<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Mutsuzluk arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/mutsuzluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/mutsuzluk/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2016 07:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Mutsuz insanların rahatsız edici 10 alışkanlığı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mutsuz-insanlarin-rahatsiz-edici-10-aliskanligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Özhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2016 11:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu insanlarmutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuz insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=128892</guid>

					<description><![CDATA[Mutluluk, tanımlanması zor bir şekilde birçok farklı formda karşımıza çıkıyor. Mutsuzluğun ise tanımlanması çok kolaydır; mutsuzluğu gördüğünüzde kolaylıkla tanırsınız ve sizi ne zaman esir alacağını bilirsiniz. Mutsuzluk adeta pasif içici olmak gibi çevrenizdeki herkes için ölümcüldür. Mutlu olmak için gereken şartlar düşündüğünüzden azdır. Mutluluk denilince akla gelen genellikle parayla paralel bir düşüncedir ancak aslında öyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mutluluk, tanımlanması zor bir şekilde birçok farklı formda karşımıza çıkıyor. Mutsuzluğun ise tanımlanması çok kolaydır; mutsuzluğu gördüğünüzde kolaylıkla tanırsınız ve sizi ne zaman esir alacağını bilirsiniz. Mutsuzluk adeta pasif içici olmak gibi çevrenizdeki herkes için ölümcüldür.<span id="more-128892"></span></p>
<p>Mutlu olmak için gereken şartlar düşündüğünüzden azdır. Mutluluk denilince akla gelen genellikle parayla paralel bir düşüncedir ancak aslında öyle değildir. Birçok zengin kişi kendi çalışanları kadar mutlu olamıyor.</p>
<p>Hayat şartlarında mutlu olmak için çok az şey yapmanız gerekir çünkü mutluluk tamamen sizin kontrolünüzde olan bir şey. Günlük yaşamdaki hobileriniz ve yaşam tarzınız bunu tamamen etkiliyor ve bunlarında seçimi tamamen sizde bitiyor. Yani mutlu olup olmamayı aslında kişiler seçiyor diyebiliriz.</p>
<p><strong>Mutsuz alışkanlıkları</strong></p>
<p>İnsanlar mutsuzken onların çevresinde olmak ve onlarla çalışmak oldukça zordur. Mutsuzluk insanları sizden uzaklaştırır, sizi yapmaktan sorumlu olduğunuz her şeyi yapmaktan geri tutan bir kısır döngü oluştur.</p>
<p>Mutsuzluk sizi sürpriz bir şekilde yakalayabilir. Buna sebep olan şeylerin başında ise sürekli yapmayı tercih ettiğimiz alışkanlıkların aslında sizi mutsuz etmesidir. Bazı alışkanlıklar diğer alışkanlıklardan daha fazla mutsuzluğa sürükler. Aşağıda saydığım 10 alışkanlığa karşı özellikle dikkatli olmalısınız. Bu alışkanlıkların sizde mevcut olmadığından emin olmak için kendinizi dikkatlice izleyin.</p>
<p><strong>Geleceği bekleme alışkanlığı</strong></p>
<p>Kendine sürekli gelecekte gerçekleşmesi beklenilen şartlara göre daha iyi olma sözü vermeyi alışkanlık haline getiren kişiler genellikle daha kolay mutsuzluğa kapılırlar. Hayat koşullarına göre (promosyon almayı beklemek, zam almayı beklemek, veya yeni bir ilişki) gelecekteki mutluluğumuzu ayarlamak aslında bizi daha çok hayal kırıklığına uğratır. Çünkü değişkenlere göre mutluluğunuzu belirlemek adeta kendinizle hayatınız üzerine kumar oynamak gibidir.</p>
<p>Mutluluğunuza değişkenler eklemek yerine o anda var olan şeylerle mutlu olmayı denemelisiniz ve yaşamı beklentiler kurup beklemek yerine yaşamı akışına bırakıp sadece kendiniz için yapabileceklere odaklanmalısınız.</p>
<p><strong>Bir şeyleri elde etmede çok fazla zaman ve efor harcama alışkanlığı</strong></p>
