<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Wanda arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/wanda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/wanda/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 May 2014 17:04:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>‘BEĞEN’ilmek mi, ‘PAYLAŞ’ılmak mı? [DOSYA]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2012 13:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Afşin Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bakır]]></category>
		<category><![CDATA[Beğen]]></category>
		<category><![CDATA[Christoph Bornschein]]></category>
		<category><![CDATA[Dominic Sparkes]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Emeric Ernoult]]></category>
		<category><![CDATA[Krombera]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Karabağlı]]></category>
		<category><![CDATA[Ödül Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaş]]></category>
		<category><![CDATA[Plasenta]]></category>
		<category><![CDATA[Reach]]></category>
		<category><![CDATA[Selva Aydıner]]></category>
		<category><![CDATA[Sertaç Şener]]></category>
		<category><![CDATA[Wanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=51074</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyada tıklayacak düğme çok. Yükle, yayınla, beğen, orada paylaş, burada paylaş, ekle, yorum yap, etiketle, pin’le, tweet’le, Retweet yap, +1'le vs...Örneğin, Facebook’tan aldığımız bilgilere göre...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada tıklayacak düğme çok. Yükle, yayınla, beğen, orada paylaş, burada paylaş, ekle, yorum yap, etiketle, pin’le, tweet’le, Retweet yap, +1&#8217;le vs&#8230;</p>
<p>Örneğin, Facebook’tan aldığımız bilgilere göre:</p>
<ul>
<li>Tam 1 milyar kişi Facebook’u ayda en az bir kez kullanıyor.</li>
<li><strong>Facebook açıldığından beri toplam 1.13 trilyon kez like tuşuna basılmış.</strong></li>
<li><strong>Facebook’ta günde</strong> <strong>2.45 milyar içerik ve beğenilen 2.7 milyar post paylaşılıyor.</strong></li>
<li>Günde ortalama 300 milyodan fazla fotoğraf yükleniyor.</li>
<li>219 milyar fotoğraf paylaşılmış. <em>(Veriler 9/10/2012 tarihine aittir. Silinmiş fotoğraflar rakamlara dahil değildir. Fotoğraf paylaşımı için rakamlar 2005 sonbaharından itibaren ölçümlenmiştir.)</em></li>
<li>17 milyar check-in <em>(Bu rakama lokasyon etiketlemeli post’lar da dahildir. Veriler 9/10/201 tarihine aittir. Rakamlar Ağustos 2010 tarihinden itibaren ölçümlenmiştir.)</em></li>
<li>Facebook üzerinden 62.6 milyon şarkı 22 milyar kez çalınmış/dinlenmiş.</li>
</ul>
<p><em>(Veriler 9/10/201 tarihine aittir. Rakamlar, Müzik Dinleneme uygulamasının başladığı tarih olan Eylül 2011’den itibaren ölçümlenmiştir.)</em></p>
<p>Markaların da ajansların da derdi hedef kitlelerini o düğmelere mümkün olduğu kadar çok tıklatmak. Aslında önemli olan tüketiciyi o düğmeye nasıl tıklattığınız. <em>‘Ne olursa olsun rakamlarımız yüksek olsun’</em> diyerek sosyal medya magazinciliğini tercih eden de var, <em>‘Kim neyi beğenir, paylaşır?’</em> diye soran da, <em>‘Bize yakışan içerik nedir?’</em> diyen de&#8230;  Genel olarak <em>(istisnalar kaideyi bozmaz)</em> markalar <strong>&#8216;Nicelik!!!&#8217;</strong> diye, ajanslar <strong>&#8216;Nitelik!!!&#8217;</strong> diye haykırıyor. Rekabet sayılar üzerinde dönüyor. Bir işten çıkan sonucun olumlu ya da olumsuz olduğunu yine rakamlarla ölçülüyor. Peki başarı kriteri dediğimiz zaman kim, neyi tercih ediyor? Beğenilmeyi mi, paylaşılmayı mı?</p>
<p>Konuyla ilgili hem reklamverenlere/markalara hem de yabancı ve Türk ajanslara gittik. Soru tek: &#8216;<strong>BEĞEN’ilmek mi, ‘PAYLAŞ’ılmak mı?&#8217;</strong></p>
<p><em>(Burada ‘beğen’ ve ‘paylaş’ kelimeleri Facebook’un tekelinde olan kelimeler anlamında değil; sosyal medyada platformlarında beğeniyi ve paylaşmayı temsil eden tuşlar için kullanıldı. Buna Reblog, Repin, ReTweet, Paylaş butonlarının hepsi dahil.) </em></p>
<p>Görüşlerin hemen hemen hepsi paylaşılmayı nitelik, beğenilmeyi nicelik olarak tanımlar nitelikte. İkisi de önemli diyen de var, hiçbiri diyen de veya sadece birini seçen de…</p>
<p>Krombera Kurucu Ortaklarından Alper Afşin Özdemir, bize gönderdiği görüşünün girişinde <a href="http://www.dr.com.tr/Kitap/Unmarketing/Scott-Stratten/Egitim-Basvuru/Is-Ekonomi-Hukuk/Satis-Pazarlama-Halkla-Iliskiler/urunno=0000000370580" target="_blank">Unmarketing</a> kitabının yazarı Scott Stratten’dan bir alıntıyı paylaşmış. Stratten, <strong>‘’Pazarlamayı bırakın, bağ kurmaya başlayın’’ </strong>diyerek sosyal medya için bir banka benzetmesi yapıyor. <strong>‘’Bir bankada hesap açıp da içine hiçbir şey yatırmadan $5000 çekme talebinde bulunamazsınız. Bankacı deli olduğunuzu düşünür. </strong>Yine de insanlar sosyal medyaya giriyorlar, hesap açıyorlar ve sonunda şikayetçi oluyorlar…’’</p>
<p>Bu benzetme aslında her şeyi özetliyor. Ama biz yine de kim, ne demiş, ona bakalım bir de&#8230;</p>
<p>İşte size hem sektör profesyonellerinin hem de markaların görüşlerini bir arada bulabileceğiniz bir dosya. <strong></strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Doğru hedef kitlenin paylaşımı beğeninin bir adım önündedir[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-51096" title="Selva Aydıner" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21.jpg" alt="" width="255" height="365" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Jack-Daniels-Selva_Aydiner_21-209x300.jpg 209w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/selvaaydiner" target="_blank">Selva Aydıner</a>, Jack Daniel’s ve Southern Comfort Kıdemli Marka Müdürü</strong></p>
<p>Günümüzde internet ve sosyal medya birer kanal değil, günlük yaşamımızın önemli parçaları. İnsanlar hissiyatlarını, memnuniyet/memnuniyetsizliklerini, görüşlerini anlatmak istiyorlar.  Markalar ile konuşamazlarsa, zaten arkadaşlarıyla veya sosyal çevreleriyle paylaşıyorlar.</p>
<p>Artık kurumsal söylemler ve basmakalıp cümlelerdense, tüketicinin dilini konuşmak markalar için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta. Çok uzun bir tarihi olan Jack Daniel’s markasının çok keyifli ve sevenlerinin paylaşmaktan keyif aldığı hikayeleri olduğu için biz bunları güncel deneyimlerle birlikte konuşuyoruz. <strong>Paylaşım, içeriklerinin kalitesi ve markanın doğasıyla uyumu, yönetilen markanın gerçek kitlesini de belirliyor.</strong><em> </em>Bunun sonucu olarak Jack Daniel’s Türkiye Facebook sayfamız, Türkiye’deki en çok takipçiye sahip ithal içki markası. Ayrıca etkileşim rakamları da oldukça yüksek seviyede. Bunun temel sebebi takipçi sayımızın ağırlıklı olarak organik büyümeden kaynaklanması.</p>
