<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Elektronik Bülten arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/elektronik-bulten/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/elektronik-bulten/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Mar 2011 23:35:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Flash, HTML5 ve Özgür Yazılım Üzerine</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:53:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Adobe]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Flash]]></category>
		<category><![CDATA[HTML5]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Wallaby]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5322</guid>

					<description><![CDATA[Flash, 90'lı yılların sonlarında, bünyesinde olduğu Macromedia firmasının müthiş teknoloji öngörüsünün ürünlerinden biri olarak piyasayı sallamaya başlamıştı. O kadar popüler oldu ki format neredeyse bir web standardı haline geldi, Macromedia Adobe tarafından satın alınınca popüler Adobe...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazılım, donanım ve internet pazarı; her oyuncusunun farklı renkte birer taşı var. Tüm taşlar masada. Muhtemelen 60&#8217;larda başladı, bitecek gibi değil. Oyunun adı: <strong>monopoli!</strong></p>
<p>Biz izleyiciyiz. Devlerin son dönemde evrimin eşiğindeki internet standartlarına son şeklini veren isim olma yarışıyla giriyoruz konuya. Ardından yılların çirkin ördeği ve şimdilerin siyah kuğusu, “açık kaynak ve özgür yazılım” meselesine değiniyoruz.</p>
<p><em>“The <strong>Theory of Black Swan Events</strong> is a metaphor that encapsulates the concept that The event is a surprise (to the observer) and has a major impact. After the fact, the event is rationalized by hindsight.” </em>Wikipedia.</p>
<p>Flash, 90&#8217;lı yılların sonlarında, bünyesinde olduğu <strong>Macromedia</strong> firmasının müthiş teknoloji öngörüsünün ürünlerinden biri olarak piyasayı sallamaya başlamıştı. O kadar popüler oldu ki format neredeyse bir web standardı haline geldi, Macromedia <strong>Adobe</strong> tarafından satın alınınca popüler Adobe yazılımlarıyla entegrasyonu tavan yaptı. Bünyesindeki <em>script dili</em> olan ActionScript tekrar tekrar değişime uğradı ve hedefini aşan bir başarı yakaladı. <strong>Şimdi ise piyasa Flash&#8217;ı sallıyor.</strong></p>
<p>Yeni moda <strong>HTML5</strong>. Tüm tasarımcılar ondan bahsediyor. Flash ile kıyaslanıyor. Kazanmış gibi gösteriliyor. Kendilerine pazar avantajı sağlamayacaksa lafı hiç özgür yazılıma getirmeyen <strong>geliştirici dostu</strong> Steve Jobs “Flash kapalı bir formattır, oysa bakın HTML5 var. Tamamen açık, biz de komitesindeyiz zaten, gelin onu kullanın.” diyor. Temel sebep, <strong>Apple</strong>&#8216;a son yıllarda en çok kazandıran platform olan mobil donanımların yüksek performansta Flash çalıştıracak kapasitede olmayışı gibi görünüyor. Adobe formatın hala bir web standardı olduğunu kanıtlayan istatistikler sunuyor. Daha da bir şey diyemiyor. Çünkü akıntı ters yönde.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5326" title="Flash vs. HTML5" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5.jpg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/flashvshtml5-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Adobe geçtiğimiz günlerde <strong>Wallaby</strong> adlı yeni ürününün öngösterimini yaptı. Ürün Flash (.fla) formatından HTML5 formatına çeviri yapıyor. Bu da teknoloji takipçilerini firmanın formatı akıntıya bıraktığı düşüncesine itiyor. Acaba durum bu mu? Yoksa Adobe son yıllarının stratejik açıdan en başarılı kararlarından birini mi verdi?</p>
