<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>çalışma hayatı arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/calisma-hayati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/calisma-hayati/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Nov 2016 05:48:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>35 yaşına gelmeden kariyeriniz için atmanız gereken 15 adım</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/35-yasina-gelmeden-kariyeriniz-icin-yapmaniz-gereken-15-adim/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/35-yasina-gelmeden-kariyeriniz-icin-yapmaniz-gereken-15-adim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alparslan Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2016 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[35 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer hedefi]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103300</guid>

					<description><![CDATA[Henüz kariyerinizin başında olabilir ve 35 yaşınıza gelmeden önce kariyer hedeflerinize ulaşıp ulaşamayacağınızı merak ediyor olabilirsiniz ya da uzun süredir çalışma hayatında yer alıyor ve kariyerinizde istediğiniz noktada olduğunuzu düşünmüyor olabilirsiniz. İster yolun başında olun isterseniz uzun süredir çalışıyor olun, konu kariyer hedeflerinizi gerçekleştirmek olduğunda size fayda sağlayacak çeşitli yöntemler bulunuyor. Eğer siz de 35 yaşına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Henüz kariyerinizin başında olabilir ve 35 yaşınıza gelmeden önce kariyer hedeflerinize ulaşıp ulaşamayacağınızı merak ediyor olabilirsiniz ya da uzun süredir çalışma hayatında yer alıyor ve kariyerinizde istediğiniz noktada olduğunuzu düşünmüyor olabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-103300"></span></p>
<p>İster yolun başında olun isterseniz uzun süredir çalışıyor olun, konu kariyer hedeflerinizi gerçekleştirmek olduğunda size fayda sağlayacak çeşitli yöntemler bulunuyor. Eğer siz de 35 yaşına gelmeden gerçekleştirmek üzere kendinize bazı hedefler koyduysanız, işte bu hedeflere ulaşmada size yol gösterebilecek 15 ipucu&#8230;</p>
<h4>1. Güçlü yönlerinizi keşfetmek</h4>
<p>Kendinize bir kariyer hedefi belirlerken ve bunu gerçekleştirmeye çalışırken temel almanız gereken en önemli nokta, hangi konuda en iyi olduğunuzu keşfetmeniz olmalı. Böylece sizi başarıya ulaştıracak özelliğinizi belirlemiş olursunuz.</p>
<h4>2. Zayıf yönlerinizi tanımak</h4>
<p>Kendini bilmek sadece en önemli faziletlerin başında gelmekle kalmıyor, kariyer basamaklarını tırmanırken de önem kazanıyor. Zayıf yönlerinizi tanımak size bu özellikleri olumlu yönde değiştirebilmeniz için bir fırsat sunar.</p>
<h4>3. Taviz vermeyeceğiniz konuları belirlemek</h4>
<p>Kariyerinizle ilgili neyi istediğiniz ve neyi beklediğinizle ilgili kendinize dürüst olmak ve taviz vermeyeceğiniz konuları belirlemek yararınıza olabilir. Böylece hedefinizden şaşmadan kariyer basamaklarını tırmanabilirsiniz.</p>
<h4>4. Gurur duyduğunuz bir iş başarmak</h4>
<p>Kariyerinizde sizin için anlamlı olan ve gerçekten gurur duyduğunuz bir konuda bir iş başarmak, hem kariyerinizle duygusal bir bağ kurmanıza hem de kendinize olan güveninizi artırmada etkili olabilir.</p>
<h4>5. Hatalarınızdan ders çıkarın</h4>
<p>Kariyer yolculuğunuzda attığınız bazı adımlardan pişmanlık duyuyor olabilirsiniz. Bu durumu bir fırsat olarak ele alıp, hatalarınızdan ders çıkarmak, kariyerinizle ilgili daha doğru tercihler yapmada size yardımcı olabilir.</p>
<h4>6. Sınırlarınızı zorlayın</h4>
<p>Kariyer yolculuğunuzda en az bir kez sınırlarınızı zorladığınız bir görev üstlenmek, sınırlarınızı ve yeteneklerinizi test etmede oldukça etkili olabilir.</p>
<h4>7. Eleştirilere açık olun</h4>
<p>İşinizle ilgili olumlu-olumsuz geri bildirimle açık olmak, işinizde daha başarılı olmada size en çok fayda sağlayacak konuların başında geliyor.</p>
<h4>8. Güvendiğiniz kişilerle konuşmak</h4>
<p>Kariyer konusunda herkesin zaman zaman tavsiyeye ihtiyacı olabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda fikirlerine ya da uzmanlığına güvendiğinizden kişilerden tavsiyeler almak oldukça yararlı olabilir.</p>
<h4>9. Sosyal medyada aktif olmak</h4>
<p>Sosyal medyayı işle ilgili network’ünüzü geliştirmek için kullanabilirsiniz. Özellikle LinkedIn profilinizi doğru hazırlamak, kariyer hedefinize ulaşmanızda sizi doğru kişiler ve doğru işlerle buluşturmada son derece etkili bir yöntem</p>
<h4>10. Kendinize yatırım yapın</h4>
<p>Kariyer hedefinize ulaşırken sadece üniversite mezunu olmak günümüzde artık tek başına yeterli değil. Bu sebeple ek eğitimlere, seminerlere, konferanslara katılarak kendinize yatırım yapabilirsiniz.</p>
<h4>11. Stres yönetimi</h4>
<p>Aşırı stres kişinin enerjisini en çok tüketen konuların başında geliyor. Bu sebeple stresle baş etmede etkili yöntemler hakkında bir profesyonelden yardım almanızda fayda var.</p>
<h4>12. Acil durum planı hazırlamak</h4>
<p>Olası bir işten çıkarılma ve tekrar iş bulamama konusunda bir B planı hazırlamanız ve böyle günler için çalışırken biraz para biriktirmeniz yararlı olabilir.</p>
<h4>13. Yeterli uyku</h4>
<p>Kaliteli bir uyku, kişinin işinde iyi performans göstermesiyle doğrudan alakalı. Bu yüzden uyku saatlerinizi geceleri yeterli uyku alacak şekilde düzenlemeniz yerinde olabilir.</p>
<h4>14. Tokalaşmayı hafife almamak</h4>
<p>Kişilerarası ilişkilerde karşıdaki insana kendimizle ilgili ilk verdiğimiz mesajlardan bir tanesi el sıkışma şeklimiz. Kendine güvenli ve doğru şekilde el sıkışmanın iş hayatında oldukça önemli olduğunu unutmayın.</p>
<h4>15. Emeklilik planı oluşturmak</h4>
