<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Samet Ensar Sarı arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/samet-ensar-sari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/samet-ensar-sari/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Feb 2012 13:26:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>2012 Dijital Pazarlama Trendleri [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/2012-dijital-pazarlama-trendleri-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/2012-dijital-pazarlama-trendleri-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 11:34:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Batu]]></category>
		<category><![CDATA[Ceyhun Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Cem Çınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Günel]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Grindrod]]></category>
		<category><![CDATA[Gaye Güzelay]]></category>
		<category><![CDATA[Kutay Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Samet Ensar Sarı]]></category>
		<category><![CDATA[Timothy Pitts]]></category>
		<category><![CDATA[Trend]]></category>
		<category><![CDATA[Trendwatching.com]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Tuncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=23419</guid>

					<description><![CDATA[2011’in sonlarında 2012 beklentileri konuşuldu, tahminleri yapıldı. Bütçeler, cirolar, sosyal rakamlar da açıklandı. Peki 2012’nin ilk ayını geride bırakırken beklenenle gerçekleşmesi muhtemel gerçekler arasındaki fark ne oldu? Çok fazla bir değişiklik yok, evet...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011’in sonlarında 2012 beklentileri konuşuldu, tahminleri yapıldı. Bütçeler, cirolar, sosyal rakamlar da açıklandı.</p>
<p>Peki 2012’nin ilk ayını geride bırakırken beklenenle gerçekleşmesi muhtemel gerçekler arasındaki fark ne oldu? Çok fazla bir değişiklik yok, evet; fakat “2012 dijital trendi nedir?” sorusunun çerçevesi biraz daha netleşti. Dünyada üzerinde ciddi yatırımlar yapılan, ülkemize de hızla etki eden birçok gelişme var mesela. Bunların başında lokasyon bazlı servisler, sosyal ağların entegrasyonuyla oluşturualacak reklam stratejileri ve cep telefonuyla ödeme olanağı sağlayan mobil cüzdan teknolojisi… Burada da 2012’nin yıldızı kendini gösteriyor hemen: <strong>MOBİL</strong>!</p>
<p>Görünen o ki 2012 djital pazarlama trendi, her stratejiyi ve imkanı bir şekilde mobile uyarlamak. Mobilin yanı sıra gittikçe yükselen iki trend daha var. <strong>Social CRM</strong> ve T<strong>V-Sosyal Medya entegrasyonu.</strong></p>
<p>Biz de tabii ki her zamanki gibi sektör profesyonellerine döndük hemen: “Sizce 2012’nin dijital trendi nedir?” diye sorduk. Hemen hemen bütün cevaplar bu üçlü üzerinde birleşti.</p>
<p>Tabii ki bu hızlı dünyada neyin ne zaman olacağını net bir şekilde söylemek mümkün değil. Fakat olası senaryoları görüp ona göre hazırlık yapmak gerek.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Ekran kültürü ve mobil[/heading]</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-23422" title="Timothy Pitts" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts.jpg" alt="" width="220" height="220" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts.jpg 220w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts-160x160.jpg 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts-45x45.jpg 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Timothy-Pitts-109x109.jpg 109w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" /></p>
<p><strong>Timothy Pitts, <a href="http://Trendwatching.com" target="_blank">Trendwatching.com</a> Yönetici Ortak</strong></p>
<p>2 önemli trendden bahsedebilirim. Birincisi <strong><a href="http://trendwatching.com/tr/trends/pointknowbuy/" target="_blank">Point &amp; Know &amp; Buy</a></strong>. Şimdilerde üzerlerinde akıllı telefon taşıyan tüketiciler, dış dünyada karşılaştıkları birçok şey hakkında anında bilgi sahibi olabildikleri (hatta satın alma yapabildikleri) bir dünyanın keyfini çıkarıyor. Bilgiye metin formunda arama yaparak ulaşmak herkes için ulaşılabilir bir şey olduğundan beri, bilgiye görsel arama yoluyla ulaşma yarışı başladı. Yakında gerçek dünyada karşılaştığımız her nesne (hatta kişi) akıllı telefonu olan hareket halindeki tüketiciler tarafından ‘bilinebilir’ hale gelecek. Tüketiciler telefonlarını canlarının istediği herhangi bir şeyin üzerine getirerek o şey hakkında detaylı bilgi sahibi olabilecekler. İnsanlar gördükleri ya da işittikleri her şey hakkında ne olduğunu bilmeseler ya da sözcüklerle tarif edemeseler bile anında bilgi sahibi olabilecek (hatta satın alabilecekler). Bir çok dijital tüketici trendinde olduğu gibi, Point-Know-Buy trendinin de arkasındaki itici güç de (neredeyse onlara yapışık halde yaşadığımız) akıllı telefonlar ve ‘görsel’ bir teknoloji ekosisteminin (QR kodlardan gelişmiş görsel aramaya kadar) oluşmuş olması. Bu modelin en önemli örneği Shazam. Öncü mobil müzik uygulaması Shazam, Eylül 2011’de kullanıcılarının yılda 1 milyarı aşkın şarkı etiketlediğini ve Shazam’ın limitsiz etiketleme hizmeti sunmaya devam edeceğini açıkladı. Heinz da kısa süre önce Blippar teknolojisine dayalı bir ‘zenginleştirilmiş gerçeklik yemek kitabını’ tüketicilerin kullanımına sundu. Kullanıcılar telefonlarının kamerasını Heinz ketçap şişesinin alt bölümüne odaklayarak tek tek şişeden dışarı çıkan tarifleri görebiliyordu. WhereToGet.It kullanıcıların sokak, dergi, blog veya filmlerden kareler paylaşarak resimde görünen ürünlerin nerede satıldığı sorusunu diğerlerine yöneltebildikleri bir Fransız internet sitesi. <strong></strong></p>
<p>İkincisi ise <a href="http://trendwatching.com/tr/trends/12trends2012/?screenculture" target="_blank"><strong>Screen Culture</strong> – Ekran Kültürü</a>. 2012’de hayat, daha yaygın olarak karşımıza çıkacak olan, etrafımızı çepeçevre saracak, daha kişisel ve daha interaktif ekranlarda yaşanacak. Screen Culture tek başına bir trend olmaktan çok, en son Trend Briefing’de de söz ettiğimiz pek çok trendin kendini ortaya koyacağı bir aracı platform aslında. Ekranlar bugün olduklarından daha yaygın, daha mobil ve daha ucuz olacaklar. Mobil internet ve yeni cihazlarla 2012’de giderek yaygınlaşıp sonunda adım başı rastlayacağımız bir teknoloji halini alacak olan &#8216;cloud&#8217; da bu konuya yardımcı olacak. İşin aslı, tüketiciler gelecekte ekranın kendisi ve ekran üzerinden ulaşılabilen özellikler dışındaki herşeyi görmezden gelecekler.</p>
<p>‘Online’ ile ‘offline’ın çakışması fenomeni, tüketicilerin yeni ürün ve hizmetler keşfetmek ve mevcut seçenekler arasından tercih yapmak için arkadaşları, fan’ları ve takipçilerinden oluşan sosyal ağlarına başvurmasını anlatan the F-Factor (F-faktör – friends, followers and fans) trendi.  &#8216;Rahatlık/kolaylık/pratiklik&#8217; gibi etkisini hiç yitirmeyen bir mega-trend&#8230; Tüketici kültürünün her yere ve herşeye nüfuz edecek olan Screen Culture tarafından şekillendirilmesine ve herşeyin o platformda yaşanmasına hazırlıklı olun.Ve hayır, ekranlardan ‘sıkılma’ veya ‘bıkma’ henüz söz konusu bile değil.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal öncülü, transmedia ve social CRM[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-23423" title="Kutay Ateş" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/kutay-ates.jpg" alt="" width="220" height="290" />Kutay Ateş, 41? 29! Sosyal Medya Direktörü</strong></p>
<p>Dijital pazarlama açısından, 2012&#8217;de sık sık duyacağımızı düşündüğüm 3 kavram var.</p>
