid>

					<description><![CDATA[Dışarıdan bakıldığında “sosyal medya işi” çok kolay görünebilir. “Bütün gün Facebook, Twitter, sizinki de iş haa” diyenlerle hayatta mutlaka bir kez karşılaşmışsınızdır. Her işte olduğu gibi, sosyal medya işinde de zorluklar elbet var. Bunların belki de en zoru içerik üretimi. Sosyal medyanın merkezinde içerik var. İçeriğiniz yoksa, platformda var olmanızın bir anlamı kalmıyor. İçerik dediğimiz şey de metin, fotoğraf, video gibi araçlar olabiliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın merkezinde içerik var. İçeriğiniz yoksa, platformda var olmanızın bir anlamı kalmıyor. İçerik dediğimiz şey de metin, fotoğraf, video gibi araçlar olabiliyor.</p>
<p>Bundan birkaç sene öncesine kadar topluluk büyütmek ve “like yarışına” girmek vardı. Şimdi pek çok marka topladığı milyon beğenen sayılarıyla ne yapacağını düşünür halde, alternatif stratejiler arıyor. Doğrusu da bu. Topluluk büyütmek bir noktada gerekli zira platformda sizi yalnız bırakmayanlar o kullanıcılar.</p>
<p>Topluluk oluştuktan sonra da Türkiye’de sosyal medyanın kangreni haline gelen bazı içerik türleri türedi. Bazı örnekler:</p>
<p>Günaydın!</p>
<p>İyi pazarlar!</p>
<p>Hafta sonu ne yapıyorsunuz?</p>
<p>Sevgilinizle/annenizle/babanızla bir anınızı bizimle paylaşın!</p>
<p>(&#8230;), hemen kazanma şansı yakalayın!</p>
<p>Sizin favoriniz hangisi?</p>
<p>Boşluğu doldurun!</p>
<p>Yukarıda okuduklarınızdan en az ikisini muhakkak siz de yapmışsınızdır. Evet, çünkü çoğumuz bunu yaptık. Çünkü belli bir dönem “çalışan içerik” dediğimiz, etkileşim artırıcı ve toplulukla konuşmamızı sağlayan içerik örnekleri bunlardı. Galiba çoğumuz içerikleri Arap Faik’ten <a href="http://alierkurt.com/arap-faik/">alıyorduk</a>.</p>
<p>Fakat sosyal medya, doğası gereği hıza ve trendlere uymaya açık bir alan olduğu için, yukarıdaki içerik türlerini bir kenara bırakmak ve daha kreatif içerikler üretmek zorunlu hale geldi. Çünkü bir anlamda sosyal medya içerikleri aslında birer <a href="http://alierkurt.com/icerik-basin-ilani/">basın ilanıydı</a>. Üzerine düşünülmesi gereken, kreatif sınırları zorlamamız gereken bir durumdaydık.</p>
<p>Tabii ki her içerik kreatif olacak diye bir zorunluluk yok. Bu hem zaman hem emek açısından da biraz zor. Zira aylık içerik planının tamamına kreatif içerik koymanın zorluğunu tahmin edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/05/Content-Marketing.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-94699" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/05/Content-Marketing.jpg" alt="İçerik Pazarlaması" width="600" height="467" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/05/Content-Marketing.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/05/Content-Marketing-300x233.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>Peki ne yapmak gerek?</strong></p>
<p><strong>Trend takibini unutmayın.</strong> “Dünyada bu iş nasıl yapılıyor?” diye internetin altını üstüne getirin. İçerik diyince akla ilk önce hep Oreo gelir. Nedenini bilmiyorsanız araştırın.</p>
<p><strong>Eski usul içeriklerde tekrara düşmeyin.</strong> Her Cuma hafta sonu içeriğiniz, her sabah günaydın içeriğiniz varsa, bu içeriklerde nasıl farklılaşacağınızı düşünün.</p>
<p><strong>İçerik konseptleri üretin.</strong> Konseptler sayesinde altını daha kolay doldurabileceğiniz başlıklarınız olur.</p>
