<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Sosyal Medya ve Spor arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/sosyal-medya-ve-spor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/sosyal-medya-ve-spor/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 May 2014 10:57:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Sosyal Medya ve Spor: Fırsat mı, Tehlike mi?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-spor/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-spor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Apaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 14:31:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Aceto Balsamico]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Timurlenk]]></category>
		<category><![CDATA[Flying Dutchman]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[SMW]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Week]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya ve Spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=2916</guid>

					<description><![CDATA[Bülent Timurlenk, 2006’dan beri Aceto Balsamico ismindeki popüler blog’unda futbol yazıları yazıyor ve aynı zamanda Sabah gazetesinin spor servisinde haber editörü olarak çalışıyor. Kendisiyle Social Media Week’in üçüncü gününde “Sosyal Medya ve Spor: Fırsat mı, Tehlike mi?” isimli panelin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bülent Timurlenk, 2006’dan beri Aceto Balsamico ismindeki popüler blog’unda futbol yazıları yazıyor ve aynı zamanda Sabah gazetesinin spor servisinde haber editörü olarak çalışıyor. Kendisiyle Social Media Week’in üçüncü gününde “<strong>Sosyal Medya ve Spor: Fırsat mı, Tehlike mi?</strong>” isimli panelin ertesinde bir söyleşi yaptık.</em></p>
<h3>Gençler Arasında Muhabir Olmak İsteyen Kimseyi Görmüyorum</h3>
<p><strong>Batuhan Apaydın: Social Media Week’teki panelinize katılanlara neler anlattınız? </strong></p>
<p>Bülent Timurlenk: Sosyal medyanın çok hızlı geliştiğini ve değiştiğini ve ayrıca birçok şeyi çok hızlı tükettiğimizi  konuştuk. Benim özellikle değinmek istediğim konu ise internet mecrasına yeteri kadar maddi yatırım ya da reklam yapılmaması ve bu yüzden de içerik üreten siteler açısından bir tıkanıklık ve istihdam problemi oluşması. Kimsenin ev telefonu kullanmadığı 2011 Türkiye’sinde bir telekomünikasyon şirketinin hala ev telefonları üzerine milyonlarca dolar reklam yatırımı yapması ve ondan sonra online içerik üreten kimseye destek çıkmaması bana gülünç geliyor. İçerik üretimine maddi ve manevi anlamda destek çıkmak gerekiyor.</p>
<p><strong>B.A.: Artık ana akım spor medyasının yanında alternatif medyayı, yani blog’ları da sıklıkla okuyoruz. Böylece kemikleşmiş bakış açıları değişiyor diyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>B.T.: </strong>Her meslek grubunda olduğu gibi spor medyasında da genelleme yapmak haksızlık olur. İyi ve kötü kebapçılar olduğu gibi, iyi ve kötü gazeteciler da olabilir. Herkesin iyi ve kötü yargısı farklıdır ve herkes kendince seçim yapmalıdır. Okuduğun gazeteyi ve izlediğin yorumcuyu kendin seçersin. Artık tek kanallı yayın döneminde değiliz. Ülkede üç tane spor kanalı ve çok sayıda iyi internet sitesi var.</p>
<p><strong>B.A.: Peki bloglar, ana akımın yerini alabilir mi? Örneğin Flying Dutchman ve Borges blog’larının yazarları kısa bir zaman önce Birgün gazetesinde yazmaya başladılar. Sizce böyle köklü bir değişim süreci gerçekleşir mi?</strong></p>
<p><strong>B.T.: </strong>İkisi de çok başarılı, çok yetenekli ve fikir üreten arkadaşlar. Ama Birgün onlara telif ödüyor mu? Bunu soralım. Çünkü hayatını yazarak, düşünerek ve yorum yaparak kazanan insanların bunun karşılığını almaları gerekiyor. Aksi takdirde bu çabaları hobi olarak kalır. Karşınızdaki kurum size bu konuda bir vaatte bulunmuyorsa o ilişki ne kadar sağlıklı yürüyebilir ki? Bu iki arkadaşa ücret ödeyip ödemediklerini bilmiyorum ama tekrar altını çizmek istiyorum: Üzerinde bedeli olan ve kar edilen bir yayında insanların karşılığını alması gerekiyor.</p>
