<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Digitaliz arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/digitaliz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/digitaliz/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 May 2014 11:04:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Sosyal Medya İletişiminde Blog Kullanımı [DOSYA]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/marka-iletisimi-bloglar/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/marka-iletisimi-bloglar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 12:34:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bloglar]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[41-29]]></category>
		<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[Cloudturk]]></category>
		<category><![CDATA[Creasoup]]></category>
		<category><![CDATA[Digitaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Krombera]]></category>
		<category><![CDATA[Limango]]></category>
		<category><![CDATA[Markafoni]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Jeans]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia]]></category>
		<category><![CDATA[Papillon]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=22543</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyada etkin olan markalar blog kullanımı ve blogger işbirlikleri ile ilgili ne düşünüyor, neler yapıyor? Bloglar kan mı kaybediyor yoksa ivme mi kazanıyor? Blog kullanımının önemini, markalara ve dijital ajanslara sorduk. Türkiye interneti...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye interneti seviyor. Bu bir gerçek. Sosyal medyaya ise bayılıyor. Facebook ve Twitter kullanım rakamları ve son 1 senede Türkiye’deki yükselişleri bir yana, blog kullanımı (hem yazma hem de okuma) konusunda da hiç fena değiliz. Bir blogu önemli kılan en önemli özelliği içeriğidir. ‘İçerik’ de sosyal medya iletişimindeki önemini ‘kral’ pozisyonuna taşırken, blogları da beraberinde taşıyor tabii ki. <strong></strong></p>
<p>Her yerde rakamlar farklılık gösterse de dünya üzerinde yaklaşık 200 milyona yakın blog var. Bunun 70 milyonu WordPress’e ait. Sadece WordPress verilerine göre bile ayda ortalama 308 milyondan fazla kişi, 2.5 milyardan fazla sayfa görüntülüyor. WordPress.com kullanıcıları her gün 500 bin yeni post giriyor ve 400 binden fazla yorum yapılıyor. Bunun yanı sıra 800 milyonun üzerinde Türkçe blog olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>Google’daki <a title="Google Blog Search" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Google_Blog_Search">Google Blog Search</a>, blogların haber ve araştırma kaynağı olarak nasıl bir öneme sahip olduğunu da gözler önüne seriyor.  Blog yazma ve okuma oranları gün geçtikçe artarken markalar hem kendi blog’larını açıyor hem de sektörlerine uygun hali hazırda kişisel blog yazan blogcularla işbirliğine gidiyor. Internetteki bazı kaynaklara göre kurumlar, hedef kitlelerine ulaşmada % 65’lik oranla kurumsal blog sayfalarını kullanıyor. Kendine has bir kitleye sahip olan kişisel bloglar ise, sosyal medya iletişimi içindeki yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Markalar, sektörlerine ve hedef kitlelerine hitap eden, onlar tarafından sıkı takip edilen bloglar ile işbirliği yaparak ‘iletişimi’ni kuvvetlendiriyor. Sosyal medyanın kuralı da bu zaten; sesini en etkin kanal ve içerikle duyurmak.</p>
<p>Biz de merak ettik… Özellikle de bu yıl dördüncüsü düzenlenen ve 5 Ocak’ta sahiplerini bulan <a href="https://sosyalmedya.co/blog-odulleri-2011-kazananlar/" target="_blank">Turkcell Blog Ödülleri</a>’nden (BÖ)  sonra… Sosyal medyada etkin olan markalar blog kullanımı ve blogger işbirlikleri ile ilgili ne düşünüyor, neler yapıyor? Bloglar kan mı kaybediyor yoksa ivme mi kazanıyor?</p>
<p>Gerek kurumsal bloglar gerekse blogcularla yapılan çalışmalar ile blog kullanımının önemini, markalara ve dijital ajanslara sorduk.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Turkcell olarak özgün içerik yayıncılığını önemsiyor ve destekliyoruz[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Koray_Ozturkler.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-22545" title="Koray_Ozturkler" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Koray_Ozturkler-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Koray_Ozturkler-200x300.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Koray_Ozturkler-590x885.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Koray_Ozturkler.jpg 2000w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a>Koray Öztürkler, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı</strong></p>
<p>Turkcell çalışanlarının uzmanlıkları ile katkıda bulundukları Turkcell Blog, bizim için değerli bir paylaşım platformu. http://blog.turkcell.com.tr adresinden yayın yapan Turkcell Blog’da her çalışanımız uzmanlık alanlarında görüşlerini, dile getirmek istedikleri konuları internet kullanıcılarıile birinci ağızdan paylaşıyor. Turkcell Blog’da; interneti ve teknolojiyi yaşamlarının bir parçası haline getiren, bilgi paylaşımını, hızı, sosyal ortamları seven Turkcell çalışanlarının bireysel tecrübelerini, işleriyle ve kurumlarıyla olan ilişkilerini, neleri sevdiklerini, sevmediklerini, hatta nelere güldüklerini bulabiliyorsunuz. Turkcell Blog Eylül 2009’dan beri yayında.</p>
<p>Turkcell Blog gibi, Türkiye&#8217;deki tüm blog ağı ve bloggerların etkinliği de bizim için çok kıymetli. Geçtiğimiz günlerde sahiplerini bulan Turkcell Blog Ödülleri 2011’in ana sponsoru olmamızın temel nedeni de bu. Turkcell, özgün içerik yayıncılığını önemsiyor ve destekliyor. Dijital dünyada teknolojik gelişmeler ne kadar önem taşıyorsa içerik de bir o kadar önemli. Mobil dünyanın temel koşulu artık içerik ve altyapı kalitesinin birbirine paralel bir seyir izlemesi. İnternet toplumunun seçkin üyeleri üretimlerini paylaşabilsinler diye Turkcell de en hızlı mobil internet hizmetini en geniş kapsama alanında vermeye devam edecek. Çünkü biliyoruz ki ‘Hayat Paylaşınca Güzel’.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Blog yazarları ile iletişimin yönetimi, sosyal medya çalışmalarımız içinde öncelikli konulardan biri[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Avea-Kurumsal-İletişim-Direktörü_Füsun-Feridun_Ekim-2011.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22546" title="Avea Kurumsal İletişim Direktörü_Füsun Feridun" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Avea-Kurumsal-İletişim-Direktörü_Füsun-Feridun_Ekim-2011-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Avea-Kurumsal-İletişim-Direktörü_Füsun-Feridun_Ekim-2011-199x300.jpg 199w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Avea-Kurumsal-İletişim-Direktörü_Füsun-Feridun_Ekim-2011-590x888.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Avea-Kurumsal-İletişim-Direktörü_Füsun-Feridun_Ekim-2011.jpg 1424w" sizes="(max-width: 199px) 100vw, 199px" /></a>Füsun Feridun, Avea Kurumsal İletişim Direktörü </strong></p>
<p>Mobil çağda sosyal medyanın önemini gerekliliğini artık kimse tartışmıyor. Her türlü bilginin, verinin, içeriğin çok hızlı yayıldığı bir dünyada markalara düşen, sosyal medyada varoluşlarını bir strateji çerçevesince yönetmek.  Sosyal medyada interaktif bir şekilde bulunmak, içerik ve konu yönetimi yapmak çok önemli. Yenilikleri çok hızlı ve çevik içselleştiriyoruz. Sosyal medya profillerinin sahipliği (ownership) ve hakimiyeti (governence) Avea organizasyonunun geneline yayılmış ve işlemiş durumda.</p>
<p>Avea olarak sosyal medyayı; müşterilerimiz ve paydaşlarımız ile tek yönlü iletişim yerine karşılıklı, sürekli ve yaşayan ilişki kurmamıza olanak sağladığı için bir mecradan çok yeni bir iletişim modeli olarak kabul ediyor ve benimsiyoruz. Avea için sosyal medyadaki her mecra ayrı bir öneme sahip. Blog yazarlarının görüşleri, değerlendirmeleri markamız için çok önemli olduğu için, onlarla biraya gelecek değişik platformlar yaratmak iş önceliklerimiz arasında.</p>
<p>Blog yazarları ile iletişim ortamlarının ve etkinliklerin yönetimi Kurumsal İletişim Departmanımızın sosyal medya çalışmaları içindeki öncelikli konularından biri. Teknolojiden, müziğe, spordan pazarlamaya çeşitli alanlarda yazan ve fikir lideri olarak kabul ettiğimiz blog yazarları ile düzenli iletişim halindeyiz. Buradaki amacımız ve önceliğimiz blog yazarlarının hem Avea markasını hem de Avea yöneticilerini, ekiplerini ve projelerini daha yakından tanıyabilmelerini sağlamak. Sektöre değer katan çalışmalarımızı, bakış açımızı ve planlarımızı onlarla paylaşarak iletişimimizi  kesintisiz ve açık tutmaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Avea Müzik Blogları Fikir Takımı </strong></p>
