<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Röportaj arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/roportaj/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jun 2016 12:47:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.7</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Elon Musk gençliğinde günde sadece bir dolarla yaşıyordu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/elon-musk-gencliginde-gunde-sadece-bir-dolarla-yasiyordu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 06:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Elon Musk]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=132036</guid>

					<description><![CDATA[SpaceX ve Tesla’nın CEO’su Elon Musk, şu an tahmini olarak 12,8 milyar dolarlık bir varlığa sahip. İlk şirketi olan Zip2’yu 28 yaşında satıp milyoner olmadan önce ise, Musk, günde 1 dolarla yaşamaya çalışıyordu. Yaşadıklarını StarTalk radyosunda ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’a anlatan Musk, girişimci bir lider olabilmek için, sosisli ve portakalla geçiştiriyordu. Evet belki yoksulluk seviyesinin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX ve Tesla’nın CEO’su Elon Musk, şu an tahmini olarak 12,8 milyar dolarlık bir varlığa sahip.<span id="more-132036"></span> İlk şirketi olan Zip2’yu 28 yaşında satıp milyoner olmadan önce ise, Musk, günde 1 dolarla yaşamaya çalışıyordu. Yaşadıklarını StarTalk radyosunda ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’a anlatan Musk, girişimci bir lider olabilmek için, sosisli ve portakalla geçiştiriyordu. Evet belki yoksulluk seviyesinin üzerinde bir menü, ancak yine de bu günkü şartlara baktığımızda, arada büyük bir fark var.</p>
<p>Musk, Ontario’daki Queens Üniversitesine ilk başladığı yıllarda, insanlığın kaderini, internet, enerji verimliliği ve uzay keşiflerinin değiştirebileceğini düşünmüş. Diğer öğrenciler işi düşünürken, onun dünyayı değiştirmeyi düşündüğünü söyleyen Tyson’a, kendisinin de bunu düşündüğünü ve planının her zaman Amerika’ya gitmek olduğunu belirtiyor.</p>
<p>“Amerika’da canlı kalabilmek çok kolay. Bu sebeple yaşamak için ihtiyaç duyabileceklerimi de düşük seviyede tuttum. Ucuz bir evde, bilgisayarımla, açlıktan ölmeden yaşayarak başarabileceğimi fark ettim.” diyor. Aylık 30 dolarlık bir bütçe ile yaşayabileceğini düşünüp, bu düşünceyi başardıktan sonra kendisini istediklerini elde etme konusunda daha özgür görüyor. Bu sayede kazandığı paradan kendisi için minimum harcama yapıyor ve geri kalanını, hayallerine ulaşmak için harcıyor. O gün yapamadıklarını, bugün doyasıya yapıyor.</p>
<p>Harika bir ilham kaynağı, öyle değil mi?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">132036</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş dünyasının devleri hafta sonlarında ne yapıyor?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-dunyasinin-devleri-hafta-sonlarinda-ne-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2016 08:20:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=131077</guid>

					<description><![CDATA[Onları hep başarılarıyla, yaptıkları büyük işlerle tanıdık. Ancak onların da özel hayatları, tatilleri var. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Onları hep başarılarıyla, yaptıkları büyük işlerle tanıdık. Ancak onların da özel hayatları, tatilleri var. <span id="more-131077"></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">131077</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sör John Hegarty, içerik reklamcılığını tehlike olarak görüyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sor-john-hegarty-icerik-reklamciligini-tehlike-olarak-goruyor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/sor-john-hegarty-icerik-reklamciligini-tehlike-olarak-goruyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2016 06:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=131029</guid>

					<description><![CDATA[İngiliz reklamcılığının tecrübesi, bir reklam efsanesi Sör John Hegarty, 1960’larda sektöre giren ve yaptığı işlerle Levi’s ve Audi gibi markalar yaratan bir dev. 1982’de ortak kurucu olarak kurduğu Londra merkezli Bartle Bogle Hegarty (BBH), bugün Axe, Samsung, Tesco, KFC ve Google gibi markalara hizmet veriyor. Bir reklam dehası olan Hegarty, içerik reklamcılığının geleneksel reklamcılığa tercih [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz reklamcılığının tecrübesi, bir reklam efsanesi Sör John Hegarty, 1960’larda sektöre giren ve yaptığı işlerle Levi’s ve Audi gibi markalar yaratan bir dev. <span id="more-131029"></span>1982’de ortak kurucu olarak kurduğu Londra merkezli Bartle Bogle Hegarty (BBH), bugün Axe, Samsung, Tesco, KFC ve Google gibi markalara hizmet veriyor.</p>
<p>Bir reklam dehası olan Hegarty, içerik reklamcılığının geleneksel reklamcılığa tercih edilmeye başlanmış olmasını büyük bir tehlike olarak görüyor.</p>
<p>Dijital medyanın her yerden kolayca ulaşılabilir hale gelmesi, reklamcıların ve markaların ilgisini video, makale, oyun ve sosyal medya gönderisi gibi içeriklere yöneltti. Yahoo ve Enders analizlerinin verilerine göre, 2020 yılına kadar %186 artarak 2,12 milyon Euro’ya çıkacak.</p>
<p>Bu durum Hegarty’i telaşlandırıyor. En karmaşık fikirleri ve ürünleri, en sade ve güçlü haliyle unutulmaz hale getiren Hegarty, iyice düşünülmüş 30 saniyelik reklamların, 5 dakikalık içerik videolarından çok daha etkili olduğunu söylüyor.</p>
<p>“Ben size ‘Vorsprung durch Technik’ dediğimde, siz hangi markadan bahsettiğimi anlarsınız. Bu 60 yıllık bir televizyon reklamıydı ve 35 yıl önceydi.</p>
<p>Bunu yapma isteğimizi kaybetmiş gibi görünüyoruz. Biri bana çıkıp da, son 10 yıl içinde bir tane akıllara kazınmış olan bir içerik reklamı sloganı söyleyebilir mi?” diyor Hegarty.</p>
<p>BuzzFeed’in Purina için yaptığı üç buçuk dakikalık videonun 11 milyon kez izlendiği söylendiğinde Hegarty, kendisine çevresindeki kimsenin BuzzFeed’in yaptığı köpek reklamını sormadığını söylüyor.</p>
<p><strong>Hegarty’e göre Oreo’nun ödüllü reklamı hiçbir işe yaramaz.</strong></p>
<p>Hegarty’e göre Oreo’nun Cannes Lions’ta iki ödül almış olan “Dunk in the Dark” işi, tamamen saçmalık.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550">
<p lang="en" dir="ltr">Power out? No problem. <a href="http://t.co/dnQ7pOgC">pic.twitter.com/dnQ7pOgC</a></p>
<p>&mdash; Oreo Cookie (@Oreo) <a href="https://twitter.com/Oreo/status/298246571718483968">February 4, 2013</a></p></blockquote>
<p><script async src="//platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>Super Bowl sırasında tüm ışıkların kapandığı ve bu sürede Oreo’nun Twitter’dan attığı gönderi, dünyanın dört bir yanından övgüleri toplamış olsa da, Hegarty için değersiz. Çünkü bu gönderi sadece 150.000 kişiye erişmiş. Bu da Oreo’nun hedeflediği pazarın %1’inden bile az.</p>
<p>“Ben 1 milyonun altı için yataktan kalkmam. Yani lütfen! Hangi sektördesiniz siz? Tüm dünyada şahane diye ödüller alıp durdu. Şahane değil! B_k gibi bir iş!”</p>
<p><strong>1980’lerin Levi’s kuru temizleme reklamı, kitle hedefli olamazdı.</strong></p>
<p>Hegarty’nin şirketi BBH de kitle hedefli işler yapmış, ancak Hegarty bunu felaket olarak adlandırıyor.</p>
<p>Hegarty, kendisinin Levi’s için yapmış olduğu kuru temizleme reklamını hatırlatıyor. Levi’s,1985’te ilk taşlanmış pantolonunu çıkarmıştı ve bunu en iyi şekilde duyurması gerekiyordu. Çünkü marka, pazardaki ilgisini kaybediyordu. Öncelikli alıcı olan gençler, dede markası olarak gördüğü Levi’s’ı tercih etmiyordu. Taa ki, Hegarty’nin yaptığı çalışmaya dek.</p>
<p>O zamanlar ünlü olmayan, ancak reklamdan sonra en ünlü modellerden biri olan Nick Kamen’ın oynadığı reklamda, bir genç, bir kuru temizleme dükkanına giriyor. İç çamaşırına kadar üzerinde ne varsa çıkarıyor. Daha sonra elbiselerini makineye atıp, şişman bir adamın yanına oturuyor. Bu sırada Marvin Gaye’nin “I Heard It Through The Grapevine” şarkısı çalıyor.</p>
<div class="flex-video widescreen youtube"><iframe loading="lazy" class="youtube-player" width="1170" height="659" src="https://www.youtube.com/embed/wT4DR_ae_4o?version=3&#038;rel=1&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;fs=1&#038;hl=tr-TR&#038;autohide=2&#038;wmode=transparent" allowfullscreen="true" style="border:0;" sandbox="allow-scripts allow-same-origin allow-popups allow-presentation"></iframe></div>
<p>Çalışma, markaya yeni bir imaj katmakla kalmadı. Yeni bir müzik türü yarattı, modanın yönünü değiştirdi. Hegarty’e göre bu, fikri hayata geçirmenin gücüydü.</p>
<p>“Sürekli kalabalığın gücüne dayanıyoruz. Hayır, kalabalığın gücü sonunda ayak takımına dönüşüyor.”</p>
