<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Alper Cici arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/alper-cici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/alper-cici/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 08:43:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>2011 için Kim, Ne Dedi? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/2011-icin-kim-ne-dedi-dosya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 12:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[2011 Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanak]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Cici]]></category>
		<category><![CDATA[Çağıl Yüzer]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Meltem Yetener]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Çağlargil]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Bülent Öngün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=21392</guid>

					<description><![CDATA[2011’de sosyal medyada birçok yenilik ve gelişme oldu. Yapılan yatırımlar, platformlardaki değişiklikler, yaratıcı projeler, başarısız projeler, yasaklanan siteler, kısıtlamalar, kullanım oranları, yeni platformlar, rekor rakamlar. Bütün bu kalabalık...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011’de sosyal medyada birçok yenilik ve gelişme oldu. Yapılan yatırımlar, platformlardaki değişiklikler, yaratıcı projeler, başarısız projeler, yasaklanan siteler, kısıtlamalar, kullanım oranları, yeni platformlar, rekor rakamlar vs&#8230;</p>
<p>Bütün bu kalabalık haber silsilesinin yanı sıra sektör profesyonellerinin görüşlerine göre 2011’in yıldızı Twitter! Çünkü 2011 sosyal medya dünyasında en çok dikkat çekenler; Twitter Türk kullanıcı sayısındaki ciddi artış ve Van depremi sırasında Twitter’ın hayat kurtaran kullanımı. Onur Air’in sosyal medya kazası da hala akıllarda&#8230; Foursquare ve LinkedIn’in rekora koşuşlarını da unutmamak gerek tabii.</p>
<p>İşin ‘Neler oldu?’ kısmını zaten gün gün – anında – haber aldık. Peki 2011 yılı hem global anlamda hem de Türkiye özelinde nasıl geçti? Sosyal medya 2011 için kim, ne dedi?</p>
<p>Görüşler, 2011’in sosyal medya ve dijital dünya açısından güzel bir yıl olduğu yönünde. Yasaklardan ve Türkiye’de erişimi engellenen sitelerden ise bahsedilmiyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medya, pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında ciddi bir yer edindi[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-21399" title="Tevfik Bülent Öngün" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/tevfik-bulent-ongun1.jpg" alt="" width="200" height="208" />Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO</strong></p>
<p>2011 dijital dünyada birçok açıdan çok hareketli bir yıl oldu. Başlarda sosyal medyayı deneysel olarak algılayan birçok marka, 2011 içerisinde sosyal medyanın kendileri açısından ne kadar büyük fırsatları barındırdığını iyiden iyiye görmeye başladı.  Sosyal mecraların ne kadar fazla katma değer yaratabileceğini hayata geçirilen uygulamalarla görmeye başlayan kurumsal iletişim, pazarlama, müşteri ilişkileri, araştırma geliştirme ve insan kaynakları gibi birimler, sosyal medyadan daha profesyonel şekillerde yararlanmayı öğrendi.  Dolayısıyla, birçok firma açısından sosyal medya artık pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında kendine çok ciddi bir yer edindi ve önemini 2012’de daha da arttıracak.</p>
<p>Tüm bu gelişmelerin yanında geride bıraktığımız senede sosyal ağlara adım atan küçük, büyük birçok markaya tanık olurken, bunların birçoğunun stratejilerinin olmadığını ve bu mecraların dinamiklerine pek de hâkim olmadıklarını gördük. Onlar da bazı şeyleri deneyimleyip, diğer markalara benzer süreçleri geriden takip edeceklerdir. Sosyal medyada bir süredir yer alan markalar ise, şimdiye kadar ki çalışmalarını masaya yatırmaya, ROI ve sonraki adımlara nasıl geçecekleri gibi konuları tartışmaya başladı. İşe başladığımız günden beri vurguladığım gibi sayılardan ziyade, takipçilerin nitelikleri önem kazanıyor.</p>
<p><strong>Markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı</strong></p>
<p>BoomSonar üzerinden deneyimlediğimiz şeylere dayanarak da bir şeyler söylemem gerekirse, markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı. Taleplerinin derinliği ve kapsamı her geçen gün artmakta. Başlangıçta sadece kendilerine odaklanan birçok büyük şirket, artık rakiplerini de kendileri gibi yakından takip edip, analiz ediyor.</p>
<p>Keza, aynı şey işin araştırma boyutunda da söz konusu. Bu noktada online araştırmalar ve bunların dayandırıldığı yeni metodolojiler bu sene daha da ön plana çıkacak. Bu konuda dünyanın önde gelen şirketleriyle ciddi ortak çalışmalar yürütmeye başladık bile. Tick Tock Boom gibi ajansların profesyonel desteği üzerinden Social CRM çalışmalarını yönetmeye başlayan Türkiye’deki büyük yerli ve global markalar, konunun önemini iyice kavradılar. CRM’in online boyutu çok daha fazla önem kazandı.</p>
<p><strong>Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde arttı</strong></p>
<p>2011’de en güzel gelişmelerden biri, kişisel olarak birçok insan gibi ekstra bir sempati duyduğum Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde artması. Bizim tahminlerimize göre 4 milyonun üzerinde olan kullanıcıların sayısı, bazı önemli kaynaklara göre 6.5 milyon civarında.. Her hâlükârda iki rakam da çok önemli. Uzun bir süredir var olan kanalın birden bire bu hızla büyümesindeki en önemli etkenleri basın ve yayın kanalları ile ünlülerin Twitter’a olan ilgisi şeklinde özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü var[/pullquote]</strong></p>
<p>Bu arada ünlüler konusuna ayrı bir parantez açmadan geçemeyeceğim. Maalesef, Twitter bize ülkemizdeki birçok ünlü sanatçı ve kişinin fikir ve kültürel açıdan ne kadar boş olduğunu da gösteren bir kanal oldu. Elbette, doğru yönetenler de yok değil ancak Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü olduğunun da altını çizmemiz gerekir.</p>
<p>Facebook’u anlatmamıza gerek bile yok. Türkiye’de ve dünyada geldiği durum ortada. Dinamikliğini, yeniliklerdeki öncülüğünü bu sene de sürdürdü. Özellikle reklam konusundaki atılımı takdire şayan.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medya 2011’de çok hızlı gelişti[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21400" title="Çağıl Yüzer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Çağıl-Yüzer.jpg" alt="" width="200" height="240" />Çağıl Yüzer, Boomerang CEO / Yönetici Ortak</strong></p>
<p>Geride bıraktığımız 2011 yılının sosyal medya dünyası açısından oldukça hareketli bir yıl olduğunu söyleyebiliriz.  Doğası itibarı ile sürekli değişime ve gelişime açık olan sosyal medyanın kullanımı 2011’de de çok hızlı bir şekilde gelişti. Bu gelişim bize önümüzdeki yıllarda sosyal medyanın hayatımızdaki öneminin ne kadar artacağı yönünde çeşitli ipuçları da verdi.</p>