<p>Türkiye’de yaklaşık 7 yıldır müziğe yatırım yapan markalardan biri olarak, müzik alanında yazan bloggerlar öncelikli iletişim kitlemiz arasında yer alıyor. Müzik alanındaki çalışmalarımız kapsamında, ana ekseninde müzik blog yazarları olan uzun soluklu bir iletişim projesi başlattık. Eylül 2011’de hayata geçen bu proje ile hedefimiz; müziği yazan, müzikle yaşayan ve paylaşımlarıyla kitleleri etkileyen blog yazarları ile Türk müzik endüstrisindeki gelişmeleri değerlendirmek, dünyadaki sektördeki trendleri paylaşmak, masaya yatırmak, müziği tüm yönleri ile ele alarak farklılık yaratabilecek fikirlerin filizlenmesini tetiklemekti.</p>
<p>Bu çerçevede öncelikli olarak Avea Müzik Blogları Fikir Takımı’nı oluşturduk. Takıma üye olan 15 blog yazarı ile her ay belirli bir konu başlığında, sektörün değerli isimlerini de konuk ederek “Avea Müzik Blogları Tea &amp; Talk Buluşmaları” adını verdiğimiz bir dizi sohbet buluşmaları düzenledik. Bugüne kadar yaptığımız buluşmalarda; Ekim ayındaki ilk buluşmada “Müziği Yazmak” başlığında konuşmacılar Naim Dilmener, Zülal Kalkandelen ve Murat Meriç, “İnternet ortamında müzik yazarı olmanın avantaj ve dezavantajları?”, “Değişen endüstri koşullarında müzik yazarı tanımı değişmeli midir?”, “Yazarın nesnelliği nerede biter?” gibi soruların yanıtlarını aradılar.</p>
<p>Kasım ayında konuşmacılar Aylin Aslım, Erdem Yener ve Bora Yeter “Müzisyen ve Sosyal Medya” başlığında; “Bugünün popüler müzisyenleri sosyal medyayı yeterince doğru kullanabiliyor mu?”, “Facebook, fan sitelerinin yerini alacak mı?”, “Sosyal medyada PR stratejisi yaratmanın incelikleri neler?”, “Twitter&#8217;da kendin olmak ne kadar mümkün?” gibi konu başlıkları bloggerlarla tartışmaya açtık.</p>
<p>Aralık ayındaki “Tea&amp; Talk Buluşmaları”nda konuşmacılar Sony Müzik Genel Müdürü Şemsettin Göktaş, Avrupa Müzik Genel Müdürü Cengiz Erdem ve Mü-YAP Başkanı Bülent Forta, “Internette Müzik Platformlarının Geleceği” gibi iddialı bir konuyu geniş perspektiften değerledirme şansı buldular.</p>
<p>Toplam 4 buluşma gerçekleştirdik. 2012 yılında da bu buluşmalarımız devam edeceği gibi farklı konu ve içeriklerde yeni toplantılarımız da söz konusu olabilecek.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Blogger iletişimi önem verdiğimiz konulardan biri[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eda_mutluer.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-22584" title="eda_mutluer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eda_mutluer-216x300.jpg" alt="" width="216" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eda_mutluer-216x300.jpg 216w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eda_mutluer-590x816.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eda_mutluer.jpg 1281w" sizes="(max-width: 216px) 100vw, 216px" /></a>Eda Ezgi Torcu Mutluer, Nokia Türkiye İletişim Müdürü</strong></p>
<p>Hedef kitlenin markamız ve çalışmalarımız hakkında ne düşündüğünü birinci ağızdan duymak bizim için çok önemli. Blog yazarları da birer tüketici ve onların ürün ve markamızla ilgili düşünceleri bize yol gösteriyor. Stratejimizi oluştururken, bloglarda yazılanları mutlaka dikkate alıyoruz. Önemli amaçlarımızdan biri bu süreci belirleyeceğimiz konseptler doğrultusunda farklı konularda içerik üreten blogger’lara yayabilmek. Blogger iletişimimizi bir adım daha ileri götürerek, farklı kitlelere ulaşabilmeyi, farklı blogger’lara tanışıp ilişki geliştirebilmeyi, farklı konulara ve farklı konseptlere odaklanabilmeyi hedefliyoruz.</p>
<p>İlk defa 2007 yılında düzenlenen Nokia World etkinliğimize teknoloji blog yazarı Burak Bayburtlu’yu davet ederek, bu anlamda önemli bir adım atmıştık. O günden bu yana etkinliklerimize ilgili blog yazarlarını davet ediyor; kendileriyle özel olarak bir araya gelmek suretiyle fikir alışverişinde bulunuyor; ürün ve servislerimizi deneyimleyebilmeleri için kendilerine test ürünlerimizi iletiyoruz.</p>
<p>Nokia’nın global düzeyde de Nokia Conversations (http://conversations.nokia.com) adı verilen bir harici blogu bulunuyor. Bu blog; Facebook, Twitter vb. belli başlı tüm sosyal ağlarda temsil ediliyor ve dünya genelinde kullanıcılarımızla kalıcı ve aktif temas kurulmasını sağlıyor.</p>
<p>Son olarak Nokia C7 için yaptığımız ‘Tarzını Konuştur’ uygulaması, kullanıcıların tarzlarını yansıtan fotoğraflarını yükleyerek tarzlarını yarıştırdıkları, eğlenceli bir platform olarak tasarlandı. Uygulamaya gelerek “tarzını konuşturan” kullanıcılar, moda blogger’ları ve Ece Sükan tarafından Facebook sayfası üzerinden stil yorumları aldılar. Her hafta çekilişle belirlenen 1 kullanıcının Nokia C7 kazandığı kampanya, 3. haftasında 30 bin kişiye ulaştı. Ayrıca 1 kişi Ece Sükan’la alışveriş yapma şansı kazandı.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Bloggerlarla sürekli iletişim halindeyiz ve işbirliği olanaklarını değerlendiriyoruz[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Sina_Afra_4.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22562" title="Sina_Afra_4" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Sina_Afra_4-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Sina_Afra_4-200x300.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Sina_Afra_4-590x885.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Sina_Afra_4.jpg 960w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a>Sina Afra, Markafoni Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü markafoni’nin hedef kitlesini interneti hayatının bir parçası olarak gören, sosyal medyayı aktif olarak kullanan kişiler oluşturuyor. Bu nedenle markafoni olarak Blogosfer sakinlerini çok önemsiyoruz. Mayıs 2010’dan bu yana http://blog.markafoni.com’da 2.000’e yaklaşan post sayısıyla moda, tasarım ve yaşam tarzına dair zengin bir içerik sunuyoruz. markafoni, sadece bir alışveriş sitesi değil, aynı zamanda stil ve yaşam tarzı sunan bir özel alışveriş kulübü. Bu nedenle markafoni Blog aracılığıyla stil önerilerinde bulunuyor, dünyadan moda haberlerini iletiyor, trendleri inceliyor ve tasarım ürünleri mercek altına alıyoruz. Bunu yaparken de yorumlar aracılığıyla markafoni Blog okuyucuları ile sürekli iletişim halinde modayı konuşuyoruz. Markafoni Blog’un alametifarikalarından biri ise İstanbul Fashion Week yayınları. markafoni son iki yıldır İstanbul Fashion Week’in Online Fashion Sponsorluğunu üstleniyor. Açıldığı günden bu yana 1 milyondan fazla ziyaret alan markafoni Blog, İstanbul Fashion Week süresince 86 ülkeden 150 binin üzerinde ziyaretçi alıyor.</p>
<p>Türkiye’de moda kültürünün gelişmesini ve online moda yayıncılığının rafine bir şekilde ilerlemesini hedefliyoruz. Bu nedenle tasarımcılar, moda fotoğrafçıları ve moda editörleri kadar bloggerlarla da sürekli iletişim halindeyiz ve işbirliği olanaklarını değerlendiriyoruz.</p>
<p><strong><strong>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]</strong>Blogger’ları konuk olarak ağırlıyor ve blogumuzu bir gün boyunca onlara emanet ediyoruz<strong>[/pullquote]</strong></strong></p>
<p>Düzenli yayınladığımız Blogosfer’de Neler Oluyor? postlarıyla moda bloggerlarının en iyi içeriklerini okuyucularımızla paylaşıyor ve diğer bloglara link veriyoruz. Ünlü bloggerlarla yaptığımız ilginç röportajların yanı sıra Can Direkli, Onur Yüksel, Styleboom gibi tanınmış bloggerları konuk blogger olarak ağırlıyor ve blogumuzu bir gün boyunca onlara emanet ediyoruz. Sokakta Ne Moda? adlı sokak modası platformu ile ortak bir stil yarışması düzenledik. Sokakta Ne Moda üyeleri, markafoni’ye ait ürünlerle yarattıkları stilleri yarıştırdılar. Bu iş birliği hem SNM platformunda hem de sosyal mecralarda çok ses getirdi. En çok oy alan ilk üç stilin yanında bir de markafoni Blog özel ödülü olarak kazananlara markafoni indirim kuponu hediye ettik. Bu gibi işbirliklerimiz ve yeni projelerimiz 2012’de de hızla devam ediyor olacak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Başta moda yazarları olmak üzere blogger’lar, dış iletişimimizin temel unsurlarından biri[/heading]</p>
<p><strong>Esra Midillili Ertem, limango Editoryal Müdür </strong></p>
