<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>hayat arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/hayat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/hayat/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Dec 2017 07:38:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.7</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>Vücudumuzun bizden yardım beklediği 7 durum</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/vucudumuzun-bizden-yardim-bekledigi-7-durum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Dec 2017 07:30:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sinyal]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=144465</guid>

					<description><![CDATA[Vücudumuz, aynı anda birçok şeyin gerçekleştiği mükemmel bir mekanizmaya sahiptir. Vücudumuzun verdiği sinyalleri, göz ardı edersek sağlık sorunlarına maruz kalabiliriz. Bu yüzden dikkat etmemiz gereken sinyalleri sizler için derledik. 1) Uykusuzluk, sinirlilik ve bacak krampları Insomnia ( uyku bozukluğu / uyuyamamak )sinirlilik, bacak krampları gibi belirtilere sahipseniz, vücudunuz magnezyum ve potasyuma ihtiyaç duyuyor demektir. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuz, aynı anda birçok şeyin gerçekleştiği mükemmel bir mekanizmaya sahiptir. Vücudumuzun verdiği sinyalleri, göz ardı edersek sağlık sorunlarına maruz kalabiliriz. Bu yüzden dikkat etmemiz gereken sinyalleri sizler için derledik.</p>
<p><strong>1) Uykusuzluk, sinirlilik ve bacak krampları</strong></p>
<p>Insomnia ( uyku bozukluğu / uyuyamamak )sinirlilik, bacak krampları gibi belirtilere sahipseniz, vücudunuz magnezyum ve potasyuma ihtiyaç duyuyor demektir. Bu sorunları gidermek için günlük diyetinize domates, portakal, muz ve ıspanak eklemelisiniz. Ayrıca biraz hareketlenerek vücudunuzu bir sportif aktivite ile biraz yormanız hem hamlığınızı atmanıza yardımcı olarak vücudunuzu forma sokacak hem de yorulmuş olacaksınız böylece kolayca uyuyabileceksiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144467" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/insomnia-488x300.jpg" alt="" width="488" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/insomnia-488x300.jpg 488w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/insomnia.jpg 650w" sizes="(max-width: 488px) 100vw, 488px" /></p>
<p><strong>2. Kuru ciltler</strong></p>
<p>Cildin kuruması, E vitamini eksikliğinin göstergesidir. Bu nedenle, daha fazla sebze, yağ, fındık ve balık tüketmelisiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144468" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kuru-ciltler-355x300.jpg" alt="" width="355" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kuru-ciltler-355x300.jpg 355w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kuru-ciltler-626x530.jpg 626w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kuru-ciltler.jpg 650w" sizes="(max-width: 355px) 100vw, 355px" /></p>
<p><strong>3. Tatlı yeme ihtiyacı neden olur ?</strong></p>
<p>Bazen içinizde birden tatlı yemek için güçlü bir istek duyarsanız. Bu süreçte stres veya depresyon ile karşı karşıya olabilirsiniz. Vücudunuzun glikoza ihtiyacı olabilir. Böyle zamanlarda kilo almaktan kaçınmak için, bitter çikolata veya bal tüketebilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144469" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/tatlı-450x300.jpg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/tatlı-450x300.jpg 450w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/tatlı.jpg 620w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p><strong>4) Buz yeme isteği neden olur ?</strong></p>
<p>Çok soğuk bir şeyler <a href="https://sosyalmedya.co/japon-kadinlarinin-zarif-yapilarinin-ardinda-yatan-6-yemek-aliskanligi/">yemek</a> hatta ağzınıza buz atmak isteğiniz oluyorsa, bu durum anemi belirtisi demir eksikliği anlamına gelir. Demir ihtiyacınızı sığır eti, yumurta ve yumuşakçalardır. Bununla birlikte, buz yeme hissiniz çok fazla oluyorsa ve enerjiniz sürekli düşükse mutlaka bir doktora danışmalısınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144470" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/buz-355x300.jpg" alt="" width="355" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/buz-355x300.jpg 355w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/buz-626x530.jpg 626w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/buz.jpg 650w" sizes="(max-width: 355px) 100vw, 355px" /></p>
<p><strong>5) Diş eti kanaması neden olur ?</strong></p>
