<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>işveren personel ilişkisi arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/isveren-personel-iliskisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/isveren-personel-iliskisi/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Nov 2017 06:49:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Freelancer dünyası her geçen gün neden büyüyor?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kariyer-bagimsizligi-yukseliste/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2017 08:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşveren]]></category>
		<category><![CDATA[işveren personel ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144324</guid>

					<description><![CDATA[Kendi işini büyütmeye çalışan insan sayısı giderek artıyor ve 9 &#8211; 5 eziyetine kimse katlanmak istemiyor. Kariyer bağımsızlığı yükselişte ve FreshBooks tarafından yürütülen yakın tarihli bir araştırmaya göre, serbest meslek sahibi kişilerin çoğunluğu (10 kişiden 7’si) geleneksel istihdama geri dönme niyetinde değil. Bunun yerine, işlerini büyütmeyi düşünüyorlar. Gerçek şu ki, ekonomideki başlıca roller artık &#8220;işveren [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi işini büyütmeye çalışan insan sayısı giderek artıyor ve 9 &#8211; 5 eziyetine kimse katlanmak istemiyor. Kariyer bağımsızlığı yükselişte ve FreshBooks tarafından yürütülen yakın tarihli bir araştırmaya göre, serbest meslek sahibi kişilerin çoğunluğu (10 kişiden 7’si) geleneksel istihdama geri dönme niyetinde değil.</p>
<p>Bunun yerine, işlerini büyütmeyi düşünüyorlar. Gerçek şu ki, ekonomideki başlıca roller artık &#8220;işveren ve çalışan&#8221; değil. &#8220;Bağımsız bir profesyonel ve müşteri&#8221; ekonomisine yönelmiş durumda. Kariyer bağımsızlığının nasıl yeni norm haline geldiğinden bahsedelim:</p>
<p><strong>İşverenin ve çalışanın zihniyetleri değişti:</strong></p>
<p>Çoğu kişi iş güvenliği ve güvenilirlik istedi. Kuşağa hakim olan zihniyet böyleydi. 1950&#8217;lerde doğan ve emeklilik yaşına erişen pek çok profesyonel, aynı işveren için 30 yıldan fazla bir süre çalıştı. Buna karşılık, arzu edilen sağlık yardımları, sayısız ikramiyeler ve emeklilik planına sahip oldular. Fakat 1970&#8217;ler, 1980&#8217;ler ve 1990&#8217;larda doğan pek çok profesyonel bu yaklaşımı artık uygulanabilir bulmadı ve değişim başladı…</p>
<p>Şirketler ve çalışanlar birbirinden uzaklaştı. Çalışanlar kariyerlerinde bağımsızlığa yöneldiler. Buna örnek olarak gösterebileceğimiz başlıkları sizler için derledik.</p>
<p><strong>İşte iki örnek:</strong></p>
<p><strong>1.</strong> İşverenler yüksek vasıflı ihtiyaçlar için bile sözleşmeli işçilerden daha yüksek bir yüzdeye geçmiştir. Tam zamanlı çalışanlar, maliyetli ve esnek olmayan olarak görülüyor.  Özellikle ABD&#8217;de sağlık yardımlarının maliyeti çoğu durumda bir çalışan maaşının yüzde 20&#8217;sinden fazlasına eşit.</p>
<p><strong>2.</strong> İşverenler; bağımsız işçilere, yükselen beceri boşluklarına ve rekabetçi baskılara dayalı olarak daha kolay ölçeklenebilir ve büyütülebilen satıcılar olarak davranırlar. Birçok bağımsız çalışan, hizmetlerini şirket için fatura etmelidir. Faturalar daha sonra danışmanlık ve proje bütçesinden ödenir.</p>
<p>Bu maddelerin hepsi birlikte ele alındığında, işveren ile çalışan arasındaki bağ dokusu kopuyor. Kariyerlerinin ortasındaki profesyoneller ise iş çeşitliliği ve özerklik istiyorlar. Bütün bir kariyer için bir işverenle kalmanın çok fazla riski var.</p>