<p>Görünen o ki, firmanın bu projesini başarılı kılacak olan şey aslında işini iyi yapması değil, <strong>yeterince iyi yapamaması.</strong> Henüz format desteği o kadar zayıf ki muhtemelen en azından kolayca yeni trendlere ayak uydurmayı uman geliştiricileri Flash&#8217;ta kalmaya itecektir. Flash&#8217;ın en eski versiyonlarından beri desteklediği bazı özellikler HTML5 formatına çevrildiğinde çok yavaş çalışıyor. Bu da Adobe&#8217;un eline kanıt olarak kuru istatistiklerden fazlasını veriyor: kullanıcı deneyimi.</p>
<p>Üstelik HTML5 standardı gerçekten yaygınlaştığında, elbet bu iki format arası geçiş sağlayan yazılımlar artacak ve bu muhtemelen diğer firmaların geliştiricileri HTML5&#8217;e yönlendirme planının parçası olacaktı. Ama şimdi, erken Wallaby hamlesi sayesinde <strong>gümrükleri Adobe tutuyor olacak.</strong></p>
<p><strong><em>“HTML5</em></strong><em> is a language for structuring and presenting content for the World Wide Web, a core technology of the Internet. It is the latest revision of the HTML standard (originally created in 1990) and currently remains under development.” </em>Wikipedia.</p>
<p>İrdelenmesi gereken bir konu daha var: HTML5 nedir? HTML5 yıllardır browser tabanlı yazılım konusunda ortaya çıkan gelişmelerin derlenip bir çatı altında toplanması ve yeni bazı teknolojilerin eklenmesi ile ortaya çıkan standarttır. Tek başına HTML5, Flash&#8217;ın yaptığını yapamaz. JavaScript ve CSS 3 ile birlikte kullanıldığında yapar, ki bunu HTML4 de yapıyordu. <strong>HTML5 bir devrim değil, çoktan gerçekleşmiş bir devrimi sahiplenenlerin dağıttığı t-shirt&#8217;ün baskısıdır.</strong> Bu bakımdan Flash ile yaptığımız kıyaslamanın nesnesi aslında diğer bir format değil, geri kalan herşey.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-5324" title="Özgür Yazılım" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-300x291.png" alt="" width="300" height="291" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-300x291.png 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software-45x45.png 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/free-software.png 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Siyah kuğuya dönelim. 90&#8217;larda sadece donanım üreticilerinin zaman zaman yazılım sektörünü biraz sallamak veya kendi özel yazılımlarına altyapı olarak kullanmak için yatırım yaptığı özgür yazılım projeleri, şimdinin yazılım trendi haline geldi. Apple web standartlarını kendi cihazlarına uygun hale getirmek için açık kaynağı öne sürerken, <strong>Microsoft</strong> dün kutusu açılmasın diye her türlü önlemi aldığını açıkladığı Kinect&#8217;in tornavidasını bugün hackerların eline kendi isteğiyle veriyor. Öte yandan <strong>Google, IBM</strong> ve <strong>Sun</strong> gibi firmalar özgür yazılımın gücünü yıllar önce keşfetti ve yıllardır yatırımlarını sürdürüyor. <strong>Oracle</strong>&#8216;nin Sun&#8217;u satın almasından sonra yaşananları izninizle tamamen atlıyorum. Bazı anahtar kelimeler olarak: <strong>OpenSolaris, MySQL.</strong></p>
<p><em>“The term <strong>open source</strong> describes practices in production and development that promote access to the end product&#8217;s source materials. Some consider open source a philosophy, others consider it a pragmatic methodology.”</em> Wikipedia.</p>
<p>En kritik soru şu: hangi firmaların pazar hamleleri özgür yazılımcıyı arkasına alıyor? Çünkü <strong>ismin karizmasından ziyade arkasındaki kitlenin desteği </strong>kavramı güçlü bir silah haline getiriyor<strong>.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/ozgur-yazilim-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5322</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Online Medya&#8217;nın Geçiriyor Olduğu Evrime Ayak Uydurmamız Şart!</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/online-medya-evrimi-dilawar-syed/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Apaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[CEO]]></category>
