<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Cem Özkaynak arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/cem-ozkaynak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/cem-ozkaynak/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Apr 2013 08:01:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Dijital Pazarlamada Müşteri Maliyeti [DOSYA]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/dijital-pazarlamada-musteri-maliyeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2013 12:55:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Akyüz]]></category>
		<category><![CDATA[Beymen]]></category>
		<category><![CDATA[Beymen.com]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Özkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Cost Per Acquisition]]></category>
		<category><![CDATA[CPA]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Tellaloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Evmanya]]></category>
		<category><![CDATA[Lidyana.com]]></category>
		<category><![CDATA[Limango]]></category>
		<category><![CDATA[Mehtap Alp]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Uycan]]></category>
		<category><![CDATA[tatilsepeti.com]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Yenilmez]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Ceylan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=60648</guid>

					<description><![CDATA[Online dünya kalabalık. Bu kalabalık içinde markalar kendilerini duyurmaya çalışıyor. Fakat tüm markalar bunu yapınca iş tabii ki zorlaşıyor. Müşterinin ya da potansiyel müşterinin bulunduğu kanallar belli. Demek ki markalar da orada olacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Online dünya kalabalık. Bu kalabalık içinde markalar kendilerini duyurmaya çalışıyor. Fakat tüm markalar bunu yapınca iş tabii ki zorlaşıyor. Müşterinin ya da potansiyel müşterinin bulunduğu kanallar belli. Demek ki markalar da orada olacak. Peki ama bu kanallarda bulunmanın, oradaki 1 müşteriyi kazanmanın maliyeti nedir?</p>
<p>Evet; yeni konumuz “Cost per Acquisition”. Müşteri kazanma maliyeti de diyebilirsiniz ama aslında kendisi “Satış Maliyeti” yani bir müşteriye bir ürünü satmanın maliyetinin teknik söylenmiş hali. Birçok firmanın çok sayıda pazarlama promosyonu, aktivitesi, stratejisi var. Online, offline, SEO, e-mailing, radyo, TV, blog vs&#8230;  Hemen hemen herkes aynı araçları kullanıyor. Buradaki önemli nokta markanın bir müşteriyi kazanmak için ne kadar harcamaya razı olduğu ya da harcadığı. “Bir müşterinin hayat boyu değeri” nedir? Bunun anlamı şu: Bir müşterinin sizin müşteriniz olmaya başladığı andan müşteriniz olmayı bıraktığı ana kadar olan değeri ve maliyeti. Bunu ölçmek tabii ki bir süreç, eğitim, kendini adama ve doğru araçlar gerektiriyor. Ama Wikipedia&#8217;da bir formül oluşturulmuş bile:</p>
<p><strong>[note color=&#8221;#FFCC00&#8243;]Cost Per Acquisition Formülü <i>(Kaynak: <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cost_per_action#Formula_to_calculate_Cost_Per_Acquisition" target="_blank">Wikipedia</a>) </i></strong></p>
<p>Reklam kampanyasi maliyeti/( Görüntülenme sayisix CTR x CR). Örnek: Bir reklamveren $10 CPM öder. Ilk 20.000 görüntülenme için reklamverenin sayfaya % 5 tıklama oranı (CTR) vardır. Bu %5’in % 30’u müşteriye dönüşür (CR). Hesap şöyle olur: ($10.00*20000 görüntülenme/1000)/(20000*0.05*0.30)=$0.67. Cost per Acqusition $0.67 demektir.[/note]</p>
<p>Türkiye’de henüz CPA ölçümlemesinin yoğun olduğunu söylemek zor. Oynasana.com ve SEM&#8217;in kurucusu Cem Özkaynak da bu tespitle ilgili bir veri paylaşıyor bizimle:<b></b></p>
<p>“Büyük bir arama motorunun arama kalitesi mühendislerine göre ülkemizdeki içeriğin %50’den fazlası son kullanıcı için değil, arama motorlarında üst sıralarda bulunmak için hazırlanmış içeriklerden oluşuyor. “</p>
<p>Lidyana.com Pazarlama Direktörü Yusuf Ceylan, “Cost per Acquisition” değerinin iş modelinizin sürdürülebilir olup olmadığının takibini yapabilmeniz için en önemli KPI’lardan bir tanesi olduğunu söylüyor. Ceylan’a göre reklam yatırımlarınızı ve stratejinizi, müşterilerinizin yaşam boyu değerini hesaplayıp, bu<i> </i>doğrultuda katlanabileceğiniz “optimum cost per acquisition” değerine göre belirlemeniz gerekiyor.</p>
<p>Dijitale ayrılan bütçelerin ve pazardaki rekabetin artmasının, cost per acquisition değerini etkileyecek en önemli parametrelerden cost per click (CPC) değerlerini de oldukça fazla etkilediğini söyleyen Ceylan, Türkiye’yi CPC enflasyonu açısından nasıl bir sürecin beklediğini görmek açısından Amerika ve Avrupa pazarlarındaki gelişim sürecini incelemenin yararlı olacağını belirtiyor.</p>
<p>tatilsepeti.com Pazarlama Müdürü Yekta Yenilmez de Ceylan’la aynı fikirde. Yenilmez’e göre CPA ölçümlemesine geçişin temel sebebi, artan rekabet ve sektörün gelişmesiyle beraber dijitalde müşteriyi yakalamanın her geçen gün daha maliyetli hale gelmesi. “Mecra sahipleri arasındaki rekabetin artmasıyla birlikte CPA ölçümlemesinin de artacağını düşünüyoruz.”</p>
<p>Cem Özkaynak’ın bu konuda bir önerisi de var. Özkaynak, reklamverenlerin çeşitli gelişmiş web analiz araçlarının kullanmaları gerektiğini söylüyor. “Performans ajanslarından tamamen bağımsız olarak, çok dikkatli bir şekilde ölçümleme ve analiz yapılmalı ve üyelik – satış adetlerinin pazarlama kanalları değerlendirilmelidir.”</p>
<p><b>Hangi mecra, hangi amaçla kullanılıyor?</b></p>
<p>“Cost per Acqusition” kavramı, mecralara ayrılan bütçeleri direkt etkiliyor tabii. Ülkemizde de henüz yeni yeni önemi anlaşılan bu değer reklamverenler açısından mecra dağılımında bi değişikliğe yol açacak mı göreceğiz; fakar yine de alışılagelmiş amaçlarla kafalarda oturmuş bir mecra dağılımı hali hazırda var.</p>
<p>Aldığımız cevaplarda ortaya çıkan ortak görüş mecra olarak TV’nin kullanılmasının marka bilinilirliğini artırmak olduğu; dijital mecraların ise satış odaklı kullanıldığı yönünde.  Ve artan rekabet ortamında maliyetlerin her geçen gün arttığı da buluşulan noktalardan bir diğeri. Müşteri kazanmanın bu kadar pahalı hale geldiği bir ortamda da müşteriyi elde tutma çalışmalarının önemi daha da artıyor.</p>
<p>Mesela limango 2009 yılında açıldı ve açıldığı günden itibaren dijital pazarlama kanallarını aralıksız kullandı. 2011 yılında ise televizyon mecrasına yöneldi. limango Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Sinan Uycan, televizyon reklamlarının etkilerinin oldukça pozitif bir yönde olduğunu belirtiyor. “Tekil günlük ziyaretçi sayısı %33, satışlar %40 ve aylık yeni üye sayısı üç kat artış gösterdi. E-ticaret firması olarak yapılan çalışmalarımızın etkilerini özellikle TV’de spotların yayınlandığı saatlere göre  takip edebilme şansına sahibiz.”</p>
<p>beymen.com da çoğunlukla dijital mecralarda banner, remarketing ve sosyal medyayı kullanan bir marka. Bunun dışında basılı mecralarda ve outdoor’lardaki beymen reklam kampanyalarında “beymen.com shop online” ibaresi de mutlaka bulunuyor.  Marka, reklam bütçemizin %12&#8217;sini dijital mecralar için kullanıyor.</p>
<p>Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehtap Alp de hem mevcut müşterilere ulaşmak hem de yeni müşteri kazanımı sağlamak için pek çok farklı mecrayı eş zamanlı olarak kullandıklarını söylüyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Performans ajanslarından bağımsız olarak çok dikkatli ölçümleme ve analiz yapılmalı ve üyelik – satış adetlerinin pazarlama kanalları değerlendirilmelidir[/heading]</p>
<p><b><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Cem-Ozkaynak.jpg"><img decoding="async" class="alignleft  wp-image-60649" alt="Cem Özkaynak" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Cem-Ozkaynak.jpg" width="248" height="312" /></a>Cem Özkaynak, Girişimci &amp; Oynasana.com ve SEM&#8217;in kurucusu </b></p>
<p>Özgün ve kaliteli içeriğin eksikliği nedeniyle, edinim başına maliyetlendirme yöntemi olan “cost per acquisition” ve benzer performans reklamcılığı yöntemleri, ülkemizde ne yazık ki yeterli olgunluğa erişebilmiş değil.</p>
<p>Büyük bir arama motorunun arama kalitesi mühendislerine göre ülkemizdeki içeriğin %50’den fazlası son kullanıcı için değil, arama motorlarında üst sıralarda bulunmak için hazırlanmış içeriklerden oluşuyor. Bir diğer deyişle “spam”, yani kopya veya değersiz yazılar bütününden…</p>
