<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Matematik arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/matematik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/matematik/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Jun 2016 06:57:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Bu matematiksel teori kadınların online eş bulma uygulamalarında daha başarılı olacağını açıklıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/bu-matematiksel-teori-kadinlarin-online-es-bulma-uygulamalarinda-daha-basarili-olacagini-acikliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Özhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2016 10:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaşlık Siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[dating]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=132888</guid>

					<description><![CDATA[“İlk erkek gelsin, çıkma teklifini o etsin.” tarzı düşünen kadınlar bu yazıyı okuduktan sonra flört stratejinizi değiştireceğinize eminim. OkCupid uygulamasının en son yayınladığı verilere göre ilk mesajı atan kadınlar flört konusunda çok daha başarılı. Son 3 ayda 70.000 kullanıcı verisine göre kadınlar attığı mesaja yanıt alma konusunda erkeklerden 2.5 kat daha başarılı. Ayrıca ilk mesajı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İlk erkek gelsin, çıkma teklifini o etsin.” tarzı düşünen kadınlar bu yazıyı okuduktan sonra flört stratejinizi değiştireceğinize eminim.<span id="more-132888"></span></p>
<p>OkCupid uygulamasının en son yayınladığı verilere göre ilk mesajı atan kadınlar flört konusunda çok daha başarılı.</p>
<p>Son 3 ayda 70.000 kullanıcı verisine göre kadınlar attığı mesaja yanıt alma konusunda erkeklerden 2.5 kat daha başarılı. Ayrıca ilk mesajı atan kadınların çok daha çekici erkeklerle iletişim kurabildikleri de paylaşılmış.</p>
<p>Yani kadın-erkek çekicilik seviyelerini puanlandıracak olursak (ne kadar doğru bilmiyorum ama OkCupid bunu yapmış) kendinden 5 puan daha çekici olan erkeğe mesaj atan kadın başarılı oluyor. Erkeklerden mesaj bekleyen kadınlar da onun 7 puan altındaki erkekler arasından bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Paylaşılan verilerde ayrıca erkeklerin kadınlara göre 3.5 kat daha fazla mesaj attığı görülüyor.</p>
<p>Bu yeni veriler “The Mathematics of Love (Aşkın Matematiği)” adlı kitabın yazarı Hannah Fry’ın teorisini kanıtlamış oluyor.</p>
<p>İşin matematik kısmı şu şekide çalışıyor: Fry, partide 3 kadınla konuşan 3 erkeği kullanıyor. Her erkeğin eve götürmek için sıraladığı bir kadın listesi bulunuyor.</p>
<p>Fry, “Eğer 1950 tarzında yaşıyor olsaydık her erkek listesinin en üstündeki kadını eve götürürdü.” diyor. “Kadınlar birden fazla seçeneğe sahip olsa kendisine en çekici olanı seçerdi. Kabul edilmeyen erkek ise hemen listenin ikinci sırasındaki kadın için şansını denerdi.” diye ekliyor.</p>
<p>Bu sonuç erkekler için gayet başarılı. Her erkek en çok istediği kadını veya en kötü reddedilirse de listesinin ikinci sırasındaki kadınla flört etmiş olacak. Kadınlar için aynısını söyleyemiyoruz. Çünkü; onların muhtemelen listelerinin ikinci veya üçüncü sırasındaki kişiyle birlikte olmak durumunda kalacak.</p>
<p>Sonuç olarak ilk adımı atan her kim olursa en mutlusu o olacaktır. Arkasına yaslanıp taliplerini bekleyen kişi ise masada en az kötü olan seçimi kabul etmek zorunda kalacak.</p>
<p>Kadınlar için bir öneri: Oturup size gelen seçeneklerden en iyisini seçmek yerine seçimi siz yapın ve en çekici bulduğunuz kişiye ilk adımı siz atın. Sonuç sizin için çok daha başarılı olacaktır.</p>
<p>Ayrıca Hannah Fry’ın TED konuşmasını da izleyebilirsiniz.</p>
