<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>verim arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/verim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/verim/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Jan 2018 09:21:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Müzik, zihninizi ve verimliliğinizi nasıl geliştirir?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/muzik-zihninizi-verimliliginizi-nasil-gelistirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jan 2018 10:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[müziğin zihne etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144738</guid>

					<description><![CDATA[Çalışma ortamınızda müziğe yer veriyor musunuz ve çalışmanızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Tartışılan bir konu olsa da müzik, yaptığınız işe bağlı olarak sizi motive edebilir. Bununla ilgili yapılan araştırmalara birlikte bakalım. Zihninizi güçlendirir. Araştırmacılar, çocukları yaratıcı, düşünceli, empatik ve daha iyi motor becerilerine sahip olmaya nasıl teşvik edeceğimizden söz ederken, bir enstrüman çalmanın çok önemli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ortamınızda müziğe yer veriyor musunuz ve çalışmanızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Tartışılan bir konu olsa da müzik, yaptığınız işe bağlı olarak sizi motive edebilir. Bununla ilgili yapılan araştırmalara birlikte bakalım.</p>
<p><strong>Zihninizi güçlendirir.</strong></p>
<p>Araştırmacılar, çocukları yaratıcı, düşünceli, empatik ve daha iyi motor becerilerine sahip olmaya nasıl teşvik edeceğimizden söz ederken, bir enstrüman çalmanın çok önemli bir araç olduğunu uzun zamandır biliyorlardı. Çoğumuzun sağ ya da sol beyni daha gelişmiştir. Bu kabaca, mantık ve yaratıcılıkla ilgili olan becerilerimizle ilişkilidir, ancak süreçler açıklamalara göre çok daha karmaşıktır. Bununla birlikte, müzisyenlerin beyinleri simetrik bir yapıya sahiptir.</p>
<p>Zeka testlerinden daha yüksek puanlar alırlar. Bu da beynin iki tarafının birlikte daha iyi çalıştığını gösteriyor. Araştırmacılar ayrıca, müzisyenlerin uzamsal ilişki becerilerini geliştirdiklerini, müzik ile görsel becerilerin arasında henüz tam olarak anlamadığımızı gösteren bir ilişki olduğunu keşfettiler.</p>
<p>Zihinsel işlevde en büyük gelişmelere neden olan şeyin enstrüman çalmaya benziyor gibi görünse de, müziklerin beynimizdeki dramatik etkilerini anlamak önemlidir.</p>
<p><strong>Görev yorgunluğunu azaltır.</strong></p>
<p>Araştırmacılara &#8220;Müzik, bu görevi tamamlamanda sana yardımcı olacak&#8221; mı sorusu  sorulduğunda, yanıt olarak sordukları ilk soru &#8220;Görev nedir?&#8221;</p>
<p>Çok fazla dikkat gerektirmeyen tekrarlayan bir işi tamamlamanız gerektiğinde, müzik, görev yorgunluğunu azaltmak için kritik bir yöntemdir. Görev yorgunluğunu biraz açmak gerekirse bir görevin tekrar tekrar tamamlanmasının sıkıcı ve sinir bozucu olmaya başladığını ifade eder. Bu tür bir çalışma şekli için müzik verimli olabilir.</p>
<p><strong>Duyusal girdiyi azaltır.</strong></p>
<p>Otizm ve DEHB&#8217;nin kamusal alanda daha fazla farkındalık oluşturmak adına işverenlerin kendi müziklerini dinlerken kulaklık takmaları durumunda çalışanların işyerinde kendilerini daha iyi hissedeceğini göstermiştir. Araştırma, basit gürültünün bastırılması fikrini destekliyor. Ancak bazı ortamlarda müzikler duyusal girdinin katlanılabilir olmasını sağlayabilir.</p>
<p><strong>Ruh durumunuzu iyileştirir.</strong></p>
<p>Müziğin, dopaminin üretimini artırdığını çok uzun zamandır biliyoruz, öyle ki müzik bazı durumlarda terapi tekniği olarak kullanılıyor. Dopamin, ödüller sırasında serbest bırakılan beyin kimyasallarıdır; bu nedenle, görevleri tamamlarken dopamin düzeylerini yükseltmek ödüllendirici ve güçlü hissetmemize yardımcı olurken, aksi halde sinir bozucu bulduğunuz görevleri tamamlamamıza yardımcı olur.</p>
<p><strong>Pozitif çalışma ortamı yaratmanızı sağlar.</strong></p>
<p>Birçok ofis, açık ofis modellerine doğru evriliyor. Bu alanlara bakıldığında göze daha hoş görünüyor. Ancak aynı zamanda dikkat dağıtıcı ve sinir bozucu olabilir. Böyle ortamlarda çalan müzik size hitap etmiyor ve rahatsız ediyor olabilir. Herkes kendi istediği müziği dinlemek için kulaklık takarsa çok daha iyi olur.</p>
