<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>iş yaşamı arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/is-yasami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/is-yasami/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Aug 2017 07:14:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Erken yaşta öğrenilmesi gerekenler</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/erken-yasta-ogrenilmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/erken-yasta-ogrenilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Aug 2017 07:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[Alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143795</guid>

					<description><![CDATA[Ne kadar erken yaşta öğrenirsenilirse o kadar çok faydalı olacak 4 konuyu derledik. 1. Algı gerçektir Dünyayı yorumlama ve anlama biçimi, inançlarınızı ve yaşam biçiminizi doğrudan etkiler. Algı, anlayış yarattığı kadar ön yargı da yaratır. Merak yarattığı kadar korku yaratır. Gerçekliğin kapsamının dar veya muazzam olmasını ister misiniz? Cehaletin sağladığı mutluluk yeterli mi, yoksa daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kadar erken yaşta öğrenirsenilirse o kadar çok faydalı olacak 4 konuyu derledik.</p>
<p><strong>1. Algı gerçektir</strong></p>
<p>Dünyayı yorumlama ve anlama biçimi, inançlarınızı ve yaşam biçiminizi doğrudan etkiler. Algı, anlayış yarattığı kadar ön yargı da yaratır. Merak yarattığı kadar korku yaratır. Gerçekliğin kapsamının dar veya muazzam olmasını ister misiniz?</p>
<p>Cehaletin sağladığı mutluluk yeterli mi, yoksa daha fazlasına mı ihtiyacınız var,? Gerçek şu ki, çoğu insan daha fazlasını istiyor. Bilinçaltı seviyesinde olsa bile&#8230; Beşikten mezara, eğitimin önemi her zaman vurgulanıyor. Öğrenmek ve keşfetmek en iyi yaptığımız şeylerden, ancak yine de anlamadığımız şeyleri anlamaya çalışmak gittikçe zorlaşıyor.</p>
<p>Neyi bilmediğinizi sorgulayın ve öğrenmeniz gereken şeyi tespit edin. Daha sonra onu nasıl öğrenebileceğinize odaklanın.</p>
<p><strong>2. Her şey geçicidir</strong></p>
<p>İyi günler geçici olduğu kadar kötü günler de geçici&#8230; Bu yüzden, iyi geçen günlerin tadını çıkarın ve bunun için minnettar olun. Başarısız olduğunuzda ya da kötü günler geçirdiğinizde bunu bir yenilgi olarak görmeyin. Her zaman hayatın inişleri ve çıkışları olduğunu unutmayın. Birçok şeyden ders çıkarmak mümkün. Yaşadıklarınızın değerini anlamak için sıkıntı yaşamak kaçınılmazdır. Mütevazı kalmak ve hayatın getirdiği sevinçler için minnettar olmak da önemlidir.</p>
<p><strong>3. Varolmanın önemi</strong></p>
<p>&#8220;Eğer depresyondaysan geçmişte yaşıyorsun, endişeleniyorsan gelecekte yaşıyorsun, barış içindeysen şu an yaşıyorsun.&#8221; Lao Tzu Çoğu zaman, gelecekte neyi yaşayacağımız konusunda endişelenme eğilimindeyiz. Geleceğe yönelik düşünmek önemli olduğu kadar geleceğinizi engellememesine dikkat edin. Yaşadığımız iyi ve kötü anlar sonrasında anılara dönüşür. Bu yüzden sahip olduğunuz anın tadını çıkarın.</p>
<p>Genellikle bir insanın bunun farkına varması  bir ömür sürer. <a href="https://sosyalmedya.co/stres-endise-ve-korkuyu-yenmeniz-icin-11-bilimsel-hile/">Endişe</a> üretkenliğinize engel olur ve geçmişte yaşamak size sıkıntı stres yarattığı gibi verimsiz olmanıza da neden olur. Yaşadıklarınıza ve size nasıl hissettirdiğine dikkat edin. Üzülmek, üstesinden gelinmesi gereken zor olan bir duygudur. Gününüzün çoğunu günümüzde geçirirken biraz zaman ayırıp geleceğinize dair de planlar yapmalısınız. Böylece yaşamınızda dengeyi sağlamış olursunuz.</p>
<p><strong>4. Sevdiğiniz şeyi yapın ve yaptığınız şeyi sevin</strong></p>
<p>Kendinize kariyerinizi sevmenin ve yaptıklarınızı sevmenin önemini hatırlatın. Çalışmanız, hayatınız boyunca kendinize ayırdığınız önemli bir zaman dilimidir. Kariyerinizde mutlu değilseniz, bu mutsuzluk hayatınızın diğer yönlerine sızacaktır. Hiçbir şey mükemmel değilken kendiniz üzerinde çalışmak ve arzuladığınız hedeflere ve memnuniyete ulaşmak için kendinizi konumlandırmanız önemlidir.</p>
<p>En önemlisi: Kendinize yatırım yapın!</p>
<p>Bu <a href="https://sosyalmedya.co/online-bir-is-kurmak-icin-bos-zamanlarinizi-degerlendirin/">iş</a> yaşamanız dışında da geçerlidir. Hangi alışkanlıkları ve hobileri durdurmak, hangilerini geliştirmek istersiniz? Kendinizi kuşatan insanların ve faaliyetlerin türü konusunda bilinçli olmanız önemlidir. Bilgi; beyninize giden besin maddeleri gibidir, kendinizi ne ile beslediğinizin farkında olmalısınız. Başarı, sadece bir zafer anı değildir. Başarı, bir dizi anı (ve seçimleri) içerir.</p>
<p>Güzel yaşamak için her gün sevdiğiniz şeyleri yapabilecek tek kişi sizsiniz.</p>
<p>Son olarak söylediklerimizi dikkate alır ve uygularsanız hayatta daha mutlu ve başarılı olmanız kaçınılmazdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/erken-yasta-ogrenilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143795</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Açık planlı ofisler, üretkenliği öldürüyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/acik-planli-ofisleruretkenligi-olduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2017 12:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Açık]]></category>
		<category><![CDATA[açık ofis]]></category>