<p><strong><em>İnandırıcılık tavsiye ile arttığı ve markanın kendisinden bahsetmesi yerine, onun sevenlerinin bahsetmesi demek olduğu için – tabii ki doğru hedef kitlenin paylaşımı beğeninin bir adım önündedir.</em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Hem beğenilme hem paylaşılma hem de yorumlar bizim için önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51099" title="Sertaç Şener" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener.jpg" alt="" width="255" height="349" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/sertac_sener-219x300.jpg 219w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="http://www.linkedin.com/pub/serta%C3%A7-%C5%9Fener/9/868/b16" target="_blank">Sertaç Şener</a>, Nokia Türkiye Pazarlama Direktörü</strong></p>
<p>Nokia Türkiye olarak sosyal medyada gördüğümüz ilgiden son derece memnunuz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmaların karşılığında son derece olumlu dönüşler elde ediyoruz. Kullanıcı yorumlarından pozitif olan bir yorumun neden pozitif, negatif bir yorumun neden negatif olduğunu anlamaya çalışıyoruz ve paylaşılan içerikleri analiz edip, geleceğe dönük aksiyonlarımızı buna göre planlıyoruz.</p>
<p>Sosyal medya ortamı, nihai kullanıcıyla doğrudan iletişim kurmamızı sağlayan çok önemli bir mecra olduğu için, yayınladığımız içeriğin türüne bağlı olarak hem beğenilme hem paylaşılma hem de yorumlar bizim için çok önemli. Bu nedenle hem üreticinin hem de tüketicinin sosyal medyayı karşılıklı olarak etkin bir şekilde kullanması her iki taraf için de büyük avantaj sağlıyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Paylaşmak ya da beğenmek değil, KİMİN paylaşıp beğendiği önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51101" title="Christoph Bornschein" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg.jpg" alt="" width="255" height="356" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/tlgg-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/Playrough" target="_blank">Christoph Bornschein</a>, TLGG CEO</strong></p>
<p>Bana göre beğenmek ya da paylaşmak olsun; her türlü interaction markalar için büyük önem taşıyor. <strong>Herkesin yakın zamanda farkedeceği şey ise; bu içerikleri KİMİN paylaştığını ya da beğendiğini anlamadan bütün bu beğeni ve paylaşımların anlamsız olacağı.</strong> Kullanıcının kim olduğunu bilmeden, ne tip bir tüketici olduğunu anlamadan sağlanan inreaction gerçek bir iş değeri ortaya çıkaramadığınızı gösterir.</p>
<p>Benim kişisel görüşüm markaların yakın zamanda kullanıcıların kim olduğunu belirleme adına adım atacakları ya da birilerine adım attıracakları yönünde. Çünkü ancak o zaman sosyal medyada yatırımın geri dönüş oranını (ROI) alabiliriz/anlayabiliriz.</p>
<p>‘Beğenmek mi, paylaşmak mı?’ demeden ve tartışmadan önce içerikle hedeflediğiniz ve o içerikle etkileşim yapan kullanıcının ya da tüketicinin kim olduğuna ve kim olması gerektiğine odaklanmak lazım.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Markalara tavsiyemiz: Önce kullanışlı olun. Rakamlar için sonra endişelenin[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51103" title="Dominic Sparkes" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes.jpg" alt="" width="255" height="262" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Dom-Sparkes-45x45.jpg 45w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/domsparks" target="_blank">Dominic Sparkes</a>, CEO, Tempero: Social Media Management</strong></p>
<p>Sektörel anlamda sosyal medya hala çocukluk dönemini yaşıyor. Tıpkı radyo, televizyon ve dijital reklamcılık gibi&#8230; Onlar da ilk zamanlarında şaşaalı bir dönem, yüksek rakamlar, astronomik reach’ler yakamışlardı. Fakat zamanla asıl konu olan ‘niteliğin’ nicelikten çok daha önemli olduğu anlaşıldı. Bu durum sosyal medya için de olacaktır.</p>
<p>Şu an için ise henüz ulaşılmamış ‘milyarlarca’ insandan/tüketiciden dolayı rakamların baş döndürücü etkisi altındayız. Ortam bir ‘pazarlama cenneti’ gibi görünüyor.  Gerçek şu ki: mass online kitleye belirli bir hedefleme yapmadan ya da belli bir amaca sahip olmadan ‘brandcasting’ yapmak markaya son derece zarar verir; verecektir. Artık hepimiz spam’lerden tiksinmiyor muyuz mesela?</p>
<p><strong>Birçok global markayı sosyal medyada temsil eden bir dijital ajans olarak astronomik rakamlarla reklamverenin/markanın başını döndürmek bizim için de çok kolay. Fakat asıl değer ‘sosyal’ olmak için sebep yaratmakta ve insanlarla gerçek anlamda bir etkileşim sağlamakta yatıyor<em>.</em></strong> Bu ilk başta küçük bir kitle ve sayısı az bir topluluk ile olsa bile&#8230; Rekabet ‘beğeni’ ya da ‘paylaşma’ rakamları üzerinden olmamalı.</p>
<p>Eğer bir markaya sosyal medya ile ilgili tek bir tavsiye verecek olacak, söyleyeceğimiz şey sadece şudur: “Önce işe yarar/kullanışlı olun. Rakamlar için sonra endişelenin.”</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Genel başarı kriterlerine göre sosyal aksiyonlar değil, amaca ve içeriğe uygun sosyal aksiyonlar önemli[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51108" title="Ödül Küçük" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük.jpg" alt="" width="255" height="346" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Ödül-Küçük-221x300.jpg 221w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/odul_kucuk" target="_blank">Ödül Küçük</a>, Plasenta İş Geliştirme Müdürü</strong></p>
<p>Açıkçası biz Plasenta olarak sosyal aksiyonların her birini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Her aksiyonun arkasında yatan farklı bir motivasyon ve aksiyon sonrası kullanıcının social currency’sine farklı yansıyan  bir etki olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p>Bu konuda markanın ihtiyaçları ve başarı kriterleriyle kullanıcıların ihtiyaçlarını kesinlikle birbirinden ayrıştırmamalıyız. Dolayısıyla markalar için “şu veya bu aksiyon daha başarılı” sonucu işaret eder demenin doğru olmadığını düşünüyoruz.</p>