<p>Dişlerinizi fırçalarken diş etleriniz aniden kanamaya başlıyorsa veya nedensiz yere sürekli kanıyorsa, C vitamini eksikliğinin göstergesidir. Narenciye, ıspanak, yeşil ve kırmızı biber, domates, lahana, karnabahar ve brokoli tüketerek bu sıkıntıdan kurtulabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144472" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kanama-539x300.jpg" alt="" width="539" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kanama-539x300.jpg 539w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kanama.jpg 650w" sizes="(max-width: 539px) 100vw, 539px" /></p>
<p><strong>6) Kırılgan tırnaklar ve saçlar</strong><br />
Vücudunuzun B vitamininden yoksun olduğu anlamına gelir. Bu süreçte daha fazla süt için bazı yosun ve mantar türlerinden tüketin.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144473" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kırılgan-421x300.jpg" alt="" width="421" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kırılgan-421x300.jpg 421w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/kırılgan.jpg 650w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></p>
<p><strong>7) Göz bebeği etrafında halka oluşması neden olur ?</strong><br />
Göz bebeğinizin ( iris ) etrafında normalde olmayan halkaların oluşması genellikle 50’li yaşın üzerindeki insanlarda görülebilir ve bu durum normaldir. Ancak, eğer daha <a href="https://sosyalmedya.co/egzersiz-yaptiginizda-vucudunuz-9-yas-genclesiyor/">genç</a> bir yaşta bu halka oluşumları varsa kolesterol düzeyinizin yükseldiği anlamına gelir. Bu konuda kesinlikle bir doktora danışmalısınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-144474" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/göz-392x300.jpg" alt="" width="392" height="300" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/göz-392x300.jpg 392w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2017/12/göz.jpg 650w" sizes="(max-width: 392px) 100vw, 392px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">144465</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilim, kaygının bir sorun olmadığını söylüyor</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/bilim-kayginin-bir-sorun-olmadigini-soyluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2017 12:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143590</guid>

					<description><![CDATA[Kaygı bir diğer deyişle anksiyete sözcüğünü duyduğunuzda ne düşünüyorsunuz? Belki de, halka açık bir sunum yapmak üzereyken karşılaştığınız terli avuç içi ve hızlı kalp atışlarını hayal etmelisiniz. Veya uykusuzluk sorunu çektiğiniz zamanları düşünün. Borçlar ya da işyerinde yaşadığınız sorunları düşünmek sizi ne kadar kaygılandırıyor? Kaygı, genel olarak potansiyelinizi sınırlandırmaya neden olur. Fakat, yeni yapılan bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaygı bir diğer deyişle anksiyete sözcüğünü duyduğunuzda ne düşünüyorsunuz? Belki de, halka açık bir sunum yapmak üzereyken karşılaştığınız terli avuç içi ve hızlı kalp atışlarını hayal etmelisiniz. Veya uykusuzluk sorunu çektiğiniz zamanları düşünün. Borçlar ya da <a href="https://sosyalmedya.co/isyerindeki-bir-narsist-guveninizi-oldurebilir/">işyerinde</a> yaşadığınız sorunları düşünmek sizi ne kadar kaygılandırıyor?</p>
<p>Kaygı, genel olarak potansiyelinizi sınırlandırmaya neden olur. Fakat, yeni yapılan bir araştırma kaygıya nasıl tepki vereceğinizi biliyorsanız performansınız konusunda size yardımcı bile olabileceğini açıklıyor.</p>
<p><strong>Kaygı neyi oluşturur?</strong></p>
<p>Amerikan Psikoloji Birliği, kaygıyı, &#8220;gerginlik hisleri, endişe duyulan düşünceler ve artan tansiyon gibi fiziksel değişikliklerle karakterize edilen bir duygu&#8221; olarak tanımlıyor. Kaygıyla ilgili başka bir tanım yapmak gerekirse; tehdit altındayken tutuklanma hissi ile ortaya çıkan psikolojik ve fizyolojik belirtidir diyebiliriz. Belirtiler, kişiden kişiye göre değişir ve algılanan tehdidin büyüklüğüne bağlıdır.</p>
<p>Dolayısıyla bir kişi yalnız kalmaktan dolayı kaygılanırken bir başkası ise, baş döndürücü iş yığınından dolayı kaygılanabilir.</p>
<p><strong>Kaygının amacı</strong></p>
<p>Kaygı, insan hayatının normal bir parçasıdır. Ve sizi güvende tutmaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Herhangi bir endişeniz olmasaydı, caddeyi geçmeden önce yolun iki tarafına da bakmazdınız. Ancak çoğu insan, yaşamı tehdit eden küçük çaplı kaygılara takılı kalır&#8230; Faturanızı biraz geç ödüyorsanız veya maaşınıza zam istemek muhtemelen sizi öldürmez. Fakat vücudunuz, uçurumun kenarından sarkmış gibi bir tepki verebilir.</p>
