<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Pazarlama arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/pazarlama/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/pazarlama/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Nov 2017 09:29:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.7</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Esnaftan Thor: Ragnarok atağı geldi</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/esnaftan-thor-ragnarok-atagi-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2017 09:29:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[4129Grey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144279</guid>

					<description><![CDATA[27 Ekim&#8217;de ülkemizde yayına giren Thor: Ragnarok filmi uzun zaman beklenmişti. Vizyona girdiğinde de haliyle coşkuyla karşılandı. Öyle ki, ülkemiz esnafı da bu coşkunun bir parçası olarak hemen ayak uydurdular ve piyasanın isteklerini karşılamak adına çalışmalara başladılar. Berberler, nalburlar, perdeciler birlik oldular ve Thor izleyicilerini mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar. &#8220;Thor Saçı Yapılır&#8221; diyen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Ekim&#8217;de ülkemizde yayına giren Thor: Ragnarok filmi uzun zaman beklenmişti. Vizyona girdiğinde de haliyle coşkuyla karşılandı. Öyle ki, ülkemiz esnafı da bu coşkunun bir parçası olarak hemen ayak uydurdular ve piyasanın isteklerini karşılamak adına çalışmalara başladılar.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone wp-image-144283" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/11/Perdeci-530x530.png" alt="" width="800" height="800" /></p>
<p>Berberler, nalburlar, perdeciler birlik oldular ve Thor izleyicilerini mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar. &#8220;Thor Saçı Yapılır&#8221; diyen berberden &#8220;“Thor Çekici Mjölnir Kalmamıştır” diyen nalbura kadar birçok yenilikçi esnaf ortaya çıktı. Hatta bir esnafımız Hulk&#8217;ı da unutmamış ve &#8220;Hulk Yeşili Perde Gelmiştir&#8221; yazısını kapısına asmış.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone wp-image-144282 size-full" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/11/Nalbur-e1509976391791.png" alt="" width="800" height="600" /></p>
<h3>İşin Aslı</h3>
<p>Yukarıda gördüğünüz fotoğraflar geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bol bol paylaşıldı. Bu elbette esnaftan gelen bir atak değildi. The Walt Disney Company&#8217;nin Thor: Ragnarok filminin tanıtımı için yaptırdığı bir reklam çalışmasıydı. 4129Grey, muhteşem bir gerilla reklam örneğini ortaya çıkartmış ve esnafların camlarına filme atıfta bulunan yazılar yapıştırılmış. Tebrikler 4129Grey!</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone wp-image-144281 size-full" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/11/Kuaför-e1509976437402.png" alt="" width="800" height="800" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144279</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KLM ile uçuyormuşsunuz gibi hissetmenizi sağlayan sanal gerçeklik gözlükleri: KLM Flight Upgrader</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/klm-ile-ucuyormussunuz-gibi-hissetmenizi-saglayan-sanal-gerceklik-gozlukleri-klm-flight-upgrader/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2017 06:49:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[KLM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144145</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde her bütçeye uygun havayolu şirketleri mevcut. Birçok yolcu da genellikle daha uygun fiyatlar sunan havayolu şirketlerini tercih ediyor. Fakat bilet fiyatları düştükçe, yolculuğunuz boyunca alacağınız hizmetin kalitesi de aynı şekilde düşüyor. Dar koltuk mesafeleri, her adımınızda ortaya çıkan ekstra ücretler ve elbette yemeğin ücretli ya da hiç olmaması hali indirimli havayollarıyla uçuşun standartları. Bütün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde her bütçeye uygun havayolu şirketleri mevcut. Birçok yolcu da genellikle daha uygun fiyatlar sunan havayolu şirketlerini tercih ediyor. Fakat bilet fiyatları düştükçe, yolculuğunuz boyunca alacağınız hizmetin kalitesi de aynı şekilde düşüyor. Dar koltuk mesafeleri, her adımınızda ortaya çıkan ekstra ücretler ve elbette yemeğin ücretli ya da hiç olmaması hali indirimli havayollarıyla uçuşun standartları.</p>
<p>Bütün bunları gören KLM Royal Dutch Airlines inanılmaz bir kampanyaya imza attı. <a href="https://flightupgrader.klm.com/">KLM Flight Upgrader,</a> indirimli havayolu şirketleri ile uçmayı tercih eden yolcuların kullanabileceği bir sanal gerçeklik deneyimi.</p>
<h3>Yolculara ücretsiz dağıtıldı</h3>
<p>JFK Havaalanında, indirimli havayolu şirketlerini tercih eden yolculara KLM tarafından ücretsiz olarak KLM Flight Upgrader sanal gerçeklik gözlükleri dağıtıldı. Akıllı telefonlarına uygulamayı indirdikten sonra gözlüklerin içine yerleştiren yolcular, seyahatleri boyunca KLM ile uçmuş olsalardı neler yaşayacaklarını izleme fırsatı buldular.</p>
<div class="flex-video widescreen youtube"><iframe loading="lazy" class="youtube-player" width="1170" height="659" src="https://www.youtube.com/embed/PwTFsXDmHx0?version=3&#038;rel=1&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;fs=1&#038;hl=tr-TR&#038;autohide=2&#038;wmode=transparent" allowfullscreen="true" style="border:0;" sandbox="allow-scripts allow-same-origin allow-popups allow-presentation"></iframe></div>
<p>Yolcular, kendi uçuşları ne kadar sürüyorsa uygulamada o kadar vakit geçirebilme fırsatı buldular. Bununla birlikte bir tam bölüm dizi ya da gişe rekorları kıran bir filmin ilk 10 dakikasını izleme fırsatını da yakaladılar. Daha da iyisi, geniş koltuk aralıklarının nasıl bir his olabileceğini de görmüş oldular.</p>
<h3>Madalyonun öteki yüzü</h3>
<p>Kampanyanın inanılmaz zekice hazırlandığını ve çok başarılı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Fakat neden insanların ucuz havayollarını tercih ettiğini de düşünmek gerekiyor. İndirimli havayolları sayesinde insanlar ceplerinden tonlarca para harcamadan seyahat etme özgürlüğüne sahip oldular. Evet belki yolda yemek ve sıcak havlular, geniş koltuk aralıkları, iyi hizmet sunulmuyor ama bunların da bir noktada önemi kalmayabiliyor. Elbette KLM de tüm bunların farkındadır. Bunu sadece güçlü bir kampanya olarak görüyorlardır. Ki gerçekten başarılı bir kampanya olduğunun da tekrar altını çizmekte fayda var.</p>