<p><strong>Analiz yapın.</strong> Bir önceki planda yüksek etkileşim alıp yayılan içerikleri, türlerini tespit edin. Sonraki planda da benzer içeriklere yer verin.</p>
<p><strong>Sosyal medya işinin (diğer her işte olduğu gibi) ciddi emek ve ilgi gerektirdiğini unutmayın.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">94682</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Okullarda Neden İş İlkeleri Kadar Sosyal Medya İlkeleri De Olmalı?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/okullarda-neden-is-ilkeleri-kadar-sosyal-medya-ilkeleri-de-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Aug 2013 10:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Quigley]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter Facebook]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=69115</guid>

					<description><![CDATA[Student Enrichment Services’in açıkladığı rapora göre lise son sınıf öğrencilerinin %93’nün Facebook hesabı var. Aynı öğrenciler okulu bitirip üniversiteye veya iş hayatına geçtiğinde – yani zaman ilerlediğinde – bu rakamın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>Anthony Quigley, Kurucu ve Yönetici <a href="http://digitalmarketinginstitute.ie" target="_blank">@Digital Marketing Institute</a></i><i>, Digital Marketing Evangelist ve Girişimci, Danışman</i></p>
<p><strong>Okullar neden değişime ayak uydurma konusunda yavaş kalıyor?</strong></p>
<p><a href="http://www.studentenrichment.ie/">Student Enrichment Services</a>’in açıkladığı rapora göre lise son sınıf öğrencilerinin %93’nün Facebook hesabı var. Aynı öğrenciler okulu bitirip üniversiteye veya iş hayatına geçtiğinde – yani zaman ilerlediğinde – bu rakamın %100 olduğunu/olacağını tahmin ediyorum. <a href="https://sosyalmedya.co/twitter" target="_blank">Twitter</a> kullanımı da bir o kadar yükselişte. Raporun ortaya çıkardığı bir diğer konu ise “sosyal zorbalığın’ da bir o kadar artış gösterdiği yönünde.</p>
<p>Peki o zaman soru şu: Okullar neden iş/etik ilkeleri gibi Sosyal Medya İlkeleri de koymuyor, belirlemiyor? Okullar neden yasaklamak ya da erişimi zorlaştırmak yerine çocuklara sosyal medyayı ve sosyal ağları onların gelişimine katkı sağlayacak şekilde nasıl kullanacaklarını öğretmiyor?</p>
<figure id="attachment_69125" aria-describedby="caption-attachment-69125" style="width: 186px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-69125" alt="Anthony Quigley" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/08/aquigley.jpg" width="186" height="195" /><figcaption id="caption-attachment-69125" class="wp-caption-text">Anthony Quigley, Kurucu ve Yönetici @Digital Marketing Institute</figcaption></figure>
<p>Geçen sene de buna benzer bir makale yazmıştım: <a href="http://digitalmarketinginstitute.ie/blog/training-3/who-s-educating-the-educators" target="_blank"><b>Eğitimcileri  kim  eğitiyor?</b></a> Burada, hayata geçirmesi son derece kolay olan 5 adımlık bir aksiyon planı da vardı. Bunu 2012 Mayıs ayında önermişim. 15 ay sonra aynı konuya tekrar değiniyorum ne yazık ki.</p>
<p>Kendimi eğitimcilerin/öğretmenlerin yerine koyuyorum ve Google’da hızlı bir arama yapıyorum: &#8220;Okullar için Facebook İlkeleri&#8221; ve &#8220;Okullarda sosyal ağ oluşturma&#8221;. Birkaç tane kaynağa rastlasam da yine de eğitimciler için pratik bulunabilecek bir  kaynağa ulaşamadım.</p>
<p>Daha sonra da İrlanda Eğitim Daire Başkanlığı sitesine bakıyorum. Orada da pek yararlı bir bilgi yok.</p>
<p>Eğitimci ya da ebeveyn olun, bu konuda bir açıklık söz konusu olduğu kesin.</p>