<p>Reklamverenler, geride kaldıkları ciro veya kullanıcı sayısı bazında büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmek adına performans odaklı reklamcılıkta daha fazla sayıda kullanıcıya ulaşmaya çalışırlar. Bu talebi kaliteli, özgün içerik ile dolduramayan ve reklamveren bütçelerini de kaçırmak istemeyen performans ajansları ise gri alanlara kayarak alernatif yöntemlere yönelmektedirler. Facebook sayfalarında pek çok kez karşılaştığımız, “linke tıkla, sayfaya üye ol ve x kazan” benzeri mesajlar da bunun bir sonucu aslında.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]Reklamverenler, geride kaldıkları ciro veya kullanıcı sayısı bazında büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmek adına performans odaklı reklamcılıkta daha fazla sayıda kullanıcıya ulaşmaya çalışırlar. Bu talebi kaliteli, özgün içerik ile dolduramayan ve reklamveren bütçelerini de kaçırmak istemeyen performans ajansları ise gri alanlara kayarak alernatif yöntemlere yönelmektedirler.[/quote]</p>
<p>Bunun yanında “cookie stuffing” adı verilen yöntemle, performans reklamcılığı ağındaki bir web sitesini gezen kullanıcının bilgisayarına, kullanıcının farkında olmadan reklamverenin sitesini ziyaret etmiş gibi çerezler atılır. Bu kullanıcıların sayısı yüzbinleri bulur. Daha sonra, bu kullanıcılar arama motoru sonuçları veya facebook reklamları gibi farklı kanallar kullanarak söz konusu reklamverenin sitesine girip alışveriş yaptığında ya da üye olduğunda, satışın veya üyeliğin kendisinden kaynaklandığını belirterek bu satıştan komisyon talep edebilir.</p>
<p>Bu gibi durumların önüne geçebilmek için reklamverenlerin çeşitli gelişmiş web analiz araçlarının kullanmaları gerekmektedir. Performans ajanslarından tamamen bağımsız olarak, çok dikkatli bir şekilde ölçümleme ve analiz yapılmalı ve üyelik – satış adetlerinin pazarlama kanalları değerlendirilmelidir.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Dijital mecralarda müşteri kazanmak artık eskisi kadar kolay değil[/heading]</p>
<p><b><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Lidyana.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright  wp-image-60650" alt="Yusuf Ceylan" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Lidyana-275x407.jpg" width="248" height="366" /></a>Yusuf Ceylan, Lidyana.com Pazarlama Direktörü</b></p>
<p>Bir e-ticaret sitesi olarak dijital tarafta yer alan tüm kanalları aktif bir şekilde kullandığımızı söyleyebiliriz. Toplam bütçemizin yaklaşık yüzde 90’ını dijitale ayırıyoruz. Dijital mecralar dışında dönem dönem basılı medya, radyo gibi offline mecralarda da yer aldık ancak bu kanallardaki amacımız müşteri kazanımından ziyade marka imajına yönelik çalışmalardı. Müşteri kazanımı konusunda stratejimizin temelini online mecralar oluşturuyor. Tüm bunların dışında kurumsal iş birliklerine de müşteri edinme odaklı yaklaştığımızı söylemek mümkün.</p>
<p>Yapılan iletişimin kişiselleştirilebildiği mecralar her zaman en iyi geri dönüş getiren mecralar olur. Bu bağlamda e-mail marketing, henüz müşteriye çeviremediğiniz kullanıcılarınızı kazanma konusunda en etkili mecra. “Retargeting” modeli de kişiselleştirme ile ilişkilendirebileceğimiz bir reklam türüdür. Kullanıcının karşısına doğru ürünler (kullanıcının daha önce ilgi gösterdiği ürünler) ile çıkarak çok iyi geri dönüşler almak mümkün. Bunların dışında yatırımınızın geri dönüşünü en iyi alacağınız mecraların başına Google Adwords’ü de eklemek lazım.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]Cost per Acquisition değeri, iş modelinizin sürdürülebilir olup olmadığının takibini yapabilmeniz için en önemli KPI’lardan bir tanesi. Müşterilerinizin yaşam boyu değerini hesaplayıp, bu doğrultuda katlanabileceğiniz “optimum cost per acquisition” değerine göre reklam yatırımlarınızı ve stratejilerinizi belirlemeniz gerekiyor.[/quote]</p>
<p><b>Son 2 yılda pazardan pay almaya çalışanların sayısı, pazarın büyüme hızından daha yüksek bir artış potansiyeline sahip </b></p>
<p>Dijital mecralara kıyasla fiyatlarının çok daha uygun olması ve son dönemde e-ticaretin yıldızının parlamasıyla beraber dijital reklam alanında rekabet oldukça yükseldi. Türkiye pazarına baktığımızda bu rekabetin Avrupa ve Amerika’ya oranla çok daha yeni başladığını söyleyebiliriz. Özellikle son 2 yılda pazardan pay almaya çalışanların sayısı, pazarın büyüme hızından daha yüksek bir artış potansiyeline sahip. Bunun içerisine hem yeni internet girişimlerini dahil etmek hem de dijitalin öneminin farkına varmış offline firmaları katmak gerekiyor. Yani rekabet gün geçtikçe artıyor. Bununla beraber dijitale ayrılan bütçeler de artıyor.</p>
<p>New Econsultancy ve SoDA’nın hazırladığı <a href="http://econsultancy.com/tr/reports/the-soda-report-digital-marketing-outlook-vol-1-2013" target="_blank">Digital Marketing Outlook Report 2013</a> raporuna göre, 2013 yılında firmaların yüzde 55’inin dijital pazarlamaya ayırdığı bütçeleri artıracağı öngörülüyor. Üstelik yüzde 39’luk bir kesim bu bütçe artışını toplam pazarlama bütçesini arttırmadan gerçekleştireceğini söylüyor ki bu da dijital pazarlama bütçelerinin toplam bütçe içerisindeki oranın da artacağını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Butceler.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-60653" alt="Bütçeler" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Butceler.jpg" width="347" height="159" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Butceler.jpg 347w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Butceler-300x137.jpg 300w" sizes="(max-width: 347px) 100vw, 347px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bunlar bir araya gelince müşteri kazanmak için harcadığınız tutarların ciddi bir şekilde artması beklenen bir sonuç oluyor. Kısacası dijital mecralarda müşteri kazanmak artık eskisi kadar kolay değil. Müşteriler çok ciddi bir reklam bombardımanına maruz kalıyor. Bir kullanıcı ortalama 8 ile 12 arasında reklam kanalınız ile etkileşimde bulunduktan sonra satın alma gerçekleştiriyor. Böylesine zor bir ortamda bir fark yaratmanız lazım ki müşteri gözünde tercih sebebi olabilesiniz.  <i></i></p>
<p>Müşteri kazanmanın bu kadar pahalı hale geldiği bir ortamda da müşteriyi elde tutma çalışmalarının önemi daha da artıyor. Müşteri kazanmak zor, kaybetmek çok kolay. Ama hiçbir şirketin kazanılan müşteriyi kaybetmek gibi bir lüksü yok.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Dijital pazarlama alanında yaptığımız çalışmaların maliyeti üye başvurusu ve trafik bakımından diğer mecralara göre daha uygun[/heading]</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-60654" alt="Sinan Uycan" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Limango.jpg" width="275" height="367" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Limango.jpg 275w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Limango-224x300.jpg 224w" sizes="(max-width: 275px) 100vw, 275px" /></p>
<p><b>Sinan Uycan, limango Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı </b></p>
<p>limango 2009 yılında açıldı. Açıldığı günden itibaren dijital pazarlama kanallarını aralıksız kullandık. 2011 yılında daha geniş kitlelere ulaşabilmek, marka ile ilgili bilinirlik yaratmak ve yeni üye kazanmak için televizyon mecrasına yatırım yapmaya karar verdik. Öncelikli olarak amacımız “özel alışverişin” kolaylığını ve fiyat avantajını geniş kitlelere duyurmaktı. 2011 yılında aldığımız başarılı geri dönüşlerin sonrasında 2012’nin ilk aylarında da kampanyalarımız için televizyonu değerlendirmeye devam ettik. Televizyon dışında radyo, outdoor ve dergi kullandık. Televizyon reklamlarımızın etkileri oldukça pozitif bir yöndeydi. Tekil günlük ziyaretçi sayısı %33, satışlar %40 ve aylık yeni üye sayısı üç kat artış gösterdi. E-ticaret firması olarak yapılan çalışmalarımızın etkilerini özellikle TV’de spotların yayınlandığı saatlere göre  takip edebilme şansına sahibiz.</p>
<p><b>Dijital pazarlama alanında yaptığımız çalışmalarda hedef kitleye daha etkin ve verimli bir şekilde ulaşabiliyoruz</b></p>
<p>Reklam bütçemizin yaklaşık %60’ını dijital pazarlama aktivitelerinde kullanıyoruz. Özel alışverişin dinamiği, süreli kampanyalar olduğu için ATL mecrada yaptığımız çalışmalar çoğunlukla marka bilinirliliği, özel alışveriş algısının yayılmasına hizmet ediyor. Dijital pazarlama alanında yaptığımız çalışmalarda ise hedef kitleye daha etkin ve verimli bir şekilde ulaşabiliyoruz. Bu mecralar geri dönüşümü diğer mecralara göre daha yüksek olan, ölçümlenebilen ve sürekli optimize edilebilen alanlar. Üye başvurusu ve trafik bakımından diğer mecralara göre maliyetleri daha uygun.</p>
<p>Reklamın bir yatırım olduğu bilinci kabul edilmeye başladığından beri reklamverenler de yatırımlarının ne kadar verimli geri döneceğinin hesabını yapar oldular. Bu bağlamda hedef iş sonuçlarının başarılması yolunda CPA önemli ve maliyet verimliliği olan bir satın alma modeli haline geldi. Bu modelin Türkiye’deki yayılımını bizler de memnuniyetle takip ediyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Artan rekabet ve sektörün gelişmesiyle beraber dijitalde müşteriyi yakalamak her geçen gün daha maliyetli hale geliyor[/heading]</p>
