<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Psikoloji arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/psikoloji/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Oct 2016 06:49:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>İnsanların size aşık olmasının 12 psikolojik sebebi</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/insanlarin-size-asik-olmasinin-12-psikolojik-sebebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2016 06:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[çekici]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=138226</guid>

					<description><![CDATA[Aşkın formülü yok ama insanları kendinize aşık edebilmenin yolları var. Tabi, az sonra aşağıda belirteceğimiz maddelerden birkaçına sahipseniz; çünkü insanların size aşık olmasının 12 şaşırtıcı psikolojik sebebi var. Çevreyi önemsiyorsanız&#8230; 2016’da yapılan bir çalışmada kadınlar ve erkeklerin, doğa dostu ürünler alan insanları uzun süreli ilişkilere daha uygun buldukları ortaya çıkmış. Lüks ürünleri tercih edenlerse, fiziksel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkın formülü yok ama insanları kendinize aşık edebilmenin yolları var. Tabi, az sonra aşağıda belirteceğimiz maddelerden birkaçına sahipseniz; çünkü insanların size aşık olmasının 12 şaşırtıcı psikolojik sebebi var.<span id="more-138226"></span></p>
<h2>Çevreyi önemsiyorsanız&#8230;</h2>
<p>2016’da yapılan bir çalışmada kadınlar ve erkeklerin, doğa dostu ürünler alan insanları uzun süreli ilişkilere daha uygun buldukları ortaya çıkmış. Lüks ürünleri tercih edenlerse, fiziksel olarak çekici ancak kısa süreli flörtler için uygun görülüyor.</p>
<p>Yani çevrenizi önemsiyor ve doğayı seviyorsanız, bir adım öndesiniz.</p>
<h2>Zoru oynamayı seviyorsanız&#8230;</h2>
<p>“Kaçan kovalanır”ın bilimsel çalışması, 2014 yılında Hong Kong, Toronto ve Standford Üniversiteleri tarafından yapılmış ve hiç şaşırmayacağımız bir sonuç çıkmış.</p>
<p>Araştırmalara göre erkekler, karşısındaki flörtünü potansiyel bir partner olarak görüyorsa, karşısındakinin kendi sorularına karşı ilgisiz kalması, onu daha çekici hale getiriyor. Ancak burada kendini ciddi düşünmek önemli. Eğer erkek karşısındakine çok ciddi bakmıyorsa, flörtün nazlanması irrite edici bulunuyor. Yani aşk, karmaşık bir şey diye boşa dememişler.</p>
<h2>Mimiklerinizi kullanıyorsanız&#8230;</h2>
<p>Mutlu görünmek, kadınları daha çekici kılıyor. 2011’de yapılan bir araştırmada 1000’den fazla kişiye, ilgi duydukları cinse ait fotoğraflar gösteriyor. Araştırmaların sonucunda, erkeklerin gülümseyen ve mutlu görünün kadınları daha çekici bulduğu ortaya çıkıyor. Gururlu gözüken kadınlarsa daha en az beğeni oranına sahip. Kadınlar ise gururlu gözüken erkekleri çekici bulursan mutlu gözükenleri daha az beğeniyor. Araştırmanın diğer ilginç bir sonucu ise her iki cinsin de çekingenliği çok çekici bulması.</p>
<h2>Mevcut ya da bir önceki partnere benziyorsanız&#8230;</h2>
<p>Hepimizin çekici bulduğu tarzda bir insan olduğunu hepimiz biliyoruz. 2011’deki araştırma da bunu doğrular nitelikte. Kadınlar, mevcut ya da eski partnerine benzer kişileri çekici buluyor. Erkekler kadınlara nazaran bu durumu biraz daha az çekici bulmakta.</p>
<h2>Ellerinizi ve kollarınızı konuşma sırasında kullanıyorsanız&#8230;</h2>
<p>2016’da yapılan başka bir çalışma konuşma sırasında el ve kollarını kullanan kişilerin karşısındakine daha çekici geldiğini söylüyor.</p>
<h2>Huylarınız benziyorsa&#8230;</h2>
<p>On yıllarca süren çalışmaların birçoğu, “karşıtlıklar birbirini çeker” klişesini yıkıyor. Eharmony kitabının yazarı Gian Gonzaga da bu görüşe katılanlardan. Gonzaga, birbirine benzeyen insanların gündelik hayatlarında aynı şeyleri tercih etmesinin onları daha uyumlu yaptığını söylüyor.</p>
<h2>Birbirinizin gözlerine aralıksız bir şekilde 2 dakika boyunca bakarsanız&#8230;</h2>
<p>Massachusetts Üniversitesi psikoloğu Joan Kellerman, birbirini tanımayan 72 kişiden, 2 dakika boyunca birbirlerinin gözüne bakmalarını istiyor. Bu kişiler daha sonra baktıkları kişiye karşı sevgi ve duygusal yakınlık hissettiklerini söylüyor. Yani uzun süreli göz kontağı, biriyle aranızda bir bağ oluşturabilir ve bir şeyler hissetmesini sağlayabilir.</p>
<h2>Beğendiği şeylere ilgi gösterirseniz&#8230;</h2>
<p>Psikolog John Gottman’ın çiftler üzerinde 40 yıl boyunca yaptığı araştırmada, karşı tarafı mutlu eden şeylere ilgi gösterilmesinin tarafları birbirine çektiği ortaya çıkmış. Yani, yanınızdaki size komik bir video izletiyorsa, yanına gidip bilgisayarın başına oturmanız size artı sağlayacaktır.</p>
<h2>Doğru kokarsanız&#8230;</h2>
<p>Güney Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, gebelik için en uygun oldukları dönemde erkekler tarafından giyilmiş bol testosteron seviyesine sahip kıyafetleri giymeyi tercih ettikleri ortaya çıkmış.</p>
<h2>Annenisine ya da babasına benziyorsa&#8230;</h2>
<p>St. Andrews Üniversitesi psikoloğu David Perret ve meslektaşları, kişilerin karşı cinsten olan ebeveynin özelliklerine sahip kişiyi, daha çekici bulduklarını keşfetmiş.</p>
<h2>Bir köpeğiniz varsa&#8230;</h2>
<p>2011’de ve 2008’de yapılan araştırmalarda, özellikle kadınların köpek sahibi erkeklere daha ılımlı yaklaştığı ortaya çıkmış. Bunun sebebi, anaç, korumacı görünmeleri ve bunu sonucunda uzun süreli ilişkiler için uygun görülmeleri.</p>
<h2>Dış görünümünüzde benzerlikler varsa&#8230;</h2>