<p>Peki siz reklam efsanesinin sözlerine katılıyor musunuz?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/sor-john-hegarty-icerik-reklamciligini-tehlike-olarak-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">131029</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mark Zuckerberg o kızı bulmak için Facebook&#8217;u kurmadı, işte gerçek hikayesi</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mark-zuckerberg-o-kizi-bulmak-icin-facebooku-kurmadi-iste-gercek-hikayesi/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/mark-zuckerberg-o-kizi-bulmak-icin-facebooku-kurmadi-iste-gercek-hikayesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Feb 2016 07:10:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[coursematch]]></category>
		<category><![CDATA[harvard]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Zuckerberg]]></category>
		<category><![CDATA[Program]]></category>
		<category><![CDATA[Programlama]]></category>
		<category><![CDATA[The Social Network]]></category>
		<category><![CDATA[tool]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=124172</guid>

					<description><![CDATA[The Social Network filmini birçoğumuz bilir. Mark Zuckerberg’in hayatının anlatıldığı söylenen filme en çok tepki gösteren, Mark Zuckerberg’in kendisi olmuştu. Zuckerberg, filmdeki karakterin kendisinden çok farklı olduğunu, hatta filmin anlattığı dönemde bir kız arkadaşının olduğunu (hatta şu an o kişi namıdiğer karısı Priscilla Chan) fakat kendisinin ‘kızsız adam’ gibi lanse edildiğini söylemişti. Peki Zuckerberg’in gerçek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Social Network filmini birçoğumuz bilir. Mark Zuckerberg’in hayatının anlatıldığı söylenen filme en çok tepki gösteren, Mark Zuckerberg’in kendisi olmuştu. <span id="more-124172"></span>Zuckerberg, filmdeki karakterin kendisinden çok farklı olduğunu, hatta filmin anlattığı dönemde bir kız arkadaşının olduğunu (hatta şu an o kişi namıdiğer karısı Priscilla Chan) fakat kendisinin ‘kızsız adam’ gibi lanse edildiğini söylemişti.</p>
<p>Peki Zuckerberg’in gerçek hikâyesi nasıldı? Zuckerberg, Mathias Döpfner’le yaptığı röportajda, hayatıyla alakalı soruları yanıtladı. O dönemlerde internete karşı büyük takıntısının olduğunu söyleyen Zuckerberg, Google ve Wikipedia’nın birçok bilgiyi bulma konusunda harika platformlar olduğunu, ancak yine de bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğini belirtti.</p>
<p>“Diğer insanların nereye gittiği ya da ne yaptığıyla alakalı bilgileri araştırabildiğiniz bir yer yoktu. Böyle bir şeyi nasıl yapacağımı da bilmiyordum, bu sebeple küçük araçlar üretmeye başladım.” diyen Zuckerberg, sonuç olarak Coursematch’i ve ardından Facematch’i yarattı. Facematch, filmde de görmüş olduğumuz, okul öğrencilerinin hangisinin daha seksi olduğunu söyleyen bir uygulamaydı ve Zuckerberg bunun sadece bir şaka olduğunu söyledi.</p>
<p>Şimdi size, neden başkasının değil de, okul dersleri yerine programcılığa ilgi gösteren bir gencin, Facebook gibi bir sosyal ağ kurduğunu anlatan hikâyeye geçelim.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-124175" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2016/02/dsc_6831-600x300.jpg" alt="dsc_6831" width="600" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2016/02/dsc_6831-600x300.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2016/02/dsc_6831-768x384.jpg 768w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2016/02/dsc_6831-1060x530.jpg 1060w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2016/02/dsc_6831.jpg 1600w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Mathias Döpfner: Coursematch, nasıl oldu da Facebook’a dönüştü?</strong></p>
<p><strong>Mark Zuckerberg:</strong> Yılı bitirmek için “Rome of Augustus” adlı bir sanat tarihi dersini geçmeliydim. Bunun için bize bazı eserleri gösteriyor ve bu eserlerin sanatsal ve tarihsel açıdan önemini yazmamızı istiyorlardı.</p>
<p>Program tasarlamaya daha çok ağırlık verdiğim için, derse pek ilgi göstermemiştim ve final sınavı geldiği zaman “Mahvoldum!” dedim, çünkü dersle alakalı hiçbir şey bilmiyordum.</p>
<p>Bu sebeple, rastgele seçilen sanat objelerini karşınıza çıkaran ve bununla alakalı ne düşündüğünüzü yazmanızı sağlayan bir servis geliştirdim. Sınıftaki herkese e-mail aracılığıyla bu programı yolladım. Sınıftakilerin katılımıyla beraber, harika bir sosyal çalışma platformu yaratmış oldum.</p>
<p>Sanırım o yılki notlarım, daha önceki yıllara göre çok daha iyiydi. Hep bu şekilde farklı projeler vardı ve sanırım Harvard’ta olduğum sürece bunun gibi 10 farklı yazılım geliştirdim. Daha sonra, tüm bunları bir araya getirip, insanların diledikleri şeyi paylaşmalarını sağlayan bir platform yaratmaya karar verdim. Sonuç itibarıyla, Facebook’un ilk versiyonu ortaya çıkmış oldu.</p>
<p><strong>Döpfner: Geliştirme süreci ne kadar sürdü?</strong></p>
<p><strong>Zuckerberg:</strong> Önceden yapmış olduğum birçok şey olduğu için, Facebook’un ilk versiyonunu üretmek sadece iki haftamı aldı.</p>
<p><strong>Döpfner: Tabii o zamanlar, bunun üç milyar dolarlık bir şirkete dönüşebileceğini hiç tahmin etmemiştin.</strong></p>
<p><strong>Zuckerberg:</strong> Kesinlikle hayır!</p>
<p><strong>Döpfner: Çok büyük bir şeye dönüşebileceğini ne zaman anladın?</strong></p>
<p><strong>Zuckerberg:</strong> Aslında bunun aklıma geldiği günü net bir şekilde hatırlıyorum. Harvard’ta Facebook’u kurduğum geceydi. Bilgisayar bilimleri dersine beraber çalıştığım bir arkadaşımla pizza almaya gidiyorduk. Ona, böyle bir şeyin Harvard’ta gerçekleşmiş olmasına çok sevindiğimi ve bir gün birinin bunun aynısını dünya çapında yapabileceğini söylediğimi hatırlıyorum.</p>
<p>Bunu bizim yapabileceğimiz aklıma bile gelmemişti. Hiç, umarım bu işi çok büyütebilirim dememiştim. Benim için, bunu bizim yapıyor olmamızın hiçbir yolu yoktu. Bunu başka biri yapacaktı çünkü biz sadece üniversite öğrencileriydik. Sonra bir an, hayatımın 20 yılına dönüp tekrar baktım ve kimsenin yapmamış olduğu, şaşırtıcı şeylerin ne olduğunu düşündüm. Ve kendi kendime sordum: “Neden böyle bir şeyi daha önce kimse yapmadı?”.</p>
<p><strong>Döpfner: Nedenmiş?</strong></p>
<p><strong>Zuckerberg:</strong> Çünkü bence bunun sebebi, size olmayacağını düşündüren bahaneler. Attığınız her adımda insanların yapacak olumsuz bir yorumu var: “Ama bu sadece gençlere göre.”. Bunlar denildiği zaman, böyle projelerin üzerinde çok durmuyorlar ve yeterince efor sarf etmiyorlar. Ya da “Bir grup insan bunu kullanır ama bundan para kazanılmaz.” ya da “Bu Amerika’da tutar ama diğer ülkelerde pek tutmaz.” ya da “Ha tamam tutuyormuş ama bu mobil cihazlarda çalışmaz.” ve bunun gibi birçok bahane var.</p>
<p><strong>Döpfner: Ama sen yaptın.</strong></p>
<p><strong>Zuckerberg:</strong> Evet.</p>
<p>Bu sadece Facebook’un kuruluşunun hikâyesi. 12 yıllık şirket, artık sadece sosyal ağlara değil, yapay zekâdan sanal gerçekliğe kadar, geleceğe yatırım yapan birçok projeye yatırım yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/mark-zuckerberg-o-kizi-bulmak-icin-facebooku-kurmadi-iste-gercek-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">124172</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Airbnb&#8217;nin CEO&#8217;sundan başarılı olmanın sırları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/airbnbnin-ceosundan-basarili-olmanin-sirlari/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/airbnbnin-ceosundan-basarili-olmanin-sirlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alparslan Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2015 09:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Airbnb]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=106732</guid>

					<description><![CDATA[Birçok şirket çalışma arkadaşlarını genelde mükemmel liderlik özelliği, güçlü iletişime yeteneği ve teknik özelliklere sahip olan kişilerden seçmek ister. Sizler için Airbnb şirketinin CEO’su Brian Chesky’nin The New York Times’a verdiği röportajı derledik. Ropörtajı vermeden once Airbnb şirketinin tam olarak ne iş yaptığına kısaca bakalım. Airbnb, insanların seyahatlerinde konaklayacak yer bulmasını, mekan sahiplerinin kiralamasını sağlayan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok şirket çalışma arkadaşlarını genelde mükemmel liderlik özelliği, güçlü iletişime yeteneği ve teknik özelliklere sahip olan kişilerden seçmek ister.<span id="more-106732"></span></p>
<p>Sizler için Airbnb şirketinin CEO’su Brian Chesky’nin The New York Times’a verdiği röportajı derledik. Ropörtajı vermeden once Airbnb şirketinin tam olarak ne iş yaptığına kısaca bakalım.</p>
<p>Airbnb, insanların seyahatlerinde konaklayacak yer bulmasını, mekan sahiplerinin kiralamasını sağlayan web uygulaması. 192 ülkede 33 bin şehirde 800 binin üzerinde kiralık mekan seçeneği sunan Airbnb; Ağustos 2008&#8217;de ABD&#8217;nin San Francisco şehrinde kurulmuş bir girişimdir.</p>
<p>Mart 2015 itibarı ile Airbnb, toplamda 18 yatırımcıdan yaklaşık 750 milyon dolarlık yatırım aldığını da belirterek ropörtaja geçelim.</p>
