Sosyal Medya

Çalışanlarınızın birbirini sevmesini neden istemelisiniz?

Eğer takım üyelerinin birbirine sarıldığını, güldüğünü görüyorsanız veya birbirlerine “harikasın”, “Seni takdir ediyorum” gibi kelimeler sarf ettiğini duyuyorsanız sağlıklı bir iş ortamına tanık oluyorsunuz. Çalışma ortamında düzeyli sevgi mükemmel bir şeydir.

Eğer çalışanlar iş ortamında rahat ederse ve çalışma arkadaşları tarafından desteklendiğini düşünürse yenilikçilik ve yaratıcılığın dibine vurabilir.

TalentSmart’a göre yüksek seviyede duygusal zeka başarının en güçlü belirleyicisidir.

Emotional Intelligence (Duygusal Zeka)’ın yazarı Daniel Goleman’a göre kişinin duygusal zekasını oluşturan 5 bileşen bulunmaktadır. Emotional Intelligence (EQ); öz-farkındalık, öz-düzenleme, motivasyon, empati ve sosyal beceriler. Bir kişinin EQ seviyesi onun davranışlarını nasıl yönettiğini etkiler.

Çalışma Ortamında EQ

EQ bileşenlerinin bulunduğu bir ortamda çalışanlar birbirine yüksek düzeyde güvenir. Bu yüzden çalışanlar, risk alırken, fikirlerini paylaşırken veya problem çözmede yaratıcı fikirler ortaya atarken  kendilerini güvende hissederler. Fikir ayrılıkları veya sorunlar baş gösterdiği zaman olgun ve verimli bir şekilde çözülür. EQ’su yüksek çalışanlar değişime kolay ayak uydurur ve esnektirler.

Daha İyi EQ Seviyesine Çıkmak

İş yerine yeni eleman alırken EQ seviyesi yüksek kişileri alın veya halihazırda bulunan çalışanlarınızın EQ seviyesini yükseltmeye çalışın. Duygusal zeka davranışlarını aşağıdaki gibi modelleyerek başlayın:

Farklılıkları kucaklayın.

Bugünlerde bir çok işyeri son derece çeşitlidir. Background, yaşam tecrübeleri, kararlar ve dünya görüşü farklı olan bir sürü insan bir araya gelmiş durumda. Her kişinin kendine özgü özelliklerinin savunucusu olmak zorunda değilsiniz ama bu özellikleri iş ortamınıza yarar sağlayacak şekilde kucaklayabilirsiniz. Bunu da benzersiz özellikleri olan kişileri onlara uygun pozisyonlara atayarak başarabilirsiniz.

Derinden dinleyin.

Konuştuğunuz kadar dinlemeye odaklanın. Herkesin duyulmaya ihtiyacı var. Siz de çalışanlarınızı dinleyerek onların da sesinin olduğu hissini verin. Çalışanınızın söylediği şeyle belki problemi çözemezsiniz ama sadece onu dinleyerek onun için fark yaratmış olursunuz.

Başkalarını umursayın ve bunu gösterin.

Patronlar için çalışanını sevmek çok kolay birşey ama bu sevgiyi çalışana hissettirmekte bir o kadar zor. Çalışanınızın değinmek istediği noktayı anlayın ve gerektiğinde şirket kurallarına bile istisna yaratarak onu mutlu edin.

Eğer duygusal zekanın çalışma ortamınız için bir anlam ifade etmediğini düşünüyorsanız küçük bir tartışma ortamı yaratın daha sonra çalışanlarınızın moral seviyesini ve yapılan işlerin kalitesini inceleyin. Moral seviyesinin düştüğünü normal olarak göreceksiniz. Yapılan bir çok araştırmaya göre moral seviyesinin düşmesi şirketin de ekonomik seviyesinin düştüğünü gösteriyor.

Bu yüzden birbirine seven insanlardan oluşan bir çalışma ortamında korkmayın. Belki de amacınıza ulaşmadaki kilit nokta budur.