<p>1996’da yapılan araştırmada her katılımcıya çekici buldukları özellikler soruluyor. Daha sonra rasgele bir şekilde birbirleriyle randevuya çıkmaları söyleniyor. Randevular sonucundaki memnuniyet seviyesi, benzer çekicilikteki kişilerin eşleştiği gruplarda artıyor. Bir taraf daha çok çekici diğer taraf daha az çekici ise eleştiriler sertleşiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">138226</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ters psikolojiyle insanları etkilemenin 10 önemli noktası</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/ters-psikolojiyle-insanlari-etkilemenin-10-onemli-noktasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2016 07:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ters]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=138006</guid>

					<description><![CDATA[Özellikle çocuklara istediklerinizi yaptırmak için kullanabileceğiniz en etkili ve en bilindik yöntemlerden biri ters psikoloji tekniğini uygulamaktır. Peki bu tekniği etkili bir şekilde kullanmanın yöntemleri neler? 10 adımda, ters psikolojinin ustası olmaya hazırlanın. Bu yöntem daha çok kendisine ne yapmasının söylenmesinden hoşlanmayan kişiler üzerinde etkilidir. Duygusal, kendinden çok emin ya da rahatsız edici kişiler de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle çocuklara istediklerinizi yaptırmak için kullanabileceğiniz en etkili ve en bilindik yöntemlerden biri ters psikoloji tekniğini uygulamaktır. <span id="more-138006"></span>Peki bu tekniği etkili bir şekilde kullanmanın yöntemleri neler? 10 adımda, ters psikolojinin ustası olmaya hazırlanın.</p>
<ul>
<li>Bu yöntem daha çok kendisine ne yapmasının söylenmesinden hoşlanmayan kişiler üzerinde etkilidir.</li>
<li>Duygusal, kendinden çok emin ya da rahatsız edici kişiler de ters psikolojiye elverişlidir.</li>
<li>Başarmak istediğiniz şey her ne ise, karşınızdakine aksi yönde ısrar edin. Bu sayede, karşınızdaki istediği şeyin olduğunu düşünecektir.</li>
<li>Ters psikoloji uygularken sakin olmanız önemli. Özellikle karşınızdaki bir çocuksa.</li>
<li>Bu süreçte elde etmek istediğiniz sonucu her zaman aklınızda tutun.</li>
<li>Her zaman istediğinizin aksini söyleyin ve ses tonunuzu sakin tutun. Heyecanlanmayın.</li>
<li>Bu her zaman karşınızdakiyle çatışmanız anlamına gelmiyor. Örneğin, karşınızda sadece arkadaş kalmak isteyen ama hoşlandığınız biri var. Karşınızdakinin dediklerine katılın ve arkadaşlıktan başka bir şey istemediğinizi söyleyin.</li>
<li>Özellikle çocuklara karşı “Eminim bunu yapamazsın” gibi kalıplar da kullanabilirsiniz.</li>
<li>İstediğinizin aksini söylediğinizin anlaşılmasını istemiyor ve ikna edici olmak istiyorsanız, konuşma öncesinde biraz pratik yapın.</li>
<li>Bu tekniği kimin üzerinde uyguladığınızdan emin olun. Büyük ve ciddi durumlarda kullanmaktan kaçının, çünkü doğru kullanmadığınız takdirde tam aksi sonuç da alabilirsiniz. Gerektiğinden fazla kullanmamanız da önemli. Bu durumda manipüle etmeye çalıştığınız ortaya çıkacaktır.</li>
</ul>
<p>Ters psikolojinin çocuklar üzerindeki etkisini, tatlı bir şekilde anlatan videoyu da sizlere sunalım.</p>
<div class="flex-video widescreen youtube"><iframe loading="lazy" class="youtube-player" width="1170" height="659" src="https://www.youtube.com/embed/wsBon3DTwIY?version=3&#038;rel=1&#038;showsearch=0&#038;showinfo=1&#038;iv_load_policy=1&#038;fs=1&#038;hl=tr-TR&#038;autohide=2&#038;wmode=transparent" allowfullscreen="true" style="border:0;" sandbox="allow-scripts allow-same-origin allow-popups allow-presentation"></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">138006</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hem içe kapanık hem dışa dönük bir insan olabilir misiniz?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/hem-ice-kapanik-hem-disa-donuk-bir-insan-olabilir-misiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2016 06:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=134842</guid>

					<description><![CDATA[Ya içe kapanık ya da dışa dönük bir insan olmak zorunda olmadığınızı biliyor muydunuz? Aslında bunların ikisi de olabilirsiniz. Bunu anlamanın tek bir yolu var. Şu soruya cevap verin: Kendinizi daha çok içe kapanık biri olarak mı tanımlıyorsunuz yoksa dışa dönük mü? Karasız mı kaldınız? Okumaya devam edin. Kişilik özelliklerinizi söylerken, kendinizi ille de içe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ya içe kapanık ya da dışa dönük bir insan olmak zorunda olmadığınızı biliyor muydunuz? Aslında bunların ikisi de olabilirsiniz. Bunu anlamanın tek bir yolu var.<span id="more-134842"></span> Şu soruya cevap verin:</p>
<p>Kendinizi daha çok içe kapanık biri olarak mı tanımlıyorsunuz yoksa dışa dönük mü?</p>
<p>Karasız mı kaldınız? Okumaya devam edin.</p>
<p>Kişilik özelliklerinizi söylerken, kendinizi ille de içe kapalı ya da dışa dönük olarak tanımlamak zorunda değilsiniz. Aslına bakarsanız, insanların çoğu böyle.</p>
<p>Kişilik, dünyaya yaklaşımımızı gösteren tercih ve eğilimlerdir. Karakter özellikler, erken yaşlarda oluşur, olgunluk çağında ise oturur. Sizinle ilgili birçok şey zamanla değişir, ancak kişiliğiniz bunlardan biri değildir.</p>
<p>İçe kapalılık ve dışa dönüklük arasındaki süreç, en önemli karakter özelliklerimizden birini barındırır. Genelde kendimizi tanımlarken, ak ya da karayı seçmemiz gerektiğini düşündüğümüz için kafamız karışır.</p>