<p><strong><em>Elbette ki kullanıcı tarafından gösterilen efor göz önüne alındığında “paylaşmak” daha büyük bir psikolojik değere sahip, fakat marka içeriğinin hangi stratejiyle ve ne amaçla servis edildiği, sonucunda karşılaşılan sosyal aksiyonun değerlendirilmesinde kuvvetli bir korelasyon içeriyor.</em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>Bu yüzden, yönetim (sayfa/hesap) başarısının genel olarak sosyal aksiyonlardan birinin görece üstünlüğüne göre değil, farklı strateji ve hedeflere sahip içerik kategorilerinin dinamiklerine göre kendi içlerinde değerlendirilmesi sonucunda oluşan tabloya göre belirlenmesini doğru buluyoruz.</p>
<p>Örneğin; amacı “conversation yaratmak” olan bir içeriğin mecrasına göre bile değişkenlik gösterecek sosyal aksiyon ihtiyacı başka, “hızla yayılması hedeflenen” bir içeriğin başka olacaktır. <strong>Dolayısıyla biz genel başarı kriterlerine göre sosyal aksiyonlar değil, amaca ve içeriğe uygun sosyal aksiyonlar şeklinde yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz.</strong></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Artık herkes bunun bir skor işi olmadığının farkında[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51109" title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/lara-photo.jpg" alt="" width="255" height="281" /><a href="https://twitter.com/thelaraab" target="_blank">Lara Akış Baruh</a>, Wanda Socialist Group Head</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı platformların dinamiklerine göre değişkenlik gösteriyor. Okunma / görüntülenme sayısı gibi verilerin birebir kriter olacak kadar gerçeği yansıttığını düşünmüyorum. Elbette fikir veriyor ancak kaç kişinin gerçekten görüp görmediği hakkında hala dijital alanda bilgi eksikleri var. İçerik üretiminin değeri ise hala “Content is the King!” seviyelerine ulaşamadı ülkemizde. <strong>Markaların genel stratejileri ve sosyal medyadaki ürkeklikleri de “paylaş”ılmaya değer içerik yaratılmasını engelliyor.</strong><em> </em>Türk tüketicisinin davranışlarında genelde kampanyaları paylaşmaya daha eğilimli olduklarını görebiliyoruz. <strong>Facebook gibi platformlarda üretilen içeriklere bakarsak “beğen”mek çok daha kolay ve alışıldık bir aksiyon.</strong> Dolayısıyla tüketici tarafından girdiğimiz içeriklerin “beğen”ilmesi bizim açımızdan daha önemli. Zaten beğendiği zaman aynı zamanda profilinde de paylaşmış oluyor.  Yorum derseniz ayrı bir mesele. Beğenmek, paylaşmak gibi aksiyonlar varken tüketicinin yorum yapması zorlaşıyor. Tüketici hala kısa kısa yazabileceği interaksiyonları, alternatifleri seviyor, 1-2-3-4 yazmak kadar kolay şeyleri tercih ediyor. <strong>Twitter ise tüketiciyle ilişkinin daha zor kurulduğu ve aksiyonların çok daha düşünülerek alındığı bir alan. Favorite Button bizim için elbette önemli; ancak bize bu içeriğini beğendiğini nedense takipçileriyle paylaşacak değerde bulmadığını gösteriyor. Bu nedenle kriterimiz Retweet oluyor bu alanda. </strong></p>
<p>Hayran ve takipçi sayılarında ise çok farklı noktalardayız. Markaların da hızlıca adapte olduğu birtakım metrikler var artık. Engagement rate, People Talking About gibi. Artık herkes bunun bir skor işi olmadığının farkında çünkü biz burada birebir satış yapmıyoruz. Biz istediğimiz mesajları verebilmek adına markanın imajını yaratıyoruz. Bu nedenle <strong>orada ne kadar hayran veya takipçimiz olduğundansa; onlarla ne kadar iletişime geçtiğimiz, onların derdine derman bulup bulamadığımız, onların isteklerine karşılık verip veremediğimiz önem kazanıyor.</strong> Bu nedenle elbette tüketicinin benim mesajımı taşımak için yaptığı aksiyonlar çok önemli. Bunu “beğen”erek de, “paylaş”arak da yapabilir. İkisi de yapılan işin başarılı olduğunu gösterir.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Bizim için öncelik, yaptığımız işin gerçekten işe yaradığına inanmış olmak[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51110" title="Barış Bakır" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/DSCN2936.jpg" alt="" width="255" height="273" /><a href="http://www.linkedin.com/in/barisbakir" target="_blank">Barış Bakır</a>, Ajans Luxus Ortağı</strong></p>
<p>Sosyal medya ölçümlemesinde kullanılan teknikler ne yazık ki televizyon döneminin son derece anlamsız olan teknikleri. Nasıl eskiden GRP’lere ya da share’lere bakılıyordu, bugün de bu alışkanlık “like” sayılarına “fan” sayılarına bakılarak devam ediliyor. <strong>Bu, özellikle reklamveren tarafındaki profesyonellerin kendilerini güvende hissetmek için rakamların ardına gizlenmelerinden dolayı ortaya çıkıyor.</strong> Ancak insanların istekli bir şekilde markalarla iletişime geçtiği sosyal medyada, bu tarz ölçüm teknikleriyle yapılan işin başarısını ölçmeye çalışmak imkânsız. Bu, bence sadece “like”lar ve “fan sayıları” için değil, paylaşımlar ve retweetler gibi kullanıcının maruz kaldığı içeriği benimseyerek yaydığı durumlar için de geçerli. Bir markanın içeriği paylaşılabilir ya da retweet edilebilir. Ama bu, içeriğin gerçekten markanın iletişim amacına hizmet ettiğini göstermez.</p>
<p>Tüm dijital mecralar gibi sosyal medya da bugüne kadar hiçbir mecranın sunmadığı ölçüm tekniklerini sunuyor. Ancak insanların büyük kitlesel sınıflara bölünemediği bir tüketim çağı yaşıyoruz. İnsanları sadece bir yazılım tarafından üretilen datayla anlamak mümkün değil. <strong>Bu yüzden sosyal medyayla ilgilenen insanların çok daha cesaretli olması ve üzerinde çalıştıkları sistemlerden elde ettikleri rakamları kişisel birikimleri sayesinde elde ettikleri içgörülerle birleştirerek yorumlayabilmeleri gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Günün sonunda bir içerik ajansı olarak yaptığımız işi rakamlarla değerlendirmemiz gerektiğinde fan sayıları ya da beğenmeler yerine paylaşmalar ya da retweetler bizim için daha önemli.</strong> Ancak bunlar da yeterli değil. Bizim için öncelik olan, yaptığımız işin gerçekten işe yaradığına inanmış olmak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal dolaşım kavramından bahsetmek gerekiyor[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-51111" title="Alper Afşin Özdemir" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir.jpg" alt="" width="255" height="312" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Alper_Afsin_Ozdemir-245x300.jpg 245w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="http://www.krombera.com/alperozdemir/" target="_blank">Alper Afşin Özdemir</a>, Krombera Kurucu Ortak / Ajans Başkanı</strong></p>