		<category><![CDATA[Deloitte]]></category>
		<category><![CDATA[Dilawar Syed]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Mynet]]></category>
		<category><![CDATA[Tiger Global]]></category>
		<category><![CDATA[Trendyol]]></category>
		<category><![CDATA[Yonja Media Group]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5307</guid>

					<description><![CDATA[Geçmişte Mynet ve Trendyol'a da yatırım yapmış olan Tiger Global'dan yakın zamanda ikinci kez yatırım alan ve sosyal web konusunda ülkemize yatırım yapan Yonja Media Group'un, Yahoo'dan transfer edilen CEO'ı Dilawar Syed ile grubun projeleri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Batuhan Apaydın: Kendinizden ve Yonja Media Group’a katılmadan önce neler yaptığınızdan bahseder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Dilawar Syed:</strong> Yonja Media Group’a katılmadan önce Yahoo’nun platform ve altyapı biriminde strateji ve operasyondan sorumlu yöneticisi olarak çalışıyordum. Onun öncesinde yazılım endüstrisinde bulunan Siebel ve SAP firmalarında birçok ürünün hayata geçirilmesine katkıda bulundum. Kariyerimin ilk zamanlarında ise Ernst&amp;Young ve Deloitte gibi firmalarda danışmanlık yaptım.</p>
<p>Yahoo’nun küresel yaklaşım modeli, Siebel ve SAP’ın ürün odaklı çalışma stili ve Ernst&amp;Young ve Deloitte’de edindiğim organizasyon tecrübesi, Yonja Media Group’un CEO’su olarak bana büyük katkı sağladı. Bu tecrübeyle Yonja Media Group’un pazardaki liderliğini pekiştirmek ve daha da ileriye götürmek için çalışıyorum.</p>
<p><strong>B.A: Yahoo’daki küresel çalışmalarınızdan sonra Yonja’yla beraber yerel bazda çalışmaya başlamak sizin için neleri değiştirdi? Yonja Media Group’un CEO’su olmanız için sizi motive eden neydi?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> Yahoo küresel bir şirket. Yahoo’da yaptıklarımız her zaman için küresel ölçekteki bir tüketici kitlesi içindi. Yani aslında Türkiye’deki işim geçiş olarak adlandırılamaz.</p>
<p>Türkiye dünya çapında zirvede yer alan bir pazar. Beni en çok etkileyen şey ülkenin dinamizmi ve de pazarın potansiyeliydi. Yonja da bu ülkenin başarı hikayelerinden biridir. Yerel pazardaki tecrübemiz ve Silikon Vadisi’yle olan iletişimimiz ile inanıyorum ki, sektöre getireceğimiz yeniliklerle başarılarımıza yenilerini ekleyeceğiz.</p>
<p><strong>B.A: Yaklaşık iki yıldır Yonja Media Group ile çalışıyorsunuz. Bu zaman dilimi içerisinde sizin rehberliğinizde Yonja Media ve ürünleri açısından neler değişti?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> Şirketimizin amiral gemisi konumundaki markamızı, Facebook Sosyal Sistemi içerisindeki başarısını garantilemek için tekrar konumlandırdık. Mobil bağlantısı, içerik ve lokasyon paylaşımı gibi alanlarda markamızı genişlettik. Yayımcılık hizmetleri cephesindeyse, Zynga gibi şirketlerin yerel pazar kazanç stratejilerini oluşturmalarına kendi araçlarımızla yardımcı olduk.</p>