<p>Bilim insanı Adam Grant, yaptığı araştırmada şaşırtıcı sonuçlar elde etti. Araştırma yaptığı insanların üçte ikisi, kendisini bu iki tanımdan birine tamamen ait olarak göremedi ve ambivert insan ortaya çıktı. Çoğumuzun dahil olduğu bu karakter türünün ne zaman neyi tercih edeceği de belli olmuyor. Çünkü her iki karakterin ortasında duruyor. Bunu bir okun ortasında durmak gibi düşünün. Her an sağa ya da sola gidebilirsiniz.</p>
<p>Ambivert insanların, içe kapanık ve dışa dönük insanlara karşı avantajları da var. Bu insanlar herhangi bir tarafta olmadığı için, içerisinde bulundukları duruma çok daha hızlı adapte olabiliyor. İnsan ilişkilerinde daha kolay bağ yakalayabiliyor ve bunu geniş yelpazede tutabiliyorlar.</p>
<p>Grant’in araştırmaları, dışa dönük insanların daha başarılı satış uzmanları olduğu tezini de çürütüyor. Çalışmalarına göre ambivert insanların sosyal ilişkileri, diğer iki insan türünden çok daha güçlü. Sosyal esneklikleri, diğer kişilere göre %50 oranında daha verimli iş çıkarmalarını sağlıyor.</p>
<h2>Zihinleri nasıl çalışıyor?</h2>
<p>Sosyal hayatımızı çoğunlukla mutluluk hormonu dediğimiz dopamin yönetir. Bilinçli düşünce ya da dil öğrenme gibi daha yüksek zeka gerektiren işlemlerden sorumlu beyin bölümü olan neokortekste farklı seviyelerde dopamin biriktiririz. Yüksek seviyede uyarım yaşayan kişiler, içe kapanık kişiler olur. Dışarıdan gelen ekstra uyarıma ihtiyaç duymazlar. Dışa dönüklerin seviyesi de düşüktür. bu sebeple dolay sıkılırlar ve mutlu olmak için dış uyarımlara ihtiyaç duyarlar.</p>
<p>Hem içe kapanık hem dışa dönük insanlarda ise bu dopamin seviyelerinde dalgalanmalar gerçekleşir.</p>
<h2>Ambivert bir insan mısınız?</h2>
<p>Bunu öğrenmek istiyorsanız, aşağıdaki durumlardan size uyanları işaretlerin. İşaretledikleriniz çoğunluktaysa, kulübe hoş geldiniz.</p>
<ol>
<li>Tek başıma da grup olarak da çalışabilirim. Herhangi birini seçmeyi tercih etmiyorum.</li>
<li>Sosyal çevrelerden rahatsız olmam, ancak çok fazla insanın içinde olmak beni yoruyor.</li>
<li>İlgi odağı olmayı severim ama çok uzun sürerse bundan rahatsız olurum.</li>
<li>Bazı insanlar benim çok sessiz olduğumu, bazıları ise çok sosyal olduğumu söylüyor.</li>
<li>Her zaman hareketli olma ihtiyacı duymuyorum ama çok uzun süre oturmak da beni sıkıyor.</li>
<li>Hem kendi düşüncelerimin arasında kolayca kaybolurum hem de konuşma sırasında söylediğim kelimelerde.</li>
<li>Ayak üstü konuşmalardan rahatsız olmam ama sıkıcılaşabiliyor.</li>
<li>Sıra insanlara güvenmeye geldiğinde bazen şüpheci olurum, bazen de balıklama atlarım.</li>
<li>Tek başıma çok fazla zaman geçirirsem sıkılırım. İnsanların içinde çok uzun süre kalmak da beni boğar.</li>
</ol>
<h2>Başarının anahtarı</h2>
<p>Hem içe kapanık hem de dışa dönük insanlar üzerinde yapılan araştırmada, bir milyondan fazla kişiyle konuşulmuş. Bulundukları an içerisinde iki özelliğin tam olarak hangisinde olduklarını fark edebilenlerin başarı oranı yüksek çıkmış.</p>
<p>Şimdi biraz kendinize bakın ve düşünün. Ne zaman içinize kapanıyor, ne zaman dışa dönüyorsunuz? Kendinizi tanıdıktan sonra başarı arkanızdan size yetişecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">134842</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kendinizi ve çevrenizi daha iyi anlamanızı sağlayan 25 şaşırtıcı psikolojik gerçek</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kendinizi-ve-cevrenizi-daha-iyi-anlamanizi-saglayan-25-sasirtici-psikolojik-gercek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2016 08:10:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=133699</guid>

					<description><![CDATA[Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. 16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir. Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. <span id="more-133699"></span>Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz.</p>
<p>16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir.<br />
Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli erkekleri tercih ederler, çünkü bu erkekler onlara daha özgüvenli gelir. Agresif gözükmezler.<br />
En iyi tavsiyeleri veren insanlar, genelde en çok probleme sahip insanlardır.<br />
Zeki insanlar daha hızlı düşünür, bu sebeple el yazıları karman çorman olur.<br />
Hislerimiz, iletişim şeklimizi etkilemez. Aslında tam aksine, iletişim şeklimiz hislerimizi etkiler.<br />
Bir kişinin restoran görevlilerine olan tutumu, onun gerçek kişiliği hakkında birçok ipucu verir.<br />
Suçluluk hissini güçlü şekilde yaşayan kişilerin, başka insanların hislerini ve düşüncelerini anlama oranı yüksektir.<br />
Erkekler kadınlardan komik değildir, sadece daha fazla espri ve şaka yaparlar ve insanların onların espri anlayışını sevip sevmemelerini umursamazlar.<br />
Utangaç insanlar, kendileri hakkında çok az konuşur. Ama bunu öyle bir şekilde yaparlar ki, karşılarındaki insanların onlar hakkında çok şey bildiğini düşünmesini sağlarlar.<br />
Kadınların acı reseptörleri, erkeklerinkilerden iki kat yüksektir ama acı eşikleri çok daha güçlüdür.<br />
Yüksek frekansta müzik dinlemek, kişinin sakinleşmesine, rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı olur.<br />
Eğer geceleri düşünmeden duramadığınız için uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve düşüncelerinizi yazın. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır.<br />