		<category><![CDATA[açık ofis sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[açık planlı ofisler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatında verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Ofis]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[yeni nesil ofisler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142637</guid>

					<description><![CDATA[40.000&#8217;den fazla çalışanın katıldığı kapsamlı bir çalışmada, açık ofis sisteminin istenilen yeterlilikte çalışmadığı ortaya konuldu. 1. Uzaktan çalışma, çok yakında yeni bir norm haline gelecek. Kısa süre önce yapılan Fuze  araştırmasına göre; işçilerin yüzde 83&#8217;ü verimli olabilmek için ofiste olmaya ihtiyaç duymadıklarını ve yüzde 38&#8217;i uzaktan çalışmaya izin verilirse işlerinden daha fazla keyif alacaklarını belirtti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>40.000&#8217;den fazla çalışanın katıldığı kapsamlı bir çalışmada, açık ofis sisteminin istenilen yeterlilikte çalışmadığı ortaya konuldu.</p>
<p>1. Uzaktan çalışma, çok yakında yeni bir norm haline gelecek. Kısa süre önce yapılan <a href="http://www.fuze.com">Fuze</a>  araştırmasına göre; işçilerin yüzde 83&#8217;ü verimli olabilmek için ofiste olmaya ihtiyaç duymadıklarını ve yüzde 38&#8217;i uzaktan çalışmaya izin verilirse işlerinden daha fazla keyif alacaklarını belirtti.</p>
<p>2. Fiziksel alanlar küçülüyor: Daha fazla şirketin ve ekibin bir araya gelmesini sağlayan bu sistem; en iyi fikirleri yaratan çalışma alanlarıyla işbirliğine dayalı bir ofis modeline geçileceğini gösteriyor.</p>
<p>3. Geleneksel masalar kaybolacak: Kapalı ofis ortamlarından ziyade, <a href="https://sosyalmedya.co/akilli-telefonunuzdan-kahve-ziyafeti/">kahve</a> zincirlerindeki masalar gibi bir çalışma ortamında ihtiyaçlara uygun alanlar oluşturulmaya çalışılacak.</p>
<p>4. Çalışma saatleri standart 9 &#8211; 5 değil de 7 gün 24 saat şeklinde tasarlanacak. Aslında, yakın tarihli bir Fidelity anketi, Millennials&#8217;ın daha esnek bir çalışma ortamı için ücret indirimi yapacağını da söylüyor.</p>
<p>Liste, şirketlerin açık plan ofisleri hakkındaki fikirlerini yansıtmaktadır. Maddelerin geneline bakıldığında; insanların bir ofiste çalışmak istemediklerini görüyoruz.</p>
<p>Üzücü bir gerçek var ki; insanlar, açık ofis ortamında kızgın bakışların olduğu gergin bir ortamda yaratıcı olamıyorlar. Açık ofis sistemi, beklenilenin aksine çok verimli sonuçlar vermemektedir. Eğer bu fikrin tam tersini düşünmeye devam ediyorsanız; size verimsiz olduğunu kanıtlayan bir örnek sunacağım:</p>
<p>ABD&#8217;de 300&#8217;den fazla şirketin katıldığı, 40.000&#8217;den fazla çalışanın yer aldığı araştırma, bu konuda bugüne kadar ki yapılan en kapsamlı araştırmadır. Çevresel Psikoloji Dergisi&#8217;nde yayınlanan sonuçları ise şöyle;</p>
<p>Kapalı özel ofisler, özellikle akustik ve mahremiyet konularında iç ortam kalitesi gibi birçok yönüyle açık plan düzenlerinden daha iyi performans gösterdi. Açık alan ofislerinde ise; gizlilik ve <a href="https://sosyalmedya.co/sese-asiri-duyarli-olanlar-yasadiginiz-mizofoni-olabilir/">gürültü</a> sorunu mevcuttur.</p>
<p>Açık ofis sistemleri, uzaktan bakıldığında güzel bir oluşum gibi görünse de; gürültü ve birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Bir çift kulaklık ile giderilebilen gürültü kirliliğinin aksine, görsel kirliliği engellemek mümkün değildir. Kafanıza bir havlu atmadan oyun çadırı gibi ekranı kapatmanın hiçbir yolu yoktur.</p>
<p>Sonuç olarak; bu konuyla ilgili şunları söylemek mümkün: Aslında, insanlar evde çalışmak istiyorlar ve açık plan ofisinden kurtulmak için maaşlarının azalmasına bile razılar.</p>
<p>Açık planlı ofisler, sadece verimliliği bozmakla kalmıyor, kişilerin işe gelme isteklerini dahi kaçırıyor. Garip olan durum ise; ofis alanlarını tasarlayan kişilerin ve onları işe alan yöneticilerin bu durumun farkına varmaması. Ama, siz her şeye rağmen açık planlı bir <a href="https://sosyalmedya.co/saglikli-ve-verimli-bir-ofis-ortami-icin-dikkat-edilmesi-gerekenler/">ofis</a> ortamında çalışmayı düşünüyorsanız eğer; bunu bir kez daha düşünmenizi öneririz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142637</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş performansınızı arttıracak 4 alışkanlık</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-performansinizi-arttiracak-4-aliskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 12:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[hbr]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[rituel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142306</guid>

					<description><![CDATA[Bu dört alışkanlığı, her gün tekrarlayarak daha üretken olabilirsiniz. Girişimciler, dünya liderleri ve profesyonel sporcuların ortak bir özelliği vardır: Hepsinin ilginç alışkanlıkları var. Spor dünyasında, yere tükürme ve hatta alkışlama gibi garip alışkanlıklar, sporcu performansını iyileştirmekle alakalıdır. Fakat batıl bir inancın ötesine geçebilir mi? Birkaç küçük ritüel alışkanlığı korumak, performans üzerinde potansiyel olarak ölçülebilir bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dört alışkanlığı, her gün tekrarlayarak daha üretken olabilirsiniz. <a href="https://sosyalmedya.co/27-yasin-altindaki-27-genc-ceo/">Girişimciler</a>, dünya liderleri ve profesyonel sporcuların ortak bir özelliği vardır: Hepsinin ilginç alışkanlıkları var. Spor dünyasında, yere tükürme ve hatta alkışlama gibi garip alışkanlıklar, sporcu performansını iyileştirmekle alakalıdır. Fakat batıl bir inancın ötesine geçebilir mi?</p>