<p>Bunlardan ilki &#8220;sosyal&#8221; öncülünün, 2011&#8217;de de olduğu gibi hayatımızın her alanını kapsayacak olması&#8230; Sosyal ticaret, sosyal devlet (dijitale entegre), sosyal teknolojiler, sosyal ürünler gibi teorik olarak konuşulan ancak pratiğe net olarak dökülemeyen kavramlar, somut olarak hayatımıza girecekler. 2011 yılı içerisinde bu konuda başarılı atılımlar gördük. 2012&#8217;de ise konsept olarak daha genişleyeceklerini ve &#8220;sosyal&#8221; kavramının içinin daha net doldurulacağını göreceğiz.</p>
<p>İkincisi, transmedia kullanımı&#8230; Yine 2011 içerisinde başarılı örneklerini gördük, özellikle daha çok kreatif projeler ve kampanyalarda. 2012&#8217;de bu trend artarak devam ediyor olacak, ayrıca fonksiyonel olarak hayatımıza yerleşecek araçlar da görüyor olacağız. Özellikle TV &amp; Mobil etkileşimi, kullanıcı etkileşimini ve davranışlarını da etkileyecek ve pazarlama açısından yepyeni fırsatlarla karşı karşıya olacağız.</p>
<p>Üçüncüsü ise Social CRM. Türkiye&#8217;de özellikle müşteri odaklı markalar için çok büyük önem taşıyan Social CRM, henüz çok primitif şekilde kullanılmakta. Markalar hem altyapı olarak, hem de faaliyetler açısından Social CRM&#8217;e henüz uygun değiller. Bu noktada önemli bir fırsat bulunuyor ve yavaş yavaş bu yatırımlar gerçekleştiriliyor. 2012&#8217;de markaların gerçekleştireceği tüm dış faaliyetler, bu alana yönelik data toplama ve kullanıcı datasıyla müşteri datasının birleştirilmesi amacıyla ilerleyecek. Son noktada ise teknolojik entegrasyonla birlikte, kullanıcı davranışı odaklı bir yapı, markaların tüm pazarlama faaliyetlerinin odak noktası haline gelecek. Bu da marka adına yeni fırsatlar anlamını taşırken, kullanıcılar için de markaların daha güleryüzlü hale gelmelerini sağlayacak.</p>
<p>Tüm bunların yanında Türkiye için ilk dönemde çok anılmasa bile, son çeyrekte oyunlaştırma, ses ve yüz tanımlama sistemleri ve collaboration kavramlarını konuşacağımızı ve bu kavramlara ait ilk önemli atılımları görüyor olacağımızı düşünüyorum.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]“Müşteri desteği” olgusu daha da alevlenerek geri dönecek[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-23424" title="Frank Grindrod" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/profilepic.jpg" alt="" width="220" height="284" />Frank Grindrod,  1000heads Müşteri İlişkileri Direktörü</strong></p>
<p>2012’de “müşteri desteği” olgusu daha da alevlenerek geri dönecek. Markalar, müşterilerinin satın alma kararlarında pozitif tavsiyelerin ve ağızdan ağıza pazarlamanın önemini her geçen daha da anlıyor; ve bu “müşteri desteği”ni kullanabileceği her alanı keşfediyor. Başarıyı yakalayacak markalar, bu müşteri desteğini arkasına alan markalar olacak. Dürüstlük ve transaparan iletişim konusunda ince eleyip sık dokuyan organizasyonlar kazanacak. Gerçek bir ağızdan ağıza pazarlama ve tavsiyeler, satın alınabilen olgular değildir. Bunların kazanılması gerekir.</p>
<p>2011 hep video’nun yılı olacak dendi fakat bence asıl 2012’de bu konuda ciddi bir gelişim göreceğiz. Viral yaklaşım içinde video zaten kendine has bir yere sahip.  Marka tarafından oluşturulmuş bir içerik , video kullanımı ve sosyal medyayı birleştiren en önemli özellik.  Bu da interaktiviteyi, katılımı ve paylaşımı alevlendiren ve ağızdan ağıza pazarlamayı desteklediği için daha sık kullanılacak.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Branded utility[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-23425" title="Ceyhun Saraçoğlu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Ceyhun-Saraçoğlu-C-Section-foto.jpg" alt="" width="220" height="212" />Ceyhun Saraçoğlu, C-Section Creative Head</strong></p>
<p>2012 marketing trendi olarak “branded utility“leri görüyorum. Herşeyin bu kadar açıkça konuşulduğu, şikayetlerin, övgülerin, olumlu, olumsuz eleştirilerin bu kadar rahat yazılıp çizilen dünyada insanlara gerçekten fayda sağlayan şeyler sunmak gerekiyor. Tüketiciye bir şey vermeyen, onun yararına olmayan bi reklamla ilgilenmiyor insanlar. Yani demek istediğim reklamın kendisi ürün oluyor. En bilinen örneği Nike+, Heineken Star Player, Fiat EcoDrive gibi… 2012’de çeşitlerin artmasıyla birlikte bu tür utility’lerin kullanımının da hızlı bir ivmeyle artacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Pazarlamama, Yürüyen Medya ve efektif içerik yaratma[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-23427" title="Cem Batu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Cem-Batu.png" alt="" width="200" height="275" />Cem Batu, Plasenta Kurucu ortak</strong></p>
<p>Artık konvansiyonel, dijital, sosyal medya, mobil, etkinlik vs. gibi ayırımlar olmaması en önemli trend. Yani ne yaparsan yap, deneyimi özel kıl ve” bir ‘conversation’ yarat ya da katıl” odak noktası olacak. Alt kırılımları ise:</p>
<p>1.         Pazarlamama</p>
<p>2.         Yürüyen Medya (sen, ben, o, biz, siz, onlar) Odaklı Deneyim Yaratma</p>
<p>3.         Mecra bağımsız (ki aynı içerik herhangi bir mecrada kullanıldığında, o mecraya özel deneyim ile sosyal medyada etki yaratabilecek ve ‘conversation’a dönüşebilecek – bu sayede maliyet avantajı yaratacak), efektif içerik yaratma</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Pazarlama yöneticileri açısından sosyal ağlardaki fırsatların kullanımı oldukça artacak[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-23428" title="Dr. Cem Çınlar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Cem-Cinlar.jpg" alt="" width="220" height="270" />Dr. Cem Çınlar, Tick Tock Boom Dijital Pazarlama ve PR Ajansı Genel Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi</strong></p>
<p>2012 yılı veri taşımacılığının iyiden iyiye artığı bir yıl olacak. Mobil pazarın çift haneli büyüme hızının altında altyapı çalışmalarının artırılması ve veri trafiğinin sağladığı zengin paylaşım olanakları bu yıla damgasını vuracak gibi görünüyor. Sosyal ağların mobil olanaklar sunması, sosyal oyun (social gaming) bu alanda kitlelere daha fazla yayılacak. Foursquare gibi oyuna dönüştürülebilecek özellikler sununan ağların kullanıcı portföyünü hızlıca artırması bunun bir ispatı olarak görülebilir. İnternet tabanlı radyo dinleme ve TV izleme oranlarının artacak olması bu pastadan faydalanmak isteyen markaların iştahını kabartıyor. Klasik anlamda takibin ötesine taşınacak olan bu hizmetlere interaktif fonksiyonlar eklenmeye başlanmıştı. Bu eğilimin giderek artacağını da söylemek mümkün. Mobil uygulamalar, sunduğu hizmetlerle sosyalleşme olanaklarını artıracak. Bu artış sadece ürün tabanlı çalışmalarda değil, haber gibi kişinin temel haklarına da farklı bir pencere açacak.</p>
<p>Sosyal ağların fonksiyonelliklerini geliştirmeleri sürekli hale getirildi. Sosyal ağlarda reklam çalışmalarının yeni fikirlerle bezendiğini, satın alım olanaklarının artırılmasının yanı sıra kolaylaştırılacağına dair de bir ön görüde bulunabiliriz. Sosyal ticaretin kendini hissettirir bir şekilde gündemde olmasını bekleyebiliriz.</p>
<p><strong>Bu yıl yaşanacak en önemli değişim; yıllardır toplanan CRM verilerinin social CRM ile entegrasyonu üzerine olacak</strong></p>