Günaydın ve iyi geceler mesajları, beynin mutluluktan sorumlu kısmını aktive eder.<br />
Sizi korkutan şeyleri yapmak, mutluluk verir.<br />
Kadınların sır tutabilme sürelerinin ortalaması, 47 saat ve 15 dakikadır.<br />
Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar, genelde, sonunda kendilerini yalnız hisseden kişi olurlar.<br />
Ne kadar mutlu olursak, o kadar az uykuya ihtiyaç duyarız.<br />
Aşık olduğunuz kişinin elini tuttuğunuzda, daha az acı hisseder ve daha az telaşlanırsınız.<br />
Akıllı insanlar, ortalama insanlardan daha az arkadaşa sahiptir. İnsan ne kadar zeki olursa, o kadar seçici olur.<br />
En yakın arkadaşınızla evlenmek, boşanma riskini %70 azaltır ve bu tür evlilikler genelde sonsuza dek sürer.<br />
Arkadaş çevresi daha çok erkeklerden oluşan kadınlar, genelde daha iyi ruh haline sahip olur.<br />
İki ayrı dil konuşan insanlar, farkında olmadan da olsa, konuştukları dilleri değiştirirken kişiliklerini de değiştirirler. Çünkü iki ayrı kişiliğe sahip olurlar.<br />
Uzun süre bekâr olmak, günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlıdır.<br />
Seyahat etmek, beyin sağlığınızı güçlendirir; depresyon ve kalp krizi riskini azaltır.<br />
İnsanlar ilgi duydukları şeyler hakkında konuştuklarında, daha çekici olurlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">133699</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Harvard&#8217;lı psikolog açıkladı: Harika bir ilk izlenim uyandırmanın 10 yolu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/harvardli-psikolog-acikladi-harika-bir-ilk-izlenim-uyandirmanin-10-yolu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/harvardli-psikolog-acikladi-harika-bir-ilk-izlenim-uyandirmanin-10-yolu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe İçözü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2016 10:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[beden dili]]></category>
		<category><![CDATA[ilk izlenim]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=133026</guid>

					<description><![CDATA[Amy Cuddy, insanların sizinle ilk tanıştığı anda sadece tek bir sorunun cevabını aradıklarını ve bu cevabın iş ilişkilerinizin temelini oluşturduğunu söylüyor.  Soru basit: &#8220;Ona güvenebilir miyim?&#8221; Bu soruya olumlu cevap alabilmeniz için yapmanız gereken 10 şeyi sizlerle paylaşıyoruz. 1. Konuşmaktan çok dinleyin.  Soru sorun. Göz teması kurun. Gülümseyin. Somurtun. Kafa sallayın. Cevap verin, bu cevap [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amy Cuddy, insanların sizinle ilk tanıştığı anda sadece tek bir sorunun cevabını aradıklarını ve bu cevabın iş ilişkilerinizin temelini oluşturduğunu söylüyor. <span id="more-133026"></span></p>
<p>Soru basit: &#8220;Ona güvenebilir miyim?&#8221;</p>
<p>Bu soruya olumlu cevap alabilmeniz için yapmanız gereken 10 şeyi sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong style="line-height: 1.5">1. Konuşmaktan çok dinleyin. </strong></p>
<p>Soru sorun. Göz teması kurun. Gülümseyin. Somurtun. Kafa sallayın. Cevap verin, bu cevap ne çok sözlü olmasın ama sözsüz de olmasın. Bir insanın önemli olduğunu göstermek için tek yapmanız gereken bu.</p>
<p>Konuştuğunuzda ise sizden istenmediği taktirde tavsiye vermeyin. Dinlemek, tavsiye vermekten daha çok ilgilendiğinizi gösterir çünkü tavsiye verdiğinizde, bir çok durumda kendiniz hakkında konuşmuş olursunuz.</p>
<p>Eğer buna inanmıyorsanız şöyle düşünün: &#8220;Senin yerinde olsaydım&#8221; cümlesi kimin hakkında?</p>
<p>Sadece söyleyecek önemli birşeyiniz varsa konuşun ve her zaman &#8220;önemli&#8221; kavramını kendiniz için değil karşı taraf içim tanımlayın.</p>
<p><strong>2. İlgiyi başkalarını üzerine çekin. </strong></p>
<p>Hiç kimse yeteri kadar övgü almaz. Hiç kimse. Yani işe insanlara iyi bir iş çıkarttıklarını söylemekle başlayın.</p>
<p>Bir dakika, yoksa neyi iyi yaptıklarını bilmiyor musunuz? Çok ayıp! Zira bilmek sizin işiniz. Şimdiden bu konuyu araştırmak sizin işiniz. İnsanlar sizin övgülerinize müteşekkir olmakla kalmayacak aynı zamanda neler yaptıklarına dikkat edecek kadar onları önemsemenizi takdir edeceklerdir.</p>
<p>Ve tabi ki kendilerini daha başarılı ve daha önemli hissedeceklerdir. Dahası onları böyle hissettirdiğiniz için sizi seveceklerdir.</p>
<p><strong>3. Asla seçici dinleme yapmayın. </strong></p>
<p>Bazı insanlar kendi altında hissettikleri insanların söylediklerini dinleme yeteneğine sahip değildirler.</p>
<p>Tabi ki onlarla konuşabilirsiniz fakat tek başına düşen ağaç ormanda gürültü yapmaz, çünkü dinleyen kimse yoktur.</p>
<p>İyi bir ilk izlenim bırakanlar herkesi dikkatlice dinlerler ve sosyal statü farketmeksizin hepimizin onlarla ortak paydada buluştuğumuzu hissettirirler.</p>
<p>Çünkü ortak bir noktamız var: hepimiz insanız.</p>
<p><strong>4. Eşyalarınızı ortadan kaldırın.</strong></p>
<p>Telefonunuza bakmayın. Monitörünüze göz atmayın. bir anlığına başka hiçbir şeye odaklanmayın.</p>
<p>Eğer başka eşyalarla bağlantı kurmakla meşgulseniz insanlarla bağlantı kuramazsınız.</p>
<p>Onlara tüm dikkatinizi hediye edin. Bu hediye bir avuç insanın birbirine verdiği bir hediye. Bu hediye tek başına, insanların etrafınızda olmak istemesini ve sizi hatırlamasını sağlayacaktır.</p>
<p><strong>5.  Almadan önce verin ve hiç bir zaman bir şey almayacağınızı varsayın. </strong></p>
