<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Barış Bakır arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/baris-bakir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/baris-bakir/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2015 18:51:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>‘BEĞEN’ilmek mi, ‘PAYLAŞ’ılmak mı? [DOSYA]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2012 13:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Afşin Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bakır]]></category>
		<category><![CDATA[Beğen]]></category>
		<category><![CDATA[Christoph Bornschein]]></category>
		<category><![CDATA[Dominic Sparkes]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Emeric Ernoult]]></category>
		<category><![CDATA[Krombera]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Karabağlı]]></category>
		<category><![CDATA[Ödül Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaş]]></category>
		<category><![CDATA[Plasenta]]></category>
		<category><![CDATA[Reach]]></category>
		<category><![CDATA[Selva Aydıner]]></category>
		<category><![CDATA[Sertaç Şener]]></category>
		<category><![CDATA[Wanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=51074</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyada tıklayacak düğme çok. Yükle, yayınla, beğen, orada paylaş, burada paylaş, ekle, yorum yap, etiketle, pin’le, tweet’le, Retweet yap, +1'le vs...Örneğin, Facebook’tan aldığımız bilgilere göre...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada tıklayacak düğme çok. Yükle, yayınla, beğen, orada paylaş, burada paylaş, ekle, yorum yap, etiketle, pin’le, tweet’le, Retweet yap, +1&#8217;le vs&#8230;</p>
<p>Örneğin, Facebook’tan aldığımız bilgilere göre:</p>
<ul>
<li>Tam 1 milyar kişi Facebook’u ayda en az bir kez kullanıyor.</li>
<li><strong>Facebook açıldığından beri toplam 1.13 trilyon kez like tuşuna basılmış.</strong></li>
<li><strong>Facebook’ta günde</strong> <strong>2.45 milyar içerik ve beğenilen 2.7 milyar post paylaşılıyor.</strong></li>
<li>Günde ortalama 300 milyodan fazla fotoğraf yükleniyor.</li>
<li>219 milyar fotoğraf paylaşılmış. <em>(Veriler 9/10/2012 tarihine aittir. Silinmiş fotoğraflar rakamlara dahil değildir. Fotoğraf paylaşımı için rakamlar 2005 sonbaharından itibaren ölçümlenmiştir.)</em></li>
<li>17 milyar check-in <em>(Bu rakama lokasyon etiketlemeli post’lar da dahildir. Veriler 9/10/201 tarihine aittir. Rakamlar Ağustos 2010 tarihinden itibaren ölçümlenmiştir.)</em></li>
<li>Facebook üzerinden 62.6 milyon şarkı 22 milyar kez çalınmış/dinlenmiş.</li>
</ul>
<p><em>(Veriler 9/10/201 tarihine aittir. Rakamlar, Müzik Dinleneme uygulamasının başladığı tarih olan Eylül 2011’den itibaren ölçümlenmiştir.)</em></p>
<p>Markaların da ajansların da derdi hedef kitlelerini o düğmelere mümkün olduğu kadar çok tıklatmak. Aslında önemli olan tüketiciyi o düğmeye nasıl tıklattığınız. <em>‘Ne olursa olsun rakamlarımız yüksek olsun’</em> diyerek sosyal medya magazinciliğini tercih eden de var, <em>‘Kim neyi beğenir, paylaşır?’</em> diye soran da, <em>‘Bize yakışan içerik nedir?’</em> diyen de&#8230;  Genel olarak <em>(istisnalar kaideyi bozmaz)</em> markalar <strong>&#8216;Nicelik!!!&#8217;</strong> diye, ajanslar <strong>&#8216;Nitelik!!!&#8217;</strong> diye haykırıyor. Rekabet sayılar üzerinde dönüyor. Bir işten çıkan sonucun olumlu ya da olumsuz olduğunu yine rakamlarla ölçülüyor. Peki başarı kriteri dediğimiz zaman kim, neyi tercih ediyor? Beğenilmeyi mi, paylaşılmayı mı?</p>
<p>Konuyla ilgili hem reklamverenlere/markalara hem de yabancı ve Türk ajanslara gittik. Soru tek: &#8216;<strong>BEĞEN’ilmek mi, ‘PAYLAŞ’ılmak mı?&#8217;</strong></p>
<p><em>(Burada ‘beğen’ ve ‘paylaş’ kelimeleri Facebook’un tekelinde olan kelimeler anlamında değil; sosyal medyada platformlarında beğeniyi ve paylaşmayı temsil eden tuşlar için kullanıldı. Buna Reblog, Repin, ReTweet, Paylaş butonlarının hepsi dahil.) </em></p>
<p>Görüşlerin hemen hemen hepsi paylaşılmayı nitelik, beğenilmeyi nicelik olarak tanımlar nitelikte. İkisi de önemli diyen de var, hiçbiri diyen de veya sadece birini seçen de…</p>
<p>Krombera Kurucu Ortaklarından Alper Afşin Özdemir, bize gönderdiği görüşünün girişinde <a href="http://www.dr.com.tr/Kitap/Unmarketing/Scott-Stratten/Egitim-Basvuru/Is-Ekonomi-Hukuk/Satis-Pazarlama-Halkla-Iliskiler/urunno=0000000370580" target="_blank">Unmarketing</a> kitabının yazarı Scott Stratten’dan bir alıntıyı paylaşmış. Stratten, <strong>‘’Pazarlamayı bırakın, bağ kurmaya başlayın’’ </strong>diyerek sosyal medya için bir banka benzetmesi yapıyor. <strong>‘’Bir bankada hesap açıp da içine hiçbir şey yatırmadan $5000 çekme talebinde bulunamazsınız. Bankacı deli olduğunuzu düşünür. </strong>Yine de insanlar sosyal medyaya giriyorlar, hesap açıyorlar ve sonunda şikayetçi oluyorlar…’’</p>
<p>Bu benzetme aslında her şeyi özetliyor. Ama biz yine de kim, ne demiş, ona bakalım bir de&#8230;</p>
<p>İşte size hem sektör profesyonellerinin hem de markaların görüşlerini bir arada bulabileceğiniz bir dosya. <strong></strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Doğru hedef kitlenin paylaşımı beğeninin bir adım önündedir[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-51096" title="Selva Aydıner" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21.jpg" alt="" width="255" height="365" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21-209x300.jpg 209w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/selvaaydiner" target="_blank">Selva Aydıner</a>, Jack Daniel’s ve Southern Comfort Kıdemli Marka Müdürü</strong></p>
<p>Günümüzde internet ve sosyal medya birer kanal değil, günlük yaşamımızın önemli parçaları. İnsanlar hissiyatlarını, memnuniyet/memnuniyetsizliklerini, görüşlerini anlatmak istiyorlar.  Markalar ile konuşamazlarsa, zaten arkadaşlarıyla veya sosyal çevreleriyle paylaşıyorlar.</p>
<p>Artık kurumsal söylemler ve basmakalıp cümlelerdense, tüketicinin dilini konuşmak markalar için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta. Çok uzun bir tarihi olan Jack Daniel’s markasının çok keyifli ve sevenlerinin paylaşmaktan keyif aldığı hikayeleri olduğu için biz bunları güncel deneyimlerle birlikte konuşuyoruz. <strong>Paylaşım, içeriklerinin kalitesi ve markanın doğasıyla uyumu, yönetilen markanın gerçek kitlesini de belirliyor.</strong><em> </em>Bunun sonucu olarak Jack Daniel’s Türkiye Facebook sayfamız, Türkiye’deki en çok takipçiye sahip ithal içki markası. Ayrıca etkileşim rakamları da oldukça yüksek seviyede. Bunun temel sebebi takipçi sayımızın ağırlıklı olarak organik büyümeden kaynaklanması.</p>
<p><strong><em>İnandırıcılık tavsiye ile arttığı ve markanın kendisinden bahsetmesi yerine, onun sevenlerinin bahsetmesi demek olduğu için – tabii ki doğru hedef kitlenin paylaşımı beğeninin bir adım önündedir.</em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Hem beğenilme hem paylaşılma hem de yorumlar bizim için önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51099" title="Sertaç Şener" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener.jpg" alt="" width="255" height="349" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener-219x300.jpg 219w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="http://www.linkedin.com/pub/serta%C3%A7-%C5%9Fener/9/868/b16" target="_blank">Sertaç Şener</a>, Nokia Türkiye Pazarlama Direktörü</strong></p>