<p>Sizin müzik ile aranız nasıl, çalışırken müzik dinliyor musunuz?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144738</post-id>	</item>
		<item>
		<title>5 adımda verimsiz bir günden nasıl kurtulunur?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/5-adimda-verimsiz-bir-gunden-nasil-kurtulunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Dec 2017 10:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[verimsiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144389</guid>

					<description><![CDATA[Boş ve verimsiz geçen bir günden geriye sadece günün keyifsizliği kalır. Peki bu durumdan nasıl kurtulabiliriz gelin hep beraber inceleyelim. 1) Görevleriniz bittiğinde geriye neler kalmış bakın. Geriye baktığınızda neler yapabileceğinizi gözden geçirin ve  önceliklendirdiğiniz işlerde değişikliğe gidin. 2) Bir ara verin. Bu çok bilinen bir şey ama bir o kadar da faydalı. DeskTime tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boş ve verimsiz geçen bir günden geriye sadece günün keyifsizliği kalır. Peki bu durumdan nasıl kurtulabiliriz gelin hep beraber inceleyelim.</p>
<p><strong>1) Görevleriniz bittiğinde geriye neler kalmış bakın.</strong></p>
<p>Geriye baktığınızda neler yapabileceğinizi gözden geçirin ve  önceliklendirdiğiniz işlerde değişikliğe gidin.</p>
<p><strong>2) Bir ara verin.</strong></p>
<p>Bu çok bilinen bir şey ama bir o kadar da faydalı. DeskTime tarafından toplanan verilere göre en üretken çalışanların her 52 dakikada bir 17 dakikalık ara verdiğini belirtiyor. Ayrıca bu süreçte maillerine dahi bakmıyorlar.</p>
<p><strong>3) Yapılacaklar listenizde yer almayan alakasız bir şey üzerinde çalışın.</strong></p>
<p>İş üzerine yoğunlaştığınızda kendinizi bunalmış hissediyorsanız ara verip müzik dinleyin, kitap okuyun sizi rahatlatacak ve çok germeyecek başla bir işle ilgilenin.</p>
<p><strong>4) Plan yapın.</strong></p>
<p>Kendinizi ödüllendirin. İş çıkışı bir yere gitmek için plan yapın. Böylece oraya gecikmemek adına işe yoğunlaşabilir ve işi bitirmek için kendinize süre sınırı koymuş olursunuz.</p>
<p><strong>5) Listenizdeki en çok korktuğunuz şeyi yapın.</strong></p>
<p>Hepimizin elinde bazen nereden başlayacağımızı bilemediğimiz listeler oluyor. Bu durumda en korktuğunuz işten başlayın. Ona enerji harcadıktan sonra diğer işlerin çokta uzun sürmeyeceğinin farkına varır ve zorluk derecesine göre yapmaya koyulursunuz.</p>
<p>Sonuç olarak verimsiz geçen ve geçeceğini fark ettiğiniz günlerde bu söylediklerimizi uygularsanız sizin için çok daha verimli bir güne dönüşebilir…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144389</post-id>	</item>
		<item>
		<title>6 saatlik çalışma, verimliliği ve mutluluğu artırıyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/6-saatlik-calisma-verimliligi-mutlulugu-artiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2017 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma saati]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143890</guid>

					<description><![CDATA[Çalışma saatlerinin kısalması şirketiniz için faydalı olabilir mi? Klasik haline gelmiş ücretsiz atıştırmalıklar ve spor salonu üyeliği indirimleri gibi ofis ikramiyelerinden bahsetmiyoruz. Çalışanlarınızı gerçekten mutlu etmek istiyorsanız, çalışma saatlerini kısaltmayı düşünmelisiniz. İsveç şehirlerinden birinde çalışma saatlerinin azaltılmasıyla ilgili deney gerçekleştirildi. Son zamanlarda, ülkenin en büyük ikinci kenti olan Göteborg&#8217;daki araştırmacılar, yaşlı bakım tesislerindeki hemşireler için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma saatlerinin kısalması şirketiniz için faydalı olabilir mi? Klasik haline gelmiş ücretsiz atıştırmalıklar ve spor salonu üyeliği indirimleri gibi ofis ikramiyelerinden bahsetmiyoruz. Çalışanlarınızı gerçekten mutlu etmek istiyorsanız, <a href="https://sosyalmedya.co/yaratici-ekiplerle-calismanizi-kolaylastiracak-8-arac/">çalışma</a> saatlerini kısaltmayı düşünmelisiniz.</p>