<p>Birkaç küçük ritüel alışkanlığı korumak, performans üzerinde potansiyel olarak ölçülebilir bir etki sağlayabilir. Bazı hesaplara göre, kişilerin yüzde 45&#8217;i onlar için zor olan durumlardan önce, ritüel davranışlarını gerçekleştirdiğini itiraf etti.</p>
<p>Sayacağımız dört alışkanlık ritüeller kadar garip olmayabilir, ancak en azından performansınızı ve tutumunuzu nasıl geliştireceğinizi açıklayabiliriz.</p>
<p><strong>1. Çalışmaya biraz erken başlayın</strong></p>
<p>Temel davranışlarla başlayalım. Erken çalışmaya başlamak kulağa hoş gelmeyebilir ancak alışkanlık haline dönüştüğünde bakış açınızı ve farkındalığınızı geliştirmiş olursunuz.</p>
<p>Açık olmak gerekirse: Sabah işe erken gidip 30 dakika önce başlamanız için teşvik etmiyoruz. Amaç, sabit bir zamanda uyanma ve trafikte öfkelenmeden işe gidebilmenizi sağlamak. Mesele şu ki, her sabah sadece bir kaç dakika uykunuzdan vazgeçmeniz. Bunu alışkanlık haline getirirseniz, hayatınızdan endişe ve hayal kırıklıklarını çıkarabileceksiniz. İş yerinde de ruh haliniz ve performansınız artacaktır.</p>
<p><strong>2. Görebileceğiniz her yere kendiniz için notlar bırakın</strong><br />
İlhamın ne zaman geleceği belli olmaz, kimi zaman işe giderken, kimi zaman duştayken, kimi zaman ise yatmadan önce&#8230; Bu nedenle, fikirlerinizi kaybetmemek ve değerlendirmek adına not almayı ihmal etmeyin!</p>
<p>Kendinize bıraktığınız notlar ilk başta kötü bir alışkanlık gibi gelebilir. Hafızanızın iyi çalışmadığına, unutkanmışsınız gibi bir izlenim bırakabilir&#8230; Lakin, çalışma alanlarınızın her yerinde notlar alarak, aktif, üretken ve korkusuz bir yaratıcı zihin oluşturabilirsiniz. Önemli olan bunu alışkanlık haline getirmeniz.</p>
<p><strong>3. Duygularınızı ele geçirmek için görselleştirme kullanın</strong></p>
<p>Ritüellerin gerçek anlamda olması gerekmez. Sadece bir şekilde size yardım etmeleri gerekir. Söz konusu yazdıklarınızın görselleştirilmesi <a href="https://hbr.org/2017/01/research-performing-a-ritual-before-a-stressful-task-improves-performance">HBR</a> tarafından yürütülen bir deneyde de anlatıldığı gibi:</p>
<p>Deney, 85 öğrencinin canlı olarak izleyicilerin önünde şarkı söylemesiyle ilgiliydi. Oyuncuların yarısından sunum öncesinde nasıl hissettiklerini resmetmeleri istendi. &#8211; Sinirli? Korkmuş? Ölümüne korkmuş? &#8211; Daha sonra çizimi tam beş saniye yansıtın ve sonra çizimi silip çöp kutusuna atın dendi. İşe yaramaz gibi mi geliyor? Belki de&#8230; Ama ritüeli gerçekleştiren öğrenciler, daha iyi performans gösterdiler. Diğerlerine göre, daha sakin kalp atışlarına sahiptiler ve daha az endişeli hissettiler.</p>
<p>O yüzden görselleştirme güçlü bir araçtır. Yüksek performanslı bir iş öncesi, duygularınızı doğrudan bir kağıda döküp resmederseniz kaygı düzeyiniz düşecektir. Ama mutlaka nasıl hissettiğiniz hakkında dürüst olun. Sonra, duygularınızı resmettiğiniz kağıdı parçalayıp atın. Bundan sonra kendinizi hafiflemiş hissedeceksiniz.</p>
<p>Bu fikri, her büyük görev veya mülakat öncesi uygulayabilirsiniz. Böylece dikkatinizi kolayca yapmak istediğiniz işe odaklayabilirsiniz. Sonuç olarak, çalışmalarınızda büyük bir fark yarattığınızı göreceksiniz.</p>
<p><strong>4. Çalışma alanınızı düzenlemek için her sabah bir dakikanızı ayırın</strong></p>
<p>Masalarımız, çalışma alanlarımız, işte geçirdiğimiz zaman aslında evimizin bir parçası gibidir. Ama çalışma alanınızda evinizde gibi hissedebiliyor musunuz? Çalıştığınız alanda kendinize ait bir alan oluşturun. Her sabah geldiğinizde, her şeyin olmasını istediğiniz yerde olduğundan emin olun. Ayrıca gerekli tüm araçların kolayca ulaşabileceğiniz yerde olup olmadığını kontrol edin. Eşyalarınızın düzeni konusunda aşırı saplantıya kapılmak sağlıklı değildir, ancak başkalarını rahatsız etmeden iş akışınızı geliştiren bir şeyse kesinlikle zararı yoktur.</p>
<p>Gününüz nasıl olursa olsun kendinizi organize etmenizi ve hazırlamanıza yardımcı olabilir. Özellikle, psikolojik olarak sizi rahatlatır ve yaptığınız iş üzerinde daha güçlü bir hakimiyet sağlarsınız. Eğer çalışma alanınız tamamen size özel ise çok daha iyi. Çünkü istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Sizin için neyin işe yaradığını bulun!</em></strong></p>
<p>Dünyanın dört bir yanındaki profesyoneller, bazı ilginç ve yararlı alışkanlıklara sahip. Peki, sizin alışkanlıklarınız neler? Alışkanlıklarınız, özellikle ayrıntılı veya alışılmışın dışında olmak zorunda değil. Gerçekte, ne kadar basit olursa, o kadar iyi! Mesele, sadece sizi ve çalışanlarınızı doğru zihniyet ortamına sokan davranışları teşvik etmek ve uygulamak. Sizin için yararlı olan alışkanlıkları keşfedin ve onları uyguladığınızda nasıl işe yaradığını görün!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142306</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sizi daha sevimli hale getirecek 7 beden dili tekniği</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sizi-daha-sevimli-hale-getirecek-7-beden-dili-teknigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2017 12:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[beden dili]]></category>