<p>Nokia Türkiye olarak sosyal medyada gördüğümüz ilgiden son derece memnunuz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmaların karşılığında son derece olumlu dönüşler elde ediyoruz. Kullanıcı yorumlarından pozitif olan bir yorumun neden pozitif, negatif bir yorumun neden negatif olduğunu anlamaya çalışıyoruz ve paylaşılan içerikleri analiz edip, geleceğe dönük aksiyonlarımızı buna göre planlıyoruz.</p>
<p>Sosyal medya ortamı, nihai kullanıcıyla doğrudan iletişim kurmamızı sağlayan çok önemli bir mecra olduğu için, yayınladığımız içeriğin türüne bağlı olarak hem beğenilme hem paylaşılma hem de yorumlar bizim için çok önemli. Bu nedenle hem üreticinin hem de tüketicinin sosyal medyayı karşılıklı olarak etkin bir şekilde kullanması her iki taraf için de büyük avantaj sağlıyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Paylaşmak ya da beğenmek değil, KİMİN paylaşıp beğendiği önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51101" title="Christoph Bornschein" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg.jpg" alt="" width="255" height="356" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/Playrough" target="_blank">Christoph Bornschein</a>, TLGG CEO</strong></p>
<p>Bana göre beğenmek ya da paylaşmak olsun; her türlü interaction markalar için büyük önem taşıyor. <strong>Herkesin yakın zamanda farkedeceği şey ise; bu içerikleri KİMİN paylaştığını ya da beğendiğini anlamadan bütün bu beğeni ve paylaşımların anlamsız olacağı.</strong> Kullanıcının kim olduğunu bilmeden, ne tip bir tüketici olduğunu anlamadan sağlanan inreaction gerçek bir iş değeri ortaya çıkaramadığınızı gösterir.</p>
<p>Benim kişisel görüşüm markaların yakın zamanda kullanıcıların kim olduğunu belirleme adına adım atacakları ya da birilerine adım attıracakları yönünde. Çünkü ancak o zaman sosyal medyada yatırımın geri dönüş oranını (ROI) alabiliriz/anlayabiliriz.</p>
<p>‘Beğenmek mi, paylaşmak mı?’ demeden ve tartışmadan önce içerikle hedeflediğiniz ve o içerikle etkileşim yapan kullanıcının ya da tüketicinin kim olduğuna ve kim olması gerektiğine odaklanmak lazım.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Markalara tavsiyemiz: Önce kullanışlı olun. Rakamlar için sonra endişelenin[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51103" title="Dominic Sparkes" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes.jpg" alt="" width="255" height="262" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes-45x45.jpg 45w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/domsparks" target="_blank">Dominic Sparkes</a>, CEO, Tempero: Social Media Management</strong></p>
<p>Sektörel anlamda sosyal medya hala çocukluk dönemini yaşıyor. Tıpkı radyo, televizyon ve dijital reklamcılık gibi&#8230; Onlar da ilk zamanlarında şaşaalı bir dönem, yüksek rakamlar, astronomik reach’ler yakamışlardı. Fakat zamanla asıl konu olan ‘niteliğin’ nicelikten çok daha önemli olduğu anlaşıldı. Bu durum sosyal medya için de olacaktır.</p>
<p>Şu an için ise henüz ulaşılmamış ‘milyarlarca’ insandan/tüketiciden dolayı rakamların baş döndürücü etkisi altındayız. Ortam bir ‘pazarlama cenneti’ gibi görünüyor.  Gerçek şu ki: mass online kitleye belirli bir hedefleme yapmadan ya da belli bir amaca sahip olmadan ‘brandcasting’ yapmak markaya son derece zarar verir; verecektir. Artık hepimiz spam’lerden tiksinmiyor muyuz mesela?</p>
<p><strong>Birçok global markayı sosyal medyada temsil eden bir dijital ajans olarak astronomik rakamlarla reklamverenin/markanın başını döndürmek bizim için de çok kolay. Fakat asıl değer ‘sosyal’ olmak için sebep yaratmakta ve insanlarla gerçek anlamda bir etkileşim sağlamakta yatıyor<em>.</em></strong> Bu ilk başta küçük bir kitle ve sayısı az bir topluluk ile olsa bile&#8230; Rekabet ‘beğeni’ ya da ‘paylaşma’ rakamları üzerinden olmamalı.</p>
<p>Eğer bir markaya sosyal medya ile ilgili tek bir tavsiye verecek olacak, söyleyeceğimiz şey sadece şudur: “Önce işe yarar/kullanışlı olun. Rakamlar için sonra endişelenin.”</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Genel başarı kriterlerine göre sosyal aksiyonlar değil, amaca ve içeriğe uygun sosyal aksiyonlar önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51108" title="Ödül Küçük" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük.jpg" alt="" width="255" height="346" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük-221x300.jpg 221w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/odul_kucuk" target="_blank">Ödül Küçük</a>, Plasenta İş Geliştirme Müdürü</strong></p>
<p>Açıkçası biz Plasenta olarak sosyal aksiyonların her birini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Her aksiyonun arkasında yatan farklı bir motivasyon ve aksiyon sonrası kullanıcının social currency’sine farklı yansıyan  bir etki olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p>Bu konuda markanın ihtiyaçları ve başarı kriterleriyle kullanıcıların ihtiyaçlarını kesinlikle birbirinden ayrıştırmamalıyız. Dolayısıyla markalar için “şu veya bu aksiyon daha başarılı” sonucu işaret eder demenin doğru olmadığını düşünüyoruz.</p>
<p><strong><em>Elbette ki kullanıcı tarafından gösterilen efor göz önüne alındığında “paylaşmak” daha büyük bir psikolojik değere sahip, fakat marka içeriğinin hangi stratejiyle ve ne amaçla servis edildiği, sonucunda karşılaşılan sosyal aksiyonun değerlendirilmesinde kuvvetli bir korelasyon içeriyor.</em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>Bu yüzden, yönetim (sayfa/hesap) başarısının genel olarak sosyal aksiyonlardan birinin görece üstünlüğüne göre değil, farklı strateji ve hedeflere sahip içerik kategorilerinin dinamiklerine göre kendi içlerinde değerlendirilmesi sonucunda oluşan tabloya göre belirlenmesini doğru buluyoruz.</p>
<p>Örneğin; amacı “conversation yaratmak” olan bir içeriğin mecrasına göre bile değişkenlik gösterecek sosyal aksiyon ihtiyacı başka, “hızla yayılması hedeflenen” bir içeriğin başka olacaktır. <strong>Dolayısıyla biz genel başarı kriterlerine göre sosyal aksiyonlar değil, amaca ve içeriğe uygun sosyal aksiyonlar şeklinde yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz.</strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Artık herkes bunun bir skor işi olmadığının farkında[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51109" title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/lara-photo.jpg" alt="" width="255" height="281" /><a href="https://twitter.com/thelaraab" target="_blank">Lara Akış Baruh</a>, Wanda Socialist Group Head</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı platformların dinamiklerine göre değişkenlik gösteriyor. Okunma / görüntülenme sayısı gibi verilerin birebir kriter olacak kadar gerçeği yansıttığını düşünmüyorum. Elbette fikir veriyor ancak kaç kişinin gerçekten görüp görmediği hakkında hala dijital alanda bilgi eksikleri var. İçerik üretiminin değeri ise hala “Content is the King!” seviyelerine ulaşamadı ülkemizde. <strong>Markaların genel stratejileri ve sosyal medyadaki ürkeklikleri de “paylaş”ılmaya değer içerik yaratılmasını engelliyor.</strong><em> </em>Türk tüketicisinin davranışlarında genelde kampanyaları paylaşmaya daha eğilimli olduklarını görebiliyoruz. <strong>Facebook gibi platformlarda üretilen içeriklere bakarsak “beğen”mek çok daha kolay ve alışıldık bir aksiyon.</strong> Dolayısıyla tüketici tarafından girdiğimiz içeriklerin “beğen”ilmesi bizim açımızdan daha önemli. Zaten beğendiği zaman aynı zamanda profilinde de paylaşmış oluyor.  Yorum derseniz ayrı bir mesele. Beğenmek, paylaşmak gibi aksiyonlar varken tüketicinin yorum yapması zorlaşıyor. Tüketici hala kısa kısa yazabileceği interaksiyonları, alternatifleri seviyor, 1-2-3-4 yazmak kadar kolay şeyleri tercih ediyor. <strong>Twitter ise tüketiciyle ilişkinin daha zor kurulduğu ve aksiyonların çok daha düşünülerek alındığı bir alan. Favorite Button bizim için elbette önemli; ancak bize bu içeriğini beğendiğini nedense takipçileriyle paylaşacak değerde bulmadığını gösteriyor. Bu nedenle kriterimiz Retweet oluyor bu alanda. </strong></p>