<p>Eğer siz de bu deneyimi evinizde ya da bir sonraki uçuşunuzda yaşamak isterseniz KLM Flight Upgrader uygulamasını Google Play ya da App Store üzerinden indirebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144145</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Müşteriye deneyim satmak sizi ayakta tutar!</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/musteriye-deneyim-satmak-sizi-ayakta-tutar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2017 09:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone 8]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone x]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri deneyimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144021</guid>

					<description><![CDATA[Müşterilerinize muhteşem bir deneyim kazandırın ve onların sizin hayat boyu sadık müşterileriniz olduğunu görün. Son on yılda hatta daha fazla sürede, Apple inanılmaz basit arayüzler ve sezgilerle etkileşime giren ürünleriyle dikkat çekti ve çekmeye de devam ediyor. Malum iPhone 8 ve iPhone X ile yine gündemde yerini korumaya devam ediyor. Sizler de biliyorsunuz ki Apple, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müşterilerinize muhteşem bir deneyim kazandırın ve onların sizin hayat boyu sadık müşterileriniz olduğunu görün.</p>
<p>Son on yılda hatta daha fazla sürede, Apple inanılmaz basit arayüzler ve sezgilerle etkileşime giren ürünleriyle dikkat çekti ve çekmeye de devam ediyor. Malum <a href="https://sosyalmedya.co/apple-iphone-8-iphone-8-plusi-tanitti/">iPhone 8 </a>ve iPhone X ile yine gündemde yerini korumaya devam ediyor.</p>
<p>Sizler de biliyorsunuz ki Apple, herhangi ürünlerinden birinin yeni sürümü çıktığında bile büyük ses getirmesiyle ünlü. Öyle ki aslında, şirket diğer ürünlerde bulunan bir özelliği piyasaya sürse dahi, genellikle yenilik olarak övülüyor…</p>
<p>Şirket, bir premium ürün sağlayıcısı olarak ürünlerinin pahalı olduğunu bile kabul ediyor. Tam olarak hedef kitlesini anlayarak müşterilerini özel ve seçkin bir şeyin parçası gibi hissettirmeye gayret ediyor.</p>
<p>Apple hayranlarına neden pahalı olan bir ürüne para harcamalarını sağlayacak nedenleri de sıralamaktan geri kalmıyor. Onların başında da en önemlisi müşterilerine sunduğu muhteşem deneyim imkanı ve kendilerini özel hissetmelerini sağlaması olduğunu söylemek mümkün.</p>
<p>Deneyime odaklanmak için Apple olmak zorunda değilsiniz. Neden mi?</p>
<p>Hepimiz, satın aldığımız ürünlerde en iyi deneyimi yakalamak istiyoruz. Herhangi bir şirket tarafından biraz haksızlığa uğradığımızda, bize &#8220;kötü muamele&#8221; yapıldığını çevremiz ve diğer müşterilerle paylaşmak için sosyal medyada durumu anlatmayı tercih ediyoruz.</p>
<p>Pek çok işletme, müşteri deneyimi hakkında konuşmaya odaklanırken, az sayıda kişi aslında bunu sunmaya odaklanmış durumda. Bunun böyle olmasının nedenleri ise;</p>
<p>Müşteri deneyimi, teknoloji şirketleri içindir.</p>
<p>Müşteri deneyimi pahalıdır. Bunun için daha fazla insana ihtiyaç var.</p>
<p>Yeni satışlar daha önemlidir.</p>
<p>Asıl mesele, girişimciler tarafından işletilen işletmelerden, daha hareketli bölümlere ve daha yüksek bütçeli büyük kuruluşlara kadar her bir iş için yüksek kaliteli müşteri deneyimine odaklanılması gerektiğidir.</p>
<p>İlk aşamada bir girişimci olarak sınırlı bir bütçe, kaynak ve zamanla en yüksek müşteri deneyimini sunmaya nasıl odaklanabilirim diye sorduğunuzu duyar gibiyiz… Cevap çok basit. Her bir müşteriyi, sizinle ve işletmenizle etkileşime girdiği müddetçe hoş sürprizlerle onları şaşırtın.</p>
<p>Neden cep telefonu servis sağlayıcıları ve TV sağlayıcıları kötü bir üne sahip hiç düşündünüz mü? Çünkü her zaman söz verdiklerini yapmazlar. Örneğin; hizmetleriyle ilgili en ufak bir sorun yaşadığınızda, biriyle konuşmak için resmen çırpınırsınız.</p>
<p>Bu yalnızca kişiden kişiye etkileşimler için geçerli değildir. Çoğu zaman, bu tür işletmeler korkunç kafa karıştırıcı <a href="https://sosyalmedya.co/instagramda-webden-mesajlasmaya-izin-vermeye-basliyor/">web</a> sitelerine ve uzun süreli geri bildirim süreçlerine de sahiptirler. Genel olarak, onlarla uğraşmak korkunç bir deneyimdir.</p>
<p>İşte bu durumda küçük bir işletme olmanın avantajını yaşayabilirsiniz. Müşterilere sözlü veya e-posta yoluyla yanıt verme ya da ürününüzün yanında küçük hediyeler göndererek onları hem mutlu edip hem de şaşırtabilirsiniz.</p>
<p>Daha sonra bunu sürekli hale getirdiğinizde müşterinizde yaratmış olduğunuz deneyim sayesinde onu sadık müşterilerinizden biri durumuna getirirken başka sadık müşterilere de ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144021</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sahte takipçiler influencer pazarlama çalışmalarına zarar veriyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sahte-takipciler-influencer-pazarlama-calismalarina-zarar-veriyor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/sahte-takipciler-influencer-pazarlama-calismalarina-zarar-veriyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2017 10:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143893</guid>

					<description><![CDATA[Yüksek geri dönüşler getirdiği gerekçesiyle birçok marka influencer pazarlaması için ciddi bütçeler ayırıyorlar. Kanaat önderlerinin ürünleri ile görünmesi, hizmetlerini denemesi için markalar adeta sıraya giriyorlar. Peki bu yöntem gerçekten işe yarıyor mu? Dönem dönem platformlar sahte hesapları temizlese de yine de milyonlarca ölçülecek sayılarda sahte hesapların olduğu biliniyor. Büyük hesapların da çoğu zaman sahte takipçiler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek geri dönüşler getirdiği gerekçesiyle birçok marka influencer pazarlaması için ciddi bütçeler ayırıyorlar. Kanaat önderlerinin ürünleri ile görünmesi, hizmetlerini denemesi için markalar adeta sıraya giriyorlar. Peki bu yöntem gerçekten işe yarıyor mu?</p>