<p><b>Yekta Yenilmez, tatilsepeti.com Pazarlama Müdürü</b></p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Tatilsepeti.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-60657" alt="Tatilsepeti" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Tatilsepeti.jpg" width="450" height="136" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Tatilsepeti.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Tatilsepeti-300x90.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p>Tatilsepeti.com olarak misafirlerimize yönelik iletişimimizde TV, radyo, outdoor, gazete, dergiler ve online mecralar olmak üzere çeşitli mecraları kullanıyoruz. Pek çok mecrada geri dönüşleri ölçümlemek pek de kolay değil maalesef. Ölçümleme kolaylığı açısından bakıldığında online mecraların diğerlerine göre daha kolay ve hızlı ölçülebildiğini söyleyebiliriz. Geri dönüşler açısından bakıldığında da mecraların birbirini desteklemesi açısından tek bir mecranın öne çıktığını söyleyemeyiz. Örneğin gazetede ilanınızı görmüş bir misafir arama motorunda sizi arayıp satın alma yapmış olabiliyor.</p>
<p>Online ticaret yapan bir firma olarak diğer sektörlerdeki firmalar ile kıyaslandığında dijital pazarlama bütçesinin ağırlığının çok daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Artan rekabet ve sektörün gelişmesiyle beraber dijitalde müşteriyi yakalamak her geçen gün daha maliyetli hale geliyor. CPA -Cost per Acquisition- ölçümlemesine geçişin temel sebebi de aslında bu. Ancak Türkiye’de henüz CPA ölçümlemesinin yoğun olduğunu söylemek zor. Mecra sahipleri arasındaki rekabetin artmasıyla birlikte CPA ölçümlemesinin de artacağını düşünüyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Belli bir bütçenin üzerine ve üye sayısına çıkıldığında maliyet de rekabet de yükseliyor[/heading]</p>
<p><b>Elif Tellaloğlu, Beymen Pazarlama Direktörü</b></p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Beymen.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-60662" alt="Beymen" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Beymen.jpg" width="450" height="103" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Beymen.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Beymen-300x68.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p>beymen.com olarak çoğunlukla dijital mecralarda banner, remarketing ve sosyal medyayı kullanıyoruz. Bunun dışında basılı mecralarda ve outdoor’lardaki beymen reklam kampanyalarında “beymen.com shop online” ibaresi de mutlaka bulunuyor. Ayrıca dergilerde beymen.com&#8217;a özel “advertorial” ve özel haber çalışmalarımız yer alıyor.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]Yaklaşık olarak reklam bütçemizin %12&#8217;sini dijital mecralar için kullanıyoruz, fakat diğer mecralarda da mümkün oldukça beymen.com&#8217;a yer veriyoruz. Bu oranın her yıl daha da artacağını söylemek mümkün. [/pullquote]</p>
<p><b>En fazla dönüşü “Google Adwords”den alıyoruz</b></p>
<p>En fazla dönüşü “Google Adwords”den alıyoruz. Burada “keyword” mantığıyla ilerlediğimiz için müşterinin ilgisini çekeceğini düşündüğümüz ve Google&#8217;da arayabilecekleri kelime seçeneklerini öngörerek onları online alışverişe yönlendiriyoruz. Daha az geri dönüş sağlayan kelimeleri eleyerek daha çok dikkat çekenlere yatırım yapıyoruz. Bunu da en faydalı şekilde kullanabilmek için yakından takip ediyoruz.</p>
<p>Türkiye piyasasını değerlendirdiğimizde Cost per Acquisition’da<b> </b>gidilebilecek ciddi bir potansiyel var. Belli bir bütçenin üzerine ve üye sayısına çıkıldığında maliyette rekabette yükseliyor. Şu an uygulandığımız iletişim planında daha çok niş mecraları tercih ettiğimiz için bizim açımızdan henüz yaşanan bir değişiklik yok ama ilerleyen dönemlerde böyle bir durum söz konusu olabilir.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Başarı, doğru kişiyi başkalarının hesaba katmadığı yerdeyakalayıp müşteriye dönüştürmekten geçiyor[/heading]</p>
<p><b><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Evmanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-60663" alt="Alper Akyüz" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Evmanya.jpg" width="243" height="302" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Evmanya.jpg 270w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Evmanya-241x300.jpg 241w" sizes="(max-width: 243px) 100vw, 243px" /></a>Alper Akyüz, evmanya Pazarlama Müdürü</b></p>
<p>Evmanya olarak internet reklamcılığını, sosyal medyayı, basılı niş medyayı ve sık olmamakla beraber çeşitli offline etkinlikleri kullanıyoruz. 2013&#8217;te de ilk defa TV reklamlarını kullanmaya başladık. En iyi geri dönüşü her zaman dijital tarafta yürüttüğümüz kampanyalardan elde ediyoruz. Bu doğrıltuda bütçemizin %90&#8217;ını dijital stratejilerimiz doğrultusunda harcıyoruz. Bir e-ticaret sitesi olduğumuz için anlık aksiyon bizim için çok önemli.</p>
<p>İnsanları bu kadar ileti yığınının içinden kendinize çekmek oldukça zor. Herkes kullanıcıları farklı kanallardan yakalamak için gayret gösteriyor. Böyle bir ortamda başarı, doğru kişiyi başkalarının hesaba katmadığı yerde yakalayıp müşteriye dönüştürmekten geçiyor. Satış kaygısı taşıyan bir işletme için işin sonu zaten Acquisition&#8217;dır. Cost per Acquisition&#8217;ın reklamveren tarafında avantajlı bir seçim olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Doğru hedeflerle ve detaylı çalışmalarla yola çıkıldığı zaman maliyetler hakkını veriyor[/heading]</p>
<p><b><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Boyner.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-60666" alt="Mehtap Alp" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Boyner.jpg" width="270" height="346" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Boyner.jpg 270w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/04/Boyner-234x300.jpg 234w" sizes="(max-width: 270px) 100vw, 270px" /></a>Mehtap Alp, Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı</b></p>
<p>Hem mevcut müşterilerimize ulaşmak hem de yeni müşteri kazanımı sağlamak için pek çok farklı mecrayı eş zamanlı olarak kullanıyoruz. Basılı medyadaki kampanya duyurularımız ile dijital mecralardaki iletişim çalışmalarının yeni müşteri kazanımı yaratmada en etkili mecralar olduğunu ölçümledik.</p>
<p>Dijital mecralarda yaptığımız çalışmaların geri dönüşlerinin gittikçe arttığını gözlemliyoruz. Bu kanalların ölçümlenebilir olması tüm dinamikleri değiştiriyor. Gerek sosyal medya gerekse dijital mecra iletişimlerimizin geri dönüşleri memnuniyet verici.</p>
<p><i>Kişi başı erişim maliyetlerinin geri dönüşlerini düşündüğümüzde TV’de farklılaşan projelere de inanıyoruz. Özellikle Anadolu’da lokasyonel outdoor ve radyo kullanımlarında da geri dönüşler çok başarılı ve maliyet avantajı sağlıyor.</i></p>
<p>Yıllık reklam iletişimi bütçemizin %20’sini dijital mecralara ayırıyoruz. Dijitalde pek çok farklı reklam modeliyle farklı iş hedeflerine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Dijital mecraların kullanımı yaygınlaştıkça, markalar müşterinin ilgisini çeken uygulamalarını artırdıkça bu mecralardaki ortam daha rekabetçi hale geliyor ve elbette fiyatlar yükseliyor. Dijitalin avantajı, gerçekten dokunmayı istediğiniz kitleye ulaştığınıza her mecradan daha fazla emin olabilmek, yatırımlarınızı anlık yönetebilmek ve müşteri davranışına göre acil aksiyonlar alabilmek ve en önemlisi yaptığınız çalışmaları ölçümleyebilmek. Doğru hedeflerle ve detaylı çalışmalarla yola çıkıldığı zaman, dijital reklam çalışmalarının maliyetleri hakkını veriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">60648</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Cem Özkaynak SEM&#8217;in Genel Müdürlüğünden Ayrılıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/cem-ozkaynak-sem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahadır Atasoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2012 06:01:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ballroom International]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Özkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Google Adwords]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Reklamz]]></category>
		<category><![CDATA[SEM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=44922</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz yılın Aralık ayında pazar lideri konumundaki SEM, ReklamZ ile birlikte Almanya merkezli Ballroom International Network tarafından satın almıştı. Ballroom International'ın yönetim kuruluna katılan Cem Özkaynak yapılan anlaşma...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arama Motoru Reklamcılığı’nın Türkiye’deki öncü ismi ve sektörün bugünkü başarısında önemli payı olan <a href="http://linkedin.com/in/cemozkaynak" target="_blank">Cem Özkaynak</a>, kurucusu olduğu SEM’deki aktif görevinden ayrıldı.</p>