<p>Private shopping alanında güçlü bir marka olan limango olarak iletişimde ‘blog’ların öneminin farkındayız. Kurulduğumuz günden bu yana blog kullanmaktayız. limango, limangoKIDS, limangoTEHC’e ait blog’larımız bulunuyor. limango üyelerine özel bu blog’larda, örneğin KIDS’te anneler, anne adayları ve çocuklarla ilgili geniş bilgiler sunuluyor; çocuk yetiştirmede dikkat edilecek unsurlar, sağlıklı beslenme, aile içi eğitimin önemi gibi… Yine limangoTECH Blog’da teknolojiye ilişkin geniş bir bilgi arşivi bulunuyor. Alanında uzman editörlerin hazırladıkları blog’lara limango ana sayfada bulunan limangoBLOG tıklanarak ulaşılabiliyor.</p>
<p><strong>Prensibimiz, blogger’larla güçlü dialoglar kurarak karşılıklı etkileşim sağlayabilmek</strong></p>
<p>Sosyal medyanın gücüne çok inanıyoruz. Dış iletişimimizin temel unsurlarından birini de başta moda yazarı olmak üzere blogger’lar oluşturuyor. Prensibimiz, blogger’larla güçlü dialoglar kurarak karşılıklı etkileşim sağlayabilmek. Bütün özel lansmanlarımıza, sponsorluk yaptığımız Galatamoda ve IFW defileleri gibi etkinliklere kendilerini davet ediyoruz. Yüz yüze görüşme fırsatı sunan bu gibi organizasyonların öncesi ve sonrasında desteklerini ve görüşlerini alıyoruz.</p>
<p>Örneğin, FNO 2011 etkinliğinde vogue.com.tr ile birlikte bir blogger yarışması gerçekleştirdik. Seçilen bloggerlar o gün, gecenin geç saatlerine kadar özel bir siteden etkinliği kendi bakış açılarıyla yazıp fotoğrafladılar. Bir diğer örnek ise; bloggerlar, Galatamoda,  Sunday Sky, IFW gibi etkinliklerde limangoblog için içerik yazdılar. Yine Türkiye’nin en iyi blogger’larının seçildiği yarışmada moda kategorisine sponsor olduk.</p>
<p>Bundan sonraki dönemde moda dışında teknoloji, anne-çocuk alanlarında da özel projeler gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Örneklerden de anlaşılacağı gibi uzun soluklu işlere yatırım yapıyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Kendi blogumuzun yanı sıra bloggerlar da dijital medya iletişimimizde çok önemli bir role sahip[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/SERPIL-BERKAN-FOTOGRAF.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22560" title="SERPIL BERKAN FOTOGRAF" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/SERPIL-BERKAN-FOTOGRAF-216x300.jpg" alt="" width="216" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/SERPIL-BERKAN-FOTOGRAF-216x300.jpg 216w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/SERPIL-BERKAN-FOTOGRAF-590x816.jpg 590w" sizes="(max-width: 216px) 100vw, 216px" /></a>Serpil Berkan, Mavi Jeans Pazarlama Müdürü</strong></p>
<p>Mavi; gençlerle buluşma ortamları yaratmayı, onlarla yakın, samimi ve ilham verici bir iletişim kurmayı çok seven ve önemseyen bir marka. Gençleri “en iyi anlayan marka”lardan biri olarak, onların en çok vakit geçirdiği, en çok sesini duyurduğu dijital platformu, iletişim stratejimize çok hızlı bir şekilde adapte ettik. 414 bini aşkın hayranımızla sürekli etkileşimde olduğumuz Facebook, 5500 takipçimizle buluştuğumuz Twitter gibi bloglar da etkin olarak kullandığımız kanallar arasında yer alıyor. 2009 yılında hayata geçirdiğimiz “Uçukmavi” ile kendi blogu olan markaların başında geliyoruz. Dijital medyadaki en önemli girişimlerimizden biri olan Uçukmavi’nin moda ve lifestyle içeriği çerçevesinde Mavi’nin kendine özgü dünyasını takipçilerimizle paylaşıyoruz. Blogumuz, sadece Mavi’den değil, Mavi gözüyle sokaklardan bakıyor ve sosyal medya platformumuzu besliyor. Markamızın moda markası kimliğini güçlendiren bu blogu, yaratıcılığa katkısı olan herkesi buluşturan, moda merkezli aktif bir iletişim platformu olarak tanımlamak mümkün. Bizi Facebook ya da Twitter’dan sadece hediye veren, kampanya duyuran, sıradan konulardan bahseden döngüden uzaklaştırıyor, özgünleştiriyor ve takipçilerimize ilham veriyor. Jean kültürü etrafında şekillenen içerik, beklenmedik konularla zenginleşiyor ve okuyucusunu uçsuz bucaksız bir yolculuğa çağırıyor. UçukMavi’nin yılda 100 bine yakın sıkı takipçisi bulunuyor.</p>
<p>Kendi blogumuzun yanı sıra bloggerlar da dijital medya iletişimimizde çok önemli bir role sahipler. Bu nedenle her yıl en az bir defa bloggerlar için özel bir buluşma düzenliyor, tasarım ekibimizle blog yazarlarını bir araya getirerek kendilerine hem koleksiyonumuzu, hem de yeni projelerimizi anlatıyoruz. Defile ve partilerimize mutlaka blogger dostlarımızı da davet ediyoruz. Ayrıca bu periyodik buluşmalar dışında basın bülteni ve bilgilendirmelerimizi kendileriyle de paylaşıp sık sık iletişimde kalmaya özen gösteriyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Bloglar, sosyal medyada en çok önemsenmesi gereken mecralardan biri[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/MUSTAFA-YAZICI.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-22558" title="MUSTAFA YAZICI" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/MUSTAFA-YAZICI-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/MUSTAFA-YAZICI-200x300.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/MUSTAFA-YAZICI-590x885.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/MUSTAFA-YAZICI.jpg 1732w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a>Mustafa Yazıcı, Cloudturk Genel Müdürü</strong><strong></strong></p>
<p>Sosyal medya pazarlama amaçlı olarak kullanılabilecek birçok araç sunuyor. Bunlar arasında en çok kullanılanları Facebook, Twitter, Linkedin, Youtube ve Google oluşturuyor. Bloglar da tabii ki sosyal mecra denince akla ilk gelen oluşumlar arasında bulunuyor. Sosyal medyada en çok önemsenmesi gereken mecralardan birinin bloglar olması gerektiğine inanıyorum. Bunun nedeni ise blogların kontrolünün tam anlamıyla elinizde bulunması diyebiliriz. Bir başka deyişle, blogların tasarımını dilediğinizce yapabiliyorsunuz, ürün ve servislerinize buradan direkt olarak link verebiliyorsunuz, istenilen uzunluk veya formatta içerik ekleyerek üye sayınızı artırabiliyor ve e-posta adreslerini toplayarak harika bir dijital pazarlama kanalının kapılarını kendiniz adına açabiliyorsunuz.</p>
<p>Bireysel kullanıcıların blog alanında kazandıkları başarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Teknoloji alanında yapılan blogların sektörden haberler vermesi, son gelişmeleri takip etmesi, dinamik bir altyapı içerisinde kendisini sunması ve zengin içerikli makaleler hazırlayarak bunları paylaşıma açması anlamında dikkat çekici olduğuna inanıyorum.</p>
<p>Blogger ile ortak bir çalışma yapma fikri, gelecekteki tasarılarımız arasında yer alıyor, ancak henüz netlik kazanan bir projemiz bulunmuyor.<em></em></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Blog kullanımı önemini giderek kaybediyor[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/ali-güracar.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22553" title="ali güracar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/ali-güracar-176x300.jpg" alt="" width="176" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/ali-güracar-176x300.jpg 176w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/ali-güracar-590x1003.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/ali-güracar.jpg 1388w" sizes="(max-width: 176px) 100vw, 176px" /></a>Ali Güracar, 41? 29! Sosyal Medya Direktörü</strong></p>
<p>Blog çalışmaları da dijital pazarlama iletişimlerinin değişmez bir parçası ancak dolaşımda olan bilgi hızlanıp ufaldıkça, blog gibi yapılar giderek markalar tarafından daha az tercih edilir oluyor. Tabii ki kampanya ve markanın ihtiyaçlarına göre karar verilen bir sürecin ardından göz önünde bulundurulan sosyal medyada hangi kanalların kullanılacağı listelerinde blog kurmak önemli bir yer kapsıyor. Her marka için bir blog sahibi olmak anlamlı olmasa dahi geniş sosyal medyanın aktif ve etkin kullanıcıları ile olan iletişim çalışmalarında bloggerlar da önemli bir yere sahip. Gerçi yine de şunu unutmamak lazım; blog çalışmaları tek başına bir sosyal medya iletişim planının ancak bir bacağını temsil edebiliyor. Twitter, Facebook ve benzeri sosyal ağların da trafik desteği ile kuvvetlenen bir sosyal medya iletişim planında ise ana ‘content distribution hub’ olma özellikleri ile son dönemde pek çok markanın kurumsal sitelerini blog benzeri bir content yönetim metoduna çevirmelerini öneriyoruz.</p>
<p><strong>Mikroblogging trendi yükseliyor</strong></p>