		<category><![CDATA[beden dili hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[beden dili teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[zig zigler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142223</guid>

					<description><![CDATA[Biliyorsunuz ki, insanların sizi sevmesini sağlamak iş dünyasının bir parçasıdır. Bu konuda yetenekli olmanız şart! İster yönetici, ister müşteri, hangi mevkide olursanız olun insanların sizi sevmesi önemli. Çünkü sevilen insanlar her zaman desteklenir. Mesela, onların e-postalarına daha çabuk cevap verilir, toplantılardaki yorumları daha iyi karşılanır. Ayrıca performans incelemelerinde daha olumlu bir şekilde gözden geçirilirler. Öyleyse, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorsunuz ki, insanların sizi sevmesini sağlamak iş dünyasının bir parçasıdır. Bu konuda yetenekli olmanız şart! İster yönetici, ister müşteri, hangi mevkide olursanız olun insanların sizi sevmesi önemli. Çünkü sevilen insanlar her zaman desteklenir.</p>
<p>Mesela, onların e-postalarına daha çabuk cevap verilir, toplantılardaki yorumları daha iyi karşılanır. Ayrıca performans incelemelerinde daha olumlu bir şekilde gözden geçirilirler. Öyleyse, bir kişiyi olumlu bir şekilde etkilemek istediğinizde kullanabileceğiniz 7 beden dili tekniğinden bahsedelim:</p>
<p><strong>Kişilerin hareketlerine ayna tutun</strong></p>
<p>Nörobilim bu konuda oldukça nettir. İnsanlara, onların hareketlerini yansıttığınızda sizinle iletişim kurarken daha rahat hissederler. Çünkü eş zamanlı davranmak işe yarayan bir durumdur.</p>
<p>Çok belirgin bir şekilde hissettirmeden kişinin hareketlerini taklit edin. Aşırıya kaçmadan bunu yaptığınızda basit ve etkili bir şekilde uyumu yakalarsınız. Karşınızdaki kişinin dikkatini çekip beğenisini kazanırsınız.</p>
<p><strong>Tokalaşırken eliniz esnek olsun</strong></p>
<p>İlk izlenimler çok önemlidir. Bu yüzden tokalaşırken elinizi ölü balık gibi çok esnek tutarsanız, kişiler onlardan hoşlanmadığınız izlenimine kapılır.</p>
<p>Özellikle satış aşamasındaysanız veya işiniz için düzenli olarak yeni insanlarla tanışıyorsanız, sağlam ancak esnek bir tokalaşma yapın. Birkaç farklı insan da bunu deneyin. Farkı göreceksiniz.</p>
<p><strong>Tokalaşırken göz teması kurun</strong></p>
<p>İnsanlar göz teması kurduğu kişiyle pozitif etkileşimde bulunurlar. Ama her durumda göz teması aynı etkiyi uyandırmaz.</p>
<p>Özellikle ilk tanıştığınız birine uzaktan uzun uzun bakmak,  o kişide pozitif duygular uyandırmaz. Genellikle saygı eksikliği veya gizlediğiniz bir şey olduğunun göstergesi olarak yorumlanır.</p>
<p>Öte yandan göz teması, güvenilir olduğunuzu ve o kişiyle ilgilendiğinizi de gösteren bir yoldur.</p>
<p><strong>Derin nefes alın</strong></p>
<p>Kişiler, çevresindekilerin sinir sisteminden kolayca etkilenir. Siz ne kadar yumuşak, uyumlu ve sakin biri olursanız karşınızdaki kişi, sizi o kadar çok sevecektir. Ama her zaman sakin ve uyumlu olmak mümkün değil. Bu zamanlarda sinir sisteminizi rahatlatmanın en kolay yolu, derin bir nefes almaktır.</p>
<p>Örneğin 4 saniye nefes alın 8 kez dışarı verin. Böylece fizyolojik olarak rahatlamış olursunuz, bu durumda karşınızdaki kişiye yansır.</p>
<p><strong>Dik oturun</strong></p>
<p>Beden dili yönünden eğik duran kişiler, kendine güveni olmayan kişi olarak algılanmaya müsaittir. Özellikle toplantılarda dik oturmak önem teşkil eder. Ama dik oturmak aynı zaman da rahat olmak mı istiyorsunuz, göbeğinizi içe çekin omuzlarınızı serbest bırakın. Karın kaslarınız çalışırken dik durmanızı sağlamaz ama omuzlarınız sizi rahatlatır.</p>
<p><strong>Dik bir şekilde durun</strong></p>
<p>Duruşunuzun, kendinden emin olmayan bir tavır sergilemesini istemezsiniz. Genel olarak, ayağınızı birbirine yakın tutmak güvensizliği belirtirken, daha geniş bir duruş ise güveni ifade eder. Temel kural, ayaklarınızı kalça genişliğinde tutmaktır.</p>
<p><strong>Bir odaya girerken birine el sallayın ve gülümseyin</strong></p>
<p>Ne de olsa insanoğlu, sosyal hayvanlar olarak biliniyor. Bu yüzden fark edildiğini bilen bir kişi, biri tarafından tanındığında ya da onunla iletişime geçildiğinde durumdan oldukça hoşnut olur. Tanımadığınız ve tanınmadığınız bir ortamda da kahve içmek isteyen var mı beraber içelim gibi sözcükler insanların dikkati çeker.</p>
<p>Zig Zigler&#8217;in de dediği gibi: &#8220;Sizin gibi insanlar sizinle konuşurlar, ancak size güvenirlerse sizinle iş yapacaklardır.&#8221; İnsanlar, kendileriyle iletişim kurmaya çalışanları sever. Bu tür, küçük ama etkili detaylara dikkat ederseniz sevilen ve akılda kalan biri olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142223</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yüksek fiyatlandırmayla müşteri sadakati sağlamanın 3 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2015 09:43:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat politikası]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet fiyatlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[şirket politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ürün fiyatlandırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104797</guid>