<p>İsveç şehirlerinden birinde çalışma saatlerinin azaltılmasıyla ilgili deney gerçekleştirildi. Son zamanlarda, ülkenin en büyük ikinci kenti olan Göteborg&#8217;daki araştırmacılar, yaşlı bakım tesislerindeki hemşireler için altı saatlik çalışma saatini test eden 23 aylık bir çalışma yaptı. Şubat 2015&#8217;ten Aralık 2016&#8217;ya kadar araştırmacılar, daha kısa çalışma saatlerinin 68 kadın hemşire üzerinde oluşturduğu ve çok stresli olduğu düşünülen mesleğe olan etkilerini inceledi. Hemşirelerin çalışma saatleri kısaltıldı ancak ücretleri ödenmedi.</p>
<p>Çalışma saatleri kısalan hemşirelerin verimlilik seviyelerinin arttığını buldular. Söylentilere göre daha <a href="https://sosyalmedya.co/son-derece-mutlu-saglikli-olan-kisilerin-aliskanliklari/">mutlu</a> ve daha enerjik davranıyorlardı. Genel olarak, günde altı saat çalışan hemşireler, sekiz saat çalıştıkları zamana göre daha az hastalandılar.</p>
<p>Değişikliklerden sonra hâlâ enerjiye sahip olan hemşirelerin oranı günde altı saat çalışanlar için yaklaşık yüzde 20&#8217;den yüzde 50&#8217;ye yükseldi. Bu ekstra enerji kısmen neden altı saatlik bir grubun fiziksel aktivitelerini çalışma süresi boyunca yüzde 24 oranında artırdıklarıyla ilgiliydi&#8230; Araştırmacılardan Bengt Lorentzon, Washington Post&#8217;a verdiği demeçte, &#8220;Daha az yorgunluk ve daha fazla fiziksel aktivite büyük gelişmeydi&#8221; dedi.</p>
<p>Çalışma gün ve saatlerinin kısalması sağlık masraflarının da azalmasını sağladı. Çalışma sonucunda hemşirelerin daha kısa bir süre çalışarak görevlerini daha iyi yerine getirdiği ve önceye göre mutlu ve sağlıklı oldukları sonucuna varıldı. Lorentzon &#8220;Ekstra mil gideceklerdi&#8221; dedi. &#8220;Oturmaları ve dinlenmeleri, bir kitap okumaları, [hastalarla] bir gazeteye bakmaları veya kendilerini iyi hissetmeyenlere rahat davranmaları için daha fazla zaman tanınmış oldu&#8221;</p>
<p>Çalışanlar için daha kısa çalışma haftaları düşünen işverenler, (hemşirelerde olduğu gibi) daha verimli çalışanların getireceği tasarrufları aşan kaymaları doldurmak için ek işe girmek zorunda kaldıkları için endişe edebilirler. Ancak vardiya işçilerine güvenmeyen işletmeler için, artan verimlilik potansiyeli, altı saatlik deneyime değer.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143890</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evden çalışan insanlar, daha mutlu!</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/evden-calisan-insanlar-daha-mutlu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2017 10:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma verimi]]></category>
		<category><![CDATA[evden çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[home office]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İşyeri]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143622</guid>

					<description><![CDATA[Singapur&#8217;da bir şirket, çalışanlarının yarısının 2 yıldır evden çalıştığını belirtiyor. Bu konuyla ilgili sonuçlar sizi oldukça şaşırtacak. Genelde evden çalışma kötü bir suç gibi görüldü. Çoğu kimse ise, yönetimin göz hapsinden kaçarak zorlu çalışmaları önlemenin bir yolu olduğunu fark etti. Bazıları tarafından da evden çalışma, &#8220;işbirlikçi, yenilikçi işyeri&#8221; fikrine karşıt bir görüş olarak görülüyor. Stanford&#8217;da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Singapur&#8217;da bir şirket, çalışanlarının yarısının 2 yıldır evden çalıştığını belirtiyor. Bu konuyla ilgili sonuçlar sizi oldukça şaşırtacak. Genelde evden çalışma kötü bir suç gibi görüldü. Çoğu kimse ise, yönetimin göz hapsinden kaçarak zorlu çalışmaları önlemenin bir yolu olduğunu fark etti. Bazıları tarafından da evden çalışma, &#8220;işbirlikçi, yenilikçi işyeri&#8221; fikrine karşıt bir görüş olarak görülüyor. Stanford&#8217;da Ekonomi Profesörü Nicholas Bloom&#8217;a göre; <a href="https://sosyalmedya.co/acik-planli-ofisleruretkenligi-olduruyor/">açık ofis</a> çalışma sistemi Nazi^lerin yanlışı&#8230;TED Konuşmaları&#8217;nda Bloom, evden çalışma işinin, son zamanların teknolojisi sürücüsüz araba kadar potansiyel olarak güçlü ve yenilikçi olduğunu açıklıyor.</p>