<p>Aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların mali durumları iyileşince mutluluklarında önemli bir artış oluyor, fakat yıllık gelir 20.000$&#8217;ın altına düştüğünde para ile gelen bu mutluluk hızla azalmaya başlıyor. Maddi şeylerin insanları mutlu etmediğini gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Bir şeylerin peşinde koşuşturmayı alışkanlık haline getirdiğinde mutsuz olma olasılığın artıyor çünkü onları elde ettikten sonra yaşadığın hayal kırıklıklarının ötesinde onları kazanma pahasına ailen, arkadaşların ve hobilerin gibi seni mutlu edecek daha gerçek şeyleri kaybettiğini anlıyorsun.</p>
<p><strong>Evde kalma alışkanlığı </strong></p>
<p>Mutsuz olduğunda diğer insanlardan uzaklaşmak ruh halin için cezbedici gelebilir ama sosyalleşme açısından büyük bir hatadır. Her kişinin, herkes ile konuşmayı reddetmek istediği günler vardır. Fakat anlamalısınız ki bu bir eğilim olmaya başladığı anda ruh halinizi bozulmaya başlar. Mutsuzluk sizi anti-sosyal yapmaya başladığı an bu dediğimi hatırlayın ve dışarı çıkıp insanların arasına karışmaya kendinizi zorlayın, o anda farkı göreceksiniz.</p>
<p><strong>Kendini kurban görme alışkanlığı</strong></p>
<p>Mutsuz insanlar hayatın zor ve insanın kontrolü dışında olduğu pozisyonundan hareket etmeye eğilimlidir. Başka bir deyişle, &#8220;Hayat beni dışlıyor ve bu konuda yapabileceğim hiç bir şey yok.&#8221; Bu felsefe ile ilgili temel sorun bunun çaresizlik duygusunu körüklemesidir ve kendisini çaresiz hisseden insanlar büyük olasılıkla bir şeyleri daha iyi hale getirmek için çaba göstermezler. Herkes belli zamanlarda kendisini aşağıda hissetme hakkına sahipken, bu etkinin hayata bakış açınıza yansıdığına müsaade ettiğinizde durumun farkına varmanız önemlidir. Başına kötü şeyler gelen tek kişi sen değilsin ve harekete geçmek istediğin taktir de geleceğini kontrol etmek senin elindedir.</p>
<p><strong>Pesimizm (Kötümserlik) alışkanlığı</strong></p>
<p>Hiç bir şey kötümserlik kadar daha çok mutsuzluğu körüklemez. Kötümser tavır ile ilgili sorun onun kendini gerçekleştiren bir kehanet olmasıdır: kötü şeyler beklerseniz kötü şeyler almanız olasıdır. Kötümser şeylerin ne kadar mantıksız olduğunun farkına varmadan onlardan kurtulmak zordur. Kendinizi gerçeği görmeye zorlayın ve fark edeceksiniz ki bir şeyler göründüğü kadar kötü değildir.</p>
<p><strong>Yakınma alışkanlığı</strong></p>
<p>Yakınmak, ardında yatan tavrın verdiği rahatsızlık kadar tek başına da yeterince rahatsız edicidir. Yakınmak kendi kendini güçlendiren bir davranıştır. Bir şeylerin ne kadar kötü olduğunu sürekli konuşarak ve dolayısıyla düşünerek negatif inançlarınızı doğrulamış oluyorsunuz. Sizi rahatsız eden şeyler hakkında konuşmak sizin daha iyi hissetmenize yardımcı oluyor iken, yakınmak ile mutsuzluğu körüklemek arasında da ince bir çizgi vardır. Sizi mutsuz etmesinin ötesinde yakınmak diğer insanları da sizden uzaklaştırır.</p>
<p><strong>Olayları abartma alışkanlığı</strong></p>
<p>Kötü şeyler herkesin başına geliyor. Aradaki fark mutlu insanlar kötü şeylerin onları geçici uğrak yeri olarak gördüğünü bilirler oysa mutsuz insanlar en ufak negatif şeyi hayatın onları dışladığının kanıtı olarak görürler. Mutlu insanları yollarına çıkan ufak tefek kazalar üzer ama onlar bir şeyleri derinlemesine ele almasını bilirler: &#8220;Ne aksilikti ama neyse ki ciddi bir şey değildi.&#8221; diğer taraftan mutsuz insanlar bu aksiliği kullanarak o günlerinin, haftalarının, aylarının, belki de bütün yaşamlarının o aksilikten kaynaklandığının kanıtı olarak görür.</p>
<p><strong>Sorunları halının altına süpürme alışkanlığı</strong></p>
<p>Mutlu insanlar her hareketlerinden sorumludur, bir hata yaptıklarında onu üstlenirler. Diğer taraftan mutsuz insanlar sorunları ve hataları kendilerine tehdit olarak görürler, o yüzden gizlemeye çalışırlar. Problemler görmezden gelindiğinde büyümeye eğilimlidir. Bir problemin üstüne gitmediğiniz sürece o problem bir şey yapamayacağınızı hissedeceğiniz kadar zor bir hale gelir, sonra da aynen kurban olma duygusuna geri dönersiniz.</p>
<p><strong>Gelişmeye kapalı olma alışkanlığı</strong></p>