<p>Ne alacağınızı hiçbir zaman düşünmeyin. Ne verebileceğinize odaklanın. Gerçek bir bağ ve ilişki oluşturmanın tek yolu vermektir.</p>
<p><strong>6. Kendinizi beğenmiş davranmayın&#8230;</strong></p>
<p>Sizin tutucu, kasıntı, kendini beğenmiş yapınızdan sadece tutucu,kasıntı, kendini beğenmiş insanlar hoşlanır.</p>
<p>Geri kalanlarımız bu durumdan etkilenmez. Aksine sinirlenir, soğur ve rahatsız oluruz.</p>
<p>Üstelik odaya girdiğiniz anda sizden nefret ederiz.</p>
<p><strong>7. &#8230;çünkü diğer insanların önemli olduğunu anlamanız gerek. </strong></p>
<p>Bildiklerinizi zaten biliyorsunuz. Kendi görüşlerinizi biliyorsunuz. Bakış açılarınızı ve perspektiflerinizi biliyorsunuz.</p>
<p>Tüm bunlar önemli değil çünkü onlar zaten sizin. Kendi kendinizden bir şey öğrenemezsiniz.</p>
<p>Fakat diğer insanların neler bildiklerini bilmiyorsunuz ve herkes kim olursa olsun, sizin bilmediğiniz şeyler bilir.</p>
<p>Bu da diğer insanları sizden daha önemli yapar çünkü onlardan bir şeyler öğrenebilirsiniz.</p>
<p><strong>8. Kelimelerinizi seçin. </strong><br />
Kullandığınız kelimeler başkalarının tavırlarını etkiler.</p>
<p>Örneğin bir toplantıya girmek zorunda değilsiniz, sadece başka insanlarla tanışmaya gidiyorsunuz. Yeni bir müşteri için sunum hazırlamak zorunda değilsiniz, sadece başkalarıyla havalı şeyleri paylaşıyorsunuz. Spor salonuna gitmek zorunda değilsiniz sadece sağlığınızı geliştirmek için egzersiz yapıyorsunuz.</p>
<p>Adaylarla mülakat yapmak zorunda değilsiniz, sadece ekibinize katılacak en iyi insanı seçiyorsunuz.</p>
<p>Hepimiz mutlu, hevesli, başarılı insanlarla iş arkadaşı olmak isteriz. Seçtiğiniz kelimeler diğer insanların kendini iyi hissetmesini sağlar ve sizin de kendiniz hakkında iyi hissetmenize yol açar.</p>
<p><strong>9. Başkalarının başarısızlıklarını tartışmayın&#8230;</strong></p>
<p>Kabul edelim hepimiz dedikodu yapmayı severiz. Hepimiz biraz gıybet duymayı severiz.</p>
<p>Sorun şu ki; hiç birimiz o dedikoduyu servis edeni pek de sevmeyiz. Ve dahası o insana kesinlikle saygı duymayız.</p>
<p>Başka insanların başarısızlıklarına gülmeyin. Eğer gülerseniz, etrafınızdaki insanlar aynı şeyi onlar için yapıp yapmadığınızı merak etmeye başlayacaktır.</p>
<p><strong>10.  &#8230;fakat kendi başarısızlıklarınızı itiraf etmeye hazır olun</strong><br />
Son derece başarılı insanların başarılı oldukları için karizma sahibi olduğu düşünülür. Başarıları sanki kafalarının üstünde bir hare etkisi yaratır. Adeta parlarlar.</p>
<p>Buradaki anahtar kelime: gözükmek.</p>
<p>Harika bir ilk izlenim bırakmak için son derece başarılı olmanıza gerek yok. Işıltılı yüzeyi yırttığınızda, tüm başarılı insanların bir taşın karizmasına sahip olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Fakat dikkat çekecek derecede karizmatik olmak için olağanüstü derecede hakiki olmanız gerekir.</p>
<p>Mütevazi olun. Başarısızlıklarınız paylaşın. Hatalarınızı itiraf edin. Eğitici bir öykü olun ve kendinize gülün.</p>
<p>Başka kimsenin hatalarına asla gülmemeniz gerekirken kendinizinkilere her zaman gülün.</p>
<p>İnsanlar sizin hatalarınıza gülmeyecek, sizin gülüşünüze eşlik edecektir.</p>
<p>Sizi sırf bunun için sevecek ve her daim etrafınıza olmak isteyeceklerdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/harvardli-psikolog-acikladi-harika-bir-ilk-izlenim-uyandirmanin-10-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">133026</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal medya, insanları depresif mi yapıyor?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-insanlari-depresif-mi-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2016 08:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=128826</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medya, hayatımızın tam ortasında oturduğundan beri tartışılan konu bizi depresif yapıp yapmadığı. Özellikle ergenlik döneminde çocuklara sahip ebeveynlerin bu konuda kaygısı bir hayli yüksek. Yetişkin insanlar ise sorumlulukların peşinde bitap düştükleri hayatlarındaki dijital pencereden, arkadaşlarının ihtişamlı hayatına bakınca kendilerini kötü hissedebiliyor. Tabi bir de madalyonun öteki yüzü var. Sosyal medya çok uzun zamandır görüşemediğimiz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya, hayatımızın tam ortasında oturduğundan beri tartışılan konu bizi depresif yapıp yapmadığı. <span id="more-128826"></span>Özellikle ergenlik döneminde çocuklara sahip ebeveynlerin bu konuda kaygısı bir hayli yüksek. Yetişkin insanlar ise sorumlulukların peşinde bitap düştükleri hayatlarındaki dijital pencereden, arkadaşlarının ihtişamlı hayatına bakınca kendilerini kötü hissedebiliyor.</p>
<p>Tabi bir de madalyonun öteki yüzü var. Sosyal medya çok uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşlarımızla iletişimde olmamızı sağlıyor ve arkadaşlıkları güçlendiriyor. Kısa süreli iletişimlerde, kopmak istemediğimiz insanların hayatında mevcudiyetimizi koruyabiliyoruz. Bu mevcudiyet içerisinde kendimizi depresyona sokup sokmadığımız ise araştırmacıların dikkatini çoktan çekti.</p>
<p>Amerika’daki Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nde yapılan araştırmada, uzmanlar sosyal medyanın etkisinin tek bir noktaya bağlanamadığını söylüyor. Yapılan araştırma, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla beraber depresyonun da tetiklendiğini gösteriyor, ancak konu içerisindeki değişkenlikler, tek bir sonuca bağlı kalamayacağımızı söylüyor.</p>