<p>Hayran ve takipçi sayılarında ise çok farklı noktalardayız. Markaların da hızlıca adapte olduğu birtakım metrikler var artık. Engagement rate, People Talking About gibi. Artık herkes bunun bir skor işi olmadığının farkında çünkü biz burada birebir satış yapmıyoruz. Biz istediğimiz mesajları verebilmek adına markanın imajını yaratıyoruz. Bu nedenle <strong>orada ne kadar hayran veya takipçimiz olduğundansa; onlarla ne kadar iletişime geçtiğimiz, onların derdine derman bulup bulamadığımız, onların isteklerine karşılık verip veremediğimiz önem kazanıyor.</strong> Bu nedenle elbette tüketicinin benim mesajımı taşımak için yaptığı aksiyonlar çok önemli. Bunu “beğen”erek de, “paylaş”arak da yapabilir. İkisi de yapılan işin başarılı olduğunu gösterir.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Bizim için öncelik, yaptığımız işin gerçekten işe yaradığına inanmış olmak[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51110" title="Barış Bakır" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/DSCN2936.jpg" alt="" width="255" height="273" /><a href="http://www.linkedin.com/in/barisbakir" target="_blank">Barış Bakır</a>, Ajans Luxus Ortağı</strong></p>
<p>Sosyal medya ölçümlemesinde kullanılan teknikler ne yazık ki televizyon döneminin son derece anlamsız olan teknikleri. Nasıl eskiden GRP’lere ya da share’lere bakılıyordu, bugün de bu alışkanlık “like” sayılarına “fan” sayılarına bakılarak devam ediliyor. <strong>Bu, özellikle reklamveren tarafındaki profesyonellerin kendilerini güvende hissetmek için rakamların ardına gizlenmelerinden dolayı ortaya çıkıyor.</strong> Ancak insanların istekli bir şekilde markalarla iletişime geçtiği sosyal medyada, bu tarz ölçüm teknikleriyle yapılan işin başarısını ölçmeye çalışmak imkânsız. Bu, bence sadece “like”lar ve “fan sayıları” için değil, paylaşımlar ve retweetler gibi kullanıcının maruz kaldığı içeriği benimseyerek yaydığı durumlar için de geçerli. Bir markanın içeriği paylaşılabilir ya da retweet edilebilir. Ama bu, içeriğin gerçekten markanın iletişim amacına hizmet ettiğini göstermez.</p>
<p>Tüm dijital mecralar gibi sosyal medya da bugüne kadar hiçbir mecranın sunmadığı ölçüm tekniklerini sunuyor. Ancak insanların büyük kitlesel sınıflara bölünemediği bir tüketim çağı yaşıyoruz. İnsanları sadece bir yazılım tarafından üretilen datayla anlamak mümkün değil. <strong>Bu yüzden sosyal medyayla ilgilenen insanların çok daha cesaretli olması ve üzerinde çalıştıkları sistemlerden elde ettikleri rakamları kişisel birikimleri sayesinde elde ettikleri içgörülerle birleştirerek yorumlayabilmeleri gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Günün sonunda bir içerik ajansı olarak yaptığımız işi rakamlarla değerlendirmemiz gerektiğinde fan sayıları ya da beğenmeler yerine paylaşmalar ya da retweetler bizim için daha önemli.</strong> Ancak bunlar da yeterli değil. Bizim için öncelik olan, yaptığımız işin gerçekten işe yaradığına inanmış olmak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal dolaşım kavramından bahsetmek gerekiyor[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51111" title="Alper Afşin Özdemir" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir.jpg" alt="" width="255" height="312" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir-245x300.jpg 245w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="http://www.krombera.com/alperozdemir/" target="_blank">Alper Afşin Özdemir</a>, Krombera Kurucu Ortak / Ajans Başkanı</strong></p>
<p>Bu soruya son zamanlarda okuduğum bir kitaptan alıntı yaparak başlamak istiyorum. Unmarketing kitabının yazarı Scott Stratten, <strong>‘’Pazarlamayı bırakın, bağ kurmaya başlayın’’</strong><em><strong> </strong></em>diyerek sosyal medya için bir banka benzetmesi yapıyor. <strong>‘’Bir bankada hesap açıp da içine hiçbir şey yatırmadan $5000 çekme talebinde bulunamazsınız. Bankacı deli olduğunuzu düşünür. Yine de insanlar sosyal medyaya giriyorlar, hesap açıyorlar ve sonunda şikayetçi oluyorlar…’’ sözleriyle düşüncesini ifade eden Stratten aslında çok doğru bir örneklemede bulunmuş.</strong></p>
<p>Bugün birçok marka sosyal medyada bulunmanın gerekliliğine ikna olmuş durumda. Fakat gözden kaçırılan bir nokta var ki o da, bu platformlarda ‘’ne şekilde’’ yer alınması, kitlelere ‘’ne konuşmak’’ gerektiği. <strong>İnsanlara markanızı beğenmeleri için sunduğunuz değer teklifiniz ne? Burada da ‘’social currency’’ (sosyal dolaşım) kavramından bahsetmek gerekiyor. </strong>Sosyal medyanın karşılıklı sohbet eylemi olduğunu düşünürsek, sosyal dolaşım da bu sohbeti tetikleyen ve ilgiyi canlı tutan herhangi bir şey olabilir. Krombera bu noktada, gerçek hayatta var olan hikayeleri sahipleniyor. Markaların hikayelerini anlatabilecekleri bir alan sunarak, müşterileriyle doğal yoldan etkileşim yaratan, uzun soluklu ilişkiler kurmalarını hedefliyor.</p>
<p>Bizim yapmaya çalıştığımız, bu sosyal dolaşım içerisinde insanlara dokunarak marka ile dijital bir deneyim yaşamalarını sağlamak ve bunun karşılığında marka ile ilgili tecrübelerini paylaşmalarını tetiklemek. “Yalnızca ürün değil, ürün deneyimi” de bir o kadar önemli diyebiliriz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sizin 10 bin takipçinizin olması 10 bin kişinin de sizinle ilgileniyor olması anlamına gelmez[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51112" title="Merve Karabağlı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı.jpg" alt="" width="255" height="331" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı-231x300.jpg 231w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/mervemsi" target="_blank">Merve Karabağlı</a>, Papillon Sosyal Medya Koordinatörü</strong></p>
<p><strong>‘Peki şimdi bizi kaç kişi beğenecek/beğendi Facebook’ta? Kaç kişi takip edecek/ediyor Twitter’da?’’Bunlar, bir markanın sosyal medyaya adımını atmadan önce başlayan ve başladıktan sonra da bitmeyecek olan sorularıdır.</strong> Markaların bu şekilde düşünmesi çok normal. Çünkü öncelikle o kişilere her an ulaşabiliriz hissiyatında oluyorlar ya da markayı takip eden/sayfasını beğenen her kişinin markaya ait içeriklerle ilgilenmek zorunda olduklarını düşünüyorlar. <strong>Sizin 10 bin takipçinizin olması 10 bin kişinin de sizinle ilgileniyor olması anlamına gelmez.</strong> İnsanlar bir markanın sosyal hesabını takip ederken/beğenirken şu maddeler etken oluyor;</p>