<p>Yeni yılda sosyal medyanın merkezinde yer alan ve “kısa hikayeleri” anlatmanın hızlı tüketilen şekli olan online videonun, 2011’deki yükselişini artarak sürdüreceğini düşünüyorum. Özellikle Türkiye’de online video kullanımının son 12 ayda %54 artışı, 2012’de yerel pazarda yoğun online video kullanımıyla daha sık karşılaşacağımızı gösteriyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın sosyal medyaya getirdiği önemli yeniliklerden birinin de Google + olduğunu düşünüyorum. Google + şu an için sosyal medyanın tartışmasız lideri olan Facebook ile rekabet edecek seviyede değil, ancak sosyal medyanın bu yeni sayılabilecek mecrasının şimdiden Facebook’un kendini yenileme ihtiyacı hissetmesine neden olduğunu söyleyebiliriz. Google +’ın açılmasından sonra Facebook’a eklenen “subscription”, “her post için gizlilik ayarı yapabilme” gibi çeşitli özellikler bunun açık bir göstergesi.  2012 boyunca Facebook Google rekabetinden ilginç sonuçlar ve her iki ağ için de birçok yeni özellik çıkacağını ve haliyle bu özelliklerin kullanıcıların menfaatine olacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz[/pullquote] </strong></p>
<p>2011’de sosyal medyada olan önemli gelişmelerden biri de Linkedin’in halka açılması. Bu gelişme ve Linkedin’in halka arz sonrası beklenenden çok daha fazla bir değere ulaşması, sektördeki diğer şirketleri de halka arz konusunda cesaretlendirdi. Bu nedenle 2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz.  Merakla beklediğim bir başka konu da 2012 yılı içerisinde sosyal ticaret kavramının hangi noktaya ulaşacağı. Facebook’un da sosyal ticarete yönelik yeni uygulamalar, stratejiler geliştireceğini düşünüyorum. 2012 bu stratejilerin uygulanıp, sosyal ticaretin Facebook’a başarılı bir biçimde entegre edildiği bir yıl olabilir.</p>
<p><strong>2012’de sosyal medya ajansları çok önemli bir konuma yerleşecek</strong></p>
<p>2011’de markaların sosyal medyanın gücünü kabul etmesi ve düzenledikleri sosyal medya kampanyaları ile elde edilen sonuçların netlik kazanması, yatırımlarının geri dönüşlerinin daha kolay ölçümlenebilmesini sağladı. Bu nedenle 2012 yılında sosyal medya ajanslarının çok önemli bir konuma yerleşeceğini düşünüyorum.</p>
<p>2011 yılı, henüz genç olan ajansımız Boomerang için de oldukça hareketli geçti. Geçtiğimiz yıl içerisinde müşteri portföyümüze Deloitte, Best Western gibi global markaların yanı sıra  Lineadecor, Santralistanbul, Letoonia Resorts, YogaŞala, ALÇIDER gibi birçok önemli markayı da ekledik.</p>
<p>Bu markalar için sosyal medya yazılım ürünlerimiz olan Kampanyapp, Fırsatkapp ve Sosyal CRM ile çeşitli sosyal medya yarışmaları ve sosyal medya avantajlı satış uygulamaları gerçekleştirdik. Bizi diğer sosyal medya ajanslarından ayıracak yeni yazılım ürünlerimizin ise altyapı çalışmalarını tamamladık ve yeni yılda bunları markaların hizmetine sunuyor olacağız.</p>
<p>Boomerang olarak 2012’den beklentimiz, portföyümüze katılacak olan yeni müşterilerimizin sosyal medya yatırımlarının geri dönüşünü sağlayabilecekleri ve bunu net bir şekilde ölçümleyebilecekleri yeni sosyal medya kampanyalarını hayata geçirebilmek.</p>
<p>2012’nin herkes için sağlık ve barış dolu bir yıl olması dileklerimle&#8230;</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011’de sosyal medya olaylara yön veren bir platform özelliği kazandı[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21401" title="Alper Cici" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/alper-cici1.jpg" alt="" width="200" height="248" />Alper Cici, Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü </strong></p>
<p>2011 yılında Sosyal medya, paylaşım ve takip sağlayan bir kanal olmasının yanı sıra olaylara direk yön veren bir platform özelliği de kazandı. Daha Şubat ayında Defne Joy hakkında ileri geri konuşan Hıncal Uluç, sosyal medyadan bir ulusun ortak tokadını yedi. YGS skandalı ve atanamayan öğretmenler Türkiye’de aksayan eğitim sistemini tüm açıklığı ile gözler önüne serdi. Van depreminde ise bölgedeki anlık ihtiyaçları öğrenen kullanıcılar, ihtiyaç olan ürünü üreten tüm grup şirketlerini yardıma çağırarak birçok insanın daha iyi şartlarda yaşamasını, belki de hayatta kalmasını sağladılar. Sosyal medya bu gibi birçok konuda yönlendirici ve ortak bir ses haline geldi.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]2011 aynı zamanda markaların ve ajansların da sosyal medyadaki yükseliş yılı oldu[/pullquote] </strong></p>
<p>Belli başlı markalar Sosyal medyada yerlerini alıp kendilerini profesyonel ajanslara emanet ettiler. Facebook üzerindeki 30 milyon kullanıcının etkisine kapılıp müşterilerini kucaklayan farklı kategorilerden birçok başarılı marka gördük. Aldığı ‘like’ başına depremzedelere yardım vaad eden bir Havayolu şirketi de 2011 yılının sosyal medya pazarlama faciasına imza attı. <strong></strong></p>
<p>Markaların iştahına paralel birçok girişimci sosyal medya kategorisinde ajanslarını kurdu.  Bunun yanı sıra farklı ajanslar da kendi içerisinde Sosyal Medya departmanları kurmaya başladı. Uygulama geliştirme, takip, digital PR, içerik geliştirme ve topluluk yönetimi gibi kategorilerde hizmet veren ajanslar artık daha fazla hayatımızdalar.</p>
<p>Sosyal medya hayatımızın her anında yer aldığı için mobil internet kullanımı da hızla artmaya devam ediyor. Mobil internet, 2011 yılında 3.4 milyon kişinin katılımı ile toplam 7.2 milyon kullanıcıya ulaştı. Burada lokasyon bazlı uygulamaların yükselişini görmemek mümkün değil. Foursquare ve Facebook Places 2011’in gözde servisleri arasında. Şimdilerde hemen hemen her yere ait bir ‘Venue’ ve bir ‘Mayor’ görebilmek mümkün.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011’de Türk sosyal medyasının parlayan yıldızı Twitter oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21402" title="Hakan Şık" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Hakan-Şık.jpg" alt="" width="200" height="242" />Hakan Şık, Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı </strong></p>
<p>Sosyal paylaşım ağları açısından belki de en önemli gelişmelerden biri, Twitter’daki Türk kullanıcı sayısındaki kayda değer artış oldu. Tabii ki bunda Twitter’ın Türkçe dil desteği sunmaya başlamasının çok önemli payı var.</p>
<p>Yine Türkiye için konuşmak gerekirse; geçtiğimiz senelerde dijital aktivizm, belirli olay, kişiler veya gündem ile ilgili olaylar için Facebook’da “1 milyon  kişi bulma” ana trendi üzerinden ilerlerliyordu. İnternet kullanıcıları, gündem veya populer kültür ile ilgili görüş veya tepkilerini açılan Facebook sayfalarını beğenerek gösteriyordu.</p>
<p>Twitter’ın Türkiye’deki daha yaygın kullanımı ile “1 milyon kişi bulma” trendi, yerini hastag’lere ve trending topic’e bıraktı. Bu şekilde gündem daha organik ve kullanıcı bazlı bir şekilde oluşmaya başladı. Ama bu demek değil ki Twitter, Facebook’un pabucunu dama attı. Facebook, halen Türkiye’deki en çok kullanılan sosyal ağ olma özelliğini koruyor. Bunun yanı sıra kariyer ve iş ağı olarak konumlanan Linkedin’deki Türk kullanıcı sayısında, geçtiğimiz senelere göre gözle görülür bir artış var.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>Gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli</strong>[/pullquote]</p>
<p>Malum geçtiğimiz aylarda ülke olarak Van Depremi gibi büyük ve üzücü bir felaket yaşadık. Van Depremi ile ilgili gelişmelerin neredeyse tümünü ilk olarak Twitter’dan öğrendik. Attıkları tweet’ler ile göçük altından kurtulan insanlar oldu. İnsanlar, sosyal medya ve özellikle Twitter’da organize olarak depremzedelere ve deprem bölgesine birçok konuda yardım ettiler veya yardım edilmesi için önayak oldular. Tabii ki bir havayolu şirketinin de sosyal medya ruhuna aykırı ve etik olmayan yardım kampanyasına da şahitlik ettik malesef. Benzer bir kampanya ve aynı hatayı sene başında global bir şirket Japonya Depremi’nde yaşamıştı. Bu anlamda global gelişmeler ve gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli.</p>