<p><strong>Kaygı performansınızı nasıl etkiler?</strong></p>
<p>Birçok çalışma, kaygının hafızayı zayıflatıp konsantrasyonu azaltabileceğini göstermiştir. Ancak yeni araştırmalar, kaygının performansı her zaman azaltmadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Journal of Individual Differences dergisinde yayınlanan 2017 yılındaki bir araştırma, kaygının insanları daha iyi motive edebileceğini ortaya koydu. Stresli bir durumu bir tehdit olarak değerlendiren kişilerin bu durumu enerjiye de çevirebileceği görülmüştür.</p>
<p>Örneğin; öğrenciler, sınavlarda kötü bir not alma kaygısından dolayı oturup daha sıkı ders çalışabilirler. Aksine birçok kişi enerjisini kaygısını bastırmaya ya da tamamen önlemeye koymuştur. Ancak bu durum kaygıyı daha da arttırabilir.  Yani aslında kaygı, hedeflerinize ulaşmak için size bir basamak bile olabilir&#8230;</p>
<p>Sonuç olarak araştırmacılar, kişilerin kaygılarını kabul ettikleri zaman daha iyi performans gösterdiğini keşfetti. Kişilerin, kaygılı hissetmesinin duygu süreçlerinin bir parçası olabileceğini kabul etmeleri, zaman ve enerjilerini hedeflerine ayırmalarına yardımcı olabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Sizlere tavsiyemiz; kaygının tolere edilebilir olduğunu unutmayın!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143590</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı insanların ortak alışkanlıkları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/saglikli-insanlarin-ortak-aliskanliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2017 10:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143430</guid>

					<description><![CDATA[Bu 6 ipucuyla her gününüzü daha iyi hale getirebilirsiniz. Yaşam kalitesi, uzun ömür kadar önemlidir. Çoğu insan bu ikisini dengelemekte sorun yaşar. Sorunlara hızlı ve kolay çözümler için genellikle yaşam tarzı değişikliğine gitmek gerekir. Biz de sağlıklı insanlarda ortak olan 6 alışkanlığı taklit etmeye başlayarak değişikliğe gidebiliriz. 1. Egzersiz yaparlar Günde 20 dakika bile egzersiz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu 6 ipucuyla her gününüzü daha iyi hale getirebilirsiniz. Yaşam kalitesi, uzun ömür kadar önemlidir. Çoğu insan bu ikisini dengelemekte sorun yaşar. Sorunlara hızlı ve kolay çözümler için genellikle yaşam tarzı değişikliğine gitmek gerekir. Biz de <a href="https://sosyalmedya.co/son-derece-mutlu-saglikli-olan-kisilerin-aliskanliklari/">sağlıklı</a> insanlarda ortak olan 6 alışkanlığı taklit etmeye başlayarak değişikliğe gidebiliriz.</p>
<p><strong>1. Egzersiz yaparlar</strong></p>
<p>Günde 20 dakika bile egzersiz yapmak sağlık için oldukça yararlıdır. İngiliz Tıp Dergisi web sitesinde yayınlanan yakın tarihli bir araştırma, düzenli fiziksel aktivitenin, uzun yaşam ile bağlantılı olduğunu ve yerleşik yaşam biçiminde bir kişinin hayatına ortalama iki yıl katkıda bulunduğunu gösterdi.</p>
<p><strong>2. Düzenli olarak yoga yaparlar</strong></p>
<p>Farklı egzersizler ve spor aktiviteleri, fayda sağlaması açısından kişilere göre değişkenlik gösterse de özellikle yoganın nüfusun çoğunluğu için sağlık üzerinde geniş kapsamlı faydaları olduğu bilinmektedir. Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından yayınlanan bir çalışmada, yoganın bel ağrısını azalttığı, kalp hızı ve kan basıncını düşürdüğü gösterildi. Ayrıca kaygı ve depresyonun hafifletilmesine de yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>3. Uykuya değer verirler</strong></p>
<p>Yoga gibi uyku da sağlıklı bir hayat sürmek için önemlidir. Herkesin iyi bir gece uykusunun nasıl olduğu konusunda farklı bir fikri olsa da, yeterince uyumak, kişinin ertesi gün için dinç olmasına yardımcı olur. <a href="https://sosyalmedya.co/uykunuzdan-odun-vermeden-nasil-erken-uyanabilirsiniz/">Uyku </a>kadar önemli olan bir konu ise uyku rutininin tutarlılığıdır.</p>
<p><strong>4. İlişkilere öncelik verirler</strong></p>
<p>Sosyal insanlar daha mutludur; çünkü, arkadaşlar sadece yaşamı daha ilginç hale getirmekle kalmazlar&#8230; Çok sayıda çalışma, güçlü bir sosyal ağa sahip olduğunuzda hem stresinizin azalmasına hem de stresli durumlarla başa çıkmanıza yardımcı olduğunu kanıtlıyor. Bu yüzden, sosyal destek önemli bir başa çıkma mekanizmasıdır.</p>
<p><strong>5. Kahvaltıyı atlamazlar</strong></p>
<p>Bol ve sağlıklı bir kahvaltı, gün boyunca ihtiyacınız olan enerjiyi size sağlar. Ancak, tüm kahvaltılar bunu karşılayamayabilir. Güne protein açısından zengin yiyeceklerle başladığınızdan emin olun.</p>