<p>Türkiye’de Arama Motoru Reklamcılığı pazarının lider şirketi SEM geçtiğimiz yıl ReklamZ ile birlikte Almanya merkezli Balroom International Network tarafından satın alınmıştı.</p>
<figure id="attachment_44929" aria-describedby="caption-attachment-44929" style="width: 224px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/09/cem-ozkaynak.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-44929 " title="Cem Özkaynak" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/09/cem-ozkaynak.jpg" alt="" width="224" height="242" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/09/cem-ozkaynak.jpg 280w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/09/cem-ozkaynak-278x300.jpg 278w" sizes="(max-width: 224px) 100vw, 224px" /></a><figcaption id="caption-attachment-44929" class="wp-caption-text">Cem Özkaynak</figcaption></figure>
<p>Cem Özkaynak, önümüzdeki günlerde yine kendisine ait olan <a href="http://oynasana.com/" target="_blank">Oynasana.com</a> platformu gibi farklı alanlardaki yeni girişim fikirlerine daha fazla vakit ayırabilmek için SEM&#8217;deki genel müdürlük görevinden ayrılıyor.</p>
<p>Yapılan açıklamada Ballroom International&#8217;daki ortaklığı devam eden Cem Özkaynak’ın aynı zamanda şirketin yönetim kurulunda stratejik danışman olarak görev alacağı belirtildi.</p>
<p>Ekim 2012 itibariyle Özkaynak&#8217;ın yerini kariyerinde Google ve IBM tecrübeleri bulunan <strong><a href="http://www.linkedin.com/in/aliyilmaz01" target="_blank">Ali Yılmaz</a></strong> alacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">44922</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnternet, Reklam Pastasından Nasıl Daha Fazla Pay Alır? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/internet-reklamlari-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/internet-reklamlari-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jun 2012 11:34:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[AIG]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Özkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Güner]]></category>
		<category><![CDATA[Google Adwords]]></category>
		<category><![CDATA[Google Reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[IAB Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[LinkedIn]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam Ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[Reyting Ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Çağsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=32332</guid>

					<description><![CDATA[Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Pazarlama ve reklam bütçeleri dağılımı için ölçümleme sonuçları çok çok önemli. Sektörün tüm tarafları bunu gayet net biliyor. Ölçümlemenin olmaması karanlıkta yolunu bulmaya benzer ne de olsa. El yordamıyla. Reklam bütçelerinin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Pazarlama ve reklam bütçeleri dağılımı için ölçümleme sonuçları çok çok önemli. Sektörün tüm tarafları bunu gayet net biliyor. Ölçümlemenin olmaması karanlıkta yolunu bulmaya benzer ne de olsa. El yordamıyla… Reklam bütçelerinin devasalığı göz önünde bulundurulursa bu bütçelerin aktarıldığı kampanyaları, reklamı kim görecek, ne zaman görecek, nerede görecek ya da duyacak konusu da hem marka hem mecra sahipleri hem de ajanslar için hayati bir konu. Aksi halde ‘körler sağırlar birbirini ağırlar’dan farklı bi durum çıkmıyor ortaya.</p>
<p><strong>Yazının başından söyleyelim; bizim buradaki amacımız herhangi bir mecrayı kötülemek ya da bir başkasını yüceltmek değil. Bu dosyanın hazırlanma sebebi, aktarılan bütçelerin adil, akılcı ve istatistiki realiteler doğrultusunda hazırlanabilmesi.</strong> <strong>Ve tabii ki tüm dünya ‘Gelecek dijitalde’ diye bağırırken ve ülkemizin bu konuda ‘<a href="https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-avrupa/" target="_blank">parlayan yıldız</a>’ olarak değerlendirilirken </strong><strong>dijital girişimlerin ve internetin ülkemizde de hak ettiği yeri bulup, payını alması&#8230; </strong></p>
<p>Televizyon her zaman olacak, olmalı da. 1 numaralı mecra olmanın yanı sıra güç göstergesi ne de olsa… Bizim sormak istediğimiz soru şu: Televizyonun mecra olarak önemini bilmek için rakamlara ihtiyaç duymasak da, ölçümleme konusunda sıkıntı yaşanan bir mecrayken ve internet düzgün ölçümlenebilen tek mecra iken, gelecek de dijitalde yatarken, internet neden hak ettiği payı alamıyor? Daha da önemlisi; alabilmesi için neler yapılmalı, neler olmalı?</p>
<p style="text-align: left;" align="center"><strong>2011 yılı medya yatırımları</strong></p>
<p style="text-align: left;" align="center"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-32345" title="Türkiye Medya Yatırımları" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Turkiye-Medya-Yatirimlari1.jpg" alt="" width="640" height="368" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Turkiye-Medya-Yatirimlari1.jpg 640w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Turkiye-Medya-Yatirimlari1-300x172.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Turkiye-Medya-Yatirimlari1-590x339.jpg 590w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: left;" align="center"><em>Kaynak: </em><a href="http://www.rd.org.tr/"><em>www.rd.org.tr</em></a><strong><em></em></strong></p>
<p><strong>İnternet gerçekten 2015 yılında TV’den sonra </strong><strong>ikinci büyük mecra haline gelecek mi?</strong></p>
<p>Hatırlayalım; Televizyon İzleme Araştırmaları AŞ (TİAK) geçtiğimiz yıl reyting sisteminin doğru ölçülmediği ve denek listelerinin yapımcılarının eline geçtiği gerekçesiyle AGB şirketi ile olan sözleşmesini feshederek TNS şirketiyle anlaşmıştı. TİAK, sistemin sağlıklı yürümesi için de Marmara Üniversitesi’ni “denetçi” olarak görevlendirdi.Fakat ölçüm sistemi başlamadan önce Marmara Üniversitesi hazırladığı raporlarla sistemin eksikliklerini rapor etti ve ölçümleme konusu yine ciddi bir güvensizlik içinde en önemli tartışma konularından biri haline geldi. Şu an için televizyon mecrası bazında düzgün bir araştırma yapılmıyor. Diğer taraftan, şu an doğru düzgün ölçümlenebilen tek mecra internet. Ve internetin 2015 yılında TV’den sonra ikinci büyük mecra haline geleceği konuşuluyor.</p>
<p>Bu dosya konusu için görüş aldığımız SEM | Search Engine Marketing, Kurucu &amp; Yönetici Direktörü Cem Özkaynak’ın da görüşünde değindiği gibi, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş pazarlarda internet televizyonun hemen gerisinde; 2. sırada yer alıyor. İngiltere&#8217;de ise TV&#8217;yi geçmiş durumda. İnsanların kullanım alışkanlıkları ve internette geçirilen sürelerin de önemli oranda artmasıyla internet mecrasının 2015 yılından sonra televizyonu geçme olasılığı yüksek diyebiliriz.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]<strong>Tabii tüm bunların yanı sıra tüm mecralar bir şekilde dijitalleşmeye de başladı. İnternet başta TV ile yakınsamaya başladı. Smart TV ve IPTV bunun en güzel örnekleri. Önümüzdeki yıllarda mecralar arası yeni karmalar oluşacağı da kesin. Dbistanbul Genel Müdürü Uğur Şeker’in de dediği gibi;10 sene sonra internet ve televizyon çok ayrı ele alınamayacak bir birlikteliğe doğru gidiyorlar.</strong>[/quote]</p>
<p>Yazının başında da bahsettiğimiz gibi biz de sektör profesyonellerine sorduk: Gelecek dijitalde yatarken internet neden hak ettiği payı alamıyor? Daha da önemlisi; alabilmesi için neler yapılmalı, neler olmalı<strong>? İAB Türkiye’de Aygen Tezcan, IAB Turkiye bu aşamada yorum yapamayacağını bildirirken, Kantar Media ve TNS’den gelen cevap ise ““Halen hizmet kurulum sürecinde” olduğumuz için, müşterimiz TIAK A.Ş. dışında hiç bir yere yazılı veya sözlü açıklama yapmamaktayız” oldu. </strong></p>
<p>Aldığımız görüşler içinde ise ortak bir payda çıktı: Önümüzdeki yıllarda mecraların hepsi bir şekilde dijitalleşecek ve mecralar arasındaki bu kalın çizgi artık bu kadar “kalın” olmayacak…</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Internet ve televizyon 10 sene içinde çok ayrı ele alınamayacak bir birlikteliğe doğru gidiyorlar[/heading]</strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-32333" title="Uğur Şeker" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/uğur-şeker-2.jpg" alt="" width="250" height="283" />Uğur Şeker, dbistanbul, Genel Müdür</em></strong><em></em></p>
<p>Mecranın ölçülmesi veya ölçülmemesi bir etken olmakla beraber, televizyon geniş kitlelere erişebilmek için oldukça önemli bir mecra. İnternet de çok önemli ve gerçek zamanlı ölçümlenebiliyor. Ancak bu iki mecrayı etkinlikleri anlamında çok karıştırmamak gerek. Her ikisinin işlevi farklı.</p>