<p>Türk internet kullanıcıları, özellikle de Y jenerasyonu, yenilik ve teknolojik gelişmelere çok çabuk adapte oluyor. Ama bu çoğu zaman yeterli değil, bilgi ile kesinlikle desteklenmesi gerekiyor. Örneğin sponsor olduğumuz ve BJK TV’de yayınlanan sosyalkafa programı var. Program, Türk internet kullanıcılarını gündem ve teknolojik gelişmeler ile ilgili bilgilendirmeyi ve onlara farklı bakış açıları sunmayı amaçlıyor. Bu gibi program ve platformların artması ile insanlar, sosyal medyayı daha etkin ve bilinçli kullanacaklardır.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011, sosyal medya yılı oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21403" title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Lara-Akış-Batuh.jpg" alt="" width="200" height="263" />Lara Akış Baruh, Wanda Socialist Group Head</strong></p>
<p>2011, sosyal medya yılı oldu. Sosyal medya 2010 yılında henüz yan öğe iken 2011 yılında stratejilerin merkezinde yer almaya başladı. Markalar açısından bakarsak; markalar sosyal medyayı çok daha ciddi bir alan olarak benimseyip bu alanlara yatırım yapmaya başladılar. Buralarda yapılacak iletişimin tüketiciyle marka arasında ne kadar önemli bir bağ kurduğunu anladılar ve sonuçlarını görmeye başladılar. Bununla beraber müşterilerimize para ile kontrol edilemeyecek tek alan olan sosyal medyanın gücünü detaylıca anlattığımız seanslarımız, daha işe yarar bir hale geldi ve projelerimiz dillendi.</p>
<p><strong>Google Plus, Facebook ve Twitter</strong></p>
<p>Google Plus gibi farklı sosyal medya araçları hayatımıza girdi. Google Plus çok güçlü pazarlama araçları sunmamasına rağmen bu durum; rekabet açısından diğer mecraların kendini geliştirmesini sağladı. Bu da elbette bizim açımızdan olumlu oldu. Facebook’taki haber kaynağındaki yeni gelişmeler ve reklam modelleri markalarımız açısından çok önemli değişikliklerdi. Facebook’un bu akılcı çözümleriyle birlikte markalar çok ciddi bir görünürlük artışı sağladılar. Google önemli bir atılım gerçekleştirmiş olsa da görüntülenme açısından Facebook Google’ı geçti!</p>
<p>Facebook “engagement” kavramının önemini tekrar hatırlattı bizlere. Uzun zamandır skorlara oynayan sosyal medya ajansları ve dijital ajanslar buna göre yönünü değiştirdi.  Hedef kitleyle birebir iletişim kurarak duygusal bağ oluşturmada içeriğin gücü ve önemi yeniden ortaya çıktı.</p>
<p>Twitter markalar tarafından daha çok benimsenmeye ve talep edilmeye başladı. Hala fazla bir pazarlama aracı sunmasa da ufak tefek reklam modelleriyle ürün iletişimlerinde daha önemli bir rol oynamaya başladı. Bu noktada Twitter da alternatif bir alan olarak yükselmeye başladı.</p>
<p>Videolar hayatımızın her dakikasına yayıldı. Tüketici bu yöne doğru kayarken biz de işlerimizde videoları mutlaka kullandık. Tüketicinin kontrol edebildiği annotation video yapısı da oldukça ilgi gördü. Ayrıca “Kedili feed”ler de hayatımızdaki önemli yerini hala koruyor.</p>
<p><strong>Bu sene ölçümleme araçları da büyük atak yaptı</strong></p>
<p>Ölçümlemede istediğimiz değerde datalar veremiyorduk. Fakat şimdi özellikle Facebook ve Twitter için önemli datalar elde edebiliyoruz. Bunları müşterilerimizle paylaştıktan sonra nasıl aksiyonlar alacağımız konusunda çok daha doğru çıkarımlar yaparak daha net kararlar verebiliyoruz.</p>
<p>Tüm bunların sonucunda, sosyal medyanın etkisi sektör tarafından eskisine göre daha fazla önemsenmeye başlandı ve interaktif reklamcılık ödüllerinde sosyal medya kategorileri artış gösterdi.</p>
<p>Kendi klasmanında hızlıca yükselen mobil pazarlamanın sosyal mecralarla ile entegrasyonu da bu sene gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte biz de birçok uygulamamızda mobil ajansımızla işbirliği içerisinde ilerledik. Mobil araçların sunduğu seçeneklerin çok güçlü olması sosyal medyada çok büyük etki yarattı. İnsanların mobilleşmesi bu yıl mobilden çok sosyal medyaya yarar sağladı. Ayrıca bu entegrasyon satış rakamlarına da çok olumlu bir şekilde yansıdı.</p>
<p>2011, sosyal medya açısından çok önemli gelişmelerle kapanıyor. 2012 bizi çok heyecanlandırıyor! Wanda Digital, Wanda Socialist ve Mobi Wan birleşiminde harika projelerle karşınızda olacağız :)</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011 Twitter’ın yılı oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21404" title="Ozan Çaglargil" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/ozan-çaglargil.jpg" alt="" width="200" height="210" />Ozan Çağlargil, Creasoup Yaratıcı Ortak</strong></p>
<p>Türk İnternet&#8217;i 2010 senesinin ortalarından beri, 2011&#8217;in Sosyal Medya&#8217;nın öneminin anlaşılacağı yıl olacağını öngörüyordu zaten. 2011 bu öngörüleri fazlasıyla gerçekleştirdi. 2011 hangi servisin/sitenin senesiydi dersek, kesinlikle Twitter.</p>
<p>Özellikle ünlülerin Twitter&#8217;ı keşfetmesiyle birlikte, herkesin gayesi bir mesajla sevdiği/takip ettiği kişiye sesini duyurmak oldu. Futbolda yaşanan şike skandalı döneminde ünlü futbol yorumcularının Twitter’dan görüş bildirmesi, Panpişler, Cicişler, Twitter kavgaları derken yıllardır televizyonda en çok reyting alan magazin programları, Twitter üzerinde yaşanır oldu. Üstelik bu maceraları yaşayanlara bir butona basarak sesini duyurabilmek, insanların çok ilgisini çekti. Şu an twitter.com, Türkiye&#8217;de en çok ziyaret edilen 10. site durumunda. Reklam Tweet’leri can sıkıcı bir hal alana kadar bu şekilde devam diye düşünüyorum.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011, birçok şirketin sosyal medyayı pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu bir yıl oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21410" title="Gaye Güzelay" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Gaye-Güzelay.jpg" alt="" width="200" height="249" />Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya &amp; Strateji Yöneticisi</strong></p>
<p>Geçen yıl bu zamanlar verdiğimiz gelecek yıl öngörüleri, 2011’e sosyal medyanın damgasını vuracağı şeklindeydi. Geride bıraktığımız yıl içerisinde bu öngörüler gerçeğe dönüştü, 2010’da kendini belirgin bir şekilde gösteren sosyal medya trendi 2011’de ağırlığını artırmayı sürdürdü. 2011, birçok şirketin sosyal medyayı keşfettiği, etkin kullandığı, hatta pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu veya koyma kararı verdiği bir yıl oldu. Pazarlama bütçelerinde dijitalin ve sosyal medyanın payının arttığını son derece somut örnekler ile gördük. Son tüketiciye yönelik markaların yanı sıra en büyük çaplısından en küçüğüne, b2b şirketlere, hatta mahallenizdeki küçük esnafa kadar her türden şirket sosyal medyanın gücünü keşfetmeye, kendi işi için keşfetmese dahi bu gücün etkilerine tanıklık etmeye başladı. “Kurumsal” şirket dilinden taviz vermeyen, sosyal medyayı çok riskli olarak değerlendiren en katı şirketler dahi sosyal medyada var olmaları gerektiğinin, en azından bir yerden başlamaları gerektiğinin, önemli olanın doğru strateji ve plan doğrultusunda hareket etmek olduğunun farkına varmaya başladı.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi[/pullquote] </strong></p>
<p>Tüm bu gelişmeler tabii ki tüketicilerin de konuya ilgisinin ve farkındalığının artmasına paralel gerçekleşti. İstatistiklerin de söylediği gibi, sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi. Markalar ile ilişkilerini daha bilinçli yürüten, sosyal medya hesaplarını daha ekin kullanan tüketici sayısı arttı, hala artmaya devam ediyor.</p>