<p>Markalar açısından bakıldığında sosyal ağlarda reklam ve hizmet sunma çalışmalarının hız kazanacağını söyleyebiliriz. Son yıllarda gerek imaj tazeleme ve gerekse sosyal ağları tanıma süreçlerini tamamlayan markaların bu alandaki reklam ve pazarlama çalışmalarını artıracağı aşikar. Pazarlama yöneticileri açısından sosyal ağlardaki fırsatların kullanımı oldukça artacak. Bu durum orta büyüklükteki yapıların da pazarlama kalemlerine arasına sosyal ağları iyiden iyiye katacağının habercisi. Dijital pazarlama, gerek sağladığı fayda ve gerekse tekrar ulaşılabilirlik açısından düşünüldüğünde pazarlama payının kayda değer bir bölümünü almaya başlayacak. Hatta bazı kurumlar için artık 360° olarak tanımlanan alanların çekirdek pazarlama yapısı olarak sunulmaya başlandığını göreceğiz. Konvansiyonelin pazarlama alışkanlıklarının ortadan kalkacağını söylemek mümkün değil. 90’ların sonunda yaşanan .com krizi halen akıllarda. Fakat dijital pazarlamanın sağladığı katkı tüm bu edinilmiş tecrübeleri unutturacağa benziyor.</p>
<p>Bu yıl yaşanacak en önemli değişim; yıllardır toplanan CRM verilerinin social CRM ile entegrasyonu üzerine olacak. Geçen yıl büyük markalar, interneti ve sosyal ağları takip eden özel araçlarla dinlemenin ve sonucunda marka trendini algılamanın önemini farkermişti.  Bu sürecin etkili yürütülebilmesi için toplanan verilerin entegrasyonundan öte aksiyona dayalı iç görü üretilmesi olacak. Toplanan ve işlenen verilerle elde edilen bu iç görüler dijital pazarlama ve dijital PR çalışmaları için temel veriyi oluşturuyor. Son olarak, tüm bu süreçlerde hizmet veren bizim gibi yetkin ajansların büyümeye devam edeceğini söylemek yanlış olmaz.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Segmentasyon2.0[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-23429" title="Samet Ensar Sarı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/sametensarsari-dergi-foto-2.jpg" alt="" width="220" height="275" />Samet Ensar Sarı, Dekatlon Buzz Kurucu Ortağı</strong></p>
<p>Lokasyonların önemi 2011 yılında olduğu gibi 2012’de de artarak devam edecek. Hatta 2012 patlama noktası olacak diyebiliriz. Bunda mobilin artan kullanımının etkisi çok büyük. Fırsat sitelerini, lokasyon bazlı fırsat uygulamaları takip edecek. Tabii lokasyon özelindeki</p>
<p>dijital ekranlar da pazarlama iletişimi için önemli araçlar olacak.</p>
<p>Sosyal medyadaki tüketicinin hareketlerine göre reklamcılık anlayışına yönelik farkındalık artacak ve bütçeler de bu doğrultuda bu tarafa kaydırılacak. Facebook’un yeni araçlar ve özelliklerle buna destek verecek olması da süreci yönlendirecektir. Bu doğrultuda segmentasyon2.0, sürecin gelişim gösteren önemli bir parçası olacak. Sosyal arama motoruna yapılan yatırımların da sonuçlarını ve etkilerini göreceğimiz bir yıl bizi bekliyor.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]2012 trendi: TV ile Sosyal medyanın aşkı[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-23430" title="Lara Akış Batuh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/Lara-Akış-Batuh.jpg" alt="" width="200" height="263" />Lara Akış Baruh, Wanda Socialist Group Head</strong></p>
<p>Wanda Socialist olarak bu yılın en önemli trendinin TV-Sosyal Medya entegrasyonu olduğunu düşünüyoruz.  Bu entegrasyon, aslında yıllardır yaptığımız alışkanlığı yeni mecrasına taşımaktan ibaret. Bugüne kadar tek kanallı dönemler dahil, akşam televizyonda izlenen; dizi, film ve eğlenceler ertesi günün sohbet konuları olurdu. Kimin ne konuştuğu ve ne tartıştığı ise bilinmezdi. Sosyal ağlar sayesinde biz bu sohbeti artık tv karşısında herkesle bir arada, o anda, canlı canlı yapabiliyoruz.</p>
<p>Özellikle Twitter bu konuda çok etkin rol oynuyor. Araştırmalar tüketicilerin %51’i televizyon karşısında mobil araçlarını ellerinden bırakmadığını gösteriyor.  Akıllı telefonların bu atağı televizyon kanallarının, internet platformunda daha etkin olmasını sağlıyor.  Eskiden 2 kişi arasında geçecek bir yorum, özgürce 600 kişilik bir takipçi kitlesine ulaşabiliyor. Bu da bir anda reytingleri bile yerinden oynatacak bir gücü açığa çıkarıyor!</p>
<p>Artık pasif TV izleyicisinin interaktif sosyal bir izleyiciye dönüştüğünü kabul etmek gerek. Daha ilerleyen dönemlerde farklı entegrasyon ve teknolojiler oluştukça aslında yeni trendler de edineceğiz. Belki de dizileri canlı canlı yönlendireceğiz ya da program akışına anında karışacağız.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Beklenen trend: SOLOMO[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-23431" title="Esra Günel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/esra-gunel.jpg" alt="" width="200" height="275" />Esra Günel, Project House Sosyal Medya Ekip Lideri</strong></p>
<p>2012 ‘de bana göre offline-online entegrasyon çok daha fazla hayatımıza girecek. Bu anlamda da özellikle şu anki sosyal medya platformlarının da mobil app ve entegrasyonlara yapacağı yatırımlar artacak.</p>
<p>Foursquare gibi location base uygulamalar çeşitlenecek ve güçlenecek. Zaten 2011 sonuna doğru Foursquare bu atılımları yapmaya başladı bile. Bu anlamda beklenen trend bir çoğumuzun yılın sonuna doğru en çok karşılaştığı kısaltma aslında SOLOMO.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Augmented reality, Lokasyon Bazlı Pazarlama Uygulamaları ve Sosyal Medya-Mobil Entegre Kampanyalar[/heading] </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-23433 alignright" title="Uğur Tuncel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/UgurTuncel.jpg" alt="" width="220" height="288" />Uğur Tuncel, Soc.rates Yönetici Ortak</strong></p>
<p>Akıllı cihazların penetrasyonunun ve performansının artmasıyla birlikte sanal gerçeklik dediğimiz uygulamaların kullanımı fazlalaşacak. Önümüzde Tesco örneği var. Sadece prestij için değil; satışa, ciro ve karlılık olarak etki edecek uygulamalar üretmek markaların dikkatini çekecek.</p>
<p>2011’in dijital pazarlama trendlerinden olan lokasyon bazlı pazarlama uygulamaları 2012’de yükselişe geçecek diye düşünüyoruz. Foursquare’in yükselişi, Facebook’un bu işe bakış açısı olayın rengini değiştirmiş durumda. Ayrıca operatörlerinde lokasyon bazlı SMS kurguları ile targeted kitlelere ulaşma imkanı sunması markalar için cazip lokal seçenekler sunmakta.</p>
<p>Sosyal medya ve mobil’in entegrasyonunun 2011’de fazla örneğini görmedik fakat bunun 2012’nin yükselen trendi olacağını düşünüyorum. Özellikle sosyal medya popülasyonu ile mobilin esnek satış kurguları bir araya geldiğinde markalar için gelir yaratabilecek kampanyaların ortaya çıkacağını deneyimleyebileceğiz.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]2012 trendi: Sosyal Ticaret[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-23434 alignleft" title="Fatih Yaşar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/fatih-yaşar-194x3001.jpg" alt="" width="194" height="300" />Fatih Yaşar, Papillon Marka Pazarlama Direktörü </strong></p>
<p>Geriye dönüp baktığımızda 2011 yılı sosyal medyanın gövde gösterisi yaptığı, e-ticaret&#8217;e olan güvenin arttığı ve buna paralel olarak da sektör hacminin genişlediği, sektöre yapılan yatırımların yukarılara tırmandığı ve akıllı telefon, tablet satışlarının masaüstü bilgisayar satışlarını geçtiği bir yıl oldu . 2012 yılında da sosyal medya ,e-ticaret ve mobil üçlüsü sıkça adından  söz ettirmeye devam etmenin yanı sıra çok konuşulan dijital pazarlama trendlerinden olmaya da aday görünüyor.</p>
<p>Peki 2012, 2011 gibi dijital pazarlamaya hizmet eden sadece belirli trendlerin konuşulduğu monoton bir yıl mı olacak? Bu soruya cevabım tabi ki büyük bir &#8216;HAYIR.&#8217; Bana göre sosyal medya , e-ticaret ve mobil kelimelerini  tamamlayan dördüncü bir kelime daha var: &#8221;Değişim.&#8221;</p>
<p>Değişim kelimesinin bu alanlar ile bütünleştiği kesin ve bu üç alan için  değişimin süresi de artık çok daha kısalmış durumda.  Bana göre 2012 yılı bu üç kavramın birbiri içine geçmesi ile oluşacak yeni bir kavrama ev sahipliği yapacak.Bu üçlüyü bünyesinde barındırarak dijital pazarlamada ikinci bir adım olacak bu kavram: Sosyal Ticaret!</p>