<p>Bu soruya son zamanlarda okuduğum bir kitaptan alıntı yaparak başlamak istiyorum. Unmarketing kitabının yazarı Scott Stratten, <strong>‘’Pazarlamayı bırakın, bağ kurmaya başlayın’’</strong><em><strong> </strong></em>diyerek sosyal medya için bir banka benzetmesi yapıyor. <strong>‘’Bir bankada hesap açıp da içine hiçbir şey yatırmadan $5000 çekme talebinde bulunamazsınız. Bankacı deli olduğunuzu düşünür. Yine de insanlar sosyal medyaya giriyorlar, hesap açıyorlar ve sonunda şikayetçi oluyorlar…’’ sözleriyle düşüncesini ifade eden Stratten aslında çok doğru bir örneklemede bulunmuş.</strong></p>
<p>Bugün birçok marka sosyal medyada bulunmanın gerekliliğine ikna olmuş durumda. Fakat gözden kaçırılan bir nokta var ki o da, bu platformlarda ‘’ne şekilde’’ yer alınması, kitlelere ‘’ne konuşmak’’ gerektiği. <strong>İnsanlara markanızı beğenmeleri için sunduğunuz değer teklifiniz ne? Burada da ‘’social currency’’ (sosyal dolaşım) kavramından bahsetmek gerekiyor. </strong>Sosyal medyanın karşılıklı sohbet eylemi olduğunu düşünürsek, sosyal dolaşım da bu sohbeti tetikleyen ve ilgiyi canlı tutan herhangi bir şey olabilir. Krombera bu noktada, gerçek hayatta var olan hikayeleri sahipleniyor. Markaların hikayelerini anlatabilecekleri bir alan sunarak, müşterileriyle doğal yoldan etkileşim yaratan, uzun soluklu ilişkiler kurmalarını hedefliyor.</p>
<p>Bizim yapmaya çalıştığımız, bu sosyal dolaşım içerisinde insanlara dokunarak marka ile dijital bir deneyim yaşamalarını sağlamak ve bunun karşılığında marka ile ilgili tecrübelerini paylaşmalarını tetiklemek. “Yalnızca ürün değil, ürün deneyimi” de bir o kadar önemli diyebiliriz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sizin 10 bin takipçinizin olması 10 bin kişinin de sizinle ilgileniyor olması anlamına gelmez[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-51112" title="Merve Karabağlı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı.jpg" alt="" width="255" height="331" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı.jpg 255w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/11/Papillon-Merve-Karabağlı-231x300.jpg 231w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /><a href="https://twitter.com/mervemsi" target="_blank">Merve Karabağlı</a>, Papillon Sosyal Medya Koordinatörü</strong></p>
<p><strong>‘Peki şimdi bizi kaç kişi beğenecek/beğendi Facebook’ta? Kaç kişi takip edecek/ediyor Twitter’da?’’Bunlar, bir markanın sosyal medyaya adımını atmadan önce başlayan ve başladıktan sonra da bitmeyecek olan sorularıdır.</strong> Markaların bu şekilde düşünmesi çok normal. Çünkü öncelikle o kişilere her an ulaşabiliriz hissiyatında oluyorlar ya da markayı takip eden/sayfasını beğenen her kişinin markaya ait içeriklerle ilgilenmek zorunda olduklarını düşünüyorlar. <strong>Sizin 10 bin takipçinizin olması 10 bin kişinin de sizinle ilgileniyor olması anlamına gelmez.</strong> İnsanlar bir markanın sosyal hesabını takip ederken/beğenirken şu maddeler etken oluyor;</p>
<ol>
<li>Markanın bilinirliği : Kişi markayı kullanmasa bile tanıdığı için beğeniyor.</li>
<li>Markanın tüketicisi olması: Kişi ürün veya hizmeti deneyimlediği için beğeniyor.</li>
<li>Marka tarafından kullanıcıyı etkileyen içeriğin paylaşılması: Kişi o markaya ait ürün veya hizmeti kullansa da kullanmasa da eğer içeriği beğendiyse PAYLAŞIYOR.</li>
<li>Yarışma veya kampanya olması: Kişi markaya ait ürün veya hizmeti kullansa da kullanmasa da verilen ödüle sahip olmak için PAYLAŞIYOR.</li>
</ol>
<p>Bu etkenlere bakıldığında ilk 2 maddeden dolayı beğenenleriniz/takipçileriniz varsa ve diğer maddelerde de iyi olursanız beğeni ve takipçi sayınız daha hızlı artar. Burada paylaşmaya iten etkenler 3. ve 4. maddelerdir.</p>
<p><strong>Markaya bunu baştan izah etmek gerekir yoksa sadece beğensinler, takip etsinler demek bir kalabalığı bir yere toplayıp hiçbir organizasyon düzenlemeden onları aynı yerde tutmaya çalışmak demektir.</strong><strong><em> </em></strong>Eğer ki topladığınız grup sizinle ilgilensin istiyorsanız sahnede onun dikkatini çekmek, eğlendirmek, yanında olmak, güzel anlarınızı paylaşmak zorundasınız ki onlar da sizi PAYLAŞSIN. Eğer ki bunları başarabiliyorsanız o zaman sizinle gerçekten ilgilenen 10 bin beğenen/takipçiye sahipsiniz demektir ve sayıyı önemsemekte haklısınız. İşte o zaman yüksek beğeniye sahip/ takipçsi olan sayfalara baktığınızda (bu 4 madde de gerçekleşiyorsa) diyebilirsiniz ki bu sayının yüksek olması bir başarıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/begenilmek-mi-paylasilmak-mi-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">51074</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tüketici 2.0 ile İletişimin Yolu: Topluluk Yönetimi [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/topluluk-yonetimi/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/topluluk-yonetimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 11:41:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Truby]]></category>
		<category><![CDATA[Ali İhsan Altıparmakoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Charlotte Lesage]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer.net]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Philippe Vellozzo]]></category>
		<category><![CDATA[Topluluk Yöneticisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uğue Tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[Wanda]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Azoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=18907</guid>

					<description><![CDATA[Son zamanlarda hem dijital ajanslar hem de sosyal medyada aktif olan markalar tarafından çok aranan bir kişi var. Topluluk Yöneticisi. Yıldızı yükselen bir iş tanımı evet; ama kafaları karıştırdığı da kesin. Quara.com’da gördüğüm bir soru da marka/müşteri tarafındaki kavram...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda hem dijital ajanslar hem de sosyal medyada aktif olan markalar tarafından çok aranan bir kişi var. Topluluk Yöneticisi. Yıldızı yükselen bir iş tanımı evet; ama kafaları karıştırdığı da kesin. <a href="http://www.quora.com/Will-community-management-in-social-network-replace-PR-agencies">Quora.com’da gördüğüm</a> bir soru da marka/müşteri tarafındaki kavram karmaşasını gözler önüne seriyor. “Firmamız için bir PR uzmanını işe almak istiyoruz fakat acaba bu bütçeyi iyi bir topluluk yöneticisine ve sosyal ağlara mı harcasak?”</p>