<p>Kanıt olarak, Bloom, Singapur&#8217;da bir şirkette personelin yarısının haftanın dört günü evden çalıştığını ve çalışanların diğer yarısının haftanın beş günü ofise geldiğini söylüyor.İki yıllık bir araştırma, evden çalışan kişilerin daha az dikkat dağınıklığı yaşadığını ve daha verimli çalıştıklarını ortaya koydu. Evden çalışanlar, aynı zamanda işlerinde daha uzun süre kalma eğilimindeydi, bu da (elbette) yönetim verimliliğini düşüren ve bir çalışanın çalışması sona erdiğinde pahalı beceri ve bağlantı kaybına neden olan çalışanların cirosunu düşürme eğilimindeydi.</p>
<p>Son olarak, evde çalışanlar daha mutlu ve bu nedenle daha sağlıklıydı; böylece hastalığa bağlı izinler (ayrıca bulaşıcı soğuk algınlığı ve grip hastalığına yakalananlar da dahil) azaldı ve bunların hepsi şirketin genel sağlık harcamalarını azalttı. Deney o kadar başarılıydı ki, şirketin evden çalışma başlatması ve pahalı<a href="https://sosyalmedya.co/en-havali-google-ofisleri/"> ofis </a>alanını artırmadan büyümesine izin veren bir yan fayda sağladı.Sonuçlar gösteriyor ki; çalışanlarını gösterişli ancak gürültülü ve dikkat dağıtıcı açık plan ofislerine zorla getiren şirketler, çalışanlarının çoğu zaman evde çalışmasına izin verirlerse çok daha iyi olur.</p>
<p>Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz, çalıştığınız şirkette evden çalışma günleri olsa bu sizi gerçekten mutlu eder mi?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143622</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Duygusal zeka, verimliliğinizi nasıl geliştirir?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/duygusal-zeka-verimliliginizi-nasil-gelistirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2017 07:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143668</guid>

					<description><![CDATA[İş hayatında duygularımıza yenik düşmememiz gerektiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ne yazık ki genel olarak zekayı bilgi ya da bilişsel akıl yürütme yeteneği açısından düşünüyoruz, ancak iş yaşamında durum böyle değil. Duygusal zeka, kişinin kendisi ve başkaları arasındaki duyguları okuma, hissetme ve bunlara cevap verme becerisini ifade eder. Ve evet, kişisel ilişkileri yönetirken olağanüstü bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş hayatında duygularımıza yenik düşmememiz gerektiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ne yazık ki genel olarak zekayı bilgi ya da bilişsel akıl yürütme yeteneği açısından düşünüyoruz, ancak iş yaşamında durum böyle değil.</p>
<p>Duygusal zeka, kişinin kendisi ve başkaları arasındaki duyguları okuma, hissetme ve bunlara cevap verme becerisini ifade eder. Ve evet, kişisel ilişkileri yönetirken olağanüstü bir nitelik gibi görünebilir. Ancak duygusal zekanın iş yaşamındaki verimliliğinizi etkileyebileceğini öğrendiğinizde çok şaşıracaksınız.</p>
<p><strong>İşyerinde duygusal zeka ilkeleri</strong></p>
<p>Önce duygusal zekanın genel bir tanımından bahsettik. Şimdi de çalışma ortamında nasıl çalıştığını inceleyelim. Duygusal zeka, üç ana boyutta ortaya çıkar:</p>
<p><strong>Farkındalık ve düzenleme:</strong> İlk olarak, duygusal zekanın içsel tarafından bahsedebiliriz. Bu boyut, iç duygularınızı tanıma, analiz etme ve yanıt verme becerinizle ilgilidir. Örneğin, bir fikriniz var ve bunu grup içerisinde açıkladığınızda karşınızdaki insanlar size güldüğünde hissettiğiniz hayal kırıklığını veya aşağılamayı tanımanıza ve bu duyguyu kontrol edebilmenize olanak tanır.</p>
<p><strong>Empati:</strong> Başkalarının ne hissettiğini kolayca anlayabilmenizi sağlar. Bu da onlarla daha derin ve yansıtıcı düzeyde bağlantı kurmanıza, motivasyonlarına ve kim olduklarını anlamanıza olanak tanır.</p>
<p><strong>Sosyal beceriler:</strong> Duygusal zeka, size daha iyi sosyal beceriler sunar. Bu nedenle farklı hedef kitlelere hitap edebilirsiniz.</p>
<p>Zaten, bu özelliklerin yararını kolayca görebilirsiniz. Ancak duygusal zekanın size her gün nasıl daha verimli çalışmanızı sağladığı konusuna odaklanalım.</p>
<p><strong>Duygusal tepkileri anlama ve kontrol etme</strong></p>
<p>Kendi duygusal tepkilerinizi anlama yeteneğine sahip olduğunuzda, rahatsız edici durumlara karşı duygusal dalgalanmalara veya verimsiz tepkilere daha az duyarlı hale gelirsiniz. Öfke ya da panik olma hali zihninizi yarışa zorlar ve sizi rasyonel düşünmekten alıkoyar. Ayrıca hedeflere tek tek odaklanmanızı engeller. Bu da zaman kaybına neden olur ve verimliliğinizi anında tehlikeye atar.</p>