<p>İlk olarak nihayet ülkemizde e-ticarete olan güven problemi aşılmış gibi görünüyor. Dikey e-ticaret&#8217;e olan ilgi ve projelere yapılacak kazandırıcı yatırımlar ile e-ticaret 2012&#8217;de de adından sıkla söz ettirecek.</p>
<p>İkincil olarak sosyal medyada  Facebook , Twitter gibi Foursquare ve Linkedin de yeni yıla damgasını vuracaklardır. Bununla birlikte sosyal mecraların gücünden henüz faydalanmamış olan markalar ise artık mecralardaki yerlerini daha fazla gecikmeden alacaklar ve &#8221;Sosyalleşme Akımı&#8221; yolundan çıkmadan hızla devam edecektir. Sene içinde bu &#8221;Sosyal Devler&#8221; sundukları yenilikleri ile çığır açma yolunda ellerinden geleni ardlarına koymayacakları görüntüsünü çizmektedirler.</p>
<p>Son olarak ise 2012&#8217;de mobil sektörde yaşanan gelişmelerde gözle görülür bir şekilde devam edecek. IDC araştırma şirketinin son hazırladığı rapora göre 2015’te yaklaşık 1.3 milyar kişi mobil olarak çalışmaya başlayacak.Yani bu da demek oluyor ki mobilden kullanıcılara ulaşmak, pazarlama trendlerini epey değiştirecek. Papillon olarak katıldığımız &#8221;İnovasyon Yıldızları Türkiye&#8217;de &#8221; konferansında mobilin 2012 ve devamında da gelişimine ilişkin olarak Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv&#8217;in sözlerini aynen aktarıyorum:</p>
<p>&#8221;Şu anda dünyada 6 milyar cep telefonu var. Kişisel bilgisayar satışlarını geçen tablet ve akıllı telefon satışları ile birlikte önümüzdeki 5 yılda 5 milyar insan bu aletler ile internet kullacak.&#8221;</p>
<p><strong>Mobilden kullanıcılara ulaşmak, pazarlama trendlerini epeyce değiştirecek </strong></p>
<p>Doğal olarak internet kullanımı artttıkça dijital pazarlamanın önemi de buna paralel olarak artacak ve mobil de dijital pazarlamanın 2012&#8217;de vazgeçilmez trendleri arasında olacaktır.</p>
<p>Özetle Sosyal Medya, Mobil ve E-ticaret&#8217;in 2012 yılında da konuşulan trendlerden olacağının tahmininde bulunmak zor olmasa gerek .Fakat biz Papillon olarak artık ikinci adımın atılması için tüm olguların oluştuğunu ve  2012&#8217;de trend olacak bu ikinci adımın bu üçlünün karşımından ibaret olacak &#8216;Sosyal Ticaret&#8217; olacağı iddiasındayız.</p>
<p>Facebook kullanıcılarının %93&#8217;ünün alışveriş önerisinde bulunduğu ,insanların markaların kendileri ile ilgili söyledikerinden ziyade yakınlarının, arkadaşlarının marka ile ilgili geri bildirimine daha fazla güvendikleri ve benimsedikleri, e-ticaret&#8217;te tüketicilerin alışveriş yapıp yapmama kararının altında yatan iki güdüden birinin güven, diğerinin ise yakın çevresi tarafından önerilme, beğenilme olmasıyla birlikte mobil alandaki hızlı değişim ve internete erişim kolaylığı düşünüldüğünde 2012&#8217;nin  &#8221;Sosyal Ticaret&#8221; kavramına dokunduğu bir yıl olacağı öngörüsündeyim. Her hâlükârda unutulmaması gereken şu ki:  &#8221;Sosyal Olmak Gelecektir.’’</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]E-ticaret ve mobilleşme gibi birçok farklı trendin dijital pazarlama uygulamaları ile kesişme noktası sosyal medya olacak[/heading]</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-23435 alignright" title="Gaye Güzelay" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/01/gaye_guzelay.jpg" alt="" width="200" height="275" />Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya &amp; Strateji Yöneticisi</strong></p>
<p>Yeni teknolojilerin ve değişen tüketici davranışlarının beraberinde getirdiği trendler doğrultusunda şekillenen sosyal medya uygulamaları, 2012’nin dijital pazarlama trendi olacak. Başka bir ifadeyle; e-ticaretin, mobilleşmenin, internet videolarının yaygınlaşması gibi birçok farklı trendin dijital pazarlama uygulamaları ile kesişme noktası sosyal medya olacak.</p>
<p>Bugün mobil teknolojilerin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak; cep telefonlarını hayatı kolaylaştırmaya, eğlenceli vakit geçirmeye, sosyalleşmeye imkan veren cihazlara dönüştüren uygulamaların daha başarılı hale gelmesiyle, tüketicilerin alışkanlıklarının değişimine şahit oluyoruz.</p>
<p>Lokasyon bazlı ağların ve uygulamaların kullanımı, sosyal medya ile entegre yerel ve tam zamanlı pazarlama uygulamalarını artıracak. Başka bir trend, mobil ödeme sistemlerinin her geçen gün daha kolay kullanılır hale gelmesi, cep telefonlarımıza cüzdan işlevi gördürecek. Yalnızca bu trend dahi, sosyal medyanın da akıllıca entegre edilmesiyle, öncü proje ve uygulamalar geliştirme fırsatını bizlere sunuyor.</p>
<p>Puan toplama, seviye atlama gibi oyun tekniklerini oyun olmayan ortamlara aktararak katılımı artıran oyunlaştırmanın (gamification) uygulama alanları gittikçe çeşitleniyor. Kişileri “oyuna katılma”ya ikna etme özelliği, oyunlaştırmanın eğitimden sağlığa, müşteri sadakatinden müşteri hizmetlerine kadar farklı alanlarda hayat bulmasını beraberinde getiriyor. Oyunlaştırma sosyal medya ile harmanlandığında başarılı sonuçları beraberinde getirebiliyor.</p>
<p>Sosyal medyanın e-ticarete nasıl taze kan getirdiğini farklı uygulama örnekleri ile görüyoruz. 2012’de bu iki iyi arkadaşın birbirlerine daha da yakınlaşacaklarını görüyoruz. Bankacılığın dahi sosyal medyada, iletişim ve etkileşimin ötesinde bankacılık işlemleri notasında kendine yer bulduğunu hatırlayalım.</p>
<p>İnternetin televizyonun yerini alması, oturma odalarında TV yerine Youtube gibi kaynakların izlenmesi ve buna paralel olarak TV reklam ölçümlemelerinde kuralların yeniden yazılması da sosyal medya entegrasyonu ile paralel ilerleyecek.</p>
<p>Sözün özü, 2012’de sosyal medya “olmazsa olmaz” pazarlama trendi olacak, tabii “yakınlaştığı” arkadaşlarını yani diğer trendleri de yanına alarak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/2012-dijital-pazarlama-trendleri-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">23419</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Müşterileriniz Sosyal Medyayı Yeterince Anlıyor mu? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 07:48:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[41-29]]></category>
		<category><![CDATA[adinteractive]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güraçar]]></category>
		<category><![CDATA[Creasoup]]></category>
		<category><![CDATA[Dekatlon Buzz]]></category>
		<category><![CDATA[Digitaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Eray Endes]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Günel]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Telci]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Lowe İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Project House]]></category>
		<category><![CDATA[Samet Ensar Sarı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Erül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=13756</guid>

					<description><![CDATA[Herkes burada. Hali hazırdaki tüketici de, potansiyel tüketici de, markalar da, ajanslar da, uzmanlar da... Herkes burada da, iş sosyal medya kullanımına gelince bazı gerçeklerin tekrar edilmesi gerekliliği hiç bitmiyor. Mesela; sosyal medya sadece Facebook ve Twitter’dan oluşmuyor...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, herkes burada. Hali hazırdaki tüketici de, potansiyel tüketici de, markalar da, ajanslar da, uzmanlar da&#8230; Herkes burada da, iş sosyal medya kullanımına gelince bazı gerçeklerin tekrar edilmesi gerekliliği hiç bitmiyor. Mesela; sosyal medya sadece Facebook ve Twitter’dan oluşmuyor, Facebook sihirli bir değnek değil ve bir Facebook sayfası açınca ya da Twitter’da hediye dağıtınca bir anda ‘Love Mark’ olunmuyor gibi&#8230; Sosyal medyada tüketicinin ağzı torba değil, onu da büzemiyorsunuz. E ne yapmak lazım o zaman? Önce bu alanın işleyişini ve dinamiklerini anlamak lazım.</p>