<p>Mutsuz insanlar kötümser oldukları için ve kendi hayatları üzerinde kontrol eksiklikleri olduğu için arkalarına yaslanıp hayatın onlara bir şey yapmasını beklemeye eğilimlidirler. Hedefler koymak, öğrenmek ve kendilerini geliştirmek yerine sadece yavaştan alırlar ve bir şeylerin neden değişmediğini merak ederler.</p>
<p><strong>Başkasına yetişmeye çalışma alışkanlığı</strong></p>
<p>Kıskançlık ve haset mutluluk ile uyumsuzdur bu yüzden sürekli olarak kendinizi birileri ile karşılaştırmaya devam ediyorsanız buna bir dur demenin vakti geldi. Bir çalışmada, çoğu denek daha az para kazanmanın eğer ki başkaları da aynı olacaksa kendileri için sorun olmadığını söylemişlerdir. Bu tür düşüncelere karşı dikkatli olun, sizi mutlu etmeyeceği gibi çok sık olmasa bile ters etkisi vardır.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak</strong></p>
<p>Mükemmel bir mutluluk adına alışkanlıklarınızı değiştirmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden bir tanesidir. Ama aynı zamanda bu başka sebepten ötürü de önemlidir. Mutluluğunuzun kontrolünü ele almak çevrenizdeki herkesin de mutlu olmasını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">128892</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İş hayatında mutlu olmanın 7 sırrı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazlı Alan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2014 09:09:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[şirket çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[Slider]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=103077</guid>

					<description><![CDATA[İşini severek yapmak, sevdiği işi yapmak, en azından iş ortamını sevmek, daha verimli çalışabilmenin de anahtarı. İnsanların sevdikleri işlerde daha başarılı oldukları herkes tarafından bilinen bir gerçek. Aslında bu süreç eğitim hayatıyla birlikte başlıyor. Kişilerin yetenekli olduğu ya da onları, gelecek vadeden mesleklere yönlendirecek eğitimler yerine sevdikleri alana yönelmeleri iş hayatında da mutluluğu getiriyor. İlgili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşini severek yapmak, sevdiği işi yapmak, en azından iş ortamını sevmek, daha verimli çalışabilmenin de anahtarı. İnsanların sevdikleri işlerde daha başarılı oldukları herkes tarafından bilinen bir gerçek.</p>
<p><span id="more-103077"></span></p>
<p>Aslında bu süreç eğitim hayatıyla birlikte başlıyor. Kişilerin yetenekli olduğu ya da onları, gelecek vadeden mesleklere yönlendirecek eğitimler yerine sevdikleri alana yönelmeleri iş hayatında da mutluluğu getiriyor. İlgili oldukları alanın dışında eğitim alan kişiler ileride mutsuz çalışanlara dönüşüyor ve verimliliği düşürüyor</p>
<p>Yapılan araştırmalar, 2013 yılı sonu itibariyle işini sevmeyerek yapan, mutsuz çalışanların sayısının ikiye katlandığını ortaya koyuyor. Dünya genelinde 180 milyon çalışanın temel alındığı bu araştırmaya göre, çalışanların sadece yüzde 13’ü işinden memnun.</p>
<p>Her yeni yılda, yeni kararlar almaya alışık kişiler için, işinde mutlu bir ortam yaratmak ya da yeni bir iş bulmak da yeni yıldan beklenenler arasında yer alıyor. Ancak, bu beklentiler her zaman gerçekleşmiyor..</p>
<p>Peki, gerçekten iş hayatında mutlu olmanın yolları neler? Daha verimli ve daha pozitif bir çalışma ortamı nasıl sağlanır?</p>
<h4>Gülümsemek</h4>
<p>Gülümsemek de esnemek kadar bulaşıcı bir eylem. Gülümsediğinizde, beyin mutluluğun sürekliliği için gayret gösteriyor. Gülümsemeye devam edin. Ne olursa olsun bunu yapmak, size iyi geldiği kadar çevrenizde de pozitif bir çember oluşturacaktır. Çalışma arkadaşlarınız, gün içerisinde karşılaştığınız herkese, bu gülümseme yayılır. Gülümsemenin bulaşıcılığını avantaja çevirmek belki de düşündüğünüzden daha faydalı olabilir.</p>
<h4>Çalışma alanını kişiselleştirmek</h4>