					<description><![CDATA[Pek çok marka, ürün veya hizmet fiyatlandırması yaparken, karlılığını ve hedef kitlesinin alım gücünü göz önünde bulundurur. Ancak, üretim sürecindeki maliyetler, marka konumlandırma gibi birçok nedenden dolayı bu süreçte her zaman düşük fiyatlandırma yapmanız mümkün olmayabilir. Bir başka açıdan bakacak olursak da fiyatları düşürmeniz, markanızın prestiji açısından bazen doğru bir strateji olmayabilir. “Ucuz” olarak algılanmayı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok marka, ürün veya hizmet fiyatlandırması yaparken, karlılığını ve hedef kitlesinin alım gücünü göz önünde bulundurur. Ancak, üretim sürecindeki maliyetler, marka konumlandırma gibi birçok nedenden dolayı bu süreçte her zaman düşük fiyatlandırma yapmanız mümkün olmayabilir.</p>
<p><span id="more-104797"></span></p>
<p>Bir başka açıdan bakacak olursak da fiyatları düşürmeniz, markanızın prestiji açısından bazen doğru bir strateji olmayabilir. “Ucuz” olarak algılanmayı, işletme kültürünüz için doğru bulmayabilirsiniz.</p>
<p>Yine de genel olarak müşteriler, elbette en iyi ürünleri en uygun fiyatlara almak için alternatifleri değerlendirmek isterler. Peki, siz “ucuz” olmayı mı tercih edersiniz, yoksa müşteri kaybetmeyi mi? Elbette ikisi de hiçbir markanın arzu edeceği seçenekler değil. Bu durumda fiyatlarınızı düşürmeden ürün ya da hizmetlerinizi konumlandırabilmek ve müşteri kaybı yaşamamak için neler yapabilirsiniz?</p>
<p>İşte ürün ya da hizmetlerinizi doğru şekilde fiyatlandırarak, pazarda başarılı şekilde bir konumlandırma yapabilmeniz için uygulayabileceğiniz bazı yöntemler…</p>
<h4>1. Müşteriyi daha ucuz alternatiflere yönlendirmek</h4>
<p>Müşterileriniz ürün ya da hizmetlerinizin fiyatını yüksek buluyorsa, onlara pazarda yer alan alternatifleri önerebilirsiniz. Evet yanlış duymadınız, kalitenize güveniyorsanız müşterilerinize rakiplerinizi önerebilirsiniz. Elbette daha ucuza bu kaliteyi satın alamayacaklarını ekleyerek. Böylece ödedikleri ücretin, sadece satın aldıkları ürün ya da hizmette nelere karşılık geldiğini anlayabilir, ondan sağladıkları faydayı başka şekilde elde edemeyeceklerini daha net bir şekilde görebilirler.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104801" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1.jpg" alt="1" width="600" height="400" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/1-263x176.jpg 263w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<h4>2. “Para vermiyorsunuz; fayda satın alıyorsunuz” algısı yaratmak</h4>
<p>Satın alma sürecindeki müşteriler genellikle, ne satın aldıklarından çok ödedikleri ücrete odaklanabilirler. Ancak, siz ürün ya da hizmetinizle, onlara sağladığınız faydadan eminseniz, bunu onlara hatırlatabilirsiniz. Satın aldıkları ne olursa olsun onu uzun süre kullanarak aslında uzun vadede bir yatırım yaptıklarının ya da markanızın kendilerine, aradıklarının en iyisini verdiğinin altını çizmeniz bu anlamda faydalı olur.</p>
<p>Ayrıca marka değeri oluşturabilmek için yüksek fiyatlı konumlandırma, sık uygulanan pazarlama stratejilerinden biri. Unutmamak gerekiyor ki birçok marka ürün değil prestij sattığını vurgulayarak pazarda birçok benzeri olan ürünlerini çok daha yüksek fiyatlandırabiliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104802" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2.jpg" alt="2" width="700" height="675" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2.jpg 700w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2-311x300.jpg 311w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/2-624x602.jpg 624w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h4>3. Müşterinizle aynı fikri paylaşın</h4>
<p>Fiyatlandırma, satış ve pazarlama stratejileri arasındaki en hassas konulardan biri. Dolayısıyla, müşterilerinizden ürün ya da hizmet için para alıyorsanız, onların yanında olmanız gerekir. Onlara karşı çıkmak, düşüncelerine destek vermemek, hem onların güveni kaybetmenize neden olur hem de alışverişte sürekliliğe engel olabilir.</p>
<p>Bu durumda, ücretin yüksek olduğunun farkında olduğunuzu, daha önceki müşterilerin de benzer yorumlarda bulunduğunu söyleyerek onlara destek verebilirsiniz. Ancak, ödenen paranın buna değeceğini ve tekrar benzer bir ürün ya da hizmet için harcama yapılmasına gerek kalmayacağı gibi güven veren noktaları öne sürebilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-104803" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3.jpg" alt="3" width="750" height="500" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3.jpg 750w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-263x176.jpg 263w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/3-624x416.jpg 624w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/yuksek-fiyatlandirmayla-musteri-sadakati-saglamanin-3-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104797</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal hayatınızla iş yaşamınız arasında denge kurmanın 4 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-hayatinizla-is-yasaminiz-arasinda-denge-kurmanin-4-yolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2015 08:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ofis yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[üretken olmak]]></category>
		<category><![CDATA[üretken olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği artırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=104824</guid>