<p>Dönem dönem platformlar sahte hesapları temizlese de yine de milyonlarca ölçülecek sayılarda sahte hesapların olduğu biliniyor. Büyük hesapların da çoğu zaman sahte takipçiler ile gündeme geldiğini biliyoruz. Peki bir hesabın gerçekten büyük mü yoksa sahte takipçilerle şişirilmiş mi olduğunu nasıl anlayabiliriz?</p>
<h3>1) Takipçilerdeki ani artış</h3>
<p>Geniş kitlelerin takip ettiği bir hesap haline gelmek bir gecede olacak şey değil. İnsanları cezbedecek en iyi içeriklerinizi ürettiğiniz, çaba sarf ettiğiniz ve sabrettiğiniz zamanların sonrasında olur. Satın alınan takipçiler, takip artışında ani artışlara sebep olur. Sonra tekrar eski hızına döner. Ancak organik büyüyen bir hesap belirli bir ivme ile düzenli olarak artış sergiler.</p>
<p>Elbette tek bir viral gönderi ile ani bir artış yaşayan hesaplara da rastlamak mümkün. Bu hesaplar da sahteymiş gibi dursa da takipçileri uzun süreler boyunca hesaba sadık kalacaklardır bu da onları sahte hesaplardan ayıracaktır.</p>
<h3>2) Takipçi dağılımı düzenli değildir</h3>
<p>Eğer dünya çapında bir star değilseniz, dünyanın her yanından takipçilerinizin olması da zordur. Organik olarak baktığınızda önce sizin bölgenizdeki insanlar tarafından takip edilirsiniz. Hele ki Türkçe bir dil kullandığınız hesapta binlerce yabancı hesabın olması direkt göze çarpacak özelliklerdir.</p>
<h3>3) Etkileşim çok düşüktür</h3>
<p>Sosyal medyanın en önemli özelliklerinden biri de yüzde hesapları ile başarının ölçülebilir olmasıdır. Aklınıza gelebilecek her metrik için bir benchmark çalışması yapılmış durumdadır günümüzde. Dolayısıyla sizin takipçilerinizle olan etkileşiminiz de hesabın organikliği konusunda ciddi bir bilgi verecektir.</p>
<p>Farklı platformlarda farklı oranlar olsa da şu manzara size tanıdık gelecektir. Diyelim bir Instagram hesabına bakıyorsunuz. 20 bin takipçinin üzerinde bir takipçi sayısı var. Fakat gönderileri 100 beğeni dahi almakta güçlük çekiyor, altlarında çoğu zaman yorum yok ya da spam yorumlar var. Bu tarz hesaplar genellikle satın alınan takipçilerin en büyük göstergesi oluyor.</p>
<h3>Hesaplar neden sahte takipçi almamalıdır?</h3>
<p>İnternetin dört bir köşesinde farklı formatlarda, farklı fiyatlarda takipçi satın almak mümkün. Takipçi satanların vaatleri ise göz doldurur cinsten. Ancak her şeyin bir bedeli olduğu gibi takipçi satın almanın da hesaplarınıza çok ağır bedelleri var.</p>
<h3>1) Marka imajına zarar verir</h3>
<p>Influencer marketing söz konusu olduğunda önemli olan gerçekliktir. Gerçek bir kanaat önderi olmak takipçi sayısından çok daha fazla çaba gerektirir. İnsanları gerçekten etkileyecek, onlarla gerçekten bağ kurabilecek kişiler olmak gerekir. Sahte takipçiler, sahte yorumlar ve sahte beğeniler yaratmak istediğiniz marka imajınıza zarar verecek ve hesabınızın büyümesine engel olacaktır.</p>
<h3>2) Parayla alınan arkadaşlıklar uzun süreli olmaz</h3>
<p>Sürekli para harcayarak takipçi ve etkileşim satın almak mantıklı değildir. Hizmet aldığınız sistem bir gün kapanabilir ve bütün takipçileriniz bir anda yok olup gidebilir. Ya da ödeme yapmadığınız anda yavaş yavaş takipçilerinizin erimeye başladığını görebilirsiniz.</p>
<h3>3) Etkileşimi öldürür</h3>
<p>Sizinle gerçekten ilgilenen hesapları görmezden gelebilirsiniz sahte takipçileriniz yüzünden. Bu da sizin etkileşiminize zarar verir. Gerçek bir kanaat önderi olmak adına attığınız tüm adımlar boşa çıkar ve kimseyle gerçekten bağ kuramayan bir hesaba sahip olursunuz ki hesabınız için hiç de iyi bir son değildir bu.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/sahte-takipciler-influencer-pazarlama-calismalarina-zarar-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143893</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Pazarlama için günde sadece 15 dakikaya ihtiyacınız var!</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/pazarlama-icin-gunde-sadece-15-dakikaya-ihtiyaciniz-var/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/pazarlama-icin-gunde-sadece-15-dakikaya-ihtiyaciniz-var/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 08:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[beyin fırtınası]]></category>
		<category><![CDATA[E-Posta]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143064</guid>

					<description><![CDATA[Pazarlama, egzersiz yapmaya benzer. Hiç bir şey yapmamak ile düzenli egzersiz yapmak arasında muazzam bir fark vardır. Girişimcilerin genel olarak pazarlamaya vaktinin olmadığını hepimiz biliriz. Küçük işletmelerin yaklaşık beşte birinin sahiplerinin 2017&#8217;de herhangi bir dijital pazarlama planı bulunmuyor. Plan yapanlardan yüzde 49&#8217;u, ise pazarlamalarını kendi yapıyor. Kendinize her gün birkaç dakika ayırarak, daha iyi pazarlama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="western" lang="en-US">Pazarlama, egzersiz yapmaya benzer. Hiç bir şey yapmamak ile düzenli egzersiz yapmak arasında muazzam bir fark vardır. Girişimcilerin genel olarak pazarlamaya vaktinin olmadığını hepimiz biliriz. Küçük işletmelerin yaklaşık beşte birinin sahiplerinin 2017&#8217;de herhangi bir dijital pazarlama planı bulunmuyor. Plan yapanlardan yüzde 49&#8217;u, ise pazarlamalarını kendi yapıyor.</p>
<p class="western" lang="en-US">Kendinize her gün birkaç dakika ayırarak, daha iyi pazarlama yapmalarına yardımcı olacak dört ipucu:</p>
<p class="western" lang="en-US"><b>1. Beyin fırtınası yaparak başlayın:</b></p>
<p class="western" lang="en-US">Etkili bir pazarlama yapmak için, birkaç saat beyin fırtınası yapmanız gerekir. Her gün pazarlamayı nasıl yapacağınıza rehberlik etmek için bir plana ihtiyacınız vardır. Hedeflerinizin ne olduğunu ve onlara ulaşmak için olası taktikleri belirleyin.</p>
<p class="western" lang="en-US">Daha fazla müşteri bulmaya çalışıyor olabilirsiniz. Bu yüzden hedef kitlenizin blogları bulunduğunu varsayalım. Onların makaleleri hakkında yorum yapmak ve bazılarını sosyal medya üzerinden paylaşmak çok az bir zamanınızı alacaktır.</p>
<p class="western" lang="en-US"><b>2. Sadece bir pazarlama etkinliği ile başlayın:</b></p>
<p class="western" lang="en-US">Başlangıçta fazla seçenekleri ortadan kaldırın ve sadece bir pazarlama kanalına odaklanın. Pazarlama için Linkedln, Quora veya herhangi bir podcast kanala odaklanın. Ya da işinizle ilgili Facebook gruplarıyla etkileşimde bulunun.</p>