<p>Kendinize ait bir odanız, bir masanız veya bölmeniz varsa, bu alanı kişiselleştirmeniz, kendinizi oraya ait hissetmenizi sağlayabilir. Kalemliğinizi, kalemlerinizi, not kağıtlarınızı, hatta sevdiğiniz aile üyelerinden, arkadaşlarınızdan oluşan bir fotoğrafı masanıza koyarak işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Rahat edecekseniz evden kendi mouse’unuzu, kahve kupanızı da getirerek, bu bölgenin daha çalışılabilir hale gelmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca, size ait, evden getirilmiş eşyalar, insana güven duygusu aşılayarak, daha güçlü hissetmenizi de sağlar. Böylece, kendinizi evinizde çalışıyor kadar iyi hissedebilmeniz mümkün olabilir.</p>
<h4>Amaç edinmek her zaman önemli</h4>
<p>Kendinize işinizle ilgili hedefler koymanız, işinize odaklanmanızı sağlayabilir. Örneğin, çalıştığınız kurumdaki konumunuzdan memnun değilseniz, daha farklı projeler geliştirebilir ya da daha fazla çalışarak fark edilebilirsiniz. Çalışkan ve istekli çalışanlar, göz ardı edilmediği gibi, daha çok ve önemli sorumluluklar almaları için teşvik edilir.</p>
<p>Dolayısıyla, siz de kendinize işinizle ilgili kariyer hedefleri belirleyin. Bu hedef doğrultusunda çalışırken, kendinizi daha güçlü hissedebilir, motivasyonunuzu artırabilirsiniz.</p>
<h4>Kendinizi ödüllendirin</h4>
<p>Sizi her gün, “Bugün de çok iyi çalıştın” diyerek kimse ödüllendirmez. Ancak, siz kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Bunu periyodik olarak günlük, haftalık, aylık şekilde yapabilirsiniz. Örneğin, her gün kendinize gün ortasında veya iş çıkışı bir çikolata ya da kahve ısmarlayabilirsiniz ya da haftasonu, çok sevdiğiniz herhangi bir şeyi kendinize satın alabilirsiniz. Ay sonunda, kendinizi yemeğe çıkarabilir, hatta sevdiğiniz birilerini daha bu programa dahil edebilirsiniz. Bu organizasyonlar ve hediyeler, kendi kendinize gerçekleştirmiş olsanız da sizi motive eder.</p>
<h4>İş arkadaşlığının önemi</h4>
<p>İş yerinizde herkesle arkadaş olabilmeniz veya iletişim kurabilmeniz pek mümkün değil. Ancak, iş yerinde tek ve iyi bir arkadaş edinirseniz, gün içerisindeki stresinizi karşılıklı paylaşarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Bu her iki taraf için de olumlu bir ilişkiye dönüşebilir. Herkesin, günlük hayatında mesai süresince çok mutlu olduğu ve daima olumlu olaylarla karşılaştığı söylenemez. Ancak, iş arkadaşı bu noktada imdada yetişir ve problemler için çözüm üretmenize yardımcı olur.</p>
<h4>İnsanları oldukları gibi kabul etmek</h4>
<p>Herkesten hayal ettiğiniz gibi davranmalarını bekleyemezsiniz. Siz ne kadar bu düşünceye kafanızı taksanız ve üzülseniz de bazı kişiler hep olduğu biri kalacak. Üstelik, onlar bu şekilde mutlu! Siz de kendi mutluluğunuzu, onları olduğu gibi kabul ederek elde edebilirsiniz.</p>
<h4>Bütün işleri bir arada yapmamaya çalışın</h4>
<p>Birden fazla işi birlikte takip etmeye çalışmak, her zaman iyi bir fikir olmayabilir. Bu sizi yorarak hem yaratıcılığınızı köreltir hem de konsantrasyonunuzu bozar. Bu şekilde çalışarak elinizdeki işlere odaklanamayıp, mutsuz olursunuz. Bu nedenle, odaklanma sorunu yaşamamak için işlerinizi teker teker ele almaya çalışmanızda fayda var.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/is-hayatinda-mutlu-olmanin-7-sirri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">103077</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;taki En Baskın Duygu Kıskançlık [İnfografik]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/facebook-mutsuzluk-infografik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Duygu Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2013 13:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Infographic]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Paylaşımları]]></category>
		<category><![CDATA[Infografik]]></category>