<p>Daha da önemlisi, Türkiye&#8217;nin lider sosyal web şirketi olma amacıyla oldukça girişken bir biçimde ilerliyoruz. Sosyal ticaret alanında sektördeki en ciddi yükselen değerlerden biri olan FırsatBuFırsat ile bir ortak girişim başlattık. Sosyal Ticaret, 2011 yılında temel stratejik önceliklerimiz arasında yer alacak. Gelecek aylardaki bazı heyecan verici gelişmeleri duyuracağız.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Tiger Global ile yeni bir finansman dönemi için anlaşmaya vardık, elde ettiğimiz ek kaynaklar sayesinde büyümeye ve ölçek kazanmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-5309" title="Dilawar Syed" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/dilawarsyed.jpg" alt="" width="180" height="227" />B.A: Yonja.com’a karşı Facebook’un varlığı sizin için ne ifade ediyor? Facebook yerel pazarlara gireli üç yıldan fazla oldu ve diğer birçok yerel pazar lideri gibi Yonja.com da bu durumdan etkilenenler arasında diyebiliriz. Facebook’u bir rakip olarak görüyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> Yonja, Facebook’u tamamlayan bir araçtır. Facebook’un ardından kendi konumumuzu yeniden belirledik. Artık Yonja özellikle yeni arkadaşlıklara odaklanıyor. Facebook eklentilerini de kullanarak Facebook ile entegre olduk ve bu yatırımımız sayesinde trafiğimizin önemli bir kısmını Facebook’tan alıyoruz.</p>
<p><strong>B.A: Yonja Media Group, Yonja.com, Firsatbufirsat.com ve Notpaylas.com servisleriyle yerel pazara odaklandığı izlenimini veriyor. Gelecek planlarınız arasında global pazara da yönelmek var mı?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> Öngörebildiğimiz vadede, Türkiye pazarı bizim için önceliğini korumaya devam edecek.</p>
<p><strong>B.A: Şirketler halen geleneksel pazara yatırım yapmayı sürdürüyor olsalar da mobil cihazlardan internete bağlanmak her geçen gün daha zahmetsiz ve ucuz hale geliyor. Bu durum da ciddi bir online reklamcılık potansiyelini gözler önüne seriyor. Reklamcılıkta yaşanan bu ortam değişimi hakkındaki ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> Online medya evrim geçiriyor ve yayımcıların da reklam sektörünün değişen ihtiyaçlarıyla eşzamanlı olarak bu evrime ayak uydurması bir zorunluluk haline geldi. Son yıllarda net olarak, pazarlama tercihlerinde saf markalaşma çabasından, -kullanıcının reklama reaksiyonu üzerinden kazanç sağladığınız- performans odaklı pazarlamaya geçişi gözlemliyoruz, dolayısıyla mobil Pazar büyük önem kazanıyor diyebiliriz.</p>
<p><strong>B.A: Bu alanda söz sahibi biri olarak, 2011 yılında dünyada sosyal medya açısından öne çıkmasını beklediğiniz trendler nelerdir?</strong></p>
<p><strong>D.S:</strong> 2011 yılında sosyal medya üzerinden servis sunumunun ivme kazanmaya devam ettiğini göreceğiz. Geçmiş yıllarda sosyal oyun, arkadaşlık ve pazarlama alanlarında gördüklerimizi, farklı düzlemlerde yaşanacak gelişmeler izleyecek. Yonja Media Group olarak biz, bu gelişimin sosyal medya yönündeki öncü ve lider rölümüzü farklı doğrultulardaki girişimlerimizle destekleyeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5307</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Dijital Sektör Hızla Büyüyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/turkiyede-dijital-sektor-buyuyor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/turkiyede-dijital-sektor-buyuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Apaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:31:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Coca Cola]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5302</guid>

					<description><![CDATA[26 Şubat’ta Sabancı Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Social Media Summit’te sosyal medya ve dijital pazarlama konuları üzerine dolu dolu bir konuşma yapan Coca Cola Interaktif Pazarlama Müdürü Yüce Zerey, konferansın hemen ertesinde yetişmesi gereken bir uçağı olmasına rağmen...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>26 Şubat’ta Sabancı Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Social Media Summit’te sosyal medya ve dijital pazarlama konuları üzerine dolu dolu bir konuşma yapan Coca Cola Interaktif Pazarlama Müdürü Yüce Zerey, konferansın hemen ertesinde yetişmesi gereken bir uçağı olmasına rağmen bizi kırmadı ve kendisiyle kısa bir röportaj yaptık. </em></p>