<div class="flex-video widescreen video-others"><iframe loading="lazy" src="https://embed-ssl.ted.com/talks/hannah_fry_the_mathematics_of_love.html" sandbox="allow-popups allow-scripts allow-same-origin" width="1170" height="659" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">132888</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aşkın formülünü bulan matematikçi: Hannah Fry!</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/askin-formulunu-bulan-matematikci-hannah-fry/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2015 07:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[formül]]></category>
		<category><![CDATA[hannah fry]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[TED]]></category>
		<category><![CDATA[ted talk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=118325</guid>

					<description><![CDATA[Bir sevgili bulabilmekten daha zor bir şey varsa, o da bulduğunuz sevgili ile kalıcı ve hatta evliliğe kadar gidebilecek bir ilişki yaşayabilmektir. Yani en azından çağımızın bekarlarının çoğunun bu durumdan şikayetçi olduğunu söyleyebiliriz. Peki, nasıl oluyor da, siz evinizde yalnız yalnız otururken, millet sevdiğiyle mutlu mutlu ortalıkta dolanıyor? Yok mudur bunun formülü? Matematikçi Hannah Fry’a [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir sevgili bulabilmekten daha zor bir şey varsa, o da bulduğunuz sevgili ile kalıcı ve hatta evliliğe kadar gidebilecek bir ilişki yaşayabilmektir. <span id="more-118325"></span>Yani en azından çağımızın bekarlarının çoğunun bu durumdan şikayetçi olduğunu söyleyebiliriz. Peki, nasıl oluyor da, siz evinizde yalnız yalnız otururken, millet sevdiğiyle mutlu mutlu ortalıkta dolanıyor? Yok mudur bunun formülü? Matematikçi Hannah Fry’a göre bir formül var.</p>
<p>UCL Center’da gelişmiş uzay analizleri bölümünde çalışan Fry, 2014’te yaptığı TED konuşmasında “Aşkın Matematiği” adlı kitabında da açıkladığı teorisini anlatmıştı. Konuşmasında pozitif ve negatif çiftlerin birbirlerine nasıl davrandığını gözlemleyerek, bir ilişkinin uzun sürüp süremeyeceğini tahmin etmenin yollarından bahsetmişti.</p>
<p>Hannah Fry, kitapta psikoloji bilimi adına çok önemli araştırmalar yapmış olan John Gottman ve ekibinin çalışmalarından yola çıkmış. Gottman ve ekibi, uzun yıllar boyunca yüzlerce çift üzerinde araştırma yapmış ve çiftlerin mimiklerini, kalp atışlarını, kan basınçlarını, deri iletkenliklerini ve partnerleriyle olan konuşmalarında kullandıkları kelimelerin kaydını tutmuş.</p>
<p>Araştırmalarının sonucunda, düşük ayrılık riskine sahip çiftler birbirleriyle daha pozitif etkileşime girerken, yüksek riske sahip çiftler daha çok negatif etkileşime yatkın olduğu ortaya çıkmış.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-3.01.52-pm.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-118328" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-3.01.52-pm-510x300.jpg" alt="screen shot 2015-06-28 at 3.01.52 pm" width="510" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-3.01.52-pm-510x300.jpg 510w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-3.01.52-pm.jpg 801w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a></p>
<p>Fry çalışmayı şu şekilde belirtiyor: “Her iki tarafın da mutlu olarak nitelendirdiği ilişkide alınganlık ya da önyargılar daha düşük. Mesela bir kadın, kocasının eve geldiğinde suratsız oluşunu işte geçirmiş olduğu kötü bir güne ya da iyi alınmamış bir uykuya bağlayabiliyor. Negatif ilişkide ise bu durum tam tersi. Kötü davranış bir norm olarak kabul ediliyor. Mesela, bir adam eşinin suratsızlığını kadının ‘bencilliğinden’ kaynaklı ‘tipik’ davranışı olarak görüyor.”</p>