<ol>
<li>Markanın bilinirliği : Kişi markayı kullanmasa bile tanıdığı için beğeniyor.</li>
<li>Markanın tüketicisi olması: Kişi ürün veya hizmeti deneyimlediği için beğeniyor.</li>
<li>Marka tarafından kullanıcıyı etkileyen içeriğin paylaşılması: Kişi o markaya ait ürün veya hizmeti kullansa da kullanmasa da eğer içeriği beğendiyse PAYLAŞIYOR.</li>
<li>Yarışma veya kampanya olması: Kişi markaya ait ürün veya hizmeti kullansa da kullanmasa da verilen ödüle sahip olmak için PAYLAŞIYOR.</li>
</ol>
<p>Bu etkenlere bakıldığında ilk 2 maddeden dolayı beğenenleriniz/takipçileriniz varsa ve diğer maddelerde de iyi olursanız beğeni ve takipçi sayınız daha hızlı artar. Burada paylaşmaya iten etkenler 3. ve 4. maddelerdir.</p>
<p><strong>Markaya bunu baştan izah etmek gerekir yoksa sadece beğensinler, takip etsinler demek bir kalabalığı bir yere toplayıp hiçbir organizasyon düzenlemeden onları aynı yerde tutmaya çalışmak demektir.</strong><strong><em> </em></strong>Eğer ki topladığınız grup sizinle ilgilensin istiyorsanız sahnede onun dikkatini çekmek, eğlendirmek, yanında olmak, güzel anlarınızı paylaşmak zorundasınız ki onlar da sizi PAYLAŞSIN. Eğer ki bunları başarabiliyorsanız o zaman sizinle gerçekten ilgilenen 10 bin beğenen/takipçiye sahipsiniz demektir ve sayıyı önemsemekte haklısınız. İşte o zaman yüksek beğeniye sahip/ takipçsi olan sayfalara baktığınızda (bu 4 madde de gerçekleşiyorsa) diyebilirsiniz ki bu sayının yüksek olması bir başarıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">51074</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İçerik Pazarlamasında Yükseliş Dönemi [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 11:46:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İçerik Pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bakır]]></category>
		<category><![CDATA[CMI]]></category>
		<category><![CDATA[Content Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Haliloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[Luxus]]></category>
		<category><![CDATA[SEOmoz]]></category>
		<category><![CDATA[Seven]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[SPROUT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=30998</guid>

					<description><![CDATA[İçerik pazarlamasının her dakika daha da önemli hale geldiği bir gerçek. Bu gerçeklik içinde hala cevabı aranan birçok soru da mevcut tabii. İçerik pazarlamasının altın kuralları nelerdir? Hangi strateji işe yarar? Bu iş en iyi nasıl yapılır? İçeriğin krallığı oyunun kurallarını...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçerik pazarlamasının her dakika daha da önemli hale geldiği bir gerçek. Bu gerçeklik içinde hala cevabı aranan birçok soru da mevcut tabii. İçerik pazarlamasının altın kuralları nelerdir? Hangi strateji işe yarar? Bu iş en iyi nasıl yapılır? İçeriğin krallığı oyunun kurallarını etkiliyor?</p>
<p>Her şeyin saniyeler içinde tüketildiği ve tüketicinin ilgisinin de ‘an’larla ölçüldüğü günümüz dünyasında içerik, krallığını sürdürmeye devam ediyor. Tüketicinin katılımını sağlamak, onların ilgisini çekmek, akıllarında yer etmek ve satın alma kararları esnasında markaya dönmelerini, hatırlamalarını sağlamak… Dijital dünyada bu zorlu görevlerin süperman’i belli: İçerik!</p>
<p>Sosyal medya Dijital Pazarlamanın odağında yer alsa da kendisi sadece bir mecra. Konunun ve dijital mecraları kullanımın öneminin aslında daha derinlerde yattığı anlaşılıyor. Gözler bir süredir İçerik Pazarlaması&#8217;na doğru kayıyor. Sosyal Medyaya odaklanan pazarlama eğilimi İçerik Pazarlamasına dönüşüyor. Çünkü yaratılan gerçek ‘değer’i gösteren like ya da ReTweet sayısı değil, kaliteli içerikle yaratılan sadık bir topluluk ve takipçi kitlesi oluşturabilmek. Ya da oluşturamamak… Bütün mesele de bu zaten.</p>
<p>Dünyada paylaşılmayı bekleyen daha birçok içerik var. Önemli olan, doğru içeriği doğru platformlarda, doğru zamanda, doğru kişilerle paylaşabilmek. İçerik Pazarlaması&#8217;nın kalbinde orijinal ve ilgi çekici, sürdürülebilir bir stratejiye dayanan bir içerik yaratmak yatıyor. Senelerdir herkes aynı şeyi söylüyor. “Eğer anlayatacak iyi bir hikayeniz yoksa, sizi kimse dinlemez”.</p>
<p>Buna paralel olarak markaların kaliteli içerik üretme konusundaki çabaları giderek artıyor. Çünkü araştırmalara göre özellikle yüksek teknoloji sektörü içinde bulunan 10 şirketten 9’u müşterileri ile iletişim kurmak için içerik pazarlamasına güveniyor.</p>
<p><strong>İçerik pazarlaması trendinin yükselişi ile mecra sahipliği el değiştiriyor</strong></p>
<p>İçerik pazarlaması o kadar önemli bir hale geldi ki; son zamanlarda kulislerde konuşulan tek bir konu var: Yakın zamanda markalar, büyük mecra sahipleri haline gelecek. Neden mi?</p>
<p>Markaların tüketicileri ile direkt iletişim kurmak ve onların kalbine dokunmak, ilgisini çekmek için yarattıkları içerikleri iletmek konusunda sosyal medya platformları gibi satın alınan ve kazanılmış mecraların yanı sıra bir de kendi sahip oldukları mecralar var. Blogları, kendilerine özel çıkarttıkları dergileri, e-mailing listeleri, web siteleri vs…</p>
<p>İçerik pazarlaması konusunda sektörün yerli ve yabancı önemli isimlerine sorduk: İçerik krallığı nereye gidiyor? Yeni içerik pazarlaması trendleri neler? Ve İçerik pazarlamasının 5 altın kuralı nedir?</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]İçerik pazarlamasının sihri yeni müşteri kazanma maliyetindeki düşüş[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-30999" title="Rand Fishkin" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/rand-fishkin-linkjuiceapp-testimonial.jpg" alt="" width="250" height="341" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/rand-fishkin-linkjuiceapp-testimonial.jpg 250w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/rand-fishkin-linkjuiceapp-testimonial-219x300.jpg 219w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" />Rand Fishkin, SEOmoz CEO</strong></p>
<p>İçerik pazarlaması, tüketicinin dikkatini çekme ve tüketici gelişimi için seeding yapma sürecidir. İçerik, birçok anlama gelebilir. Bu bir blog post, görsel, grafik, data, topluluk ya da ürünün kendisi bile olabilir&#8230;  İnanılmaz iyi bir içerik yaratmak ve onu dünya ile paylaşmak farkındalığı, güveni, sevilebilirliği artırır.</p>
<p>Inbound marketing kanalları üzerinden promosyon yaptığınız bir dünyadan bahsediyosanız, başarıyı elde etmenizin tek yolu içerikten geçiyor. İçerik, inbound marketing’in bütün temel taşlarına hizmet ediyor çünkü. Arama, sosyal, topluluk, e-mail vs&#8230; İyi bir içerik stratejiniz yoksa bu kanallar üzerinden tüketiciye ulaşmanızın da hiçbir yolu yok demektir.</p>
<p><strong><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]Medya şirketlerinden çok, markaların mecra ürettikleri bir döneme girdik. Bence en etkileyici ve heyecan verici trend bu. Katıldığım bir konferansta 20 yıl içerisinde mecraların artık sadece markalar tarafından üretileceğini, her markanın kendi mecrasını kendi yaratacağını söylediler. Bu şimdi biraz ürkütücü gibi gelse de bana göre son derece doğru ve gerçek.[/quote]<br />
</em></strong></p>