<p>Emeklilik günleri de kariyer yolculuğunun bir parçası. Emeklilik hayatınızda maddi ve manevi olarak rahat edebilmek için bugünden, emekliliğiniz için yatırım yapmaktan kaçınmamanızda fayda var.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/35-yasina-gelmeden-kariyeriniz-icin-yapmaniz-gereken-15-adim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103300</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş görüşmelerinde vücut dilinizi kullanarak öne çıkmanızı sağlayacak 5 ipucu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-gorusmelerinde-vucut-dilinizi-kullanarak-one-cikmanizi-saglayacak-5-ipucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2015 09:57:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[beden dili]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[ofis hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bir işe girerken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104835</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir iş görüşmesine hazırlanıyorsunuz. Ekibinde yer almak istediğiniz ve kariyeriniz için iyi olacağını düşündüğünüz bir şirket sizi mülakata çağırdı. Bir taraftan ne giyeceğinizi düşünürken diğer taraftan mülakatta size sorulması muhtemel tüm soruları aklınızdan geçiriyorsunuz. Mutlaka yabancı dil için de pratiğinizi ölçecekler, tecrübelerinizi etkiletici bir şekilde anlatmanızı bekleyecekler. İşte tüm bu sorular karşısında nasıl davranacağınızı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir iş görüşmesine hazırlanıyorsunuz. Ekibinde yer almak istediğiniz ve kariyeriniz için iyi olacağını düşündüğünüz bir şirket sizi mülakata çağırdı. Bir taraftan ne giyeceğinizi düşünürken diğer taraftan mülakatta size sorulması muhtemel tüm soruları aklınızdan geçiriyorsunuz.</p>
<p><span id="more-104835"></span></p>
<p>Mutlaka yabancı dil için de pratiğinizi ölçecekler, tecrübelerinizi etkiletici bir şekilde anlatmanızı bekleyecekler. İşte tüm bu sorular karşısında nasıl davranacağınızı, neler söyleyeceğinizi tasarlamaktan kendinizi alamıyorsunuz.</p>
<p>Peki, yabancı diliniz kadar beden dilinizin de iş görüşmesinde çok etkili olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Mülakata dair pek çok ayrıntıyı gözden geçirirken, beden dilinizle karşınızdakilere birçok şey anlatabilirsiniz. Çünkü, konunun uzmanları, oturuş şeklinizden konuşurken nereye baktığınıza, ellerinizi kullanış şeklinizden ayaklarınızın yan yana duruş şekline kadar kendiniz hakkında karşınızdakilere fikir verdiğinizi söylüyor. Özellikle kurumsal firmalar, artık mülakatlarda beden dilini de önemsiyor ve bu konudaki gözlemlerine dayanarak değerlendirmeler yapıyorlar.</p>
<p>İşte vücut dilinizi iyi kullanmanızı sağlayacak birkaç ipucu&#8230;</p>
<h4>1. Dik ve kendinden emin bir yürüyüş</h4>
<p>Beden diliniz, daha mülakatın yapılacağı odaya yürürken kendini göstermeye başlıyor. Özellikle, mülakatı yapacak kişiyle birlikte bir odaya doğru ilerliyorsanız, omuzlar geride, boynunuz dik ve odaya geldiğinizde görüşmeyi yapacağınız kişilerle göz temasını kaybetmeden yerinize geçin. Zaten uzun süredir o ekibin bir parçasıymış kadar kendinizden emin görünmeniz, size mülakatta puan kazandırır.</p>
<h4>2. Ayaklarınız yere sağlam basmalı</h4>
<p>Bu hem mecazi hem de gerçek anlamda böyle olmalı. Elbette mecazi anlamıyla, tutarlılığınızı korumak ve kendinden emin olmak önemli bir özellik. Ancak, aynı zamanda ayak tabanlarınızın yere sağlam bastığından emin olmalısınız. Özellikle soruları cevaplarken, ayaklarınız yere basmıyorsa, bu durum verdiğiniz cevaplar konusunda emin olmadığınız algısı yarayabilir. Ayaklarınızın otururken aldığı şekil, konuşmanızı ve sesinizin netliğini de etkiler.</p>
<h4>3. Nefes alın</h4>
<p>Sorulara cevap verirken soluksuz ve bir çırpıda konuşmak, kendinizden emin olduğunuzu değil endişeli olduğunuzu gösterebilir. Dolayısıyla, tane tane ve arada soluk alarak konuşmanızda fayda var. Bu şekilde, kalp ritminizi de düzenli seviyede tutarak fazla heyecanlanmanızı da önleyebilirsiniz.</p>
<h4>4. Ellerinizi kullanın</h4>
<p>Konuşurken ellerinizi kullanmanız da size puan kazandıracak detaylardan biri. Fazla abartılı hareketler olmadığı sürece, ellerinizi kullanarak konuşmanız sizin rahat olduğunuzu ve ne anlattığınızı bildiğinizi gösterir. Buna karşılık, suçlu hisseden ya da bir şeyler saklayan kişiler, konuşurken ellerini öne çıkarmak istemezler. Siz de kendinizden emin bir şekilde rahat rahat ellerinizi kullanarak işi kapabilirsiniz.</p>
<h4>5. Ellerinizi kullanırken avuç içlerinizi gösterin</h4>
<p>Ellerinizi kullanarak konuşurken, avuçlarınızı açmanız ve karşınızdaki kişiye avuç içinizi göstermeniz, bağlılık ve samimiyet olarak ifade ediliyor. Bu özellikler genellikle tüm şirketlerin adaylarda aradıkları kişilik özellikleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla, kendinizi şirkete ait hissettiğiniz izlenimi verebilmek için, konuşurken zaman zaman avuç içinizi gösterebileceğiniz pozisyonlar almanızda fayda var.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104835</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yüksek fiyatlandırmayla müşteri sadakati sağlamanın 3 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2015 09:43:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat politikası]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet fiyatlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[şirket politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ürün fiyatlandırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104797</guid>

					<description><![CDATA[Pek çok marka, ürün veya hizmet fiyatlandırması yaparken, karlılığını ve hedef kitlesinin alım gücünü göz önünde bulundurur. Ancak, üretim sürecindeki maliyetler, marka konumlandırma gibi birçok nedenden dolayı bu süreçte her zaman düşük fiyatlandırma yapmanız mümkün olmayabilir. Bir başka açıdan bakacak olursak da fiyatları düşürmeniz, markanızın prestiji açısından bazen doğru bir strateji olmayabilir. “Ucuz” olarak algılanmayı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok marka, ürün veya hizmet fiyatlandırması yaparken, karlılığını ve hedef kitlesinin alım gücünü göz önünde bulundurur. Ancak, üretim sürecindeki maliyetler, marka konumlandırma gibi birçok nedenden dolayı bu süreçte her zaman düşük fiyatlandırma yapmanız mümkün olmayabilir.</p>
<p><span id="more-104797"></span></p>
<p>Bir başka açıdan bakacak olursak da fiyatları düşürmeniz, markanızın prestiji açısından bazen doğru bir strateji olmayabilir. “Ucuz” olarak algılanmayı, işletme kültürünüz için doğru bulmayabilirsiniz.</p>