<p>Gottman araştırmasının not alma aşamasından sonra matematikçi James Murray ile birlikte, ilişkide oluşan negatif sarmalların nasıl oluştuğunu ölçmeye başlamış. Bu hesaplamayı yaparken, heteroseksüel evli çiftler, homoseksüel evli çiftler ve uzun süredir beraber olan ancak evlenmemiş çiftleri kullanmış.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/mathematics-of-love-long-lasting-formula.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-118327" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/mathematics-of-love-long-lasting-formula-600x300.jpg" alt="mathematics-of-love-long-lasting-formula" width="600" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/mathematics-of-love-long-lasting-formula-600x300.jpg 600w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/mathematics-of-love-long-lasting-formula.jpg 879w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>Yukarıda görmüş olduğunu denklemde, üstte kadının, aşağıda erkeğin denklemi bulunuyor. Bu denklem sayesinde konuşmaları içerisinde geçen kelimelerin sırayla negatif mi yoksa pozitif mi olabileceği ölçülebiliyor.</p>
<p>Aşağıdaki tabloda ise w, kadının genel ruh halini, rwWt ise kadının kocasıyla beraberken olan ruh halini ve IHW ise kocanın hareketlerinin kadını nasıl etkilediğini temsil ediyor. Aynı denklem, koca için de yapılıyor.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-5.16.39-pm.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-118329" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-5.16.39-pm-530x300.jpg" alt="screen shot 2015-06-28 at 5.16.39 pm" width="530" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-5.16.39-pm-530x300.jpg 530w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/12/screen-shot-2015-06-28-at-5.16.39-pm.jpg 898w" sizes="(max-width: 530px) 100vw, 530px" /></a></p>
<p>Gottmen ve Murray’e göre çiftlerin birbirileriyle olan etkileşimi, en önemli faktör. Eğer koca, eşine güzel şeyler söyler ya da onunla tatlı bir şekilde şakalaşırsa, kadın hemen pozitif bir tepki veriyor. Kötü sözler söylemesi durumunda da, anında negatif bir sonuç doğuyor. Olayların patlama noktası ise kocasının sözleri karşısında, kadının ciddi derecede negatif şeyler söylemeye başlamasıyla başlıyor.</p>
<p>İlginç bir şekilde Fry, patlama noktasına daha yakın olan çiftlerin daha uzun süreli ilişkilere sahip olabileceğini, çünkü ortak noktayı bulmak için daha fazla çaba sarf edeceklerini düşündüğünü belirtiyor. Ancak aslında doğru olan, bunun tam aksi.</p>
<p>En iyi ilişkilerin, patlama noktasına daha uzak çiftlerin olduğunu söyleyen Fry, “Bu tarz ilişkilerde, taraflar birbirlerinin şikayet etmelerine izin veriyorlar ve aralarındaki en ufak sorunu bile uzlaşarak çözüyorlar. Böyle bir durumda, kişi hislerini içine atmıyor ve fındık kabuğunu doldurmaya sebeplerden büyük kavgalar çıkmıyor.</p>
<p>Yani kısacası, mutlu çiftler birbirlerine daha pozitif yaklaşıyor ve birbirlerini dinleyerek birçok durumun üstesinden kolayca gelebiliyorlar. Ancak şunu da belirtmek de gerekiyor, bu tarz ilişkiye sahip olan insanlar, ilişkileri bittikten sonra hızla toparlanıp yeni bir ilişkiye de başlayabiliyorlar.</p>
<p>Matematiği çok iyi olmayan ülkemizin bu formülden çıkaracağı sonuç ne olur bilinmez, ancak yine de bu formülden sonra bir “kızını vermeyen baba” ya da “eyvah abim” formülü de bulunursa, ülke olarak çok sevgili matematikçilere sonsuza dek müteşekkir kalabiliriz.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://embed-ssl.ted.com/talks/lang/tr/hannah_fry_the_mathematics_of_love.html" width="640" height="360" frameborder="0" scrolling="no" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">118325</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Güzel Tweet&#8217;inin Şifreleri Altın Oranda Saklı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/altin-oran-tweet/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/altin-oran-tweet/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2014 15:32:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Oran]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=89742</guid>