		<category><![CDATA[Kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=80619</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmalar her kişinin günde ortalama 50 dakikasını Facebook'ta geçirdiğini söylüyor. Diğer bir deyişle her günümüzün bir saatini Facebook'a ayırıyoruz. Facebook'ta bu kadar büyük bir mesai yaparken...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmalar her kişinin günde ortalama 50 dakikasını <a href="https://sosyalmedya.co/facebook" target="_blank">Facebook</a>&#8216;ta geçirdiğini söylüyor. Diğer bir deyişle her günümüzün bir saatini Facebook&#8217;a ayırıyoruz. Facebook&#8217;ta bu kadar büyük bir mesai yaparken diğer bir deyişle paylaşımları okurken, fotoğraflarla bakarken, arkadaşlarımızla mesajlaşırken bu durum bizim psikolojimizi ne yönde ve ne kadar etkiliyor?</p>
<p>Michigan Üniversitesi&#8217;nin sizinle daha önce de <a href="https://sosyalmedya.co/facebook-mutsuz-ediyor/" target="_blank">paylaştığımız</a> bir araştırması Facebook&#8217;un kullanıcıları mutsuzluğa sürüklediği ve kendilerini normalden daha kötü ve daha az tatmin olmuş hissettirdiğini gösteriyor. Ancak Facebook&#8217;ta bizi mutsuz eden paylaşımlar ya da durumlar neler? Hangi paylaşımlar bizi mutlu edip sevindirirken hangileri bizleri hayata küstürüyor?</p>
<p><a href="http://www.techhive.com/article/2080941/facebook-misery-index-quantifying-exactly-how-bad-facebook-makes-you-feel.html" target="_blank">Techhive</a>&#8216;ın hazırladığı infografik işte buna esprili ve kapsamlı bir şekilde yanıt veriyor. Facebook&#8217;taki en baskın duygunun kıskançlık olduğunu söyleyen infografikte Facebook kullanıcılarını mutsuz eden durumlar arasında kişisel alanın ihlali, istemediğin bir kişi tarafından hoşunuza gitmeyen bir fotoğrafta etiketlenmek, sizi ilgilendirmeyen haber paylaşımları, reklam hedefleme ile size gösterilen ancak sizi inciten reklamlar (bu hap zayıflatıyor gibi&#8230;&#8221;Facebook bana şişman dedi :( &#8220;), iletilerinize yapılan buram buram kıskançlık kokan yorumlar, sizin davet edilmediğiniz etkinliklerde çekilen fotoğraflar, çok fazla bilgi içeren paylaşımlar, ardı arkası kesilmeyen oyun talepleri, egosunu her fırsatta öne çıkaran arkadaşlarınızın kişisel iletiler yer alıyor.</p>
<p>Facebook&#8217;ta üzülmek için görüldüğü gibi irili ufaklı sebep var. Ama bizi mutlu eden durumlar da yok değil. Yukarıda saydıklarımızın tam tersi durumlar da Facebook&#8217;ta dolaşırken yüzümüzde gülümsemeler oluşmasına sebep olabiliyor. Bunların arasında doğum günü kutlamaları, sevdiğiniz kişilerin sizi fotoğraflarda etiketlemesi, işinize yarayan haberler (hoşlandığınız kişi sevgilisinden ayrılmış!), bir ileti ya da fotoğraf paylaştıktan hemen sonra yağan beğeniler, komik videolar, eski bir arkadaşınızdan gelen ekleme talebi (ya da gizli gizli takip ettiğiniz ve talep göndermeye çekindiğiniz kişinin size ekleme talebi göndermesi) sayılabilir.</p>
<p>Facebook&#8217;taki en yoğun duygunun kıskançlık olduğunu söylemiştik. Peki hangi durumlarda kullanıcılar karşısındakini kıskanıyor ve belki de yazdığı iletileri yanlış anlayarak gereksiz bir şekilde kendini üzüyor? Bu durumu da açıklayan infografik kıskanılan kişileri şu kategorilere ayırıyor: &#8220;Çok güzelim&#8221; içerikli mesaj atanlar, &#8220;Bütün kızlar benim peşimde&#8221; algısı yaratan çapkınlar, &#8220;Yeni araba aldım&#8221; yazmaya doyamayan zenginler, &#8220;Yine ödül aldım&#8221; yazan kariyer delileri, &#8220;Geçen yine Londra&#8217;dayım&#8221; iletileriyle çok gezenler, &#8220;Yarın konserim var, biletler tükeniyor, acele edin&#8221; diyen yetenek budalaları, &#8220;Hoşgeldin 1000. arkadaşım&#8221; diyerek sosyal kelebeğim, çok popülerim imajı yaratanlar&#8230;</p>
<p>Facebook&#8217;un insan psikolojisine nasıl etki ettiğine dair çok ilginç ve eğlenceli bilgiler veren bu infografiğin tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-80628" alt="Facebook-Mutsuzluk" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Facebook-Mutsuzluk.jpg" width="590" height="4399" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">80619</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