<p>Elimizde olan en iyi şey Facebook’un İrlanda Eğitim Daire Başkanlığı ile Temmuz ayında yaptığı bir toplantı. Amaç  okullardaki sosyal medya zorbalığını ele almak. Anahtar kelimeler ise “Yapıcı ve Pozitif olmak”.</p>
<p>Bu çok da zor değil. Sadece bu konuda duyarlı bir grup insanın bu fikirleri gerçekleştirmesi gerek. Sürekli ve büyük toplantılara da gerek yok.</p>
<p>Okulun yapması gereken şeyler sadece şunlar:</p>
<ul>
<li>Resmi bir ‘Prosedür ve İlkeler’ Şablonu</li>
<li>Eğitimciler için bir <a href="https://sosyalmedya.co/egitim" target="_blank">eğitim</a> programları. Bu sayede eğitimciler sosyal medyanın okullarda kullanımı ile ilgili bilgi ve eğitim sahibi olabilirler.</li>
<li>Öğrenciler için sosyal siteleri pozitif anlamda ve saygılı bir şekilde kullanıma yönelik eğitim programları.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak da şu soru gündeme geliyor: Devletin illa bu konuyu dikte eder şekilde ele alması gerekiyor mu? Yoksa öğrencilerin ve öğretmenlerin (bu konudan en çok etkilenen kesimler olarak) birlikte bir eğitim ve kullanım standartı oluşturması yeterli mi?</p>
<p><b><i>Çeviren: Fulya ÇİMEN</i></b></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">69115</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İçerik Pazarlaması: Markanızı Büyütmek ve Talep Yaratmak İçin 5 Temel Strateji</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-bes-temel-strateji/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-bes-temel-strateji/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2013 10:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçerik Pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Lee Fredericksen]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Talep]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Strateji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=66779</guid>

					<description><![CDATA[İçerik pazarlaması, pazarlama içinde en önemli silahlardan biri haline geldi. Her silah gibi içerik de, bu silahı kullanan kişi tarafından nasıl kullanacağı biliniyorsa faydalıdır. Artık hepimiz biliyoruz ki markamızı büyütmek ve potansiyel...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i><a href="http://www.linkedin.com/in/leefrederiksen" target="_blank">Lee Fredericksen</a>, Hinge Marketing Yönetici Ortak &amp; Stratejist ve Gelişim Uzmanı</i></p>
<p>İçerik pazarlaması, pazarlama içinde en önemli silahlardan biri haline geldi. Her silah gibi içerik de, bu silahı kullanan kişi tarafından nasıl kullanacağı biliniyorsa faydalıdır. Artık hepimiz biliyoruz ki markamızı büyütmek ve potansiyel müşterileri edinmek/talep yaratmak için içerik pazarlaması ve stratejilerini iyi düşünüp tartmamız gerek. Çalıştığım firmanın yaptığı bir araştırmaya göre içerik pazarlaması stratejilerini uygulayan firmalar/markalar uygulamayanlara göre 4 kat hızlı büyüyor.</p>
<p><b>Neden İçerik Pazarlaması? Bana rakamlarla gelin. </b></p>
<p>500 firmanın katılımı ile gerçekleştirdiğimiz son <a href="http://www.hingemarketing.com/library/article/marketing_and_communications_firms_online_marketing_study#?library/article/marketing_and_communcations_firms_online_marekting_study" target="_blank">Online Pazarlama Araştırması&#8217;na</a> göre &#8211; doğru kullanıldığı takdirde &#8211;  içerik pazarlaması stratejilerini uygulayan firmalar/markalar uygulamayanlara göre 4 katı hızlı büyüyor.</p>
<p>Rakamlarla İçerik Pazarlaması:</p>