<p>Yine de genel olarak müşteriler, elbette en iyi ürünleri en uygun fiyatlara almak için alternatifleri değerlendirmek isterler. Peki, siz “ucuz” olmayı mı tercih edersiniz, yoksa müşteri kaybetmeyi mi? Elbette ikisi de hiçbir markanın arzu edeceği seçenekler değil. Bu durumda fiyatlarınızı düşürmeden ürün ya da hizmetlerinizi konumlandırabilmek ve müşteri kaybı yaşamamak için neler yapabilirsiniz?</p>
<p>İşte ürün ya da hizmetlerinizi doğru şekilde fiyatlandırarak, pazarda başarılı şekilde bir konumlandırma yapabilmeniz için uygulayabileceğiniz bazı yöntemler…</p>
<h4>1. Müşteriyi daha ucuz alternatiflere yönlendirmek</h4>
<p>Müşterileriniz ürün ya da hizmetlerinizin fiyatını yüksek buluyorsa, onlara pazarda yer alan alternatifleri önerebilirsiniz. Evet yanlış duymadınız, kalitenize güveniyorsanız müşterilerinize rakiplerinizi önerebilirsiniz. Elbette daha ucuza bu kaliteyi satın alamayacaklarını ekleyerek. Böylece ödedikleri ücretin, sadece satın aldıkları ürün ya da hizmette nelere karşılık geldiğini anlayabilir, ondan sağladıkları faydayı başka şekilde elde edemeyeceklerini daha net bir şekilde görebilirler.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104801" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1.jpg" alt="1" width="600" height="400" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1-263x176.jpg 263w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h4>2. “Para vermiyorsunuz; fayda satın alıyorsunuz” algısı yaratmak</h4>
<p>Satın alma sürecindeki müşteriler genellikle, ne satın aldıklarından çok ödedikleri ücrete odaklanabilirler. Ancak, siz ürün ya da hizmetinizle, onlara sağladığınız faydadan eminseniz, bunu onlara hatırlatabilirsiniz. Satın aldıkları ne olursa olsun onu uzun süre kullanarak aslında uzun vadede bir yatırım yaptıklarının ya da markanızın kendilerine, aradıklarının en iyisini verdiğinin altını çizmeniz bu anlamda faydalı olur.</p>
<p>Ayrıca marka değeri oluşturabilmek için yüksek fiyatlı konumlandırma, sık uygulanan pazarlama stratejilerinden biri. Unutmamak gerekiyor ki birçok marka ürün değil prestij sattığını vurgulayarak pazarda birçok benzeri olan ürünlerini çok daha yüksek fiyatlandırabiliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104802" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2.jpg" alt="2" width="700" height="675" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2.jpg 700w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2-311x300.jpg 311w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2-624x602.jpg 624w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h4>3. Müşterinizle aynı fikri paylaşın</h4>
<p>Fiyatlandırma, satış ve pazarlama stratejileri arasındaki en hassas konulardan biri. Dolayısıyla, müşterilerinizden ürün ya da hizmet için para alıyorsanız, onların yanında olmanız gerekir. Onlara karşı çıkmak, düşüncelerine destek vermemek, hem onların güveni kaybetmenize neden olur hem de alışverişte sürekliliğe engel olabilir.</p>
<p>Bu durumda, ücretin yüksek olduğunun farkında olduğunuzu, daha önceki müşterilerin de benzer yorumlarda bulunduğunu söyleyerek onlara destek verebilirsiniz. Ancak, ödenen paranın buna değeceğini ve tekrar benzer bir ürün ya da hizmet için harcama yapılmasına gerek kalmayacağı gibi güven veren noktaları öne sürebilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104803" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3.jpg" alt="3" width="750" height="500" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3.jpg 750w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-263x176.jpg 263w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-624x416.jpg 624w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104797</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal hayatınızla iş yaşamınız arasında denge kurmanın 4 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-hayatinizla-is-yasaminiz-arasinda-denge-kurmanin-4-yolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2015 08:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[üretken olmak]]></category>
		<category><![CDATA[üretken olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği artırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104824</guid>

					<description><![CDATA[İş yaşamının yoğunluğu nedeniyle zaman zaman kendimize fazla yüklenebiliyoruz. İşlerin yetişmesi, daha fazla ve hızlı iş bitirebilmek gibi amaçlar edinerek, ruhumuzu ve bedenimizi haddinden fazla yorduğumuz dönemler oluyor. Dolayısıyla, hata yapmaya ve dikkat dağınıklığına daha açık hale gelebiliyoruz. Bu da daha verimli çalışmak istediğimiz halde olumsuz durumlar yaşamamıza neden olabiliyor. Ancak, bu rutinde küçük değişiklikler yaparak, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş yaşamının yoğunluğu nedeniyle zaman zaman kendimize fazla yüklenebiliyoruz. İşlerin yetişmesi, daha fazla ve hızlı iş bitirebilmek gibi amaçlar edinerek, ruhumuzu ve bedenimizi haddinden fazla yorduğumuz dönemler oluyor.</p>
<p><span id="more-104824"></span></p>
<p>Dolayısıyla, hata yapmaya ve dikkat dağınıklığına daha açık hale gelebiliyoruz. Bu da daha verimli çalışmak istediğimiz halde olumsuz durumlar yaşamamıza neden olabiliyor. Ancak, bu rutinde küçük değişiklikler yaparak, daha yaratıcı ve üretken günlerinize geri dönebilirsiniz. Böylece, hem daha fazla dinlenebilir hem de işlerinizi zamanında tamamlayabilirsiniz. İşte, sosyal hayatınız ve iş yaşamınız arasında doğru dengeyi kurmanızı sağlayacak bazı ipuçları…</p>
<h4>1. Bir gün sonrasını programlamak</h4>
<p>Kadınların bir gece önceden ertesi gün ne giyeceğini hazırlamasının ertesi gün kendilerine ne kadar zaman kazandırdığını herkes bilir. Siz de ister erkek olun ister kadın, buna benzer bir mantıkla, ertesi gün yapacağınız işleri bir gün öncesinden belirleyerek, kendinize önceliklerinize göre yapmanız gereken işleri sıraladığınız bir liste hazırlayabilirsiniz. Elinizde böyle bir plan olması hem daha verimli çalışmanızı sağlar. Hem biten işlerinizi listede gördükçe gün içindeki motivasyonunuz artar.</p>