<p>Bütçelerim mecralara paylaştırılması seçenekleri bir medya mixi tercihidir. Ölçülmemesi tek kıstas olmamakla beraber TV’nin etkinliği yadsınamaz. Bu hem marka hem de ajansların ortak tercihi.İnternet sürekli büyüyen ve etkinliği de artan bir mecra. TV’den en önemli farkı tüketicinin daha odaklı olması ve interaktif bir opsiyonun sunulması.Tabii gönül ister ki Türkiye’ de de internetin almış olduğu pay İngiltere ve Amerika’ daki gibi TV’ye çok yakın olsun. Yeni nesil tüketicilerle ve kullanım alışkanlıklarının değişmesiyle beraber orta ve uzun vadede bu da olacaktır. Türkiye’ de TV şu an için ölçümlenemese de geniş kitlelere ulaşmak için halen uygun ve ucuz bir mecra.</p>
<p><strong>En önemli adım kaliteli iş gücü</strong></p>
<p>“Gelecek dijitalde” nidalarının atıldığı reklam sektöründe, internetin reklam bütçelerinden hakettiği payı alması için neler yapılması gerekiyor? sorusunun cevabı kaliteli iş gücünün üretilmesi. Bugüne kadar patronlar bu mecraya inanmıyorlardı ama artık durum değişti. Artık patronun çocukları internette ve o da kulak kabartıyor bu mecraya. Bilgisayar kullanmadan binlerce kişi yönetmekle övünenlerin elinden iPad düşmez oldu. Bu bir dönüşümün ve değişimin başlangıcı aslında, bir milad. Ekranların çoğalıyor ve özelliklerinin de cezbedici olması ana TV ekranından farklı yönelişleri de beraberinde getiriyor. Patronları ikna edecek ve onları yönlendirecek profesyonel kadrolar gerekli artık.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>Bugüne kadar patronlar bu mecraya inanmıyorlardı ama artık durum değişti. Artık patronun çocukları internette ve o da kulak kabartıyor bu mecraya. Bilgisayar kullanmadan binlerce kişi yönetmekle övünenlerin elinden iPad düşmez oldu. Bu bir dönüşümün ve değişimin başlangıcı aslında, bir milad.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Pazarlama ve reklam kampanyaları tamamen ölçümlenebilir hale getirilmesi tüm dünyada kafa yorulan ve neredeyse her firmanın kendi içinde farklı metriklerle halletmeye çalıştığı bir konu. Pazarlama ve reklam kampanyalarının verimliliğinin ölçümlenmesinde farklı metodlar kullanılmakla beraber entegre bir ölçümden bahsedemiyoruz şu an. Bu reklamveren tarafında önemli bir ihtiyaç. Araştırma şirketleri, yazılım şirketleri ve ajansların ortak kafa yorması gereken bir konu.</p>
<p><strong>İnternetteki asıl önemli farklılık kampanya sonuçlarının anlık takip edilebiliyor olması <em></em></strong></p>
<p>Ölçümleme için bağımsız denetim şirketlerinin  olması ve devamlılığın sağlanması çok önemli. Bu tarz raporların subjektif olmaması reklemverenin ajansın kafasında  soru işareti yaratmıyor olması gerekli.<strong><em> </em></strong>Kampanyanın öncesi olduğu kadar sonrasındaki iş sonuçları da önemli. Reklamverenin de bu sürece aktif olarak katılıyor ve iş ortaklarını bilgilendiriyor olması önemli.<strong><em></em></strong></p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]<strong>Ölçümleme için bağımsız denetim şirketlerinin olması ve devamlılığın sağlanması çok önemli. Bu tarz raporların subjektif olmaması reklemverenin ajansın kafasında soru işareti yaratmıyor olması gerekli.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>İnternet ölçümlenmesinde durum daha güvenli. Çok partili bir organizasyonun denetiminde aslında yapılması ve uygulanması çok güç birşey başarılmış durumda. Burada rayting, tiraj gibi konular ölçümleniyor, internette de trafikler ziyaretçiler vs. İnternet için asıl önemli farklılık kampanya sonuçlarının anlık takip edilebiliyor olması ve hem de reklamveren tarafından raporlanması. Burada gizlilik ve denetim tamamen markanın sorumluluğunda. Bir kampanyaya başladıktan 1 dakika sonra kaç kişi o krediye başvurmuş, kaçı kabul olmuş bunların hepsine bakabiliyorsunuz. Bu noktada isterse o sitenin trafiği hiç ölçümlenmesin ancak kampanyaya geri dönüş veriyorsa mutlaka medya mixi içinde yer bulur.</p>
<p><strong>İnternet başta TV ile yakınsamaya başladı </strong></p>
<p>İnternet başta TV ile yakınsamaya başladı. Smart TV ve IPTV bunun en güzel örnekleri. İş sadece reklam ve pazarlama değil,e-Ticaret anlamında da 3 Milyar TL’lik bir ekonomiden söz ediliyor. Çok hareketli ve heyecanlı günler bizi bekliyor. Önümüzdeki 10 sene içinde gelişmiş ekonomilerde internet 1 numaraya çıkar. Gelişmekte olan ekonomilerde 2 numarada olur. Ancak mecralar arası yeni karmalar oluşacağı kanısındayım. 10 sene sonra internet ve televizyon çok ayrı ele alınamayacak bir birlikteliğe doğru gidiyorlar. Diğer konvansiyonel mecralar da internetle yakınsayabildiği oranda ayakta kalacaktır kanısındayım.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]İnternete aktarılan bütçelerin düşük olmasındaki en büyük etken, bu alanda uzman/eğitimli insan sayısının çok az olması [/heading]</strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-32334" title="Cem Özkaynak" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak.jpg" alt="" width="220" height="220" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak.jpg 220w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak-160x160.jpg 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak-45x45.jpg 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/cem-ozkaynak-109x109.jpg 109w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" />Cem Özkaynak, SEM | Search Engine Marketing, Kurucu &amp; Yönetici Direktör,</em></strong></p>
<p>Almanya, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş pazarlarda internet televizyonun hemen gerisinde; 2. sırada yer alıyor. İngiltere&#8217;de ise TV&#8217;yi geçmiş durumda. İnsanların kullanım alışkanlıkları ve internette geçirilen sürelerin de önemli oranda artmasıyla internet mecrasının 2015 yılından sonra televizyonu geçme olasılığı yüksek diyebiliriz.</p>
<p>Pazarlama kanallarına yapılan bütçe dağılımı kararı verirken yöneticiler, veriye dayanmak yerine önsezileriyle hareket edebiliyorlar. Alışkanlıkların etkisi ve yöneticilerin internet mecrasını risk olarak görmesi internete aktarılan bütçelerin az olmasında önemli bir rol oynuyor. Buna ek olarak medya planlama ajansları ve markalar arasındaki çıkar ilişkileri de internete aktarılan bütçelerin düşmesinde etkili.</p>
<p><strong>Geleceğin en büyük ve en verimli mecrası internet olacak</strong></p>
<p>İnternet performans odaklı olmasına rağmen, doğru yönetilmediği takdirde sonuç alınması zor olan mecralardan biri. Başarısız ve doğru yönetilmeyen kaynaklar nedeniyle internete aktardıkları bütçeyi azaltan şirketler de var. Sektörün gelişebilmesi için internet ajansları ve markalar arasında şeffaf ve sürekli iletişime dayanan sağlıklı bir ilişkinin kurulması gerek. Buna ek olarak hem markaların hem de ajanslarda internet bütçelerini yöneten insanların mecra hakkında bilgili ve eğitimli olmaları şart. Şu aşamada internet mecrasına aktarılan bütçelerin düşük olmasındaki en büyük etkenin bu alanda uzman/eğitimli insan sayısının çok az olmasını söyleyebiliriz.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>100% ölçümleme internet de dahil olmak üzere söz konusu değil; fakat yapılan kampanyaları %90&#8217;ın üzerinde tutarlılıkla ölçümlemek internet mecrasında mümkün. Tutarlılığın artırılması için şirketlerin ölçümleme için ayrı bütçe ayırması; gerekli yazılım, hizmet ve insan kaynağı yatırımlarını yapması gereklidir.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Internet trafiğinin tutarlı ölçümlenebilmesi adına web sitelerinde mutlaka kurumsal performans analiz araçlarının kullanılması gerek. Buna ek olarak farklı amaçlara (web sitesi dışında gelişen kullanıcı aktivitelerinin takibi gibi) hizmet eden analiz araçlarının da kullanılması gerekiyor. İnternet ölçümlemesinde gizlilik ve güvenlik kurumsal analiz araçlarında en çok ön plana çıkan özellik diyebiliriz. Performans odaklı olması, hedefleme seçeneklerinin daha kesin ve net olması, ölçülebilir olması nedeniyle geleceğin en büyük ve en verimli mecrası internet olacaktır.</p>
<p><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]<strong>Önümüzdeki 10 yıl içinde reklam pastasının çok büyük bir kısmı internet mecrasına kayacak. Televizyon ve internetin yeni teknolojiler (IP TV, internet içeriğinin ve reklamlarının TV içeriğine kayması, vs.) nedeniyle iç içe geçmesi nedeniyle bu iki mecra birbiri ile daha çok örtüşmeye başlayacaktır. Tablet ve mobil kullanımının artması, basılı yayın mecrasındaki reklam harcama oranları ciddi oranda azaltacaktır.</strong>[/quote]</em></p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]İnternetin sorunu ölçümlenebilme değil, verilerin analizi ve analizlerden kullanılabilir iş sonuçları çıkarmak[/heading]</strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-32335" title="Volkan Çağsal" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Volkan-Cagsal.jpg" alt="" width="250" height="223" />Volkan Çağsal, PUBLIK Kurucu Ortak</em></strong></p>