<p><em>Yüce Zerey hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için </em><em>tıklayabilirsiniz. </em></p>
<p><strong>Batuhan Apaydın: Türkiye&#8217;de dijital pazarın ve sosyal medyanın önemi giderek artıyor. Peki siz, bir pazarlama uzmanı olarak, Türkiye&#8217;deki internet kullanıcısının genel profilini ve dijital sektörü nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>
<p><strong>Yüce Zerey:</strong> Türkiye&#8217;deki internet kullanıcısının genel profili şu anda daha çok sosyal medya odaklı ve bununla beraber Facebook özelinde kendine yer buluyor diyebiliriz. Facebook üzerinde de daha çok paylaşım odaklı ve bu paylaşım da kişilerin kendi ürettiği değil ama başkaları tarafından üretilen ve genel olarak ilgi çeken içeriğin paylaşımı üzerine kurulu. Türkiye&#8217;deki internet kullanıcısı görece biraz sabırsız, ilgi düzeyi düşük bir profile sahip. İnternet sektörüne baktığımızda ise markaların neredeyse tamamının dijital pazarlamayla alakalı birimleri olduğunu görüyoruz. Kurumların bu konuyla ilgili özel çalışmaları ve destek aldıkları dijital ajanslar var. Dijital kampanyaların sayısı artıyor ve sektör hızla büyüyor. Ama şu anda sürecin henüz başındayız.</p>
<p><strong>B.A: Target marketing denilen hedef kitle pazarlamasının sosyal medyayla ilişkisi üzerine fikrinizi almak istiyoruz. Markaların doğru hedef kitleye ulaşması açısından sosyal medyanın getirdiği farklılıklar, konvansiyonel medyanın yapabilecekleri ile karşılaştırıldığında neler olabilir?</strong></p>
<p><strong>Y.Z:</strong> Sosyal medya sayesinde dijital mecradaki tüm kitleyi, konuyla ilgili fikrini belirten herkesi track edebiliyorum. İşin en değerli kısmı bu. Track ettiğim kişilerin detayına indiğimde konu hakkında pozitif, negatif ya da nötr fikirlerine ulaşabiliyorum. Sosyal medya platformlarının sağladığı araçlarla bu çerçevedeki fikirleri ve bu fikirlerin sahiplerini profilleme şansına sahip oluyorum. Bu profillemeyi gerçekleştirdikten sonra da hedef kitleme uyuyor mu uymuyor mu öğrenebiliyorum. Hangi pazarlama fonksiyonuyla, hangi dijital pazarlama planıyla bu hedef kitleye gitmeliyim? Bunların hepsinin teknik analizini yapabiliyorum. Ama konvansiyonel medyada bunlar yapılamadığı için konvansiyonel medya profilleme konusunda sosyal medyanın hala gerisinde.</p>
<p><strong>B.A: Sizce konvansiyonel medya ile sosyal medya arasında bir çekişme var mı?</strong></p>
<p><strong>Y.Z:</strong> Çekişme tabi ki var. Onun için konvansiyonel medyadakilerin çoğu sosyal medyaya öykünüyor ve orada yer almaya çalışıyorlar. Ama bu bir kutuplaşma değil. Aksine ikisinin daha entegre olduğu bir modele doğru gidiyoruz.</p>
<p><strong>B.A: Hızla gelişen bir bilgi ve iletişim çağındayız. Peki Yüce Zerey kendini geliştirmek ve yenilemek için neler yapıyor? Gençlere bu konuda neler önerirsiniz?</strong></p>
<p><strong>Y.Z:</strong> Çok fazla kitap okuyan bir insanım. Öğrenmek için internetten ziyade kitap okumayı tercih ediyorum. Kitap okurken de sadece piyasa kitaplarını okumuyorum. Daha çok edebiyat, sosyoloji, tarih ve teknik içerikli kitaplar okuyorum ve bunların da çok fazla faydasını görüyorum. Onun ötesinde popüler kültürü çok yakından takip ediyorum. Yabancı dizileri de izlerim ama popüler yerli dizilerin neredeyse tamamını ve kadın programlarını dahi takip ederim. Bunlardan da çok faydalanıyorum. Bunların hepsi gelişim. Gençlere tavsiyem öncelikle pazarlamayı teknik açıdan çok iyi öğrenmeleri. Ardından pazarlamaya destek olan fonksiyonları çok iyi kavramaları. Tarihi, sosyolojiyi, psikolojiyi ve ilgili sosyal