<p>Sosyal medya danışmanlığı ve topluluk yönetimi hizmet veren ajanslar da 2011 yılı boyunca epey pratik yapma imkanı buldular. Türkiye’de son derece yaratıcı, başarılı kampanyalar ve uygulamaların hayata geçtiğini görüyoruz. Sektörde kötü uygulama örnekleri de yaşanmadı değil. İyi niyetle ortaya çıkarılmış ancak iletişimin bazı gerekleri göz önüne alınmadığı için krize davetiye çıkartan kampanyalarla da maalesef karşılaştık.</p>
<p>2012’nin, iş hedeflerine hizmet eden, daha doğru, daha yaratıcı ve daha dinamik uygulamaları beraberinde getirmesi dileğiyle..:)</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımları hala yeterli değil[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-21405 alignright" title="Meltem Yetener" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Meltem-Yetener.jpg" alt="" width="200" height="244" />Meltem Yetener, Pixel Plus Sosyal Medya Yöneticisi</strong></p>
<p>2011 yılı Türkiye’de markaların dijital pazarlamaya olan ilgilerinin daha da arttığı, sosyal medyanın daha da büyüdüğü ve bu doğrultuda markaların daha fazla dijitalleştiği bir yıl oldu. Ancak yine de sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımlarının yeterli olduğunu söylemek doğru olmaz. Sektörün geneline baktığınızda “neden sosyal medyaya yatırım yapayım?”, “sosyal medya markama ne katacak?” gibi sorularla hala karşılaşmaktayız. Dolayısıyla bugüne dek sosyal medyada pazarlamaya uzak durmuş, markasına getireceği pazarlama gücünü kavramamış ya da farkında olsa bile hala şüpheyle yaklaşan pek çok marka bulunmakta.</p>
<p><strong>2011’de birbirinden yaratıcı ve tüm platformlarla entegre fikirlere şahit olduk </strong></p>
<p>Sosyal medyaya inanan ve yatırım yapan markalara baktığımızda, 2011 yılında birbirinden yaratıcı ve mobil, outdoor, TV gibi tüm platformlarla entegre fikirler geliştirildiğine ve uygulandığına da şahit olduk. Türkiye’den sosyal medya projeleri hem yurtdışında hem de ulusal yarışmalarda ödül kazandı, bazıları da Facebook Studio’ya girme başarısını yakaladılar.</p>
<p>2011’de sosyal medya platformlarında yeniliklere de şahit olduk. Facebook Ekim ayında F8’de duyurduğu yeniliklerle önemli bir atılım yaptı. Open Graph, Timeline ve Ticker gibi yeni özelliklerle sosyal medyanın en büyük oyuncusu olma konumunu pekiştiren platform, etkileşimini “beğen”menin önüne geçirmeyi başardı. F8 lansmanının dünyada yapıldığı 3 ülkeden biri olmamız da, Türk pazarının bu konuda ne kadar hızlı ve büyük olduğunun bir kanıtı.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]</strong><strong>2012’de Twitter markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacak</strong><strong>[/pullquote]</strong></p>
<p>Micro-blogging kavramını günlük hayatın merkezine sokan Twitter ise 2011 yılında yine politikadan magazine ülke ve dünya gündemini değiştiren gelişmeleri yaymaya devam etti. Özellikle ülkemizde Van depremi sırasında ve sonrasında Twitter yardım çalışmalarında en önemli iletişim aracı oldu. 2011 bitmeden arayüzünün yenilemesi, marka sayfalarının açılması, yeni reklam servisi ile 2012’de Twitter’ın markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacağını şimdiden söyleyebiliriz.</p>
<p>LinkedIn de tüm dünyada “profesyonellerin sosyal ağı” olarak anılmayı başardı ancak tam olarak markalar tarafından etkin kullanıldığı söylenemez. 2012’de LinkedIn’de daha fazla kurumun pazarlama iletişimi yapmak üzere var olmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl önemli bir çıkış yapan Foursquare lokasyon bazlı check-in devriminin bir anlamda mimarı oldu. Özellikle mağazalar, restoranlar Foursquare’i çok sevdiler, tüketicilere sürpriz fırsatlar dağıttılar. Foursquare ile Facebook arasında kızışan rekabeti de unutmamak lazım. Yine 2011 yılı bitmeden Facebook’un Gowalla’yı satın alma haberi 2012’de lokasyon bazlı pazarlama çalışmalarının hareketleneceğini gösteren bir işaret.</p>
<p>2011 Türk sosyal medyasında bu gelişmelerle geçti, 2012’de yeni teknolojiler ve yeni platformlarla çok daha güzel işlere şahit olacağız.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar&#8230;[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-21407 alignleft" title="Uğur Tuncel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Uğur-Tuncel1.jpg" alt="" width="200" height="256" />Uğur Tuncel, Soc.rates Yönetici Ortak                                          </strong></p>
<p>Markalar birkaç sene önce ikiye ayrılıyordu; ilk olmak isteyip, buna cesareti olanlar ve ‘’bakalım, görelim’’ diyenler. Sürecin zaman içerisinde kendini kanıtlaması ile ‘’bakalım, görelim’’ diyenler de en az ilk olanlar kadar istekliler. Bunu müşteri adaylarımızla yaptığımız görüşmelerdeki ana soru kalıbının değişmesinden anlıyoruz; eskiden ana soru ‘’sosyal medyada var olmalı mıyız?’’ iken artık ‘’nasıl var olalım?’’ halini aldı. Kısacası tüm markalar ve ajanslar artık giriş sürecini geçmiş, gelişme aşamasına geçmiş bir durumda.</p>
<p>2011 yılını sosyal medya pazarlama iletişimi aksiyonları bazında ele aldığımızda sonucu şöyle özetleyebiliriz; daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar&#8230;</p>
<p>Soc.rates’te bu gelişmelerden pozitif yönde payını aldı. Bu yılın ikinci çeyreğinin başında kurulmuş olmamıza rağmen aradan geçen süre içerisinde hizmet skala ve tamamlama süreçlerinde diğer BPİ süreçlerinin sahip olamadığı bir ivmeyle olumlu yönde geliştik. Tabii ki bu da müşterilerimize olumlu yönde yansıdı ve yansımaya devam ediyor.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Sosyal medya pazarlama iletişimi ‘’ucuz’’ kalıbından çıkıp ‘yatırım yapılması gereken’ bir süreç haline geldi[/pullquote] </strong></p>
<p>2012 yılında, daha pahalı olan konvansiyonel tanıtım süreçlerinin, daha ucuz olan sosyal medyaya destek amacıyla kullanılması tezatı ile oldukça karşılaşacağız. Bunun sinyallerini aldığımız projeleri az da olsa bu sene görmeye başladık. Bu durum da marka ve ajansların daha da bilinçlendiğinin bir kanıtı olarak gözler önünde duruyor. Eskiden ‘’bir stajyer oturturum Facebook sayfası açar’’ mantığı güdebilen bazı işletmeler, şu an ‘’Sosyal medya süreçlerimi hangi diğer mecralar ile promote ederim’’ diye düşünüyor. Bu da sosyal medya pazarlama iletişimini ‘’ucuz’’ kalıbından çıkarıp, mutlak gerekli hatta yatırım yapılması gereken bir süreç haline geldiğini gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21392</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Sansüre 3 Kala: İnterneti Nasıl Bilirdiniz? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/interneti-nasil-bilirdiniz/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/interneti-nasil-bilirdiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 10:58:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[22 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güraçar]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Cici]]></category>
		<category><![CDATA[Av. M. Gökhan Ahi]]></category>
		<category><![CDATA[BTK]]></category>
		<category><![CDATA[Eray Endes]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Güner]]></category>
		<category><![CDATA[GörüşlerBurcu Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[Köksal Abdurrahmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Nurettin Özdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Turgut]]></category>
		<category><![CDATA[Serhat Özeren]]></category>
		<category><![CDATA[Sina Afra]]></category>