<p><strong>6. Su içerler</strong></p>
<p>Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşur. Su gerekli vitaminleri ve besin maddelerini organlara taşımaya yardımcı olur. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. En önemlisi vücudumuz susuz kaldığında yorgun oluruz ve enerji kaybederiz. Bu nedenle; yeterli miktarda su içmek, sağlıklı yaşam biçiminin önemli bir unsurudur. Çoğu uzman, günde sekiz bardak su içmek önerilirken; ancak bu sayı, kişinin tükettiği su bazlı gıdaların sayısına ve egzersiz süresine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143430</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Günün ilk 20 dakikası sizi nasıl başarıya götürebilir?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/gunun-ilk-20-dakikasi-sizi-nasil-basariya-goturebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2017 08:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs]]></category>
		<category><![CDATA[telkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=143249</guid>

					<description><![CDATA[Uyandıktan hemen sonra olumlu bir rutine vakit ayırın. Bilinçaltınızın gücüne dokunduğunuzu hissedin! Şöyle ki, beyin, genellikle dalgalar olarak adlandırılan elektriksel desenler üretir. Bilim adamları,yaptıkları araştırmalar sonucunda beyin dalgalarının frekansı ile vücudun durumu arasında bir korelasyon olduğunu bulmuşlardır. Bu yüzden bilinçaltı için zihnin geçidi denmektedir. Bilinçaltınızın en aktif olduğu zamanın ise sabah olduğunu söylemek isteriz. Bilinçaltınızı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyandıktan hemen sonra olumlu bir rutine vakit ayırın. Bilinçaltınızın gücüne dokunduğunuzu hissedin!</p>
<p>Şöyle ki, beyin, genellikle dalgalar olarak adlandırılan elektriksel desenler üretir. Bilim adamları,yaptıkları araştırmalar sonucunda beyin dalgalarının frekansı ile vücudun durumu arasında bir korelasyon olduğunu bulmuşlardır. Bu yüzden <a href="https://sosyalmedya.co/basarili-bir-hayata-sahip-olmak-icin-yenmeniz-gereken-korkulariniz/">bilinçaltı</a> için zihnin geçidi denmektedir.</p>
<p>Bilinçaltınızın en aktif olduğu zamanın ise sabah olduğunu söylemek isteriz. Bilinçaltınızı olumlu düşünerek ve gün boyunca daha fazlasını başarmak için eğitebilirsiniz. Bu hızlı kontrol listesi, uyandıktan ilk 20 dakikadan sonra en iyi sonucu almak için yapabileceğiniz 5 basit şeyi özetlemektedir.</p>
<p><strong>1. Alarmınızı ertelemeyin</strong></p>
<p>Alarmınızın erteleme düğmesine asla basmayın! Bu, beyninize gününüzü beklemeye alıp ertelemek için sorunsuz olduğunu söyler.</p>
<p><strong>2. Hayatınızı görselleştirin</strong></p>
<p>Hayatınızı görselleştirin. İşinizi kurma hedefinize ulaştığınızda beş yıl içinde ne olacak? İlişkileriniz nasıl olacak? Geleceğe nasıl bakacağınıza ve onları gerçekleştirmeye konsantre olun. Hayallerinizi gerçekleştirmek için bilinçaltınıza dokunun.</p>
<p><strong>3. Motivasyonel bir video izleyin</strong></p>
<p>Gerçekten motive olursanız kötü bir başlangıç bile sizi iyi bir günden alıkoyamaz. Motive olmanızı sağlayacak videoları keşfedin ve onları izleyin.</p>
<p><strong>4. Telkinlerde bulunun</strong></p>
<p>&#8220;Bu günü hayatımda en güzel gün yapacağım&#8221; gibi basit telkinler hayatınızı etkileyecektir. Bu durum Steve Jobs&#8217;da işe yaramıştır. Önce kendi inanç ve temel değerlerinize uyan telkinlerin bir listesini oluşturun. Sonra her sabah onları yüksek sesle tekrarlayın.</p>
<p><strong>5. Bir günlük tutun</strong></p>
<p>Olumlu düşüncelerinizi yaymak ve gününüzü bu &#8220;sabah sayfaları&#8221; ile planlamak için bir günlük kullanabilirsiniz. Zihninizi, odaklanmanıza engel olan düşüncelerden arındırın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">143249</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tüm gününüzü değiştirecek 8 alışkanlık</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/tum-gununuzu-degistirecek-8-aliskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 10:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günlük plan]]></category>
		<category><![CDATA[günlük rutinler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kendini kontrol edebilme]]></category>
		<category><![CDATA[Kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[sabah rutinleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142782</guid>

