<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>iş hayatında başarı arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/is-hayatinda-basari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/is-hayatinda-basari/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jun 2017 07:38:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Üretkenliğinizin önündeki 5 engel</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/uretkenliginizin-onundeki-5-engel/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Örsan Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jun 2017 07:38:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Üretkenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142741</guid>

					<description><![CDATA[Bütün gün durmadan çalışıp eve gelip de koca gün ne yaptığınızı anlatamadığınız olmuştur muhakkak. Nefes almadan çalışıp bir arpa boyu yol kat edemeden günü sonlandırıyoruz bazen. Günümüzün çalışma ortamı odaklanmamızı ve gerçekten çalışmamızı engelleyebiliyor. Sonu gelmeyen e-postalar, sürekli yapılan toplantılar ve, itiraf edelim, sosyal medya ile dikkatimizi tek bir işi bitirmeye kesintisiz olarak veremiyoruz. Fakat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün gün durmadan çalışıp eve gelip de koca gün ne yaptığınızı anlatamadığınız olmuştur muhakkak. Nefes almadan çalışıp bir arpa boyu yol kat edemeden günü sonlandırıyoruz bazen.</p>
<p>Günümüzün çalışma ortamı odaklanmamızı ve gerçekten çalışmamızı engelleyebiliyor. Sonu gelmeyen e-postalar, sürekli yapılan toplantılar ve, itiraf edelim, sosyal medya ile dikkatimizi tek bir işi bitirmeye kesintisiz olarak veremiyoruz. Fakat suçu sadece bu konulara atmak, asıl sorunu görmezden gelmemize sebep oluyor. Üretken ve verimli bir gün için Facebook&#8217;a bakmaktan daha büyük engeller var.</p>
<h3>Hızlı karar verip ilerleyememek</h3>
<p>Kararsızlık da bir çeşit iş ertelemedir. Sürekli olarak alınacak kararlar bir başka zamana ötelenir. Karar öncesinde toplantı üstüne toplantı yapılır. Bir sonraki güne atılır, derken bir hafta sonraya ancak toplantı yapılabilir ve karar verme günü sürekli ertelenir. Elbette farklı sebepler de olabilir bunun altında ama genellikle kararın sonunda oluşabilecek başarısızlık korkusu en büyük etken bu noktada.</p>
<p>Başarısızlıktan çekinmek elbette çok doğal ama asıl çekinilmesi gereken şey verimsizlik olmalı. Boş geçirilen zamanın telafisi yok ne yazık ki, ancak hatalı bir karardan geri dönmek çoğu zaman mümkün. En önemsiz konularda dahi karar almak için onlarca kişinin yüzlerce defa e-posta alıp vermesine ve saatler süren sıkıcı toplantılara girmesi verimliliği öldürmekten başka hiçbir işe yaramaz. Fırsat bulundukça mümkün mertebe hızla karar alıp harekete geçmek gerekir.</p>
<h3>Hayır diyememek</h3>
<p>İş hayatında biraz iyi niyetli bir insansanız eğer hayır diyememenin ne kadar sıkıntılı bir durum olduğunu biliyorsunuzdur. İşiniz başınızdan aşkın olsa da, günlerdir uykusuz olsanız da bir iş arkadaşınızın ya da üstünüzün isteklerini geri çeviremezsiniz. Bu da başkalarının mutlu olurken sizin sinir krizi geçirecek kadar yoğun çalışmanıza sebep olur. Siz mutluluğunuzdan ve iç huzurunuzdan feragat edersiniz bu süreçte. Üstelik kendi işlerinizi de yetiştirebilmek adına olması gerekenden daha fazla çalışarak bedeninize de büyük bir yük bindirirsiniz.</p>
<p>Hayır demenin bir kabalık ya da küstahlık olmadığını fark ettiğinizde ise çok daha huzurlu çalışmaya başlarsınız. Elbette bunun çok kolay bir olay olduğunu söylemiyorum. Şahsen ben de hayır deme konusunda çok başarılı birisi değilim. Fakat kesinlikle üzerinde çalışılması gereken bir yetenek olduğunu kabul ediyorum.</p>