					<description><![CDATA[Güzellik kavramı her ne kadar göreceli olduğunu savunsak da matematik bunun tam tersini söylüyor. Altın oran teorisine göre bütünün parçaları arasındaki oran bir şeyi güzel olup bulmadığımızı belirliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik kavramı her ne kadar göreceli olduğunu savunsak da matematik bunun tam tersini söylüyor. Altın oran teorisine göre bütünün parçaları arasındaki oran bir şeyi güzel olup bulmadığımızı belirliyor.</p>
<p>Altın oran teorisini insanlara, nesnelere, doğaya uygulamak mümkünken bunu sosyal medya içerikleri için de geçerli olup olmayacağı konusu akıllara geliyor. Örneğin çok tartışılan &#8220;Bir tweet&#8217;i güzel ve kaliteli yapan nedir?&#8221; sorusuna sosyal medya uzmanları, dijitalciler farklı cevaplar verirken matematik altın orandan yola çıkarak kesin bir cevap verebiliyor.</p>
<p>Sanat ve tasarımcılar altın oranı eserleri ve çalışmalarına uyguladıklarında teorinin doğruluğunu tespit etmişler. Her içeriği bir sanat eseri olarak görürsek ve altın oranın belirlediği ölçümlemeleri tweet&#8217;lere uygularsak sorusunun cevabını araştıran <a href="https://twitter.com/WIRED/status/449400008887259136/photo/1" target="_blank">Wired</a> da &#8220;dünyanın en güzel tweet&#8221;ini buna göre oluşturmuş.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-large wp-image-89744" alt="tweet" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/03/tweet-590x478.jpg" width="590" height="478" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/03/tweet-590x478.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/03/tweet-300x243.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/03/tweet.jpg 599w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p>Yukarıda gördüğünüz ve anlamsız gözüken tweet aslında altın orana, dolayısıyla matematiğe göre dünyanın en güzel tweet&#8217;i. Tweet&#8217;te noktalama işaretleri, sayılar ve hatta hashtag&#8217;lerin yer aldığını belirli bir düzenlemeyle yerleştirildiğini görebiliyoruz.</p>
<p>Altın oranın <a href="https://sosyalmedya.co/twitter" target="_blank">Twitter</a>&#8216;a uygulanmasıyla elde edilen bu örneğe de bakarak aslında etkileşim alacak, takipçilerimizin beğeneceği tweet&#8217;lerin matematik yardımıyla bile oluşturulabileceği sonucu ortaya çıkmış oluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/altin-oran-tweet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">89742</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çevre Baskısının Sosyal Etkileri Matematiksel Olarak Hesaplandı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/cevre-baskisi-matematiksel-hesap/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kalben Sağdıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2014 05:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Mahalle Baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Matematiksel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=81701</guid>

					<description><![CDATA[Strathclyde Üniversitesi Matematik ve İstatistik Bölümü profesörlerinden Ernesto Estrada’nın çalışması, kimilerimizin mahalle baskısı olarak da adlandırdığı çevre baskısının doğrudan ve dolaylı sosyal etkilerini inceliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.strath.ac.uk/mathstat/" target="_blank">Strathclyde Üniversitesi Matematik ve İstatistik Bölümü</a> profesörlerinden Ernesto Estrada’nın çalışması, kimilerimizin mahalle baskısı olarak da adlandırdığı çevre baskısının doğrudan ve dolaylı sosyal etkilerini inceliyor.</p>
<p>Amerikalı okul müdürlerinden Brezilyalı çiftçilere kadar geniş bir yelpazede konumlanan 15 farklı ağdan elde edilen verileri analiz edip matematiksel modellemeler yapan Prof. Estrada, çevre baskısının toplum üzerindeki önemli etkisini ortaya çıkarmayı hedeflemiş.</p>