<p>‘Sosyal medya kullanımı’ geniş, uzmanlık gerektiren ‘önemli’ bir konu. Markalar da artık sosyal medyanın önemini kabul ediyor, göz ardı edemiyor. Fakat mecrayı ‘yeterince’ anlıyor mu? Yeni soru bu.</p>
<p>Ajans-müşteri ilişkisi her zaman trajikomik bir hal almıştır. Her diyalogda geçerli olan bir gerçek, ajans-müşteri diyaloğunda kendini tekrar tekrar onaylıyor. “Ne dediğinden çok karşındakinin ne anladığı önemlidir.” Ajansların kafasını omzumuza koyduk, anlat dedik. Anlat&#8230; Müşterilerin sosyal medyayı yeterince anlıyor mu?</p>
<p>Soruyu yönelttiğimiz ajanslar çoğunlukla müşterilerine tam not verdi. Evet, markalar sosyal medyayı gittikçe daha iyi anlıyorlar. Her türlü yeniliğe ve fikre de açıklar. Talepte de bulunuyorlar. Bu taleplerin gerçekçi olanı da var, ilginç olanı da.</p>
<p>Ajansların konu hakkındaki detaylı görüşlerine geçmeden önce karşılaştıkları bazı ilginç taleplere bakalım. :)</p>
<blockquote><p>Ben tek tıkla Facebook’ta 3 milyon kişiye ulaşabillir miyim? Tek tıkla 3 milyon kişiye ulaşacak duruma kaç ayda gelebilirim?</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Eray Endeş, </em><em>Creasoup Yönetici Ortak</em></p>
<blockquote><p>Bu kadar insan internete giriyor mu gerçekten?</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Samet Ensar Sarı, Dekatlon Buzz Kurucu Ortağı</em></p>
<blockquote><p>En ilginç talep şimdiye dek kardeşimden geldi. “Abi ya senin hani bi sürü takipçin falan var ya twitterda. Bi benim şu youtube videosunu paylaşsana be hadi be”. Eskiden arabanın anahtarını isteyen kardeşten şimdi böyle talepler gelmesi ilginç tabii.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Ali Güraçar, 41? 29!</em></p>
<blockquote><p>Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes “Vauv!” desin.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Tuğçe Erül, Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</em></p>
<blockquote><p>Sunulan fikirler arasından ikisini birleştirip yeni bir kolaj yapmak sık karşılaşılanlar arasında…</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Gizem Telci, adinteractive  &#8211; Digital Strategist</em></p>
<blockquote><p>Şu ana kadar gelen en ilginç talep, bir markanın temsilcisinin rakip markaları için negatif içerikler üretilmesini ve yayılımının yapılmasını istemesiydi. Kabul etmedik tabii.</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Hakan Şık, Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı</em></p>
<blockquote><p>Zynga&#8217;ya ait bir oyunun aynısını yapmamız istendi bir kere. Süresi de yanlış hatırlamıyorsam 1 aydı. Aslında gerekli bütçe ve zaman ile neden olmasın! :)</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>Esra Günel,  Project House Sosyal Medya Ekip Lideri </em></p>
<h3>Asıl mesele sosyal medyanın ne şekilde kullanılacağının anlaşılması</h3>
<figure id="attachment_13768" aria-describedby="caption-attachment-13768" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13768" title="Ali Güraçar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/ali-guracar.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13768" class="wp-caption-text">Ali Güraçar - 41? 29!</figcaption></figure>
<p><strong>Ali Güraçar</strong> &#8211; <em>41? 29!</em></p>
<p>Sosyal medya konusunda Türkiye’de faaliyet gösteren markaların başarı öyküleri duyulmaya başlandıkça sosyal medyanın önemini anlayan marka sayısı gün geçtikçe daha da artıyor. Ama tabii esas mesele sosyal medyanın önemini anlamalarından çok ne şekilde kullanacaklarını anlamaları. Sosyal medyanın bir billboard’dan farklı olması gerektiği gerçeğine ise yavaş yavaş, tadını aldıkça  ısınıyoruz. Sonuçta billboard’u kaç kişinin gördüğünü değil de, kaç kişinin onun hakkında ve nasıl konuştuklarını görmek marka yetkilileri için çok daha heyecan verici.</p>
<p>Sosyal medyanın kullanılma amacı arasında marka imajının oturtulması, markaya dijital bir ses getirilmesi ve takipçiler ile bu doğrultuda anlamlı bağlar kurulması başı çekiyor. Satış, müşteri ilişkileri, prezans yönetimi gibi amaçlar bunlardan sonra geliyor. Amaç markadan markaya değişse de, takipçi adına overall marka deneyimini zenginleştirmek esas amaç olmalı. Yukarıda saydıklarımız ise bunu gerçekleştirmek için kullanabileceğimiz farklı araçlar.</p>
<p><strong>Sosyal medya bir takipçi savaşı değil</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya ile ilgili müşterilerimizi ikna etme konusunda en zorluk çektiğimiz nokta, bunun bir takipçi savaşı olmadığı ve başarının çok daha farklı metrikler ile tanımlanması gerektiği konusu. Türkiye’de markalar elimizdeki araçlara aşık olmuş durumda, oysa ki mecranın esas içgörüsü müşterilere aşık olmak. “Sosyal medyada birşeyler yapmak istiyoruz”un tanımı 100.000 takipçi elde edecek projeler üretmektense o 100.000 kişiyi nasıl aktif kılmak gerektiği olmalı. Engagement dahi yeterli bir başarı kriteri sayılmamalı. Sizinle 1 sene boyunca 1er kere engage etmiş 100.000 kişi ne işinize yarar ki?</p>
<p><strong>Sihirli kelime: Yaklaşım ve strateji!</strong></p>
<p><strong></strong>Markalar sosyal medyanın önemi sunumlarına ve o sunumların barındırdığı meşhur, tüm sosyal medya kanallarının logolarını üst üste bir sepete istifleyen “social media bandwagon” görseline doymuş durumdalar. Bunun bir yaklaşım meselesi olduğu, markanın bütünleşik pazarlama stratejisine entegre bir yol belirlenmesi gerektiği ve bu yolda harcanacak eforun bu yaklaşım doğrultusunda olacağını marka yetkililerine hissettirmek kilidi açan nokta.</p>
<p><strong>Arabanın anahtarını versene!</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya tüm markalar için yeni bir mecra olduğu için ilginç talepler/sorular oldukça çok, fakat markalar ısındıkça bu ilginç talepler de giderek azalıyor tabii :) En ilginç talep ise şimdiye dek kardeşimden geldi. “Abi ya senin hani bi sürü takipçin falan var ya twitterda bi benim şu youtube videosunu paylaşsana be hadi be” şeklinde. Eskiden arabanın anahtarını isteyen kardeşten şimdi böyle talepler gelmesi ilginç tabii.</p>
<h3>Artık sosyal mecralar özelinde iletişim stratejileri hazırlanmaya başlandı</h3>
<figure id="attachment_13781" aria-describedby="caption-attachment-13781" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13781" title="Gizem Telci" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/gizem-telci.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13781" class="wp-caption-text">Gizem Telci - adinteractive - Dijital Stratejist</figcaption></figure>
<p><strong>Gizem Telci</strong> &#8211; <em>adinteractive Digital Strategist</em></p>
<p>Youtube, Vimeo, Facebook ve sonrasında Twitter’ın hayatımıza girmesi günlük yaşam akışımız da dahil olmak üzere birçok şeyi değiştirdi. Konvansiyonel mecralardan aldığımız tüm bilgileri bir süre sonra bu mecralardan öğrenir olduk. Bu durum bir süre sonra markaların da dikkatini çekti ve sosyal medya markaların hayatında önemli bir yer edindi.</p>
<p>Ülkemizde sosyal medya son birkaç yılda oldukça önem kazandı. İlk başlarda yalnızca bir iletişim yolu olarak tanımlanan sosyal medya siteleri markalar tarafından daha efektif kullanılmaya başlandı ve sırf bu mecralar özelinde iletişim stratejileri hazırlanmaya başlandı. Şu anda birçok global ve lokal markayla ile ilgili bilgiyi sosyal medyadan alabiliyoruz.</p>