<p><strong>Gençliğinizde liderlik vasıflarına sahip miydiniz?</strong></p>
<p>Gençliğimde iki farklı kişi gibiydim. Bir yanda hokey takımının kaptanlığını yaparken bir diğer yanda ise içimde bir sanatçı yatıyordu. Çoğu çocuk noel baba oyuncağı ile oynamak isterken ben onun kötü bir tasarım olduğunu ve tekrardan dizayn edilmesi gereken bir oyuncak olarak görüyordum. Kafayı video oyunlarına takmıştım çünkü tasarımlarının berbat olduğunu düşünürdüm. Bir dönem ise mimari tasarım ile ilgilendim.</p>
<p><strong>Peki ya okul dönemiz nasıldı?</strong></p>
<p>Güzel sanatlar okuluna gitmeye karar verdim ve Rhode Island tasarım okuluna yazıldım. Bu okulda ilk etapta kişiliğime uygun alanı aradım ve sonunda endüstyel sanatlar bölümüne yöneldim. Sanırım bu kararım iyi bir CEO olmama yardımcı oldu çünkü burada empati yapmayı öğrendim. Bu alanda kendinizi başkasının ayakkabılarının içine sokmak zorunda kalıyorsunuz ve bu da size çok yardımcı oluyor empati konusunda.</p>
<p><strong>Endüstriyel tasarım sizi nasıl Airbnb’ye taşıdı?</strong></p>
<p>Okulu bitirdikten sonar bir ayakkabı firmasında tasarımcı olarak çalışmaya başladım. Ilerki dönemlerde bu işin benim için uygun olmadığına karar verdim ve bıraktım. Daha sonra birkaç küçük şirkette birkaç projenin içinde bulundum ve daha sonra neden kendi işimi kendim yapmayayım dedim kendi kendime. Yapmam gereken tek şey onların aldığı gibi risk almaktı.</p>
<p>Bu fikir San Franciscoda var olan bir uluslararası fuarın olduğu dönemlerde aklımıza geldi. Bütün oteller dolmuştu ve biz evimizi değerlendirdik. Birkaç şişme yata aldık ve şişme yatak ve kahvaltı konsepti ile başladık. O zamanlar tabi kiramızı çıkarmak için yaptığımız bir iş deneyimiydi bizim için. Benim girişimcilere her zaman söylediğim bir şey var, once kendi problemlerinizi çözün sonra insanların sorunlarını. Bizim sorunumuz ise biz kiralamayı bilmiyorduk ve insanlarla tanışmaya karar verdik. Böylece hikayemiz başlamış oldu.</p>
<p><strong>Airbnb 2008’den bu yana liderliğinde nasıl bir değişim yaşandı?</strong></p>
<p>Bir lider olarak kararsız ve isteksiz olmamam gerektiğini biliyordum. Insanlara ilk liderlik etmeye başladığınız zaman biraz rahatsız hissedersiniz kendinizi. Kendinizi patronluk taslıyormuş gibi hissediyorsunuz, zalim buluyorsunuz bazen. Böyle şeyleri genlede bir sorun yaşandığında sessiz kalmak yerine sorunun üstüne gidip hallderek aşıyor insan. Böylece taşlar zamanla yerine oturmuş oluyor.</p>
<p><strong>Size iş başvurusunda bulunan kişilerde ne ararsınız ve genelde nasıl sorular sorarsınız?</strong></p>
<p>Her işe alım için boş olan pozisyonun net olması lazım. Birden fazla görev yükleyip işleri karıştırmanın bir faydası olmaz. Iş alanı tek kelimelik, basit olmalıdır.</p>
<p>Genelde dünyayı göründüğünden farklı algılayan insanlarla çalışmayı tercih ederiz. Hayalleri olan, büyük düşünen ve genelde güvenilir olan kişiler olamlılar. Çocukça bir kalpleri olmalı ve meraklı bir yapıya sahip olmalılar.</p>
<p>Genelde adaylara hayatlarını 3 dakikada özetlemelerini isterim. 3 dakika içinde anlattığı şeylerde göze çarpan, vurucu bir şey yoksa genelde ilerde de olmayacağı kanısındayım.</p>
<p><strong>Okuldan mezun olacak gençlere ne önerilerde bulunmak istersiniz?</strong></p>
<p>Ebeveynler çok önemlidir ama kendi kariyer planlamaları konusunda onları dinlememeleri gerektiğini söylemek isterim.</p>
<p>Ayrıca şunu belirtmek isterim, geleceğinizde ne yapmak isterseniz yapın elbet düşüşler yaşarsınız. Kararlarınızı verirken para, başarı veya kariyer için değilde sevdiğiniz için yapın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/airbnbnin-ceosundan-basarili-olmanin-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">106732</post-id>	</item>
		<item>
		<title>E-Ticaret Sektörü Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanılabilirliğe Isınıyor [Röportaj]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/teknosa-kullanici-deneyimi-roportaj/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/teknosa-kullanici-deneyimi-roportaj/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Salih Kural]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 14:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=92138</guid>

					<description><![CDATA[Bir kullanıcı olarak her zaman teknolojinin insan hayatını kolaylaştırmasını bekleriz. İnternet bu anlamda hayatımızın içine giren en yakın örneklerden biri. Zira bir akıllı telefon satın almak isterseniz artık illa ki mağazaya gitmenize...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kullanıcı olarak her zaman teknolojinin insan hayatını kolaylaştırmasını bekleriz. İnternet bu anlamda hayatımızın içine giren en yakın örneklerden biri. Zira bir akıllı telefon satın almak isterseniz artık illa ki mağazaya gitmenize gerek yok. Bilgisayarınızdan binbir çeşit model bulabilir ve sipariş vererek birkaç gün içinde elinize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Zira e-ticaret bunun için var.</p>
<p><strong>Peki ya kullanıcı deneyimi?</strong></p>
<p>Son birkaç yılda kullanıcıların farklı sitelerden ürün alma ve alternatif bulma konusunda daha da bilinçlendi. Buna e-ticaret sektöründeki rekabetin artması ve aynı ürünü sunan şirketlerin sayısının hızla artmasının da elbette etkisi var. İsterseniz dakikalar içinde bir ürün hakkında fiyatından yeteneklerine kadar birçok detay bilgi hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Nitekim birbirine benzeyen fiyat politikaları da kullanıcı gözünde fark yaratan bir unsur olmaktan çıkmış durumda. Dolayısıyla <strong>kullanıcı deneyimi</strong> kavramı artık her zamankinden daha çok dile getiriliyor.</p>
<p>Bir kullanıcının bir servisi kullanırken, onunla etkileşime girerken ve sonrasında deneyimlediği şeylerin tamamına kullanıcı deneyimi (<strong>UX</strong>) deniyor. Kullanıcıya sunulan fayda, buna erişim olanağı, sürecin zorluğu ve tüm bunların kişiye yaşattığı his kullanıcı deneyiminin bileşenlerini oluşturuyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bu kavram henüz emekleme döneminde olsa da yakın zamanda sayıları artan örneklerle kullanıcı deneyimi adına mesafe kat edilmeye başlandı. ABD&#8217;deki trendleri birkaç yıl geriden takip ettiğimizi göz önünde bulundurursak yakın bir süreçte artık Türkiye&#8217;de de web sitelerini yöneticilerin bilgi ve vizyonundan bağımsız olarak kullanıcıların ihtiyaçlarını gözeten bir tasarım anlayışına geçeceğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Bu dönüşümün yakın dönem örneklerinden biri Nisan ayı başında <a href="https://sosyalmedya.co/teknosa-yeni-tasarim/" target="_blank">tasarımını yenileyerek</a> &#8220;içerik artık kral&#8221; diyen <a href="http://www.teknosa.com/" target="_blank">Teknosa.com</a> oldu. Yeni Teknosa&#8217;da tüketicilerin pratikte ihtiyacı olmayan teknik verilerden ziyade yeni tasarımda kullanıcı yorumları, ürün videosu, soru-cevap, ürün inceleme, benzer ürünler bölümleri ön planda karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin önde gelen perakendecilerinden biri olan şirket, kullanıcı deneyimi konusundaki tasarım çalışmalarıyla tanıdığımız <a href="http://www.userspots.com/" target="_blank">Userspots</a>&#8216;un geliştirdiği yeni tasarımını müşterilerine sundu. Sektör adına dikkat çekici bir değişim sinyali veren Teknosa.com&#8217;un kullanıcı deneyimi macerasını <strong>Userspots Kurucusu</strong> <a href="http://tr.linkedin.com/in/mustafadalci" target="_blank">Mustafa Dalcı</a> ve <strong>Teknosa E-Ticaret Müdürü</strong> <a href="http://www.linkedin.com/pub/burcu-yasar/1a/b67/2a0" target="_blank">Burcu Yaşar</a> ile konuştuk.</p>
<h2>Mustafa Dalcı: <em>&#8220;Türk sitelerin skoru 100 üzerinden 67. Dünya ortalaması ise 78.&#8221;</em></h2>
<p><strong>Türkiye internet sektörü kullanıcı deneyimi konusunda ne durumda?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de tüm sektörler için kullanıcı deneyimi kavramı henüz emekleme döneminde ancak bu konuda en hızlı aksiyonları dijital dünyada var olan e-ticaret sitelerinin aldığını söyleyebiliriz. Ardından da finans ve GSM firmaları geliyor. Dışarıdan UX uzmanlarından destek alarak ilerleyebildikleri gibi firmalar içeride de UX ekipleri kurmaya başladılar. Aynı şekilde dijital ajansların da  bu konuda kendini uzmanlaştırmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Teknosa.com&#8217;da nasıl bir geliştirme çalışması gerçekleştirdiniz? Yeni arayüzün hikayesini anlatır mısınız?</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft" alt="Mustafa Dalcı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/04/mustafa-dalci.jpg" width="216" height="268" />Teknosa gibi fiziksel mağazaları bulunan bir şirkette web deneyimini ölçümlemenin yanı sıra online alışveriş yapan mağaza müşterisi hareketlerini gözlemlemek de önemliydi. Teknosa.com müşteri deneyimi tasarımı çalışmasının araştırma ayağında farklı araştırma tekniklerinden beslendik. Kullanılabilirlik testleri ile mevcut sitede yaşanılan sorunları, mevcut müşterilerin alışkanlıklarını ve ihtiyaçlarını görmüş olduk. Teknosa.com hedef kitlesinin sıkça ziyaret ettiği mağazalarda satış danışmanları ile görüşmeler yaparak hızlıca veri elde ettik. Bu verilerin sağlamasını yapabilmek amaçlı mağazalarda stajyer satış danışmanı rolü ile müşterileri dinledik. Teknosa çağrı merkezine giderek çalışanlar ile müşteri ihtiyaç ve şikayetleri üzerine görüştük. Teknosa’ya ait sosyal hesaplar, online alışveriş ile ilgili kullanıcı yorumlarının yer aldığı forumlar ve çeşitli mecralardan netnografi yöntemiyle verileri topladık. Sonuç olarak teknosa.com müşterisinin detaylı bir yol haritasını çıkardık.</p>