<p>Aslına bakarsanız blog kullanımı diğer sistemlere nazaran daha hantal yapısı dolayısı ile giderek önemini kaybediyor gibi görünse dahi, güçlü content üretimi 2012 senesinde önemli bir trend olacak. Dolayısıyla da ister blog ister mikroblog olsun bu iletişimde esas önemli olan içeriğin sunulduğu kanaldan çok içeriğin kendisi olacak. Bloglar sosyal medya iletişimi için temel bir yer tutuyor olsa dahi marka iletişim planlamalarında 2011 senesinde iletişimin hızlanması ile birlikte yükselen mikroblogging trendinden dolayı kendisine fazla yer bulabildi diyemem.</p>
<p>Türkiye&#8217;de oldukça başarılı bloglar mevcut. Düşünürseniz aslında sosyalmedya.co sitesi de bir haber kaynağı olmasının yanı sıra aslında etkin bir blog. Ancak artık kullanıcılar için bu bir blog mu yoksa başka birşey mi ayrımı giderek kırılıyor. O blogun sunduğu şeyin ne olduğu ve ne kadar iyi sunduğu daha büyük bir ayırımcı nokta. Örneğin sosyalmedya.co sitesi iyi bir blog demem ama iyi bir haber kaynağı derim :) Bu bağlamda baktığımız zaman içerik kalitesi ve tutarlılığı ile geniş kitlelere yayılan ve giderek güç kazanan pek çok blog mevcut.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medya iletişiminde blog işbirlikleri önemli<strong> </strong>fakat dikkat edilmesi gereken konular var[/heading]<strong></strong></p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eray-endes.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-22569" title="eray-endes" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/eray-endes.jpg" alt="" width="200" height="275" /></a>Eray Endes, Creasoup Yönetici Ortak</strong></p>
<p>Bir tüketici olarak baktığımda satın alma kararlarımı ilk önce yakın çevrem, daha sonra fikir liderleri, sonrasında da tanımadığım ama ürün hakkında yorum yapmış kişiler etkiliyor.</p>
<p>Fikir liderleri kim peki? Hepsi blog yazarı değil ama büyük kısmı öyle. Bir kullanıcının LinkedIn profili, Twitter takipçi sayısı ve yazdıkları, blogu ve içeriği benim için fikir lideri olup olmadığının kriterleri. Yani evet, sosyal medya iletişiminde blog işbirlikleri önemli. Fakat dikkat edilmesi gereken konular var.</p>
<p><strong>Her marka ve ürün, blog yazarı iletişimini gerektirmediği gibi sıkıntılı süreçlere de yol açabilir</strong></p>
<p>Bir projeye blog yazarlarını dahil etmemiz için öncelikle müşterinin stratejisine ve ürününe bakıyoruz. Her marka ve ürün, blog yazarı iletişimini gerektirmediği gibi sıkıntılı süreçlere de yol açabilir. Projeye blog yazarlarını eklemek için iki koşulumuz var aslında. Birincisi ya blog yazarlarına güzel bir deneyim yaşatmalı ya da blog yazarları projenin bir parçası olup proje ekibine katılmalı.</p>
<p>Ulaştığı kişi sayısı çok diye markayla, ürünle ilgisiz blog yazarlarını davet etmek, &#8220;Buyrun bir yemek yiyelim, bu da basın bültenimiz yazarsanız seviniriz&#8221; demek ne bir iletişim planıdır, ne de projede blog yazarlarıyla çalışma yapmaktır.</p>
<p>Türkiye’de bloglar yeterince kullanılmıyor. Bunun tek sebebi markalar ve ajanslar değil tabii. Marka ya da ajans blog yazarı işte gelsin yazsın diye düşünüp çıkardığı projelerde hata yapıyor. Ama ana sebebi blog yazarları. Bir çoğunda yazı yazdığı için markaların ödeme yapması ya da hediye vermesi gerektiği gibi bir düşünce var. Bazıları ise markaların ilgisini çekmek için içerik hazırlıyor. Aslında blog yazmak genel olarak endirekt fayda sağlıyor.</p>
<p>Şuna inanıyorum; iyi iş her zaman görülür. Blog yazarlarının temel amacı ilgi duyduğu ya da uzmanı olduğu konuda içerik üretmek olmalı. Bunu başarıyorsa zaten direkt ya da endirekt faydaya ulaşacaktır.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Blog çalışmaları dijital iletişim çalışmaları içinde hassas ve kritik bir noktaya sahip[/heading]<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Ali-İhsan.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22555" title="Ali İhsan" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Ali-İhsan-243x300.png" alt="" width="243" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Ali-İhsan-243x300.png 243w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Ali-İhsan.png 399w" sizes="(max-width: 243px) 100vw, 243px" /></a>Ali İhsan Altıparmakoğlu, Digitaliz Kurucu ve Yönetici Ortak</strong></p>
<p>Blog çalışmaları dijital iletişim çalışmaları içinde hassas ve kritik bir noktaya sahip. Bunun nedeni biraz daha sosyal medya özeline indiğimizde temel çıkış noktasının öneminden kaynaklanıyor. Yani, &#8220;Stratejik olarak benim temel mecram neresi? Bu temel mecra uzun vadede bana nasıl bir avantaj ve geri dönüş sağlar? Sosyal medyayı iletişim stratejimde nasıl konumlandırmalıyım?&#8221; gibi soruları detaylı bir şekilde cevaplamak gerekiyor.</p>
<p><strong>İçerik kalitesi ve güncellik çok önemli</strong></p>
<p>Digitaliz olarak bu bağlamda bloglar bizim dijital iletişim stratejilerimiz içinde önemli bir yere sahip.  Açıkçası özellikle sektörel konumlarından dolayı daha avantajlı markalar için sosyal medyadaki birincil iletişim kanalının blog olması çok daha etkili olabilir. Özellikle müzik, otomobil ve sinema konularında blog kullanımı için güzel fırsatlar var. Ancak aynı şekilde editöryel ve bütçesel zorluklar da cabası. Şu anki mevcut sistemde sosyal medyanın da katkısıyla insanlar çok fazla bilgiye maruz kalıyorlar. O yüzden içerik kalitesi ve güncellik çok önemli. Tabii ki sosyal medyanın besleyici ve yayılımcı tarafını da iyi kullanmak gerekiyor.</p>
<p>Dünya üzerinde 200 milyona yakın blog var. Ülkemizde de ciddi bir kitle hem blogları takip ediyor hem de kendi bloglarına sahip. Biraz daha profesyonel yaklaşıp daha fazla vakit ayıranlar ise bunun karşılığını mutlaka ama mutlaka bir şekilde alıyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Bloglar dijital iletişimin temel taşlarından biri[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-22557" title="krombera" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-297x300.jpg" alt="" width="238" height="240" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-297x300.jpg 297w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-590x595.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-160x160.jpg 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-45x45.jpg 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera-109x109.jpg 109w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/krombera.jpg 693w" sizes="(max-width: 238px) 100vw, 238px" /></a>Alper Afşin Özdemir, Krombera Kurucu Ortak</strong></p>
<p>Yeni medya ile beraber bloglar dijital iletişimin temel taşlarından biri haline geldi. Krombera olarak hedef kitle analizleri sonucunda müşterilerimiz için uygun olan bloggerlarla etkinlikler planlayıp uyguluyoruz.</p>
<p>Hemen hemen her konu ile ilgili yayında olan bloglar mevcut. Bir cep telefonu almak isteyen kişi teknoloji bloglarını, yemek yapmak isteyen kişi yemek bloglarını, alışveriş yapmak isteyen kişi alışveriş bloglarını vs. araştırarak ön bilgi ediniyor. Bu yüzden doğru projelerde, doğru bloglar kullanılarak hedef kitleye rahatlıkla ulaşılabiliyor. Ülkemiz blog okuma sıralamasında dünyada 4. sırada ve bu önemli bir güç. Daha önce köşe yazılarını takip eden insanlar artık blogları takip ediyorlar ve iletişim dijitalde olduğu içih içerikler çok daha hızlı yayılıyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Blog yazıları sosyal medya iletişimini sağlamlaştırmak için ön ayak oluyor[/heading]</p>
<p><strong><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/fatih-yaşar.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-22594" title="fatih_yasar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/fatih-yaşar-194x300.jpg" alt="" width="194" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/fatih-yaşar-194x300.jpg 194w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/fatih-yaşar.jpg 360w" sizes="(max-width: 194px) 100vw, 194px" /></a>Fatih Yaşar, Papillon Medya Marka Pazarlama Direktörü</strong></p>
<p>Geleneksel medya anlayışını değiştiren nitelikli içeriğe sahip bloglar, markalara sunduğumuz dijital iletişim planı içinde önemi yadsınmayacak konuma sahiptir. Eğer bir marka tüketicisi ile sürekli etkileşim içinde olma, ürün ve hizmetini sunarak geri bildirim alma, tüketicinin gözünde daha güvenilir olma ile birlikte ağızdan ağıza pazarlamasını yapmak ve sadık müşteri kitlesi yaratıp müşteri trafiği çekmek istiyorsa bloglar bu aşamada öncelikli mecralardan biri.</p>