		<category><![CDATA[TİB]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Erül]]></category>
		<category><![CDATA[Yrd.Doç.Dr Erkan Saka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=14086</guid>

					<description><![CDATA[22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi planlanan “Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul ve Esaslar”, 22 Kasım’a ertelendi ve sorular da akabinde yükseldi. Kararın 22 Kasım’a ertelenmesi 22 Ağustos için yapılan protestolarının işe yaradığını mı gösteriyor, yoksa sadece yumuşak bir geçiş mi yapılıyor?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi planlanan “Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul ve Esaslar”, 22 Kasım’a ertelendi ve sorular da akabinde yükseldi. Kararın 22 Kasım’a ertelenmesi 22 Ağustos için yapılan protestolarının işe yaradığını mı gösteriyor, yoksa sadece yumuşak bir geçiş mi yapılıyor? BTK kamuoyuna kulak vermeye mi karar verdi? Pazarlama dünyası bundan nasıl etkilenecek?” BTK’nın yeni açıklamasıyla ilgili kim, ne dedi?</p></blockquote>
<p>Geçtiğimiz günlerde konuya dair BTK, yeni bir karar metni yayınladı. Kurum, uğruna binlerce kişinin ayaklanma yaptığı filtreli internet paketlerinin ağlarımıza girmesine 5 kala, uygulamayla ilgili deneme süresi koymaya verdi ve 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi planlanan uygulamayı 22 Kasım’a ertelendi. Ufak bir not; uygulama aslında tamamen ertelenmedi. Çünkü yeni taslağa göre 22 Ağustos, uygulamanın başlayacağı değil, testlerin başlayacağı tarih olarak tanımlanıyor. Başlangıç tarihi ise 22 Kasım 2011 olarak belirlenen BTK&#8217;nın yeni taslağının tam metnini okumak için <a href="https://sosyalmedya.co/22-kasim-internet-paketleri/" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
<p>Bu açıklama ile, bir süre alevi sönen internet yasakları konusu, gerek iletişim sektörü gerekse internet kullanıcıları için bir anda tekrar alevlendi. Ne de olsa 35 milyon internet kullanıcısının olduğu, Facebook kullanımında 30 milyon kişi ile dünya genelinde ilk 5’te olan bir ülkeden bahsediyoruz. Pazar da büyük, kullanıcı oranları da&#8230;</p>
<p>Peki, BTK’nın kararın resmileşmesinin 22 Kasım tarihine ertelemesi, 22 Ağustos protestolarının işe yaradığını mı gösteriyor, yoksa sadece yumuşak bir geçiş mi yapılıyor? Türk internet dünyası sınırlandırılınca Türkiye nasıl bir sürece girecek? İş dünyası bundan nasıl etkilenecek? Gazetecilere, dijital ajanslara, İnternet Kurulu Başkanı’na, markaların medya müdürlerine, internet girişimcilerine ve Facebook üyelerimize sorduk. Markalar görüş verme konusunda çekimser davranıp dosya konumuza katılmamayı tercih ederken, sektörün diğer kesimleri ve ilgili kişiler fikirlerini gayet net ortaya koydu.</p>
<h2>Facebook kullanıcıları iyi niyete inanmıyor!</h2>
<p>Dün sabah saatlerinde <a href="http://www.facebook.com/SosyalMedyaCO" target="_blank">SosyalMedya.co Facebook</a> sayfamızda bir <a href="http://goo.gl/BSxyv" target="_blank">anket</a> açtık. Facebook üyelerimize sorduk: Bu esaslar ile ilgili BTK’nın iyi niyetine inanıyor musunuz?</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-14090" title="Anket" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Anket.png" alt="" width="500" height="159" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Anket.png 500w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Anket-300x95.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-14091" title="Yorumlar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Yorumlar.png" alt="" width="500" height="443" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Yorumlar.png 500w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Yorumlar-300x265.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<h2>Kim, ne dedi?</h2>
<p>Gelen görüşlerden ortaya çıkan tabloyu okumak gerekirse: Konunun ana taraflarından biri olan İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren son derece netti. “Bu bir özgürlük kısıtlaması veya sansür kesinlikle değildir” diyen Özeren, bütün dünyanın ‘Güvenli İnternet’ için yöntemler aradığını ve ertelemenin sadece teknik bir erteleme olduğunu söyledi.</p>
<p>Gazeteci Serdar Turgut ise uygulama harika niyetlerle yapılmış olsa bile ortaya çıkacak sonucun olumsuz olacağını düşünenlerden. Bilişim hukuku uzmanı Av. M. Gökhan Ahi ise  görüşünde BTK’nın bu konuda düzenleme yapmaya hukuken yetkin olmadığı gibi konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığına değindi. Ajanslar da konuya negatif yaklaşıyor ama arada ‘Bu erteleme 22 Ağustos protestolarının işe yaradığı gösteriyor’ diyenler de var. Bunun yanı sıra ‘Sansürün azı çoğu olmaz’ diyen de var, ‘Türkiye internet dünyası için bir kaos olur’ diyen de. Genel yargı, sektörün az ya da çok, ama bir şekilde olumsuz etkileneceği yönünde.</p>
<h3>Bu bir özgürlük kısıtlaması veya sansür kesinlikle değildir</h3>
<p><strong>Serhat Özeren, </strong><em>İnternet Kurulu Başkanı, @serozeren</em></p>
<figure id="attachment_14093" aria-describedby="caption-attachment-14093" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14093" title="Serhat Özeren" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/serhatozeren.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14093" class="wp-caption-text">Serhat Özeren, İnternet Kurulu Başkanı</figcaption></figure>
<p>22 Ağustos’tan sonra da 22 Kasım’dan sonra da bir şey değişmeyecek. 22 Ağustos’tan sonra testler başlayacak sadece ve bundan da kimse etkilenmez. 22 Kasım’dan sonra ise isteyenler, piyasada satılan bir filtre programını kullanıyor gibi filtre kullanacaklar. Tamamen tercihe bağlı bir seçim olacak. Bakın, ilk baştan beri ne dediysem onu yaptım. Yine söylüyorum bu bir özgürlük kısıtlaması veya sansür kesinlikle değildir. Bütün dünya ‘Güvenli İnternet’ için yöntemler arıyor. Genelde bilgisayar kullanmayı çok iyi bilen arkadaşlar bu uygulamaları eleştiriyorlar. Unutmasınlar ki, toplumun her kesimi bilgisayar kullanmayı ve interneti onlar kadar iyi bilmiyor. Bu konuda kültürel olarak mesafeler olabilir. Bu gerçek ışığında konuya bakarlarsa konu daha net anlaşılır. Tabii ki filtre tek başına çözüm değildir. Hem toplumu eğiteceksiniz, hem bilinçlendireceksiniz hem de kültürel olarak da zenginleştireceksiniz. Keşke bizim ülkemizde de sosyal ve ekonomik dengeler AB’deki gibi olabilseydi. O zaman devletin bu konuda yanlızca kural koyarak işi yapması yeterli olurdu. Her olayı kendi gerçeği içinde bakmak gerek.</p>
<p>Bu erteleme tamamen teknik bir ertelemedir. İnternet kurulu olarak bizim verdiğimiz rapor ve öneriler BTK tarafından kabul edildiği için ve bu bağlamda yeni yapıya göre değişiklik yapılabilmesi için ek süre verilmiş oldu sadece.</p>
<h3>Sundukları paketlerle benim internete hiç girmemem gerekiyor</h3>
<p><strong>Serdar Turgut, </strong><em>Gazeteci, @serdargut</em></p>
<figure id="attachment_14095" aria-describedby="caption-attachment-14095" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14095" title="Serdar Turgut" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/serdar-turgut.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14095" class="wp-caption-text">Serdar Turgut, Gazeteci</figcaption></figure>
<p>Bence ne yapacaklarını tam olarak bilemedikleri için bir erteleme oldu. Neyi kısıtlayacaklarını bilmiyorlar. Yasağın nasıl işleyeceği konusunu da bulamıyorlar. Sundukları paketlerle benim internete girmemem gerekiyor. Ben bu tür şeyleri kapsamayan sitelerde dolaşmayı seviyorum. Çocuk ve ailelerin yasaklandığı siteler hoşuma gidiyor.</p>