<p>Hizmet verdiğim çoğu markanın sosyal medyayı kullanmasındaki ana amaçlardan biri, 360 derece entegre iletişimin gücünden faydalanmak ve tüketicileriyle iletişimi, onların günün yarısını geçirdikleri sosyal medya sitelerinde de sürdürmek.</p>
<p><strong>Love mark yaratmak ana amaç olmalı!</strong></p>
<p>Bu mecraları kullanırken müşterilerin izlediği yol/strateji konusunda bir genelleme yapmak çok doğru olmaz. Çünkü her bir markanın kendi vizyonu, hedef kitlesi, stratejisi doğrultusunda izlediği farklı bir iletişim yolu var. Bence ana amacı takipçi sayısını artırmak olan içi boş hediyeli kampanyalar yerine love mark yaratarak insanların bir markaya gönülden bağlanmasını sağlamak çok daha değerlidir.</p>
<p><strong>Müşterinin geleneksel bir bakış açısı varsa süreç sıkıntılı olabiliyor</strong></p>
<p><strong></strong>Sosyal medya konusunda hevesli ve getirisine inanan bir müşteri çoğu zaman yeniliklere açık oluyor. Fakat yeniliklere açık olmayan bir müşteriyle sosyal medyada hareket etmek çoğu zaman sıkıntı yaratabiliyor. Çünkü burası dinamik ve yaşayan bir dünya. Burada uzun onay süreçleri ve katı kurallarla değil, hayata ayak uyduran canlı bir ritimle hareket etmek zorundayız. Müşterinin dar bir vizyonda oluşu ve bu duruma ayak uyduramaması zorluk yaratabiliyor. Müşterinin geleneksel bir bakış açısı varsa onu sosyal medyanın canlı dünyasına adapte etmek sıkıntılı bir süreç haline gelebiliyor. Projelerin markaya olabilecek geri dönüşünü sağlam temellere dayanan bir senaryoyla ortaya koyduğumuzda marka açısından ikna edici oluyor.</p>
<p>Sosyal medya konusunda birçok ilginç taleple karşılaşabiliyoruz. Tek bir örnek vermek çok doğru olmaz ama genelde birçok projede ilginç talepler olabiliyor. Sunulan fikirler arasından ikisini birleştirip yeni bir kolaj yapmak şık karşılaşılanlar arasında…</p>
<h3>Sosyal medyadan mass media’nın sunduklarını beklemek, denizde patates yetişmesini beklemek gibi bir şey</h3>
<figure id="attachment_13784" aria-describedby="caption-attachment-13784" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13784" title="Eray Endeş" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/eray-endes.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13784" class="wp-caption-text">Creasoup - Yönetici Ortak</figcaption></figure>
<p><strong>Eray Endeş</strong> &#8211; <em>Creasoup Yönetici Ortak</em></p>
<p>Türkiye’deki hem global hem de lokal markaların sosyal medyanın önemini anlamaya çalıştıklarından eminiz. Yeterince anlamalarını sağlamaksa hizmet verenlere düşüyor. Markalar “burada olmam lazım” diyor ama “nasıl” kısmında zorlanıyor. Bir de, sosyal medyadan ne beklemesi gerektiği çok net değil müşteri tarafında. Burada da neyin olup neyin olmayacağını anlatmak bize düşüyor. Markanın sosyal medyayı kullanmasındaki amaç konusunda müşteri bağını artırmak genellikle en önemli neden. Sosyal medyada var olmanın kendisi de başlıca bir neden olabiliyor fakat genellikle önem verilen şey hedef kitleyle iletişim kurabilmek. İkincil hedef olarak da ‘denemeye teşvik’ diyebiliriz. Henüz kendisiyle gerçek anlamda tanışmamış potansiyel kitlenin kendisini tanımasını, denemek istemesini amaçlıyor.</p>
<p><strong>Nicelikten çok, nitelik önemli</strong></p>
<p>Müşterilerimiz, pazarlama ve iletişim alanında tecrübeli, bu alanda yıllarca çalışmış marka yöneticileriyle diyalog kuruyor. Onun bilgi birikimindeyse mass media mecraları yer alıyor. En çok zamanı sosyal medyada amacın çok kişiye değil istediğimiz kişiye ulaşmak olduğunu anlatma konusunda harcıyoruz diyebiliriz. Tabii ki sosyal medyayı anlatırken sayılardan, araştırmalardan da yararlanarak ve case study’lerle de destekleyince müşterilerimizle birbirimizi anlamamız kolaylaşıyor. Buradaki zorluk, belli başlı müşterilerle ilgili değil. Pazardaki zorluk, müşterinin alışmış olduğu durum ve koşullardan farklı özelliklere sahip yepyeni bir alanda hareket ediyor olacak olması. Müşterinin aklındaki o paradigma kaymasını yapmak da ajanslara kalıyor. O kısım atlanıp, farklı vaatler sunulunca, o müşteri sosyal medyadan gerçekdışı sonuçlar beklemeye haklı olarak devam ediyor. Müşteriyi ikna etme konusundaki anahtar cümlelerimiz: “Çok kişi değil, doğru kişiler. Hedeflediğim kitleye ulaşmam önemli, hedefimin tamamen dışında olan milyonlara değil.”<br />
Bizce amaç markanın genel iletişim stratejisine uygun bir sosyal medya varlığı yaratmak olmalı. Hedefler de, o yılın stratejisine göre belirlenmeli. Sosyal medyada, uzun vadeli bir iletişim kurmak gerekiyor. Burada önemli olan, sosyal medyadaki mesajı, o mesajla gerçekten ilgilenen kitleye iletmek. Burada nicelikten çok, nitelik önemli olmalı. Sosyal medyadan, mass media’nın sunduklarını beklemek olmaz. Bunu beklemek, denizde patates yetişmesini beklemek gibi bir şey.</p>
<p>Tek atımlık projeler, sosyal medyanın yapısı ve doğasına uygun değil. Televizyonda yalnızca Temmuz ayında reklamınızı gösterirseniz olur ama Facebook sayfanızda yalnızca Temmuz ayında içerik paylaşıp diğer aylar hiçbir şey yapmazsanız olmaz.</p>
<p>Karşılaştığımız ilginç istekler arasında ilk aklıma gelen; ‘Ben tek tıkla Facebook’ta 3 milyon kişiye ulaşabillir miyim? Tek tıkla 3 milyon kişiye ulaşacak duruma kaç ayda gelebilirim?’ bu soru, aslında bize müşterinin kafasında sosyal medya/mass media ayrımının henüz oturmadığını da gösteren soru olmuştu.</p>
<h3>Anlayış bir önceki yıla göre oldukça arttı</h3>
<figure id="attachment_13775" aria-describedby="caption-attachment-13775" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13775" title="Tuğçe Erül" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/tugce-erul.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13775" class="wp-caption-text">Lowe İstanbul - Dijital Grup Direktörü</figcaption></figure>
<p><strong>Tuğçe Erül</strong> &#8211; <em>Lowe İstanbul Dijital Grup Direktörü</em></p>
<p>Sosyal medyanın önemi bir önceki yıla göre müşteri nezdinde çok daha arttı. Sosyal medya, yaptığınız kampanyanın nasıl algılandığını anında test edebileceğiniz bir platform sunar. Lokal markaların bu konuda daha agresif davrandığını düşünüyorum. Türkiye’de özellikle Facebook’ta en fazla hayran sahibi olan markalara baktığımızda çoğunluğunun lokal markalar olduğunu görüyoruz. Elbette sadece Facebook yatırımı iyi bir sosyal medya stratejisini oluşturmuyor. Kapsamlı bir sosyal medya stratejisinin ve planının, mevcut iletişim planlarına tam entegrasyonu sağlandığı zaman markaların bu konunun önemini ne kadar iyi anladığından bahsedebiliriz.</p>
<p><strong>Sosyal mecralar markaların oyun alanları</strong></p>
<p>Sosyal medyayı iletişim platformu olarak kullanmanın en önemli amaçlarından biri tüketicilere yakınlaşmak, onlarla sürekli iletişim halinde olmak. Bu zaten beraberinde istenilen bağlılığa ulaşmak için gereken ortamı sağlıyor. Kendinize ait bir mecra yaratıyorsunuz. Marka dünyanız ve markanız ile ilgili mesajları tüketiciyi sıkmadan aktarabiliyorsunuz. Özetle burası markanın oyun alanı oluyor artık.</p>
<p>Sosyal medyayı bir platform haline getirmek maddi &amp; manevi sürekli yatırım gerektiren bir şey. Mutlaka marka ekiplerinde bu konudan sorumlu bir uzmanın çalışması şart. Bunun yanında tüketicileriniz ile iletişim kurmak demek onların da size cevap vermesi, soru sorması demek. Markalar bunun yönetimi konusunda hassaslar. Pazarlamacılar için en önemli olan konulardan biri de yeni çıkan sosyal ağların yeterince penetre olmaması. Örneğin Foursquare henüz rüştünü ispat etmedi; bu nedenle de yoğun kullanılmıyor. Twitter’ı bile henüz etkin kullanan marka sayısı çok çok az.</p>