<p>Günümüzde blog kullanımının önemli olma sebeplerinin başında blog içeriklerinin bireyler tarafından oluşturulması yani doğru bilginin kaynağından alınması geliyor. Aynı zamanda bloglar bize daha samimi içeriklerin girilmesine olanak tanıyor çünkü söylemek istediklerinizi sınırlı sayıda karakterle yazmak zorunda kalmıyorsunuz. Blog yazılarının yayılımı konusuna değinecek olursak artık blog yazarları yazdıkları içeriklerin daha çok kitleye ulaşması için Facebook başta olmak üzere Twitter ve diğer sosyal ağlarda paylaşımını gerçekleştiriyor. Hatta blogta yazdığınız yazının otomatik bir sistemle yazınız yazıldıktan sonra 5 dakika içerisinde tüm hesaplarınıza düşürebilmeniz bile mümkün. Yazılan yazıların önce sizin, daha sonrasında da takipçileriniz tarafından sosyal ağlarda paylaşıldığını düşünürsek bir anda binlerce kişiye ulaşabilmeniz mümkün. Kısacası yazılan blog yazıları sosyal medya iletişimini sağlamlaştırmak için ön ayak oluyor. Aynı zamanda doğru parametrelerle yazılmış bir blog yazısı arama motorlarında üst sıralara yerleşmenizi sağlıyor.</p>
<p><strong>Blogları etkin kullanan birey ve marka  sayısı yeterli değil</strong></p>
<p>Blog açmak ve kullanmanın hemen hemen maliyetsiz olması sayesinde ülkemizde de blog kullanımı 2005 yılından sonra olsa da önemli bir gelişme göstermiş.2005 yılının Mayıs ayında Google&#8217;ın  Türkçe sayfalarında  &#8220;blog&#8221; kelimesinin 65.400 kez  aratıldığı istatistiği ile 2008 yılının aynı döneminde bu sayının 10 milyonun üzerinde oldugu gerçeği açık bir şekilde blogun Türkiye&#8217;deki  gelişimini ortaya koymaktadır. Bütün bu verilere rağmen Papillon olarak blogları etkin kullanan birey ve marka  sayısının yeterli olduğunu söyleyemiyoruz. Fakat günümüzde kişi ve marka bloglarının getirilerine olan inanç hızla artmakta. Gerçekleştirilen blog etkinlikleriyle kaliteli içerik üreten blogların ödüllendirilmesi de sektörün daha fazla genişleyeceğinin ve etkin blog göreceğimizin işaretidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/marka-iletisimi-bloglar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">22543</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Müşterileriniz Sosyal Medyayı Yeterince Anlıyor mu? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 07:48:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[41-29]]></category>
		<category><![CDATA[adinteractive]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güraçar]]></category>
		<category><![CDATA[Creasoup]]></category>
		<category><![CDATA[Dekatlon Buzz]]></category>
		<category><![CDATA[Digitaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Eray Endes]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Günel]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Telci]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Lowe İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Project House]]></category>
		<category><![CDATA[Samet Ensar Sarı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Erül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=13756</guid>

					<description><![CDATA[Herkes burada. Hali hazırdaki tüketici de, potansiyel tüketici de, markalar da, ajanslar da, uzmanlar da... Herkes burada da, iş sosyal medya kullanımına gelince bazı gerçeklerin tekrar edilmesi gerekliliği hiç bitmiyor. Mesela; sosyal medya sadece Facebook ve Twitter’dan oluşmuyor...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, herkes burada. Hali hazırdaki tüketici de, potansiyel tüketici de, markalar da, ajanslar da, uzmanlar da&#8230; Herkes burada da, iş sosyal medya kullanımına gelince bazı gerçeklerin tekrar edilmesi gerekliliği hiç bitmiyor. Mesela; sosyal medya sadece Facebook ve Twitter’dan oluşmuyor, Facebook sihirli bir değnek değil ve bir Facebook sayfası açınca ya da Twitter’da hediye dağıtınca bir anda ‘Love Mark’ olunmuyor gibi&#8230; Sosyal medyada tüketicinin ağzı torba değil, onu da büzemiyorsunuz. E ne yapmak lazım o zaman? Önce bu alanın işleyişini ve dinamiklerini anlamak lazım.</p>
<p>‘Sosyal medya kullanımı’ geniş, uzmanlık gerektiren ‘önemli’ bir konu. Markalar da artık sosyal medyanın önemini kabul ediyor, göz ardı edemiyor. Fakat mecrayı ‘yeterince’ anlıyor mu? Yeni soru bu.</p>
<p>Ajans-müşteri ilişkisi her zaman trajikomik bir hal almıştır. Her diyalogda geçerli olan bir gerçek, ajans-müşteri diyaloğunda kendini tekrar tekrar onaylıyor. “Ne dediğinden çok karşındakinin ne anladığı önemlidir.” Ajansların kafasını omzumuza koyduk, anlat dedik. Anlat&#8230; Müşterilerin sosyal medyayı yeterince anlıyor mu?</p>
<p>Soruyu yönelttiğimiz ajanslar çoğunlukla müşterilerine tam not verdi. Evet, markalar sosyal medyayı gittikçe daha iyi anlıyorlar. Her türlü yeniliğe ve fikre de açıklar. Talepte de bulunuyorlar. Bu taleplerin gerçekçi olanı da var, ilginç olanı da.</p>
<p>Ajansların konu hakkındaki detaylı görüşlerine geçmeden önce karşılaştıkları bazı ilginç taleplere bakalım. :)</p>
<blockquote><p>Ben tek tıkla Facebook’ta 3 milyon kişiye ulaşabillir miyim? Tek tıkla 3 milyon kişiye ulaşacak duruma kaç ayda gelebilirim?</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Eray Endeş, </em><em>Creasoup Yönetici Ortak</em></p>
<blockquote><p>Bu kadar insan internete giriyor mu gerçekten?</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Samet Ensar Sarı, Dekatlon Buzz Kurucu Ortağı</em></p>
<blockquote><p>En ilginç talep şimdiye dek kardeşimden geldi. “Abi ya senin hani bi sürü takipçin falan var ya twitterda. Bi benim şu youtube videosunu paylaşsana be hadi be”. Eskiden arabanın anahtarını isteyen kardeşten şimdi böyle talepler gelmesi ilginç tabii.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Ali Güraçar, 41? 29!</em></p>
<blockquote><p>Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes “Vauv!” desin.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Tuğçe Erül, Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</em></p>
<blockquote><p>Sunulan fikirler arasından ikisini birleştirip yeni bir kolaj yapmak sık karşılaşılanlar arasında…</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Gizem Telci, adinteractive  &#8211; Digital Strategist</em></p>
<blockquote><p>Şu ana kadar gelen en ilginç talep, bir markanın temsilcisinin rakip markaları için negatif içerikler üretilmesini ve yayılımının yapılmasını istemesiydi. Kabul etmedik tabii.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Hakan Şık, Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı</em></p>
<blockquote><p>Zynga&#8217;ya ait bir oyunun aynısını yapmamız istendi bir kere. Süresi de yanlış hatırlamıyorsam 1 aydı. Aslında gerekli bütçe ve zaman ile neden olmasın! :)</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Esra Günel,  Project House Sosyal Medya Ekip Lideri </em></p>
<h3>Asıl mesele sosyal medyanın ne şekilde kullanılacağının anlaşılması</h3>
<figure id="attachment_13768" aria-describedby="caption-attachment-13768" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13768" title="Ali Güraçar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/ali-guracar.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13768" class="wp-caption-text">Ali Güraçar - 41? 29!</figcaption></figure>
<p><strong>Ali Güraçar</strong> &#8211; <em>41? 29!</em></p>
<p>Sosyal medya konusunda Türkiye’de faaliyet gösteren markaların başarı öyküleri duyulmaya başlandıkça sosyal medyanın önemini anlayan marka sayısı gün geçtikçe daha da artıyor. Ama tabii esas mesele sosyal medyanın önemini anlamalarından çok ne şekilde kullanacaklarını anlamaları. Sosyal medyanın bir billboard’dan farklı olması gerektiği gerçeğine ise yavaş yavaş, tadını aldıkça  ısınıyoruz. Sonuçta billboard’u kaç kişinin gördüğünü değil de, kaç kişinin onun hakkında ve nasıl konuştuklarını görmek marka yetkilileri için çok daha heyecan verici.</p>
<p>Sosyal medyanın kullanılma amacı arasında marka imajının oturtulması, markaya dijital bir ses getirilmesi ve takipçiler ile bu doğrultuda anlamlı bağlar kurulması başı çekiyor. Satış, müşteri ilişkileri, prezans yönetimi gibi amaçlar bunlardan sonra geliyor. Amaç markadan markaya değişse de, takipçi adına overall marka deneyimini zenginleştirmek esas amaç olmalı. Yukarıda saydıklarımız ise bunu gerçekleştirmek için kullanabileceğimiz farklı araçlar.</p>
<p><strong>Sosyal medya bir takipçi savaşı değil</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya ile ilgili müşterilerimizi ikna etme konusunda en zorluk çektiğimiz nokta, bunun bir takipçi savaşı olmadığı ve başarının çok daha farklı metrikler ile tanımlanması gerektiği konusu. Türkiye’de markalar elimizdeki araçlara aşık olmuş durumda, oysa ki mecranın esas içgörüsü müşterilere aşık olmak. “Sosyal medyada birşeyler yapmak istiyoruz”un tanımı 100.000 takipçi elde edecek projeler üretmektense o 100.000 kişiyi nasıl aktif kılmak gerektiği olmalı. Engagement dahi yeterli bir başarı kriteri sayılmamalı. Sizinle 1 sene boyunca 1er kere engage etmiş 100.000 kişi ne işinize yarar ki?</p>
