Sosyal Medya

Girişimciler için tavsiyeler [Bölüm 2]

Girişimciler İçin Tavsiyeler başlıklı yazıma kaldığım yerden devam ediyorum:

Gerçekçi Olun

Büyük hedefleri gerçekleştirmeyi arzulamak oldukça değerli ama diğer taraftan gerçekçi olmakta fayda var. Girişimci olarak faaliyet gösterdiğiniz veya göstermeyi planladığınız alanda dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri çok iyi takip etmeniz şart. “Bu alanda faaliyet gösteren şirketler kârlı bir şekilde mi büyüyor? Yaşadıkları sıkıntılar neler? Nefesi kesilip yarıştan çekilmiş olanlar var mı? Varsa neden?” gibi kritik soruları sormakta ve bu soruların cevaplarını ciddi araştırmalarla bulmakta fayda var. “Peki biz bu şirketlerden farklı olarak ne yapacağız da aradan sıyrılacağız?” sorusunu kendinize sık sık soruyorsanız, işiniz hakkında rakamlarla konuşuyorsanız gerçekçisinizdir.

Ekibinizde Çok Sayıda İyimser İnsan Olsun

Şirketinizde birbirini tamamlayan kişilerin olması kadar ekipte iyimser insanların sayısının çok olması da önemlidir. İyimser insanlar çevrelerine pozitif enerji verirler ve şirketin genel ruh halini olumlu yönde etkileyerek başarıya giden yolda önemli bir katkı sağlarlar. Şunu unutmamak gerek ki, iyimser insanların şirketin genel ruh halini olumlu etkileyecek sayıda ve güçte olmaları kritiktir. Tabii her şeyin sizinle ve varsa diğer kurucu ortaklarla başladığını da unutmamak gerek.

Kadın-Erkek Dengesi

Kadın ve erkeklerin iş yapış şekillerinin, kimi durumlarda düşünme yöntemlerinin farklı olduğu bir gerçek. Ayrıca şimdiye kadar gerek erkeklerin, gerekse de kadınların karşı cinsin olduğu ortamlarda daha özenli davrandığını gözlemledim. Bundan hareket ederek şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şirketinizin çalışan sayısı az bile olsa ekipte kadın ve erkek dengesini mümkün olduğunca gözetmek şirketin başarısı için önemli bir faktör.

Paylaşım Ekonomisini Ne Kadar Önemsiyorsunuz?

Paylaşım ekonomisinin (the sharing economy) birçok sektörü geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirmeye başladığını ve değiştirmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Geçenlerde WIRED’da yayınlanan “How Airbnb and Lyft Finally Got Americans to Trust Each Other” adlı makaleyi bu çerçevede okumakta fayda var. Bu makaleden sizinle şu çarpıcı cümleleri paylaşmak istiyorum:

“En değerli varlıklarımızı, kişisel deneyimlerimizi ve kendi yaşamlarımızı bize tamamen yabancı olan kişilere emanet ediyoruz. Bu süreçte ise, internet aracılığıyla kurulan yakınlıkta yepyeni bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca ekonomik bir atılım değil. Aynı zamanda bir dizi karmaşık mekanizma ve algoritmaya ek olarak çok iyi düzenlenmiş bir ödül ve ceza sisteminin tetiklediği kültürel bir ilerleme. eBay’in öncülüğünü üstlendiği kişiler arası bir pazaryerine geçişte radikal bir adım: Kendi türümüze, insanlara güvenmemizi sağlayacak ve bizi bu konuda cesaretlendirecek bir dizi dijital araç…”

Peki, siz işinizi kurgularken veya geliştirirken paylaşım ekonomisini dikkate alıyor musunuz? Bu dönüşümün içinde yapacağınız işlerde ne kadar aktif olacaksınız?

Yaptığınız İşi Aklınızla ve Kalbinizle Sevin

Girişiminizi sadece kalbinizle sevmeyin, aklınızla da sevin. Baktınız işler planladığınız gibi gitmiyor, kimi iç ve dış faktörler ileri gitmenizi, işinizi büyütmenizi engelliyor. O zaman aklınızla hareket edip bu ilişkiyi sonlandırın. Bu yaşadıklarınız, sizin sonraki projelerinizde, girişimlerinizde başarısız olacağınız anlamına gelmez. Girişimcilik tarihinin tozlu sayfalarını karıştırırsanız nice benzer hikâyeye rastlarsınız. Bırakın bir sayfa da siz eklemiş olun… Yaptığınız çıkarımlarla, öğrendiklerinizle yeni denizlere, umutla yelken açın.