<p>İçerik pazarlamasının temeli; kalite, uygulanabilirlik ve ilgi çekiciliktir. Bu üçünü doğru yaparsanız içeriğiniz bir pazarlama tetiği haline gelir. Bu durumda sadece tetiği çekmeniz yeterli olur. İşin sırrı yeni müşteri kazanma maliyetindeki düşüş. Bunu başarırsanız, uzun dönemdeki yarışı da kazanmış olursunuz.</p>
<p><strong>Interaktif içerik daha popüler hale geliyor </strong></p>
<p>Hem mobil hem de web’deki uygulamar ile interaktif içerik daha popüler hale geliyor artık. Medya şirketlerinden çok markaların mecra ürettikleri bir döneme girdik. Bence en etkileyici ve heyecan verici trend bu. Katıldığım bir konferansta 20 yıl içerisinde mecraların artık sadece markalar tarafından üretileceğini, her markanın kendi mecrasını kendi yaratacağını söylediler. Bu şimdi biraz ürkütücü gibi olsa da bana son derece doğru ve gerçek geliyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]İçerik, bir markanın online başarısı içerisinde oldukça önemli bir yere sahip[/heading]</p>
<p><strong>Michele Linn, İçerik Geliştirme Direktörü @ CMI, Content Marketing Institute</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-31001" title="Michele Linn" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/Michele2MedFile.jpg" alt="" width="250" height="285" />İçerik pazarlaması; ilgili içeriği doğru kişilere, onların satın alma kararlarına yardımcı olacak şekilde, doğru zamanda iletmektir. Bu içerik bir metin, video, görsel ya da başka birşey olabilir.</p>
<p>İçerik, bir markanın online başarısı içerisinde oldukça önemli bir yere sahip çünkü günümüzde birçok insan bir ürünü satın almadan önce arama motorlarını ve sosyal platformları kullanıyor. Bu yüzden hem eğitici, kullanışlı bir içerik hazırlayıp hem de tüketicileriniz bilgiyi hangi yolla arıyor olursa olsun onlar için kolay erişilebilir hale getirmeniz gerek.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]<strong>İçerik her zaman kral olsa da bu krallıktan faydalanmanız için ilgi çekici bir hikayeniz, etkileyici bir tasarımınız ve iyi bir dağıtım planınız olmalı.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Artık çoğumuz bilgileri mobil telefonlarımızdan ya da tablet bilgisayarlarımızdan okuyoruz. İçerik pazarlamacıları da artık içeriklerini bu cihazlar üzerinden kolay tüketilebilecek şekilde iletmek üzerine çalışıyor tabii ki. Mesela metin ağırlıklı bir içeriğiniz varsa bunu Kindle’a özel yayınlayabilirsiniz. Aynı şekilde video ya da görsel ağırlıklı bir içeriği de mobil cihazlar için tasarlayabilirsiniz.</p>
<p>İçerik her zaman kral olsa da bu krallıktan faydalanmanız için ilgi çekici bir hikayeniz, etkileyici bir tasarımınız ve iyi bir dağıtım planınız olmalı.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]İçerik, kurduğumuz iletişimin ve bilgi paylaşımının temelidir[/heading]</p>
<p><strong>Dechay Watts, <a href="http://www.sproutcontent.com" target="_blank">SPROUT Content</a></strong><strong>, Ajans Ortağı </strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-31003" title="Dechay Watts" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/dechay.jpg" alt="" width="250" height="240" />İçerik pazarlaması; hedef kitleyi etkileşime geçirecek, onların katılımını sağlayacak dürüst hikayeler yaratmak ve anlatmaktır.</p>
<p>Online başarıda içeriğin rolünü tartışacaksak, önce online başarıdan ne kast ettiğimize bakmak gerekir. Örneğin, online başarı web sitenize yoğun bir trafik sağlamaksa, içerik burada SEO web içeriği olarak karşınıza çıkar. Yani belirli anahtar kelimelerle hazırlanan blog yazıları vs&#8230; Online başarıdan kastınız Facebook sayfanıza daha fazla hayran çekmek ya da e-bülten listenizi genişletmekse o zaman içerik, insanların ilgisini çecekecek ilginç bilgiler vermektir. Bu sayede insanlar sizin ürününüze benzer bir ürüne ihtiyaç duyduğunda markanızı hatırlar ve size geri gelir. İçeriği hazırlarken nihai amacınızı bilmeniz çok önemli. İçeriğinizin önce stratejisini belirleyin, sonra pazarlamaya başlayın.</p>
<p><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]<strong>İçerik pazarlamasının sihri oyun alanını genişletmesinden geliyor. Kendine ait sadık müşteri kitlesine ve iyi bilgilere sahip küçük şirketler rahatlıkla büyük şirketlerin yanında rekabet edebilir hale gelebiliyor. Çünkü internet sayesinde her firma hedef kitlesine bilgi ya da mesajı direkt gönderme şansına sahip. Hızlı, etkili ve direkt&#8230;</strong>[/quote]</em></p>
<p><strong>Asıl konu mecraların içinde ne olduğu</strong></p>
<p>İster video’dan, blogdan, webinar’dan, sosyal medyadan ya da basılı dergilerden bahsedin; asıl konu bunların içinde ne olduğu. İçerik&#8230; İnsanların ilgisini çeken ve geri gelmesini sağlayan şey içerideki bilgidir. En sevdiğiniz dergiyi ele alın mesela. Bütün sayfaların boş olduğunu düşünün. Aynı şekilde en sevdiğiniz blogu ele alın. İçerik, bu yeni zamanda kurduğumuz iletişimin ve bilgi paylaşımının temelidir.</p>
<p><strong>Yeni içerik pazarlama trendleri</strong></p>
<p>Infografikler popülerliğini sürdürüyor aslında. Bir de içerik pazarlamacılarının arasında ‘Pinterest’in en etkin kullanımı nasıl olmalı?’ tartışmaları var. Sanırım hala herkes kararsız.</p>
<p>Mobil kullanımının yaygınlaşması oyunun kuralları değiştirmiyor. Önemli olan insanların katılımını ve paylaşmalarını sağlayacak, onların ilgisini çekebilecek içerikler yaratmak. Tabii ki mobil ya da PC kullanımı bazında kullanıcıların içeriğe kolay ulaşmasını sağlayacak bir iki püf nokta vardır.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]İçerik pazarlaması, kesintiye uğramayan bir pazarlama modelidir[/heading]</p>
<p><strong>Sean King, </strong><strong><a href="http://www.seven.co.uk/">Seven</a> CEO</strong><strong></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-31004" title="Sean King" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/seanking.jpg" alt="" width="250" height="319" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/seanking.jpg 250w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/seanking-235x300.jpg 235w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" />İçerik pazarlaması markaların değerli ve ilgi çekici içerikleri seçilmiş hedef kitlenin katılımını ve beğenisini sağlayacak şekilde kullanması ve bunu karlı bir müşteri hareketine çevirmesidir. İçerik pazarlaması, kesintiye uğramayan bir pazarlama modelidir. Burada markalar ürün ya da hizmetlerini insanların gözüne sokmak yerine, tüketicilerinin daha akıllı/kullanışlı satın alma kararı vermesine yardımcı olacak bilgiler sunuyor.</p>
<p>Bütün ajanslar – çizgi altı, çizgi üstü, PR, dijital, medya – içerik meselesini konuşuyor. Günün sonunda herkes eski moda / geleneksel içerik yaratıcıların yeteneklerine ihtiyaç duyuyor; gazetecilerin ve editörlerin. Önemli olan tüketicilerin seve seve katılım sağlayabileceği ve paralarını ya da zamanlarını vermeye değecek içerikler yaratmak. Kim ne derse desin bütün platformlarda kullanılabilecek ve katılımı tetikleyecek öze sahip bir içerik yaratmak hiç de kolay bir iş değil.</p>
<p><strong>İçerik ajanslarının değeri artacak</strong></p>
<p>Oyunun yeni kuralı ise pazarlama bütçeleri içerisinde içerik pazarlamasına da pay ayırmak. Markaların içeriğin önemini her geçen gün daha da iyi fark ettiği günümüzde Seven gibi kapasitesi, yeteneği ve işlevselliği yüksek içerikler yaratma yetisine sahip içerik ajanslarının da ‘ajans’ sektörü içindeki değeri yükselecek.</p>