					<description><![CDATA[Güne başlama şekliniz, enerji seviyeniz ve kendinizi kontrol edebilme kabiliyetiniz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Nottingham Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, son zamanlarda, enerji ve kendini kontrol edebilme hakkındaki 83 ayrı çalışmanın araştırılmasından elde edilen bulguları yayınladılar. Öyle ki buldukları sonuçlar, güne başlama şeklinizi değiştirecek türden diyebiliriz… Araştırmacılar, kendi kendine kontrol ve enerjinin sadece karmaşık bir şekilde bağlı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güne başlama şekliniz, enerji seviyeniz ve kendinizi kontrol edebilme kabiliyetiniz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.</p>
<p>Nottingham Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, son zamanlarda, enerji ve kendini kontrol edebilme hakkındaki 83 ayrı çalışmanın araştırılmasından elde edilen bulguları yayınladılar. Öyle ki buldukları sonuçlar, güne başlama şeklinizi değiştirecek türden diyebiliriz…</p>
<p>Araştırmacılar, kendi kendine kontrol ve enerjinin sadece karmaşık bir şekilde bağlı olmasının yanı sıra, aynı zamanda günlük kaynakları da kas gibi yorduklarını buldular.</p>
<p>Her ne kadar bunun farkında olmamamıza rağmen, gün geçtikçe, kendi kendimizi kontrol etmede ve işimize odaklanmakta güçlük çekiyoruz. Kendimizi kontrol etme durumu gerçekleşmeye başladığında yorgun hissediyoruz ve görevleri daha zor yerine getiriyoruz.</p>
<p>Sabahın erken saatleri, kendini kontrol etmenin mümkün olabileceği en uygun saatler iken; yorgunluk, üretkenliği ortadan kaldırıyor. Fakat; hüner, sadece sabah saatlerinde çalışmak için değil; sabahları, enerjinizi ve kendi kendinizi kontrol etmenizi olabildiğince uzun sürdürecek doğru şeyleri yapmaktır.</p>
<p>Nottingham araştırması, sabah kötü alışkanlıkları çiğneyerek gün boyunca enerjiyi ve kendi kendinizi kontrol altına almanızı sağlayacak yolları ortaya çıkardı.</p>
<p>İster doğal olarak uyanık ve üretken hissedin, isterse başka türlü&#8230; Bu ipuçları sabah rutininizi değiştirerek bütün gün süren olumlu bir tutum kazanmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p><em><strong>Güne egzersizle başlayın</strong></em></p>
<p>Bristol Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, işe başlamadan önce egzersiz yapan kişilerin, daha enerjik  ve olumlu bir bakış açısına sahip olduklarını buldu.</p>
<p>Sabahları ilk iş olarak egzersiz yaparak kendinizi kontrol edebilir ve enerji seviyenizi yükseltebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Uyandıktan sonra limonlu su için</em></strong></p>
<p>Uyandıktan sonra, limonlu su içmek enerji seviyenizi fiziksel ve zihinsel olarak yükseltir. Limonlu su, karnınızdaki besin maddesinin emilmesini sağlayarak gün boyu süren, düzenli ve doğal enerji verir. Tam emilimi sağlamak için sabah aç karnına içmeniz gerekir. Ayrıca yemekten önce içtiğinizde 15-30 dakika kadar bir süre beklemelisiniz. Limonlar, güçlü bir besin deposudur. İçerisinde potasyum, c vitamini ve antioksidanlar yer alır. Ama şunu unutmayın; limonu sıkıp susuz olarak kesinlikle tüketmeyin çünkü dişlerinize zarar verir.</p>
<p><em><strong>Kahvaltı edene kadar ekranlardan uzak durun</strong></em></p>
<p>E-postalara ve Facebook&#8217;a  uyanır uyanmaz daldığınızda, odaklanma sorunu yaşarsınız ve başkalarının istek ve ihtiyaçlarına yenik düşersiniz. Günün bu değerli ilk anlarını, sakin ve rahatlatıcı bir şeyler yaparak değerlendirin.  Çünkü; elektronik aletleri gözünüzü açar açmaz kullanmak ters etki yapar. Egzersiz veya meditasyon yapmak, pencereden dışarıyı izlemek, güne başlamak için yapılabilecek harika şeyler…</p>
<p><strong><em>Gerçek bir kahvaltı yapın</em></strong></p>
<p>Kahvaltı yapmak, sizi birçok insanın önüne geçirir. Kahvaltı yapanların, diğer kişilere göre obez olma eğilimi daha düşüktür. Kan şekeri seviyeleri daha dengeli ve gün boyunca daha az aç kalma eğilimindedirler. Bu saydıklarımız sadece kahvaltı yapanlar için sayabileceğimiz istatistiklerdir. Sağlıklı bir kahvaltı yaptığınızda üretken bir günün kapılarını rahatça aralayabilirsiniz. Sağlıklı bir kahvaltı size enerji verir, kısa süreli hafızanızı geliştirir. Daha yoğun ve daha uzun süre konsantre olmanıza yardımcı olur.</p>
<p><em><strong>Gün için hedefler belirleyin</strong></em></p>
<p>Araştırmalar somut hedeflere sahip olmanın, güven ve denetim duygularındaki muazzam artışlarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Güne özgü hedefler belirlemek, her şeyi kolayca harekete geçirmenizi sağlar. Hedeflerinizi ulaşılabilir birkaç adıma indirin ve bölümlere ayırın. &#8220;Makale yazmayı bitirmek istiyorum&#8221; gibi belirsiz hedefler, nasıl yapacağınızı eklemediğiniz için etkili bir çözüm değildir. Daha işlevsel bir şekilde, aynı hedef şu şekilde ifade edilebilir: &#8220;Makalemin her bölümüne bir saatten fazla zaman harcayarak üç bölümden birini bitireceğim…&#8221; Şimdi, basitçe sonuca ulaşmak istediğiniz bir şeye odaklanın ve bunu başarmanın bir yolunu bulun.</p>