<h3>Mükemmeliyetçi olmak</h3>
<p>Bu madde kimi zaman iyi bir özellik olsa da çoğunlukla bir bahane olarak kullanılıyor günümüzde. Mükemmeli aramanın hiçbir sakıncası yok elbette ama mükemmele erişmek için geçirilen süreçte rakiplerinizin sizin çok ötenize geçtiğini unutmamak gerekiyor.</p>
<p>Çağımızın en başarılı iş insanlarından ve girişimcilerinden biri olan Gary Vaynerchuck&#8217;ın da defalarca söylediği gibi üzerinde düşünmeyi, kafa patlatmayı, stratejisini oluşturmayı bırakıp gidip yapmak gerekiyor. Zira %100&#8217;ü aramaktansa %80 tamamlanmış bir ürünü/projeyi hayata geçirmek ve geri kalan %20&#8217;yi yolda tamamlamak çok daha pratik olacaktır.</p>
<h3>Ara vermeden çalışmak</h3>
<p>Herhangi bir süper gücünüz yoksa eğer sizin de dikkatiniz bir süre sonra dağılmaya başlayacaktır. Sıradan bir insan tam konsantrasyon ile 90-120 dakika arasında çalışabilir. Sonrasında yavaş yavaş aklı başka yerlere kaymaya başlar. Bunun önüne geçmeye çalışıp, odaklanmakta ve çalışmakta ısrar ettikçe de tükenmişlik hali gelir ve çalışmanın verimi düşer.</p>
<p>Bu noktada kısa bir mola verip yeniden güç toplamak gerekiyor. Bir kahve molası, arkadaşlarla sohbet biraz işten uzaklaşmanıza, rahatlamanıza ve yeniden enerjinizin yerine gelmesine olanak sağlayacaktır. Bu molaları vermeden çalışmaya devam etmek işinizin kalitesini de düşürecektir. Tam odaklı çalışacağınız iki saat içinde odaklanamadan çalıştığınız sekiz saatten daha fazla iş bitirebilirsiniz.</p>
<h3>Kendine dikkat etmemek</h3>
<p>Yoğun iş temposunda insan bazen sadece işe odaklanabiliyor. İş dışında hiçbir aktiviteye vakit ayıramıyor. Spora gitmek ya da arkadaşlarla görüşmektense çalışmayı tercih edebiliyor. Fakat uzun vadede düşünüldüğünde çok da sağlıklı olmayan bir yaklaşım bu. Günde on dakika spor yapmak bile kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayacak hormonların salgılanmasında faydalı olacaktır.</p>
<p>Çalışmak yerine spora ya da arkadaşlara vakit ayırmak vicdan azabı yaratabiliyor kimi zaman. Bu da çok doğal bir durum. Ancak bu noktada spora da arkadaşlara da hatta her şeyden uzaklaşıp kafa dinlemeye de vakit ayırmak gerekiyor. Müşterilerle toplantı yapmak ne kadar doğal ve katı bir şekilde gerçekleşiyorsa aynı şekilde yaklaşmakta fayda var bu noktalara da. Zira kendinize iyi bakmadan çalışmaya devam ederseniz, çalışamayacak hale gelmeniz kaçınılmazdır. Arada kendinize bunu hatırlatıp, kendinizi bir öncelik haline getirmeniz gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142741</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş hayatında daha iddialı olmanızı sağlayacak 3 ipucu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-daha-iddiali-olmanizi-saglayacak-3-ipucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alparslan Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2016 13:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[daha başarılı olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[iddialı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında başarı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket ortamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104301</guid>