<p>Bunun yerine, bu duyguları nasıl kontrol edebileceğinize odaklanalım.</p>
<p><strong>Stres yönetimi ve kişisel bakım</strong></p>
<p>Girişimcilik peşinde koşanların her gün ne kadar çok stresle mücadele ettiklerinden fazlaca bahsediyoruz. Neredeyse her gün zor kararlarla karşı karşıya kaldıklarından ve düzenli olarak uzun saatler çalıştıklarından&#8230; Öyle ki; duygusal yönden zeki insanlar, kendi sınırlarını bilir ve işin stresinin ne zaman ilerlemeye başladığını anlayabilirler.</p>
<p>Dahası, öğle yemeğinde veya bir haftalık tatilde ekstra sadece 10 dakika mola verirler.</p>
<p><strong>Başkalarıyla iş birliği yapmak</strong></p>
<p>Tahmin edebileceğiniz gibi, duygusal açıdan akıllı liderler, diğer insanlarla iş birliği yaparken çok daha iyi ve hızlı bir tempoya sahiptirler. Bu insanlar, kolayca karşılarındaki insanların zayıf ve güçlü yönlerini anlayabilirler. Ayrıca empati kurabildikleri için fedakarlık yapmaktan da çekinmezler.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143668</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Açık planlı ofisler, üretkenliği öldürüyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/acik-planli-ofisleruretkenligi-olduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2017 12:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Açık]]></category>
		<category><![CDATA[açık ofis]]></category>
		<category><![CDATA[açık ofis sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[açık planlı ofisler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatında verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Ofis]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<category><![CDATA[Verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[yeni nesil ofisler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142637</guid>

					<description><![CDATA[40.000&#8217;den fazla çalışanın katıldığı kapsamlı bir çalışmada, açık ofis sisteminin istenilen yeterlilikte çalışmadığı ortaya konuldu. 1. Uzaktan çalışma, çok yakında yeni bir norm haline gelecek. Kısa süre önce yapılan Fuze  araştırmasına göre; işçilerin yüzde 83&#8217;ü verimli olabilmek için ofiste olmaya ihtiyaç duymadıklarını ve yüzde 38&#8217;i uzaktan çalışmaya izin verilirse işlerinden daha fazla keyif alacaklarını belirtti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>40.000&#8217;den fazla çalışanın katıldığı kapsamlı bir çalışmada, açık ofis sisteminin istenilen yeterlilikte çalışmadığı ortaya konuldu.</p>
<p>1. Uzaktan çalışma, çok yakında yeni bir norm haline gelecek. Kısa süre önce yapılan <a href="http://www.fuze.com">Fuze</a>  araştırmasına göre; işçilerin yüzde 83&#8217;ü verimli olabilmek için ofiste olmaya ihtiyaç duymadıklarını ve yüzde 38&#8217;i uzaktan çalışmaya izin verilirse işlerinden daha fazla keyif alacaklarını belirtti.</p>
<p>2. Fiziksel alanlar küçülüyor: Daha fazla şirketin ve ekibin bir araya gelmesini sağlayan bu sistem; en iyi fikirleri yaratan çalışma alanlarıyla işbirliğine dayalı bir ofis modeline geçileceğini gösteriyor.</p>
<p>3. Geleneksel masalar kaybolacak: Kapalı ofis ortamlarından ziyade, <a href="https://sosyalmedya.co/akilli-telefonunuzdan-kahve-ziyafeti/">kahve</a> zincirlerindeki masalar gibi bir çalışma ortamında ihtiyaçlara uygun alanlar oluşturulmaya çalışılacak.</p>
<p>4. Çalışma saatleri standart 9 &#8211; 5 değil de 7 gün 24 saat şeklinde tasarlanacak. Aslında, yakın tarihli bir Fidelity anketi, Millennials&#8217;ın daha esnek bir çalışma ortamı için ücret indirimi yapacağını da söylüyor.</p>
<p>Liste, şirketlerin açık plan ofisleri hakkındaki fikirlerini yansıtmaktadır. Maddelerin geneline bakıldığında; insanların bir ofiste çalışmak istemediklerini görüyoruz.</p>
<p>Üzücü bir gerçek var ki; insanlar, açık ofis ortamında kızgın bakışların olduğu gergin bir ortamda yaratıcı olamıyorlar. Açık ofis sistemi, beklenilenin aksine çok verimli sonuçlar vermemektedir. Eğer bu fikrin tam tersini düşünmeye devam ediyorsanız; size verimsiz olduğunu kanıtlayan bir örnek sunacağım:</p>
<p>ABD&#8217;de 300&#8217;den fazla şirketin katıldığı, 40.000&#8217;den fazla çalışanın yer aldığı araştırma, bu konuda bugüne kadar ki yapılan en kapsamlı araştırmadır. Çevresel Psikoloji Dergisi&#8217;nde yayınlanan sonuçları ise şöyle;</p>