<p class="western" lang="en-US">Örneğin; küçük işletmeler, öncelikle hedef kitlesiyle diyalog kurmak için bir e-posta bültenine odaklanırken, diğerleri zamanlarını birden çok sektöre özel podcastle görüşme yaparak değerlendirirler. Bu yaklaşım, biraz zaman almaktadır. Şunu asla unutmayın; pazarlamada standart beden algısı gibi bir durum söz konusu değil.  Hangi pazarlamanın sizin için uygun olduğunu kendiniz belirlemelisiniz. Pazarlama çabalarınızın sonuçlarını gördükten sonra, aynı anda farklı birkaç kanal ile çalışmaya başlayabilirsiniz</p>
<p class="western" lang="en-US"><b>3. Bir pazarlama alışkanlığı yaratın:</b></p>
<p class="western" lang="en-US">İşler iyi olduğunda pazarlamayı ihmal etmek çok kolaydır. Pazarlamayı tutarlı bir alışkanlık haline getirmek için günlük 15 dakikalık pazarlama çalışmalarına uyun.</p>
<p class="western" lang="en-US">Pazarlamaya zaman ayırdığınızda her günün aynı saatinde çalışmayı deneyin. Bu şekilde rutininizin bir parçası haline gelecektir.</p>
<p class="western" lang="en-US">Süreci kusursuz kılmak, alışkanlık oluştururken pazarlama çalışmanıza sadık kalmanızı sağlayacaktır. Sürecin bir bölümünü otomatikleştirmek veya belirli bir işlemi gerçekleştirmenin alternatif yollarını bulmak için araştırma yapmak veya bazı uygulamalar satın almak gerekebilir.</p>
<p class="western" lang="en-US">Ne olursa olsun, pazarlamaya yatırım yapmaya devam edin. İşinizde rahatsız edici problemleri veya aksaklıkları tanımlamaya ve ortadan kaldırmaya çalışın.</p>
<p class="western" lang="en-US"><b>4. Kendinizi ödüllendirin:</b></p>
<p class="western" lang="en-US">Günlük pazarlama alışkanlığınızı kazandıktan sonra sürekliliğini sağlamak için kendinizi ödüllendirin. Mesela kendinizi çikolata ile ödüllendirebilirsiniz, ancak ilerlemenizi daha da desteklemek için pazarlama yatırımınızı hafifçe genişletmenizi öneririz.</p>
<p class="western" lang="en-US">800 abonelik bir e-posta listesi oluşturduysanız veya altı ay işinizi başarıyla devam ettirdiyseniz, reklamcılık çabalarınızı geliştirmek veya denemek istediğiniz yeni bir taktikle ilerlemek için bütçenizin bir kısmını harcayabilirsiniz. Her yeni gelen başarı ile kuruluşunuzun uzun vadede pazarlama planlarını yavaş yavaş genişletin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/pazarlama-icin-gunde-sadece-15-dakikaya-ihtiyaciniz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143064</post-id>	</item>
		<item>
		<title>4.500 dolar değerindeki reklam nasıl 1 milyar dolarlık bir şirket oldu: Dollar Shave Club</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/4-500-dolar-degerindeki-reklam-nasil-1-milyar-dolarlik-bir-sirket-oldu-dollar-shave-club/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2017 06:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[dollar shave club]]></category>
		<category><![CDATA[dsc]]></category>
		<category><![CDATA[Unilever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143245</guid>

					<description><![CDATA[Michael Dubin, Dollar Shave Club firmasını arkadaşının babasının elinde kalan tıraş bıçaklarını satmak için kurdu. Fikir çok başarılıydı ancak pazarlaması dahiceydi. Dubin&#8217;in ortaya koyduğu ve bir anda viral olan YouTube videosu sayesinde 2012 yılında 3.5 milyon dolar gelir elde eden firma Unilever tarafından 1 milyar dolara satın alınmadan hemen önce cirosunu 225 milyon dolara katlamayı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Michael Dubin, Dollar Shave Club firmasını arkadaşının babasının elinde kalan tıraş bıçaklarını satmak için kurdu. Fikir çok başarılıydı ancak pazarlaması dahiceydi. Dubin&#8217;in ortaya koyduğu ve bir anda viral olan YouTube videosu sayesinde 2012 yılında 3.5 milyon dolar gelir elde eden firma Unilever tarafından 1 milyar dolara satın alınmadan hemen önce cirosunu 225 milyon dolara katlamayı başarmıştı.</p>
<div class="flex-video widescreen youtube"><iframe loading="lazy" class="youtube-player" width="1170" height="659" src="https://www.youtube.com/embed/ZUG9qYTJMsI?version=3&#038;rel=1&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;fs=1&#038;hl=tr-TR&#038;autohide=2&#038;wmode=transparent" allowfullscreen="true" style="border:0;" sandbox="allow-scripts allow-same-origin allow-popups allow-presentation"></iframe></div>
<h3>Tıraş bıçağı ile başladı ama orada kalmadı</h3>
<p>Dubin, medya, pazarlama, marka geliştirme konularında çalışırken bir yandan da doğaçlama eğitimi almıştı. Farklı alanlardaki bilgilerini harmanlayan Dubin, Dollar Shave Club&#8217;ın ilk zamanlardaki tüm yaratıcı işlerini üstlendi. Viral olan ilk videonun senaryosunu kendi yazdı ve bir arkadaşı ile birlikte sadece 4.500$ harcayarak çektiler. Ortaya çıkan iş o kadar başarılıydı ki ilk 48 saat içinde 12.000 sipariş almayı başardılar.</p>
<p>Tıraş bıçakları ile çıktıkları yolda sonralarda farklı ürünler de eklendi. Üyelerinin taleplerini dinleyen Dubin ve ekibi kısa sürede duş ürünlerinden cilt bakım ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ürün sunar oldular.</p>
<h3>Büyüyene kadar herkes her işi yapıyordu</h3>
<p>Dollar Shave Club da her yeni girişim gibi zorlu yollardan geçerek bugünlere geldi. İlk başladıklarında kimsenin belirli bir görev tanımı yoktu. Dubin konuyla ilgili &#8220;Başlarda birçok şeyi yolda öğreniyorsun, herkesin her işi yapması gerektiği de bunlardan bir tanesi. İlk senenin büyük bir çoğunluğunda hepimiz aynı işi yapıyorduk. Maillere cevap veriyor, etiketleri basıyor, geceleri depolara gidiyorduk.&#8221; diyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone wp-image-143247 size-full" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/07/dsc.jpg" alt="" width="630" height="354" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/07/dsc.jpg 630w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/07/dsc-534x300.jpg 534w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" /></p>
<h3>Kendi ajanslarını kurdular</h3>
<p>Şirketin belki de en ilginç tercihi kendi içlerinde bir yaratıcı ajans kurmasıdır. Yaratıcı işler için dışarıdan destek alan şirketlerin aksin DSC kendi ajansını kendi içinde oluşturmayı tercih etmiş. Zira bu sayede hem daha hızlı hareket edebildiklerini hem de daha hassas davranabildiklerini söylüyorlar. Bu ekip DSC&#8217;nin yaratıcı dilinin yok olmamasını ve belirli bir çizgide kalmasını da sağlıyor.</p>