					<description><![CDATA[İş yaşamının yoğunluğu nedeniyle zaman zaman kendimize fazla yüklenebiliyoruz. İşlerin yetişmesi, daha fazla ve hızlı iş bitirebilmek gibi amaçlar edinerek, ruhumuzu ve bedenimizi haddinden fazla yorduğumuz dönemler oluyor. Dolayısıyla, hata yapmaya ve dikkat dağınıklığına daha açık hale gelebiliyoruz. Bu da daha verimli çalışmak istediğimiz halde olumsuz durumlar yaşamamıza neden olabiliyor. Ancak, bu rutinde küçük değişiklikler yaparak, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş yaşamının yoğunluğu nedeniyle zaman zaman kendimize fazla yüklenebiliyoruz. İşlerin yetişmesi, daha fazla ve hızlı iş bitirebilmek gibi amaçlar edinerek, ruhumuzu ve bedenimizi haddinden fazla yorduğumuz dönemler oluyor.</p>
<p><span id="more-104824"></span></p>
<p>Dolayısıyla, hata yapmaya ve dikkat dağınıklığına daha açık hale gelebiliyoruz. Bu da daha verimli çalışmak istediğimiz halde olumsuz durumlar yaşamamıza neden olabiliyor. Ancak, bu rutinde küçük değişiklikler yaparak, daha yaratıcı ve üretken günlerinize geri dönebilirsiniz. Böylece, hem daha fazla dinlenebilir hem de işlerinizi zamanında tamamlayabilirsiniz. İşte, sosyal hayatınız ve iş yaşamınız arasında doğru dengeyi kurmanızı sağlayacak bazı ipuçları…</p>
<h4>1. Bir gün sonrasını programlamak</h4>
<p>Kadınların bir gece önceden ertesi gün ne giyeceğini hazırlamasının ertesi gün kendilerine ne kadar zaman kazandırdığını herkes bilir. Siz de ister erkek olun ister kadın, buna benzer bir mantıkla, ertesi gün yapacağınız işleri bir gün öncesinden belirleyerek, kendinize önceliklerinize göre yapmanız gereken işleri sıraladığınız bir liste hazırlayabilirsiniz. Elinizde böyle bir plan olması hem daha verimli çalışmanızı sağlar. Hem biten işlerinizi listede gördükçe gün içindeki motivasyonunuz artar.</p>
<h4>2. Meditasyon ve spor</h4>
<p>Meditasyon, ülkemizde de hızla yayılan ve pek çok ofis çalışanının günlük streslerden arınmak, zihnini boşaltmak için başvurduğu yöntemlerden biri. Hatta bazı kurumsal şirketler gün içerisinde de çalışanlara destek olmak, onların yaratıcılığını artırmak amacıyla, meditasyon yapmalarına imkan tanıyorlar. Özellikle yurt dışında oturtulmaya çalışılan bu düzenle verimin artacağına inanılıyor.</p>
<p>Ayrıca, düzenli yapılan bedensel aktiviteler, vücudunuzun oksijen ve kan dolaşımını düzenleyerek zihninizi canlandırmanıza da yardımcı oluyor. Ne de olsa,  “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.”</p>
<h4>3. Ara vermekten çekinmeyin</h4>
<p>Zihninizin yorulduğunu ve yeterince yaratıcı olamadığınızı hissediyorsanız, hata yapmaktan ya da iyi işler çıkaramamaktansa, ara vermeyi tercih edebilirsiniz. İşinizi yalnızca yapmış olmak için yapmaya devam ederseniz, istenmeyen durumlarla karşılaşmanız mümkün olabilir. Dolayısıyla, yaptığınız işi en iyi şekilde yerine getirmek ve alanınızın en iyisi olmak için ara vermekten çekinmeyin.</p>
<h4>4. Ne kadar uykuya ihtiyacınız var?</h4>
<p>Uyku düzeni, yalnızca çocuklar ve bebekler için değil, aktif iş hayatı olan tüm çalışanlar için de önem taşıyor. Bu sizin yaratıcılığınızı ve veriminizi de etkileyen faktörlerden biri. Ancak, herkesin uyku düzeni ve uykuya olan ihtiyacı farklı olabilir. Bazıları için yaklaşık 5 saatlik bir uyku yeterli olurken, bazılarına 8 saatten az uyumak iyi gelmeyebiliyor. Dolayısıyla, siz de kendiniz için doğru uyku düzenini tespit edip, çalışmalarınızı bu düzene göre programlayarak, gün içinde daha aktif olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">104824</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaçınmanız gereken 5 iş görüşmesi hatası</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kacinmaniz-gereken-5-is-gorusmesi-hatasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2014 11:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[geç kalma]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmelerinde kaçınılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmelerinde yapılmaması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[övünmek]]></category>
		<category><![CDATA[özensiz kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Randevu]]></category>
		<category><![CDATA[randevu saati]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[soru sormamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103599</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde, bir işe başvuran çok sayıda insan arasından sıyrılarak öne çıkmak hiç kolay değil. Bu rekabet ortamı içinde diğer adayların önüne geçebilmek için, öncelikle iş görüşmelerinde yapılmaması gereken önemli noktaları bilmek gerekiyor. Bir iş görüşmesinde karşınızdaki kişiye güven vermeniz ve sorularına akıllıca cevaplar vermeniz çok önemli. Diğer taraftan, ancak çok özel durumlarda işe yarayabileceği ve riskli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde,<b> </b>bir işe başvuran çok sayıda insan arasından sıyrılarak öne çıkmak hiç kolay değil. Bu rekabet ortamı içinde diğer adayların önüne geçebilmek için, öncelikle iş görüşmelerinde yapılmaması gereken önemli noktaları bilmek gerekiyor.</p>
<p><span id="more-103599"></span></p>
<p>Bir iş görüşmesinde karşınızdaki kişiye güven vermeniz ve sorularına akıllıca cevaplar vermeniz çok önemli. Diğer taraftan, ancak çok özel durumlarda işe yarayabileceği ve riskli olduğu için; görüşmeyi yapan kişiyle tartışmamanızda veya herhangi bir sebeple onunla bir yarışa girmemenizde fayda var.</p>