<p><strong>Sihirli kelime: Yaklaşım ve strateji!</strong></p>
<p><strong></strong>Markalar sosyal medyanın önemi sunumlarına ve o sunumların barındırdığı meşhur, tüm sosyal medya kanallarının logolarını üst üste bir sepete istifleyen “social media bandwagon” görseline doymuş durumdalar. Bunun bir yaklaşım meselesi olduğu, markanın bütünleşik pazarlama stratejisine entegre bir yol belirlenmesi gerektiği ve bu yolda harcanacak eforun bu yaklaşım doğrultusunda olacağını marka yetkililerine hissettirmek kilidi açan nokta.</p>
<p><strong>Arabanın anahtarını versene!</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya tüm markalar için yeni bir mecra olduğu için ilginç talepler/sorular oldukça çok, fakat markalar ısındıkça bu ilginç talepler de giderek azalıyor tabii :) En ilginç talep ise şimdiye dek kardeşimden geldi. “Abi ya senin hani bi sürü takipçin falan var ya twitterda bi benim şu youtube videosunu paylaşsana be hadi be” şeklinde. Eskiden arabanın anahtarını isteyen kardeşten şimdi böyle talepler gelmesi ilginç tabii.</p>
<h3>Artık sosyal mecralar özelinde iletişim stratejileri hazırlanmaya başlandı</h3>
<figure id="attachment_13781" aria-describedby="caption-attachment-13781" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13781" title="Gizem Telci" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/gizem-telci.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13781" class="wp-caption-text">Gizem Telci - adinteractive - Dijital Stratejist</figcaption></figure>
<p><strong>Gizem Telci</strong> &#8211; <em>adinteractive Digital Strategist</em></p>
<p>Youtube, Vimeo, Facebook ve sonrasında Twitter’ın hayatımıza girmesi günlük yaşam akışımız da dahil olmak üzere birçok şeyi değiştirdi. Konvansiyonel mecralardan aldığımız tüm bilgileri bir süre sonra bu mecralardan öğrenir olduk. Bu durum bir süre sonra markaların da dikkatini çekti ve sosyal medya markaların hayatında önemli bir yer edindi.</p>
<p>Ülkemizde sosyal medya son birkaç yılda oldukça önem kazandı. İlk başlarda yalnızca bir iletişim yolu olarak tanımlanan sosyal medya siteleri markalar tarafından daha efektif kullanılmaya başlandı ve sırf bu mecralar özelinde iletişim stratejileri hazırlanmaya başlandı. Şu anda birçok global ve lokal markayla ile ilgili bilgiyi sosyal medyadan alabiliyoruz.</p>
<p>Hizmet verdiğim çoğu markanın sosyal medyayı kullanmasındaki ana amaçlardan biri, 360 derece entegre iletişimin gücünden faydalanmak ve tüketicileriyle iletişimi, onların günün yarısını geçirdikleri sosyal medya sitelerinde de sürdürmek.</p>
<p><strong>Love mark yaratmak ana amaç olmalı!</strong></p>
<p>Bu mecraları kullanırken müşterilerin izlediği yol/strateji konusunda bir genelleme yapmak çok doğru olmaz. Çünkü her bir markanın kendi vizyonu, hedef kitlesi, stratejisi doğrultusunda izlediği farklı bir iletişim yolu var. Bence ana amacı takipçi sayısını artırmak olan içi boş hediyeli kampanyalar yerine love mark yaratarak insanların bir markaya gönülden bağlanmasını sağlamak çok daha değerlidir.</p>
<p><strong>Müşterinin geleneksel bir bakış açısı varsa süreç sıkıntılı olabiliyor</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya konusunda hevesli ve getirisine inanan bir müşteri çoğu zaman yeniliklere açık oluyor. Fakat yeniliklere açık olmayan bir müşteriyle sosyal medyada hareket etmek çoğu zaman sıkıntı yaratabiliyor. Çünkü burası dinamik ve yaşayan bir dünya. Burada uzun onay süreçleri ve katı kurallarla değil, hayata ayak uyduran canlı bir ritimle hareket etmek zorundayız. Müşterinin dar bir vizyonda oluşu ve bu duruma ayak uyduramaması zorluk yaratabiliyor. Müşterinin geleneksel bir bakış açısı varsa onu sosyal medyanın canlı dünyasına adapte etmek sıkıntılı bir süreç haline gelebiliyor. Projelerin markaya olabilecek geri dönüşünü sağlam temellere dayanan bir senaryoyla ortaya koyduğumuzda marka açısından ikna edici oluyor.</p>
<p>Sosyal medya konusunda birçok ilginç taleple karşılaşabiliyoruz. Tek bir örnek vermek çok doğru olmaz ama genelde birçok projede ilginç talepler olabiliyor. Sunulan fikirler arasından ikisini birleştirip yeni bir kolaj yapmak şık karşılaşılanlar arasında…</p>
<h3>Sosyal medyadan mass media’nın sunduklarını beklemek, denizde patates yetişmesini beklemek gibi bir şey</h3>
<figure id="attachment_13784" aria-describedby="caption-attachment-13784" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13784" title="Eray Endeş" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/eray-endes.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13784" class="wp-caption-text">Creasoup - Yönetici Ortak</figcaption></figure>
<p><strong>Eray Endeş</strong> &#8211; <em>Creasoup Yönetici Ortak</em></p>
<p>Türkiye’deki hem global hem de lokal markaların sosyal medyanın önemini anlamaya çalıştıklarından eminiz. Yeterince anlamalarını sağlamaksa hizmet verenlere düşüyor. Markalar “burada olmam lazım” diyor ama “nasıl” kısmında zorlanıyor. Bir de, sosyal medyadan ne beklemesi gerektiği çok net değil müşteri tarafında. Burada da neyin olup neyin olmayacağını anlatmak bize düşüyor. Markanın sosyal medyayı kullanmasındaki amaç konusunda müşteri bağını artırmak genellikle en önemli neden. Sosyal medyada var olmanın kendisi de başlıca bir neden olabiliyor fakat genellikle önem verilen şey hedef kitleyle iletişim kurabilmek. İkincil hedef olarak da ‘denemeye teşvik’ diyebiliriz. Henüz kendisiyle gerçek anlamda tanışmamış potansiyel kitlenin kendisini tanımasını, denemek istemesini amaçlıyor.</p>
<p><strong>Nicelikten çok, nitelik önemli</strong></p>
<p>Müşterilerimiz, pazarlama ve iletişim alanında tecrübeli, bu alanda yıllarca çalışmış marka yöneticileriyle diyalog kuruyor. Onun bilgi birikimindeyse mass media mecraları yer alıyor. En çok zamanı sosyal medyada amacın çok kişiye değil istediğimiz kişiye ulaşmak olduğunu anlatma konusunda harcıyoruz diyebiliriz. Tabii ki sosyal medyayı anlatırken sayılardan, araştırmalardan da yararlanarak ve case study’lerle de destekleyince müşterilerimizle birbirimizi anlamamız kolaylaşıyor. Buradaki zorluk, belli başlı müşterilerle ilgili değil. Pazardaki zorluk, müşterinin alışmış olduğu durum ve koşullardan farklı özelliklere sahip yepyeni bir alanda hareket ediyor olacak olması. Müşterinin aklındaki o paradigma kaymasını yapmak da ajanslara kalıyor. O kısım atlanıp, farklı vaatler sunulunca, o müşteri sosyal medyadan gerçekdışı sonuçlar beklemeye haklı olarak devam ediyor. Müşteriyi ikna etme konusundaki anahtar cümlelerimiz: “Çok kişi değil, doğru kişiler. Hedeflediğim kitleye ulaşmam önemli, hedefimin tamamen dışında olan milyonlara değil.”<br />
Bizce amaç markanın genel iletişim stratejisine uygun bir sosyal medya varlığı yaratmak olmalı. Hedefler de, o yılın stratejisine göre belirlenmeli. Sosyal medyada, uzun vadeli bir iletişim kurmak gerekiyor. Burada önemli olan, sosyal medyadaki mesajı, o mesajla gerçekten ilgilenen kitleye iletmek. Burada nicelikten çok, nitelik önemli olmalı. Sosyal medyadan, mass media’nın sunduklarını beklemek olmaz. Bunu beklemek, denizde patates yetişmesini beklemek gibi bir şey.</p>
<p>Tek atımlık projeler, sosyal medyanın yapısı ve doğasına uygun değil. Televizyonda yalnızca Temmuz ayında reklamınızı gösterirseniz olur ama Facebook sayfanızda yalnızca Temmuz ayında içerik paylaşıp diğer aylar hiçbir şey yapmazsanız olmaz.</p>
<p>Karşılaştığımız ilginç istekler arasında ilk aklıma gelen; ‘Ben tek tıkla Facebook’ta 3 milyon kişiye ulaşabillir miyim? Tek tıkla 3 milyon kişiye ulaşacak duruma kaç ayda gelebilirim?’ bu soru, aslında bize müşterinin kafasında sosyal medya/mass media ayrımının henüz oturmadığını da gösteren soru olmuştu.</p>
<h3>Anlayış bir önceki yıla göre oldukça arttı</h3>
<figure id="attachment_13775" aria-describedby="caption-attachment-13775" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13775" title="Tuğçe Erül" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/tugce-erul.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13775" class="wp-caption-text">Lowe İstanbul - Dijital Grup Direktörü</figcaption></figure>