<ul>
<li>İçerik pazarlaması stratejilerini uygulayan firmalar/markalar uygulamayanlara göre 4 katı hızlı büyüyor.</li>
<li>Hızlı büyüyen firmalar %63 online talep oluşturuyor. Ortalama olanlar ise sadece %12.</li>
<li>Online talep yaratmak karlıdır. %80-100 oranında online talep oluşturanlar diğerlerine göre daha fazla kara geçiyor.</li>
</ul>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-66780" alt="Tablo 1" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo1.jpg" width="580" height="277" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo1.jpg 580w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo1-300x143.jpg 300w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /></p>
<p><b>İçerik Pazarlaması Araçları </b></p>
<p>İçerik pazarlaması söz konusu olduğunda yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki her araç aynı özelliklere sahip değil.</p>
<ul>
<li>Araştırmaya katılanlar white paper’ların, e-kitap ve makalelerin, blogların ve SEO’nun en etkin pazarlama araçları olduğunu söylüyor.</li>
<li>Pay-per-click reklamcılık, YouTube ve banner reklamlar ise en az etkili olarak nitelendirilmiş.</li>
</ul>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-66785" alt="Lee Fredericksen" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen.jpg" width="291" height="291" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen.jpg 291w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen-160x160.jpg 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen-45x45.jpg 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/Lee-Fredericksen-109x109.jpg 109w" sizes="(max-width: 291px) 100vw, 291px" />Peki bu araçlar kaliteli içerik için nasıl kullanılır? İçerik pazarlaması stratejinizi oluştururken hatırlamanız gereken iki önemli nokta var: Stok içerik ve Akan içerik.</p>
<p><b>Stok İçerik ve Akan İçerik&#8230; İkisine de ihtiyacınız var.</b></p>
<p>Stok içeriklere örnek olarak white papers, e-kitaplar, kılavuzlar ve websitesi içeriklerini verebiliriz. Stok içerikler bir işin/iş modelinin misyonunu yansıtır; aynı  zamanda çekirdek esasların dişlileri gibidir. Stok içerikleri okuyan tüketiciler etkileşim merdiveninin en üstünde yer alır. Bu tip tüketiciler bir e-posta adresi ile kayıt olma konusunda oldukça meyillidir.</p>
<p>Akan içerik ise yemeğin garnitürüdür. Stok içerik ana yemekteki etse, akan içerik de o etin sosudur. Akan içerik günlük ya da haftalık üretilir. Esnektir, karşılık vermeye/cevap vermeye uygun ve değişkendir. Bu tip içeriklerin en büyük görevi tüketiciyi web sitenize çekmektir. Akan içeriklere örnek vermek gerekirse bloglar, tweet’ler, e-postalar, statü güncellemeleri gibi örnekler verebiliriz. Akan içerikler, tüketicilerinize burada olduğunuzu günlük bazda hatırlatan/gösteren içeriklerdir.</p>
<p><b> İçerik Pazarlaması ve Talep Yaratmak</b></p>
<p>Talep yaratmak ve markayı büyütmek içerik pazarlamasına yatırım yapmanızı gerektiren en önemli iki unsurdur. Firmamızın yaptığı online pazarlama araştırmasında gördük ki; firma %40 oranında talep yaratabiliyorsa online talep yaratmayı daha az yapan diğer şirketlerden 4 kat hızlı büyüyebiliyor. İçerik pazarlaması da hem markayı büyütmenin hem de talep yaratmanın anahtarını oluşturuyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-66782" alt="Tablo 2" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo2.jpg" width="590" height="446" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo2.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/tablo2-300x226.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /><br />