<p>Araştırma sonucunda kullanıcıların gereksinim duyduğu, alışkanlık haline getirdiği, şikayetçi olduğu, sorun yaşadığı bağlamların detaylı bir dökümüne sahip olduk. Bunlar arasında önceliklendirme yaparken teknosa markasının da imajına ve ihtiyaçlarına sadık kaldık. Sitenin temel ve yardımcı kontekstlerini belirledikten sonra tasarım aşaması başladı.</p>
<p>Araştırmalardan elde ettiğimiz yol haritası ve e-ticaret sektöründeki deneyimimize dayanarak öncelikle ana site akışını tasarladık. Ardından wireframe sürecine girerek tüm süreçlerin akışlarını tasarlamış olduk. Wireframeleri test ettik. Testlerden gelen geri bildirimlere göre müşterimizden önce biz kendimize revizyon verdik, bu revizyonları yaptıktan sonra grafik tasarım sürecine başladık. Grafik tasarım aşamasında içeriği daha ön plana çıkaran flat bir yapıyı tercih ettik.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de UX ve kullanılabilirlik noktasında neler yapılabilir? Dünyadaki örneklere baktığımızda biz neredeyiz?</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl e-ticaret ve finans sektöründen 65 firmayla yaptığımız çalışmalarda küresel çapta kabul gören &#8220;SUS&#8221; adı verilen bir ölçekle ile internet siteleriyle ilgili kullanılabilirlik skorlarını çıkardığımızda Türk sitelerin skoru 100 üzerinden 67 olarak belirlemiştik. Bu oranın dünya genelindeki ortalaması ise 78 idi. Türkiye&#8217;deki e-ticaret firmalarının skorlarının düşük olmasının nedenlerinin başında ise satış sonrası müşterilere iyi bir deneyim sunmamaları ve bu süreçle ilgili kullanıcılara yeterli bilgi sağlanmaması geliyor. Bunların yanı sıra yetersiz veya yanıltıcı ürün bilgileri, satış sonrası istek dışı gönderilen e-postalar ve zorlu satın alma sonuçları da bu skorun düşük çıkmasına neden olan diğer faktörler arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Türk kullanıcısının site sahiplerine kılavuz olabilecek belirgin kullanım alışkanlıklar var mı?</strong></p>
<p>Türk kullanıcılara özel bir kullanım alışkanlığını arayüzler genelinde söyleyemiyoruz. Genel olarak kullanıcılar uzun metinleri okumaktan kaçınıyor, önemli bilgilerin çok kısa ve büyük puntolu olarak verilmesi hatta infografik ay da video kullanımını tercih ediyorlar. Yazdığınız her 5 paragraftan 1&#8217;ini okuyor, hızlıca tarayarak sayfaları dolaşıyorlar.</p>
<p>Türk kullanıcılarının her siteyi bir sosyal ağa çevirme konusunda diğer ülke kullanıcılarına göre farklı olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Önümüzdeki dönemde kullanıcı odaklı tasarımın trendleri ne olacak? Bu konuda dünya nereye gidiyor?</strong></p>
<p>Kullanıcı odaklı tasarım trendlerinde;</p>
<p><em>Çok Kanallı Deneyim</em></p>
<p>Hayatımıza farklı yapıda ekranlar girmeye devam ediyor. Televizyonlar akıllanırken, televizyon karşısında tablet ve telefon kullanan kişilerin sayısı azımsanmayacak seviyede (%63). Markalar her kanalda kullanıcıya şimdilik sadece ulaşmanın yollarını aramakta. Gelecekte ise üzerine daha fazla düşüneceğimiz nokta her kanalda kullanıcıya daha iyi bir deneyim sunmak olacak.</p>
<p><em>Responsive Design</em></p>
<p>Her kanalda daha iyi bir deneyimin ilk şartlarından biri kanallar arasında tasarım bütünlüğü  sağlamak olacak. Benzer yapıdaki tasarımı hem tablette, hem mobilde, hem de masaüstü veya dizüstü bilgisayarlarda görmek kullanıcıların ihtiyaçları olmaya başladı. Bu noktada duyarlı tasarım olarak adlandırdığımız “responsive design” bu ihtiyacı karşılıyor. “Responsive design” olarak bilinen duyarlı tasarımda kullanılan tarayıcı üzerinde görüntülenen çözünürlüğe ve büyüklüğe göre web sitesi kendisini ölçekleyerek uyarlıyor. Bu da aynı deneyimi yaşamak isteyen kullanıcıların ihtiyacına bir çözüm oluyor.</p>
<p><em>Lean UX</em></p>
<p>Lean UX terimi, ‘yalın girişim’ mantığının kullanıcı deneyimi süreçlerine uyarlanmış hali  olarak ürünü adım adım ve doğrulayarak geliştirilmesi temeline dayanıyor. Kullanıcı araştırmaları ile bir çıktı elde ediyorsunuz, o çıktıları ürüne uyguluyor, ölçüyor ve ürününüzü geliştiriyorsunuz.</p>
<p><em>Daha Fazla Online Araştırma</em></p>
<p>Kimsenin 6 haftalık test sonucunu beklemeye sabrı yok ve 100 sayfalık kullanılabilirlik testi raporunu kimse okumuyor. Dolayısıyla bu da online testlerin önümüzdeki dönemlerde daha fazla kullanılabilirlik ve kullanıcı deneyimi çalışmalarında yer alacağını gösteriyor.</p>
<p><em>Doğal Arayüzler</em></p>
<p>Xerox Parc&#8217;da yıllar önce geliştirilen GUI (Graphical User Interface) yerini artık HUI&#8217;ye (Human User Interface) bırakıyor. Önümüzdeki dönemde arayüzler sadece bir web sitesi, bir fiziksel dokunma noktası olmayıp, insanın kendisi bir arayüz olarak cihazlarla etkileşimimizi sağlayacak. Xbox ve Wii cihazlarında olduğu gibi insanlar tekil olarak mimik ve jestlerle uygulamalarda etkileşim sağlayacak.</p>
<h2>Burcu Yaşar: &#8220;<em>Kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik Türkiye&#8217;de çok yeni oluşan kavramlar. Teknosa olarak bu süreci hızlıca benimsedik ve sahip çıktık.&#8221;</em></h2>
<p><b>Teknosa.com&#8217;un yeni tasarıma karar verme süreci nasıl gelişti? </b></p>
<p>Dijital kanallardaki yatırımlarımızı ve büyümemizi hız kesmeden sürdürüyoruz. 2013 yılında ayda ortalama 7,5 milyon kez ziyaret edilen teknosa.com, 2012 yılına kıyasla 2,5 kata yakın büyüdü ve hızla büyümeye devam ediyor. Gerek 77 ildeki 299 mağazamız gerekse de teknosa.com ile yakaladığımız başarının temelinde müşteri odaklı yaklaşımımız var. Web sitemizin yeni tasarım sürecinde de tamamen müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerine kulak verdik. Mağazalarımızda, çağrı merkezimizde ve müşterilerimize dokunabildiğimiz her noktada çeşitli araştırmalar yaptık.</p>
<p>Sonuç olarak, sektördeki lider ve öncü konumumuza yakışır bir kararla hem çok daha sade ve işlevsel olan, hem de içeriği ve ürün çeşidiyle zenginleşmiş tüketici dostu yeni bir tasarıma imza attık.</p>
<p><b>İhtiyaçlarınızı nasıl belirlediniz ve ne kadar zamanda geçişi tamamladınız?</b></p>
<p>2012 yılında, müşterilerimize daha iyi bir alışveriş ve hizmet deneyimi yaşatmak adına uzman danışmanlarımızla çalışmalara başladık. Yapılacak tüm değişikliklerin kullanıcılarımızın ihtiyaç ve beklentilerini karşılaması, bizim için temel çıkış noktası oldu.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-92207 alignright" alt="Burcu Yaşar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/04/burcu-yasar.jpg" width="216" height="257" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/04/burcu-yasar.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/04/burcu-yasar-252x300.jpg 252w" sizes="(max-width: 216px) 100vw, 216px" /></p>
<p>Bu süreçte; fokus grup ve kullanılabilirlik testlerinin sonuçlarını, Teknosa mağazalarına gelen müşterilerin, satış danışmanlarının gözlemlerini ve sosyal medyadan toplanan tüm verileri analiz ettik. Her kanaldan gelen kullanılıcılarımızla gerçek senaryolar üzerinden testler gerçekleştirdik ve beklentiyi net şekilde anlamaya çalıştık. Sonrasında da &#8216;wireframe&#8217;lerin oluşması, tasarım ve alt yapı geliştirmeleri ile 1 yıla yakın bir sürede geçişi tamamladık. Bundan sonra da faz faz geliştirme çalışmalarımız devam ediyor olacak.</p>
<p><b>Yeni tasarımda öne çıkan yönler neler oldu?</b></p>
<p>Teknosa.com artık çok daha sade, işlevsel ve hızlı. Kullanıcılar, &#8220;Zaman Tüneli&#8221; yapısında tasarlanan ürün sayfası ile aradıkları bilgilere kolayca ulaşabiliyorlar. Ürün karşılaştırmasını pratik hale getiren yeni tasarımımızda, kullanıcılar, işin uzmanları tarafından hazırlanan ürün incelemelerini okuyabiliyor ve teknosa.com ekibine sorular sorabiliyorlar. Bunların yanı sıra yaptıkları ürün yorumlarıyla da Turuncu Kart puanı kazanma fırsatı yakalıyorlar.</p>
<p><b>Peki ya UX ve kullanılabilirlik konusu?</b></p>