<p><em><strong>İşe başlamadan önce çalışma alanınızı temizleyin</strong></em></p>
<p>İşe başlarken çalışma alanınızı temizlemek zor gelse de, konsantre olma kabiliyetinizde büyük bir fark yaratır. Princeton Üniversitesi&#8217;ndeki bir araştırma, temiz bir çalışma alanında çalışmış kişilerin karmaşık bir alanda çalışanlara göre daha iyi performans gösterdiğini tespit etti. Aslında, dağınıklığın konsantrasyon üzerindeki etkileri, çoklu görevlerin etkilerinden farklı değildir.</p>
<p><strong><em>Sabah görüşmelerini zamanında yapın</em></strong></p>
<p>Toplantılar için, günün çoğunluğunu ele geçiren zaman dilimleri demek mümkündür. Üretken bir sabahı mahvedebilirler. Sabahlarını etkili bir şekilde organize eden kişiler, günün geri kalanını daha rahat planlarlar. Bu, herkesi daha odaklı ve etkili olmaya motive eden bir sınır belirler. Sizler de sabah toplantılarınızı zamanında yapın ve bütün gününüzü ona göre planlayın.</p>
<p><em><strong>Aynı anda birden fazla iş yapmayın</strong></em></p>
<p>Sabahları aynı anda birden fazla işle ilgilenmek enerji kaybına yol açar. Öyle ki, gün içinde kendinizi yorgun hissetmenize neden olur. Stanford Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırmalar, çoklu görevlerin aynı anda tek bir şey yapmaktan daha az üretken olduğunu doğruladı. Araştırmacılar, çeşitli elektronik araçlarla düzenli olarak bilgi akışı bombardımanına tutulan kişilerin, bir işi birer birer tamamlayanların yanı sıra, bilgileri iyi alamadıklarını ve hatırlayamadıklarını tespit etti.</p>
<p>Ancak bazı insanlar, çoklu görev için özel bir kabiliyete sahip olabilir. Onları istisna olarak görmek gerekir. Stanford araştırmacıları, grupları, çoklu görev eğilimlerine ve performanslarına yardımcı olduğu inancına dayandırarak karşılaştırdı. Çoklu görev yapanların, becerilerinde, aynı anda tek bir şeyi yapmak isteyenlerden daha kötü olduğunu bulmuşlardır. Sık sık çoklu görev yapanlar, düşüncelerini düzenlemede ve alakasız bilgiyi filtreleme konusunda daha fazla sorun yaşadığı için kötü performans göstermiştir.</p>
<p>Çoklu görev, verimliliğinizi ve performansınızı düşürür, çünkü beyniniz yalnızca bir kere yeterince odaklanabilir. Tek seferde iki şey yapmaya çalıştığınızda, beyniniz her iki görevi de başarıyla yerine getirebilme kapasitesinden yoksundur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142782</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mutlu insanların günlük alışkanlıkları</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mutlu-insanlarin-gunluk-aliskanliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jun 2017 08:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[günlük alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu insanların alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142671</guid>

					<description><![CDATA[Mutluluk, öznel bir şeydir. Bazıları için; sağlıklı, sevecen ve destekleyici ilişkilerde somutlaşmış olarak görülebilir. Ya da belki de sadece insan olmanın bir parçası olabilecek tuzaklara rağmen enerjik olma ve gelişme kapasitesine sahip olma hissidir. Tanımınızdan bağımsız olarak, bildiğiniz en mutlu insanlar, olumsuzluğa maruz kalanlardan belirgin şekilde farklı zihinsel alışkanlıklara sahiptir. Peki, bilim bu konuda neler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sosyalmedya.co/mark-zuckerbergin-mutluluk-tanimi/">Mutluluk,</a> öznel bir şeydir. Bazıları için; sağlıklı, sevecen ve destekleyici ilişkilerde somutlaşmış olarak görülebilir. Ya da belki de sadece insan olmanın bir parçası olabilecek tuzaklara rağmen enerjik olma ve gelişme kapasitesine sahip olma hissidir. Tanımınızdan bağımsız olarak, bildiğiniz en mutlu insanlar, olumsuzluğa maruz kalanlardan belirgin şekilde farklı zihinsel alışkanlıklara sahiptir. Peki, bilim bu konuda neler diyor?</p>
<p><em><strong>1. Facebook&#8217;ta çok az zaman harcarlar</strong></em></p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/facebookun-test-ettigi-yeni-aracla-stalk-artik-daha-kolay/">Facebook </a>kullanımının insanları nasıl etkilediği konusunda sayısız çalışma yapılmıştır. Araştırmacılar, Facebook&#8217;u ne kadar az kullanırsanız o kadar mutlu olduğunuzu ortaya koymuştur.</p>
<p><em><strong>2. Duygusal fotoğraflar ve arkadaşları hakkında güncellemeler paylaşmazlar</strong></em></p>