<p>Prof. Estrada: “Modern toplumumuz birbirine fazlasıyla bağlanmış durumda ve sosyal gruplar zaman içinde daha da bileşik hale geliyorlar. Mağara adamlarından bugünün teknoloji ile gelişen toplum yapısına doğru bir evrim bu…” diyor ve ekliyor:</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-81748" alt="Ernesto Estrada" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/01/prof.jpg" width="175" height="263" />“Küresel ısınma, sağlık ve sigorta sistemleri gibi önemli konularda bir uzlaşmaya varmak toplumların evrimi için kritik bir değer taşıyor. Bu sebeple sosyal bilimlerden doğa bilimlerine kadar birçok çeşitli disiplin uzlaşma konusunda çalışıyor. Bu çalışmalar çevre baskısının popüler kültür tarzları üzerindeki etkilerini de ortaya koyuyor. Örneğin, zaman içinde değişen moda, futbol maçlarındaki kalabalıkların hareket biçimleri veya kolektif karar alma ve hatta yayaların yürüyüş biçimleri…”</p>
<p>Prof. Estrada’nın karara varma konusundaki araştırmasına göre bireyler birbirileri ile doğrudan iletişim kurmaya başlıyorlar ve çevrelerinde bulunanların etkisi altında ortak bir karar ulaşıyorlar. Cuma akşamı evde kalmak isteyen ancak arkadaşlarının ısrarlarına dayanamayıp dışarı çıkan bir genci düşünelim. Bu durum bizlere bireye bir yerden bağlı olan çevrenin doğrudan baskısını gösterir. Ayrıca, bu genç milyonlarca gencin Cuma akşamlarını dışarda geçirmesinin de etkisi altında kalmaktadır. Çevresi doğrudan baskı unsuru oluştururken genel durum da dolaylı bir baskı oluşturur ve birey öğrenilmiş davranışları tekrarlamaya yönelir.</p>
<p><a href="http://www.nature.com/srep/index.html">Scientific Reports</a>’da yayınlanan çalışma sayıca az bir grup liderin sayıca fazla büyük bir sosyal grubun davranış ve kararları üzerinde nasıl etkili olduğunu da inceliyor. Profesör: “Farklı organizasyonlardaki grupların, örneğin şirketlerin, sektörlerin, işleyişlerini düşünelim. Her organizasyonun bir ya da birden fazla lideri vardır ve bu liderler grubu mücadele ettikleri bir konuyla ilgili bir eyleme gitmeye ya da gitmemeye ikna edebilirler.” diyor.</p>
<p>Grubun karar vermek için kendi üyelerinin ya da liderlerin baskısını göz önünde bulundurması gerekli hale geliyor. Öte yandan, çalışanlar başka organizasyonlardan birçok işçinin de gösterilere katıldığını fark ederlerse liderlerinin baskısını hiçe sayarak katılma kararı alabiliyorlar.</p>
<p>Dolaylı çevre baskısının hissedilmediği sosyal gruplarda liderlerin benzer görüşlere sahip olması anlaşma ve uzlaşma süreçlerinin kısalmasını sağlayabiliyor. Ancak, güçlü bir dolaylı çevre baskısı söz konusu ise, yerel liderlerin etkisi ortadan kalkıyor ve kendi çevrelerinde önemli pozisyonları olmayan bireyler grubun lideri pozisyonuna gelebiliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-81749" alt="cevre" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/01/cevre.jpg" width="590" height="429" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/01/cevre.jpg 590w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/01/cevre-300x218.jpg 300w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2014/01/cevre-130x94.jpg 130w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p>Prof. Estrada’nın sözleriyle: “Örneğin sigara içme alışkanlıklarımızın nasıl değiştiğine bakalım… 70’li yıllarda sigara çok havalı bir şeydi ve birçok oyuncunun televizyonda devamlı sigara yaktığını görürdük. Ünlü film yıldızları da filmlerin en can alıcı sahnelerinde hep sigara içerlerdi. O zamanlarda, bireyler sadece iş arkadaşları ve dostları tarafından sigara içme konusunda baskı görmekle kalmıyor aynı sosyal sınıf, yaş ve cinsten insanlardan da bu baskıyı görüyorlardı. Bu şekilde, doğrudan ve dolaylı çevre baskısı bireyleri sigara içmeye rahatlıkla itebiliyordu. Bugün olan ise tam tersidir. Birçok insan sigarayı bıraktı ve akrabalarına, dostlarına da bırakma baskısı yapıyor. Ne var ki, daha önemli bir şeye dikkat çekmek gerekli: Bireyler kamusal alanda sigara içme konusunda daha büyük grupların çevre baskısıyla da karşılaşıyorlar. Sigara artık havalı bir şey değil. Böylelikle, doğrudan ve dolaylı çevre baskısı tütün kullanımına karşı savaşı kazanıyor.”</p>