<p><strong>B.A.: Sizce bir futbol blogger’ı Hürriyet gibi çok satan bir gazetede yazabilir mi?</strong></p>
<p><strong>B.T.: </strong>Flying Dutchman, Hürriyet’in kapanan spor ekinde yazıyordu. Şöyle de bakmak lazım aslında: Spor yazıları okumayı o kadar seviyoruz ki Hürriyet’in spor eki kapanıyor! Ancak burada kurumları suçlamamak lazım. Hürriyet’in spor ekinde yazan blogger’ın yazısının çıktığı gün, Hürriyet artı 50 bin daha satmazsa o ek kapanır. Türkiye’de Radikal Futbol bile kapandı. Daha dün Tanıl Bora, İslam Çupi’nin kitaplarının ancak 1000 baskı yapabildiğini söyledi. Kimse kusura bakmasın ama İslam Çupi’nin bir lafını 1 milyon kişi biliyor ama kitabı ancak 1000 tane basılabiliyor. Toplumun ve sporu seven insanların biraz aynaya bakması gerekiyor.</p>
<p><strong>B.A.: Arz ve talebe göre şekilleniyor da diyebiliriz o zaman. Örneğin ana akım medyayı futbola daha çok yer verdikleri ve diğer sporları futbol kadar konu etmedikleri için eleştirebiliyoruz. Ancak blog’larda da aynı şekilde daha çok futbolun yazıldığına, futbolun talep gördüğüne tanık oluyoruz.</strong></p>
<p><strong>B.T.: </strong>Belediye’nin Kalamış’ta tenis kortları var. Gidin bakın, kapısında kilit var. Herhangi bir tenis kulübünde oynamanın belli bir maliyeti var. En son yapılan kış oyunlarında da gördüğümüz üzere, o ülkenin içinde olmayan spor kültürünü sonradan enjekte edebilmek ve o sporu insanlara uygulatabilmek o kadar kolay değil. Mesela Çin’deki 1,5 milyar insandan çok iyi futbolcular çıkması lazım gibi düşünebilirsiniz. Çıkmıyor çünkü futbol kültürleri yok. Sen eğer birebir uygulamıyorsan o sporu sevmezsin. Hayatının bir döneminde o sporu yapmış olman lazım. Futbol özelinde bakacak olursak ise şunu eklemek lazım: Futbol iki taş ve bir toptur. Böyle bir sporun popüler olması kadar doğal bir şey yok.</p>
<p><strong>B.A.: Son olarak, spor gazetecisi olmak isteyen gençlere ne yapmalarını önerirsiniz? Blog yazarak mı kendilerini göstermeliler, yoksa gazetelerin kapısını çalıp staj mı kovalamalılar?</strong></p>
<p>B.T.: Spor gazeteciliği yapmak isteyen kimseye “blog tutma” diyemem. Ama blog tutanların da spor gazetecisi olabileceğini söyleyemem. Her işin eğitimini almak gerektiğine inanıyorum. Öte yandan sadece iletişim fakültesi mezunları gazetecilik yapabilir diye bir kural da yok. Eninde sonunda araştırmak, dil bilmek ve zaman ayırmak gerekiyor. Sevmek gerekiyor. Şunu da söylemek gerekiyor ki gazetecilik sadece köşe yazarlığı değildir. Gençler arasında haber ya da foto muhabiri olmak isteyen kimseyi görmüyorum. Herkes ama herkes TV’de yorumcu ya da gazetede köşe yazarı olmak istiyor. Bu şekilde ne TV’de saatler ne de gazetelerde köşeler yetecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-ve-spor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2916</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Alternatif Medya Ana Akımın Yerini Alamaz</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/alternatif-medya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/alternatif-medya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Apaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 14:30:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bağış Erten]]></category>
		<category><![CDATA[Eurosport Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Radikal Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[SMW]]></category>
		<category><![CDATA[Social Media Week]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya ve Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=2920</guid>