<p>Teknosa, kuruluşundan bugüne dek sektöre öncü ve yenilikçi uygulamalar kazandıran bir marka. Yıllar önce insert çalışmaları ile alanında ilk oldu ve tüketicilerin teknolojilerle yakınlaşmasına aracılık etti. UX ve kullanılabilirlik, Türkiye&#8217;de çok yeni oluşan kavramlar. Teknosa bu süreci hızlıca benimsedi ve sahip çıktı. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşım daha da yaygınlaşacaktır.</p>
<p><b>İlk ölçümlemelerinize göre satış, ortalama sepet tutarı, görüntüleme gibi alanlarda kullanıcıların tepkisi ne oldu?</b></p>
<p>Yeni tasarım geçişleri, bazen tüketicilerin alışma süreci nedeniyle sancılı olabilir. Ancak biz bu süreci yaşamadık, kullanıcılarımız yeni tasarımımıza çok hızlı uyum sağladı. İlk günden hedeflediğimiz rakamların üstüne çıktık; hem trafiğimiz, hem sitede kalış süreleri hem de dönüşüm oranlarımız arttı. Yenilenen tasarımımızla ilgili olumlu geri dönüşler alıyoruz. Kullanıcılarımızdan gelen öneri ve yorumlar doğrultusunda, sitemizi daha da geliştirmek için her türlü değişime açığız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/teknosa-kullanici-deneyimi-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">92138</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tatil.com Dijital Pazarlama Uzmanı Selin Kılıç ile Sosyal Medya ve Dijital PR Üzerine Konuştuk</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/tatil-com-roportaj/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/tatil-com-roportaj/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Salih Kural]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2014 12:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital PR]]></category>
		<category><![CDATA[Selin Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil.com]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=86087</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye'nin önde gelen online tatil sitelerinden Tatil.com da dijital kanalları aktif olarak kullanarak online satışlarını destekleyen şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor. Yurtiçi ve yurtdışı oteller turlar ve kültür turları sunan Tatil.com...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin önde gelen online tatil sitelerinden <a href="http://www.tatil.com/" target="_blank">Tatil.com</a> dijital kanalları aktif olarak kullanarak online satışlarını destekleyen şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>Yurtiçi ve yurtdışı oteller, turlar ve kültür turları sunan Tatil.com e-ticaret platformunu sosyal medya kanallarından da desteklerken diğer yandan da PR çalışmalarıyla sosyal medya kampanyalarını tek potada eritiyor. Kampanyalarında marka bilinirliliğini artırma amacı taşıyan Tatil.com&#8217;un sosyal medya duruşu ise her sosyal ağın dinamiklerine uygun, son kullanıcıya yarar sağlayıcı içerikler yaratmak ve bunlarla online satışlarını desteklemek olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Tatil.com&#8217;un sosyal medya ve dijital PR alanında çalışmaları hakkında konuştuğumuz Tatil.com Kurumsal İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Selin Kılıç, bize Tatil.com&#8217;un dijital ve sosyal medya kampanyaları, hedefleri ve yaklaşımları hakkında bilgi vererek başarı hikayelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Öncelikle Tatil.com&#8217;un sosyal medya ve dijital PR çalışmalarını genel hatlarıyla özetleyebilir misiniz?</strong></p>
<p>Tatil.com olarak PR&#8217;ı sosyal medyadan ayrıştırmıyoruz. Her ne kadar yenilikçi ve teknoloji odaklı bir firma olsak da geleneksel medyanın gücünü hala önemsiyor ve PR çalışmalarımız ile sosyal medya kampanyalarımızı ayrı yürütmemeye özen gösteriyoruz. Nitekim offline ve online mecralarda yapmış olduğumuz tüm kampanyaları farklı kanallardan birbirini ile besleyerek daha güçlü sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz.</p>
<p><strong>Dijital kanallardaki ortak söyleminiz ve hedefiniz nedir?</strong></p>
<p>Tüm dijital kanallarda yürüttüğümüz kampanyaların ilk hedefi marka bilinirliği. Günümüzde dijital kanalların &#8220;offline&#8221; dediğimiz geleneksel kanallar kadar etkili olmaya başladığını biliyoruz. Dijital platformları kullanırken bize sağladığı en büyük avantaj ölçümlenebilir olması. Yaptığımız pazarlama çalışmalarını 360 derece planlayarak dijitali de mutlaka dahil ediyoruz. Böylece performans bazlı çalışmalar yapıp bunun takibini ve optimizasyonunu da sağlıklı bir şekilde yapabiliyoruz Amacımız her zaman Tatil.com marka bilinirliğini artırmak için doğru iletişim kanallarını kullanmak!</p>
<p><strong>Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu sitelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Tatil.com olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?</strong></p>
<p>Biz de bu ayrımı iyi yaptığımızı düşünüyoruz. Facebook, markaların sosyal medya iletişiminde hala ilk sırada olmasına rağmen, yeni açılan iletişim kanalları bizim de sosyal medya  stratejimizi değiştirmemize sebep oluyor. Facebook sayfamızda günde 2 içerik ile takipçilerimize ulaşırken Twitter hesabımızda 4-5 tweet ile takipçilerimize kendimizi hatırlatıyoruz. Çünkü Twitter akışı, Facebook haber kaynağına göre daha dinamik ve daha hızlı değişiyor. Bu kalabalıkta kaybolmamak ve takipçilerimize yararlı içerikler sunmak ilk hedefimiz. Sosyal medya kanallarının kullanıcı yapısı da son yıllarda belirgin değişiklikler göstermeye başladı. Facebook&#8217;un yaş ortalaması yükselirken Instagram ve Twitter daha genç bir kullanıcı profiline sahip. Bu gibi belirgin farklılıklar bizim kullandığımız görselin, yazdığımız içeriğin ve yapmış olduğumuz yarışmaların kullanılan platforma göre farklılık göstermesine sebep oluyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-large wp-image-86573" alt="Tatil.com" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/Tatil.com_1-590x255.png" width="590" height="255" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/Tatil.com_1-590x255.png 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/Tatil.com_1-300x129.png 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/Tatil.com_1.png 1351w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p><strong>Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?</strong></p>
<p>Etkileşim ve geri dönüşüm açısından Facebook&#8217;un önemi oldukça büyük. Değişen Facebook reklam stratejisi sayfaların etkileşim oranlarını düşürse de Tatil.com için Facebook geri dönüşümü oldukça yüksek bir kanal olmaya devam ediyor. Takipçiye dokunmak, ona hayal sunmak, ekran başında ona görseller ve farklı bilgiler ile dünyayı gezdirmek için en iyi yol Facebook ve Instagram&#8217;dan geçiyor diyebiliriz. Bunun dışında takipçilerimizi mutlu etmek için yapmış olduğumuz küçük yarışmaların en etkili geri dönüşlerini Twitter üzerinden elde ettik.</p>
<p><strong>Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?</strong></p>
<p>Halkla ilişkiler çalışmalarının çoğu güçlü bir itibar algısı için yapılır. Bu sebeple markamızın itibarını zedeleyebilecek, sosyal medyada herhangi bir kriz yaratabilecek durumların önüne güçlü ve hızlı müşteri ilişkileri stratejimiz ile geçmeye çalışıyoruz. Sosyal medya kanallarımıza gelen her türlü yorum, eleştiri veya şikayet en az 10 dakika içerisinde yanıtlanıyor ve çözüme ulaşması için ilgili birimlere aktarılıyor. Aynı zamanda  takipçilerimizin mutluluğu için farklı markalarla bir araya gelerek onlara tatilden stile, spordan eğlenceye kadar birçok alanda farklı teklifler sunmaya özen gösteriyoruz. Peki, bunu neden yapıyoruz? Çünkü istiyoruz ki takipçilerimiz Tatil.com hesaplarına girdiği zaman keyifli vakit geçirsin, farklı şeyler öğrensin ve mutlu olsun!</p>
<p><strong>Son bir yılda bu alanda rakamsal anlamda ne gibi değişiklikler oldu?</strong></p>
<p>2013 yılın başında Facebook&#8217;ta 50.000 civarında takipçimiz varken bugün bu rakam 261.400 oldu. Twitter tarafında ise bir yılda (reklamsız) 4.000 takipçi  kazanarak 9.200&#8217;e yaklaştık. Ulaştığımız kişi sayısı arttığından sayfalarımızdaki etkileşim oranımız da aynı ölçüde arttı.</p>
<p><strong>Son dönemde gerçekleştirdiğiniz sosyal medya kampanyaları ve projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?<img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-86574" alt="selin-kilic" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/selin-kilic-206x300.jpg" width="206" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/selin-kilic-206x300.jpg 206w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/selin-kilic-590x856.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/02/selin-kilic.jpg 1968w" sizes="(max-width: 206px) 100vw, 206px" /></strong></p>