<p>Peki bunların dışında iş görüşmelerinde kaçınmanız gereken ne gibi noktalar var?</p>
<h4>1. Görüşmeye geç kalmak</h4>
<p>Hangi sebeple olursa olsun, görüşmeye geç kalmanız çok olumsuz bir izlenim verir. Bu nedenle, trafik durumunu ve varsa park yeri sorununu göz önüne alarak; randevu saatinizden on beş dakika önce görüşme mekanında hazır bulunmanızda yarar var. Ayrıca görüşmeye gideceğiniz iş yerinin evinizden çok uzak olması durumunda, ileride işe geç kalma veya iş değiştirmek zorunda kalma gibi sonuçları olabileceğini de dikkate alarak karar vermeniz gerekiyor.</p>
<h4>2. Soru sormamak</h4>
<p>Bir görüşmede, her iki tarafın da yeterince ve dengeli konuşması önemli. Adayı olduğunuz pozisyonun sorumlulukları hakkında, detaylı bilgi alabilmenizin en iyi yolu; soru sormanızdan geçiyor. Çünkü hiç soru sormamanız, pozisyonla yeterince ilgilenmediğiniz veya konuya zaten tüm detaylarıyla bildiğiniz izlenimini yaratabilir. Bu nedenle, soru sormaktan kaçınmamanız önemli. Herhangi bir nedenle veya heyecanlı olduğunuz için aklınıza bir soru gelmiyorsa da örneğin, görüşme yaptığınız kişiye onun kendi deneyimleriyle ilgili sorular sorabilirsiniz.</p>
<h4>3. Özensiz bir kıyafetle görüşmeye gitmek</h4>
<p>İlk izlenimler çok önemli. Buruşuk, yeterince temiz görünmeyen ve özensiz giysilerle görüşmeye giden adaylar görüşme yaptıkları kişilerin yalnızca vaktini harcamış oluyorlar, elbette kendi vakitlerini de. Kıyafetinizin ne kadar resmî olması gerektiği, görüşeceğiniz şirkete göre değişebilir. Fakat görüşmede odaklanılan noktanın kıyafete kaymasına neden olabilecek derecede dikkat çekici bir kıyafet seçmekten kaçınmanızda fayda var.</p>
<p>Görüşme gününden bir gün önce; giyeceğiniz kıyafeti, ayakkabıyı, çantayı ve yanınızda götürmeniz gereken evraklarınızı hazırlamanız işinize yarayabilir. Kıyafetinizi ve ayakkabınızı mutlaka üzerinizde deneyerek ve herhangi bir sorunları olup olmadığını kontrol ederek karar vermeniz önemli. Temizleyiciye vermeniz gereken kıyafetlerinizi, risk almayacak şekilde ve en geç, görüşmeden bir gün önce temizleyiciden alarak hazırlamanızda yarar var.</p>
<h4>4. Aldığınız başka bir teklifle övünmek</h4>
<p>Bir iş görüşmesinde, başka bir teklif aldığınızdan söz etmeniz; aslında tamamen kötü bir şey değil. Fakat başka bir teklif almış olsanız bile, önceliğinizin mevcut görüşmeniz olması gerekiyor. Ancak yeri geldiğinde ve uygun bir dille, iş görüşmesi yaptığınız pozisyonla çok ilgilendiğinizi fakat başka bir teklif de aldığınızı söyleyebilir ve örneğin; “Bu nedenle, bir sonraki adım için düşündüğünüz zamanlama konusunda beni bilgilendirebilirseniz çok memnun olurum.” diyebilirsiniz.</p>
<p>Diğer taraftan; bir iş görüşmesinde, daha önceden aldığınız bir teklifle ilgili pervasızca övünmeniz, görüşme yaptığınız kişiye herhangi bir taahhüt/söz veremeyeceğiniz anlamına gelebilir. Bu durum önceden aldığınız teklifi, görüşme yaptığınız kişiye karşı bir koz olarak kullandığınız ve muhtemelen o teklifi kabul edeceğiniz gibi hoş olmayan, yanlış bir izlenim vermenize neden olabilir. Hatta bu yaklaşımınız yüzünden karşınızdaki kişi, zorda kalınca onu yüzüstü bırakabileceğiniz gibi bir düşünceye kapılabilir. Dolayısıyla, iş görüşmelerinde bu ve benzeri uygunsuz veya riskli davranışlardan kaçınmanızda yarar var.</p>
<h4>5. Fazla uzun konuşmak ve agresif olmak</h4>
<p>İş görüşmeleri için adaya ayrılan belirli bir zaman dilimi olur. Çünkü sırada bekleyen birçok aday görüşmesi olabilir. Bu durumun farkında olarak sorulan sorulara fazla uzun cevaplar vermek, gerektiğinden fazla konuşmak hem karşı tarafı sıkabilir hem de işlerini aksatabilir. Bu nedenle sadece sorulan sorulara beklenen cevabı vermeye odaklanmanız faydalı olabilir.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken başka bir noktada görüşmelerde nazik olmak gerektiği. İş görüşmeleri genellikle benzer bir çizgide ilerler. Ancak beklenmeyen bir durumda görüşmedeki tansiyonun yükselmesi halinde dahi sakin kalmanızda gerekiyor. Bazı pozisyonlar için yapılan testlerden birinde olduğunu fark ettiğinizde çok geç olabilir. Bu nedenle ne olursa olsun görüşmede agresif bir tutum sergilemekten kaçınmanız gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103599</post-id>	</item>
		<item>
		<title>35’inize gelmeden önce nasıl 1 milyar dolarlık bir marka yaratabilirsiniz?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/35inize-gelmeden-once-nasil-1-milyar-dolarlik-bir-marka-yaratabilirsiniz/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/35inize-gelmeden-once-nasil-1-milyar-dolarlik-bir-marka-yaratabilirsiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2014 08:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[başarı öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[CEO]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik yeteneği]]></category>
		<category><![CDATA[marka yaratma]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[personel eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[sıfırdan başlama]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<category><![CDATA[tepe yöneticiliği]]></category>
		<category><![CDATA[üst düzey yönetici olma]]></category>
		<category><![CDATA[yardımseverlik]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103635</guid>