					<description><![CDATA[Bağış Erten Radikal gazetesinde spor yazarlığı yapıyor ve aynı zamanda Eurosport Türkiye’de Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışıyor. Kendisiyle Social Media Week’in üçüncü gününde “Sosyal Medya ve Spor: Fırsat mı, Tehlike mi?” isimli panelin ertesinde bir söyleşi yaptık.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bağış Erten Radikal gazetesinde spor yazarlığı yapıyor ve aynı zamanda Eurosport Türkiye’de Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışıyor. Kendisiyle Social Media Week’in üçüncü gününde “Sosyal Medya ve Spor: Fırsat mı, Tehlike mi?” isimli panelin ertesinde bir söyleşi yaptık.</em></p>
<p><strong>Batuhan Apaydın: Social Media Week’teki panelinize katılanlara neler anlattınız?</strong></p>
<p><strong>Bağış Erten: </strong>Katılanların aklında kalmasını istediğim iki noktadan bahsedebilirim. Birincisi internette yazmakla gazetede yazmak aynı şey değildir. O algının değişmesi gerekiyor. İkincisi de espri dünyası bu kadar geniş, bu kadar nüktedan bir toplumun internet ortamında son derece katı ve ciddi bir hale gelmesi. Çok daha hoş sohbet bir toplumuz ama internette hoş sohbetin hoşluğu pek kalmıyor, başka bir tavır takınıyoruz.</p>
<p><strong>B.A.: Geçmişle kıyaslayacak olursak futbolseverler artık yalnızca Erman Toroğlu’nun yorumlarını dinlemek zorunda değil. Artık ana akım medyanın yanında alternatif medyayı, yani blog’ları da okuyoruz. Futbol kamuoyu kendi içinde bir evrim sürecinde diyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>B.E.: </strong>Çok doğru, bu değişim hepimizi de cezbediyor. Hatta çoğumuz onlara kendimizi beğendirmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin tamamını yansıtmamasına rağmen bu oluşuma bir noktadan temas edebilmek ve katkıda bulunmak çok hoşumuza gidiyor. Bu alternatif oluşum her anlamda çok önemli bir teşhir ve farklılaşma imkanı sağlıyor. Bana kalırsa internetin sağladığı en büyük yeniliklerden biri bu.</p>
<p><strong>B.A.: Peki sizce bu alternatif medya oluşumu ana akım medyanın yerini alabilir mi?</strong></p>
<p><strong>B.E.: </strong>Alternatif medya hiçbir zaman ana akımın yerini alamaz çünkü sınırlı ortamda sınırlı şekillerde yazmakla keyfe keder yazmak ve yorumlamak aynı şey değiller. Gazetecilik dediğimiz işi, gazeteciliğin kamusal yanını göz önüne almadan blog yazmakla aynı düzlemde değerlendirmek ikisine birden haksızlık oluyor. Birinin ötekinin yerini alması gerekmiyor. Yan yana durmaları yeterli.</p>
<p><strong>B.A.: Tenis, yüzme ya da bisiklet gibi birçok spor dalının futbolun gölgesinde kaldığını ve ana akımda yeteri kadar yer almadığını söylüyoruz ama popüler blog’ların çoğu futbola odaklanıyor. Genel olarak futbol dışı sporların talep görmediğini söyleyebilir miyiz? Bu noktada ana akım medyayı eleştirmek ne kadar doğru olur?</strong></p>
<p><strong>B.E.: </strong>Spor toplumu olmadığımız kesin. Spor kültürü konusunda almamız gereken epey yol var. Yine de alternatif medyada futbol dışı örneklerin de olduğunu söyleyebiliriz. Yüz tane futbol blog’u varsa üç tane tenis blog’u ve iki tane bisiklet blog’u vardır. Kayakla atlama blog’u bile var. Bunlar bizim nefes almamızı sağlıyor. Ama Türkiye’nin spor kültürü konusundaki eksikliği ile yüzleşip hep beraber bununla mücadele etmemiz lazım. Hepimiz futbolu daha çok seviyoruz ve bu açıdan hepimizde bir problem var.</p>
<p><strong>B.A.: Son olarak spor gazetecisi olmak isteyenlere tavsiyede bulunur musunuz?</strong></p>
<p><strong>B.E.: </strong>Yazı yazmanın ve yazı pratiğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yazı yazmak ama özellikle sorumlu ve sınırlı yazı yazmak. Ben gazeteciliğe yeni başlayan ya da başlamak isteyen arkadaşların hepsine şunu söylüyorum. Aynı konuyu 500 vuruş, 1000 vuruş ve 2000 vuruşta yazın. Derdinizi aynı şekilde ve aynı 5N1K ile ifade edebiliyor musunuz? İkincisi de gazeteciliğin blog tutmaktan farklı bir iş olduğunu bilin. Gazeteciliğe baş koyduğunuz takdirde kamusal kaygıları hiçbir zaman kenara bırakamazsınız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/alternatif-medya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2920</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