<p>Sosyal medyada etkileşimin yüksek olduğu özel günleri kaçırmamaya, bu vesile ile takipçilerimize ulaşmaya özen gösteriyoruz. Yeni yıl, Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi önemli tarihlerde, her kanalın yapısına uygun farklı stratejiler doğrultusunda kurguladığımız çeşitli yarışma ve kampanyalarla sayfalarımızdaki etkileşimi arttırıyoruz. Anketler, oyunlar ve çeşitli uygulamaları sayfalarımızda paylaşmaya devam ediyoruz. Geçen yıl yaz döneminde &#8220;8 soruda Devr-i Alem&#8221; Facebook bilgi yarışmasıyla 1.000.000&#8217;dan fazla soru cevaplandı ve sonunda 3 kişiyi farklı destinasyonlarda tatile gönderdik. Bunun dışında Sevgililer Günü için ünlü takı tasarımcısı Ayça Sytmen ile birlikte Tatil.com takipçileri için bir yarışma düzenledik. Twitter üzerinden yapmış olduğumuz &#8216;Hobilerini stiline yansıt!&#8217; temalı yarışmada Ayça Sytmen, seyahat ve tatil tutkunu takipçiler için bir tasarımını hediye etti. Oldukça iyi geri dönüşümler aldığımız bu tür kampanyaları sayfalarımızda devamlı yapmayı planlıyoruz.</p>
<p><strong>Tatil satışı ve sosyal medya ilişkisi arasında sizce nasıl bir bağlantı var?</strong></p>
<p>Tatil kolay satın alınmayan bir hizmet olduğundan müşteriler nihai karar vermeden önce uzun süre araştırma yapıp yorumları takip ediyorlar. Bu açıdan bakıldığı zaman sosyal medyanın da önemli bir mecra olduğunu biliyoruz. Takipçilerimize sürekli tatil konusunda fikirler ve tavsiyelerde bulunuyoruz, çoğu zaman da spesifik sorularla karşımıza çıkabiliyorlar. Kısa sürede yer veya tesis konusunda yardımcı olarak takipçiyi doğru ürüne yönlendirebiliyoruz. Bunun dışında Facebook üzerinden gelen kullanıcılara otellerimizde 100 TL&#8217;ye varan indirimler sunuyoruz. Amacımız aslında satıştan daha çok tüketicilerin  Facebook üzerinden bize ulaşmaları, soru sormaları ve doğru yönlendirme yaptıktan sonra satın almalarını sağlamak.</p>
<p><strong>Sosyal medya kampanyalarınızdan bizimle paylaşabileceğiniz dikkat çekici case&#8217;ler var mı?</strong></p>
<p>Yukarıda detaylandırmış olduğumuz &#8220;8 Soruda Devr-i Alem&#8221; Facebook uygulamamızda kısa sürede 1.000.000 sorunun cevaplanması bizi oldukça şaşırtmıştı. Bu performansı göz önüne aldığımızda sosyal medya takipçilerinin sosyal medya kanallarını keyifli vakit geçirmek için  kullandıklarını bir kez daha görmüş olduk.</p>
<p><strong>Son olarak Tatil.com&#8217;un sosyal medya ve dijital PR alanında 2014 yol haritası ne olacak?</strong></p>
<p>Sosyal medya dinamikleri sürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip. Tatil.com olarak tüm bu yenilikleri takip edip gelişmeler ve değişimler doğrultusunda yeni stratejiler üretmeye devam edeceğiz. 2014&#8217;te de içeriğin kral olduğu gerçeği değişmeyecek&#8230; Tüketiciye fayda sağlayan içerikler üretmeye devam ederken bir yandan da mobilde gerçekleşen yenilikleri takip edeceğiz. Offline&#8217;da yapılacak tüm PR çalışmalarını sosyal medyaya bağlayarak daha güçlü bir etki elde etmeyi amaçlayan çalışmalar da 2014 hedeflerimiz arasında&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/tatil-com-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">86087</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hürriyet Garage’ı Tuba Köseoğlu Okçu Anlatıyor [Röportaj]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/hurriyet-garage-roportaj/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/hurriyet-garage-roportaj/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2013 12:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Destek]]></category>
		<category><![CDATA[Gençler]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet Garage]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Tuba Köseoğlu Okçu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=78301</guid>

					<description><![CDATA[Girişim dediğiniz biraz yaratıcılık, biraz cesaret, biraz da destek gerektiriyor. Günümüzdeki en iyi fikirlerin garajdan çıktığını düşünürsek gençlerin önünü açmak gerekiyor. Klişe ama gerçek. Şimdiye kadar gördüğümüz bütün projeler...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Girişim dediğiniz biraz yaratıcılık, biraz cesaret, biraz da destek gerektiriyor. Günümüzdeki en iyi fikirlerin garajdan çıktığını düşünürsek gençlerin önünü açmak gerekiyor. Klişe ama gerçek. Şimdiye kadar gördüğümüz bütün projeler genel anlamda üniversite mezunları ya da iş deneyimi olanlar içindi. Boşluğu dolduran ise <a href="http://www.hurriyetgarage.com/" target="_blank">Hürriyet Garage</a> oldu.</p>
<p>&#8220;Üniversite yıllarında gençlerin daha çok cesareti olduğunu ve fikirleri engelleyen ön yargıların henüz oluşmadığını düşünüyoruz. Bu yıllarda bir çok iyi fikir ortaya çıkıyor fakat doğru zamanda doğru kişilere ulaştırılamayan bu değerli fikirler ne yazık ki hayata geçemeden yok oluyor&#8221; diyen Hürriyet İnsan Kaynakları Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi <a href="http://www.linkedin.com/pub/tuba-koseoglu-okcu/15/550/620" target="_blank">Tuba Köseoğlu Okçu</a>, öğrencilere yönelik eksik kalan bu boyutu tamamlamayı hedeflediklerini söylüyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="http://www.viplay.com/Embed.aspx?vid=31686&amp;w=690&amp;h=390&amp;autostart=true" height="361" width="590" allowfullscreen="" frameborder="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><strong>Hürriyet Garage&#8217;a katılmak için üniversite öğrencisi olmak gerekiyor.</strong> Yoksa katılamıyorsunuz. <strong>Şimdiye kadar Hurriyet Garage web sitesi üzerinden 760 girişimci projeye dahil olmuş. Katılım 21 Aralık’a kadar sürüyor.</strong></p>
<p>Ticari katkısının yanı sıra bence sosyal sorumluluk tarafı daha yüksek olan bu projeyi Tuba Köseoğlu Okçu’ya sorduk.<b></b></p>
<p><b>Hürriyet Garage fikri oldukça beğenildi. Bu projenin çıkış noktası neydi? </b></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright  wp-image-78307" alt="Hurriyet Garage" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/HGarage_Joseph.jpg" width="315" height="442" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/HGarage_Joseph.jpg 394w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/HGarage_Joseph-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 315px) 100vw, 315px" />Üniversite yıllarında gençlerin daha çok cesareti olduğunu ve fikirleri engelleyen önyargıların henüz oluşmadığını düşünüyoruz. Bu yıllarda bir çok iyi fikir ortaya çıkıyor fakat doğru zamanda doğru kişilere ulaştırılamayan bu değerli fikirler ne yazık ki hayata geçemeden yok oluyor. Biz de Hürriyet olarak gençlerdeki bu cesareti doğru bir ortamla buluşturma misyonunu yüklenmek istedik.</p>
<p><b>Diğer kuluçka merkezlerinden farkınız ne?</b></p>
<p>Hürriyet Garage projesini dereceye girecek kişilere maddi destek sağlamak gibi dar bir tanıma sığdırmıyoruz kesinlikle.  Ön elemeyi geçen tüm öğrencilerin, iş yaşamına sağlam bir giriş yapmalarına imkan tanıyacak eğitimler alacağı,  program boyunca deneyimli yöneticilerimizin vereceği mentorluk desteği ile girişimcilik konusunda daha donanımlı olacağı ve iş fikirlerini verimli ve sürdürülebilir iş modellerine dönüştürme konusunda destek alacağı bir ortam sunuyor olacak Hürriyet Garage.</p>
<p><b>Sadece ticari fikirler mi geçerli peki?</b></p>
<p>Herhangi bir konu kısıtlaması yok, ama tabii ki sunulan fikrin yenilikçi ve sürdürülebilir olması ve dolayısıyla “ticarileşme” boyutu olan bir fikir olmasını bekliyoruz. Katılımcılar çok teknik bir fikir ile de başvurabilirler, hizmet odaklı bir fikir ile de…</p>
<p><b>Hürriyet Garage’a sadece üniversite öğrencileri katılabiliyor. İleride üniversite öğrencisi olmayan ama girişim fikri olanlara yönelik bir projeniz de olacak mı ? </b></p>
<p>Doğrudur, Hürriyet Garage&#8217;a katılmak için üniversite öğrencisi olmak gerekiyor.  Bunun birkaç sebebi var. Öncelikle bu tür girişim projelerinin sayıca arttığını memnuniyetle izliyoruz ama bu projelerde çoğunlukla iş sahibi ya da iş deneyimi sahibi olmak koşulu aranıyor. Biz Hürriyet olarak öğrencilere yönelik eksik kalan bu boyutu tamamlamayı hedefledik. Öte yandan, en başta da belirttiğim gibi hepimiz için üniversite yıllarımız en yaratıcı ve en cesur olduğumuz dönemler, bu dönemin olumlu etkisiyle bu projeyi beslemek istedik. Hürriyet Garage projesini uzun soluklu, bundan sonraki yıllarda da devam eden bir proje olarak yapılandırmak istiyoruz. Bu bağlamda ilerleyen yıllarda belki üniversite öğrencisi olmayanlara da açılabilir projemiz. Ama şu an için bunu netleştirmek için çok erken çünkü Hürriyet Garage daha ilk yılında. Bu ilk deneyimde elde edeceğimiz dersler, yapacağımız hatalar ve imza atacağımız başarılar, bundan sonraki süreci şekillendirmemizde etkili olacaktır.</p>
<p><b><i>Vereceğiniz eğitimlerin (Girişim Kampı) içeriği ve süresi nedir? Eğitimi verecek kişiler belli mi?</i></b></p>