<p>Sonuç itibariyle, kimi zaman en yakınlarımızdan kimi zaman da hiç tanımadığımız milyonlarca insandan farklı boyutlar ve anlamlarda işleyen baskılar görebiliyoruz. Bu sebeple, hiç istemediğimiz yerlere sürükleniyor, hiç sevmediğimiz insanlarla görüşüyor, samimi olmayan hareketler yapıyor, kendimize kızıyor ve hayal kırıklıklarımızı sayabiliyoruz. Kimi zaman matematiğin dikte ettiği kuralları dahi hiçe sayıp gerçekten içimizden geleni sorgulamak ve en çok kendimizi mutlu edecek şeylerin peşine düşmek, kısacık zaman dilimlerinde çevre baskısından tamamen sıyrılabilmemize ve karar alma mekanizmalarımızın daha doğru çalışmasına yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">81701</post-id>	</item>
		<item>
		<title>IBM, iPad Uygulamasıyla Matematik Tarihinde Yolculuğa Çıkarıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ibm-ipad-matematik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Salih Kural]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 14:16:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[IBM]]></category>
		<category><![CDATA[iPad Uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=27796</guid>

					<description><![CDATA[Bugüne kadar matematiğin toplumları ve dolayısıyla uygarlığı getirdiği nokta yüzyıllardır birçok makaleye/kitaba konu oldu. Bu nedenle bu yazının konusu matematik değil, IBM tarafından çıkarılan “Minds of Modern Mathematics” adlı iPad uygulaması...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar matematiğin toplumları ve dolayısıyla uygarlığı getirdiği nokta yüzyıllardır birçok makaleye/kitaba konu oldu. Bu nedenle bu yazının konusu matematik değil, IBM tarafından çıkarılan “Minds of Modern Mathematics” adlı iPad uygulaması olacak.</p>
<p>IBM, geçtiğimiz günlerde matematiğin tarihini ve dünyada yarattığı etkisine dikkat çekmek amacıyla bir iPad uygulaması yayınladı. Uygulama, iki matematik aşığı karı-koca Charles ve Ray Eames tarafından hazırlanan ve daha önce 1964 yılında New York’ta düzenlenen Dünya Fuarı’nda da gösterilen, matematiğin zaman tünelini içeriyor.</p>
<p>Uygulamada, M.S. 1000 yılından itibaren matematikte yaşanan gelişmeler, matematikçilerin biyografileri, tarihteki dönüm noktaları yer alıyor. Bu uzun zaman çizelgesi 1960 yılında sonlanıyor. Yüksek çözünürlü bir infografiği andıran uygulamada, 500’den fazla biyografi, matematiğin önemli dönüm noktaları ve birçok video bulunuyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-27797" title="Minds of Modern Mathematics" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/04/mzl.hxenljqp.480x480-75.jpg" alt="" width="480" height="360" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/04/mzl.hxenljqp.480x480-75.jpg 480w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/04/mzl.hxenljqp.480x480-75-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p>“Minds of Modern Mathematics” uygulamasının içeriği nitelik olarak matematiğe ilgi duyanlara, öğrencilere ve matematikçilere kaynak oluşturacak kadar iyi hazırlanmış. Uygulama, matematikle aranız çok iyi olmasa dahi sizi içine çekecek kadar iyi tasarlanmış. Bu sayede sıkılmadan matematik adına tarihte ne yaşanmışsa okuyabiliyorsunuz.</p>
<p>Minds of Modern Mathematics ile ilgili daha çok bilgi almak için projenin <a href="http://mindsofmath.com/index2.html" target="_blank">sitesini</a> ziyaret edebilir, ücretsiz olan iPad uygulamasını ise <a href="http://itunes.apple.com/us/app/minds-of-modern-mathematics/id432359402?ls=1&amp;mt=8">buradan</a> indirebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="http://www.youtube.com/embed/txHp-Z3bG3Q" frameborder="0" width="590" height="361"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27796</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