<p>Michael Dubin, şirketin içinde kendi ajansını kurabilmesini uzman çalışanlarına borçlu olduğunu söylüyor. Girişimini büyütmek isteyen insanlara ise şöyle diyor: &#8220;Ne kadar çok işinde uzman çalışanınız olursa o kadar hızlı ilerlersiniz. Kendi kendinize daha fazla iş yapmaktansa insanları motive eden, onlara ilham veren bir karakter olmanız gerekiyor. Eğer girişimler büyümek istiyorlarsa bu şekilde düşünmeye başlamaları gerekiyor.&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143245</post-id>	</item>
		<item>
		<title>En iyi pazarlamacılar biraz çatlak olurlar</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/en-iyi-pazarlamacilar-biraz-catlak-olurlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2017 08:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[CTR]]></category>
		<category><![CDATA[digital marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[online marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Optimizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[optimization]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142400</guid>

					<description><![CDATA[Pazarlama ve reklam dünyası, Mad Men dönemi gibi değil artık. Modern pazarlama dünyasında yer almak demek biraz daha çatlak profesörlere benzemeyi gerektiriyor. Her yerden gelen veriler, kullanılan araçların sayısı, yapılabilecek deneyler, analizler derken bir pazarlamacıdan çok bir mucit gibi davranıyor modern pazarlamacı. Tıpkı Thomas Edison&#8217;un her seferinde ufak değişiklikler yaparak 10.000 deneyin sonunda ampulü keşfetmesi gibi, pazarlamacılar da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama ve reklam dünyası, Mad Men dönemi gibi değil artık. Modern pazarlama dünyasında yer almak demek biraz daha çatlak profesörlere benzemeyi gerektiriyor. Her yerden gelen veriler, kullanılan araçların sayısı, yapılabilecek deneyler, analizler derken bir pazarlamacıdan çok bir mucit gibi davranıyor modern pazarlamacı. Tıpkı Thomas Edison&#8217;un her seferinde ufak değişiklikler yaparak 10.000 deneyin sonunda ampulü keşfetmesi gibi, pazarlamacılar da ortaya koydukları hipotezleri yaratıcılıkları ile harmanlayıp, deneyler yaparak en iyi sonuca ulaşmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Hedefleme olanaklarının akıl almaz boyutlara geldiği günümüzde, bu yöntemin başarısını sorgulamak delilik olacaktır. Bu sebeple de karşılaşacağınız her ajans ya da pazarlama profesyoneli size veriye dayalı pazarlama yaptıklarını söyleyecektir. Fakat günümüzde artık veriye dayalı pazarlama yapmak fark yaratan bir özellik değil aksine temel olarak olması gereken bir özelliktir. Verilerle desteklenmemiş pazarlama tavsiyeleri, öneriden öteye gidemez. Peki her pazarlama profesyoneli veriye dayalı kampanyalar geliştiriyorsa, nasıl oluyor da arkasında bu kadar çalışmanın olduğu mesajlar çok kısa bir süre içinde hedef kitle tarafından tamamen unutuluyor? Ve neden pazarlama bütçeleri ortaya çıkan sonucu okuyamayan yöneticilere ve ekiplere akıtılıyor?</p>
<p>Pazarlama ajansı Ladder&#8217;ın Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Jon Brody konuyla ilgili &#8220;Şu anda insanlar o kadar çok veriye boğulmuş durumda ve çok daha az iyi kararlar alıyorlar. İnsanlar veriye odaklanırken asıl önemli olan ROI&#8217;ı gözden kaçırıyorlar.&#8221; diyor. Etkili pazarlama optimizasyon ile gerçekleşir. Bu sebeple Brody ve takımı pazarlamaya bir bilim insanı hassasiyetiyle yaklaşıyorlar.</p>
<p>&#8220;Aslında biz şirketleri büyütmek adına pazarlama deneyleri yapıyoruz.&#8221; diyor Brody. Bu yaklaşım onları ve markalarını başarıya ulaştırdı. Aşağıda vereceğimiz beş maddeyi uygulayarak siz de kendi yapınıza bu düşünceyi entegre edebilirsiniz.</p>
<h3>Risk almaktan korkmayın</h3>
<p>Deneylerinizi yaparken sizin için işe yarayan ve yaramayanları göreceksiniz. &#8220;Veriye dayalı pazarlama yaparken yüzlerce farklı hedef kitle segmentini onlarca farklı hedefe göre değerlendirirsiniz.&#8221; diyor BlitzMetrics CTO&#8217;su  Dennis Yu. &#8220;Elbette olası sonuçların çeşitliliği sebebiyle her bir deneye çok ufak paralar ve çıkan sonuçları değerlendirecek çok az insan kalıyor. Çoğu pazarlamacı da bu yönteme kendini adamakta zorlanıyor ve &#8216;bunu zaten denedik&#8217; düşüncesi ile ilerliyor.&#8221; diye devam ediyor. Bu kolay yolu seçip pes etmemek gerekiyor. Riske girmeyi ve yanlış yapmayı da göze almak gerekiyor. Başarı ancak bu yanlışlardan ders çıkardığımız zaman bize gelecektir.</p>
<h3>Piyasadaki onlarca araçtan faydalanın</h3>
<p>Pazarlamacıların performans ölçümlemeleri yapabilmeleri için her gün yeni teknolojiler ve yeni araçlar ortaya çıkıyor. &#8220;Facebook gibi platformlar kampanyaların optimizasyonu konusunda herhangi bir insandan çok daha başarılı sonuçlar veriyor.&#8221; diyor Brody. Bu platformların gücünden faydalanmak gerekiyor.</p>
<p>Mobil pazarlama firması Mobile Monkey firmasının CEO&#8217;su ve dijital konferansların gözde konuşmacısı Larry Kim, çağımızın pazarlama alanındaki &#8220;çatlak profesörlerinin&#8221; başında geliyor. Kim, Google Adwords&#8217;de ortalamanın üstünde bir CTR&#8217;nin (tıklanma oranı) nasıl büyük etkileri olacağını analiz etmek için <a href="https://www.wordstream.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Wordstream </a>gibi araçları kullanıyor. &#8220;Google iyi bir CTR/Kalite Skoru&#8217;nu ödüllendirmeyi (aksi olarak da kötü CTR&#8217;leri cezalandırmayı) o kadar başarılı yapıyor ki farklı araçlar aynı anda kullanarak başarıya odaklanmak en doğru sonucu veriyor. İçerik pazarlaması için harcadığınız eforu SEO için yaptığınız gibi Adwords&#8217;deki anahtar kelimeleriniz için de gerçekleştirin ve CTR&#8217;nizi yükseltin.&#8221; diyor Larry Kim.</p>
<h3>Takımınızla yek vücut olun</h3>
<p>Gelen verileri kampanyanın her parçası kullanacak. İster kreatif ekip olsun ister strateji takımı herkes aynı verilerden faydalanacak. Ekibiniz birlikte ve temas halinde çalıştığı sürece yaptıklarının kampanyanın üzerinde ne gibi etkileri olduğunu görecekler ve ROI&#8217;a nasıl bir katkıda bulunduklarını anlayacaklar. Sadece sizin değil aynı zamanda tüm takımınızın ROI&#8217;a dayalı çalışması ve düşünmesi için birliktelik çok önemli.</p>
<h3>Öğrendiklerinizi kullanın</h3>