<p><strong>“Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes ‘Vauv!’ desin” </strong></p>
<p>“Tüketici neredeyse biz de orada olmalıyız” cümlesi bizce anahtar cümle. Onların bulundukları şekilde ve onların konuştuğu dil ile&#8230; Ve şuan tüketicilerimizin nerede olduğunu net olarak adres edebiliyoruz. Daha da önemlisi sizi takip eden tüketicilerin markanız için değeri nedir ve takipçilerinizi işinizi büyütmek için nasıl değerlendirebilirsiniz, bunun cevabını verebiliyoruz.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığımız ilginç talepler arasında ilk aklımıza gelen: “ Facebook’ta öyle birşey yapalım ki herkes “Vauv!” desin.”</p>
<h3>Markalar geçmiş senelere göre daha açık ve talepkar</h3>
<figure id="attachment_13786" aria-describedby="caption-attachment-13786" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13786 " title="Alper Cici" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/alper-cici.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13786" class="wp-caption-text">Mobilera - Dijital Pazarlama Müdürü</figcaption></figure>
<p><strong>Alper Cici</strong> &#8211; <em>Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü</em></p>
<p>Artık çoğu lokal ve global marka sosyal medya’daki takipçi ya da fan sayısının pek bir şey ifade etmediğini biliyor. Asıl önemli olanın müşterileri anlayabilmek adına yapılan kişisel yorumlarını incelemek, analiz etmek ve bunlara yapıcı cevaplarla dönebilmek olduğunu öğreniyorlar. Akıllı markalar, 300-500.000 takipçi kazanmaktan çok, her yeni takipçinin ya da fan’ın markalarına neden önem verdiğini derinlemesine anlamaya çalışıyor; sorular soruyor, interaktif içerikler üretiyor ve anında dönüş yapıyor. Artık markalar da müşterileri ile aralarındaki duvarların kalktığını biliyor ve gün be gün onlarla daha samimi ilişkiler kurmak için iletişim kanallarını kuvvetlendiriyor. Bunu korkutucu gören markalar da olabilir ancak şunu bilmeleri gerekir ki aslında markaların elinde hayranlarının her birinin akıllarından geçeni teker teker görerek, onlara isimleriyle hitap edebilme yetisi sunan bir mekanizma var.</p>
<p><strong>Sosyal medyanın doğası gereği tüm ilişkiler güven üzerine oturtulmalı</strong></p>
<p>Sosyal medyadaki amaç yukarıda da değindiğimiz gibi müşterileri ile en samimi ilişkiyi kurmak. Büyük rakamlarla ölçülen, sayılara odaklanmış bir anlayıştan uzak stratejilerden vazgeçilmeli. Sosyal medyanın doğası gereği, tüm ilişkilerin güven üzerine oturtulması gerekiyor.</p>
<p>Bundan 10 sene öncesine kadar, markaların müşterilerini dinleyebiliecekleri bir platform yoktu. Artık markaların ürünlerini yenileştirmek, düzeltmek ve müşterilerine uygun hale getirebilmek için ellerinde çok kullanışlı bir çok platform mevcut. İş geliştirme departmanlarının işine yarayacak en önemli kaynak da bizce aslında sosyal medya.</p>
<p>Eğer global bir marka Facebook’ta satış yapmak için varoluyorsa, yanlış yere gelmiş demektir. Eğer yarattığı uygulamada hayranlarının gözünün içine logolarını sokmaya çalışıyorsa, love brand olmayı şimdiden unutmalıdır. Sosyal mecralarda yapılan her manevra, aslında markanın var olan müşterileriyle en samimi ve yapıcı ilişkiyi kurmasına adına yapılmalıdır.</p>
<p>Sosyal medya kullanımı konusunda markalar geçmiş senelere göre daha açık ve talepkar. Anlık etkileşimlerin hızla yayıldığı sosyal medya kullanımında proje üretmek kadar, takibi ve tüketicinin tepkisini de iyi analiz etmek ve projeye yeri geldiğinde müdahele etmek de gerekebiliyor.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda müşterilerimizden gelen öyle çok enteresan bir talep olmadı aslında. Genel olarak insanları şaşırtacak, daha önce yapılmamış şeyleri yapmak gibi taleplerle karşılaştık hep, ki bu da çok normal. Gerek Bir Beren’e Sormak Lazım projesinde, gerek Turkcell Projection Mapping projesinde, gerekse Müsaitseniz Fala Bekleriz projemizde hep bu talepleri karşılamak için çalıştık. Böylece sosyal medyada pek de yapılmamış projeleri hayata geçirerek aslında biz herkezi şaşırtmış olduk.</p>
<h3>Artık markalar sosyal medyada yer almayı kendileri istiyor</h3>
<p><strong>Esra Günel</strong> &#8211; <em>Project House Sosyal Medya Ekip Lideri</em></p>
<figure id="attachment_13788" aria-describedby="caption-attachment-13788" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13788" title="Esra Günel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/esra-gunel.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13788" class="wp-caption-text">Project House - Sosyal Medya Ekip Lideri</figcaption></figure>
<p>Türkiye her konuda olduğu gibi dijital dünyanın devrimi olarak nitelendirilebilecek olan sosyal medyaya da beklenenden çok daha hızlı adapte oldu. Özellikle global markalar, Avrupa ve Amerika’da var olan gelişmelere adapte olmaya zorlandığından orada verilen hedefleri gerçekleştirmek adına sosyal medya için ayrı bir bütçe ve plan oluşturdu. Bazı markalar ise kendiliğinden etraftaki gelişmelerin arkasında kalmamak için, rekabet için bazen de sadece imaj için sosyal medya ya önem vermeye başladı.</p>
<p>Şu an için sosyal medya daha çok marka ve müşteri arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve ayrı bir mecra yaratmak amacıyla kullanılıyor. Bu dönemde markalarının büyük çoğunluğunun başlıca KPI&#8217;ı fan sayısı olduğundan kalabalık bir mecra ön planda. Biz tabii ki elimizden geldiğince bu focus&#8217;u değiştirmeye uzun vadede önemin fan sayısı kadar etkileşim rakamında olduğunu anlatmaya gayret ediyoruz. Sonuçta sosyal medya markaların iletişim platformu bu nedenle tabii ki kaç kişiye seslendiğiniz önemli. Ancak siz seslenirken kaç kişinin de bu sese geri döndüğü aslında iletişim kurup kurmadığımızın gerçek cevabı oluyor.</p>
<p>Biz aynı zamanda yakın bir geçmişte lansmanını da yaptığımız &#8220;social impact &#8221; isimli ürünümüzle sosyal medya kanallarından toplanabilmekte olan demografik bilgiler haricinde<br />
kişilerin yaşam stillerini tespit etmeye çalışarak onlara en doğru zamanda en doğru yerde ulaşmayı hedefliyoruz. Tabii kişinin izni doğrultusunda.</p>
<p><strong>“Müşterileriniz, siz orada olsanız da olmasanız da hakkınızda konuşuyor”</strong></p>
<p>Sosyal medya ile ilgili müşterinizi ikna etme sürecinin geçen sene yaşadığımız bir süreç olduğu kanısındayız. Bu yıl itibariyle artık markalar kendi istekleri ile sosyal medya içinde doğru kanal ve doğru strateji ile yer almak istiyorlar. Anahtar cümle: &#8220;Müşterileriniz, siz orada olsanız da olmasanız da sizin hakkınızda sosyal medyada konuşuyorlar, orada olarak bu süreci yönetmek sizin elinizde!&#8221;</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığınmız en ilginç talep ise; sosyal medyanın yavaş yavaş bazı markalar için duyulduğu 2010&#8217;un ilk yarısında, o dönem çok popüler olan Zynga&#8217;ya ait bir oyunun aynısını yapmamız istenmesi. Süresi de yanlış hatırlamıyorsam 1 aydı. Aslında gerekli bütçe ve zaman ile neden olmasın! :)</p>
<h3>2011 itibariyle markalara ait sosyal medya hesapları arttı</h3>
<p><strong>Lara Akış Baruh</strong> &#8211; <em>Wanda Socialist Group Head</em></p>
<figure id="attachment_13789" aria-describedby="caption-attachment-13789" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13789 " title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/lara-akis-baruh.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13789" class="wp-caption-text">Wanda Socialist - Group Head</figcaption></figure>