<p><strong>Çalışanların özerklik istemelerinin 3 nedeni:</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Çalışanlar, kişisel önceliklerini karşılayacak esnek saatler isterler.</p>
<p><strong>2.</strong> Çalışanlar, kişisel markalaşma konusunda akıllı davranıyorlar. LinkedIn, kişisel web siteleri veya diğer pazarlama fırsatları olsun, çalışanlar kendilerini öncelikle işverenleri arka plana itecek şekilde sunmaktalar.</p>
<p><strong>3.</strong> Çalışanlar, görev süresi yerine tecrübe kazanmakla daha çok ilgileniyorlar. Yeni veya orta meslek eğitimli bir meslek grubuna şu soruyu sorun: Gelir aynıysa, önümüzdeki altı yıl boyunca bir işte veya iki yıl üç farklı işte kalmayı tercih eder misiniz? Bunun cevabı ikincisidir. Farklı deneyimler, daha fazla büyümeyi ve öğrenmeyi teşvik eder.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144324</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Patronunuzun sizi küçümsediğine dair 6 işaret</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/patronunuzun-sizi-kucumsedigine-dair-6-isaret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2017 06:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkileşim Arttırmak]]></category>
		<category><![CDATA[Etkileşim Arttırmanın Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi]]></category>
		<category><![CDATA[İşveren]]></category>
		<category><![CDATA[işveren personel ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[patron]]></category>
		<category><![CDATA[Saygı]]></category>
		<category><![CDATA[saygısızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142609</guid>

					<description><![CDATA[Çalışanların, hayal kırıklığı her zamankinden daha yüksek. İşçiler, işverenlerinden bıkmış durumdalar… İnsanların yeni bir iş bulma isteklerinin en önemli iki nedeni arasında; ücret ve büyüme fırsatı oluşturuyor olsa da, patronları tarafından gözardı ediliyor olmak. Bunu şöyle düşünebilirsiniz; yeni bir iş bulmak için enerji ve çaba gerekse de şu andaki işte çekilen sıkıntılar… Yeni bir iş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışanların, hayal kırıklığı her zamankinden daha yüksek. İşçiler, işverenlerinden bıkmış durumdalar…</p>
<p>İnsanların yeni bir iş bulma isteklerinin en önemli iki nedeni arasında; ücret ve büyüme fırsatı oluşturuyor olsa da, patronları tarafından gözardı ediliyor olmak. Bunu şöyle düşünebilirsiniz; yeni bir iş bulmak için enerji ve çaba gerekse de şu andaki işte çekilen sıkıntılar… Yeni bir iş bulmak için, harcanacak zamana ve enerjiye değecek düşüncesi… İnsanları yeni iş aramaya götüren en büyük etken.</p>
<p>İstediğiniz saygıya sahip değilseniz, patronunuzun size belirli bir şekilde davranmasına izin verdiniz demektir. Patronunuzla olan ilk etkileşiminizden bugüne değişen durum nedir? Bunu düzeltmek sizin elinizde ancak; bunu yapmak için, yöneticinizin size saygı gösterip göstermediğini bilmeniz gerekir.</p>
<p><strong>İşte göz önünde bulundurmanız gereken altı madde:</strong></p>
<p><em>Üzerinde çalışmaya çalıştığınız şey hakkında günlük olarak fikirlerini değiştirirler.</em></p>
<p><em>Tamamladığınız her görevi tekrar gözden geçirmenizi isterler.</em></p>
<p><em>Size gereksiz, sıkıcı işler yapmanızı söylerler.</em></p>
<p><em>Sizinle olan toplantılarını sürekli olarak iptal ederler ve yeniden planlarlar.</em></p>
<p><em>Onları cevaplar ve onaylar için kovalamanız gerekir.</em></p>
<p><em>Sorularınızı ve kaygılarınızı göz ardı ederler.</em></p>
<p>Daha da fazlasını listelemek mümkün ancak; yukarıdaki maddelerden ikiden fazlasına &#8220;evet&#8221; diyebiliyorsanız, patronunuzun güvenilir bir kaynak olmadığı sonucuna varmak mümkün. Başka bir deyişle, çevrenizdeki şeyleri değiştirmek için yeni iletişim stratejisi üzerinde çalışmanın tam zamanı!</p>