<p>Ekibiniz her seferinde Amerika&#8217;yı yeniden keşfetmek durumunda değil. Önceki çalışmalarınızdan ortaya çıkan verileri kullanmaktan çekinmeyin. Hangi hedef kitle için hangi mesaj daha etkili, hangi mecralarda daha iyi sonuç alıyorsunuz, hangi alanlarda nasıl kampanyalar işe yarıyor gibi bilgileri not edin. Daha sonrasında bu bilgileri kullanabileceğiniz bir kaynak olarak saklayın.</p>
<h3>Optimizasyonun peşini bırakmayın</h3>
<p>Bir kampanyada iyi sonuçlar almaya başladığınızda rehavete kapılmayın. Her zaman geliştirilecek alanlar vardır. Ayrıca ne kadar çok deney yaparsanız o kadar çok öğrenirsiniz. Üstelik bu öğrendiklerinizi bir önceki maddede olduğu gibi kayıt altında tutuyorsanız sonrası için çok kıymetli bilgilere sahip olursunuz.</p>
<p>Pazarlama bütçelerinizi en uygun şekilde harcamanın yolu deneyler yaparak sizin için en uygun yöntemi bulmaya dayanıyor. Kabul, birçok yönetici bu tarz deneyler yapılması konusuna çok sıcak bakmıyor. Daha önceden denenmiş yöntemleri sürdürmekte ısrarcı olabiliyorlar. Ancak modern bir pazarlamacının görevlerinden biri de eski yöntemlerden daha etkili yöntemlerin olduğunu kabul ettirip bunları uygulamak için çaba sarf etmek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142400</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ortalama bir Instagrammer&#8217;ın pazarlama profesyonellerinden daha iyi yaptığı 6 şey</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ortalama-bir-instagrammerin-pazarlama-profesyonellerinden-daha-iyi-yaptigi-6-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2017 12:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Instagram]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Instagram Pazarlaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142027</guid>

					<description><![CDATA[Şu sahne hepinize çok tanıdık gelecektir: 20&#8217;li yaşlarındaki bir grup arkadaş bir mekanda otururlar. Ancak birbirleri ile konuşmaktansa telefonlarına bakıyorlardır. Dışarıdan izleyenlerse gençliğin nereye gittiğine dair çeşitli yorumlarda bulunurlar. Halbuki o sırada o masanın çevresinde oturanlar hummalı bir çalışma içerisindedirler. Çektikleri yüzlerce karenin arasından en güzel olanı seçmeye, seçilen fotoğrafı en iyi şekilde düzenlemeye, içlerine sindikten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu sahne hepinize çok tanıdık gelecektir:</p>
<p>20&#8217;li yaşlarındaki bir grup arkadaş bir mekanda otururlar. Ancak birbirleri ile konuşmaktansa telefonlarına bakıyorlardır. Dışarıdan izleyenlerse gençliğin nereye gittiğine dair çeşitli yorumlarda bulunurlar. Halbuki o sırada o masanın çevresinde oturanlar hummalı bir çalışma içerisindedirler. Çektikleri yüzlerce karenin arasından en güzel olanı seçmeye, seçilen fotoğrafı en iyi şekilde düzenlemeye, içlerine sindikten sonra paylaşım noktasına gelindiğinde ise açıklamaya yazacakları o eşsiz sözleri bulmaya çalışıyorlar ve Instagram&#8217;daki takipçilerinin huzuruna çıkıyorlar.</p>
<p>Bilgisayarlarının başında oyun oynayan nesle yapılan muamele, şimdi Y kuşağına yapılıyor. Kimi zaman yüzeysel oldukları, narsist oldukları, gerçeklikten kopuk oldukları söylense de söz konusu Instagram olduğunda onlardan öğreneceğimiz çok şey var.</p>
<p>Pazarlama profesyonellerinin birçoğu sosyal mecraları anladıklarını ve bilgilerinin engin olduğunu düşünseler de 19 yaşındaki bir Instagrammer&#8217;ın yaklaşımına, yaratıcılığına ve bilgisine sahip değil.</p>
<p>Peki biz, Y kuşağının temsilcilerinden Instagram ve sosyal medya hakkında ne öğrenebiliriz?</p>
<h3>1. Detaylara özen</h3>
<p>Dışarıdan bakıldığında aynı kareyi on defa çekmiş gibi gözükse de, hepsinin birbirinden farklı olduğunu görüyor. Filtreleri büyük bir hassasiyetle inceliyor. Onlarca seçenek arasından vermek istediği duyguyu en doğru anlatan filtreyi kullanıyor. Fakat bu da yetmiyor, üstüne ince ayarlar yaparak tam olarak anlatmak istediğini anlatıyor.</p>
<p>Bir Instagrammer, sadece fotoğraf paylaşmıyor. Tek tek tüm detayların üstünden geçiyor ve onları mükemmelleştiriyor.</p>
<h3>2. Markanın sesine dair içsel bir anlayış</h3>
<p>Markalar &#8220;sen&#8221; mi &#8220;siz&#8221; mi diye hitap edeceklerine karar vermeye çalışadursunlar, Instagrammerlar daha ziyade eğlenceli mi olacaklar, soğuk mu duracaklar, uzun uzun anlatan bir hesap mı olacaklar yoksa iki kelimeyle mi anlatacaklar kendilerini, yoksa sadece bir emoji mi koyarak iletişim  kuracaklarını düşünüyorlar.</p>
<p>Yazılmış bir açıklamanın arkasında çok daha derin bir çalışma var. Kendilerini en iyi anlatacak sesi bulup onunla konuşuyorlar.</p>
<p>Profesyonellik çatısı altında hiçbir duygu barındırmayan cümleler onlara göre değil. Haksız da sayılmazlar bu konuda.</p>
<h3>3. Paylaştığın ve görüldüğün kadarsın</h3>
<p>İnternet, herkesin kendini istediği gibi yeniden yarattığı eşsiz ortam&#8230;</p>
<p>Günümüzde Instagram&#8217;ı ciddiye alan kullanıcıların yaptığı en iyi işlerden bir tanesi de kişisel markalarını en iyi şekilde ortaya koymalarıdır. Her paylaşımları koskoca bir marka mimarisinin tuğlaları olarak özenle seçilen parçalardan oluşuyor.</p>
<p>Tabi bu parçaları oluştururken bazen işler çığırından çıkabiliyor. Lüks arabalar kiralayıp, başkalarının evlerinin önünde fotoğraf çektirmeler, denedikleri takım elbiselerle sahipmiş gibi paylaşımlarda bulunmalara kadar uzayabiliyor.</p>
<p>Ancak buradan onların bu işi ne kadar ciddiye aldıklarını, ne kadar uzun yollar kat edebileceklerini görmemiz gerekiyor. Çünkü biliyorlar ki kendini gösterdiğin kadar ve insanların seni gördüğü kadarsın. İki gerçeklik birbirinden farklı da olsa söz konusu etkilemek olduğu zaman bu yolları kat etmekten çekinmemek gerekiyor.</p>
<h3>4. #nofilter eskisi kadar masum değil</h3>
<p>Instagram ilk çıktığında hepimiz ağır filtreler kullanıp fotoğrafları paylaşıyorduk. Bir süre sonra filtresiz fotoğraf paylaşma akımı geldi. İşler giderek karmaşıklaşırken ortaya yüzlerce filtre ve düzenleme uygulaması çıktı. Şimdi ise Instagrammerlar filtre kullanırken filtre kullanılmamış gibi göstermeyi hedefliyorlar.</p>
<p>Fotoğraf kalitelerinin bu kadar yükseldiği bir dönemde iki büyük günah var: kötü düzenlenmiş fotoğrafın paylaşılması ve daha da beteri iyi bir fotoğrafın ağır filtreler altında kaybolması.</p>