					<description><![CDATA[Çalışan biri olarak hemen her ofis ortamında daima daha hırslı, ön plana çıkmak için her şeyi göze alan ve elbette sürekli işverenle sıkı ilişkiler kuran insanların olduğunu görürsünüz. Bu kişileri biraz kızgınlık ve biraz, “Acaba işe yarıyor mu?” merakıyla izliyor olabilirsiniz. Sürekli yüzünde önemli bir proje üzerinde çalışıyormuş gibi bir ifadeyle gezen, saçma da olsa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışan biri olarak hemen her ofis ortamında daima daha hırslı, ön plana çıkmak için her şeyi göze alan ve elbette sürekli işverenle sıkı ilişkiler kuran insanların olduğunu görürsünüz. Bu kişileri biraz kızgınlık ve biraz, “Acaba işe yarıyor mu?” merakıyla izliyor olabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-104301"></span></p>
<p>Sürekli yüzünde önemli bir proje üzerinde çalışıyormuş gibi bir ifadeyle gezen, saçma da olsa fikirler üretip, nefes almaksızın üstleriyle paylaşan bu ofis çalışanları, iş hayatını rekabet ortamına çeviren kişiler olarak öne çıkarlar.</p>
<p>Aynı zamanda, ekip çalışmalarından hoşlanmayan bu kişiler, ekibi yönetmek için çaba sarf eder, ortaya çıkan projeye dair bütün başarılı işlerden kendine pay çıkarır. Eğer siz de bu tarz kişilerle birlikte çalışıyorsanız ve tüm bu öne çıkma çabaları içinde kendi iddianızı da ortaya koymak gibi bir idealiniz varsa, bunu nasıl gerçekleştirebileceğinizi biliyor musunuz?</p>
<p>İşte iş hayatında, kendi iddianızı ortaya koymak için  yapabileceklerinize dair birkaç ipucu…</p>
<h4>1. Bahane bulmayı bir kenara bırakın</h4>
<p>“Tam parlayacağım, müdür modumu düşürüyor” mantığı yalnızca bir bahane. Siz yeni projeler için heyecanlanıp, üretmeye devam ederken, işvereniniz olayı tamamen başka açılardan değerlendiriyor olabilir. Sizin yükselmeniz için, rutin işlerde gösterdiğiniz performansı değerlendirecek, yeni projeler için şirketin genel durumunu gözden geçirecek ve sizin için doğru zamanı ona göre belirleyecek olabilir.</p>
<p>Aslında, büyük başın derdi de haliyle büyük oluyor. Dolayısıyla, iş hayatına yöneticinizle aynı perspektiften bakamamanız çok doğal. En iyisi siz bulunduğunuz pozisyonda rutin işlerinizi en iyi şekilde yerine getirmeye devam edin ve ilerleyen zamanlar için işvereninizin gözünde puan toplamayı sürdürün.</p>
<h4>2. Ekip çalışmasında kilit nokta siz olun</h4>
<p>Ekip çalışmalarında, fikirlerin çatışması, herkesin kendi fikriyle öne çıkmak istemesi gibi durumlar meydana gelebiliyor. Eğer bir ofis çalışanıysanız, bununla sık sık karşılaşıyor olabilirsiniz. Hatta, gerektiği kadar kendinizi iyi ifade edemediğinizden ve geri planda kaldığınızdan endişe edebilirsiniz.</p>
<p>Ancak, ekip çalışmalarında uygulayabileceğiniz birkaç tüyo ile ekibin yıldızı olmanız an meselesi. Örneğin, işvereniniz sizi ekip olarak dinliyor ve yeni proje için ekibin çıkardığı fikirleri değerlendiriyor. Bu sırada büyük ihtimalle pek çok fikir havada uçuşuyor olacak. Siz bu fikirlerden en iyi olduğunu düşündüğünüz üzerine odaklanarak, “Evet, bence bu harika bir fikir. Eğer, x şirketiyle bu konuda temasa geçer, y’den de gerekli izinleri alırsak z sürede bu işi bitirebiliriz” gibi çözüm odaklı çalışırsanız, proje sizin hakimiyetinizdeymiş gibi bir hava oluşur. Böylece iş dağılımları başta olmak üzere pek çok konunun yönetimini ele geçirebilirsiniz.</p>
<h4>3. “O”nu kazanın</h4>
<p>Şu, kendisini ön planda tutmak isteyen iş arkadaşınız, işte o hem az çalışıyor, hem bir şekilde geç geldiğinde ya da işle meşgul olmadığı zamanlarda iyi kamufle oluyor ve buna rağmen rol çalmaya mı çalışıyor? Bu sinirlerinizi iyice geriyor ve dikkatinizi dağıtıyor olabilir. “Yine geç kaldı”, “Şuna bak yine çalışmıyor” diye düşünüp, sinirlerinizi bozarken, işinize konsantre olamamanız sizin aleyhinize bir durum oluşturuyor olsa da, zaman zaman buna engel olamıyorsunuz.</p>