<p><strong>Cevap: İçerik!</strong></p>
<p>Günümüz medya ve iletişim dünyası, tamamen yeni bir düşünce biçimini zorunlu kılıyor. Tüketici ile nasıl etkileşime geçmeli ve onların ilgisini nasıl ayakta tutmalı? Her iki soruda da ortak cevap içerik, içeriğin gelişmekte olan gücü ve pazarlama konsepti içindeki önemi. Medya platformları, kanalları çoğaldıkça ve yeni medya modelleri oluştukça daha fazla müşteri, içerik ajanslarının neleri yapıp neleri yapmamaları gerektiği konusundaki yardımına daha çok ihtiyaç duyacak.</p>
<p>Websiteleri, arama motoru optimazyonu çalışmaları, dergiler, e-mail, mobil, sosyal, video ve uygulamalar, markaların tüketicileri ile etkilişime geçmek istediği en önemli kanallar. Akıllı pazarlamacılar geleneksel pazarlamanın etkisinin her geçen dakika azaldığını zaten fark ediyor. ‘Sahipli’ ve ‘kazanılmış’ mecraların sahip olduğu bu cesur yeni dünyada başarının anahtarı hedef odaklı bir içerik stratejisi.</p>
<p><strong><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]İçerik pazarlamasının temelinde yatan şey, markaların tüketicilerine tutarlı ve değerli bilgiler sunmasındaki inanıştır. Bunun karşılığında da bu bize marka sadakati olarak geri döner. İçerik pazarlaması P&amp;G, Microsoft, Cisco Systems ve Coca-Cola gibi büyük ve global markaların sıkça kullandığı bir pazarlama biçimidir. Neden? Çünkü işe yarıyor.[/quote]</em></strong></p>
<p><strong>Markalar mecra sahibi haline geliyor</strong></p>
<p>Son zamanlarda katıldığım konferanslarda 3 önemli nokta dikkat çekiyor. Bunlar yeni düzendeki 3 önemli mecra tipi: Satın alınmış mecra (medya ajanslarının mecra sahiplerinden satın aldığı alanlar), sahipli mecra ( Markaların kendi websitesi, dergileri, uygulamarı vs…) ve kazanılmış mecra (Facebook, Twitter ve içerik bazlı diğer platformlar). Ve şu da bir gerçek ki herkes bir şekilde kendi içerik alanını oluşturmanın ve yaratmanın peşinde. Örnek: Procter &amp; Gamble’ın kendi ürünlerinin tanıtımını ve reklamını yapmak için aylık çıkardığı ve ücretsiz dağıttığı güzellik dergisi ya da Tesco’nun sponsor olduğu TV programı…</p>
<p>Önümüzdeki 3 sene içerisinde markalar, büyük mecra sahipleri haline gelecek. iPad’in sadece 2 yaşında olduğunu ve mecra olarak kazandığı başarıyı düşünürsek, bu inanılması çok zor birşey olmasa gerek. Tabii ki satın alınan mecraların ömrü bitiyor demek değil bu. Bu mecralar pazarlama kampanyaları içinde her zaman önemli bir rol oynayacak. Önümüzdeki yıllar, bizim gibi içerik ajansları içni heyecan verici yıllar olacak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]İçerik bir yön levhasıdır[/heading]</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-31008 alignleft" title="Emre Haliloglu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/Emre-Haliloglu1.jpg" alt="" width="250" height="217" /></p>
<p><strong>Emre Haliloğlu, <a href="http://www.optimeplus.com" target="_blank">Optime Plus Content Agency</a></strong><strong>, Yönetici Ortak ve Koordinatör</strong></p>
<p>Online dünyanın tüm anahtarı kelime bazlı aramalar ve belirli bir konsepte yoğunlaşmış içerik kümeleri. Kullanıcı her zaman için kendisine yararlı ve faydalı içeriğe en kolay şekilde ulaşmak ister. Eğer siz ürettiğiniz içeriği müşterinin bakış açısından hazırlamış iseniz onu yakalamanız çok kolaydır. İçerik sizlere markanızın etrafında örülmüş müşterileriniz için bir hayat stili oluşturmanıza imkan sağlayacaktır. Bunu da online tarafta çok farklı formatlarda sunma imkanınız olacaktır. Gerek klasik içerik tipleri gerekse de multimedya içerik çözümleri online dünyada sizi kendinizi ifade etmek konusunda ciddi katkı sağlayacaktır.İçerik pazarlaması &#8211; en yalın haliyle &#8211; tüketicide satın alma ya da marka sadakati dürtüleri uyandırmaya yönelik, kaliteli, ilgili ve değerli bilgiler sağlayan içeriklerin oluşturulmasını ve paylaşımını içeren, blog, vaka çalışması, video, fotoğraf ve benzeri yollarla olmak üzere her türlü pazarlama biçimini kapsar. İçerik pazarlamasının temel motivasyonu konuştuğunuz kitlenin ilgisini çekebilecek, onlara anlam katabilecek ve spam algısı oluşturmayacak çalışmalardır. İçeriğin üstünden marka etiketini kaldırdığınızda dahi o içerik takip edilmeye değerse içerik pazarlamasının doğasını yakalamış sayılırsınız.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>İçerik pazarlaması stratejilerinizi belirlerken iki seçeneğiniz var: Ya müşterilerinizi doğru zamanda gerekli ve değerli bilgiler vereceksiniz ya da onları gülümseteceksiniz. İyi bir içerik pazarlaması her ikisinin de hakkını vermelidir.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>İçerik pazarlaması stratejilerinizi belirlerken iki seçeneğiniz var: Ya müşterilerinizi doğru zamanda gerekli ve değerli bilgiler vereceksiniz ya da onları gülümseteceksiniz. İyi bir içerik pazarlaması her ikisinin de hakkını vermelidir. Ve bu ikisini de yaparken de müşterileriniz için anlamlı ve motivasyonlarını yakalayacak bir kalitede bunu sunmanız gerekmektedir.</p>
<p><strong>İçeriğin krallığı günden güne artırıyor </strong></p>
<p>İçerik bir yön levhasıdır. İçerik nereye isterse oraya bakarsınız, neyi duymanızı isterse onu dinlersiniz, neyle meşgul etmek isterse dikkatinizi oraya çeker. İçerik krallığını yeni ilan etmeye başlıyor. Markaların sosyal medya ve online iletişim deneyimlerinde içerik temelli sorunlar baş göstermeye başladı. Artık müşterilerin karar mekanizmasında bütünleşik içerikler ciddi rol oynamaya başladı ve ölçümlenebilir oldular. Bu da içeriğin krallığını günden güne artırıyor.</p>
<p><strong>Yeni içerik pazarlama trendleri </strong></p>
<p>İçerik pazarlamasının temel trendlerin başında aşağıdaki başlıklar geliyor;</p>
<ul>
<li><strong>360 Derece entegre içerik:</strong> İçeriklerin tek bir mecraya özel üretilmesinden çok tüm kanalları kapsayan, aynı dili konuşan ve müşteriyi her alanda yakalayan içerik trendleri oluşmaya başlıyor.</li>
<li><strong>Satışa dönüşen içerik:</strong> Online ve sosyal alışverişlerin sistemlerinin artması sonucunda bir ürünü alırken onun hakkındaki içerik önem kazanmaya ve satın almaya yönlendirme fonksiyonu kazanmaya başladı. Bu nedenle içeriğin kalitesi paraya dönüşmeye başladı. Ve ‘content is cash’ söylemini hayatımıza kazandırdı.</li>
<li><strong>Yayıncı gibi düşünme:</strong> Yeni medya kanalları markaları sürdürülebilir ve devamlı içerik üretmeye zorluyor. Bu nedenle de hem ajanslar hem de markalar yayıncı gibi düşünmek ve üretmek durumunda kalıyorlar. Sadece reklam bakış açısından çıkıp katma değer yaratacak yayınlar oluşturmak zorunda kalıyorlar. Alışveriş sitelerinin periyodik moda dergileri çıkarmaları ve bir hayat stili oluşturma çabaları buna örnek olabilir.</li>
<li><strong>Sürdürülebilir konseptler: </strong>Eski zamanların dönemsel kampanyaları ve iletişim çalışmaları bugün devamlı bir döneme giriyor. Bu nedenle de oluşturulan içeriğin sürdürülebilir ve günün sonunda bütünleştiğinde anlam ifade etmesi gerekiyor. Müşteriyi herhangi bir zaman diliminde iletişim aksaklığından dolayı kaybetme lüksünüz kalmıyor.<strong></strong></li>
</ul>
<p><strong>Platformların çoğalması içeriğin cihaza özel olarak oluşturulmasının önemini artırdı</strong></p>