<p>Kişilik ve Sosyal Psikoloji Bülteni&#8217;nde yayınlanan bir araştırmaya göre, Facebook&#8217;taki sevgi dolu hayatlarını paylaşan insanlar aslında daha zayıf bir ilişki yaşıyor olabilirler. İnsanların kendilerini güvensiz hissettiklerinde Facebook&#8217;ta ilişkileri hakkında her zamankinden daha fazla bilgi verdikleri görülmüştür.</p>
<p><em><strong>3. Yeterli bir uyku çekmeye çalışırlar</strong></em></p>
<p>Birleşik Krallık&#8217;taki Warwick Üniversitesi&#8217;nden bir araştırmacı; uyku kalitenizi ve miktarınızı iyileştirmenin sağlık ve mutluluk için iyi olduğunu keşfetti. Araştırmacılar, gezegendeki herkesin bir gece en az yedi saat uyuması gerektiğini söyledi.</p>
<p><em><strong>4. Küçük beyaz yalanlar bile söylemezler</strong></em></p>
<p>Notre Dame Üniversitesi&#8217;nden bir araştırmacı, insanlar 10 hafta boyunca söyledikleri yalan sayısını azalttığında fiziksel ve zihinsel sağlığın önemli derecede iyileştiğini bildirdiler.</p>
<p><em><strong>5. Zaman ve paralarını paylaşırlar</strong></em></p>
<p>Kendilerini &#8220;çok mutlu&#8221; olarak nitelendiren Amerikalılar, kendilerini &#8220;mutsuz&#8221; olarak nitelendirenlerle karşılaştırıldığında, ayda ortalama 5.8 saat gönüllü oluyorlar ve sadece 0.6 saatlik süreyle kayıt yapıyorlar. Notre Dame Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılara göre, gelirlerinin yüzde 10&#8217;undan fazlasına bağış yapan kişilerin, diğer insanlara göre daha az depresyon yaşadığını ortaya çıkardı. <a href="https://sosyalmedya.co/duygusal-zekaya-sahip-kisilerin-4-ozelligi/">Duygusal</a> açıdan cömert olmak; mutlu olmak için tercih edebileceğiniz en basit yöntemdir.</p>
<p><em><strong>6. Fiziksel olarak daha aktiftirler</strong></em></p>
<p>Sayısız araştırma; egzersiz yapan kişilerin daha sağlıklı ve mutlu olduğunu göstermektedir. Öyle ki; Cambridge Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, sadece hareket ve mutluluk arasında bir korelasyon buldu. Çalışmaya katılanlar, yürürken veya başka yoğun olmayan etkinlikler gerçekleştirirken mutlu olduklarını dile getirdiler.</p>
<p><em><strong>7. Yeterince para kazanırlar</strong></em></p>
<p>&#8220;Para sizi mutlu edemez&#8221; özdeyişinin doğru olması gerekmez. Princeton araştırmacıları, öznel mutluluğun iyi oluşunun gelirle arttığını ancak, yalnızca 75.000 dolara kadar yükseldiğini tespit etti. Bu noktadan sonra daha fazla para kazanmak daha büyük bir mutlulukla sonuçlanmaz. Ve şimdiye dek herkesin kanıtlayabileceği gibi &#8211; düşük gelir düşük yaşam şartları ve düşük duygusal refah ile ilişkilendirilebilir. Dolayısıyla, milyonlar kazandırmak sizi ılımlı bir gelirden daha mutlu kılmazken, fakir olmak sizi kesinlikle mutsuz edebilir.</p>
<p><em><strong>8. Onlar minnettar olmayı bilirler</strong></em></p>
<p>Miami Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, üç grup katılımcının her hafta belirli konularda yazmalarını istedikleri bir çalışma yaptı. Biri olanlardan dolayı minnettar olduklarını yazdı. Bir diğeri, olumsuz olaylar veya hafta boyunca onları rahatsız eden şeyler hakkında yazdı. Bir diğeri ise; olumlu veya olumsuz olup olmadıklarına odaklanmadan onları etkileyen olaylar hakkında yazdı. 10 hafta sonra, şükran duydukları şeyleri yazanlar, daha iyimser olduklarını ve hayatları hakkında daha iyi olduklarını bildirdiler. Ayrıca daha fazla egzersiz yapmışlar ve hekimlerine onları rahatsız eden şeylere odaklanan katılımcılardan daha az ziyaret etmişlerdir.</p>
<p><em><strong>9. Şimdiye odaklanırlar</strong></em></p>
<p>Geçmiş hakkındaki söylentilere saplanmak ya da geleceği düşünürken mutlu olmak zordur. Aslında; en mutlu insanlar, şu anın üzerine yoğunlaşanlardır. Bu, bir iPhone uygulaması oluşturan mutluluk araştırmacısı Matt Killingsworth&#8217;e göre, insanlar gerçek zamanlı olarak duygularını paylaştı. Uygulama, gün boyunca sinyal gönderdi ve sinyal almadan hemen önce ne yaptıklarına dair sorular sordu. 15.000&#8217;den fazla kişiden 650.000 gerçek zamanlı raporla derlenen verilere göre; akıllarında şu anın dolaşmasına izin verenlerin, daha kolay odaklandıkları ve mutlu oldukları görüldü.</p>
<p>&#8220;İnsanlar nötr bir şey düşünürken bile, akıl karıştırmayan insanlara nazaran daha az mutlu olurlar.&#8221; O yüzden mutlu olmak için, sadece bulunduğunuz anı yaşayın!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142671</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayı geciktirecek 5 alışkanlık</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/yaslanmayi-geciktirecek-5-aliskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jun 2017 07:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılığı geciktirecek alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142614</guid>