<p><strong>Tatmin etmeyen iyileştirme</strong><br />
Hepimizin temel ihtiyacı, başkaları tarafından sevilmek ve kabul edilmektir ve sosyal medya bu kırılgan ihtiyacımızla oynayabilir. Beğeniler, sosyal medyadaki mal varlığımız gibi. Özellikle düşük özgüvene sahip insanların hayatında çok önemli bir yer kaplıyor. Bu kişiler, beğenileri toplayarak kendilerine olan güvenlerini geri kazanıyorlar. Yani buna kısaca bir popülerlik yarışı diyebiliriz. Ancak bu yarışmayı “kazanmak”, bize kısa süreliğine moral depoluyor. Yani, özgüveninizi pekiştirmek için güvenebileceğiniz bir ortam değil.</p>
<p>İnsan doğasında, kendisini diğer insanlarla karşılaştırmak vardır. Bu karşılaştırma bazen ilham kaynağı olur ve kendimizi geliştirmemizi sağlar; ancak özellikle moralimizin bozuk olduğu zamanlarda bizi depresyona sürükler. Sosyal medyadaki en büyük problem, insanların sergiledikleri imajın aslında çok da gerçek olmaması. Kabul edelim, hepimiz sadece hayatımızdaki en keyifli anların fotoğraflarını paylaşıyoruz. Aslında hiçbirimiz kendimizi orada sergilediğimiz kadar harika bir hayat içerisinde değiliz. Ağırlıklı olarak PTT (pijama, terlik, televizyon) modunda geçen hayatımız, sosyal medyada bir star hayatına dönüşüyor. Sonuç bu olunca, moral bozukluğu dönemi, bu şaşaalı hayatlar karşısında depresyona dönüşüyor.</p>
<p><strong>O kadar da kötü değil.</strong><br />
Özellikle anne ve babalar çocuklarının sosyal medya kullanımı konusunda endişeli. İçinde birçok tehlikeyi barındırıyor olabilir, ancak kabul edin ya da etmeyin, sosyal medya artık hayatımızın bir parçası ve uzun bir süre de bizlerle olmaya devam edecek. Çocuklarınızın hayatından sosyal medyayı çıkarmanız, arkadaşlarıyla bağlantısını düşürecektir. Bu onlar için bir seçenek değil.</p>
<p>Sosyal medyanın akıl sağlığındaki uzun süreli etkisi şu an için belli değil. Uzun süreli etkilerini görene kadar yapmamız gereken, bunu bir iletişim aracı olarak görmek ve olumsuz etkilerden korunmak için bilinçlenmek. Unutmayın, hepimiz hayatımızın güzel yanlarını paylaşıyoruz. Bu da günlük hayatımızın %3’ü gibi bir oran. Bu sebeple insanların mükemmel hayatlar yaşadığını düşünmeyi bırakın. Kendinizi iyi hissetmeye ve kendinizle barışmaya bakın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">128826</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayatınızı kolaylaştıracak 13 psikolojik taktik</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/hayatinizi-kolaylastiracak-13-psikolojik-taktik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2016 08:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[taktik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=128137</guid>

					<description><![CDATA[Hayatınıza pozitif katkı sağlayacağını düşündüğümüz 13 basit psikolojik taktik, işinizi çok kolaylaştıracak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatınıza pozitif katkı sağlayacağını düşündüğümüz 13 basit psikolojik taktik, işinizi çok kolaylaştıracak.<span id="more-128137"></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">128137</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kadın uzay ekibi, katıldıkları büyük deneye rağmen cinsiyetçi sorularla karşılaştı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kadin-uzay-ekibi-katildiklari-buyuk-deneye-ragmen-cinsiyetci-sorularla-karsilasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlen Öncel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2015 10:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biliminsanları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Deney]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=116340</guid>

					<description><![CDATA[Genelde eğitim seviyesinin arttığı ortamlarda, saygının da artması beklenilir. Ancak maalesef, hem bir kadın hem de bir biliminsanı olsanız da, cinsiyetçi sorulardan ya da konulardan kurtulmanız mümkün olmuyor. Tamamı kadın biliminsanlarından oluşan ISS ekibi, çarşamba günü, kadınların Ay’a yolculuk sırasında ne tür psikolojik, sosyolojik ve fiziksel zorluklar çekeceklerine dair bir deneye katıldı. Yaşları 22 ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genelde eğitim seviyesinin arttığı ortamlarda, saygının da artması beklenilir. Ancak maalesef, hem bir kadın hem de bir biliminsanı olsanız da, cinsiyetçi sorulardan ya da konulardan kurtulmanız mümkün olmuyor.<span id="more-116340"></span></p>
<p>Tamamı kadın biliminsanlarından oluşan ISS ekibi, çarşamba günü, kadınların Ay’a yolculuk sırasında ne tür psikolojik, sosyolojik ve fiziksel zorluklar çekeceklerine dair bir deneye katıldı. Yaşları 22 ile 34 arasında değişen; tıp, biyofizik ve psikoloji dallarında çalışan Yelena Luchitskaya, Darya Komissarova, Polina Kuznetsova, Anna Kussmaul, Inna Nosikova ve Tatyana Shiguyeva, 8 gün sürecek olan bu deneyde, yeryüzünde bulunan uzay simülatörü içerisinde 10 farklı bilimsel deneyden geçecek. Onlarca kameranın altında, biliminsanları ve doktorların gözetiminde olacak bu deneyde, katılımcılar, günde 1,5 saatlik molaya sahip olacaklar. Bu zaman zarfı içerisinde film izleyebilecek, kitap okuyabilecek ve birbirleriyle sosyalleşebilecekler.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-116342" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm-464x300.jpg" alt="screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm" width="464" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm-464x300.jpg 464w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm-819x530.jpg 819w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/screen-shot-2015-10-28-at-12-05-07-pm.jpg 864w" sizes="(max-width: 464px) 100vw, 464px" /></a></p>