<p>Kapalı özel ofisler, özellikle akustik ve mahremiyet konularında iç ortam kalitesi gibi birçok yönüyle açık plan düzenlerinden daha iyi performans gösterdi. Açık alan ofislerinde ise; gizlilik ve <a href="https://sosyalmedya.co/sese-asiri-duyarli-olanlar-yasadiginiz-mizofoni-olabilir/">gürültü</a> sorunu mevcuttur.</p>
<p>Açık ofis sistemleri, uzaktan bakıldığında güzel bir oluşum gibi görünse de; gürültü ve birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Bir çift kulaklık ile giderilebilen gürültü kirliliğinin aksine, görsel kirliliği engellemek mümkün değildir. Kafanıza bir havlu atmadan oyun çadırı gibi ekranı kapatmanın hiçbir yolu yoktur.</p>
<p>Sonuç olarak; bu konuyla ilgili şunları söylemek mümkün: Aslında, insanlar evde çalışmak istiyorlar ve açık plan ofisinden kurtulmak için maaşlarının azalmasına bile razılar.</p>
<p>Açık planlı ofisler, sadece verimliliği bozmakla kalmıyor, kişilerin işe gelme isteklerini dahi kaçırıyor. Garip olan durum ise; ofis alanlarını tasarlayan kişilerin ve onları işe alan yöneticilerin bu durumun farkına varmaması. Ama, siz her şeye rağmen açık planlı bir <a href="https://sosyalmedya.co/saglikli-ve-verimli-bir-ofis-ortami-icin-dikkat-edilmesi-gerekenler/">ofis</a> ortamında çalışmayı düşünüyorsanız eğer; bunu bir kez daha düşünmenizi öneririz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142637</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İyi bir sabaha başlamanın 5 kuralı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/iyi-bir-sabaha-baslamanin-5-kurali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alparslan Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2016 06:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sabah ritüelleri]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=110947</guid>

					<description><![CDATA[Zinde ve dinç bir şekilde işe başlamak, elbette o günün harika geçeceği anlamına gelmez. Fakat zihnen ve bedenen güne başlamaya hazır olmamak, muhtemelen mesainin bitmesi için dakika sayarak vakit geçirmeye çalışmak anlamına gelecektir. Nottingham Üniversitesi&#8217;nin 83 denek üzerinde yaptığı çalışma, bazı sabah ritüellerinin, gün içerisindeki çalışma verimi üzerinde olağanüstü bir etkisi olduğunu gösteriyor. Hatta kişisel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zinde ve dinç bir şekilde işe başlamak, elbette o günün harika geçeceği anlamına gelmez. <span id="more-110947"></span>Fakat zihnen ve bedenen güne başlamaya hazır olmamak, muhtemelen mesainin bitmesi için dakika sayarak vakit geçirmeye çalışmak anlamına gelecektir. Nottingham Üniversitesi&#8217;nin 83 denek üzerinde yaptığı çalışma, bazı sabah ritüellerinin, gün içerisindeki çalışma verimi üzerinde olağanüstü bir etkisi olduğunu gösteriyor. Hatta kişisel kontrol ve düşünce kabiliyetlerinin dahi, güne iyi başlamakla yakından ilgisi var.</p>
<p>İşte sabahlara daha iyi başlamanın 5 yolu;</p>
<p><strong>1 &#8211; Egzersiz </strong><br />
Güne spor yaparak başlamak, elbette sağlık açısından son derece faydalı. Fakat aynı zamanda güne büyük bir enerjiyle başlamak ve gün içerisinde hem zihinsel hem de fiziksel temponuzu en üst seviyede tutmanın yolu sabah sporundan geçiyor. İmkanlar dahilindeyse, yüzmek, sabaha başlamanın en iyi yolu. Fakat elbette küçük bir koşu dahi, hissedebileceğiniz ölçüde fark yaratacaktır.</p>
<p><strong>Planlama ve Strateji</strong><br />
Güne başlarken istemsiz de olsa her insan bir planlama yapar. Fakat bu planlamayı yaparken stratejik düşünmek gerekiyor. Gün içerisinde yapılacak işleri yukarıdan aşağıya yazıp, sonrasında da en üstten başlayarak işleri yapmaya çalışmak pek de stratejik olmayacaktır. İşinizin niteliğine göre doğru bir stratejiyle planlama yapmak, gün içerisinde daha verimli olmanızı sağlayacaktır.</p>
<p><strong>En zor işi ilk başta yapın</strong><br />
Mark Twain, &#8220;Sabaha canlı bir kurbağa yiyerek başlarsanız, günün geri kalanında başınıza daha kötü bir şey gelemez.&#8221; diyor. Yani güne en zor işi yaparak başladığınızda, geri kalan vakti çok daha rahat bir şekilde geçirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Motivasyon</strong><br />