disiplinleri çok iyi öğrenip, pazarlamayla harmanlamaları gerekiyor. Fiziksel olarak da toplumdan kopmamalılar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/turkiyede-dijital-sektor-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5302</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Google Türkiye ve MEA Pazarlama Müdürü Mustafa İçil ile Görüştük</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/google-mustafa-icil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kenan Bölükbaşı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 22:24:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Google EMEA]]></category>
		<category><![CDATA[Google Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa İçil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=5294</guid>

					<description><![CDATA[Genç ve teknolojiye meraklı nüfusu, dinamik ve gelişmeye devam eden bilişim sektörüyle Türkiye, Google’ın çok önem verdiği bir pazar. Google Türkiye olarak bizim öncelikli hedefimiz, Google’ın dünya çapında sunduğu hizmet ve ürünlerin yerelleştirme çalışmalarını gerçekleştirerek...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Google Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Pazarlama Müdürü Mustafa İçil ile yerelleştirme, dijital pazar, mobil sistemler ve tabii ki Google Türkiye hakkında konuştuk.</strong></p>
<p><strong>Kenan Bölükbaşı: Öncelikle okuyucularımız için bize kısaca Google Türkiye&#8217;yi anlatır mısınız? Google Türkiye ne yapar? Google markası Google Türkiye&#8217;yi nasıl konumlandırıyor?</strong></p>
<p><strong>Mustafa İçil:</strong> Genç ve teknolojiye meraklı nüfusu, dinamik ve gelişmeye devam eden bilişim sektörüyle Türkiye, Google’ın çok önem verdiği bir pazar. Google Türkiye olarak bizim öncelikli hedefimiz, Google’ın dünya çapında sunduğu hizmet ve ürünlerin yerelleştirme çalışmalarını gerçekleştirerek Türkiye’deki kullanıcıların hizmetine sunmak. Yerelleştirme sadece Türkçeleştirmek anlamına gelmiyor elbette. İçeriğin de Türkiye’ye uygun hale getirilmesi önemli bir konu. Örneğin; en son hizmete sunduğumuz ettiğimiz servislerden biri, mobil cihazlar üzerinden sesli komutlarla arama yapma imkanı sunan Google Voice Search, oldukça olumlu geri dönüşler alıyor.</p>
<p>Google Türkiye ofisi olarak ayrıca Türkiye’de internet reklamcılığı pazarının gelişimine de destek vermek amacı ile çalışmalar da yapıyoruz. Lokal işbirliklerimiz ile farklı sektörlerden firmaları interneti pazarlama kanalı olarak nasıl kullanabilecekleri konusunda bilgilendiriyoruz. 2010’da bu amaçla önemli bir projeye imza attık. Yıl boyunca 5000’den fazla KOBİ’ye, veri analizlerinden ve internetin sağladığı diğer avantajlardan faydalanarak işlerini nasıl büyütebilecekleri, potansiyel müşterilere nasıl ulaşabilecekleri konusunda eğitim veren proje, “AdWords ile Başarının Temelleri“ adı altında toplam 47 ilde gerçekleştirildi. Bu yıl ise Türkiye’deki gençlerin internet dünyasında aktif olarak rol almalarını sağlamak, onları büyümeye devam eden internet reklamcılığı sektörüyle tanıştırıp bu alanda girişimciliğe teşvik etmek ve başarılı olmaları için gerekli becerileri kazandırmak amacıyla Google Genç Ajanslar Akademisi’ni hayata geçirdik. Akademi, Türkiye’nin çeşitli şehirlerindeki üniversitelerde Google eğitmenlerince verilecek olan ücretsiz Google AdWords Eğitimi, Google Genç Ajanslar Yarışması ve Google Genç Ajanslar Eğitim kampı olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Projeyle ilgili ayrıntılı bilgiyi www.google.com.tr/gencajanslar adresinde sunuyoruz.</p>