<p>İlk defa böyle bir grupla deney yaptıklarını söyleyen deney süpervizörü Sergei Ponomaryov, kadın ekibin iletişimi konusunda bir hayli heyecanlı olduğunu söyledi. Poromaryov, “ISS’te hiçbir zaman tamamı kadın olan bir ekip olmamıştı. Biz, geleceğin uzay yaşantısının, kadın ve erkekliğin eşitliğine ait olduğunu düşünüyoruz. Ancak maalesef bu zamana kadar uzaya yeterince kadın gidemedi. Aradaki boşluğu kapatmak adına var gücümüzle çalışıyoruz.” diyerek sözlerine devam etti.</p>
<p>Ancak tam bu noktada, hem bilim dünyasın içinden hem de gözlemci ekipten biri olan enstitü yöneticisi Igor Ushakov, “Psikolojik anlamda gayet ilginç olacak bir deney. Bir mutfakta iki ev kadını olacak ve bununla başa çıkabilmekte zorlanacaklar.” diyerek cinsiyetçi yorumları başlatmış oldu. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, basın görevlileri de simülatör içerisindeki katılımcılara “8 gün boyunca makyajsız yaşamanın altından nasıl kalkacaksınız?”, “Erkeksiz bir ortamla nasıl başa çıkacaksınız?” gibi sorular sormaya başladı. Darya Komissarova, ilk soruya “Biz makyajsız da gayet güzeliz.” derken; Anna Kussmaul ise ikinci soruya, “Biz burada işimizi yapıyoruz. İşinizi yaparken, erkek ya da kadın diye bir şey düşünmezsiniz.” cevabını verdi.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/Screenshot_8.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-116344" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/Screenshot_8-508x300.jpg" alt="Screenshot_8" width="508" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/Screenshot_8-508x300.jpg 508w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/10/Screenshot_8.jpg 618w" sizes="(max-width: 508px) 100vw, 508px" /></a></p>
<p>Dileriz ki, bu kadar değerli bir deneyde insanlar, magazin sorularından vazgeçer ve gerçekten bilim adına bir şeyleri merak ederler.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/6TxG7k_4CZE" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">116340</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Maslow&#8217;un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Üzerinden Sosyal Medya Tüketim Alışkanlıkları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/maslow-hiyerarsisi-ve-sosyal-medya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahadır Atasoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Nov 2012 18:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanım Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Maslow]]></category>
		<category><![CDATA[Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Maslow]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=50033</guid>

					<description><![CDATA[Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi, sosyal medya ve mobil uygulama kullanımı konusunda farkı bakış açıları sunabilir. İhtiyaç sınıflarını tam anlamıyla sosyal medya tüketimine uyarlayamasak da, basamaklar arası geçişleri...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi" target="_blank">Maslow&#8217;un ihtiyaçlar hiyerarşisi</a> teorisine göre, bir insan <strong>ancak temel ihtiyaçları karşılandığında daha komplike ihtiyaçlarına yönelmeye başlar</strong>. İhtiyaçları beş kategoride sınıflandıran ve bir piramit oluşturan Maslow yemek, uyumak, üremek gibi fiziksel ihtiyaçları karşılanan bir insanın, ikinci basamak olan güvenlik ihtiyaçlarına yöneleceğini söylüyor. Piramidin en sonunda ise <em>(tüm ihtiyaçlar karşılandığında)</em> kişisel tatmin gibi gereksinimler yer alıyor.</p>
<p>Daha önce <a href="https://sosyalmedya.co/maslov-ihtiyaclar-hiyerarsisi-infografik/">Maslow&#8217;un teorisini sosyal medyaya uyarlayan</a> bir infografik yayınlanmıştı. Pek de tatmin edici olmayan bu infografikte ihtiyaç piramidini hangi sosyal ağların karşıladığına dair saptamalar yer alıyordu.</p>
<p>Maslow&#8217;un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi, <strong>sosyal medya ve mobil uygulama kullanımı</strong> konusunda farkı bakış açıları sunabilir. İhtiyaç sınıflarını tam anlamıyla sosyal medya tüketimine uyarlayamasak da, <strong>basamaklar arası geçişleri referans olarak kullanabiliriz</strong>.</p>
<p>İnternet üzerinden sunulan servislerin <em>(sosyal ağlar, mobil uygulamalar, web uygulamaları vs.)</em> sayısının her geçen gün arttığı ve ne kadar ilgili olsak da yeni ürünlere yetişmenin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. <strong>Ücretsiz ürünlerin çoğunlukta olması</strong> işleri daha da karmaşık hale dönüştürüyor. Eğer akıllı cihazına <strong>onlarca uygulama yükleyip her birine bir iki dakika göz attıktan sonra silen</strong> kullanıcılardan iseniz bilin ki yalnız değilsiniz.</p>
<p><strong>Hayatımızda yer eden uygulamaları/sosyal ağları diğerlerin ayıran şey ne?</strong></p>
<p>İşte burada devreye Maslow&#8217;un piramidi giriyor. Üründen aldığımız tatmin, beklentiler ve kişiye göre değişen ihtiyaçlar ile şekilleniyor.</p>