<p>BTK’nın bu yeni kararla ilgili olan iyi niyetine gelince&#8230; Çok iyi niyetli olsalar da yasağın sonucu olumsuz olacaktır. Burada niyeti ölçmeye çalışırsak, iş bizim için çözümsüz olur. Harika niyetlerle yapılmış olsa da ortaya çıkacak sonucun olumsuz olacağını söyleyebiliriz.</p>
<div class="clear"></div>
<h3>22 Ağustos&#8217;tan sonra Türk internetinin sakat kalma olasılığı yüksek</h3>
<p><strong>Fatih Güner, </strong><em>SosyalMedya.co Kurucusu, Internet Girişimcisi, @fatihguner</em><strong><em></em></strong></p>
<figure id="attachment_14097" aria-describedby="caption-attachment-14097" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14097" title="Fatih Güner" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/fatih-guner.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14097" class="wp-caption-text">Fatih Güner, SosyalMedya.co Kurucusu, Internet Girişimcisi</figcaption></figure>
<p>Önce internet dünyası diye tabir ettiğimiz kavramı açalım. 22 Ağustos&#8217;tan sonra dünya internetine hiçbir şey olmaz, ancak Türk internetinin sakat kalma olasılığı yüksek. Dünyanın Türkiye&#8217;ye bakısı ve dünyaca ünlü sivil toplum kuruluşlarının ülkemize verdiği puanların hepsi negatife doğru biraz daha değişecektir. En nihayetinde, kullanıcının bilgi alma özgürlüğüne sekte vurulduğunu ve bunun da bilerek, isteyerek yapıldığını düşünüyorum.</p>
<p>Tarihin 22 Kasım’a ertelenmesini bence sadece göstermelik. Başkalarının aksine BTK&#8217;nin tepkilerden çekindiğini düşünmüyorum. BTK her zamanki tavrıyla 22 Ağustos&#8217;u ertelemeyebilirdi de ancak internet sansürünün 22 Kasım tarihine ertelenmesi, zaten servis sağlayıcıların izleme teknolojisini zamanında yetiştirememesinden sebep. Ertelenmesi ya da revize edilmesi pozitif bir algı oluşturmuyor gözümde.</p>
<p>BTK’nın iyi niyetine kesinlikle inanmıyorum. Net bir sekilde, yüksek sesle HAYIR! diyorum. Daha önce yine sosyalmedya.co’da Batuhan Apaydın&#8217;ın yazdığı &#8216;Internet bir bebekse BTK eski kafalı ebeveyndir&#8217; başlıklı yazı benim tüm düşüncelerimi yansıtıyor.</p>
<p>Eski zamanlarda insanlar kendilerini hapsedilmiş hissettiklerinde isyanlar çıkarırlarmış, haklarını aramak uğruna hayatlarını feda ederlermiş. Modern zamanda ise kısıtlamalar, yanlarında sadece &#8216;yasakları aşma inovasyonu&#8217;nu getiriyor. Bu yüzden de herşeyin olduğu gibi devam edeceğini düsünüyorum. Ancak fazlasıyla yıkıcı görünmek de istemem. Sonuç itibariyle Türkiye her geçen gün internet konusunda büyük bir ivmeyle gelişiyor.</p>
<h3>Kısıtlamalar dijital pazarlama ve iletişim dünyasını hedef kitleye ulaşmak için yeni yollar aramaya itecektir.</h3>
<p><strong>Sina Afra, </strong><em>markafoni Yönetim Kurulu Başkanı, @sinaafra</em></p>
<figure id="attachment_14098" aria-describedby="caption-attachment-14098" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14098" title="Sina Afra" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/Sina_Afra_4.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14098" class="wp-caption-text">Sina Afra, markafoni Yönetim Kurulu Başkanı</figcaption></figure>
<p>İnternet, dış dünyaya kendini kapatmayan, çağın getirdiği kolaylıklardan geri kalmak istemeyen her ülkede özgürlük ve fırsat ortamı olarak öne çıkıyor. 22 Ağustos konusunda endişeler de bundan sonra Türkiye’nin bu ülkelerden biri olmayacağı noktasına odaklanıyor.</p>
<p>Düzenleme yeniden gözden geçirilirken sadece tarih 22 Kasım’a ertelenmekle kalmadı aynı zamanda filtre sayısı 4’ten 2’ye indi ve filtrelerden birini seçme zorunluluğu kalktı. Tüm bunların uygulamada nasıl olduğunu ise zaman gösterecek. Ancak bu haliyle BTK, halkın sesine kulak vermiş gibi görünüyor.</p>
<p>BTK’nın iyi niyetli olduğunu ve internette güvenliği sağlamak amacıyla bu uygulamaları hayata geçirmek istediğini düşünüyorum. Ancak BTK’nın güvenliği sağlamaya çalışırken internet mecrasının özgürlük, fırsat ve kolaylık getiren doğasının bozulmaması için de çaba sarfetmesi gerektiğine inanıyorum. Belki bu kararın uygulanması bir daha ertelenir ve filtre konusu hayatımıza girmeden çıkmış olur.</p>
<p>Bu kısıtlamalar dijital pazarlama ve iletişim dünyasını hedef kitleye ulaşmak için yeni yollar aramaya itecektir. Ancak hem devletin kendi vatandaşlarını her zaman yasal olmayabilecek yolları kullanmak zorunda bırakmasını doğru bulmuyorum hem de sektörün bu yasakları delmek için harcayacağı vakit ve enerjiyi bu ülkenin kaybı olarak görüyorum.</p>
<h3>BTK bu konuda düzenleme yapmaya hukuken yetkin olmadığı gibi konu hakkında yeterince bilgi sahibi değil.</h3>
<p><strong>Av. M. Gökhan Ahi, </strong><em>Bilişim Hukuku Uzmanı, @mgokhanahi</em></p>
<figure id="attachment_14116" aria-describedby="caption-attachment-14116" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14116" title="Gökhan Ahi" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/gokhan11.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14116" class="wp-caption-text">Av. M. Gökhan Ahi</figcaption></figure>
<p>22 Ağustos&#8217;un ‘İnternetin ölüm tarihi’ olarak nitelendirilmesini aşırı bulmakla beraber, ifade özgürlüğünün internette kullanımına ilişkin sıkıntıların artacağını düşünüyorum. Her ne kadar abonelerin filtre seçmekte özgür oldukları söylense de arkadaş baskısı, mahalle baskısı, topluluk baskısı gibi unsurlarla bir çok insanın istemese bile güvenli internet paketine geçeceğini düşünüyorum. Bu da sadece birileri tarafından seçilmiş ve uygun görülmüş sitelere erişim sağlanması anlamına geliyor. Bu durumda muhalif ve marjinal görüşlerin herkese ulaşması mümkün olmayacaktır. Özellikle reklam gelirleri ile yaşayan siteler, ziyaretçi sayılarını düşürmemek için güvenli internet paketinde de yer almak isteyecek, bunun için de tehlikeli olduğu varsayılan içeriklere yer vermemeye çalışacak, bir nevi oto sansür uygulayacaktır. Kaldı ki, halen binlerce siteye erişim engelli durumda.</p>
<p>Tarihin ertelenmiş olmasının tek sebebi, erişim sağlayıcıların hazır olmak için yeterli zamana sahip olmamasıdır. Bu sebeple, yeni düzenlemede 22 Ağustos &#8211; 22 Kasım arası test sürecine girilecektir. Bunun dışında, merkezi filtre düzenlemesinin daha da yumuşadığını görüyoruz. Bu yumuşama kamuoyundan gelen tepkiler sonucu oldu. Ancak bu değişikliklerin de kamuoyunu yeterince tatmin etmediğini söylemek mümkün. Zira, yeni düzenleme de çok sayıda belirsizlik içeriyor ve buna bağlı olarak izleme ve fişlenme endişeleri halen ortadan kaldırılmış değil.</p>
<p>BTK&#8217;nın iyi niyeti veya kötü niyetini tartışmaya gerek yok. Daha çok BTK&#8217;nın düzenlemeye çalıştığı alanda yetkin ve bilgili olup olmadığının tartışılması gerekir. BTK bu konuda düzenleme yapmaya hukuken yetkin olmadığı gibi konu hakkında yeterince bilgi sahibi değil. Çocukların korunması isteniyorsa bunun yolu merkezi filtre değildir. Tam aksine okullarda eğitim ve aileleri bilinçlendirmek gerekir. Ücretsiz kolay kurulabilen filtre yazılımlarının dağıtılması gerekir. Dünyadaki örneklerin iyi incelenmesi ve analiz edilmesi gerek.</p>
<h3>Filtresiz olarak da yeterince engel vardı</h3>
<p><strong>Yrd.Doç.Dr Erkan Saka, </strong><em>İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi, @sakaerka</em></p>
<figure id="attachment_14099" aria-describedby="caption-attachment-14099" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14099" title="Erkan Saka" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/erkan-saka.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14099" class="wp-caption-text">Yrd.Doç.Dr Erkan Saka</figcaption></figure>