<p>Dijital mecralar, pek çok farklı nedenden ve dinamikten dolayı ciddi bir yükseliş trendinde. Ölçümlenebilme ise bunların arasından önemli bir neden. TV’nin kolay kolay bozulmayacak bir liderliği olsa da birkaç yıl içinde dijitalin TV’den sonra yerini alması gayet olası. Ancak 2-3 sene sonrasının tahminlerini yaparken şunu unutmamak gerekiyor; TV, radyo gibi tüm mecralar kendi içinde zaten bir dijitalleşme içerisinde. Onedenle 2015 yılında dijital mecralar derken tanımladığımız alan da çoktan değişmiş olabilir.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>TV, radyo gibi tüm mecralar kendi içinde zaten bir dijitalleşme içerisinde. Onedenle 2015 yılında dijital mecralar derken tanımladığımız alan da çoktan değişmiş olabilir.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Dijital bu güne kadar hiç bir mecranın sunamadığı bir ölçümlenme imkanı sunuyor ve etkisini tam olarak ölçebiliyoruz. Ancak diğer mecraların etkisinin bu netlikte ölçülememesi, onların etkili olmadığı anlamına gelmiyor. Ortada uzun yılların oluşturduğu lider bir mecra, belirli bir ekosistem ve birikmiş ciddi bir know-how var. TV’de yapılan her kampanya yerini buluyor mu, her bütçe gerçekten doğru bütçe mi tartışılır; ancak TV dinamikleri çok belli olan, hem müşterinin hem ajansların alışık olduğu ve kısa sürede büyük bilinirlik sağlanabilen bir mecra. İnterneti başka bir mecranın alternatifi olarak sunmak yerine, faydalarına odaklanmak daha doğru olacaktır. Örneğin pek çok araştırma TV bütçesine ayrılan bütçenin belirli bir yüzdesinin online video reklamlarına ayrılması sonucu toplam geri dönüşün ciddi oranda arttığını gösteriyor. “TV bütçenizi internete kaydırın” gibi radikal öneriler yerine, öncelikle tamamlayıcı öneriler sunup markaların bu aşamaları teker teker aşmasına yardımcı olmak daha akıllıca bir strateji olacaktır.<em> </em>Türkiye’de TV reklamı yapan pek çok internet girişimi bunun geri dönüşünden memnun kaldıklarını, üyelikleri ve satışlara pozitif etki yarattığını belirtmekteler. Amaç TV ağırlıklı müşterilerin dijital paylarını arttırmak olmalı.</p>
<p><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]<strong>Pek çok araştırma TV bütçesine ayrılan bütçenin belirli bir yüzdesinin online video reklamlarına ayrılması sonucu toplam geri dönüşün ciddi oranda arttığını gösteriyor. “TV bütçenizi internete kaydırın” gibi radikal öneriler yerine, öncelikle tamamlayıcı öneriler sunup markaların bu aşamaları teker teker aşmasına yardımcı olmak daha akıllcı bir strateji olacaktır.</strong>[/quote]</em></p>
<p><strong>İnternetin en büyük avantajı ölçümlenebilme, çoğu zaman en büyük dezavantajı da olabiliyor</strong></p>
<p>Daha uzun süredir kullanılan, dinamikleri belli mecralarda belki ölçümleme tarafında sorun yaşanıyor olabilir ancak alışılageldik planlar ve stratejilerle sonuca daha kolay ulaşıldığı görülebiliyor. İnternette ise elde kullanılmayı bekleyen o kadar çok veri var ki; ölçümlemek kolay olabilir ancak bunları doğru analiz edip başarıya ulaşmak hiç de kolay değil. O nedenle internete ayrılan bütçelerin artmasını istiyorsak, müşterilere internetin ne kadar ölçümlenebilir bir mecra olduğunu söyleyerek ezber cümlelerle gitmemek gerekiyor. Amacın ne olduğunu, bu amacın KPI’larının nasıl belirlendiğini, tam olarak neyin, nasıl ölçümleneceğini, farklı internet mecralarındaki ölçümlerin nasıl konsolide edileceğini, sonunda ise bu ölçümlerin nasıl analiz edilip müşterinin iş sonuçları açısından yorumlanacağını bir paket olarak sunup gitmek gerekiyor. Müşterilerin istediği tek bir şey var; kendi KPI’larını gerçekleştirmek. Biz yukarıdaki gibi baştan sona bir hizmet sunup bunu yapıyorsak, internetin payı zaten artışa devam edecektir. Ancak çok iyi ölçümleme yapıyor ama iş sonuçlarına yardımcı olamıyorsak, maalesef o ölçümlemenin hiç bir anlamı kalmıyor.</p>
<p><strong>İnternetin teknik olarak üstünlüğü tartışılmaz</strong></p>
<p>Markalar mecralardan raporlar alabilir, medya ajanslarından konsolide rapor toplayabilir veya doğrudan kendi takip sistemlerini kurup yaptıkları tüm yayınların durumlarını ve sonuçlarını birebir takip edebilirler. Bunlar düşünüldüğünde internet, ölçümlenme konusunda bu kadar sorun yaşayan TV gibi bir mecraya göre çok üstün olarak görünebilir; ancak internetin sorunu ölçümlenebilme değil, bu verilerin analizi ve bu analizlerden kullanılabilir iş sonuçları çıkarmak. Günün sonunda bir reklam kampanyasını çok iyi ölçebilirsiniz ancak ölçtüğünüz sonuç “Kesin ve net olarak ölçtük ki başarısız bir kampanya yürüttük” ise bunun pek bir avantajı olmayacaktır. Markaların öncelikle kendi içlerinde bir ölçüm/sonuç altyapısı oluşturmaları ve tüm sonuçları kendi KPI’ları üzerinden yorumlamaları gerekiyor.</p>
<p>Biz şirket olarak aslında bu dosya konusuna çok yakın bir ekibiz. PUBLIK kurucularından  Selçuk Büyükbayrak ve Nil Aldemir’in Türkiye’nin en büyük TV kuruluşlarında 10 yıla yakın, benim ise 3 yıllık bir TV tecrübem var. Biz hem TV hem dijital tarafta çalışmış, iki tarafı da çok iyi bilen, ancak PUBLIK ile dijitale odaklanmayı tercih etmiş bir ekibiz.</p>
<p>Konu sadece reklam bütçelerinin mecra dağılımları değil. TV şu an bir iş modeli olarak tüketicinin hayatındaki yerini nasıl koruyacağını arayan, kendi varoluşunun gideceği yeri araştıran bir mecra. İnternet ise inovasyonun tartışmasız en üst noktada olduğu, geleceği çok parlak bir mecra. Ancak diğer mecralara göre de en fazla alternatifin, en fazla çözümün, en fazla verinin olduğu mecra. Bu nedenle bu mecrada özellikle reklam tarafında müşterisinin asıl işini iyi anlayan, iş sonuçlarını analiz edebilen ve elindeki verileri/ürünleri bu sonuçlara göre yorumlayıp internetin gücünü bu yönde kullanabilen şirketler öne çıkacaktır.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]<strong>IAB Türkiye Türkiye’de internet reklamcılığının önünden çekilirse bir gün, işte o gün sektör için çiçekler açıyor olur!</strong>[/heading]</p>
<p><strong><em><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-32336" title="Fatih Güner" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/fatih-guner.png" alt="" width="200" height="275" />Fatih Güner, sosyalmedya.co Kurucusu &amp; CMO, Entelijans</em></strong></p>
<p>Ölçülebilen bir mecra olan internetin, ölçümleme konusunda büyük sıkıntı yaşayan televizyonu geçmesi Türkiye’de önümüzdeki 3 sene içinde çok muhtemel görünmüyor. Internet ve sosyal medyanın her ne kadar televizyonu öldüreceği/öldürdüğü gibi bir bilgi pompalanmak isteniyorsa da, televizyon halen bir numaralı reklam aracı. Toplumsal kodlama da zaten bunu söylüyor, internetin başında sadece ses olsun evin içinde diye hep açık olan bir televizyon var ve sosyal medyada en çok konuşulan konuların başında halen markaların televizyona verdikleri reklamlar duruyor. Ancak 2011’in sonuna kadar ölçülebilen, şimdilerde ise ölçülmeyen televizyona ayrılan bütçeler, sadece 2000 hanenin televizyon izleme alışkanlıklarına bakarak genellenen bir sistem üzerinden yürütülüyordu ki bunun ne kadar yanlış olduğunu hepimiz söylüyorduk ve biliyorduk.<strong></strong></p>
<p><strong>“Ölçüm yoksa, para da yok diyenlerdenim”</strong></p>
<p>Televizyonun tam olarak ölçülememesine rağmen hala 1 numaralı mecra olup, bu mecraya dev bütçelerin aktarılmasını çok yanlış buluyorum. Genel olarak ölçümleme insanı olduğum için bunu söylüyorum. Kimin izlediğini bilmediğim, kime hangi ürünümü satacağımı bilmediğim bir mecrada reklam yapmak istemezdim. Her ne kadar bizler dijital dünyanın daha içinde doğmuş olsak da, eğer ölçülebiliyor olsaydı ve bu ölçümleme sonuçları da benim ya da markamın reklam sorunlarını çözüyor olsaydı o zaman bütçe ayırmaktan imtina etmezdim, orası kesin. Ancak ölçüm yoksa, para da yok diyenlerdenim.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]<strong>Geçtiğimiz senenin sonlarına doğru başlayan internet şirketlerinin televizyona reklam verme alışkanlıklarının “hava atmak”tan daha öteye gittiğini düşünmüyorum. Kendileri televizyon reklamları sayesinde mükemmel geri dönüşler elde ettiklerini söylüyor olabilirler, buna inanmıyorum. Bu furyanın da ne kadar hızlı bittiğini gördük hep birlikte. Halen e-ticaret penetrasyonu büyümesi gereken hızda değil.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Gelecek dijitalde, bu doğru. Ancak kimi reklam spotları halen sadece radyoda çalışıyor. Mesela Tahsildaroğlu markasının radio jingle’ını düşünün, sadece radyoda duydunuz ve bu satırları okurken aklınıza geldi. Peki, internette bu jingle ile yapılmış bir video görseniz, izler miydiniz?</p>
<p><strong>Dijital reklamın hakettiği payın, markanın reklam çabaları içinde %35’lere çıkması gerektiğini düşünüyorum</strong></p>
<p>Dijital reklamın hakettiği payın, markanın reklam çabaları içinde %35’lere çıkması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu bir yandan da bir bilinçlenmeyi gerektiriyor. Eğer marka/ajans/kullanıcı üçgeninde medya olarak bizlerin beklediği bilinçlenme gerçekleşirse, işte o zaman internet konusunda çok daha gelişmiş bir toplum olabiliriz.</p>