<p><strong>Çözüm, onların dilinden konuşun!</strong></p>
<p>Patronunuzdan aldığınız saygıyı arttırmanın en iyi yolu, o kişinin iş ilişkisindeki en değerli şeyleri anlamaktır. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar etkin iletişim kurabileceklerini düşündüklerine güvenirler. Saygı eksikliği, sürekli olarak devam ediyorsa, patronunuzla iletişim kurma yaklaşımınızın başarısızlığa uğradığını gösteren bir işarettir.</p>
<p>Work It Daily&#8217;de buna Bir Etkileşim Stili deniyor. Profesyonellerin, tercih ettikleri iletişim metodu nedir?<br />
Stilleri diğer profesyonellerden nasıl farklıdır? Bir çalışanın, bir yöneticinin saygısız hissettiğini gördüğünüz her durumda, karşıt etkileşim stillerinde bir sorun olduğu anlamına gelir. Patronunuzla onun tercih ettiği şekilde etkileşime girmeyi bilmiyorsanız, başarılı olmak için gereken saygıyı kazanamazsınız.</p>
<p><strong>Gerçekler duygulara karşı</strong></p>
<p>Dört etkileşim biçimi vardır: Araştırmacı, Önder, Empati kurabilen ve Enerji verici. Her biri, iletişim özelliklerinin benzersiz bir bileşimi. Önder bir patronun, neşeli ve enerji verici çalışanından saygısızlık görmesi nadir rastlanacak bir durum. İkincisi duygular üzerine yoğunlaşırken, ilki gerçeklere odaklanır. Sonuç olarak, etkileşime girdikleri her seferinde birbirlerinin iletişim yollarını değerlendiremedikleri için bir gerilim çıkar. Genelde, etkileşim stilleri senkronize olmayan kişilerin anlaşması çok zordur.</p>
<p>Çözüm; etkileşim stilinizi öğrenmek ve patronunuzla konuştuğunuz stilinizi değiştirmek için çabalamaktır. Stilinizi kendisiyle senkronize hale getirmek için yaklaşımınızı değiştirebiliyorsanız değişitirin ve sonuçlarını görün.<br />
NOT: Kim olduğunuzu değiştirmenizi önermiyorum. Demek istediğim, istediğinizi elde etmek için, yöneticinin dilini konuşmanız gerekiyor.</p>
<p>Patronunuzun saygısızlığının; sizi hedeflerinize, ulaşmaktan alıkoymasına izin vermeyin! Başarılı olabilmek için neye ihtiyaç duyduğunuzu ve daha iyi nasıl etkileşime girebileceğinizi öğrenin.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142609</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Patronunuzla iyi geçinmenin yolları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/patronunuzla-iyi-gecinmenin-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2014 11:28:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[işveren personel ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurum içi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[müdür çalışan ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[patron çalışan ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[patronla ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103239</guid>

					<description><![CDATA[İşinizi seviyor musunuz? Cevabınız “Evet” ise, işinizde kalıcı olabilmek ve mümkünse uzun yıllar aynı kurumda çalışabilmek için gerekli olan şartlardan biri de patronunuzla iyi geçinmek. Bu yalnızca çok sevilen bir çalışan olma isteğiniz nedeniyle değil, işinizde daha mutlu olabilmeniz için de gerekli. Ancak patronunuza karşı, içten içe olumsuz duygular besliyorsanız, öncelikle biraz sakin olarak, bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşinizi seviyor musunuz? Cevabınız “Evet” ise, işinizde kalıcı olabilmek ve mümkünse uzun yıllar aynı kurumda çalışabilmek için gerekli olan şartlardan biri de patronunuzla iyi geçinmek. Bu yalnızca çok sevilen bir çalışan olma isteğiniz nedeniyle değil, işinizde daha mutlu olabilmeniz için de gerekli.</p>
<p><span id="more-103239"></span></p>