Özellikle son yıllarda neredeyse sürekli duyduğumuz bir kelime, motivasyon&#8230; Gerçekçi olarak bakıldığında, hayattan zevk almadan çalışmak veya yaşamak çok da bir anlam ifade etmemelidir. Steve Jobs, &#8220;Her sabah aynaya baktığınızda şu soruyu sorun: &#8216;Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, bugün yine aynı şeyleri yapar mıydım?&#8217; Eğer art arda cevabınız &#8216;hayır&#8217; olmaya başladıysa, bir şeyleri değiştirmenin vakti gelmiş demektir.&#8221; diyor. Ve unutulmaması gereken, bir işi sevmeden yapan insanlar asla tam anlamıyla verimli olamaz.</p>
<p><strong>Sevdiğiniz bir ritüeliniz olsun</strong><br />
Egzersiz, yüzme, strateji veya planlama; tüm bunlar gün içerisinde sizi daha dinç bir hale getirecektir. Fakat güne keyifli başlayabilmek de en az fiziksel verim faktörleri kadar önemlidir. Bu yüzden sevdiğiniz bir sabah ritüeli size, güne daha mutlu başlama fırsatı sağlayacaktır. Bu ister ailenizle yapacağınız güzel bir kahvaltı olabilir, isterseniz de dinleyeceğiniz bir şarkı olabilir. Tüm bunlar çok daha keyifli ve verimli bir güne başlamanıza olanak sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">110947</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Üretkenliğinizi azaltan 8 kötü alışkanlık</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/uretkenliginizi-azaltan-8-kotu-aliskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Özhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 May 2016 08:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ofis]]></category>
		<category><![CDATA[Üretkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=130236</guid>

					<description><![CDATA[Kötü alışkanlıklar var ve bunlar bizden çok çevremizdeki insanların hayatını veya zamanını kötü geçirmesini sağlıyor. Düşünmeden konuşmak gibi. Ama bir de bize zarar veren ve bizim farkında bile olmadığımız kötü alışkanlıklarımız var. Bu alışkanlıklar performansımızı ve üretkenliğimizi düşürüyor. İnanmıyorsanız yazıyı okuduktan sonra bir düşünün: Sabahları acele hareket etmek! Yataktan çıkmanız ile evden çıkmanız arasında 10 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kötü alışkanlıklar var ve bunlar bizden çok çevremizdeki insanların hayatını veya zamanını kötü geçirmesini sağlıyor.<span id="more-130236"></span></p>
<p> Düşünmeden konuşmak gibi. Ama bir de bize zarar veren ve bizim farkında bile olmadığımız kötü alışkanlıklarımız var. Bu alışkanlıklar performansımızı ve üretkenliğimizi düşürüyor. İnanmıyorsanız yazıyı okuduktan sonra bir düşünün:</p>
<p><strong>Sabahları acele hareket etmek!</strong></p>
<p>Yataktan çıkmanız ile evden çıkmanız arasında 10 dakika gibi bir zaman geçiyorsa büyük bir yanlıştasınız. Eğer bunu yaparsanız gününüz kötü başlamış olur ve muhtemelen öyle gider. Vücudunuzun kendine gelmesi için ona zaman tanımalısınız. Uyanıp yatakta biraz oturmak, kalkıp basit bir kaç hareket ile vücudu esnetmek, duş almak, dişleri fırçalamak gibi şeyler vücudunuzun kendine gelmesini ve gerekli hormonların salgılanmasını sağlar. Bu nedenle acele hareket etmek yerine daha erken kalkmayı ve yukarıdaki şeyleri rutin haline getirmeyi deneyin. Farkı göreceksiniz. Gününüz iyi başladığı için üretkenliğiniz de artacaktır.</p>
<p><strong>Kahvaltıyı atlamak!</strong></p>
<p>Kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden birini yapıyorsunuz, lütfen yapmayın. Genellikle ilk maddedeki &#8220;acele&#8221; ile ilgili olsa da bir çok zaman kahvaltıyı anlamsız sebeplerle atlıyoruz.</p>
<p>Sabaha kadar uyuduğumuz ve haliyle bir şey yemediğimiz için kan şekerimiz düşük bir şekilde uyanırız. Çoğu zaman gergin, yorgun ve hatta sinirli hissetmemizin nedeni de budur. Eğer bunu atlatmak için güzel bir kahvaltı yapmazsak günümüzün tamamına yansır. Boşuna demiyorlar &#8220;kahvaltının mutlulukla bir ilgisi var&#8221; diye. Siz de sabah kalktığınız zaman mutlaka güzel bir kahvaltı ile güne başlayın.</p>
<p><strong>Kolay işleri sabah halletmek!</strong></p>
<p>Her ne kadar kulağa mantıklı gibi gelse de ilk işiniz kolay şeyleri yapmak olmamalı. Eğer öyle yaparsanız zor ve mücadele gerektiren şeyleri listenin sonuna ite ite en sonunda kısıtlı bir zamanda, dolu bir kafa ile çalışmak zorunda kalırsınız. Sabahları zihnin en taze ve açık olduğu zamanlarda, henüz başka şeylerle kafanız meşgul olmamışken zor işleri hallederseniz günün kalanında zor işleri düşünmek zorunda kalmaz, kolay işleri zaten kolaylıkla yapabilirsiniz.</p>