<p>Aslında filtresiz olarak da yeterince engel vardı. Filtreyle merkezi yani devlet eliyle kontrol geliyor ki o da istendiğinde zaten yapılabilen bir şeydi. Yakın vadede bariz bir değişiklik olacağını sanmıyorum bu yüzden. Ama test etme süreçlerinde bağlantı kopmaları artabilir gibi geliyor&#8230;<br />
BTK kendince iyi niyetli. Ama iyi niyet yetmiyor. STK&#8217;lardan gelen geri bildirimleri dikkate alacaklarını söylediler ama görünen o ki özünde filtre sistemi kalacak, düzeltmeler daha yüzeysel olacak.</p>
<div class="clear"></div>
<h3>‘Sansür’ ve ‘internet’ kelimeleri birbirine tamamen zıt anlamdadır</h3>
<p><strong>Köksal Abdurrahmanoğlu, </strong><em>Adinteractive, Istanbul.com, Sosyopath , Quppo ve Cityberry Kurucusu, @koksal</em></p>
<figure id="attachment_14110" aria-describedby="caption-attachment-14110" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14110" title="Köksal Abdurrahmanoğlu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/ad_ceo_koksal_abdurrahmanoglu_sml1.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14110" class="wp-caption-text">Köksal Abdurrahmanoğlu</figcaption></figure>
<p>Öncelikle “Sansür” ve “Internet” kelimelerinin birbirine tamamen zıt anlamda olduklarını düşünüyorum. “Özgürlük”le özdeşleşen internetin, doğası gereği “Anarşist” yani baskıyla oturtulmuş düzene karşı çıkan bir yapısı olduğuna inanıyorum. Bu tespitten hareketle Türkiye’deki internet sansürü hareketini, çoğunluğu gerici zihniyette olan sosyal ve kamu alanında söz sahibi yöneticilerin bu özgürlüğü dizginleyip, ellerinden gitmekte olan yönetim güçlerini yeniden ele geçirebilmeye yönelik nafile bir çabaya bağlıyorum.</p>
<p>Nüfusumuzun en az yarısı özgürlüğe ve iletişime susamış yenilik arayışında olan gençlerden oluştuğuna inançla bunun gibi “güya-düzeni” kontrol altına alma çabalarının eninde sonunda bastırılması imkansız bu güce karşı duramayacağını düşünüyorum. Türkiye’nin yanı sıra sosyal-özgürlük unsurları gelişmemiş bir çok ülkede de yaşandığı gibi, bu tarz bastırılmış tüm düzenleri reddetme hareketinin ana gücü hep gençler oldu. Ve ne güzeldir ki bu sefer de bizim gençlerimiz, böyle bir gerici hareketi engellemekte ana güç olacaklar&#8230;</p>
<div class="clear"></div>
<h3>Bu kısıtlamalar dijital pazarlama ve iletişim dünyasını çok ama çok etkiler</h3>
<p><strong>Nurettin Özdoğan, </strong><em>e-ticaret Girişimcisi/Divas Diamond Yönetici Ortağı, @nurettinozdogan</em></p>
<figure id="attachment_14101" aria-describedby="caption-attachment-14101" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14101 " title="Nurettin Özdoğan" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/nurettin-ozdogan.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14101" class="wp-caption-text">Nurettin Özdoğan, e-ticaret Girişimcisi/Divas Diamond Yönetici Ortağı</figcaption></figure>
<p>Her şeyden önce bir internet kullanıcısı olarak 22 Ağustos&#8217;ta ilk testlerin başlayacağı sürecin pozitif ilerlemesini temenni ediyorum. BTK bu test sürecindeki gelişmeleri başta internet sektörü olmak üzere kamuoyu ile paylaşmalı. Ümit ediyorum ki BTK, taslaktaki internet kullanıcılarını kısıtlayacak maddeleri toparlayacaktır.</p>
<p>Kamuoyunun tepkisi işe yaramış ki BTK yeni önerilere göre yeni taslak hazırladı ve tarihi 22 Kasım&#8217;a erteledik. Bu, Türkiye&#8217;nin demokratikleştiğini gösteriyor. BTK&#8217;nın ve Türkiye&#8217;nin önünde bir sınav daha var. O da BTK&#8217;nın temel itirazlar noktasında adım atması.</p>
<p>BTK&#8217;nın interneti daha güvenli bir hale getirme hedefini anlayabiliyorum. Ancak konu, bunun nasıl yapıldığı. Herşeyden önce internetin doğasını anlamak gerekiyor. İnternet doğası gereği yasakları kaldırmıyor. Bunun yerine gelimiş ülkelerdeki gibi internetin kontrolünü kullanıcılara vermesi gerekiyor.</p>
<p>Bu kısıtlamalar dijital pazarlama ve iletişim dünyasını çok ama çok etkiler. Bir alana ne kadar kural ya da kısıtlama koyarsanız her şeyden önce yaratıcılık ölür. Daha sonra insanların bu alanda girişimciliği azalır.</p>
<h3>Paketler içine koyacakları siteler büyük önem arz ediyor</h3>
<p><strong>Eray Endeş, </strong><em>Creasoup Yönetici Ortak, @erayendes</em></p>
<figure id="attachment_14103" aria-describedby="caption-attachment-14103" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14103 " title="Eray Endes" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/erayendes1.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14103" class="wp-caption-text">Eray Endeş, Creasoup Yönetici Ortak</figcaption></figure>
<p>Erteleme biraz daha rölantide beklememize neden olacak. Uygulama tam olarak başlamadan herhangi bir kıpırdanma olmayacak bence. Açıkçası Mayıs ayındaki gibi bir hareket beklemiyorum. Yumuşak bir geçiş başlayacağı için kimseden bir ses çıkmayacak. “O kadar da kötü değilmiş” algısı çıkacak. Ama 22 Ağustos’tan sonra çıkacak tepkilerin şiddeti Kasım ayındaki asıl uygulamayı belirleyecek.</p>
<p>Bir bağırtı koptu, insanlar sokaklara döküldü. 22 Ağustos’ta sert bir geçiş yapmak daha da kıyamet kopmasına neden olabilirdi. Sonuçta BTK’da internet kullanıcılarını karşısına almak istemiyordur. Biraz daha nabız yoklayacakları bir dönem olacak bu.</p>
<p>Nitekim kötü niyetli olduklarını düşünmüyorum. BTK’nın amacı internet kullanıcılarına eziyet etmek değil. Doğru bildiklerini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Doğru bir uygulamamı, kesinlikle hayır. Ama bu onların kötü niyetli olduklarını göstermez. Ama paketler içine koyacakları siteler büyük önem arz ediyor. Markaların yoğun kullandığı sosyal ağlar, siteler, portallar bu aile filtresine takılırsa erişim gücü büyük oranda düşer. Bu durumda bu erişimi artırmak için paket içine uygun yeni mecralar oluşmaya başlayacaktır.</p>
<h3>BTK toplumu, basını ve STK&#8217;ları yeterince açık bir şekilde bilgilendirmiyor</h3>
<p><strong>İbrahim Özdemir, </strong><em>Teknoloji editörü, @ibrahimozdemir</em></p>
<figure id="attachment_14117" aria-describedby="caption-attachment-14117" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14117" title="İbrahim Özdemir" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/ibrahim_ozdemir.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14117" class="wp-caption-text">İbrahim Özdemir, Teknoloji editörü</figcaption></figure>
<p>BTK yetkilileri internet filtresi ile ilgili yaptıkları her açıklamada bu düzenlemeler konusunda iyi niyetli olduklarını vurgulama ihtiyacı duyuyorlar. Ancak internet filtresi gibi düzenlemelere karşı kamuoyundan yükselen tepkileri çok dikkate alır gibi de görünmüyorlar. Böylesi önemli bir konuda toplumun her kesiminden, söyleyecek sözü olan tüm tarafların, uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının fikirleri alınmalı, yapılacak icraatlarda her aşama bu tartışmalarda dile getirilecek görüşler dikkate alınarak ilerlemeli.</p>