					<description><![CDATA[Kat Cole, 14 yaşında tezgahtarlık yapmaya başladı. 20 yaşında, 15 ülkede 40 restoran açan Cole; daha 26 yaşındayken Hooters firmasında Genel Müdür ve Başkan Yardımcısı oldu. Cole, bugün dünyada 56 ülkede “pişmiş hamur ürünleri” alanında faaliyet gösteren ve 100&#8217;den fazla bayiliği bulunan Cinnabon markasının CEO&#8217;su. Perakende dünyasının en güçlü kadın yöneticileri arasında olan Cole, merakının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kat Cole, 14 yaşında tezgahtarlık yapmaya başladı. 20 yaşında, 15 ülkede 40 restoran açan Cole; daha 26 yaşındayken Hooters firmasında Genel Müdür ve Başkan Yardımcısı oldu.</p>
<p><span id="more-103635"></span></p>
<p>Cole, bugün dünyada 56 ülkede “pişmiş hamur ürünleri” alanında faaliyet gösteren ve 100&#8217;den fazla bayiliği bulunan Cinnabon markasının CEO&#8217;su. Perakende dünyasının en güçlü kadın yöneticileri arasında olan Cole, merakının ve yardımseverliğinin sayesinde bulunduğu konuma geldiğini düşünüyor.</p>
<p>Cole’ın başarı hikayesinde, nasıl bir milyar dolar değerinde bir marka yaratılabileceğinin de önemli ipuçlarını da bulabilirsiniz. İşte Cole’un muhteşem başarı hikayesi&#8230;</p>
<h4>İlk kriz yönetimi</h4>
<p>Cole 17 yaşındayken; Jacksonville, Florida Hooters restoranında, garson olarak çalışmaya başladı. Mutfak çalışanlarının, restoran yönetimini protesto için yürüyüş yaptıkları bir gün; yemek pişirmek için mutfağa girdi.</p>
<p>Yemek yapılmadığı taktirde, kendisinin de maaşını alamayacağını ve faturalarını ödeyemeyeceğini düşünüyordu. En önemlisi de, bu krizin üstesinden gelip gelemeyeceğini merak ediyordu. Evet, üstesinden gelmiş ve krizi atlatmayı başarmıştı.</p>
<h4>Yararlı olma isteği onu eğitmen yaptı</h4>
<p>Bu olaydan sonra da; örneğin bir barmenin erken ayrılması gerektiğinde veya geç kalan bir yönetici sebebiyle restoranı açmak için birisine ihtiyaç duyulduğunda, yardıma hep Cole koştu. Altı ay süresince bu durum onun, Hooters’ta her pozisyonla ilgili bilgisini artırmasına neden oldu. Bu sayede yeni çalışanlara, hemen hemen her konuda eğitim vermeye başladı.</p>
<p>Cole, Kuzey Florida Üniversitesi&#8217;nde mühendislik okuyordu. Ailesinden, üniversiteye giden ilk kişiydi. Restoran sektöründe yükselmeyi düşünmüyor; okuluna yoğunlaşmak istiyordu. Hooters’taki işi onun için, yalnızca faturalarını ödemesi açısından önemliydi. Fakat Hooters ondan, Jacksonville bölgesindeki diğer bayilerdeki yeni çalışanlarını eğitmesini istedi. Böylece, hâlâ bir üniversite öğrencisi olmasına rağmen Cole; önce yönetici, ardından da personel eğitimi veren bir eğitmen oldu.</p>
<h4>Amerika dışında restoranlar açtı</h4>
<p>Cole 19 yaşındayken, Hooters’ın kurumsal ofisinden gelen bir telefon her şeyi değiştirdi. Kurumsal ofis Cole’u, Amerika dışındaki ilk Hooters restoranını açması için Avustralya kıtasına giden takıma dahil etmek istiyordu. Daha önce hiç yurt dışına çıkmamış olan Cole teklifi hemen kabul etti.</p>
<p>Cole Avustralya’dan döndükten sonra, mezun olabilmek için okuluna devam etti. Fakat  birkaç hafta sonra, Mexico City’de ilk Hooters restoranını açmak için oraya gitmek zorunda kaldı. Daha sonra, Güney Amerika&#8217;daki ilk Hooters’ı açmak için Buenos Aires’e gittiğinde daha 20 yaşındaydı. Buenos Aires’e, beraberinde kendi tecrübeli ekibini de götürerek; oradaki restoranların  açılışının en güzel şekilde gerçekleşmesine liderlik etti ve tedarik zinciri, bayilik eğitimi, çalışanların istihdamı gibi işleri yönetti.</p>
<p>Bu ona, Hooters restoranlarının Küresel Çalışanların Eğitim Koordinatörü olma fırsatı verirken; maaşı yarıya düşecek ve restoran vardiyalarında çalışmaktan vazgeçmek zorunda kalacaktı. Daha da önemlisi, okulu da bırakmak zorunda kalmıştı.</p>
<h4>Başkan yardımcılığına yükseldi</h4>
<p>Bir yılda, 15 ülkede 40 restoran açılışı gerçekleştiren Cole, 26 yaşında 800 milyon dolarlık iş hacmine sahip olan Hooters restoranlar zincirinin Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı oldu. Bir röportajında Cole; işinin üretim kısmına kanalize olmasaydı, asla bu kadar hızlı yükselememiş olacağını söyleyecekti.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-103641" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/kat-cole.jpg" alt="kat-cole" width="1200" height="1467" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/kat-cole.jpg 1200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/kat-cole-245x300.jpg 245w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/12/kat-cole-624x762.jpg 624w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h4>35 yaşına gelmeden 1 milyar dolarlık bir marka yarattı</h4>
<p>Cole’un iş hayatında yıldızının parlaması ise, halen CEO’luğunu üstlendiği Cinnabon markasını yeniden konumlandırma çalışmaları dönemine rastlıyor. Cole’un Cinnabon’da çalışmaya başladığı dört yıl öncesinden bugüne rekor satışlar kaydeden şirkete; 56 ülkede bulunan çoklu ürün satış kanallarıyla, 1 milyar dolar değer biçiliyor.</p>
<p>Cole şu anda 36 yaşında ve önümüzdeki Ocak ayında; 25 yaşındayken yönetim kuruluna girmiş olduğu, Kadınlar Yemek Hizmeti Forumu’nun Yönetim Kurulu Başkanı olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/35inize-gelmeden-once-nasil-1-milyar-dolarlik-bir-marka-yaratabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103635</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