<h4>2. Meditasyon ve spor</h4>
<p>Meditasyon, ülkemizde de hızla yayılan ve pek çok ofis çalışanının günlük streslerden arınmak, zihnini boşaltmak için başvurduğu yöntemlerden biri. Hatta bazı kurumsal şirketler gün içerisinde de çalışanlara destek olmak, onların yaratıcılığını artırmak amacıyla, meditasyon yapmalarına imkan tanıyorlar. Özellikle yurt dışında oturtulmaya çalışılan bu düzenle verimin artacağına inanılıyor.</p>
<p>Ayrıca, düzenli yapılan bedensel aktiviteler, vücudunuzun oksijen ve kan dolaşımını düzenleyerek zihninizi canlandırmanıza da yardımcı oluyor. Ne de olsa,  “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.”</p>
<h4>3. Ara vermekten çekinmeyin</h4>
<p>Zihninizin yorulduğunu ve yeterince yaratıcı olamadığınızı hissediyorsanız, hata yapmaktan ya da iyi işler çıkaramamaktansa, ara vermeyi tercih edebilirsiniz. İşinizi yalnızca yapmış olmak için yapmaya devam ederseniz, istenmeyen durumlarla karşılaşmanız mümkün olabilir. Dolayısıyla, yaptığınız işi en iyi şekilde yerine getirmek ve alanınızın en iyisi olmak için ara vermekten çekinmeyin.</p>
<h4>4. Ne kadar uykuya ihtiyacınız var?</h4>
<p>Uyku düzeni, yalnızca çocuklar ve bebekler için değil, aktif iş hayatı olan tüm çalışanlar için de önem taşıyor. Bu sizin yaratıcılığınızı ve veriminizi de etkileyen faktörlerden biri. Ancak, herkesin uyku düzeni ve uykuya olan ihtiyacı farklı olabilir. Bazıları için yaklaşık 5 saatlik bir uyku yeterli olurken, bazılarına 8 saatten az uyumak iyi gelmeyebiliyor. Dolayısıyla, siz de kendiniz için doğru uyku düzenini tespit edip, çalışmalarınızı bu düzene göre programlayarak, gün içinde daha aktif olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104824</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Patronunuzla iyi geçinmenin yolları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/patronunuzla-iyi-gecinmenin-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2014 11:28:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[işveren personel ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurum içi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[müdür çalışan ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[patron çalışan ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[patronla ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103239</guid>

					<description><![CDATA[İşinizi seviyor musunuz? Cevabınız “Evet” ise, işinizde kalıcı olabilmek ve mümkünse uzun yıllar aynı kurumda çalışabilmek için gerekli olan şartlardan biri de patronunuzla iyi geçinmek. Bu yalnızca çok sevilen bir çalışan olma isteğiniz nedeniyle değil, işinizde daha mutlu olabilmeniz için de gerekli. Ancak patronunuza karşı, içten içe olumsuz duygular besliyorsanız, öncelikle biraz sakin olarak, bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşinizi seviyor musunuz? Cevabınız “Evet” ise, işinizde kalıcı olabilmek ve mümkünse uzun yıllar aynı kurumda çalışabilmek için gerekli olan şartlardan biri de patronunuzla iyi geçinmek. Bu yalnızca çok sevilen bir çalışan olma isteğiniz nedeniyle değil, işinizde daha mutlu olabilmeniz için de gerekli.</p>
<p><span id="more-103239"></span></p>
<p>Ancak patronunuza karşı, içten içe olumsuz duygular besliyorsanız, öncelikle biraz sakin olarak, bu durumu değiştirmek için yapabileceklerinizi gözden geçirmeye başlayabilirsiniz. Bazı işverenler kontrolü elde tutmak adına çalışanlara sert davranmak gerektiğini düşünebiliyorlar. Ancak, bu durum ilk kez sizin başınıza gelmiyor. Dolayısıyla çözümleri de var.</p>
<p>Öncelikle “patronları” çalışanlarına karşı davranış şekillerini göz önüne alarak sınıflandırabiliriz. İşte patronlar ve onlarla başa çıkma yolları&#8230;</p>
<h4>Fazla “işveren”</h4>
<p>“Patron” kelimesinin daha kibar ve iş dünyasına uygun tabiri, herkesin bildiği gibi “işveren” Ancak, o “işveren” kısmını yanlış anlamış olacak ki başınıza iş yığmakla meşgul. Sürekli son dakikalarda çıkan yeni işler, fikirleri sürekli değiştiği ve projelerde yenilikler istediği için bitmeyen çalışmalar… Tabii bu durum sizi mutsuz ediyor.</p>
<p>Bu noktada, değişiklikleri siz talep etmeye başlarsanız projelerde rahat eder, sürekli onun değişiklik istemesine engel olabilirsiniz. Böylece değişiklik talep etme görevini tekelinize almış olursunuz.</p>
<h4>Ses var görüntü yok</h4>
<p>Genelde “görüntü var, ses yok” olarak bildiğimiz bu kalıbı tarihe gömen bir patrona sahipseniz işinizi biraz zor olabilir. Sürekli yeni fikirler, çılgın projeler, henüz teknolojisi gelişmekte olan, dünyamızda var olmayan özellikte çalışmalar… Patronda yok yok. Ama tabii anlattıklarını gerçekleştirmek üzere bir adım da yok. Büyük ihtimalle olmaz da zaten.</p>
<p>Bu noktada, olmayacak işler bile olsa, siz o işlerin müdürü olun. “Patron yine başka dünyalara daldı en iyisi hiç dinlememek” demeyin. Anlattıklarıyla ilgili adımlar atmaya, fikirleriyle ilgili görüşmeler yapmaya başlayın. İş ciddiye binince bakalım ne yapacak. Hem onu ciddiye aldığınızı düşününce size olan bakışı da değişebilir. Hem de belli mi olur, hayal dediğiniz işler  gerçekleşir.</p>
<h4>Buz dağının görünen kısmı</h4>
<p>O içeri girdiği andan itibaren bir soğuk hava dalgası da peşinden geliyor. Buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıyasınız; üşüyorsunuz. Ne hissettiğini anlamak mümkün değil. Sürekli, yüzünde nötr bir ifadeyle dolaşan bu kişi, haliyle sizi tereddüte düşürüyor. Hata yapıp yapmadığınızı bile anlayamıyorsunuz.</p>
<p>Bu noktada, okul zamanlarında sınıfınızdaki hiç konuşmayan, içine kapanık tuhaf tip var ya, onunla iletişim kurmaya çalıştığınızı düşünerek adım atın. Daha önce nerede eğitim aldığını, nereli olduğunu, yeni projelerinizle ilgili fikirlerini sorun. Böylece, o da yavaş yavaş açılabilir, en azından duygularına dair size ipucu verebilir.</p>
<h4>Aşırı ayrıntıcı</h4>