<p>Sosyal medyanın önemi ülkemizde gayet iyi anlaşılıyor. Özellikle 2011 itibariyle markalara ait sosyal medya hesaplarının artışını görebilirsiniz. Aslında Türkiye’de global markaların sosyal medyaya girişi ile lokal markalar arasında pek fark olduğunu söyleyemeyiz. Ama global markalar yurtdışındaki örneklerden haberdar oldukları için, lokal markalara göre daha hızlı ilerleyebiliyorlar.</p>
<p>Wanda Socialist olarak hizmet verdiğimiz markalar birçok farklı sektöre ait. Doğal olarak sosyal medya kullanımındaki amaç da farklı. Bazı markalar satış odaklı ilerlemek istiyor, bazı markalar tüketicideki algısını değiştirmek istiyor. Bazısı ise kendi sektöründe ilkleri yakalayacak bir marka olmayı hedefliyor. Bizce amaç her zaman şeffaflık ilkesini benimsemiş, tüketiciyle birebir iletişime geçmiş markalar yaratmak olmalı. Algıyı bu noktada tuttuğumuz zaman diğer hedefler zaten gerçekleşecektir.</p>
<p>Bizim asıl önemli bulduğumuz nokta markanın “tone of voice”u ve duruş noktasıdır. Bu konunun önemini müşterilerimize doğru anlattığımız takdirde ikna konusunda bir sorun yaşamıyoruz.</p>
<p>Markamızı ikna etmek için sihirli bir cümlemiz yok. Biz sunduğumuz fikirlere ve yaratıcılığın gücüne inanıyoruz. :)</p>
<h3>Markalarımızın sosyal medya ve dijital iletişim konusunda açık fikirli ve inovatif</h3>
<figure id="attachment_13790" aria-describedby="caption-attachment-13790" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13790" title="Samet Ensar Sarı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/samet-ensar-sari.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13790" class="wp-caption-text">Dekatlon Buzz - Kurucu Ortak</figcaption></figure>
<p><strong>Samet Ensar Sarı</strong> &#8211; <em>Dekatlon Buzz Kurucu Ortağı</em></p>
<p>Dekatlon Buzz olarak hem yerel hem de global bir çok büyük iş ortağımıza hizmet veriyoruz. Bilinç düzeyine bakıldığında global markaların bu konuda daha ileride olduğunu söylemek mümkün. Fakat bunda kesinlikle yerel markaların işleyiş biçimleriyle ilgili bir problem yok. Tamamen Türkiye ve dünyanın dijital iletişim konusundaki farklarından kaynaklanıyor bu durum. Yani ortalama bir Türk internet kullanıcısı da Amerika’daki muadiline göre internet konusunda daha düşük bilinç seviyesinde. Fakat bizim avantajımız, hem yerel hem de global iş ortaklarımızın sosyal medya ve dijital iletişim konusunda açık fikirli ve inovatif olmaları.</p>
<p>Sosyal medya; artık pazarlama planlarının ufak bir yerinde yer alacak kadar önemsiz değil. Hatta reklam – halkla ilişkiler gibi iletişim çalışmalarının yanına bir büyük daha geliyor desek abartmış olmayız kesinlikle. Bu açıdan bakıldığında markalar halen klasik iletişim çalışmalarına aslan payını veriyor ve sosyal medya üvey evlat muamelesine maruz kalıyor. Fakat bunun da çok uzun süreceğini düşünmüyorum.</p>
<p><strong>Her markanın nihai hedefi satışı etkilemek</strong></p>
<p>İş ortaklarımız arasında sosyal medya kullanım amaçları arasında şu anda son kullanıcıya ulaşmak başı çekiyor diyebiliriz. Sosyal medya, klasik iletişim çalışmaları ile karşılaştığında daha çok halkla ilişkiler disiplinini yansıttığı için imaj oluşturmak ve sürekli kılmak da var. Türkiye için konuşacak olursak şu anda love mark yaratmak uzak bir hedef olabilir. Bizim çalıştığımız markalar arasında doğrudan satışa tesir göstermesini sağladığımız çalışmalarımız da var. Farklı bir amaçla yola çıkılmış bile olsa neticede her markanın nihai hedefi budur zaten. Bizce şu aşamada sosyal medyada var olma amacı müşteriler ile doğru dilden ve stratejik iletişim olmalıdır. Sonrasında diğer dinamikler zaten kendi kendilerini geliştirecek ve nihai hedef olan satış da gerçekleşecektir.</p>
<p><strong>Bazen marka fazla temkinli davranmak istiyor</strong></p>
<p>Sosyal medya, her gün farklı bir gelişmenin öne geçebileceği bir platform olduğu için klasik pazarlama anlayışından gelen insanların buraya ısınmaları biraz zor olabilir. Birçoğu ile şeffaf bir iletişim içerisinde olduğumuz için ikna konusunda siyah-beyaz ayrımı yaşamıyoruz fakat yine de marjinal denebilecek çalışmalar zaman zaman onları korkutabiliyor. Zorluk çekilen noktada ise genellikle fazla temkinli davranmak istemeleri oluyor. İş ortaklarımız ise klasik mecralarda var olan itibarlarını bu mecrada da yükselterek devam ettirmek istedikleri için bazen süreç uzayabiliyor.</p>
<p>Şimdiye kadar sosyal medya konusunda karşılaştığımız soruların başında “Bu kadar insan internete giriyor mu gerçekten?” sorusu geliyor.</p>
<h3>Etkileşim, viral, sosyal CRM gibi kavramlar markaların jargonlarına girmiş durumda</h3>
<figure id="attachment_13791" aria-describedby="caption-attachment-13791" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13791" title="Hakan Şık" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/08/hakan-digitaliz.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-13791" class="wp-caption-text">Digitaliz - Yönetici ve Kurucu Ortağı</figcaption></figure>
<p><strong>Hakan Şık</strong> &#8211; <em>Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı</em></p>
<p>2009’dan beri Türkiye’deki global ve yerel markalara sosyal medya pazarlamasının önemi anlatıyoruz. O zamanlar birçok marka yetkilisi “sosyal medya”nın ne olduğunu dahi tam olarak bilmezken, şimdilerde neden sosyal medyada yer almaları gerektiklerinin bilincindeler ve “etkileşim”, “viral”, “sosyal CRM” gibi birçok kavram, jargonlarına çoktan girmiş durumda.</p>
<p>Markaların büyük bir çoğunluğu sosyal medyayı, hedef kitlelerine en efektif şekilde ulaşabilmek ve satışlarını artırmak amacıyla kullanmak istiyor. Marka, yaptığı her çalışmada olduğu gibi sosyal medyada yapacağı çalışmaların da direk veya dolaylı olarak satışlarına yansımasını istiyor. Fakat burada kaçırılmaması gereken bir nokta var; sosyal medyada var olmak isteyen markaların ilk düşünmesi gereken şey, satışlarından çok müşteri veya potansiyel müşterileriyle bağ kurmak olmalı. Müşterilerinin isteklerine kulak vermeyen ve buna göre hareket etmeyen markaların işi gelecek dönemlerde daha da zorlaşacak.</p>
<p><strong>“Neden?”, “Ne kazanacağım?” ve “Nasıl?”</strong></p>
<p>Ajans kendini nasıl konumlandırırsa konumlandırsın, markanın ajanstan cevaplamasını beklediği sorular değişmiyor: “Neden?”, “Ne kazanacağım?” ve “Nasıl?”. Bunu hemen hemen tüm şirket veya markalar için bu şekilde düşünebilirsiniz. Bu sorulara verdiğiniz cevapların, markanın isteklerine paralel ve kendi içinde tutarlı olması çok önemli.</p>
<p>Ekibimizi “Etkileşim Mühendisleri” olarak tanımlıyoruz. Sosyal medyadaki en önemli değişkenlerden biri, belki de en önemlisi “içerik”. Önümüzdeki dönemde globalde ve Türkiye’de “içerik üretimi”nin önemi katlanarak artacak. Sosyal medyada yer alan tüm markalar, önümüzdeki senelerde pazarlama stratejilerini bu doğrultuda yeniden şekillendirecekler. Bu bağlamda “Etkileşim Mühendisleri”, özellikle sosyal ağlarda içerik üretebilen ve gerek bu içeriklerle, gerekse ortaya koydukları projelerle kullanıcıları markalar için içerik üretmeye teşvik edecek beyinlerden oluşuyor.</p>
<p>Şu ana kadar gelen en ilginç talep, bir markanın temsilcinin rakip markaları için negatif içerikler üretilmesini ve yayılımının yapılmasını istemesiydi. Bu çalışmanın kesinlikle “etik” olmayacağını ve böyle bir çalışma yapamayacağımızı kendilerine ilettik. Zaten Türkiye’deki internet kullanıcıları, olumlu veya olumsuz, gerçek olmayan bir içerik ile karşılaştıklarında bunu hemen ayırt ediyor ve ilgili içeriğe itibar etmiyorlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/musteriler-sosyal-medyayi-anliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13756</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