<p>Bir sonraki seferde karşınızda yüzlerce filtrenin arasından en iyisini bulmak için çaba sarf eden ve sonucunda da sanki filtresizmiş gibi görünen fotoğrafları paylaşan bir Y kuşağı mensubu görürseniz, ona anlayış gösterin.</p>
<h3>5. Vermeden almak olmaz</h3>
<p>Instagrammerların en iyi tecrübe ettikleri şeylerden biri de Instagram&#8217;ın karşılıklı ilişkilerle yürüdüğüdür. Eğer insanların sizi takip etmelerini istiyorsanız, onlara takip edilmeye değer içerikler gösterin. Eğer insanların paylaşımlarınıza yorumda bulunmasını istiyorsanız siz de onların yorumlarına cevap vermelisiniz. Eğer insanların fotoğraflarınıza beğeni yağdırmasını istiyorsanız, insanların beğeneceği içerikleri paylaşmanız (ve elbette diğer kullanıcıların paylaşımlarını beğenmeniz) gerekiyor.</p>
<p>Instagram&#8217;da bir kenarda durarak mucizelerin olmasını bekleyemezsiniz. Y kuşağı bunu çok iyi biliyor. Instagram&#8217;da bir kitle oluşturmak için orada vakit geçirmeniz gerekiyor. Dışarıdan izleyerek &#8220;Neden takipçi sayımız bu kadar az?&#8221; diye yakınmak bir işe yaramayacaktır.</p>
<h3>6. Satış sayfası gibi gözükmeden sayfanız üzerinden para kazanmak</h3>
<p>Eğer başarılı bir Instagrammer olursanız başka markaların ürünlerini sayfanızda tanıtarak yüklü miktarda para kazanabilirsiniz; hatta daha sonralarında büyük markalar sizleri Instagram sayfalarını yönetmek adına işe alabilir.</p>
<p>Durum aslında çok basit. Önce kendi hesabınızla Instagram üzerinde ne kadar başarılı olduğunuzu gösterin, sonrasında bunu başka markalar için para karşılığı yapın.</p>
<p>Kendi Instagram&#8217;ı olmayan pazarlama profesyonellerinin, sosyal medya bölümünde çalışan ve kendi hesaplarını inanılmaz başarılara taşıyan çalışanlara direktif vermesi nereden bakarsanız zor anlaşılacak bir durum. Kimi zaman işi bilenlere teslim etmek gerekebilir. Arada bir Y kuşağına sosyal medya konusunda söz vermek markaların bu anlamdaki başarısı için büyük bir artı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142027</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mevsimlere göre değişen interaktif restoran</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mevsimlere-gore-degisen-interaktif-restoran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Özhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2017 11:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=141687</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Deneyim pazarlaması&#8221; son yılların önemli konularından biri. Bugün size paylaşacağım restoran da bu alanda gerçekten örnek olacak bir iş başarmış görünüyor. Teamlab isimli sanatın hücrelerine işlediği bir şirketle çalışan Japon restoranı &#8220;SAGAYA ginza&#8221; restoran ve deneyim kavramlarını değiştirmiş görünüyor. Teamlab, Tokyo&#8217;nun Ginza bölgesinde en ince detayına kadar &#8220;interaktif&#8221; bir restoran geliştirdi. Günde sadece 8 kişiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Deneyim pazarlaması&#8221; son yılların önemli konularından biri. Bugün size paylaşacağım restoran da bu alanda gerçekten örnek olacak bir iş başarmış görünüyor. <a href="https://www.teamlab.art/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Teamlab</a> isimli sanatın hücrelerine işlediği bir şirketle çalışan Japon restoranı &#8220;SAGAYA ginza&#8221; restoran ve deneyim kavramlarını değiştirmiş görünüyor.</p>
<p>Teamlab, Tokyo&#8217;nun Ginza bölgesinde en ince detayına kadar &#8220;interaktif&#8221; bir restoran geliştirdi. Günde sadece 8 kişiye hizmet veren bu seçkin restoran, misafirlerine Japonya&#8217;nın lezzetlerini, kokularını ve doğal güzelliklerini aktaran eşsiz bir deneyim sunuyor. &#8220;Multi-sensory experience&#8221; olarak adlandırılan ve birden fazla duyunuza hitap eden bu deneyim gerçekten hiç bir zaman unutamayacağınız bir deneyim.</p>
<p>Mutfağının kalitesinden söz etmeye gerek yok sanırım. Mutfağın dışında eşsiz seramikleri ve tamamen gerçek zamanlı interaktif masa ve duvarlarıyla gerçekten çok etkileyici.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-141693" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/interaktif-restoran.jpg" alt="" width="900" height="450" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/interaktif-restoran.jpg 900w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/interaktif-restoran-600x300.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/interaktif-restoran-768x384.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Popüler bir restoranın içerisinde özel bir restoran olarak konumlandırılmış bu interaktif restoran gerçek anlamda interaktif. Masalara gelen tabaklar, masadaki yerlerine bırakıldığı anda tüm konsept bu tabakların desenleriyle şekilleniyor. Örneğin kuş modelli bir tabaktan çıkan kuşlar, ağaç desenli bir tabaktan uzanan ağaç dallarına tüneyebiliyor. Her tabak bu neden özenle tasarlanmış eşsiz birer sanat eseri aslında.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-141690" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-05.jpg" alt="" width="818" height="545" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-05.jpg 818w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-05-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-05-768x512.jpg 768w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-05-795x530.jpg 795w" sizes="(max-width: 818px) 100vw, 818px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-141692" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-09.jpg" alt="" width="818" height="545" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-09.jpg 818w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-09-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-09-768x512.jpg 768w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-09-795x530.jpg 795w" sizes="(max-width: 818px) 100vw, 818px" /></p>
<p>Tüm konsept Japonya&#8217;nın değişen mevsimlerini yansıttığı için sürekli olarak bir değişim ortamı sergileniyor. Bununla beraber projeksiyonlar müşterilerin hareketlerine göre de değişiklik gösterebiliyor. Örneğin elinizin yanında bir kuş varken aniden hareket ederseniz kuş havalanıp başka yere konabiliyor. (Yemekler buz gibi oldu bunları deneyimlene kadar değil mi?)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-141694" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-02.jpg" alt="" width="818" height="460" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-02.jpg 818w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-02-533x300.jpg 533w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-02-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 818px) 100vw, 818px" /></p>