<p><strong>K.B: Türkiye, Orta Doğu ve Afrika pazarlarının farklı dinamikleri Google&#8217;ın pazar stratejisine nasıl yansıyor? Bu farklı bölgeler için ne gibi öncelikleriniz var?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Hedeflerimiz her pazarda benzerlik gösteriyor. Google dünyadaki bilgileri organize etmek ve kolayca erişilebilir hale getirmek vizyonu üzerine hareket ediyor. Bunu başarmak için hayata geçirdiği inovatif yazılımları mümkün olduğu kadar çok ülkede lokalize etmek için çalışıyor. Ürünlerin ötesinde ister son kullanıcılar ister kurumlar için olsun, Internet deneyimini daha iyi seviyeye çıkaracak eğitim çalışmalarına ve iş ortaklıklarına imza atıyor. Yalnız bunu yaparken farklı pazarların dinamiklerindeki değişiklikleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Lokal pazarı iyi tanımak, o pazarın dinamiklerine uygun projeleri hayata geçirmek çok önemli. Örnek vermek gerekirse Afrika’da altyapısal olarak internet erişimini yaygınlaştıracak ve deneyimi geliştirecek yatırımlara ağırlık verilirken, Orta Doğu’da lokal dildeki internet içeriğinin zenginleştirilmesine yönelik çalışmalar önemli bir öncelik alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>K.B: Google, Türkiye pazarında hangi servislerinde yerelleşmeye en yüksek önceliği veriyor? Google Türkiye&#8217;nin bu süreçteki rolü nedir?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Yerelleştirme konusunda özellikle öncelik verdiğimiz servisler olduğunu söylemek pek mümkün değil. İmkanlar dahilinde, diğer ülkelerde sunulan tüm servisleri Türkiye’ye de getirmek istiyoruz. Kullanıcıların ve iş dünyasının, yani genel olarak pazarın ihtiyaçları, yerelleştirilen servislerin öncelik sırası üzerinde etkili olabiliyor. Google Türkiye olarak, yerelleştirmenin Türkiye’deki kullanıcıların anlayışına ve değerlerine uygun gerçekleşmesi için çalışıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-5297" title="Google Logo" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall-300x199.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/03/GoogleLogoOnWall.jpg 494w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>K.B: Teknoloji ürünlerinin yerelleşmesi her zaman sıkıntılı bir süreçtir. (Yazılımların Unicode dil desteği sorunları yaşaması, “Ateş Duvarı” gibi çevirilerin algılanamaması, Windows 95 dünya saati haritasındaki sınırların Peru ve Ekvator hükümetlerinden tepki görmesi gibi.) Google Türkiye olarak bu tip zorluklarla karşılaşıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>M.İ: </strong>Lokalizasyon dediğiniz gibi kolay bir süreç değil. Teknik açıdan Google’ın lokalizasyon konusunda uzman mühendisleri sayesinde büyük sorunlar yaşamıyoruz. Özellikle yazılımların internet üzerinden çalışan yazılımlar olması bu konuda da bir avantaj sağlıyor. Lokalizasyonda asıl önemli olan konu ürünün dilin ötesinde lokal pazara uygun hale getirilmesi. Örnek olarak Google harita servisinde yerel işletmelerin rahat bulunabilir olması, arama sonuçlarında sadece global değil lokal sonuçların da en doğru şekilde indekslenmesi ve sıralanması gibi. Bu konuda da kullanıcılara en iyi servisi sunabilmek için çok hassas davranıyoruz.</p>
<p><strong>K.B: Girdiğiniz her pazarda farklı ölçeklerde rakipleriniz var. (Bing olsun, Blekko olsun, kendi hizmetini tanıtırken karşılaştırma ölçütleri Google.) Google&#8217;ın rekabet stratejisi hangi prensipler üzerine kuruludur?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Google olarak kullanıcıların ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde hareket etmeye öncelik veriyoruz. Rekabet, pazara hareketlilik katmasının yanı sıra, ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler üretilmesini sağlaması bakımından kullanıcıların lehine sonuçlar doğuran bir olgu ve bu da Google olarak her zaman memnuniyetle karşıladığımız bir şey.</p>