<p><strong>Tuğçe Erül</strong> &#8211; <em>Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</em></p>
<p>Sosyal medyanın önemi bir önceki yıla göre müşteri nezdinde çok daha arttı. Sosyal medya, yaptığınız kampanyanın nasıl algılandığını anında test edebileceğiniz bir platform sunar. Lokal markaların bu konuda daha agresif davrandığını düşünüyorum. Türkiye’de özellikle Facebook’ta en fazla hayran sahibi olan markalara baktığımızda çoğunluğunun lokal markalar olduğunu görüyoruz. Elbette sadece Facebook yatırımı iyi bir sosyal medya stratejisini oluşturmuyor. Kapsamlı bir sosyal medya stratejisinin ve planının, mevcut iletişim planlarına tam entegrasyonu sağlandığı zaman markaların bu konunun önemini ne kadar iyi anladığından bahsedebiliriz.</p>
<p><strong>Sosyal mecralar markaların oyun alanları</strong></p>
<p>Sosyal medyayı iletişim platformu olarak kullanmanın en önemli amaçlarından biri tüketicilere yakınlaşmak, onlarla sürekli iletişim halinde olmak. Bu zaten beraberinde istenilen bağlılığa ulaşmak için gereken ortamı sağlıyor. Kendinize ait bir mecra yaratıyorsunuz. Marka dünyanız ve markanız ile ilgili mesajları tüketiciyi sıkmadan aktarabiliyorsunuz. Özetle burası markanın oyun alanı oluyor artık.</p>
<p>Sosyal medyayı bir platform haline getirmek maddi &amp; manevi sürekli yatırım gerektiren bir şey. Mutlaka marka ekiplerinde bu konudan sorumlu bir uzmanın çalışması şart. Bunun yanında tüketicileriniz ile iletişim kurmak demek onların da size cevap vermesi, soru sorması demek. Markalar bunun yönetimi konusunda hassaslar. Pazarlamacılar için en önemli olan konulardan biri de yeni çıkan sosyal ağların yeterince penetre olmaması. Örneğin Foursquare henüz rüştünü ispat etmedi; bu nedenle de yoğun kullanılmıyor. Twitter’ı bile henüz etkin kullanan marka sayısı çok çok az.</p>
<p><strong>“Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes ‘Vauv!’ desin” </strong></p>
<p>“Tüketici neredeyse biz de orada olmalıyız” cümlesi bizce anahtar cümle. Onların bulundukları şekilde ve onların konuştuğu dil ile&#8230; Ve şuan tüketicilerimizin nerede olduğunu net olarak adres edebiliyoruz. Daha da önemlisi sizi takip eden tüketicilerin markanız için değeri nedir ve takipçilerinizi işinizi büyütmek için nasıl değerlendirebilirsiniz, bunun cevabını verebiliyoruz.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığımız ilginç talepler arasında ilk aklımıza gelen: “ Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes “Vauv!” desin.”</p>
<h3>Markalar geçmiş senelere göre daha açık ve talepkar</h3>
<figure id="attachment_13786" aria-describedby="caption-attachment-13786" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13786 " title="Alper Cici" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/alper-cici.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13786" class="wp-caption-text">Mobilera - Dijital Pazarlama Müdürü</figcaption></figure>
<p><strong>Alper Cici</strong> &#8211; <em>Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü</em></p>
<p>Artık çoğu lokal ve global marka sosyal medya’daki takipçi ya da fan sayısının pek bir şey ifade etmediğini biliyor. Asıl önemli olanın müşterileri anlayabilmek adına yapılan kişisel yorumlarını incelemek, analiz etmek ve bunlara yapıcı cevaplarla dönebilmek olduğunu öğreniyorlar. Akıllı markalar, 300-500.000 takipçi kazanmaktan çok, her yeni takipçinin ya da fan’ın markalarına neden önem verdiğini derinlemesine anlamaya çalışıyor; sorular soruyor, interaktif içerikler üretiyor ve anında dönüş yapıyor. Artık markalar da müşterileri ile aralarındaki duvarların kalktığını biliyor ve gün be gün onlarla daha samimi ilişkiler kurmak için iletişim kanallarını kuvvetlendiriyor. Bunu korkutucu gören markalar da olabilir ancak şunu bilmeleri gerekir ki aslında markaların elinde hayranlarının her birinin akıllarından geçeni teker teker görerek, onlara isimleriyle hitap edebilme yetisi sunan bir mekanizma var.</p>
<p><strong>Sosyal medyanın doğası gereği tüm ilişkiler güven üzerine oturtulmalı</strong></p>
<p>Sosyal medyadaki amaç yukarıda da değindiğimiz gibi müşterileri ile en samimi ilişkiyi kurmak. Büyük rakamlarla ölçülen, sayılara odaklanmış bir anlayıştan uzak stratejilerden vazgeçilmeli. Sosyal medyanın doğası gereği, tüm ilişkilerin güven üzerine oturtulması gerekiyor.</p>
<p>Bundan 10 sene öncesine kadar, markaların müşterilerini dinleyebiliecekleri bir platform yoktu. Artık markaların ürünlerini yenileştirmek, düzeltmek ve müşterilerine uygun hale getirebilmek için ellerinde çok kullanışlı bir çok platform mevcut. İş geliştirme departmanlarının işine yarayacak en önemli kaynak da bizce aslında sosyal medya.</p>
<p>Eğer global bir marka Facebook’ta satış yapmak için varoluyorsa, yanlış yere gelmiş demektir. Eğer yarattığı uygulamada hayranlarının gözünün içine logolarını sokmaya çalışıyorsa, love brand olmayı şimdiden unutmalıdır. Sosyal mecralarda yapılan her manevra, aslında markanın var olan müşterileriyle en samimi ve yapıcı ilişkiyi kurmasına adına yapılmalıdır.</p>
<p>Sosyal medya kullanımı konusunda markalar geçmiş senelere göre daha açık ve talepkar. Anlık etkileşimlerin hızla yayıldığı sosyal medya kullanımında proje üretmek kadar, takibi ve tüketicinin tepkisini de iyi analiz etmek ve projeye yeri geldiğinde müdahele etmek de gerekebiliyor.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda müşterilerimizden gelen öyle çok enteresan bir talep olmadı aslında. Genel olarak insanları şaşırtacak, daha önce yapılmamış şeyleri yapmak gibi taleplerle karşılaştık hep, ki bu da çok normal. Gerek Bir Beren’e Sormak Lazım projesinde, gerek Turkcell Projection Mapping projesinde, gerekse Müsaitseniz Fala Bekleriz projemizde hep bu talepleri karşılamak için çalıştık. Böylece sosyal medyada pek de yapılmamış projeleri hayata geçirerek aslında biz herkezi şaşırtmış olduk.</p>
<h3>Artık markalar sosyal medyada yer almayı kendileri istiyor</h3>
<p><strong>Esra Günel</strong> &#8211; <em>Project House Sosyal Medya Ekip Lideri</em></p>
<figure id="attachment_13788" aria-describedby="caption-attachment-13788" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13788" title="Esra Günel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/esra-gunel.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13788" class="wp-caption-text">Project House - Sosyal Medya Ekip Lideri</figcaption></figure>
<p>Türkiye her konuda olduğu gibi dijital dünyanın devrimi olarak nitelendirilebilecek olan sosyal medyaya da beklenenden çok daha hızlı adapte oldu. Özellikle global markalar, Avrupa ve Amerika’da var olan gelişmelere adapte olmaya zorlandığından orada verilen hedefleri gerçekleştirmek adına sosyal medya için ayrı bir bütçe ve plan oluşturdu. Bazı markalar ise kendiliğinden etraftaki gelişmelerin arkasında kalmamak için, rekabet için bazen de sadece imaj için sosyal medya ya önem vermeye başladı.</p>
<p>Şu an için sosyal medya daha çok marka ve müşteri arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve ayrı bir mecra yaratmak amacıyla kullanılıyor. Bu dönemde markalarının büyük çoğunluğunun başlıca KPI&#8217;ı fan sayısı olduğundan kalabalık bir mecra ön planda. Biz tabii ki elimizden geldiğince bu focus&#8217;u değiştirmeye uzun vadede önemin fan sayısı kadar etkileşim rakamında olduğunu anlatmaya gayret ediyoruz. Sonuçta sosyal medya markaların iletişim platformu bu nedenle tabii ki kaç kişiye seslendiğiniz önemli. Ancak siz seslenirken kaç kişinin de bu sese geri döndüğü aslında iletişim kurup kurmadığımızın gerçek cevabı oluyor.</p>
<p>Biz aynı zamanda yakın bir geçmişte lansmanını da yaptığımız &#8220;social impact &#8221; isimli ürünümüzle sosyal medya kanallarından toplanabilmekte olan demografik bilgiler haricinde<br />
kişilerin yaşam stillerini tespit etmeye çalışarak onlara en doğru zamanda en doğru yerde ulaşmayı hedefliyoruz. Tabii kişinin izni doğrultusunda.</p>
<p><strong>“Müşterileriniz, siz orada olsanız da olmasanız da hakkınızda konuşuyor”</strong></p>
<p>Sosyal medya ile ilgili müşterinizi ikna etme sürecinin geçen sene yaşadığımız bir süreç olduğu kanısındayız. Bu yıl itibariyle artık markalar kendi istekleri ile sosyal medya içinde doğru kanal ve doğru strateji ile yer almak istiyorlar. Anahtar cümle: &#8220;Müşterileriniz, siz orada olsanız da olmasanız da sizin hakkınızda sosyal medyada konuşuyorlar, orada olarak bu süreci yönetmek sizin elinizde!&#8221;</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığınmız en ilginç talep ise; sosyal medyanın yavaş yavaş bazı markalar için duyulduğu 2010&#8217;un ilk yarısında, o dönem çok popüler olan Zynga&#8217;ya ait bir oyunun aynısını yapmamız istenmesi. Süresi de yanlış hatırlamıyorsam 1 aydı. Aslında gerekli bütçe ve zaman ile neden olmasın! :)</p>