<p>Projelerinizi keyifle hazırlıyorsunuz. Güzel güzel dosyalıyorsunuz. Tam bütün şevkinizle işinizi bitirdiğinizi ve teslim ettiğinizi düşündüğünüz sırada, e-posta hesabınızda yüzlerce düzeltme, ekleme, çıkarma, çarpma ve bölmeyle karşılaşıyorsunuz. Projeniz didik didik edilmiş, hücrelerine ayrılmış. İçinden bazı proton ve elektronların yerlerinin değiştirilmesi, bazılarının komple yeryüzünden silinmesi isteniyor ve elbette bütün bunları tekrar bir araya getirmeniz ve projelendirmeniz.</p>
<p>Bu noktada yapabileceğiniz en iyi çözüm, patronunuzla mesai saatleri içerisinde sürekli iletişim kurmak. Size bir şeyler anlatmak ve sorularınızı yanıtlamak için heveslenen patronunuza istediğini verin, huzur bulun. Gidip yanına sorular sorun, cevaplarını ilgiyle dinleyin, öğrenmek aşkıyla yanıp tutuşuyormuşçasına yeni sorularla yanına koşun. Farkı göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103239</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İşverenlerin CV’inizi incelerken özellikle dikkat ettiği 4 nokta</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/isverenlerin-cvinizi-incelerken-ozellikle-dikkat-ettigi-4-nokta/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/isverenlerin-cvinizi-incelerken-ozellikle-dikkat-ettigi-4-nokta/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2014 11:32:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[CV hazırlama]]></category>
		<category><![CDATA[İş Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[örnek CV]]></category>
		<category><![CDATA[örnek özgeçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[özgeçmiş hazırlama]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103217</guid>

					<description><![CDATA[CV (özgeçmiş), iş başvurusunda bulunurken, adayların kendilerini tanıtmak için özenle hazırladığı ve birçok benzeri arasından fark edilebilmesi için her ayrıntısının önem taşıdığı bir belge. Birçok farklı şekilde hazırlanan CV’lerin hepsi temel olarak birbirine benziyor olabilir. Ancak işverenler, bu CV’ler arasından seçim yaparken bazı noktalara özellikle dikkat ediyor. İşverenlerin CV’leri incelerken özellikle dikkat ettikleri bu noktalara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CV (özgeçmiş), iş başvurusunda bulunurken, adayların kendilerini tanıtmak için özenle hazırladığı ve birçok benzeri arasından fark edilebilmesi için her ayrıntısının önem taşıdığı bir belge.</p>
<p><span id="more-103217"></span></p>
<p>Birçok farklı şekilde hazırlanan CV’lerin hepsi temel olarak birbirine benziyor olabilir. Ancak işverenler, bu CV’ler arasından seçim yaparken bazı noktalara özellikle dikkat ediyor. İşverenlerin CV’leri incelerken özellikle dikkat ettikleri bu noktalara göz atalım&#8230;</p>
<h4>Hangi pozisyonlarda görev aldınız?</h4>
<p>Yapılan araştırmalar işverenlerin CV’leri incelerken adayların daha önce görev aldıkları pozisyonları özellikle dikkat ettiğini gösteriyor. Özellikle de en son göreviniz, işverenler için önem taşıyor. Elbette şimdiye kadar yaptığınız tüm işler çok önemli. Ne kadar çok kurumda çalıştıysanız, çalışma ve ofis hayatına o kadar kolay uyum sağlayacağınız bir gerçek. Ancak, en son çalıştığınız işlerle ilgili bilgiler, işinizden neden ayrıldığınız, işveren için daha fazla önem taşıyor.</p>
<p>Özellikle ayrılma nedeninizi ya da hali hazırda çalışıyorsanız neden bir başka işe başvurma gereği duyduğunuzu belirtmenizde fayda var. Kovuldunuz mu? Kendiniz mi ayrıldınız? Ayrılma nedeniniz iş yerinin ekonomik sıkıntıları mı yoksa farklı bir sorun mu? Tüm bu noktalar işverenlerin en çok dikkat ettiği konular olarak biliniyor.</p>
<h4>Tanınmış firmaların önemi</h4>
<p>Sektöründe öncü firma isimleri, CV’ler için elbette ayrıcalık sağlayan bilgiler arasında yer alıyor. Daha önce sektördeki tanınmış bir firmada çalışmış olmanız, işverenler için dikkate değer bir iş tecrübesi edinmiş olduğunuz anlamına geliyor. Eğer bu tarz bir firma yerine daha orta ölçekli bir firmada çalıştıysanız, bu göreviniz süresince gerçekleştirdiğiniz yenilikleri, aldığınız sorumlulukları belirtmeniz de CV’nizi etkili hale getirebilir.</p>
<h4>Pozisyona yönelik anahtar kelimeler</h4>
<p>Şirketlerde bazı pozisyonlar için aranan, o pozisyona yönelik özellikler var. Örneğin, grafik tasarımcılar için belli bilgisayar programları, gazetecilik için montaj ve fotoğraf programları bilgisi, mimarlık için AutoCad gibi çizim programları gibi. İşverenler CV’leri incelerken özellikle bu tarz kelimeleri arayabiliyor.</p>
<p>Dolayısıyla, başvurduğunuz pozisyonlar için önem taşıyan bazı yetkinlikler, birer anahtar kelime haline geliyor. Dijital ortamda yer alan CV’ler arasında öne çıkmak için bu gibi bilgisayar program bilgilerinizi ve pozisyona yönelik özelliklerinizi belirtmeyi unutmayın.</p>
<h4>CV’leri kişiselleştirmek</h4>
<p>Herkesin bildiği gibi CV’lere elbette eğitim hayatı, iş tecrübeleri, hobiler, sertifikalar, kimlik bilgileri gibi birçok bilgi yer alıyor. Ancak, işverenler farklı bilgilerle kişiselleştirilmiş CV’leri daha etkileyici bulabiliyor. Örneğin, işverenin daha önce yaptığınız işlere ulaşabileceği web sitelerinin link’lerini de CV’nize ekleyebilirsiniz. Bu hem daha somut bilgi sunmanızı sağlar hem de sizi diğer CV’ler arasında öne çıkarır.</p>
<p>Ayrıca, boş zamanlarınızda nelerle uğraştığınız gibi bir bilgi de sizin açınızdan avantajlı olabilir. Fotoğraf çekmek, 3D programlarla meşgul olmak, kısa film montajları yapmak, kitap yazmak gibi ciddi beceri isteyen işlerle uğraşıyorsanız, bu bilgiler ekstra sorumluluk alabildiğinizi gösterir. Ayrıca bu ekstra bilgiler şirkette birkaç pozisyon için birden değerlendirilmenizi de sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/isverenlerin-cvinizi-incelerken-ozellikle-dikkat-ettigi-4-nokta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103217</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş hayatında mutlu olmanın 7 sırrı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2014 09:09:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[şirket çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103077</guid>