<p>Aslında çözüm çok basit. Ona sinir olmak yerine, arkadaşça yaklaşıp, onunla konuşabilirsiniz. Belki bu şekilde size açılıp, çalışamamasının ya da geç kalmasının nedenlerini anlatabilir. Çünkü işe geç kalmasının ya da çalışamamasının nedeni ciddi ailevi ya da sağlık problemleri olabilir. İş hayatının ihtiraslarına kapılıp, aslında çok zor durumda olan birine diş biliyor olabilirsiniz. Onu dinleyerek, birlikte hareket edebilir, hatta sizin de geç kalmanız gereken durumlarda sizi idare etmesini rica edebilirsiniz. İş hayatında rekabet ne kadar ciddi olursa olsun, işin insani taraflarını da göz ardı etmemekte fayda var.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş ve sosyal hayat dengesi nasıl kurulur?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-ve-sosyal-hayat-dengesi-nasil-kurulur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2014 10:30:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[denge kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında başarı]]></category>
		<category><![CDATA[iş ve hayat arasında]]></category>
		<category><![CDATA[odaklanma]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hayatta başarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103010</guid>

					<description><![CDATA[İlk çağlardan beri çalışmak, yaşamak için gerekli yöntemlerin hep başında geldi. İnsanların ateşi bulması, tekerliği icat etmesi de çalışmasının sonucuydu. O günlerden bu teknolojik çağa ulaşmamız da öyle&#8230; Dolayısıyla çalışmak, yalnızca bir şeyler kazanmanın değil, daha iyi koşullarda yaşamayı sağlamanın da başlıca aracı. Peki, çalışmanın tüm bu faydalarına rağmen, işimizi olması gerekenden daha fazla önemseyerek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk çağlardan beri çalışmak, yaşamak için gerekli yöntemlerin hep başında geldi. İnsanların ateşi bulması, tekerliği icat etmesi de çalışmasının sonucuydu. O günlerden bu teknolojik çağa ulaşmamız da öyle&#8230; Dolayısıyla çalışmak, yalnızca bir şeyler kazanmanın değil, daha iyi koşullarda yaşamayı sağlamanın da başlıca aracı.</p>
<p><span id="more-103010"></span></p>
<p>Peki, çalışmanın tüm bu faydalarına rağmen, işimizi olması gerekenden daha fazla önemseyerek onu hayatımızın merkezine almış olabilir miyiz? Gerçekten sadece işe odaklandığımız için başka hiçbir şeyle ilgilenmiyor muyuz?</p>
<p>Konu, hayatımızı kazanmamızı ve daha iyi bir hayat standardına ulaşmamızı sağlayan işimiz olunca, üzerine düşünülecek çok konu var. İşimiz olmadan yaşayabilir miyiz? İş hayatın ta kendisi mi peki? İş ile özel hayat arasında denge kurmak mümkün mü? gibi sorular kafamızı karıştırıyor. İşte bu sorulara iş dünyasının öncede gelen isimlerinin verdiği cevaplar&#8230;</p>
<h4>Daha çok düşün, daha az çalış</h4>
<p><a href="http://www.hubspot.com/" target="_blank">HubSpot</a>’un CEO’su Brain Halligan, dinlenmiş bir beynin daha hızlı ve pratik üretim yapabileceğine, böylece işlerin kolaylaşarak, yükün azalacağına inanıyor. Kendisi için de en verimli çalıştığı zamanların iyi dinlendiği zamanlar olduğunu ifade eden Halligan, bu nedenle günlük programında mutlaka bir süre dinlenmeye ve meditasyona vakit ayırıyor.</p>
<p>Halligan, nasıl hissettiğinin işlerine yansıdığını, dolayısıyla kendini iyi hissedeceği şekilde bir çalışma prensibi benimsediğini aktarıyor. Şirketleri üretime dönük ve başarılı olmasını sağlayan unsurun zihni besleyen, dinlendirici aktiviteler olduğuna inanan Halligan, bu yüzden daha çok düşünüp daha az çalışma yöntemini tavsiye ettiğini belirtiyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-103011" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/halligan.jpg" alt="halligan" width="260" height="260" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/halligan.jpg 260w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/halligan-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/halligan-60x60.jpg 60w" sizes="(max-width: 260px) 100vw, 260px" /></p>