<p>Hemen örnek üzerinden ilerleyelim. Facebook, sunduğu yüzlerce özellik ile bir milyar kullanıcıyı <em>(az veya çok)</em> kendisine çekmeyi başarıyor. Ayrı ayrı hepimiz Facebook&#8217;tan farklı deneyimler elde ediyoruz. Fotoğraf paylaşımı, check-inler, içerik paylaşımı, mesajlaşma, oyunlar vs. <strong>Bu geniş platformu ihtiyaçlarımız doğrultusunda kullanıyoruz.</strong> Sunduğu geniş imkanlar ile de <strong>Facebook, Twitter ile birlikte piramidin en altındaki geniş bölgeyi</strong> kaplıyor.</p>
<p>Facebook ve Twitter kullanıcıya yetmediği zaman ise yardıma diğer sosyal ağlar yetişiyor. Ancak buradan sonrasını kategorilere ayırmak bir hayli güç.</p>
<p>Bu yazıda esas değinmek istediğim nokta ise <strong>piramidin dışında kalanlar veya çok az kullanıcının özel piramidine girmeyi</strong> başaranlar. Binlercesinin arasında kaliteli ve haberdar olanları hayrete düşüren ürünler mevcut. Ancak ne kadar parıltılı fikirler olsa da bu servisler benzerlerinin oluşturduğu okyanusun içinde kaybolup gidiyor. Bazıları hiç tanınmadan, bazıları ise milyonlarca kullanıcıya ulaştıktan sonra.</p>
<p>Bu kategori için örnek bir hayli fazla. <strong>&#8216;There is an app for that&#8217; </strong>devrinde yaşıyoruz ve işimizde, özel hayatımızda bize inanılmaz çözümler üreten servisler mevcut. Ancak bunların bir çoğunu bilmemize rağmen kullanmıyoruz, <strong>çünkü ihtiyaç duymuyoruz</strong> <em>(veya öyle hissediyoruz)</em>.</p>
<p>Foursquare ve Pinterest&#8217;i bu kategorinin en popüler iki üyesi. Her ikisi de bir dönem oldukça popülerdi ancak her ikisi de şu günlerde sadık <em>(ihtiyaç duyan)</em> kullanıcılarının insafına kalmış durumda. Foursquare&#8217;de kaç arkadaşınızın sıfır puanı olduğunu veya Pinterest&#8217;te ana sayfanızdaki içeriklerin ne kadar zamandır orada olduğunu kontrol ederek siz de bu acı gerçeği görebilirsiniz.</p>
<p>Ne kadar harika olsa da hayata geçirilecek her fikrin insanların ihtiyacı <em>(veya ne kadar insanın ihtiyacı)</em> olup olmayacağının sorgulanması gerekiyor. Çünkü muhteşem kullanıcı dostu arayüzler, şık tasarımlar, sunulan kolaylıklar, alınan zevkler bir yerden sonra kullanıcıya yetmemeye ve hafızadaki yerleri silikleşmeye başlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">50033</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta Arkadaş Listesinden Çıkarılmak Psikolojiyi Bozuyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/arkadas-listesinden-cikarilmak-psikolojiyi-bozuyor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/arkadas-listesinden-cikarilmak-psikolojiyi-bozuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülen Demirok]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2012 11:02:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=45117</guid>

					<description><![CDATA[ABD’de Chapman Üniversitesi’nde yapılan araştırma, Facebook’ta arkadaş listesinden çıkarılmanın kişiler üzerinde olumsuz duygusal ve zihinsel sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkardı. Ayrıntılı şekilde, arkadaşlık listesinden çıkarılan yetişkin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S074756321200074X" target="_blank">ABD’de Chapman Üniversitesi’nde yapılan araştırma</a>, Facebook’ta arkadaş listesinden çıkarılmanın kişiler üzerinde olumsuz duygusal ve zihinsel sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkardı. Ayrıntılı şekilde, arkadaşlık listesinden  çıkarılan yetişkin Facebook kullanıcılarının olumsuz duygusal tepkilerini inceleyen çalışmada bu tepkilerin birbirleri ile tutarlı olduğu sonucuna varıldı.</p>
<p>Kullanıcıların Facebook’ta geçirdikleri zaman ile sosyal platform ile kurdukları duygusal bağın arasında doğru orantı olduğunun altını çizen Jennifer Bevan araştırmasında Chapman Üniversitesi’nde okuyan öğrencileri inceledi .Öğrenci grubunun her gün etkileşimde oldukları bir şey ararken tanıma en çok uyanın hemen hemen herkesin kullandığı Facebook olduğunu düşünen Bevan’a göre arkadaşlık listesinden çıkarılmanın kişiyi bu denli etkilemesinin sebebi sosyal ağda kişinin kendine yarattığı kimlik ve buradan beslenmesi.</p>
<p>Araştırmanın bulgularına göre kullanıcılar en çok sosyal ağda yaptıkları bir şey yüzünden arkadaşlık listesinden çıkarıldıklarını düşündüğünde üzülüyorlar. Öte yandan araştırma kullanıcıların daha çok sosyal ağ dışı sebeplerle arkadaşlıktan çıkarıldıklarını gösteriyor.</p>
<p>Bevan’a göre kişilerin bu denli incinmesinin sebebi Facebook kimliğinin ne kadar önemsendiğinin kanıtı. Sanal dünyadaki kimliklerimiz kişilerle kurduğumuz ilişkileri belirlerken, tipik sosyal etkileşimlerimizi de etkiliyor.</p>
<p>“Cyber Savvy: Embracing Digital Safety and Civility”nin yazarı Nancy Willard’a göre bir kişinin diğerini arkadaşları arasından çıkarmasının birkaç sebebi olabilir. Bunlardan ilki, kullanıcının “arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” mantığıyla başkaları tarafından arkadaşlarına göre yargılanacağını düşünmesi. Bu sebeple rahatsız edici paylaşımlar yapan kişiler arkadaş listesinden çıkarılabiliyor. Willard bir diğer sebebin ise aşırı statü paylaşımı yapılması olduğunu söylüyor.</p>
<p>Dr.Bevan ise online etkileşim alanında henüz yeterli akademik çalışma yapılmadığını ve bu alanın araştırmaya son derece açık olduğunun altını çiziyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/arkadas-listesinden-cikarilmak-psikolojiyi-bozuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">45117</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