<p>BTK, sivil toplum kuruluşları, basın, kamuoyu,bilişim ve internet sektörü ile daha açık ve direkt bir iletişim kurmalı, eleştirilere kulak vermeli. Sorunların merkezinde yer alan 5651&#8217;den başlayarak konuşulması, çözülmesi gereken sorunlar var. BTK&#8217;nın bu çetrefilli alandaki icraatları ve çalışma süreçleri hakkında toplumu, basını ve STK&#8217;ları yeterince açık bir şekilde bilgilendirmediği, bu konuda doğru bir iletişim süreci işletmediği yönündeki eleştiriler bence çok haklı gerekçelere dayanıyor. Kendi tecrübeme dayanarak şunu söyleyebilirim: Basın toplantıları için bile sadece bir-iki gün önceden davet gönderen, kulaktan kulağa davet yöntemini benimseyen, iletişim kurmakta hâlâ faks ve telefonu tercih eden, bilgi taleplerinizi içeren e-posta mesajlarınıza cevap alamadığınız bir kurum. Bu durumda anlaşılmamaktan şikayet etmeleri de çok mantıklı değil.</p>
<h3>Bilinçsiz hareketler bizi negatif etkiler</h3>
<p><strong>Tuğçe Erül, </strong><em>Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</em></p>
<figure id="attachment_14105" aria-describedby="caption-attachment-14105" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14105 " title="Tuğce Erul" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/lowe-tugce-erul.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14105" class="wp-caption-text">Tuğçe Erül, Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</figcaption></figure>
<p>Bu uygulma ile internet üzerinde özgür irade ortadan kalkıyor. Bu uygulamanın kitap yasaklarından bir farkı yok bence. Devir değişince yasaklanan mecralar değişiyor sadece ama mentalite aynı. Bir çok insan bu filtrelemeyi atlatmanın yolunu bulacak. Buna bir ceza gelir de örnek teşkil ederse o zaman daha farklı sonuçlar beklenebilir.</p>
<p>Tarihin 22 Kasım’a ertelenmesini biraz ateş üzerine konulan tenceredeki kurbağa hikayesine benzetiyorum. Adım adım yapılan değişiklikler referans noktasını kaybetmenize sebep oluyor. Geçişin yumuşak yapılması amaçlı olduğunu düşünüyorum</p>
<p>Durumu iyi-kötü niyet olarak ayrıştırmıyorum. İyi niyetten maraz doğar. Bunu bu şekilde değerlendiriyorum. Bu kısıtlamalar dijital pazarlama ve iletişim dünyasını nasıl etkiler kısmına gelince; nelerin filtreleneceğini bilmeden buna tam cevap vermek mümkün olmaz fakat çok etkisi olacağını düşünmüyorum. Facebook, Twitter vb siteler kara listeye girerse durum değişir tabii. Etkilediği binlerce blogger hiç hesaba katılmadan Türkiye&#8217;de blogspot bile kapatıldı bir dönem. Bilinçsiz hareketler bizi negatif etkiler. Ama standart ve gerçekten bahsedilen, özellikle çocukları korumaya yönelik bir filtrenin bizi etkilememesi gerekir.</p>
<h3>Bu, insanların temel bir hakkı olan iletişim ve haber alma hakkına getirilen net bir kısıtlamadır</h3>
<p><strong>Ali Güracar, </strong><em>41? 29!, @ustunuzum</em><strong></strong></p>
<figure id="attachment_14106" aria-describedby="caption-attachment-14106" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14106 " title="Ali Güracar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/ali-guracar1.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14106" class="wp-caption-text">Ali Güracar, 41? 29!</figcaption></figure>
<p>22 Ağustos&#8217;tan sonra tekrar bir panik furyası kopacak gibi görünüyor. Daha önce bu mesele ilk ortaya çıktığı zaman oluşan kamuoyunun şimdi tekrardan toplanması gerek. Bunun esas etkileri yalnızca internet dünyasına değil tüm Türkiye&#8217;ye olacak. Öğrenme işlemi, bilgi edindikçe gelişen bir süreçtir. Bir kitlenin bilgi edinme yollarını kontrol etmek, öğrenme biçimini, dolayısıyla hareket etme biçimlerini doğrudan etkileyecektir.</p>
<p>Aslında ertelemenin bir katkısı yok, yalnızca sistemin test edilmesi için geçecek 2 fazla aydan bahsediyoruz. Bu süre bize yalnızca tepkimizi daha da organize etmek için daha çok zaman sağlayacaktır. Bu 2 ay neyin, neden yanlış olduğunu gösterebilmemiz için bize tanınmış kıymetli bir zaman. Bu, insanların temel bir hakkı olan iletişim ve haber alma hakkına getirilen net bir kısıtlamadır. Dolayısıyla insanlık seviyesinde tartışılması gerekiyor diye düşünüyorum. Filtre getirilecek olan içeriklerin ne kadar iyi niyetli seçilip seçilmediği bir yana, bir devlet kurumunun, bir milletin neyi görüp neyi göremeyeceğine karar veren mekanizma haline gelmesi tartışılması gereken esas konu. Hangi 11 kişilik, ne gibi kıstaslar ile benim ailemin bütünlüğünün yararına, çocuğumun gelişiminin doğrultusunda karar verme hakkına sahip olabilir?</p>
<p>Dijital pazarlama dünyası bundan &#8220;iletişim&#8221; in etkilendiği boyutta etkilenecek tabii ki. İletişim hakkı, toplumlarda çok sesliliğin, kendini ifade edebilmenin dolayısıyla demokrasinin temel haklarından biridir.</p>
<h3>Sansürün üzerine filtreleme sistemi gelecekse Türkiye internet dünyası için bir kaos olur</h3>
<p><strong>Alper Cici, </strong><em>Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü, @alpercici</em></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-14123" title="Alper Cici" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/alper-cici1.jpg" alt="" width="200" height="275" />04.08.2011 tarihinde yayınlanan BTK kararı ile görünen o ki sansüre karşı tepkiler işe yaramış görünüyor. Söz konusu kararda yer alan &#8216;Güvenli İnternet Hizmetini talep etmeyen abonelerin mevcut İnternet erişim hizmeti, herhangi bir değişiklik olmaksızın sunulmaya devam eder&#8217; maddesi bir çok kullanıcının içini rahatlatacak. Ancak engellenen sayısız sitenin akibeti ise halen meçhul ve ertelenen 3 aylık süre de sıkı bir çalışmanın sinyallerini veriyor.</p>
<p>Kullanıcıların kötü içerikten korunmak istemesi nasıl bir hak ise, diğer tarafta kullanıcının hangi bilgiye ulaşacağına karar vermesi de bir hak olmalı. Sürecin sonundaki hayalimiz hiç bir sitenin engellenmemesi ve kullanıcıların kendi iradeleri ile istediği kategorideki içeriği filtreleyebilmeleri şeklinde. Ancak hali hazırda var olan sansürün üzerine bir filtreleme sistemi gelecek ise Türkiye internet dünyası için bir kaosun başlangıcı olur.</p>
<h3>Sansürün azı çoğu olmaz</h3>
<p><strong>Burcu Atasoy, </strong><em>Wanda Digital Müşteri Direktörü, @bircibirci</em></p>
<figure id="attachment_14107" aria-describedby="caption-attachment-14107" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-14107 " title="Burcu Atasoy" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/wanda-burcu.png" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-14107" class="wp-caption-text">Burcu Atasoy, Wanda Digital Müşteri Direktörü</figcaption></figure>
<p>Bu yeni düzenlemenin; geliştirilmesi mümkün olursa daha az tepki göreceğine inanıyorum. Ancak hala bir kısıtlama yönteminin üzerine yapılan yamalardan bahsediyoruz.</p>
<p>Açık konuşmak gerekirse başlangıçta çok daha olumsuz bir tablo vardı. 15 Mayıs&#8217;ta binlerce kişinin katılımı ile Taksim&#8217;de gerçekleşen protesto yürüyüşünün bu yeni düzenlemede etkisi olduğunu düşünüyorum. Test dönemi diye adlandırılan bu süreç dikkate alınarak temizlenir, uygulama internetin doğasına daha uygun hale getirilirse, sansür sıfatından kurtulup niyetine uygun bir uyguluma haline gelecektir. Yapılan ikinci düzenlemeyi, BTK&#8217;nın verilen tepkilere kulak verdiğine dair bir referans olarak kabul etmek isterim. Ancak bilgiye ulaşım özgürlüğünü engellediğiniz sürece niyetin bir önemi kalmıyor. Sansürün azı çoğu olmaz. Umarım öyle bir zaman gelir ki hiçbir filtreye ihtiyaç duymadığımız günlere geri dönebiliriz. Zaten herhangi bir devlet kurumunun kötü niyetli olma ihtimalini düşünmek bile istemeyiz.</p>
<p>Kısıtlama yönteminden uzaklaşmadığımız sürece iletişim ve pazarlama dünyasını olumsuz etkileyeceği kesin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/interneti-nasil-bilirdiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14086</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