<h3>2011 itibariyle markalara ait sosyal medya hesapları arttı</h3>
<p><strong>Lara Akış Baruh</strong> &#8211; <em>Wanda Socialist Group Head</em></p>
<figure id="attachment_13789" aria-describedby="caption-attachment-13789" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13789 " title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/lara-akis-baruh.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13789" class="wp-caption-text">Wanda Socialist - Group Head</figcaption></figure>
<p>Sosyal medyanın önemi ülkemizde gayet iyi anlaşılıyor. Özellikle 2011 itibariyle markalara ait sosyal medya hesaplarının artışını görebilirsiniz. Aslında Türkiye’de global markaların sosyal medyaya girişi ile lokal markalar arasında pek fark olduğunu söyleyemeyiz. Ama global markalar yurtdışındaki örneklerden haberdar oldukları için, lokal markalara göre daha hızlı ilerleyebiliyorlar.</p>
<p>Wanda Socialist olarak hizmet verdiğimiz markalar birçok farklı sektöre ait. Doğal olarak sosyal medya kullanımındaki amaç da farklı. Bazı markalar satış odaklı ilerlemek istiyor, bazı markalar tüketicideki algısını değiştirmek istiyor. Bazısı ise kendi sektöründe ilkleri yakalayacak bir marka olmayı hedefliyor. Bizce amaç her zaman şeffaflık ilkesini benimsemiş, tüketiciyle birebir iletişime geçmiş markalar yaratmak olmalı. Algıyı bu noktada tuttuğumuz zaman diğer hedefler zaten gerçekleşecektir.</p>
<p>Bizim asıl önemli bulduğumuz nokta markanın “tone of voice”u ve duruş noktasıdır. Bu konunun önemini müşterilerimize doğru anlattığımız takdirde ikna konusunda bir sorun yaşamıyoruz.</p>
<p>Markamızı ikna etmek için sihirli bir cümlemiz yok. Biz sunduğumuz fikirlere ve yaratıcılığın gücüne inanıyoruz. :)</p>
<h3>Markalarımızın sosyal medya ve dijital iletişim konusunda açık fikirli ve inovatif</h3>
<figure id="attachment_13790" aria-describedby="caption-attachment-13790" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13790" title="Samet Ensar Sarı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/samet-ensar-sari.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13790" class="wp-caption-text">Dekatlon Buzz - Kurucu Ortak</figcaption></figure>
<p><strong>Samet Ensar Sarı</strong> &#8211; <em>Dekatlon Buzz Kurucu Ortağı</em></p>
<p>Dekatlon Buzz olarak hem yerel hem de global bir çok büyük iş ortağımıza hizmet veriyoruz. Bilinç düzeyine bakıldığında global markaların bu konuda daha ileride olduğunu söylemek mümkün. Fakat bunda kesinlikle yerel markaların işleyiş biçimleriyle ilgili bir problem yok. Tamamen Türkiye ve dünyanın dijital iletişim konusundaki farklarından kaynaklanıyor bu durum. Yani ortalama bir Türk internet kullanıcısı da Amerika’daki muadiline göre internet konusunda daha düşük bilinç seviyesinde. Fakat bizim avantajımız, hem yerel hem de global iş ortaklarımızın sosyal medya ve dijital iletişim konusunda açık fikirli ve inovatif olmaları.</p>
<p>Sosyal medya; artık pazarlama planlarının ufak bir yerinde yer alacak kadar önemsiz değil. Hatta reklam – halkla ilişkiler gibi iletişim çalışmalarının yanına bir büyük daha geliyor desek abartmış olmayız kesinlikle. Bu açıdan bakıldığında markalar halen klasik iletişim çalışmalarına aslan payını veriyor ve sosyal medya üvey evlat muamelesine maruz kalıyor. Fakat bunun da çok uzun süreceğini düşünmüyorum.</p>
<p><strong>Her markanın nihai hedefi satışı etkilemek</strong></p>
<p>İş ortaklarımız arasında sosyal medya kullanım amaçları arasında şu anda son kullanıcıya ulaşmak başı çekiyor diyebiliriz. Sosyal medya, klasik iletişim çalışmaları ile karşılaştığında daha çok halkla ilişkiler disiplinini yansıttığı için imaj oluşturmak ve sürekli kılmak da var. Türkiye için konuşacak olursak şu anda love mark yaratmak uzak bir hedef olabilir. Bizim çalıştığımız markalar arasında doğrudan satışa tesir göstermesini sağladığımız çalışmalarımız da var. Farklı bir amaçla yola çıkılmış bile olsa neticede her markanın nihai hedefi budur zaten. Bizce şu aşamada sosyal medyada var olma amacı müşteriler ile doğru dilden ve stratejik iletişim olmalıdır. Sonrasında diğer dinamikler zaten kendi kendilerini geliştirecek ve nihai hedef olan satış da gerçekleşecektir.</p>
<p><strong>Bazen marka fazla temkinli davranmak istiyor</strong></p>
<p>Sosyal medya, her gün farklı bir gelişmenin öne geçebileceği bir platform olduğu için klasik pazarlama anlayışından gelen insanların buraya ısınmaları biraz zor olabilir. Birçoğu ile şeffaf bir iletişim içerisinde olduğumuz için ikna konusunda siyah-beyaz ayrımı yaşamıyoruz fakat yine de marjinal denebilecek çalışmalar zaman zaman onları korkutabiliyor. Zorluk çekilen noktada ise genellikle fazla temkinli davranmak istemeleri oluyor. İş ortaklarımız ise klasik mecralarda var olan itibarlarını bu mecrada da yükselterek devam ettirmek istedikleri için bazen süreç uzayabiliyor.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığımız soruların başında “Bu kadar insan internete giriyor mu gerçekten?” sorusu geliyor.</p>
<h3>Etkileşim, viral, sosyal CRM gibi kavramlar markaların jargonlarına girmiş durumda</h3>
<figure id="attachment_13791" aria-describedby="caption-attachment-13791" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13791" title="Hakan Şık" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/hakan-digitaliz.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13791" class="wp-caption-text">Digitaliz - Yönetici ve Kurucu Ortağı</figcaption></figure>
<p><strong>Hakan Şık</strong> &#8211; <em>Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı</em></p>
<p>2009’dan beri Türkiye’deki global ve yerel markalara sosyal medya pazarlamasının önemi anlatıyoruz. O zamanlar birçok marka yetkilisi “sosyal medya”nın ne olduğunu dahi tam olarak bilmezken, şimdilerde neden sosyal medyada yer almaları gerektiklerinin bilincindeler ve “etkileşim”, “viral”, “sosyal CRM” gibi birçok kavram, jargonlarına çoktan girmiş durumda.</p>
<p>Markaların büyük bir çoğunluğu sosyal medyayı, hedef kitlelerine en efektif şekilde ulaşabilmek ve satışlarını artırmak amacıyla kullanmak istiyor. Marka, yaptığı her çalışmada olduğu gibi sosyal medyada yapacağı çalışmaların da direk veya dolaylı olarak satışlarına yansımasını istiyor. Fakat burada kaçırılmaması gereken bir nokta var; sosyal medyada var olmak isteyen markaların ilk düşünmesi gereken şey, satışlarından çok müşteri veya potansiyel müşterileriyle bağ kurmak olmalı. Müşterilerinin isteklerine kulak vermeyen ve buna göre hareket etmeyen markaların işi gelecek dönemlerde daha da zorlaşacak.</p>
<p><strong>“Neden?”, “Ne kazanacağım?” ve “Nasıl?”</strong></p>
<p>Ajans kendini nasıl konumlandırırsa konumlandırsın, markanın ajanstan cevaplamasını beklediği sorular değişmiyor: “Neden?”, “Ne kazanacağım?” ve “Nasıl?”. Bunu hemen hemen tüm şirket veya markalar için bu şekilde düşünebilirsiniz. Bu sorulara verdiğiniz cevapların, markanın isteklerine paralel ve kendi içinde tutarlı olması çok önemli.</p>
<p>Ekibimizi “Etkileşim Mühendisleri” olarak tanımlıyoruz. Sosyal medyadaki en önemli değişkenlerden biri, belki de en önemlisi “içerik”. Önümüzdeki dönemde globalde ve Türkiye’de “içerik üretimi”nin önemi katlanarak artacak. Sosyal medyada yer alan tüm markalar, önümüzdeki senelerde pazarlama stratejilerini bu doğrultuda yeniden şekillendirecekler. Bu bağlamda “Etkileşim Mühendisleri”, özellikle sosyal ağlarda içerik üretebilen ve gerek bu içeriklerle, gerekse ortaya koydukları projelerle kullanıcıları markalar için içerik üretmeye teşvik edecek beyinlerden oluşuyor.</p>
<p>Şu ana kadar gelen en ilginç talep, bir markanın temsilcinin rakip markaları için negatif içerikler üretilmesini ve yayılımının yapılmasını istemesiydi. Bu çalışmanın kesinlikle “etik” olmayacağını ve böyle bir çalışma yapamayacağımızı kendilerine ilettik. Zaten Türkiye’deki internet kullanıcıları, olumlu veya olumsuz, gerçek olmayan bir içerik ile karşılaştıklarında bunu hemen ayırt ediyor ve ilgili içeriğe itibar etmiyorlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13756</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