<p><i><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-78309" alt="Tuba Köseoğlu Okçu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/tuba-koseoglu.jpg" width="250" height="318" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/tuba-koseoglu.jpg 250w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/tuba-koseoglu-235x300.jpg 235w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" />1 hafta sürecek girişim kampında katılımcılar bir iş fikri nasıl iş planına dönüştürülür, nasıl fizibilite yapılır, nasıl pazarlanır gibi konularda yoğun eğitimler alacaklar. Eğitimleri, dünyanın önde gelen yönetim danışmanlık, eğitim ve gelişim sağlayıcıları ile ortaklıkları bulunan Management Center Türkiye’nin deneyimli eğitmen kadrosu veriyor olacak. Hürriyet yöneticileri de mentor olarak girişim kampı boyunca katılımcılara destek olacaklar.</i></p>
<p><b>Şu ana kadar aldığınız başvuruların sayısı nedir? Eleme kriterleri nasıl?</b></p>
<p>Şimdiye kadar Hurriyet Garage web sitesi üzerinden 760 girişimci projeye dahil oldu. Başvurular 21 Aralık&#8217;a kadar devam edecek. Ön elemeyi geçebilmek için fikrin yenilikçi, uygulanabilir, sürdürülebilme potansiyeli olan ve etik değerlere uygun bir fikir olması gerekiyor.</p>
<p><b>Şimdiye kadar gelen girişim fikirleri nasıl? Sizi gerçekten şaşırtan fikirler var mı?</b></p>
<p>Katılımcılarla yaptığımız gizlilik anlaşması gereği fikirler ile ilgili bilgi veremiyoruz ancak çok teknik fikirlerden sosyal projelere kadar bir çok alanda bizi gerçekten şaşırtan ve heyecanlandıran başvurular aldığımızı söyleyebilirim.</p>
<p><b>Hürriyet nasıl bir yatırım yaptı bu proje için?</b></p>
<p>En büyük yatırımımız, ön elemeyi geçen tüm girişimci adaylarına sağlayacağımız eğitim ve mentorluk desteği. Böylelikle onların  bireysel gelişimlerine de katkı sağlamak istiyoruz. Ayrıca Girişim kampı sonunda belirlenecek 3 ekibe başlangıç sermayesi verecek ve 1 ay boyunca  açık ofis alanı, ısıtma, soğutma, güvenlik, temizlik, telefon, internet gibi ana ihtiyaçlarını karşılayacağız. Girişimci adaylarımız bu süreçte  Hürriyet Dünyası’na mentorlarıyla birebir çalışarak projelerini geliştirme fırsatı yakalayacaklar. Süreç sonunda kazanan girişimcilere projelerinin hayata geçirilmesi, ortaklık ya da grubumuzda iş olanağı yaratılması gibi farklı olanaklar sunuyor olacağız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/hurriyet-garage-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">78301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>TRAFI, Aldığı 500 Bin Dolar Tohum Yatırım İle Türkiye Pazarına Giriyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/trafi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2013 12:20:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mobil]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Android]]></category>
		<category><![CDATA[Finlandiya]]></category>
		<category><![CDATA[iOs]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[TRAFI]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=76709</guid>

					<description><![CDATA[Trafik yoğunluğuna göre yol tarifi veren Litvanya merkezli TRAFI, Ekim ayında Practica Capital'den 500 bin dolar tohum yatırım aldı. Aldığı yatırım sonrasında Nokia Haritalar'ın eski sorumlu şefi Sylvain Grande'yi de ekibine...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trafik yoğunluğuna göre yol tarifi veren Litvanya merkezli <a href="http://www.trafi.com/" target="_blank">TRAFI</a>, Ekim ayında Practica Capital&#8217;den 500 bin dolar tohum yatırım aldı. Aldığı yatırım sonrasında Nokia Haritalar&#8217;ın eski sorumlu şefi Sylvain Grande&#8217;yi de ekibine katan TRAFI, Aralık ortasında öncelikle İstanbul ve Ankara daha sonra da diğer iller olmak üzere Türkiye faaliyetine başlıyor.</p>
<p>Kullanıcılarına gerçek zamanlı trafik verileri ile kapıdan kapıya destek veren bir yer tarifi uygulaması olan TRAFI, kullanıcılarına toplu taşıma, taksi, bisiklet ya da yaya yoluyla gerçekleştirilen ulaşım türlerinde, gerçek zamanlı trafik verilerini de göz önüne alarak rota önerileri sunuyor. Şu an sadece Litvanya ve Letonya’da aktif olan uygulama Aralık ortasında İstanbul ve Ankara için hizmete girecek. Uygulama, Litvanya’da aylık 300 bin aktif kullanıcıya sahip.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-76715" alt="TRAFI" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/11/TRAFI.jpg" width="590" height="262" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/11/TRAFI.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/11/TRAFI-300x133.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p>TRAFI&#8217;nin kurucu ortaklarından ve CEO&#8217;su olan Martynas Gudonavičius neden Türkiye&#8217;yi tercih ettiklerini şu sözlerle açıkladı. &#8220;Kalabalık olması ve toplu taşıma sisteminin kaotik olması nedeniyle Türkiye bizim için çok önemli. Tüm ulaşım yöntemlerini birleştirerek, evinizden herhangi bir noktaya ulaşmak için en ucuz veya en hızlı sonucu sunacağız.&#8221;</p>
<p>Türkiye’de bir “İLK” olacak olan uygulamayı Martynas Gudonavičius’un kendisine sorduk.</p>
<p><b>TRAFI nedir?</b><b></b></p>
<p>TRAFI; bütün toplu taşıma araçlarını kapsayan (otobüs, bisiklet, yaya vs) bir seyahat planlayıcısı. Uygulama gerçek zamanlı olarak şehrin trafik durumunu analiz ediyor ve gerçek zamanlı trafik verilerini de göz önüne alarak rota önerileri sunuyor.</p>
<p><b>Bir nev’i trafik uygulaması&#8230; Peki İstanbul için İBB uygulamamız var mesela&#8230; Ya da Yandex Map. Sizi bu uygulamalardan farklı kılan nedir?</b></p>
<p>Her şeyden önce TRAFI “bütün toplu taşıma” türlerini içeriyor. Uygulama sadece otomobil sahipleri ve sürücüler için değil. En büyük farkımız bu. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de bu kapsamda bir uygulama yok henüz. Mobil uygulamamız da kullanımı son derece kolay ve net bir yapıda/dilde olacak. FourSquare ile de bağlantılıyız. Evinizden İstanbul’da gideceğiniz herhangi bir noktaya kadar bütün toplu taşıma bilgilerini döküyoruz önünüze. Tam adresi bilmenize de gerek yok. FourSquare’deki ismini yazmanız yeterli. Daha birçok özellikleri de var tabii ki uygulamanın.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]&#8221;TRAFI “bütün toplu taşıma” türlerini içeriyor. Uygulama sadece otomobil sahipleri ve sürücüler için değil. En büyük farkımız bu. FourSquare ile de bağlantılıyız. Evinizden İstanbul’da gideceğiniz herhangi bir noktaya kadar bütün toplu taşıma bilgilerini döküyoruz önünüze.&#8221;[/quote]</p>
 Martynas Gudonavičius, TRAFI CEO
<p><b>Bu fikir nereden çıktı peki?</b></p>
<p>Biz 4 kurucu ortağız. Biz öğrenciyken ülkemizde buna benzer bir uygulama yoktu. Biz de Litvanya’daki bütün toplu taşıma sistemini, yollarını, saatlerini gösteren bir websitesi tasarladık önce. Her geçen gün de geliştirdik. Sonra da dünyaya açılma kararı aldık.</p>
<p><b>Şu an hangi ülkelerde faaliyettesiniz?</b><b></b></p>
<p>Şu an için sadece Litvanya ve Letonya’dayız . Bu ay 1-2 ülke daha ekleniyor. Fakat bizim için en önemi ülkelerden biri Türkiye; özellikle İstanbul , Ankara ve İzmir. Diğer şehirler de bu üç şehirden hemen sonra planlarımız arasında.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]&#8221;İstanbul&#8217;a birçok kez geldim ve toplu taşımanın ne kadar kaotik bir durumda olduğunu biliyorum. Hele otobüs saatleri&#8230; Biz bu kaosu elimizden geldiği kadar azaltmak istiyoruz. Türkiye’de uygulamanın hem web versiyonunu hem de iOS ve Android uygulamalarını hayata geçireceğiz.&#8221;[/quote]</p>
<p><b>Türkiye sizin için neden bu kadar önemli?</b></p>
<p>İstanbul’a birçok kez geldim ve toplu taşımanın ne kadar kaotik bir durumda olduğunu biliyorum. Hele otobüs saatleri&#8230; Biz bu kaosu elimizden geldiği kadar azaltmak istiyoruz. Türkiye’de uygulamanın hem web versiyonunu hem de iOS ve Android uygulamalarını hayata geçireceğiz.</p>
<p><b>Ne zaman?</b></p>
<p>Aralık ortasında.</p>
<p><b>Türkiye pazarındaki planınız – ya da beklentiniz – ne yönde peki?</b><b></b></p>
<p>Toplu taşıma konusunda en iyi ürünü tasarlama ve bunu diğer ülkelerde de yayına sokma konusunda iyi tecrübelere sahibiz. Bu deneyimi ‘En İyi Toplu Taşıma Uygulaması” olarak Türkiye’de de devam ettirmek istiyoruz. İnsanların uygulamamızı her gün, her yerde, her zaman kullanmasını istiyoruz.</p>
<p><i><strong>Editör’den not:</strong> Lansman öncesi dönem hakkında bilgi almak ve beta test kullanıcılarından biri olmak istiyorsanız TRAFI <a href="https://www.facebook.com/TrafiTurkiye" target="_blank">Facebook sayfasını</a> ziyaret edebilirsiniz.</i></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">76709</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Webdenal Kurucusu Turgut Derman: &#8220;Bilgisayar, Cep Telefonu ve Ev Aletleri Kategorisinde İddialıyız&#8221; [Röportaj]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/webdenal-roportaj/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/webdenal-roportaj/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Salih Kural]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2013 10:52:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Ev Aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Online Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Derman]]></category>