<p>Pazarlama ve reklam kampanyalarının tamamen ölçümlenebilir hale getirilebilmesi ancak örneklem sıkıntısını çözdüğümüzde olur. AGB’nin hata yaptığı yere geri dönüyoruz. 70 milyon kişinin televizyon izleme alışkanlığını çözmek için 2000 haneyi gözlemlemek yeterli değildir. Milyarlarca dolarlık bir televizyon reklamı pastasını da bu 2000 kişiye göre dağıtamazsınız. Bu söylediğim size şaşırtabilir, ancak belki de Türkiye’de şu an en çok izlenen kanal Samanyolu TV olabilir, bunu hiç birimiz bilmiyoruz. Peki reklam pastasından STV ne kadar pay alıyor? Örneklemi büyütürseniz, daha ölçümlenebilir kampanyalar yapabilirsiniz ve anlamlı veriler çıkarabilirsiniz.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>Bugün Digiturk (Türkiye’nin en büyük TV platformu olarak Digiturk) kimin hangi programı izlediğini, o programın neresinde başka programa geçtiğini, hangi reklamın sonuna kadar izlendiğini, hangisinin ise ilk 4 saniye içinde kapatıldığını biliyor. Bu anlamda gerçek verinin Digiturk’te yattığına inanıyorum. Ancak TV reklamı konusunda oluşan statükoyu kıramayacağı için, bu verileri hiçbir zaman açıklayamaz.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Bugün herkesin kolaylıkla sitesine implemente edebileceği Google Analytics gibi basit ve ücretsiz çözümler var ve bunlar kullanılıyor. En önemli kriter diyebileceğimiz kriter yoktur, sanmam. Ancak birçok araçtan ve birçok anlamlı veriden sonuçlar çıkarılabilir. Tam bu noktada da devreye IAB giriyor. Basiretsiz bir kurum olarak IAB Türkiye’nin yapmaya çalıştığı ve her seferinde çuvalladığı ölçümleme sonuçlarına göre, Türkiye’de dijital reklam pastası dağıtılır. Ancak aynen bağlı olduğu Reklamcılar Derneği gibi IAB de sadece 3-4 ajansa maddi anlamda hizmet eden, kendisine bağlı bulunan diğer ajansları ise PR aracı olarak kullanan bir patronlar kulübüdür. Hatta enteresan olan, IAB Türkiye gibi bir kurumun yönetim kurulunda bile bir tane ajans yoktur. Hep reklamveren vardır, bir de yandaş medya. En önemli kriterin ismini IAB Türkiye olarak dillendirmek mümkündür. IAB Türkiye, eğer Türkiye’de internet reklamcılığının önünden çekilirse bir gün, işte o gün bizim için de çiçekler açıyor olacak.</p>
<p><em>[quote style=&#8221;1&#8243;]<strong>Türkiye’de dijital reklam pastası, basiretsiz bir kurum olarak IAB Türkiye’nin yapmaya çalıştığı ve her seferinde çuvalladığı ölçümleme sonuçlarına göre dağıtılır. Ancak aynen bağlı olduğu Reklamcılar Derneği gibi IAB de sadece 3-4 ajansa maddi anlamda hizmet eden, kendisine bağlı bulunan diğer ajansları ise PR aracı olarak kullanan bir patronlar kulübüdür. Enteresan olan, IAB Türkiye gibi bir kurumun yönetim kurulunda bile bir tane ajans yoktur. Hep reklamveren vardır. Bir de yandaş medya.</strong>[/quote]</em></p>
<p>Her şeyi ölçmek mümkün, peki ya marka algısını ölçmek ne kadar mümkün? Ya kampanya algısını? İnternet bir mecra olarak daha da güçlü olacak, o kesin. Önümüzdeki 10 sene içinde reklam pastasının mecra dağılımı nasıl olur? Bunu IAB’deki sektör mühendislerine sormak lazım. Eğer kimse IAB’ye dur demezse, reklam pastasının dağılımı IAB’nin çıkarları doğrultusunda olur. Eğer dur diyen olursa, işte o zaman eğlence olur, hep birlikte görürüz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]<strong>İnternet, reklamverenin bütçesini niye harcadığını kanıtlayabildiği gün gerekli bütçeleri de alacaktır</strong>[/heading]</p>
<p><em><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-32337" title="Cengiz Gözeğer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Cengiz.jpg" alt="" width="220" height="334" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Cengiz.jpg 220w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/06/Cengiz-197x300.jpg 197w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" />Cengiz Gözeğer, The Sharp Label Genel Müdür</strong></em></p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; AGB, Tiak vb kurumların güven sorunları yaşaması, burada uygulanmak istenilen ideal metodolojinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Araştırma yöntemi, uygulama şekli tabii ki tartışılmalı. Bu bizi ileriye götürür ve daha iyi, daha kesin sonuç veren araştırma yöntemleri bulmamızı sağlar; ancak iyi sonuç vermiyor diye veya tam arzu ettiğimiz sonuçları vermiyor diye de bize veri sağlayan bir yöntemin ortadan kaldırılmasını da doğru bulmuyorum.</p>
<p>Tüm ölçümleme modellerinde, tüm istatistiki verilerde esas olan iki ana unsur vardır: Yöntem ve okuma. Eğer yöntem doğru ise kritik olan nokta okuma oluyor. Bir çok araştırmanın yanlış okuma yüzünden çöp olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla internet mecrası birçok veriyi bize sağlıyor ama acaba biz doğru verilere mi bakıyoruz, verileri birbiri ile doğru mu karşılaştırıyoruz biraz şüpheliyim. Mecra olarak internetin televizyonu geçmesi kısa zamanda mümkün gözükmüyor. Tabii burada akıllı televizyonlardan, oyun konsollarından da internete bağlanıldığı düşünülürse, convergence kavramı ile artık internet/tv/mobil gibi mecra ayrımlarının da yakın gelecekte ortadan kalkacağını düşünüyorum.</p>
<p>Oturma odamızın düzenini televizyonu nereye koyduğumuza göre yapmadığımız gün başka mecralar da kendilerine gereken bütçeleri alacaklardır.</p>
<p><strong>Reklamverenin beklentisi internet ve digital araçların bir moda olmaktan çok gerçek getirisini görmek</strong></p>
<p>Yayınları ve reklamları kaç kişinin izlediğini ölçmek istiyorsanız bu yapılabilir. AGB yıllardır bunu yapıyordu zaten. Doğru yöntem ve örneklem ile ilgili güven aralığı içerisinde ölçümleniyordu. Internetin detaylı bir veri verebildiği ancak bu veri ile ne yapacağımızı hala tartıştığımız bir ortamda, yıllardır oturmuş ve işleyen bir sistemin kötü olduğunu söylemek de çok isabetli olmayacaktır.</p>
<p>İnternet ölçümlemesi sadece gösterimi ölçmekten ileriye gittiği, reklamverenin pazarlamacı amacını daha da yetkin ölçebildiği gün, reklamverenin bütçesini niye harcadığını kanıtlayabildiği gün, gerekli bütçeleri de alacaktır. Şu anda birçok reklamverenin beklentisi internet ve digital araçların bir moda olmaktan çok gerçek getirisini görmek.</p>
<p>Savunduğum temel kavram, hiçbir yeni mecranın bir öncekini yok etmediği yönünde. Ne zamanki bir mecra, teknolojik alt yapısı ile birlikte ulaşmak istediğimiz insanların hayatlarında daha fazla yer almaya başlar, o zaman o mecra hak ettiği bütçeyi almalıdır. İnternetin ve dijitalin reklamverenler ve hatta reklamcıların bile bu mecraları anlamakta, alışmakta zorluk çektiklerini de unutmamak lazım. Bu açıdan öncelikle internet ve dijital ile ilişkili bizlerin, müşterilerimize bu dünyayı daha iyi anlatmamız gerekiyor. Özellikle internet, dijital ve sosyal medya konularında yapılan etkinliklerin, sempozyumların, konferansların artırılması gerekiyor.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>İnternetin ve dijitalin reklamverenler ve hatta reklamcıların bile bu mecraları anlamakta, alışmakta zorluk çektiklerini de unutmamak lazım. Bu açıdan öncelikle internet ve dijital ile ilişkili bizlerin, müşterilerimize bu dünyayı daha iyi anlatmamız gerekiyor. Özellikle internet, dijital ve sosyal medya konularında yapılan etkinliklerin, sempozyumların, konferansların artırılması gerekiyor.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p>Ölçümlemenin temel sorunu esasta yatıyor. Yani kampanyanın amacı belli mi, neyi ölçeceğiz, vs. Bu noktada halihazırda hala skor saymamız, ratinglere bakmamız, gösterim saymamız, sayfayı beğenen kişilerin çokluğuna odaklanmamız doğru değil. Sonuç olarak yöntem belli; bağımsız bir denetçi tarafından, uluslararası kabul görmüş araştırma yöntemlerinin reklamverenler tarafından şekillendirmesiyle, omnibus bir araştırma yapılarak, sadece gösterim ve izlenme değil, bunların devamında kullanıcıya etkisine bakabilecek bir yapı kurulmalı.</p>
<p>İnternet ölçümlemesi özelinde ise ölçümlemeyi kim yapıyor sorusu mühim. Ölçümlemenin bağımsız bir denetçi tarafından, şeffaf olarak yapılması gerek. Yani yöntemden önce yine esasta yaşanan bir sorun daha. Reklam pastasından pay alabilmek için, mecranın sahibi tarafından yapılan ölçümlerde de gizlilik ve denetim sorunu var. Online’daki aksiyonun, yani satın almaya dönüşmesini sayabilirken, offline tarafa yansıyan/yansıması gereken aksiyonların ölçümlenememesi. Her türlü ölçümlemenin, neyi ölçtüğünü biliyor olması tek kriterim.</p>