<p>Mobil mecraların ışık hızıyla büyüdüğü bir gerçek. Geleneksel masaüstü içeriği alıp mobil ekrana göre yeniden biçimlendirmek, ne size ne de hedef kitlenize fayda sağlar. Ziyaretçilerinizi “işe yarar” içerikle tavlamalısınız. Onlara hızlı ve kolay erişilen, harekete geçirebilir ve izi yeniden bulunabilir nitelikte içerik sunulmalıdır. İzinin yeniden bulunabilmesi mobil mecralarda çok önemli bir unsur. Mobilden erişilen bir içeriğin daha sonra, örneğin masaüstünden yeniden erişilebilmesi gerekiyor. Ayrıca, kolay yönetilebilir mobil içeriğiniz olmalı ve bu içeriğin her zaman güncel olmasına çok dikkat etmelisiniz.</p>
<p>Platformların çoğalması içeriğin cihaza özel olarak oluşturulmasının önemini artırdı. Önemli olan aynı içeriğin platformlara özel olarak uyarlanabilir olmasıdır. Aynı zamanda da entegre olarak çalışmasıdır.</p>
<p><strong><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]İçerik pazarlamasını başarıyla satışa dönüştüren markalardan birisi MR Porter isimli erkek giyim markası. Markanın online ve mobil içerik stratejisi tamamen dergi mantığıyla yönetilen bir alışveriş sitesi üzerine bina edilmiş. iPad uygulamasını elinize aldığınızda bir moda dergisi sizi karşılıyor ve anlamlı içerik sizi tek bir dokunuşla satışa yönlendiriyor. İçerisindeki markaları ise müşteriye bir yayıncı titizliğinde sunuyor.[/quote]</em></strong></p>
<p>Enerji sektöründen müşteriyi sosyal sorumluluk kavramıyla yakalamaya çalışan GE’s Ecomagination projesi ise müşterileri sürdürülebilir enerji, rüzgar enerjisi ve çevre duyarlılığı gibi konularda sivil bir girişim oluşturmaya yönlendiriyor.</p>
<p>Türkiye’deki içerik oluşturma deneyiminde bankaların Kobi’lere özel içerik platformları oluşturmaları bir örnek deneyim olarak incelenebilir. Bebek.com ve e-bebek markalarının hikayesi satışa dönüşen ve bağlılık oluşturan bir içerik projesi olarak göze çarpıyor. Baby.com’da Türkiye dışında bunu başarmış ciddi bir içerik portalı.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Karşınızda duran insana, onun ilgisini çekecek şeyler söylemezseniz, sizi dinlemez[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-31009" title="Barış Bakır" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/AJANS-LUXUS1.jpg" alt="" width="250" height="254" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/AJANS-LUXUS1.jpg 250w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/AJANS-LUXUS1-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/AJANS-LUXUS1-45x45.jpg 45w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" />Barış Bakır, Ajans Luxus, Kurucu Ortak</strong></p>
<p>Bana göre içerik pazarlaması bir ürünün, hizmetin ya da fikrin, insanlar tarafından satın alma yolunda değerlendirilmesini sağlayacak iletişim ortamını, bu insanların ilgisini sürekli kılan bilgilendirici ya da eğlenceli özgün içeriği sağlayarak oluşturulan pazarlama tekniği. Bu tıpkı küçükken dinlediğimiz masallar gibi. Her masalda bir “kıssadan hisse” vardır. Her masal bize, daha iyi bir insan olmamız için bir fikri “satmaya” çalışır. Bunu yapmak için de bizi eğlendiren, dikkatimizi devam kılan özgün bir hikâye anlatır. İçerik pazarlaması da, markaların bir hedef doğrultusunda hedefledikleri izleyici kitlesine özgün hikâyeler anlatmasıdır.</p>
<p>Pazarlama iletişiminin her alt bölümü gibi içerik pazarlamasının da online ve offline olarak ayrı düşünülmesi büyük bir hata. Bu noktada göz önüne almamız gereken en büyük gerçek online teknolojilerin iletişimi, dolayısıyla yaşam tarzımızı kökünden değiştirdiği.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]<strong>Teknoloji değişmiş olsa da, değişmeyen ve hiçbir zaman da değişmeyecek olan bir gerçek var: Eğer iyi bir hikâyeniz varsa, insanlar sizi dinlerler. İyi bir hikâyeniz varsa, etrafta dönen hikâye sayısı önemli değildir. Bu noktada da, yeni bir iş gücüne ihtiyacımız olduğunu belirtmem gerek.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Bundan 10 yıl öncesine göre çok daha fazla iletişime maruz kalıyoruz. Her gün ticari ya da ticari olmayan yüzlerce ileti ve uyaran etrafımızı sarıyor. Durum böyle olunca belirli bir iletişim kaynağına uzun bir süre boyunca konsantre olamayan bireyler haline geliyoruz. Bu da pazarlama iletişimcileri için şimdiye kadar karşılaşmadıkları kadar zor bir iletişim ortamı demek. Ancak teknoloji değişmiş olsa da, değişmeyen ve hiçbir zaman da değişmeyecek olan bir gerçek var: Eğer iyi bir hikâyeniz varsa, insanlar sizi dinlerler. İyi bir hikâyeniz varsa, etrafta dönen hikâye sayısı önemli değildir. Bu noktada da, yeni bir iş gücüne ihtiyacımız olduğunu belirtmem gerek.</p>
<p>“İletişim planlaması” kavramı çok hızlı değişiyor. Daha esnek, daha duygusal bir düşünme biçimi yavaş yavaş daha etkin hale geliyor. Markaların iletişimini yapan insanlar için “kullanma kılavuzları” da ortadan kalkıyor doğal olarak. Başarıya ulaşmak için elimizdeki “yıllık iletişim planları”, Mart ayına gelmeden çöp oluyor artık. Bu noktada da, pazarlamanın ne olduğunu bilerek ayaklarını yere basan; aynı zamanda anlattığı iyi hikâyelerle aklı beş karış havada insanlara ihtiyacımız var. Pazarlamayı da, iyi hikâyeyi de içgüdüsel olarak bilen insanlara ihtiyacımız var.</p>
<p><strong>İçerik her zaman kraldı ve her zaman kral olmaya devam edecek</strong></p>
<p>Karşınızda duran bir insana, onun ilgisini çekecek şeyler söylemezseniz, sizi dinlemez. Don Kişot’u yazan Cervantes mi, yoksa yaşadığı dönem İspanya’yı yöneten II. Philip mi? Hangisi gerçek kral?</p>
<p><strong>Yeni içerik pazarlama trendleri </strong></p>
<p>Şu sıralar mobil alanda yaşanan gelişmeler beni çok heyecanlandırıyor. Özellikle akıllı cihazların kullanımının artması, içerik geliştiricilerin olanaklarını da büyük bir oranda arttıyor. Bilgisayar ve laptop’lardan mobil cihaz ve tabletlere geçiş içerik pazarlamasının kurallarını değil ama çerçevesini değiştirdi. Yüksek hızlı mobil internet ve GPS teknolojilerinin neredeyse standart hale gelmesi, içerik sağlayıcılarının yeni araçlara, yeni olanaklara sahip olmalarını sağladı. Ancak diğer yandan da mobil içerik tüketicisinin, içeriği tüketirken içinde bulunduğu durum, yeni içerik oluşturma tekniklerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Mecralara göre içerik tasarımın değişimi daha da büyük bir gereklilik haline geldi. Bilgisayar kullanırken, iletişim koşullarında “hap” haline gelen içerik, mobil dünyada “mikro hap”lara dönüştü.</p>
<p><strong>[note color=&#8221;#FFCC00&#8243;]</strong></p>
<p><strong>İçerik Pazarlaması’nın 5 ALTIN KURALI</strong></p>
<p><strong>Rand Fishkin, CEO , <a href="http://www.seomoz.org/" target="_blank">SEOmoz</a></strong><strong></strong></p>
<ol>
<li>İçerik yaratmaktaki ilk hedefinizin, hedef kitlenizin sizinle bağ kurup sizi sevmesini, hatırlamasını ve size güvenmesini sağlamak olmalıdır; sizden ürün almasını değil.</li>
<li>Sosyal medya aracılığı ile topluluğunuzu oluşturmak için yatırım yapın. Ne kadar çok takipçiniz, hayranınız ya da arkadaşınız olursa içeriğinizi yaymanız da o kadar kolaylaşır.</li>
<li>Yaptığınız her şeyi ölçülebilir yapın ki aksiyonlarınızı test edip değerlendirebilin. Aksi halde yaptığınız iş karanlıkta ateş etmekten farksız olur.</li>