					<description><![CDATA[İşini severek yapmak, sevdiği işi yapmak, en azından iş ortamını sevmek, daha verimli çalışabilmenin de anahtarı. İnsanların sevdikleri işlerde daha başarılı oldukları herkes tarafından bilinen bir gerçek. Aslında bu süreç eğitim hayatıyla birlikte başlıyor. Kişilerin yetenekli olduğu ya da onları, gelecek vadeden mesleklere yönlendirecek eğitimler yerine sevdikleri alana yönelmeleri iş hayatında da mutluluğu getiriyor. İlgili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşini severek yapmak, sevdiği işi yapmak, en azından iş ortamını sevmek, daha verimli çalışabilmenin de anahtarı. İnsanların sevdikleri işlerde daha başarılı oldukları herkes tarafından bilinen bir gerçek.</p>
<p><span id="more-103077"></span></p>
<p>Aslında bu süreç eğitim hayatıyla birlikte başlıyor. Kişilerin yetenekli olduğu ya da onları, gelecek vadeden mesleklere yönlendirecek eğitimler yerine sevdikleri alana yönelmeleri iş hayatında da mutluluğu getiriyor. İlgili oldukları alanın dışında eğitim alan kişiler ileride mutsuz çalışanlara dönüşüyor ve verimliliği düşürüyor</p>
<p>Yapılan araştırmalar, 2013 yılı sonu itibariyle işini sevmeyerek yapan, mutsuz çalışanların sayısının ikiye katlandığını ortaya koyuyor. Dünya genelinde 180 milyon çalışanın temel alındığı bu araştırmaya göre, çalışanların sadece yüzde 13’ü işinden memnun.</p>
<p>Her yeni yılda, yeni kararlar almaya alışık kişiler için, işinde mutlu bir ortam yaratmak ya da yeni bir iş bulmak da yeni yıldan beklenenler arasında yer alıyor. Ancak, bu beklentiler her zaman gerçekleşmiyor..</p>
<p>Peki, gerçekten iş hayatında mutlu olmanın yolları neler? Daha verimli ve daha pozitif bir çalışma ortamı nasıl sağlanır?</p>
<h4>Gülümsemek</h4>
<p>Gülümsemek de esnemek kadar bulaşıcı bir eylem. Gülümsediğinizde, beyin mutluluğun sürekliliği için gayret gösteriyor. Gülümsemeye devam edin. Ne olursa olsun bunu yapmak, size iyi geldiği kadar çevrenizde de pozitif bir çember oluşturacaktır. Çalışma arkadaşlarınız, gün içerisinde karşılaştığınız herkese, bu gülümseme yayılır. Gülümsemenin bulaşıcılığını avantaja çevirmek belki de düşündüğünüzden daha faydalı olabilir.</p>
<h4>Çalışma alanını kişiselleştirmek</h4>
<p>Kendinize ait bir odanız, bir masanız veya bölmeniz varsa, bu alanı kişiselleştirmeniz, kendinizi oraya ait hissetmenizi sağlayabilir. Kalemliğinizi, kalemlerinizi, not kağıtlarınızı, hatta sevdiğiniz aile üyelerinden, arkadaşlarınızdan oluşan bir fotoğrafı masanıza koyarak işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Rahat edecekseniz evden kendi mouse’unuzu, kahve kupanızı da getirerek, bu bölgenin daha çalışılabilir hale gelmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca, size ait, evden getirilmiş eşyalar, insana güven duygusu aşılayarak, daha güçlü hissetmenizi de sağlar. Böylece, kendinizi evinizde çalışıyor kadar iyi hissedebilmeniz mümkün olabilir.</p>
<h4>Amaç edinmek her zaman önemli</h4>
<p>Kendinize işinizle ilgili hedefler koymanız, işinize odaklanmanızı sağlayabilir. Örneğin, çalıştığınız kurumdaki konumunuzdan memnun değilseniz, daha farklı projeler geliştirebilir ya da daha fazla çalışarak fark edilebilirsiniz. Çalışkan ve istekli çalışanlar, göz ardı edilmediği gibi, daha çok ve önemli sorumluluklar almaları için teşvik edilir.</p>
<p>Dolayısıyla, siz de kendinize işinizle ilgili kariyer hedefleri belirleyin. Bu hedef doğrultusunda çalışırken, kendinizi daha güçlü hissedebilir, motivasyonunuzu artırabilirsiniz.</p>
<h4>Kendinizi ödüllendirin</h4>
<p>Sizi her gün, “Bugün de çok iyi çalıştın” diyerek kimse ödüllendirmez. Ancak, siz kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Bunu periyodik olarak günlük, haftalık, aylık şekilde yapabilirsiniz. Örneğin, her gün kendinize gün ortasında veya iş çıkışı bir çikolata ya da kahve ısmarlayabilirsiniz ya da haftasonu, çok sevdiğiniz herhangi bir şeyi kendinize satın alabilirsiniz. Ay sonunda, kendinizi yemeğe çıkarabilir, hatta sevdiğiniz birilerini daha bu programa dahil edebilirsiniz. Bu organizasyonlar ve hediyeler, kendi kendinize gerçekleştirmiş olsanız da sizi motive eder.</p>
<h4>İş arkadaşlığının önemi</h4>
<p>İş yerinizde herkesle arkadaş olabilmeniz veya iletişim kurabilmeniz pek mümkün değil. Ancak, iş yerinde tek ve iyi bir arkadaş edinirseniz, gün içerisindeki stresinizi karşılıklı paylaşarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Bu her iki taraf için de olumlu bir ilişkiye dönüşebilir. Herkesin, günlük hayatında mesai süresince çok mutlu olduğu ve daima olumlu olaylarla karşılaştığı söylenemez. Ancak, iş arkadaşı bu noktada imdada yetişir ve problemler için çözüm üretmenize yardımcı olur.</p>
<h4>İnsanları oldukları gibi kabul etmek</h4>
<p>Herkesten hayal ettiğiniz gibi davranmalarını bekleyemezsiniz. Siz ne kadar bu düşünceye kafanızı taksanız ve üzülseniz de bazı kişiler hep olduğu biri kalacak. Üstelik, onlar bu şekilde mutlu! Siz de kendi mutluluğunuzu, onları olduğu gibi kabul ederek elde edebilirsiniz.</p>
<h4>Bütün işleri bir arada yapmamaya çalışın</h4>
<p>Birden fazla işi birlikte takip etmeye çalışmak, her zaman iyi bir fikir olmayabilir. Bu sizi yorarak hem yaratıcılığınızı köreltir hem de konsantrasyonunuzu bozar. Bu şekilde çalışarak elinizdeki işlere odaklanamayıp, mutsuz olursunuz. Bu nedenle, odaklanma sorunu yaşamamak için işlerinizi teker teker ele almaya çalışmanızda fayda var.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103077</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ofis çalışanlarının sağlığı için tehdit oluşturan 6 etken</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ofis-calisanlarinin-sagligi-icin-tehdit-olusturan-6-etken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2014 14:16:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[masa başı çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[masa başı iş]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[ofis işleri]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=100887</guid>