<p>Soru bu. Bir de cevaplar var tabii. Yazılan cevaplardan kitap yazılırdı aslında ama biz şimdilik dosya konusu yapmakla yetindik. Uzman görüşleri aynı. Halkla ilişkiler ve topluluk yönetimi tanımı dijital ortama gelindiğinde ortak noktalara sahip olsa da, birbiri ile yer değiştiremeyecek kavramlar. Peki bu yıldızı yükselen iş tanımının marka iletişimi içindeki önemi nedir? Gelecekte ne olur?</p>
<p>Community Manager &#8211; yani Topluluk Yöneticisi &#8211; bir marka etrafındaki online toplulukları yaratan, büyüten ve yöneten kişiye deniyor. Aslında topluluk yönetiminin kabaca tarifi, online araçları kullanarak tüketiciler ile ‘insani’ boyutta iletişim kurmak. Markayı daha canayakın hale getirmek. Kullanılan tabir ‘in a human way&#8230;’ Tüketiciler dijital ortamda karşılarında bir ‘insan’ bulmaktan hoşlanıyor. Topluluk yöneticisi öncelikle bunu sağlıyor. Ve bu iş tanımı her geçen gün değerleniyor.</p>
<p><strong>‘Sosyal medya ilanlarının %26’sı Topluluk Yöneticisi pozisyonu ile ilgili”</strong></p>
<p>Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, sosyal medya ve dijital iletişim alanının son yıllarda kariyer.net’teki artan personel talebiyle de dikkat çektiğini belirtiyor.  “Sosyal medya uzmanı, yöneticisi veya danışmanı” adları altında kurumlar sosyal medya süreçlerini yönetecek profesyonellere ihtiyaç duyuyor. 2011 yılında iş tanımında bu terimler geçen 100’e yakın iş ilanı yayınlanmış olduğunu görüyoruz. Bu ilanların %26’sı  Topluluk Yöneticisi ile ilgili ilanlardan oluşuyor. Yine de bu talebin henüz sayıca çok fazla bir noktaya ulaşmış olduğunu söyleyemeyiz. Ancak sosyal medyanın gelişimine bakarak talebin artacağını tahmin etmek güç değil. Topluluk yöneticisi pozisyonu kesinlikle yükselen bir trend.”</p>
<p>Topluluk yöneticileri, sosyal medyada iletişimin sadece Facebook ve Twitter hesaplarında ürünlerle ilgili post girmekten öte bir dünyanın olduğunun savunucuları aslında. Aynı zamanda da ispatı. ‘Bir topluluk yöneticisi ne yapar, ne yapmalı?’ sorusunu hem yerli hem de yabancı ajanslara sorduk. Cevaplar birbirinden çok farklı değil. Ortaya çıkan kurallar ise yazınca basit görünüyor.</p>
<p>Topluluk yöneticisi dediğin&#8230;</p>
<p>&#8211;          İş tanımını yapınca kolay gibi görünebilir fakat insani ve kişiler arası iletişim becerileri, çabuk kavrama yeteneği, online alanlarda teknik deneyim, bilgi  ve ticari anlayış da gerektirir. Aynı zamanda da PR ve pazarlama içgüdüsü&#8230;</p>
<p>&#8211;          İnsanlar markalarla konuşmaz; insanlarla konuşur. Topluluk yöneticisinin yarattığı diyologlar, firmayı bir sonraki basamağa taşıyacak içgörüler için inanılmaz bir kaynaktır; kaynak olmalıdır.</p>
<p>&#8211;          İçerik yaratmak tabii ki önemli. Fakat bir de tüketici ile karşılıklı iletişimi sağlayabilecek, onların katılımını sağlayacak içerikler/sorular olmalı.</p>
<p>&#8211;          Sosyal medyada ne dediğin de önemli, nasıl dediğin de. Markanın hikayesini anlatmalı topluluk yöneticileri. Tüketicilere dokunacak hikayeler&#8230; Bu yüzden de hedef kitleyi anlayabilmeli, iyi tanıyabilmeli.</p>
<p>&#8211;          Genelden çok özelle ilgilenmeli. Spesifik konular, spesifik tartışmalar&#8230;</p>
<p>&#8211;          Gelen yorumlara / fikirlere kopyala-yapıştır cevaplar vermemeli. Kişiye ‘ilgilenildiğini’ hissettirmeli.</p>
<p>&#8211;          Samimi, dürüst, özgün, kaliteli, yaratıcı içerik ve özveri, topluluk yönetiminin olmazsa olmazlarıdır.</p>
<p>&#8211;          Atılan her adımın  topluluk tarafından nasıl karşılanacağını doğru tahmin edebilmeli, neden olabileceği olumlu-olumsuz tepkiler ve sonuçları (krizler dahil) öngörebilmeli.</p>
<p>&#8211;          Topluluk yöneticisi biraz ‘diplomatik’ olabilmeli.</p>
<h3>İyi bir topluluk yöneticisi olmak iyi bir ev sahibi olmak gibidir</h3>
<figure id="attachment_18912" aria-describedby="caption-attachment-18912" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18912" title="Alex Truby" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/alex-truby.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18912" class="wp-caption-text">Alex Truby, Sosyal Medya Yöneticisi, FreshNetworks</figcaption></figure>
<p><strong>Alex Truby, <em>Sosyal Medya Yöneticisi, FreshNetworks, Londra</em></strong></p>
<p>İyi bir topluluk yöneticisi olmak iyi bir ev sahibi olmak gibidir. Misafirperver… Öncelikle doğru insanları bulmalısınız. Onları iyi ağırlamanız, kendi evlerinde gibi rahat hissettirmeniz gerekir.  İletişim kurmanız gereken kitleyi  ayarladığınız zaman artık onları etklileşim içinde tutmalı ve eğlendirmelisiniz. Yararlı ve ilginç diyaloglar oluşturmalısınız. Aynı zamanda insanların birbirini rahatsız etmemesini ve uygunsuz diyaloglar yaratmamasını da sağlamalısınız.</p>
<p>Böyle anlatınca kolay gibi görünebilir fakat topluluk yöneticiliği hiç de kolay bir iş değildir. Herkesin yapabileceği bir iş de değildir ayrıca. İnsani ve kişiler arası iletişim becerileri, çabuk kavrama yeteneği, online alanlarda teknik deneyim, bilgi  ve ticari anlayış da gerektirir. Aynı zamanda da PR ve pazarlama içgüdüsü&#8230;</p>
<p>Bence topluluk yöneticisinde olması gereken en önemli özellik hedef kitlesini anlayabilmesidir. Bunu sağladığınız zaman iş amacınıza yönelik stratejilerinizi oluşturmanız daha kolay olur zaten.</p>
<p><a href="http://www.vetsnow.com/" target="_blank">Vets Now</a> adına Facebook’ta köpek sahipleri için oluşturduğumuz <a href="https://www.facebook.com/joinparkbench?sk=info" target="_blank">Park Bench sayfası</a>, İngiltere’deki en önemli evcil hayvan sayfalarından biri. Aynı zamanda da İngiltere’de etkileşimi en yüksek olan 3. Ve en aktif olan/kullanılan 9. Facebook sayfası. <a href="http://www.socialbakers.com/blog/232-socialbakers-local-country-report-for-august-2011-united-kingdom/" target="_blank">Social Bakers’ın son raporuna</a> göre etkileşim oranımız 0.57%. 6 ayda sıfır hayran sayısı ve hiç bilinmeyen bir marka adından buralara geldik. Bununla da gurur duyuyoruz tabii. Şu andaki hayran sayımız. 46 bin. Bu gelişim ile tabii ki gurur duyuyoruz.</p>
<p><strong>Sizce  gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi? </strong></p>
<p>Sanmıyorum. İyi bir topluluk yönetimi stratejisi, bir PR stratejisinin sahip olduğu amaçtan ve bakış açısından çok daha fazlasını gerektirir. Evet, PR ajanslarının sosyal medyaya yatkın ve ilgili olmalı gerekir. Tıpkı topluluk yöneticisinin PR becerilerine sahip olması gerektiği gibi. Fakat birinin diğerinin yerini alacağını düşünmüyorum.</p>