<p>Günlük bir görev listesini sabah oluşturun ve zor olanları ile güne başlayın.</p>
<p><strong>Epostalara geldiği gibi yanıt vermeye çalışmak!</strong></p>
<p>Epostanın var olma amacı bizi rahat ettirmek, rahatsız ettirmek değil. Bunu unutmayın. Bu nedenle her gelen epostaya anında cevap vermek zorundaymışsınız gibi hissetmeyi bırakın.</p>
<p>Üretkenliğinizi artırabilmek için bırakmanız gereken bir alışkanlıktır bu. En iyisi hemen tüm cihazlarınızda eposta ayarlarınıza girin ve &#8220;bildirim&#8221; özelliğini kapatın. Çalışmalarınız sırasında belirli aralıklarla maillerinizi kontrol etmeye başlayın ve hem kendi yoğunluğunuz hem de mailin önem sırasına göre cevaplarınızı yazın. Böylece gün içinde defalarca bölünmeyi engellemiş olacaksınız.</p>
<p><strong>Sosyal medya takibi yapmak!</strong></p>
<p>Siz bir &#8220;sosyal medya takip yazılımı&#8221; değilsiniz. Bir şeyler kaçırmanız gayet doğal ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki kaçırdığınız şeyler önemli şeyler değil.</p>
<p>Bu nedenle çalışma sırasında sizi bölmemesi için sosyal medya hesaplarınızın bildirimlerini de kapatmalısınız. Bildirimleri kapatın ve gün içinde bir kaç defa girip kontrol edin. Emin olun zarardan çok fayda göreceksiniz.</p>
<p>Unutmadan, sadece 2 dakika kontrol etmek için sosyal medya hesaplarınıza girdiğinizde en az 20 dakika zaman kaybediyorsunuz. Bir de böyle düşünün!</p>
<p>Çok önemli olduğunu ve anında görmeniz gerektiğini düşündüğünüz şeyler için özel bildirimler kurabilir, Google Alert gibi araçlar kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Öğlen yemeği sırasında çalışmak veya çalışırken öğlen yemeği yemek!</strong></p>
<p>Sabahtan beri çalışıyorsunuz bir arayı bile hak etmediğinizi mi düşünüyorsunuz? <a href="http://www.npr.org/sections/thesalt/2015/03/05/390726886/were-not-taking-enough-lunch-breaks-why-thats-bad-for-business" target="_blank">Araştırmalara göre</a> ofis çalışanlarının %80&#8217;i neredeyse sürekli ofiste ve masasında öğlen yemeğini yiyor. Muhtemelen bu sizin suçunuz değildir. Hem vücudunuza zarar veriyorsunuz hem üretkenliğinize zarar veriyorsunuz. Yapmayın!</p>
<p>Öğlen yemeğiniz için mutlaka masanızdan kalkın, mutfakta, kafe, restoran veya güzel bir parkta öğlen yemeğinizi yiyin. Hem vücudunuz için hem de üretkenliğiniz için çok faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>Dinlemiyorsunuz! </strong></p>
<p>&#8220;İki işi bir arada yapıyorum, harikayım!&#8221; diye düşünüyorsanız bırakın veya düşünen birileriyle beraberseniz hemen oradan uzaklaşın. Özellikle birisi sizinle konuşuyorken ona dikkatinizi vermiyorsanız ve bu sırada çalışıyorsanız hem ondan bir şey anlamazsınız hem de çalışmanız verimli olmaz. Karşınızdakine yaptığınız saygısızlığa girmiyorum bile.</p>
<p>Biriyle konuşurken, telefondayken veya bir şeyler yaparken tam odaklanmaya çalışın. Böylece hem yaptığınız iş verimli olur hem karşınızdakini iyi anlarsınız ve en önemlisi kendi zamanınız ile beraber başkasının da boşa gidecek zamanını kurtarmış olursunuz.</p>
<p><strong>Uyumadan önce telefonunuzla oynuyorsunuz! </strong></p>
<p>Geldik en kötü alışkanlığımıza, hatta çağımızın hastalığı bile diyebiliriz. Yatakta telefonla oynamak! Apple ekran rengini değiştiren bir uygulama yaptı diye telefonla oynayabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hala o telefonu elinize almanız demek verimli bir uykuya veda etmek anlamına geliyor. Bu nedenle yatağa girmeden önce telefonunuzla işinizi bitirin ve mümkünse elinizi attığınızda ulaşamayacağınız bir yerde bırakarak yatağa girin. Sabah iyi bir uyku almış olarak uyandığınız zaman gece kaçırdığınızı düşündüğünüz şeylerle ilgilenirsiniz&#8230;</p>
<p>Hatta mümkünse yatak odanızda elektronik hiç bir cihaz olmasın. <a href="http://lifehacker.com/293625/get-a-better-nights-sleep-without-electronic-media" target="_blank">Ben demiyorum, Lifehacker diyor</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">130236</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