					<description><![CDATA[İş başvurularında bulunurken, özellikle “masa başı” işleri tercih ediyor olabilirsiniz. Muhtemelen masa başı işlerin daha güvenli, hatta daha az yorucu olduğunu düşünüyorsunuz ya da bu iş size daha resmi, daha ciddi geliyor. Ancak masa başı çalışma sistemi de stres, uzun mesailer ve hareketsizlik nedeniyle en az saha da çalışmak kadar yorucu. Bu konuda sizi daha önce uyaran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş başvurularında bulunurken, özellikle “masa başı” işleri tercih ediyor olabilirsiniz. Muhtemelen masa başı işlerin daha güvenli, hatta daha az yorucu olduğunu düşünüyorsunuz ya da bu iş size daha resmi, daha ciddi geliyor. Ancak masa başı çalışma sistemi de stres, uzun mesailer ve hareketsizlik nedeniyle en az saha da çalışmak kadar yorucu.<span id="more-100887"></span></p>
<p>Bu konuda sizi daha önce uyaran kişilerin “ben sana söylemiştim” diyen bakışları, her yorgunluk belirtisinde üzerinizde hissetmeniz artık kaçınılmaz. Masa başı güvenli işinizin aslında ne kadar tehlikeli ve sağlığınızı tehdit altına alan bir ortama sahip olduğuna gelin birlikte bir göz atalım…</p>
<h4>1. Uzun ve hareketsiz geçen mesailer</h4>
<p>Masa başında uzun saatler geçirmenizi gerektiren mesailere sahip ofis işleri vücudunuzda kas sisteminizden tutun da böbreklerinize kadar pek çok hastalık ve fizyolojik rahatsızlığı beraberinde getirebilir. Diyabet, obezite, hatta ilerleyen dönemlerde kanser gibi riskler oluşması, genellikle bu stabil çalışma temposundan kaynaklanıyor. Yani hareketsiz çalışma yaşamının etkisi sadece boyun, bel ve sırt ağrılarıyla sınırlı değil.</p>
<h4>2. Kahvaltıyı atlamak</h4>
<p>Erken saatte başlayan mesailer nedeniyle bir çok ofis çalışnaı günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlıyor ya da geçiştiriyor. Ancak, bunun metabolizmanızı strese soktuğunu biliyor musunuz? Üstelik kahvaltı etmemeniz, daha çabuk ve fazla kilo almanıza da neden oluyor. Kalp problemleri ve kan basıncındaki artışı saymıyoruz bile. Çünkü, gerçekten kahvaltının mutlulukla bir ilgisi var.</p>
<h4>3. Mutsuzluk ve depresyon</h4>
<p>Hareketsizliğin, mutsuzluk ve depresyonla doğru orantılı olduğunu henüz fark etmemiş olabilirsiniz. Cuma gününe olan sevginiz ve Pazartesi sendromlarınızın nedeni hareketsizlik olabilir. Hatta sosyal medyada ilgi gören “Thanks God It’s Friday &#8211; Allahım çok şükür cuma geldi” caps’leri de masa başı çalışmaktan sıkılmış olan kişilerin eseri olabilir.</p>
<h4>4. Ofis mobilyaları</h4>
<p>Ofis çalışanlarının bir şekilde hareket etmeleri kısa egzersizler yapmaları gerekiyor. Ancak sandalyenizde sağa sola dönerek hareket etmiş olmuyorsunuz elbette. Belirli aralıklarla masanızdan kalkıp kısa yürüyüşler yapmanız boyun ve bel egzersizleri işe yarayabilir. Bazı ofislerde kullanılmaya başlanan koşu bantlı ofis masaları ise tam olarak bu sorunun çözümü olabilir. Ayrıca uzun saatler hareketsiz oturmanıza neden olan bir işiniz varsa, hiç değilse doğru oturma pozisyonunu sağlayacak ofis mobilyaları tercih etmeye çalışmak da faydalı olabilir.</p>
<h4>5. Ofis havası</h4>
<p>kapalı ortamların havasının sokaktaki şikayet ettiğimiz havadan daha kirli olduğunu söyleyebiliriz. Yazları camların kapanıp, klimaların açıldığı, kışları zaten soğuk olduğu için camların kapanıp, ofislerin çok nadir havalandırıldığı ortamlar olan ofislerde, hava sirkülasyonunun yeteri kadar sağlanmaması da elbette sağlığınızı tehdit eden bir diğer unsur.</p>
<h4>6. Bilgisayar karşısında geçen saatler</h4>
<p>Maşa başı çalışmanın en büyük risklerinden biri de sürekli aynı pozisyonda otururak yazı yazmak zorunda olmamız. Çünkü, çok fazla yazı yazmak, Karpal Tünel Sendromuna (CTS) neden olabiliyor. Ele giden sinirlerin bilekte sıkışması nedeniyle ağrı ve uyuşmayla kendini gösteren bu hastalık, kalıcı sinir hasarlarına neden olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">100887</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kişisel çevrenizde mutlaka bulunması gereken 3 farklı kişilik</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kisisel-cevrenizde-mutlaka-bulunmasi-gereken-3-farkli-kisilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2014 13:28:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş arkadaşları]]></category>
		<category><![CDATA[iş bağlantıları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[k]]></category>
		<category><![CDATA[Network]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=100708</guid>

					<description><![CDATA[İş dünyasında çevre oluşturmak başarıya giden yoldaki en önemli adımlardan biridir. Farklı sektörlerde uzman olan kişilerle bağlantıda olmak hem iş hem de sosyal yaşamda size fayda sağlayabilir. İş dünyası dışında sosyal hayatta da tanıdığınız kişilerin size hangi kapıları açacağını bilemezsiniz. Bu nedenle istediğiniz statüden, istediğiniz alandan kişileri çemberinizin içine dahil edebilir ve ağınızı genişlettikçe büyüme ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sosyalmedya.co/is-dunyasi/" target="_blank">İş dünyasında</a> çevre oluşturmak başarıya giden yoldaki en önemli adımlardan biridir. Farklı sektörlerde uzman olan kişilerle bağlantıda olmak hem iş hem de sosyal yaşamda size fayda sağlayabilir.</p>
<p><span id="more-100708"></span></p>
<p>İş dünyası dışında sosyal hayatta da tanıdığınız kişilerin size hangi kapıları açacağını bilemezsiniz. Bu nedenle istediğiniz statüden, istediğiniz alandan kişileri çemberinizin içine dahil edebilir ve ağınızı genişlettikçe büyüme ve sosyal anlamda birçok yeni bağlantı kurabilirsiniz.</p>
<p>Peki ağınızda kimler bulunmalı, hangi türden kişilerin ilişkide bulunulması faydalı olur?</p>
<h4>Hayalgücü geniş olan kişiler</h4>
<p>Hayalgücü kuvvetli olan kişiler daima iyi projelerle, doğru reklam stratejileriyle işletmenize farklı bir bakış açısı kazandırır. Bu kişiler, başarılı reklam senaryolarının, tanıtımların, organizasyonların, görsellerin yaratıcısı olur ve iş hayatında az bulunan ve gerçekten ihtiyaç duyulan şekilde sanatsal yönü ağır basan kişilerdir.</p>
<p>Ağınızda yer alan bu kişilerin fikirlerinden yararlanabilir, kendinize iş hayatında yeni yollar açabilir, yeni ufuklar çizebilirsiniz. Size ilham verecek bu kişileri hayatınıza, mümkünse iş hayatınıza dahil edin. Hatta, aslında iş ilanlarınızda bu özelliği de ekleyerek, mülakatlarınızda bu özelliğin peşine düşebilirsiniz.</p>