<p>Aylık olarak değişen restoran konsepti menüsü özel &#8220;siyah wagyu&#8221; dana eti ve mevsimsel sebzelerden oluşan 12 farklı yemeğe sahip. Bir gün deneyimlemek kısmet olur mu bilinmez fakat gerçekten etkileyici olduğu kesin.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-141691" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-10.jpg" alt="" width="818" height="545" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-10.jpg 818w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-10-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-10-768x512.jpg 768w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/04/teamlab-saga-beef-interactive-restaurant-sagaya-ginza-tokyo-designboom-10-795x530.jpg 795w" sizes="(max-width: 818px) 100vw, 818px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">141687</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Her moda tasarımcısının bilmesi gereken 4 yeni dijital trend</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/her-moda-tasarimcisinin-bilmesi-gereken-4-yeni-dijital-trend/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Özhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 14:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Alışveriş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=141652</guid>

					<description><![CDATA[Tasarım oldukça zorlu bir meslektir ve birçok moda tasarımcısı için kariyer belirleyen 2 seçenek bulunuyor. Bunlardan biri pazarlama ve e-ticaretin zorluklarıyla baş etmeyi göze alıp kendi markasını yaratmaya çalışmaları. Bir diğeri ise zaten var olan bir markayı daha ileriye taşıyarak marka ile beraber kendi ismini de popülerleştirmesidir. Her iki yöntem de oldukça güzel sonuçlar doğurabildiği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tasarım oldukça zorlu bir meslektir ve birçok moda tasarımcısı için kariyer belirleyen 2 seçenek bulunuyor. Bunlardan biri pazarlama ve e-ticaretin zorluklarıyla baş etmeyi göze alıp kendi markasını yaratmaya çalışmaları. Bir diğeri ise zaten var olan bir markayı daha ileriye taşıyarak marka ile beraber kendi ismini de popülerleştirmesidir. Her iki yöntem de oldukça güzel sonuçlar doğurabildiği gibi zorlukları da var. Fakat gelişen teknoloji ve dünya bu iki kariyer planı arasındaki keskin çizgiyi giderek değiştiriyor.</p>
<p>Her yıl e-ticaret piyasası büyüyor ve eğilim, orta sınıfın e-ticarete yönelmesiyle giderek artacak. Yani artık bir mağaza ve raf sorunu olmadan iyi tasarım yapan herkes kendi markasını daha rahat bir şekilde kurabilir. Piyasadaki büyük markalarla daha iyi rekabet edebilir.</p>
<p><strong>1- Tasarımcıları güçlendirme</strong></p>
<p>Online satış rakamları arttıkça kendi markasını geliştirme yolunda tasarımcılar için önemli fırsatlar çıkıyor. Tabi şimdiye kadar böyle değildi. Örneğin Etsy, tasarımcılar için ürünlerini satabilecekleri bir platform geliştirdi fakat bu tasarımcılara ürünlerini üretebilmeleri konusunda hiç bir destek sunmadı. Türkiye&#8217;de de benzer durumlar söz konusu. Zet, tasarımcılara özel bir pazar yeri fakat tasarımcıların üretim aşamalarına herhangi bir destek sunmuyor.</p>
<p>Yeni trend ise tasarımcılara üretim konusunda destek olmak ve yönlendirmek. Böylece tasarımcı iyi bildiği şeyi yaparken diğer alanlar için de profesyonel destek alarak kendi markasını üretmiş oluyor.</p>
<p><strong>2- Asya pazarı</strong></p>
<p>Birçok Asya ülkesinde, büyüyen orta sınıf çok büyük farklılıklara neden oluyor. Bir <a href="http://www.transparencymarketresearch.com/footwear-market.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">araştırmaya göre</a> önümüzdeki 7 yıl içerisinde orta sınıf etkisiyle bu pazar 17 milyar dolar daha büyüyecek. Tasarımcıların yeni bir pazara girmek ve bu pazardan pay almak gibi bir planı varsa Asya pazarındaki dijital kanalları kesinlikle gözden kaçırmaması gerekiyor.</p>
<p><strong>3- Sosyal ticaret</strong></p>
<p>Sosyal medyanın tüm markalar için ne kadar önemli olduğunu herkes çok iyi biliyor zaten. Bir araştırmada, internet kullanıcılarının %20&#8217;si, sosyal medyanın alışveriş alışkanlıklarını değiştirdiğini söylüyor. Tabi ki sosyal ticaret derken instagram&#8217;da bir içeriği öne çıkarmak veya bir fenomene inceleme yaptırmaktan daha derin bir şeyden söz ediyoruz.</p>
<p>Sosyal medya kullanıcılarının datalarını işleyip, anlamlandırıp ve bu doğrultuda kişiye özel eğilimleri öne çıkarıp satışa yönlendirmek bu işin teknik kısmı. Bir diğer önemli tarafı ise tüketicilerin bir bağ kurmak istiyor olması. Tüketiciler yeni markalar keşfetmeyi severler ve bunu yaparken markanın hikayesiyle bir bağ kurmak isterler bu nedenle her ürününüz için bir hikaye yazmanız ve bunu tüketiciye anlatmanız artık çok daha önemli.</p>
<p><strong>4- Y kuşağının alışveriş tercihleri</strong></p>
<p>Y kuşağı ile ilgili söylenmeyen şey kalmadı sanırım. İş hayatı, hayata bakış ve duruş, alışkanlıklar ve daha bir çok şeyde şimdiye kadar yaşayan herkesen çok farklı olduklarını net bir şekilde biliyoruz. Giyim alanındaki alışveriş alışkanlıkları da herkesten farklı.</p>
<p>Şimdiye kadar herkes &#8220;marka&#8221; giymeyi, onların kaliteli ürünlerini taşımayı tercih ederken y kuşağı yeni ve az bilinen fakat özel ürünleri daha çok tercih ediyor. <a href="https://www.npd.com/wps/portal/npd/us/news/tips-trends-takeaways/10-ways-younger-and-older-millennials-shop-differently/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Marshal&#8217;ın araştırmaları</a>, tüm markaların y kuşağını yakalamaya çalıştığını çünkü geleceğin alışveriş ve moda alışkanlıklarını çok değiştirdiğini gösteriyor. Büyük markalar bile bu kişilere erişebilmek için küçük dijital platformları kullanmaya başlıyor. Bu nedenle yeni modacılar bu dijital platformları keşfetmeli ve orada iyi bir iletişim yapmalı. Böylece büyük bir fark yaratabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">141652</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