<h3>Topluluk yönetimi şu an marka iletişiminin en önemli adımlarından biri</h3>
<figure id="attachment_18913" aria-describedby="caption-attachment-18913" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18913" title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/laralara.22jpg.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18913" class="wp-caption-text">Lara Akış Baruh, Wanda Digital Socialist Group Head</figcaption></figure>
<p><strong>Lara Akış Baruh, <em>Wanda Digital Socialist Group Head</em></strong></p>
<p>Topluluk yöneticisi, markaya ait topluluk alanlarının oluşturulması, içerik geliştirilmesi, orada oluşturulacak iletişimin yönetilmesini yapan kişilerdir. Topluluk yöneticisinin, markaya ve yönettiği topluluğa hakim olmasının dışında sosyal ağların tüm özelliklerini de etkili bir şekilde kullanmayı bilmesi gerek. Biz Wanda Socialist olarak müşterilerimize “Topluluk Yönetimi” hizmeti de veriyoruz. Hatta Socialist tamamen bunun üzerine yapılanmış bir grup. Topluluk yönetimi, şu an marka iletişiminin en önemli adımlarından biri. Dışında kalmak olmaz…</p>
<p>Wanda Socialist olarak öncelikle hangi markaların hangi alanlarda topluluk oluşturması gerektiğine karar veriyoruz. Bu kararlar sonucunda alanları oluşturuyoruz. Bu alanlarda hangi yorumlara ne şekilde tepki vereceğimizin çalışmasını marka temsilcileri ile koordineli bir şekilde yapıyoruz.</p>
<p>Ekibimiz içerisinde markaya en uygun olabilecek kişiyi seçip onu markanın Topluluk Yöneticisi olarak atıyoruz. Sonra bu markanın hedef kitlesini nasıl oluşturacağımıza dair kreatif süreçlere ilerliyoruz.</p>
<p><strong>Marka kesinlikle tüketicilerine reklam yapar yönde yaklaşmamalı</strong></p>
<p>Sürekli ürün iletişimi yapmak doğru bir yöntem değil sosyal mecralarda. Artık tüketici çok bilinçli olduğundan reklamları direkt yoldan kabul etmiyor. Bu yüzden iletişim mutlaka ilgi çekici ama ürünle mutlaka bağlantılı olmalı. Ayrıca kendi hesaplarımız için bizim kendi içimizde belirlediğimiz bir kural var. O da sayfada yapılan her şeyin kreatif yapıda olması. Çünkü topluluk yönetimi her şekilde yapılabilir. Önemli olan bu konuda farklılaşmak ve tam olarak hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap verebilmek. Pazarlama iletişimi kavramı sosyal medyanın devreye girmesiyle büyük bir değişime uğradı.  Artık markalar gerçekten tüketicisinin ne istediğini biliyor. Tüketici de artık yanıt bekliyor. Ve iyi yönetilen markalar tüketicilerinde gerçekten olumlu etkiler bırakıyorlar. Eskiden varsayımlar vardı. Şimdi ise gerçekler ve tatmin edilmeyi bekleyen müşteriler var.</p>
<p>Türkiye’nin bu konuda çok ilerlediğini ve birçok ülkeden daha iyi durumda olduğunu düşünüyoruz. Ancak bazı markalara bu işin önemini anlatabilmek daha uzun sürüyor. Sosyal medya ve topluluk yönetiminin önemi ve başardıkları doğru bir şekilde anlatılırsa çok iyi işler çıkabiliyor. Başarı tamamen buna bağlı.</p>
<p><strong>Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?</strong></p>
<p>Topluluk yönetiminde ve dijital PR’da ulaşılmaya çalışılan hedef kitleler çok farklı. Bu iki kavramın birbirinin yerini alacağını düşünmüyoruz. İlerde topluluk yönetimi de dijital PR da kendi alanında detaylanacak ve kendi ara dallarını yaratarak belki de yepyeni iş kolları yaratacak.</p>
<h3>Topluluk yönetimindeki en can alıcı nokta alışılagelmiş iletişim modelini bırakmaktır</h3>
<figure id="attachment_18914" aria-describedby="caption-attachment-18914" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18914" title="Philippe Vellozzo" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/276388_1065930713_271655_n.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18914" class="wp-caption-text">Philippe Vellozzo, Online İtibar Proje Yönetmeni, Comptoirs du Multimedia</figcaption></figure>
<p><strong><em>Philippe Vellozzo, Online İtibar Proje Yönetmeni, Comptoirs du Multimedia, Paris</em></strong></p>
<p>Topluluk yönetimi; tüketicilerin marka veya kurum ile etkileşime geçiş sürecini ve şeklini operasyonel ve stratejik anlamda yönetmektir.</p>
<p>Topluluk yöneticisi de markanın/kurumun bir veya birden fazla sosyal medya platforumunda gerçek diyaloglar, oyunlar, özel kampanyalar, indirimler, haberler vs üzerinden insanlarla (sadece hali hazırdaki tüketicilerin değil) iletişim kurmasına yardımcı olan ve etkileşim kuran, bu çift yönlü ilişkiyi kolaylaştıran ve yöneten kişidir.</p>
<p>Topluluk yönetimindeki en can alıcı nokta ve gereklilik, alışılagelmiş iletişim modelini bırakmaktır. Tabii ki bunu marka stratejisine uygun bir şekilde yaparak. İnsanlarla iletişim kurmak ve onların marka ile etkişelimi sağlamak sadece bir ‘iletişim’ değildir. Bu planlı bir aksiyondur.</p>
<p><strong>Sizce  gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi? </strong></p>
<p>Bence topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini almaz. Olacak olan &#8211; daha doğrusu olması gereken şey, PR ajanslarının sosyal medyaya ve özellikle de bloggerlara daha fazla önem vermesi.</p>
<h3>‘Topluluk Yöneticisi’ out, ‘Etkileşim Mühendisi’ in</h3>
<figure id="attachment_18915" aria-describedby="caption-attachment-18915" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18915" title="Ali İhsan Altıparmakoğlu" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/Ali-İhsan-Altıparmakoğlu.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18915" class="wp-caption-text">Ali İhsan Altıparmakoğlu, Digitaliz Kurucu ve Yönetici Ortağı</figcaption></figure>
<p><strong>Ali İhsan Altıparmakoğlu, <em>Digitaliz Kurucu ve Yönetici Ortağı</em></strong></p>
<p>Markaların sosyal ağlar üzerindeki sayfalarında oluşturulan iletişim stratejisine göre içerik girişleri yaparak diyalog başlatan ve bu diyaloğu ilerleten kişi olarak genel bir tanım yapabiliriz topluluk yöneticisi için. Biz, topluluk yöneticisi kavramı yerine “Etkileşim Mühendisi” kavramını kullanmayı tercih ediyoruz. Etkileşim Mühendisliği’nin tanımını ise şu şekilde yapabiliriz; “Özellikle sosyal medyada yürüttüğü iletişim çalışmalarında, dijital dinamikler paralelinde nasıl etkileşim yaratılacağı konusunda yetkinlik sahibi kişi”. Kısacası “Topluluk Yöneticisi” out, “Etkileşim Mühendisi” in. Topluluk Yönetimi yani etkileşim mühendisliği de ajans olarak ana hizmet kalemlerimizin başında geliyor.</p>