<h4>Realistlere de ihtiyaç var</h4>
<p>Realist kişiler, organizasyonlarınızda size gerçekten nelerin yardımcı olabileceğini, nelerin işe yaramayacağını açıkça söyleyecektir. Çünkü onlar hisleriyle değil mantıklarıyla hareket ederler ve iş hayatında her ne kadar inanç, umut, cesaret gibi hislere ihtiyaç olsa da en azından birinin mantıklı davranmasına da ihtiyaç vardır. İş hayatı, raporlar, rakamlar, veriler bütünü olduğu için, burada mantık mantığın sesine oldukça sık kulak vermek gerekir.</p>
<h4>Geniş çevresi olan kişiler</h4>
<p>Ağı geniş olan kişiler, genellikle herkesin bilgisini kullanan, kendi uzmanlığı olmasa dahi işin uzmanlarına kolayca ulaşan insanlardır. Bu kişiler, özellikle iş hayatını kolaylaştıran kişilerdir. Genellikle oldukça sosyal ve yeni bağlantılar kurmaya da açık insanlar oldukları için ihtiyacınız olan kişilerle görüşmenizi sağlar, sizi o kişilere ulaştırırlar.</p>
<p>İş hayatının temelde iş birlikleri, ortaklıklar ve dayanışmadan oluşan bir bütün olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle farklı türden kişiliklere sahip ve size faydalı olacağını düşündüğü<br />
nüz kişilerle bağlantıda olmanın yararını mutlaka görürsünüz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">100708</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Y kuşağını iş hayatında mutlu etmenin 5 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/y-kusagini-is-hayatinda-mutlu-etmenin-5-yolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2014 14:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İşveren]]></category>
		<category><![CDATA[millennials]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[Verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Y Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=100663</guid>

					<description><![CDATA[Siz de sık sık “Y kuşağını anlamak zor” benzeri cümleler duyuyorsanız hatta bizzat bu cümleyi kuruyorsanız Y kuşağının çalışma hayatındaki yerine ve önemine gelin birlikte bakalım&#8230; Amerikalıların “millennials” olarak adlandırdığı 80’li yıllarından başından 2000’lerin başına kadar uzanan zaman diliminde dünyaya gelen bu kişiler, özellikle iş dünyasına katılmalarıyla birlikte birçok şeye farklı bir bakış açısı getirdi. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de sık sık “Y kuşağını anlamak zor” benzeri cümleler duyuyorsanız hatta bizzat bu cümleyi kuruyorsanız <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Y_nesli">Y kuşağının</a> çalışma hayatındaki yerine ve önemine gelin birlikte bakalım&#8230;</p>
<p><span id="more-100663"></span></p>
<p>Amerikalıların “<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Millennials" target="_blank">millennials</a>” olarak adlandırdığı 80’li yıllarından başından 2000’lerin başına kadar uzanan zaman diliminde dünyaya gelen bu kişiler, özellikle iş dünyasına katılmalarıyla birlikte birçok şeye farklı bir bakış açısı getirdi. Şu anda yaşları 18-33 arasında değişen bu kuşağın temsilcileri yavaş yavaş iş dünyasında önemli pozisyonlara geliyor. Y kuşağı bugün 7 milyarlık dünya nüfusunun, yaklaşık 1,8 milyarlık bir kısmını oluşturuyor. Ülkemizde 10 yıl içerisinde çalışan nüfusun yüzde 70′ini, Y kuşağının oluşturması bekleniyor.</p>
<p>Özellikle X kuşağının bu kitleyi ötekileştirmesinin nedeni olarak, Y kuşağının iş dünyasına farklı bir yaklaşım sergilemesini ve diğer nesillerin alışık olmadığı bir çalışma stiline sahip olmasını gösterebiliriz. Y kuşağı özgürlükten, sosyallikten, değişimden yana. Teknolojinin hayatını kolaylaştırmasını seviyor,  hayatının odak noktasına işini koymuyor. Tüm bu nedenlerle bazen de tembel olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Ancak Y kuşağı’nın dilinden anladığınız sürece onların yaklaşımından yararlanabilir ve verimli bir iş ortamı sağlayabilirsiniz. İşte yöneticilere, firma sahiplerine ya da Y kuşağıyla birlikte çalışanlara bazı önemli bilgiler&#8230;</p>
<h4>1. Performans odaklı olmak</h4>
<p>Y kuşağı, 2020 yılına geldiğimizde, iş hayatının neredeyse yarısını oluşturuyor olacak. Bu kuşağın mutluluğu, iş dünyanın verimliliği açısından büyük önem taşıyor. Motivasyonu yüksek tutmak ve verimliliği arttırmak adına, performans bazlı sistemi,  çalışan memnuniyetine ve verimlilik konusunda ciddi artışlara olanak sağlayabilir.</p>
<h4>2. Rehberlik sistemi</h4>
<p>Rehberlik, sadece okullara özgü bir yardım sistemi değildir. Çalışanlar da rehberlik hizmeti ihtiyacı duyabilirler. Bu noktada, işte verimliliği arttırmak için, rehberlik hizmetlerinin çözebileceği türde problemler için, ofislerde bu tür uzmanlar bulundurulmasında fayda var. Ayrıca, bu durum, işle iyi bağlantılar kurabilmeye de aracı olur.</p>
<h4>3. Hiyerarşik yapıyı esnetmek</h4>
<p>Y kuşağı, diğer kuşaklara göre daha girişken bir ruha sahip. Bu da iş ilişkilerinde mesafeyi şeffaf duvarlarla koruma gerekliliğini doğurur. İş ortamında elbette hiyerarşi gibi şirket kültürünüzde bulunan ve değişmeyecek kurallarınız olabilir. Ancak bunlar dev ve kalın duvarlarla örülü olmamalı. Y kuşağının fikrini almak onlara bazı sorumluluk vermek verimliliği artırmak adına son derece önemli.</p>
<h4>4. Çalışma saatleri en önemli konu</h4>
<p>Y kuşağı sosyal olmayı seviyor. Hayatının tamamını ofis ortamında geçirmek ona göre değil. Bu durumun düşüncesi bile onların verimliliğini azaltıyor. Bu nedenle daha esnek çalışma saatleri, zaman zaman home office çalışma olanağı onları kalbinden vuruyor. Ayrıca kıyafet yönetmeliği, ofiste mesaiye kalmaktansa işe evde devam etmek gibi konularda esnek davranmanız, Y kuşağının işe duydukları bağlılığı artırabilir.</p>
<h4>5. Eğlence de unutulmamalı</h4>
<p>İşi tüm stresiyle yüklenmektense, ofis ortamını eğlenceli kılacak aktiviteler, belki ofis içine yerleştirilebilecek, çok da vakit öldürmeyecek bazı oyun ya da vakit geçirme alanları, çalışanların kendi aralarında sosyalleşmelerini de sağlayarak, çalışma ortamını aile ortamına çevirmeye yönelik bir adım olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">100663</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