<li>Eğer bir içerik yaratacaksanız bunu yapabildiğiniz en harikulade şekilde yapın. Sadece ‘iyi’ ya da ‘özgün’ içerik yaratmak içerik pazarlaması yapmak anlamına gelmez. Bu sadece arama motoru trafiği kazanmak için umut duymanızı sağlar. İçerik pazarlaması demek, web’deki EN İYİ kaynağı yaratmak demek. Yarattığınız içerikle gurur duyabilin ki bu içeriği görenler de paylaşmaktan gurur duysun.</li>
<li>Denemekten asla vazgeçmeyin. İyi bir içerik pazarlaması yapmak ve markanızı takip edecek bir kemik topluluk yaratmak yıllar alabilir.Sırf ilk 6 ay yavaş ve beklediğinizden düşük performansta geçti diye hemen pes etmeyin. Bunun uzun dönemli bir yatırım olduğunu unutmayın.</li>
</ol>
<p><strong>Michele Linn, CMI İçerik Geliştirme Direktörü, <a href="http://www.contentmarketinginstitute.com/" target="_blank">Content Marketing Institute</a></strong><strong></strong></p>
<ol>
<li>Okuyucunuzu / hedef kitlenizi iyi tanıyın. Nasıl bir formatı tercih ederler? Onların bu içeriğe katışımını nasıl sağlarsınız?</li>
<li>İçeriğinizi, bilgileri kullanışlı biçimde sürekli olarak sunabileceğiniz ve başka amaçlar için de uygun hale gelebilecek şekilde tasarlayın.</li>
<li>İçerikleriniz hepsini bir aksiyona çağrı yapacak şekilde hazırlayın (Call to action). Bunun için de önerim bu çağrının belirli bir şekilde, mantıklı ve kolay olması gerekir.</li>
<li>İçeriğinizi insanlara nasıl ileteceğiniz hakkında bir planınız olmalı.</li>
<li>İçeriğinizin – özellikle sosyal aplarda &#8211; kolay paylaşılabilir olmasına dikkat edin.</li>
</ol>
<p><strong>Emre Haliloğlu, <a href="http://www.optimeplus.com" target="_blank">Optime Plus Content Agency</a></strong><strong>, Yönetici Ortak ve Koordinatör</strong></p>
<ol>
<li>Orijinal ve size özgü iyi kurgulanmış olmalı.</li>
<li>Müşterinin ihtiyacı olan ve onu harekete geçirebilen bir konsepte olmalı. Çözüm üretmeli.</li>
<li>Sürdürülebilir ve güncel olmalı.</li>
<li>Hayat tarzı ve takip etme ihtiyacı oluşturmalı.</li>
<li>Müşterilerinizin sizin içeriğinize katkı sağlamasına izin vermeli.</li>
</ol>
<p><strong>Dechay Watts, <a href="http://www.sproutcontent.com" target="_blank">SPROUT Content</a></strong><strong>, Ajans Ortağı </strong></p>
<ol>
<li>Hikayenizi açıklayın. Her şirket/markanın bir var olma sebebi vardır. Sizi farklı kılan ne? ‘Biz özeliz, farklıyız’ demek yeterli değil.</li>
<li>Hedef kitlenizi belirleyin. Firmanızla gerçekten ilgilenecek kişileri ve onlara ne verebileceğinizi düşünün.</li>
<li>Bir aksiyon planı hazırlayın. Içerik yaratma sebebinize uygun bir içerik stratejisi geliştirin. Nerede yayınlanacak, ne zaman yayınlanacak, sonucu nasıl ölçeceksiniz vs&#8230;</li>
<li>Fantastik bir içerik hazırlayın. Orijinal olun. Markanın ağzından konuşun.</li>
<li>Sonucu ölçebilin. Her ay ne kadar ilerlediğinizi gözden geçirmek için zaman ayırın. (Örneğin, sayfa sıralamanızı kontrol edin, en populer blog yazılarınıza bakın, sitenizden kimin bilgi indirdiğine bakın, sosyal medyada sizi kimin takip ettigini inceleyin). İçerik pazarlamasının en iyi tarafı çoğunlukla izlenebilir olmasıdır ve ilerlemenizi olçecek pek çok arac mevcuttur.</li>
</ol>
<p><strong>Sean King, <a href="http://www.seven.co.uk/" target="_blank">Seven Strategic Content Agency</a> CEO</strong><strong></strong></p>
<ol>
<li>Entegrasyon: Entegresyonun önemi giderek artıyor. Bunu körükleyen sebep de çoğu markanın dijital ve pazarlama departmanlarının ayrı olması olabilir. Markalar için bu ikisini birleştirmek biraz zorlu bir üreç olsa da bunun önemi giderek artıyor. Birçok amaca hizmet edebilen bir strateji belirlemek ve içeriği birçok kanalda kullanabilmek entegra bir pazarlama stratejisi için önemlidir.İşte bu yüzden artık markalar marka ya da pazarlama müdürlerinden daha çok içerik sorumlusu/müdürü arıyor.</li>
<li>Hedef kitlenizin kim olduğunu bilin: Buradaki anahtar hedef kitlenizin yaşam tarzını, ilgi alanlarını ve sadece ne almak istediklerini değil de; nelerden ilham aldıklarını/etkilendiklerini de bilmek.e aynı ilgi alanlarına shaip tüketicileribirbirlerine bağlamak.</li>
<li>İşe bir İçerik Sorumlusu alın. Markalar artık anladı ki içerik stratejisi tüketici katılımım ve etkleşiminin anahtarı.</li>
<li>Farklı platformalar için faklı içerikler yaratın.</li>
<li>Başarının sizin için neye benzediğini iyi tanımlayın. Asıl amacınızın işinizi büyümek olduğunu unutmayın. İyi bir içerik sadece tüketicilerinizin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda onları sizin hakkınızda daha fazla bilgi edinmek için teşvik eder. Bunun sonunda da sizinle iş yapmak isterler. Marka odaklı içerikler tüketicilerinizin ihtiyacını ve endişelerini/sorularını anlamanız konusunda iyi bir yol göstericidir. Bu da müşteri tatminini, mutluluğunu getirir.</li>
</ol>
<p><strong>Barış Bakır, <a href="http://www.ajansluxus.com/" target="_blank">Ajans Luxus</a>, Kurucu Ortak</strong></p>
<ol>
<li><strong>İnsanları tanıyın:</strong> İnsanlar derken, sadece hedef kitlenizden bahsetmiyorum. Bir pazarlama iletişimcisinin varsayılan özellikleri arasında hedeflediği kitleyi tanımak zaten olmalı. Farklı yeteneklere sahip, farklı ilgi alanları olan insanları tanıyın. İlginç bir hikâye yaratmanızda size yardımcı olabilirler.</li>
<li><strong>Markanızı tanıyın</strong>: Pazarlama hedefleri ya da hedef kitle analizlerinden, marka DNA’sı ya da marka anahtarı, marka özü vb. şeylerden bahsetmiyorum. Bunları bilin ama bir adım ötesine geçin. Pazarlamacı kimliğinizden sıyrılarak, markayı gerçekten anlayın. Markanızın, insanların hayatlarını nasıl değiştirdiğinin farkında olun.</li>
<li><strong>Medyayı tanıyın: </strong>Nasıl bir marangoz; çekici, çiviyi, testereyi tanıyorsa, siz de medyayı tanıyın. Çünkü medya, pazarlama iletişimcilerin işlerini yaparken kullandıkları araçlar bütünü.</li>
<li><strong>Reaktif olun: </strong>Strateji kadar taktik üretme yeteneklerinizi arttırın. Hızla değişebilen, yeni koşullara uyum sağlayabilen taktiklerin olmadığı stratejiler artık işe yaramıyor. Günümüzde planlamanın bir süreç olduğunu ve devamlılık özelliğine sahip olduğunu unutmayın.</li>
<li><strong>Geriye bir adım atın: </strong>Pazarlamacıların en büyük handikaplarından biri, zaman içinde satmaya çalıştıkları ürünün ya da hizmetin kölesi haline gelmeleri, ona aşırı bir değer yüklemeleridir. Yaptığınız her işe, ürettiğiniz her içeriğe bir adım geriden bakıp kendinize dürüst olun. Sade bir insan olarak tüketirken sıkıldığınız içeriği, müşterinize satmaya çalışmayın.[/note]</li>
</ol>
<p>Content Marketing Institute (CMI)’ın Nisan 2012’de yayınladığı ve 389 pazarlama karar vericilerine sorarar hazırladığı <a href="http://www.contentmarketinginstitute.com/2012/04/digital-content-marketing-survey" target="_blank">2012 Dijital İçerik Pazarlaması araştırmasının</a> sonuçlarına göre sosyal içerik ve blog yazıları en popüler ve etkili yollardan ikisi.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-31017" title="Arastirma" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/Arastirma.jpg" alt="" width="546" height="286" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/Arastirma.jpg 546w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/05/Arastirma-300x157.jpg 300w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/icerik-pazarlamasi-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">30998</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