<p>Bu anlamda topluluk yönetimi çatısı altında iletişim stratejisinin oluşturulması, etkileşim yaratılması, içerik üretilmesi, marka ihtiyacına göre 7/24 moderasyon, sadakat programı, facebook reklam stratejileri ve raporlama gibi çalışmalar yürütüyoruz. Bunlara ek olarak sosyal müşteri hizmetleri (Social CRM), online itibar yönetimi ve viral projeler de hizmetlerimiz arasında.</p>
<p><strong>İş zor ve pek hata götürmüyor</strong></p>
<p>Samimiyet, özgün, kaliteli ve yaratıcı içerik ve özveri topluluk yönetiminin olmazsa olmazlarıdır. Şunu açıkça ifade etmeliyim bu iş zor ve pek hata götürmeyen bir iş. Markalar, profesyonel ve tecrübeli ekiplerle çalışmalı. Markalar, ancak bu şekilde geçtiğimiz günlerde de yeni örnekleriyle karşılaştığımız sosyal medya krizlerinin önüne geçebilir ve topluluk yönetimi çalışmalarından kaliteli ve efektif bir geri dönüş sağlayabilirler. Topluluk yönetimi ile markalar ete kemiğe bürünüyor. Duygular ve markanın kişiliği ön plana çıkıyor. Marka, topluluğu ile girdiği diyaloglar ile onlara daha yakın olma şansını elde ediyor. Böyle bir şans varken markaların bunu değerlendirmemesi, sadakat programı kapsamında pek de mantıklı olmayacaktır.</p>
<p><strong>Çok güzel işlere imza atan ajanslar ve markalar azınlıkta </strong></p>
<p>Çok güzel işlere imza atan ajanslar ve markalar var tabii ki. Biz de bu çalışma ve projeleri gördükçe mutlu oluyoruz ancak bunların azınlıkta kaldığını görmek de aynı oranda üzücü.  Bu durumun üç ana nedeni var bana göre. İlki, sosyal medyanın hem markalar hem de ajanslar tarafından hala yeterince anlaşılamamış olması. Sosyal medya fazlasıyla dinamik bir yapı olduğu için, en önemli önceliklerden biri yeni trend ve teknolojilerin takip edilmesi olmalı. Biz zamanımızın önemli bir kısmını buna ayırıyoruz. İkincisi, “Ne olacak, bizim arkadaş hemen size bir Facebook sayfası açar.” mantığıyla hareket eden şirket ve marka yetkililerinin olması. Bu bakış açısı değişecek, bu değişimde tüm yetkin ajans ve sektörden kişiler olarak sorumluluklarımız var ve bu bağlamda her zaman anlattıklarımızı anlatmaya devam edeceğiz. Üçüncüsü ise, markaların halen dijital ve sosyal medya için yeterli bütçeleri ayırmıyor olması. Sektördeki birçok insanla özellikle genel gidişat hakkında konuşuyoruz , neredeyse hepsinin en çok şikayetçi oldukları konu bu. Tabi ki kimsenin moral bozmasına gerek yok. Zaman geçtikçe, sosyal medyanın önemi yeterince anlaşılmaya başladıkça, bu anlamda da olumlu gelişmeler olacaktır.</p>
<p><strong>Topluluk yönetimi gelecekte dijital PR’ın yerini alabilir mi?</strong></p>
<p>Marka hakkındaki bir gelişme veya projenenin farklı kitlelere ulaştıralabilmesi ve bir prestij çalışması olarak icra edilmesinden dolayı böyle bir öngörümüz yok. Dijital PR, ortaya koyduğunuz bir proje, yeni kampanyanız veya kitlelere duyurmak istediğiniz önemli bir mesajınız olduğunda gelecekte de yapılması gereken çalışmalardan biri olarak değerini koruyacaktır.</p>
<h3>Topluluk yöneticisinde bulunması gereken en önemli özellik ‘diplomatik’ olabilmesi</h3>
<figure id="attachment_18916" aria-describedby="caption-attachment-18916" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18916" title="Charlotte Synthesio" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/Charlotte-Synthesio.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18916" class="wp-caption-text">Charlotte Lesage, Topluluk Yöneticisi &amp; Pazarlama Analisti, Synthesio UK</figcaption></figure>
<p><strong>Charlotte Lesage, <em>Topluluk Yöneticisi &amp; Pazarlama Analisti, Synthesio UK, Londra</em></strong></p>
<p>Topluluk yöneticileri firmaların ya da markaların web üzerindeki elçileridir.  Topluluk yöneticisi Twitter, Facebook, blog ve forum gibi birçok platform gözlemler, denetler. Bunun yanı sıra resmi hesapları günceller, pazarlama içeriklerini yayınlar ve ‘ilişkileri’ oluşturur.</p>
<p>Bir topluluk yöneticisinin hem sosyal medyaya çok hakim olması hem de iletişim yeteneklerinin çok iyi olması gerekir ki markanın dijital ortamdaki sözcüsü olabilsin. Bence topluluk yöneticisinde bulunması gereken en önemli özellik biraz ‘diplomatik’ olabilmesi.</p>
<p><strong>Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi? </strong></p>
<p>Bu kurumun organizasyon yapısına gore değişir. Benim düşüncem topluluk yöneticisi hayranların, tüketicilerin ve hatta ortakların oluşturduğu toplulukları yönetirken, PR ajansları sadece gazetecilerle/haber portalları ile olan ilişkileri yönetecek.</p>
<h3>Topluluk Yöneticisi bir nevi sınıf başkanıdır</h3>
<figure id="attachment_18918" aria-describedby="caption-attachment-18918" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18918" title="Uğur Tuncel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/ugur-2.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18918" class="wp-caption-text">Uğur Tuncel, Socrates Agency Yönetici Ortak</figcaption></figure>
<p><strong>Uğur Tuncel, <em>Socrates Agency Yönetici Ortak</em></strong></p>
<p>Topluluk Yöneticisine kelime anlamı olarak baktığımızda, sosyal platformlarda oluşturulan hesaplardaki içerik girişlerini düzenleyen, girilen post ve yorumların sayfa kurallarına uygunluğunu denetleyen, çizilen strateji doğrultusunda da markayı takipçiler ile konuşturan kişidir. Sınıf başkanıdır bir nevi. Gerektiğinde çok konuşanları tahtaya yazar, herkesin huzuru ve mutluluğu için çalışır; sınıfın içinden biridir ama kendi kimliğini bi kenara atıp bir üst kimliğe ulaşıp başka bir benlikle hareket eder.</p>
<p>Takipçiler ve marka arasındaki anahtar bir rol. Bu rolün ortadan kalkması söz konusu olamaz, farklı dijital iletişim çalışması sürüren ajanslar bu rolü farklı şekillerde adlandırıp başka rollerle kombine ediyorlar. Biz bu rolü çok önemsiyoruz ve bu operasyonu ayrı bir iş tanımı içinde düşünüyoruz. Fakat ayrı olması tabi ki yalnız olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu operasyonlar, stratejik, görsel ve metinsel anlamda desteklendiği bir ekiple sürekli bir koordine halinde gerçekleşir.</p>
<p><strong>İnsanlar markalarla konuşmaz; insanlar insanlarla konuşur</strong></p>