<strong>1. Stratejiyi doğru kur</strong></p>
<p>Terzilerin mottosunu hatırlayın: “İki kere ölç, bir kere kes”. İşi en başından doğru yapmak, özensiz yapılmış bir planla başlayan işi daha sonra tekrar yapmaktan daha az maliyetli ve kolaydır. İçerik pazarlaması stratejinize başlamadan önce kaynaklarınızı, amaçlarınızı ve görevlerinizi düşünmek, oluşturmak için bol vakit harcayabilirsiniz. Bu süreci detaylı bir içerik pazarlaması, içerik takvimi, anahtar kelime seçimi ve doğru kişileri görevlendirme takip etmelidir.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>2. Yarat</strong></p>
<p>İçerik yaratmak talep oluşturmanın ilk kuralıdır ve bu süreç her zaman durmadan devam etmelidir. Müşterilerinizi/tüketicilerinizi iyi araştırın. Onların neye ihtiyacı var, neleri ilgi çekici bulurlar öğrenin.  Herhangi bir içerik yaratmadan önce şunu sorun: Tüketiciye nasıl bir fayda sağlıyorum? Ne elde etmeyi umuyorum? Blogları, case study’leri ve websitesi analitiklerinizi inceleyin.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>3. Tanıtım yapmak/Pazarlamak</strong></p>
<p>Eğer kimse görüntülemezse iyi bir içerik hiçbir işe yaramaz. İçeriğinizi spam’e düşürmeden pazarlamanın birçok yolu var. İnsanları gözüne sokarak rahatsız etmeden yapabileceğiniz bir tanıtım (promote) takvimi oluşturun. Sosyal medya, webinar’lar, e-bültenler, e-postalar, bloglar için kullanılan SEO teknikleri bunun için iyi olan birkaç kanal&#8230;<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>4. Besle, büyüt ve değiştir</strong></p>
<p>İçerik tüketicilerinizi müşteri haline getirmek üçüncü adımınız olmalı. (Eğer diğer iki adımı gerçekleştirdiyseniz). Diyalog yaratmanın anahtarı tüketicilerinizin etkileşim kurmasını kolaylaştırmaktır. Bunu başardığınız zaman talep yaratma süreci de kendiliğinden başlar. Örneğin; Blog post’unuzu hiçbir şarta bağlamadan paylaşın. Fakat e-kitap gibi daha önemli ve derin içerikleriniz için mutlaka kayıt olmalarını isteyin. Daha sonra ücretsiz blog postunuzu e-kitabınızı referans vererek seed yapın. Tüketiciler e-kitap için kayıt oldukları zaman onlarla e-posta ya da e-bültenler ile tekrar iletişim ve etkileşim kurabilirsiniz. Bu sayede ücretsiz ve bağlayıcılığı olmayan blog post okuyucunuz birden müşteriniz haline gelir.</p>
<p><strong>5. Analiz Et &amp; Uyarla</strong></p>
<p>İçerik pazarlaması takviminizi metriklere bakmak ve amaç ve stratejilerini uyarlamak için uygun bir şekilde oluşturduğunuzdan emin olun. Örneğin herhangi bir blog post’unun diğerlerinden daha fazla ilgi çektiğini ve trafik yarattığını görürseniz bu tema ve konulara ağırlık vererek programınızı değiştirebilir, uyarlayabilirsiniz.</p>
<p><b><i>Lee Frederiksen Kimdir?</i></b></p>
<p><i>Lee W. Frederiksen, Ph.D, pazarlama ve marka konumlandırma konusunda profesyonel hizmetler veren ve bu konuda ödül kazanan </i><a href="http://www.hingemarketing.com/" target="_blank"><i>Hinge</i></a><i>’in Yönetici Ortağı. 30 yıllık Pazarlama tecrübesini müşterilerine aktaran Frederiksen, </i><i>Virginia Tech’de kadrolu olarak görev almış bir profesör olmanın yanı sıra sayısız kitap ve makaleye imza atmıştır. </i></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-bes-temel-strateji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">66779</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