<h4> İş hayatını ve özel yaşamı birlikte tasarlamak</h4>
<p>Silikon Vadisi’nde kadınlar için teknoloji üreten <a href="http://www.womenstartuplab.com/" target="_blank">Women’s Startup Lab</a>’in CEO’su Ari Horie, çalışan ve mücadeleci kadın ifadesinin en iyi örneklerinden. O bulunduğu vadideki, en güçlü kelebeklerden biri. Denge kelimesinden belki de bu nedenle çok hoşlanmadığını söylüyor olabilir. Çünkü onun hayatı dengeler değil, öne geçmek, herkesin bir adım önünde olmak üzerine kurulu. Dolayısıyla, “Ya siyah vardır ya da beyaz. Ya yanlış vardır ya da doğru” diyor ve ekliyor, “İş ve hayatı dengede tutmak değil, ikisini birlikte dizayn etmek gerekir.”</p>
<p>Kadınların, iş ve sosyal hayat arasında bocalarken bundan bahsetmemesini de yanlış bulan Horie, aksine bundan bahsedip, çözüm bulunmasını sağlamalarının daha etkili olacağına inanıyor. Horie’ye göre, bu sorunlardan bahsedilmediği sürece, sorun yaşayan diğer kadınlar, başarılı ve güçlü olduğunu düşündükleri kadınların birer süper kahraman olduğunu düşünerek kendilerini suçlu hissediyor. Sonuç olarak konuşmanın ve çözüm üretmenin gücüne inanan Horie kadınları, iş hayatlarını mutlu olacakları şekilde tasarlamaya davet ediyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-103012" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/ari-horrie.jpg" alt="ari horrie" width="260" height="260" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/ari-horrie.jpg 260w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/ari-horrie-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/ari-horrie-60x60.jpg 60w" sizes="(max-width: 260px) 100vw, 260px" /></p>
<h4><strong><strong><br />
</strong></strong>Feragat etmeyi bilmek<strong><strong><br />
</strong></strong></h4>
<p><a href="https://www.plated.com/" target="_blank">Plated.com</a>’un kurucu ortağı Nick Taranto; bir turtayı çok fazla parçaya bölebileceğimizi, ancak bunların çok küçük dilimler olacağını ve yeterli tadı vermeyeceğini belirtiyor. Dolayısıyla her şeyi birden yaparsak, hepsinin hakkını veremeyeceğimizi vurguluyor. Bu nedenle bazı şeylerden feragat etmek gerektiğini ve hayatta denge kurmanın, turtayı dilimlere bölmek kadar kolay olmadığını ifade ediyor.</p>
<p>Taranto, 20’li yaşların başındayken kendisinin de her şeyi yapabileceğine inandığını ancak, pek çok topu havada çevirmeye çalışırken birçoğunu düşürdüğünü anlatıyor. İlerleyen yıllarda çocuk sahibi olunca, daha dikkatli ve her şeyi bir arada yapamadığını söyleyecek kadar olgun tavırlar sergilemeye başladığını kaydeden Taranto, odaklanmayı öğrendiğini ve odaklandığı seçenekleri azaltarak onları en iyi şekilde yerine getirmeye başladığını sözlerine ekliyor.</p>
<h4>Kaliteli uyku</h4>
<p><a href="https://www.madison-reed.com/" target="_blank">Madison Reed</a> gibi birçok girişimin öncüsü olan, yatırımcı Amy Errett yeni bir girişimin ilk zamanlarında neredeyse 7/24 çalıştığını belirtiyor. Böyle zamanlarda özel hayat ve iş yaşamı arasında denge kurmanın mümkün olmadığını belirtiyor.</p>
<p>Ancak Errett, ne olursa olsun kendisi için en azından kaliteli uykunun çok önemli olduğunu belirtiyor. Bu nedenle telefonunu asla uyduğu odaya sokmadığını belirten Errett, kaliteli uykunun verimlilik konusunda son derece önemli olduğunu belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103010</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