<p>Gerçek ve samimi olunmalıdır. İletişime geçmeye çalışılanların insan olduğu kesinlikle unutmamalıyız. İnsanlar, markalarla konuşmaz; insanlar insanlarla ya da kendi oluş biçimlerine yakın varlıklarla konuşur. Konuşma olduğu zaman, bu diyalog daha büyük organik bir topluluk oluşumuna açılan anahtardır. Firmayı belki de bir sonraki basamağa taşıyacak içgörüler için inanılmaz bir kaynaktır. Bunun yanında yurtdışında büyük firmaların konsantre olmaya başladığı bir konu ise faydacılıktır. Tüketicilere/takipçilere sağlanan fayda ön plana çıkmaktadır. Artık bir su markası gibi çok kategorizasyon olmayan bir üründe “Al ben su satıyorum, sağlıklıdır” demesi çok eskide kalmış bir söylem tarzıdır. Yeni yaklaşımda ise “Ben bu suyu yapıyorum ve eğer içersen Ay’a gitmeyeceksin fakat susuzluğun geçecek. Ama sana hayatının genelinde süregelen bir şekilde nasıl katkı sağlayabilirim” şeklindedir.</p>
<p>Türkiye’de bahsettiğimiz yeni yaklaşımı benimseyen marka sayısı umut verir nitelikte; yine aynı şekilde çalışma kaliteleri de artmaya devam ediyor. Bu hizmeti veren ajanslar da bu süreçte markaların daha doğru konumlanması için profesyonel destek vermeye devam ediyor. Yine umuyoruz ki sürecin öneminin farkındalığı gün geçtikçe artmaya devam edecek.</p>
<p><strong>Gelecekte topluluk yönetimi dijital PR’ın yerini alabilir mi?</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı kavramları nasıl tanımladığınızla ilgili. Topluluk yönetimi operasyon olarak, yapılan dijital PR çalışmaları kapsamında değerlendirilebilir. O yüzden birbirinin yerini alma gibi bir şeyden söz edemeyiz.</p>
<h3>Topluluk yönetimi marka yönetiminin olmazsa olmazıdır</h3>
<figure id="attachment_18917" aria-describedby="caption-attachment-18917" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18917" title="Gaye Güzelay" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/gaye_guzelay.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-18917" class="wp-caption-text">Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya &amp; Strateji Yöneticisi</figcaption></figure>
<p><strong>Gaye Güzelay, <em>Gri Creative Sosyal Medya &amp; Strateji Yöneticisi</em></strong></p>
<p>Topluluk yöneticisi; geniş anlamda, sorumlu olduğu şirket veya markanın sosyal medyadaki varlığını temsil eder. Başarı kriteri, yaptığı uygulamalar sonucunda “X markası sosyal medyayı etkin kullanan, sosyal medyada hitap ettiği topluluk ile tam zamanlı, birebir ve eksiksiz iletişim kurabilen, geniş bir topluluk tarafından takip edilen ve hakkında konuşulan bir markadır” algısını yaratmaktır diyebiliriz.</p>
<p>Sosyal medya ile ilgili tüm çalışmalarımızı “Sosyal Medya ve Topluluk Yönetimi” kapsamı dahilinde gerçekleştiriyoruz. Topluluk yönetimi yapılmadan, yani konu bütünüyle ele alınmadan sosyal medya yönetimi sağlıklı ve başarılı olmayacaktır.</p>
<p><strong>Topluluk yönetimi, birçok marka ve şirket yöneticisi için hala yeni bir kavram</strong></p>
<p>Öncelikle attığınız tüm adımların, sosyal medya stratejinize hizmet ettiğinden emin olmanız, planlamalarınızı bu doğrultuda yapmanız gerekiyor. Belirlenen yaklaşım çerçevesinde, sosyal medya dinamiklerine uygun içerik oluşturmak önemli işlerin başında geliyor. Hitap ettiğiniz topluluğun ilgisini çeken, onu oluşturan bireyleri ortak noktada buluşturan, paylaşımlarda bulunmasını sağlayan içerikleri oluşturma yeteneğine sahip olmak gerekiyor. Bu noktada, hitap edilen topluluğun tepki ve davranışlarını eksiksiz takip etmek, yorumlamak ve gerektiğinde bu verilere göre yön belirlemek, yaratıcı aksiyonlar geliştirmek de şart. En kritik alan ise attığınız her adımın – bu gelen detay bir soruya verdiğiniz yanıt da olabilir, başlattığınız geniş kapsamlı bir kampanya da- topluluk tarafından nasıl karşılanacağını doğru tahmin edebilmek, neden olabileceği olumlu-olumsuz tepkiler ve sonuçları (krizler dahil) öngörebilmek olarak ortaya çıkıyor. Bunun için, söz konusu markanın veya şirketin topluluk yönetimi stratejisini belirleyen kişilerin, kitle iletişimi konusunda pratiği bulunan, tecrübe sahibi kişiler olmaları gerekiyor.</p>
<p>Unutulmaması gereken bir olmazsa olmaz da, topluluk yönetiminin 7/24 bir iş olduğudur. Dolayısıyla, tam zamanlı yapılan sosyal medya takibine istinaden; gelen tepkilere, sorulara ve yorumlara yönelik anlık aksiyonlar alınması gerekir.</p>
<p>Bugün marka yönetiminin eksiksiz yapılabilmesi için, topluluk yönetimini de kapsayacak şekilde uygulanması gerekiyor. Dolayısıyla marka yönetimi açısından topluluk yönetimi olmazsa olmaz diye adlandırılabilecek kadar önemlidir diyebiliriz.</p>
<p>Türkiye’de başarılı örneklerin arttığını görüyoruz. Diğer yandan Van depreminin ardından yaşanan malum örnekte olduğu gibi, krize dönüşebilen uygulamalara da rastlıyoruz. Topluluk yönetimi, birçok marka ve şirket yöneticisi için hala yeni bir kavram. Bu noktada ajansların markalar için doğru şekilde yönlendirici olmaları, tüm stratejilerini ve aksiyon planlamalarını çok hassas dengeleri de gözeterek yapmaları gerekiyor.</p>
<h3>Topluluk yöneticisi pozisyonu, kesinlikle yükselen bir trend</h3>
<figure id="attachment_18920" aria-describedby="caption-attachment-18920" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><a href="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/kariyernet-Yusuf-Azoz.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-18920" title="Yusuf Azoz" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/11/kariyernet-Yusuf-Azoz.jpg" alt="" width="200" height="275" /></a><figcaption id="caption-attachment-18920" class="wp-caption-text">Yusuf Azoz, Kariyer.net Genel Müdürü</figcaption></figure>
<p><strong>Yusuf Azoz, <em>Kariyer.net Genel Müdürü</em> </strong></p>
<p>Kurumlar sosyal medyayı iş yapış şekillerine daha fazla entegre etmeye başladıkça, bu  pozisyona olan ihtiyaç da şüphesiz artacaktır. Sosyal medya henüz gelişmekte olan bir alan olduğu için bu tanımın da zaman içinde dinamik bir şekilde değişebileceğini, farklı kurumların bu pozisyona farklı sorumluluklar yükleyebileceğini düşünüyorum.  Şu an şirketlerin sosyal medya uzmanlarını Pazarlama veya Kurumsal İletişim birimleri içinde istihdam ettiklerini gözlemliyoruz.</p>
<p>Sitemizde yayınlanan ilanlara baktığımızda, bu pozisyonun çerçevesinin genel olarak aşağıdaki sorumluluklarla çizildiğini görüyoruz:</p>
<p>&#8211; Online topluluklar karşısında şirketin ve ürünün sesi olmak</p>
<p>&#8211; Sosyal medya  platformlarında topluluğun isteklerini, sorunlarını yönetmek</p>
<p>&#8211; Ürün ile topluluk arasındaki bağı oluşturmak ve yönetmek</p>
<p>&#8211; Topluluktan geri bildirim toplayarak bunu şirket içinde gerekli departmanlara iletmek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/topluluk-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18907</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