<p>Ancak patronunuza karşı, içten içe olumsuz duygular besliyorsanız, öncelikle biraz sakin olarak, bu durumu değiştirmek için yapabileceklerinizi gözden geçirmeye başlayabilirsiniz. Bazı işverenler kontrolü elde tutmak adına çalışanlara sert davranmak gerektiğini düşünebiliyorlar. Ancak, bu durum ilk kez sizin başınıza gelmiyor. Dolayısıyla çözümleri de var.</p>
<p>Öncelikle “patronları” çalışanlarına karşı davranış şekillerini göz önüne alarak sınıflandırabiliriz. İşte patronlar ve onlarla başa çıkma yolları&#8230;</p>
<h4>Fazla “işveren”</h4>
<p>“Patron” kelimesinin daha kibar ve iş dünyasına uygun tabiri, herkesin bildiği gibi “işveren” Ancak, o “işveren” kısmını yanlış anlamış olacak ki başınıza iş yığmakla meşgul. Sürekli son dakikalarda çıkan yeni işler, fikirleri sürekli değiştiği ve projelerde yenilikler istediği için bitmeyen çalışmalar… Tabii bu durum sizi mutsuz ediyor.</p>
<p>Bu noktada, değişiklikleri siz talep etmeye başlarsanız projelerde rahat eder, sürekli onun değişiklik istemesine engel olabilirsiniz. Böylece değişiklik talep etme görevini tekelinize almış olursunuz.</p>
<h4>Ses var görüntü yok</h4>
<p>Genelde “görüntü var, ses yok” olarak bildiğimiz bu kalıbı tarihe gömen bir patrona sahipseniz işinizi biraz zor olabilir. Sürekli yeni fikirler, çılgın projeler, henüz teknolojisi gelişmekte olan, dünyamızda var olmayan özellikte çalışmalar… Patronda yok yok. Ama tabii anlattıklarını gerçekleştirmek üzere bir adım da yok. Büyük ihtimalle olmaz da zaten.</p>
<p>Bu noktada, olmayacak işler bile olsa, siz o işlerin müdürü olun. “Patron yine başka dünyalara daldı en iyisi hiç dinlememek” demeyin. Anlattıklarıyla ilgili adımlar atmaya, fikirleriyle ilgili görüşmeler yapmaya başlayın. İş ciddiye binince bakalım ne yapacak. Hem onu ciddiye aldığınızı düşününce size olan bakışı da değişebilir. Hem de belli mi olur, hayal dediğiniz işler  gerçekleşir.</p>
<h4>Buz dağının görünen kısmı</h4>
<p>O içeri girdiği andan itibaren bir soğuk hava dalgası da peşinden geliyor. Buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıyasınız; üşüyorsunuz. Ne hissettiğini anlamak mümkün değil. Sürekli, yüzünde nötr bir ifadeyle dolaşan bu kişi, haliyle sizi tereddüte düşürüyor. Hata yapıp yapmadığınızı bile anlayamıyorsunuz.</p>
<p>Bu noktada, okul zamanlarında sınıfınızdaki hiç konuşmayan, içine kapanık tuhaf tip var ya, onunla iletişim kurmaya çalıştığınızı düşünerek adım atın. Daha önce nerede eğitim aldığını, nereli olduğunu, yeni projelerinizle ilgili fikirlerini sorun. Böylece, o da yavaş yavaş açılabilir, en azından duygularına dair size ipucu verebilir.</p>
<h4>Aşırı ayrıntıcı</h4>
<p>Projelerinizi keyifle hazırlıyorsunuz. Güzel güzel dosyalıyorsunuz. Tam bütün şevkinizle işinizi bitirdiğinizi ve teslim ettiğinizi düşündüğünüz sırada, e-posta hesabınızda yüzlerce düzeltme, ekleme, çıkarma, çarpma ve bölmeyle karşılaşıyorsunuz. Projeniz didik didik edilmiş, hücrelerine ayrılmış. İçinden bazı proton ve elektronların yerlerinin değiştirilmesi, bazılarının komple yeryüzünden silinmesi isteniyor ve elbette bütün bunları tekrar bir araya getirmeniz ve projelendirmeniz.</p>
<p>Bu noktada yapabileceğiniz en iyi çözüm, patronunuzla mesai saatleri içerisinde sürekli iletişim kurmak. Size bir şeyler anlatmak ve sorularınızı yanıtlamak için heveslenen patronunuza istediğini verin, huzur bulun. Gidip yanına sorular sorun, cevaplarını ilgiyle dinleyin, öğrenmek aşkıyla yanıp tutuşuyormuşçasına yeni sorularla yanına koşun. Farkı göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103239</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