<p><em>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]<strong>Önümüzdeki 10 sene içinde reklam pastasının mecra dağılımı konusunda öngörüm artık karasal yayından, internet ve data hattına doğru kayacağımız, kitle iletişim araçlarına da bu (teknik) kanal sayesinde ulaşacağımızdır. Bu sayede de internet pastasının çok gelişeceğini, mobilin bu pasta içerisine gireceğini ve multimedya aygıtlarının, özellikle oyun konsollarının pazara dahil olacağını düşünüyorum.</strong>[/pullquote]</em></p>
<p><strong>Ekosistemimiz, teknoloji ile başka bir hal alacaktır. </strong></p>
<p>10 yıl önce iletişim fakültesinde ‘İnternet bir kitle iletişim mecrası mıdır?’ diye tartışıyorduk. Dolayısıyla geleceğini iyi görüyorum. Ancak bu mecra kendi kendine bir yere gelmiyor. Bakalım biz bu mecrayı gerektiği gibi kullanıp, bir yere gelmesini sağlayabilecek miyiz? Artık internet bir mecra, bir kanal olmaktan, farklı aygıtlara kaynak olmaya başladı. Çok yakında bir zamanda, cep telefonu pazarını akıllı telefonlar domine ettiğinde, bu tartışmaların bir benzerini mobildeki iletişim yapıyor olacağız. Ve orada da interneti kullanıyor olacağız.</p>
<p>Önümüzdeki 10 sene içinde reklam pastasının mecra dağılımı konusunda ise öngörüm artık karasal yayından, internet ve data hattına doğru kayacağımız, kitle iletişim araçlarına da bu (teknik) kanal sayesinde ulaşacağımızdır. Bu sayede de internet pastasının çok gelişeceğini, mobilin bu pasta içerisine gireceğini ve multimedya aygıtlarının, özellikle oyun konsollarının pazara dahil olacağını düşünüyorum. Yani ekosistemimiz, teknoloji ile başka bir hal alacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/internet-reklamlari-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32332</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Reklamz&#8217;yi Satın Alan Ballroom&#8217;un CEO&#8217;su Alexander Sigl ile Konuştuk [Röportaj]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ballroom-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Güner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 10:43:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alexander Sigl]]></category>
		<category><![CDATA[Ballroom International Network]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Özkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam Ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=27925</guid>

					<description><![CDATA[Hatırlarsanız, Türkiye'nin en büyük reklam ağlarından Reklamz ve pazar lideri konumundaki arama motoru pazarlaması ajansı SEM, geçtiğimiz Aralık ayında Ballroom International Network tarafından satın alınmıştı. Yapılan anlaşma sonrasında Etohum ve Keiretsu Forum üyelerinden...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlarsanız, Türkiye&#8217;nin en büyük reklam ağlarından Reklamz ve pazar lideri konumundaki arama motoru pazarlaması ajansı <a href="http://www.semtr.com/" target="_blank">SEM</a>, geçtiğimiz Aralık ayında Ballroom International Network tarafından satın alınmıştı.</p>
<p>Yapılan anlaşma sonrasında Etohum ve Keiretsu Forum üyelerinden olan ve geçmişte bir çok girişime imza atmasının yanında yatırımcı kimliği ile de ön plana çıkan Orkun Tekin, Ballroom International Network&#8217;ün yönetim kuruluna dahil olarak şirketin ortakları arasına girdi. Bununla birlikte SEM&#8217;in kurucusu Cem Özkaynak&#8217;ın ajansını Ballroom International aracılığıyla Doğu Avrupa&#8217;ya açmayı planladığını biliyoruz.</p>
<figure id="attachment_27931" aria-describedby="caption-attachment-27931" style="width: 180px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-27931" title="Alexander Sigl" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/04/alexander-sigl1.jpg" alt="" width="180" height="214" /><figcaption id="caption-attachment-27931" class="wp-caption-text">Alexander Sigl</figcaption></figure>
<p>Geçtiğimiz günlerde İstanbul&#8217;da bulunan Ballroom International Network&#8217;ün CEO&#8217;su ve eşkurucusu Alexander Sigl ile röportaj yapma fırsatını bulduk. Sigl&#8217;e Ballroom&#8217;un Türkiye serüveninden ve şirketin gelecek planlarından bahsetmesini istedik.</p>
<p><strong>Fatih Güner: Mr. Sigl bize biraz kendinizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Alexander Sigl:</strong> Almanya’da yaşıyorum, on beş yıldır internet sektöründeyim. America Online için çalıştım. ARBOMedia’nin yönetim kurulunda görev aldım. ARBOMedia geçmişte Orta ve Doğu Avrupa’nın sayılı bağımsız çevrimiçi reklam ağlarının arasında yer alıyordu. Genel olarak kamu televizyonları için çalışıyorduk. Türkiye’de TRT ile de çalıştık. Ankara’da da sıkça bulundum ve RTÜK başkanı ile görüşüyorduk. Ancak internet endüstrisinde yer almıyorduk. O dönemde Orkun Tekin ile rekabet içerisindeydik. Ancak şimdi kendisi bizim ortağımız.</p>
<p><strong>F.G.: Ballroom International Network nedir?</strong></p>
<p><strong>A.S.:</strong> Ballroom International, Orta ve Doğu Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük bağımsız online newtork kuruluşları arasında. Türkiye’yi de ekliyorum çünkü Türkiye bizim en büyük pazarımız. Büyüyen ve kar getiren bir pazar. Burada çok önemli bir ortağa sahibiz (Orkun Tekin) o sadece Türkiye’den sorumlu değil. Aynı zamanda Avrupa’da ürün geliştirmeden de sorumlu. Türkiye’nin yanı sıra, Romanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan’daki ekibin başında yer alıyor.</p>
<p><strong>F.G.:Neden Türkiye?</strong></p>
<p><strong>A.S.:</strong> Çünkü Türkiye’de on yıllık geçmişi olan bir ortağa sahibiz: ReklamZ. Daha sonra Orkun Tekin ReklamZ’in yanına SEM ve Linkz isimli iki şirket daha ekledi. Ayrıca Türkiye’de yeni bir şirketimiz daha var: Vidyoda. Türkiye’de 4 şirkete sahibiz ve bu şirketler bağımsız internet endüstrisinin yenilikçi isimleri. Bağımsız olmak her zaman diğerlerine göre daha çok çalışmak ve daha zeki olmak zorunluluğunu ve her zaman reklam satmanın yeni yollarını bulma gerekliliğini getiriyor. Orkun her zaman ilkleri getiren bir insan oldu. Bu yüzden Türkiye’yi ve kendisini seçtik.</p>
<p><strong>F.G.: SEM’in kurucusu Cem Özkaynak’ın sizinle birlikte Polonya’da bir ofis açacak olduğunu biliyoruz.</strong></p>
<p><strong>A.S.:</strong> Evet. Polonya’da ClickMotion adında SEM ile bağlantılı bir ofis olacak. Oradaki ekip Cem Özkaynak tarafından yönetilecek ve buradaki teknoloji ve araçlar oraya da aktarılacak. Ben Türkiye’den Doğu Avrupa’ya yapılacak olan teknoloji ihracatına inanıyorum.</p>
<figure id="attachment_27933" aria-describedby="caption-attachment-27933" style="width: 250px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-27933" title="Orkun Tekin" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/04/Orkun-Tekin.jpg" alt="" width="250" height="287" /><figcaption id="caption-attachment-27933" class="wp-caption-text">Reklamz&#39;nin Kurucusu Orkun Tekin</figcaption></figure>
<p><strong>A.S.:</strong> Pazar liderleri diğer ülkelerde pazar liderleri yaratır. Nasıl yapacaklarına dair bilgi ve teknolojiye sahip olurlar. Benim bakış açıma göre Türkiye Polonya ile birlikte bu bölgenin en gelişmiş ülkeleri arasında yer alıyor. Polonya ve Türkiye kar sağladıkça diğer ülkelere de ihraca başlayabilirler. Orkun ve Cem’in burada sahip olduğu tecrübeyi Polonya’ya taşımayı amaçlıyoruz.</p>
<p><strong>F.G.: Başka ülkelerde ajanslar satın almayı da planlıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>A.S.:</strong> Evet. Macaristan’da pazarın en büyük arama motoru pazarlama ajansını satın almaya çalışıyoruz. Romanya ve Çek Cumhuriyeti’nde de keza aynı şekilde girişimlerde bulunuyoruz.</p>
<p><strong>F.G.: Cem Özkaynak ve Orkun Tekin, Ballroom’un ajansları için ödediği rakamı açıklamadılar, siz bu konuda bizleri bilgilendirebilir misiniz?</strong></p>
<p><strong>A.S.:</strong> ReklamZ için biçilen değer Ballroom International’in değeri ile aynı. Ödemenin bir kısmını nakit ile yaparken diğer kısmını hisse ile gerçekleştirdik. Böylece Ballroom ReklamZ’yi satın almamış oldu, hisselerini satın alırken aynı zamanda Ballroom hissesi de verdik. Yapmak istediğimiz bağımsız girişimcilerin oluşturduğu bir aile kurmak idi. Hepimiz eşit ortaklarız. Size bir de sır vereyim. Satın alma sonrasında verdiğimiz hisseler, ödediğimiz tutardan çok daha değerli. Yeni şirketlerin aramıza katılmasıyla şirketimiz değerleniyor ve hisselerimizin değeri de artıyor.</p>
<p>Orkun, Türkiye’de büyük medya grupları karşısında çok başarılı bir savaş veriyor. Türkiye&#8217;de büyük ve avantajlı medya grupları var. Onlar karşısında Orkun ve ekibinin daha hızlı ve daha zeki olması gerekiyor. Eğer bu büyük grupların ekipleri saat 10’da kalkıyorsa, Orkun saat 8’de kalkarak arayı kapatıyor. Biz büyük ve yardımımıza ihtiyaç duymayan medya grupları ile çalışmak istemeyiz. Pazarın en güçlüsü olsalar bile. Biz kendimize beraber çalışabileceğimiz ortaklar arıyoruz. Biz uluslararası olmak istemiyoruz, gittiğimiz her yerde yerel olmak istiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27925</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