<p><strong>K.B: Google Türkiye olarak Türkiye&#8217;de Android kullanımı üzerine gelecek öngörüleriniz ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Dünya genelinde akıllı telefonların oranı hızla yükseliyor. Bunu yanında Android tarzı işletim sistemleri kullanan tablet cihazlarda yaygınlaşıyor. Önümüzdeki bir kaç sene içinde internete erişimde mobil cihazların kullanımı bilgisayar kullanımının önüne geçecek. Bu alanda Android işletim sistemi açık ve esnek yapısıyla ve zengin uygulama seçeneği ile birçok donanım firmasının tercihi olmaya başladı. Birçok pazarda akıllı telefonlar arasında Android işletim sistemi tabanlı olanlar birinci tercih olmaya başladı. Türkiye’de de HTC, Samsung, Huawei gibi birçok marka Android işletim sistemli telefonlar açısından zengin bir seçenek sunmaya başladı. Özellikle son dönemde Türkiye’de de aktif hale gelen Android Market sayesinde pazarda talep daha da artacaktır.</p>
<p><strong>K.B: Google&#8217;ın işe alım süreci insanlar tarafından çok merak edilen ve konuşulan bir süreç. Peki, Google Türkiye için nasıl bir işe alım süreci izliyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Google sürekli değişim ve gelişim gösteren bir sektörde aktif olduğu için, merak sahibi, kendisini sürekli geliştiren, alanında ülkesindeki ve dünya genelindeki gelişmeleri yakından takip eden ve yeni fikirlere açık bir bakış açısına sahip olan, üretken çalışanlara ihtiyaç duyuyor. Google’ın bu yöndeki yüksek beklentileri, Google’da çalışmak isteyen çok sayıda insan olması ve uygun çalışanları bulma hedefi, hassas ve detaylı bir işe alım sürecini beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong>K.B: Bulut bilişim, hem veriyi hem işlem yükünü istemciden sunucuya taşıması ve mobil teknolojilerin gelişimini beslemesi açısından bir devrim niteliğinde. Fakat bazı kesimlerce internet ağına ciddi bir veri yükü getireceği kaygısı söz konusu. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> internet erişim hızlarının katlanarak artması, veri sıkıştırma teknolojilerinin gelişimi, depolama maliyetlerindeki büyük düşüş bulut bilişimin daha kullanılabilir ve yaygın olmasının ve geleceğin teknolojik altyapısını şekillendirecek olmasında önemli rol oynuyor. Google gibi teknoloji şirketleri, gerek bireysel kullanıcıların gerekse iş dünyasının Bulut Bilişim konusundaki isteklerine cevap verebilmek için büyük bir hızla yenilikçi çözümler üretiyor. Bu bağlamda; bilgi saklamayı, düzenlemeyi ve paylaşmayı daha kolay ve etkili hale getirecek çözümler sunmak, Google olarak vizyonumuzun önemli bir parçası.</p>
<p><strong>K.B: Biraz da sizden bahsedelim isterseniz. Kariyerinizde Google, Microsoft ve Apple gibi global teknoloji devleri bulunuyor. Kariyerinizin kilit noktası olarak adlandırabileceğiniz bir kararınız, bir olay var mı?</strong></p>
<p><strong>M.İ: </strong>Kariyerimin her noktası benim için çok önemli. Çok dinamik ve dünyadaki değişimi takip eden, hatta bu değişime liderlik eden şirketlerde çalışma fırsatını yakaladım. Her gün yeni şeyler öğreniyorum ve bu değişimde etkin bir rol almaktan büyük mutluluk duyuyorum.</p>
<p><strong>K.B: Sektöre ilk adım attığınızda 6-10 yaş arası çocuklara 3 ay kadar programlama öğrettiğinizi okumuştum. Nasıl bir tecrübeydi?</strong></p>
<p><strong>M.İ:</strong> Muhteşem bir tecrübe. O yaştaki çocukların teknolojiye merakını ve anlatılanları ne kadar hızlı kavradıklarını görünce şaşkınlığa düşüyorsunuz. Bir taraftan da yeni jenerasyonun konuştuğumuz ve içinde bulunduğumuz değişime nasıl doğal bir şekilde ayak uydurduğunu görüyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5294</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