		<category><![CDATA[Webdenal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=67019</guid>

					<description><![CDATA[Son 10 yılda online alışveriş sitelerinin Türkiye'de kat ettiği aşama ortada. Zira artık birçok ürünü gerek sunduğu fiyat avantajları gerekse beraberinde faydalanabildiğimiz kampanyalar nedeniyle internetten satın almayı tercih...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son 10 yılda online alışveriş sitelerinin Türkiye&#8217;de kat ettiği aşama ortada. Zira artık birçok ürünü gerek sunduğu fiyat avantajları gerekse beraberinde faydalanabildiğimiz kampanyalar nedeniyle internetten satın almayı tercih ediyoruz. Nitekim online alışverişin yükselişi Bankalararası Kart Merkezi&#8217;nin (BKM) <a href="http://www.bkm.com.tr/donemsel-bilgiler.aspx" target="_blank">raporlarına</a> da yansımış durumda. Türkiye&#8217;de 2013&#8217;ün ilk yarısında internet üzerinden yapılan kartlı ödeme hacmi 16 milyar TL&#8217;yi buldu.</p>
<p>Sektör bu denli büyük olunca pastadan pay kapmak isteyen ve yeni hizmetlerle yarışa dahil olmayı planlayanların sayısı her geçen gün artıyor. Ancak bu durum piyasadaki rekabeti yeni gelenler kadar pazarda uzun süredir hizmet veren şirketler için de daha zor bir süreci beraberinde getiriyor. Bu nedenle kurtlar sofrasında 9 yılı geride bırakan <a href="http://www.webdenal.com/" target="_blank">Webdenal</a>&#8216;a şirketin bugün geldiği noktayı, satış hacmini, Türkiye&#8217;deki online alışveriş pazarının durumunu ve son dönemde artan fraud (sahtecilik) vakalarına karşı aldıkları önlemleri ve gelecek planlarını sorduk. Webdenal&#8217;ın kurucularından Turgut Derman ise bize e-ticaret sitelerinin alışık olduğumuz ketum tavrından farklı olarak net cevaplar verdi. Buyrun!</p>
<p><strong>Yanılmıyorsam Webdenal, 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren ve artık kullanıcılar tarafından bilinen bir alışveriş sitesi. Aradan geçen 9 yılı bir kenara bırakırsak, ilk güne kıyasla Webdenal’ın bugün geldiği noktadan biraz bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>2013 yılı itibariyle çoklu kategoride satış yapan e-ticaret siteleri arasında ilk 5 arasında yeralmaktayız. Bu bizim açımızdan ufak bir ekip ve uzun soluklu bir çalışmanın sonucu olarak yeterince iyi bir pozisyon. En önem verdiğimiz konulardan biri ise tüm bu çalışma sırasında sürekli müşteri memnuniyeti odaklı bir hizmet sunabilmiş olmak.</p>
<p><strong>İnternette kısa bir incelemeyle Webdenal’ın kullanıcı gözünde güvenilir bir yere sahip olduğunu anlamak mümkün. Ayrıca fiyat karşılaştırma sitelerinde çıkan sonuçlardan gördüğümüz kadarıyla uygun fiyat konusunda da bir iddianız söz konusu. Peki Webdenal tarafında durum nedir? Farklılaşma stratejinizi bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>Özellikle ucuz ürün satmak gibi bir stratejimiz hiç olmadı ancak toptancılardan tarafımıza yansıtılan tüm kampanyaları arada ek kar gözetmeksizin doğrudan son kullanıcıya yansıtmayı başarabildik. Farklılaşma açısından daha çok 2012 yılının 2. yarısından itibaren daha iyi servis verebildiğimiz kategoriler konusunda uzmanlaşmayı tercih ettik. Bunu site yapısında da ana kategoriler ve diğer altında toparlayabileceğimiz iddialı olmadığımız alanlar olarak gözlemleyebilmek de mümkün.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright  wp-image-67032" alt="Turgut Derman" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/turgut-derman.jpg" width="284" height="309" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/turgut-derman.jpg 406w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/07/turgut-derman-275x300.jpg 275w" sizes="(max-width: 284px) 100vw, 284px" />Bugün itibarıyla müşterilerinize sitenizde hangi kategorilerde kaç adet ürün sunuluyor? Bunların arasında öne çıkan ürün ya da kategoriler nelerdir?</strong></p>
<p>Hali hazırda 100.000’in üzerinde ürün satışa açık durumda. Bu ürünler 17 ana kategori  2.000 üzerinde alt kategoride toplanmış durumda. 2013 olarak gittikçe bilgisayar, cep telefonu ve ev aletleri gruplarında yoğunlaştığımızı bu konuda daha iddialı olduğumuzu da söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Uzun bir süredir piyasada yer alan sanal mağazalardan biri olarak ne kadarlık bir alışveriş hacmine sahipsiniz?</strong></p>
<p>2012 yılı kapanış ciromuz 7,6 Milyon TL olarak gerçekleşti. 2013&#8217;ün ilk 6 ayında bu rakamın üzerinde bir ciroyu gerçekleştirmiş durumdayız.</p>
<p><strong>Peki ortalama sepet tutarı ve ziyaretçilerin satışa dönüşme oranı?</strong></p>
<p>2013 ilk 6 ay için sepet ortalamamız 335 TL olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yıllara oranla sepet ortalamamızın gittikçe yükseldiği gözükmekte. Ziyaretçilerimizin satışa dönüşme oranı %1 civarında kalmakta. Bu oranın daha iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yürütmekteyiz.</p>
<p><strong>Webdenal’ın tüm operasyonlarında kaç kişilik bir ekip çalışıyor?</strong></p>
<p>Toplamda 17 kişilik bir ekibimiz var.</p>
<p><strong>Giderek büyüyen global online alışveriş pazarı ışığında Türkiye’nin konumu ve geldiği nokta hakkındaki yorumunuz ne olur? Aynı zamanda öngörülerinizi de paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>Online alışveriş hepimizin yakından gözlemleyebildiği gibi son 2-3 yıl içerisinde kapalı devre alışveriş siteleri ile müthiş bir ivme kazandı. BKM’nin yürütmüş olduğu kredi kartının internette kullanımına yönelik kampanyalar ve tüketicinin kart kullanımına yönelik bilgilendirme kampanyalarının etkili olduğunu söyleyebiliriz. Halihazırda bizim konumlandığımız çoklu kategoride satış yapan siteler açısından ise 1 dev ve onu takip eden bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sınırlı sayıda firmadan oluşuyoruz. Dikey siteler de 2012’de oldukça güzel örnekler ile ortaya çıkmaya başladı ancak halen sektörümüzde büyük boşluklar olduğuna inanmaktayız. Global online pazarında daha etkili olabilmemiz açısından gümrük birliği ve benzeri regülasyonların etkisinin çok büyük olacağına inanıyoruz ya da Amazon benzeri büyük bir oyuncunun Türkiye’ye giriş yapması da benzer sonuçları doğuracaktır. 2015’den önce böyle bir oyuncunun giriş yapacağını düşünmekteyiz. Benzer şekilde, şu an piyasada olan oyuncular da kendi aralarında daha net sınırları belirlenmiş ve sürekli olarak kampanya çalışmalarına ağırlık vermekten daha çok daha iyi ve farklılaşmış hizmet sunmaya odaklanmış olacaklarını düşünmekteyiz.</p>
<p><strong>Tüm bunları bir yana bırakırsak, gerek elektronik ürünlerin maddi cazibesi gerekse internette hizmet veren her şirket için gerekli olan siber güvenlik ihtiyaçları noktasında fraud, yani sahteciliği önleme adına nasıl bir yol izliyorsunuz? Bu anlamda bize verebileceğiniz çarpıcı rakamlar var mı?</strong></p>
<p>Fraud konusunda bugüne kadar çok ciddi bir sorunla karşılaşmamış olmakla birlikte bu konuda çok yoğun bir çaba harcamaktayız. 2012 yılının sonuna doğru konuyla ilgili PayU firmasından profesyonel destek almaya başladık. Bizim açımızdan bu oldukça rahatlatıcı bir çalışma oldu. 2013 yılı ilk altı ayında 200.000TL üzerinde sahtecilik girişimi PayU tarafından önlenmiş durumda. Bu çalışmayı başlatmamızdan önce yine de oldukça iyi bir filtreleme sistemimiz olmasına rağmen aşağı yukarı altı ayda bir gözümüzden kaçmış olan bir sahtecilik ile karşılaşmaktaydık. Gerçekleşen her kredi kartı işleminin arka planda gerçekleşen TCK kontrolü, Kredi kart kimlik kontrolü, telefon / adres teyidi, işlem tutarına bağlı olarak aşağı yukarı 10 dakika sürebilmekte ve ciddi bir iş yükü oluşturmakta. Sadece 2013 şubat ayından bu yana 238 adet sahtecilik girişimin PayU tarafından engellenmiş olması da tehlikenin boyutunu gözler önüne seren farklı bir gösterge. Bizim açımızdan bu iş yükünün devredilmesi ve daha uzman bir ekip tarafından gerçekleştirilmesi gerçekten önemli bir geçişti. Yüzde yüz bir koruma sağlamasa bile konunun uzmanları ile beraber ilerlemek bile bize çok hız kazandırmakta.</p>
<p><strong>Son söz olarak Webdenal’ın gelecek projeleri, sunduğu ya da sunacağı kampanyalar hakkında neler söylersiniz?</strong></p>
<p>İleriye dönük olarak özellikle distribütörler ve markalarla şu ana kadar yürütmekte olduğumuz çalışmaları daha da yoğunlaştırmayı planlıyoruz. Kategorilerimiz açısından daha çeşitlendirmek gibi bir çalışmamız olmamakla birlikte mevcudu iyileştirmek bizim için önem taşımakta. Mevcudu iyileştirmekten kastımız son kullanıcının aramakta olduğu ürüne daha kolay ulaşımını sağlamak ve ürünlerle ilgili görsel ve içerik açısından eksikliklerimizi tamamlamak şeklinde özetleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/webdenal-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">67019</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