					<description><![CDATA[Bu beş erişilebilir alışkanlığı edinerek, yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve hatta tersine çevirmek mümkündür. Büyümemiz, okula gitmemiz, papağan olmayı öğrenmemiz ve aptalca kurallar okumamız… Bununla birlikte, zaman zaman yaşlanma sürecini kucaklayan ve fiziksel sağlığını ve ömrü boyunca olumlu bir tutumla koruyan bir bireylere rastlıyoruz. Bu şanslı azınlığın şans ve büyüyle bir ilgisi var mı? Neyse ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu beş erişilebilir alışkanlığı edinerek, yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve hatta tersine çevirmek mümkündür.</p>
<p>Büyümemiz, okula gitmemiz, papağan olmayı öğrenmemiz ve aptalca kurallar okumamız… Bununla birlikte, zaman zaman yaşlanma sürecini kucaklayan ve fiziksel sağlığını ve ömrü boyunca olumlu bir tutumla koruyan bir bireylere rastlıyoruz. Bu şanslı azınlığın şans ve büyüyle bir ilgisi var mı? Neyse ki, bilim bize yaşlandıkça pazarlık yapmamız gerektiğini gösteriyor. Birçok etkileyici çalışma, evrensel olarak erişilebilen yaşlanmayı önleyici yararlar sergilemiştir. Sonuçlar, bazı basit davranışları izleyerek, içimizdeki Peter Pan&#8217;ı kucaklayabileceğimizi gösteriyor.</p>
<p><em><strong>1. Akdeniz diyeti</strong></em></p>
<p>Genç kalmak için, sağlıklı bir diyet uygulamak yeterli değildir. <a href="https://sosyalmedya.co/bilim-insanlari-kafeinin-aciyi-morfinden-daha-fazla-dindirdigini-soyluyor/">Bilim</a>, özellikle Akdeniz diyetinin kardiyovasküler, nörolojik ve kemik sağlığını geliştirerek ömrü uzattığını gösteriyor. Bu diyet; meyveler, sebzeler, tahıllar, baklagiller ve zeytinyağı bakımından zengindir ve başta balık ve kümes hayvanları olmak üzere kırmızı etten oluşmaktadır.</p>
<p>Akdeniz tipi diyetle, yemek yiyen beş Avrupa ülkesinden 1300 katılımcının katıldığı bir araştırmada, C reaktif protein (CRP) seviyelerinin azaldığı görülmüştür. CRP, yaşla bağlantılı iltihaplı bir işarettir. Ayrıca, çalışmanın katılımcılarının osteoporoz ve kemik kaybı düzeylerinin düştüğü görülmüştür. 562 katılımcının katıldığı bir başka araştırmada, 70&#8217;li yaşlarında Akdeniz diyetini uygulayan bireylerin, aynı yaştaki bireyler için tipik olan beyin atrofisinin veya büzülüşünün yarısı olduğu tespit edildi. Daha az atrofi, bunama öyküsü, daha iyi hafıza ve açık ve etkili düşünme becerisi anlamına gelmektedir.</p>
<p><em><strong>2. Egzersiz</strong></em></p>
<p>Sadece genç ve sağlıklı olmanıza yardımcı olan herhangi bir egzersiz rejimini uygulamak önemli değildir. Önemli olan; egzersiz yönteminizdir. Orta dereceli egzersiz ve ardından daha sıkı fiziksel aktiviteleri içeren aralıklı eğitimler aslında yaşlanmayı tersine çeviriyor gibi görünüyor. Sizlere bir büyüleyici çalışmadan bahsetmek istiyorum: İki farklı yaş grubunda, 30 yaşın altındaki ve 72 yaş üstü sağlıklı erkek ve kadınlardan oluşan 72 kişilik gruplara üç ayrı egzersiz rejimi uygulandı. Sıkı ağırlık eğitimi, bisikletlerle ilgili kısa süreli eğitim ve birkaç gün orta derecede bisiklet sürme, ağırlık eğitimiyle dönüşümlü olarak gerçekleştirildi.</p>
<p>Çalışma katılımcıları, egzersiz rejimlerinin kas hücrelerini nasıl etkilediğini incelemek için iyileştirilmiş fiziksel uygunluk açısından değerlendirildi ve kas biyopsileri alındı. Üç gruptaki herkes fiziksel uygunluk açısından iyileşme gösterdi, ancak aralıklarla egzersiz yapanlar hücresel seviyede sağlam değişiklikler yaşadı. Daha yaşlı toplulukta, kas hücrelerinden 400 genin aralık antrenmanı sonrasında farklı şekilde işe yaradığı görülürken, genç grubun 274 geninde değişiklikler oldu. Etkilenen genler, mitokondrinin hücreler için enerji üretme kabiliyetini etkiler, bu da kas sağlığını ve hücre yaşamını geliştirir. Belki de bu çalışmanın en zorlayıcı kısmı, yaşlı topluluğunun kas hücrelerinin gençlerdekinden daha güçlü faydalara yol açtığını görmektir. Hiç bir zaman geç değildir!</p>
<p><em><strong>3. Sosyal ilişkiler</strong></em></p>
<p>İlişkiler, fiziksel sağlık üzerinde büyük etkiye sahiptir. Araştırmalar, artan bir şekilde kişisel ilişkileri daha güçlü olanların daha uzun yaşadığını ve kötü ilişkilere sahip olanların kalp ve damar hastalıklarına, bağışıklık siteminde azalma, depresyon, uyku sorunları ve bunama gibi kronik sağlık koşullarından muzdarip olduklarını tekrar tekrar göstermiştir. Harvard yaşlanma çalışması, ilişkilerin olumlu etkileri hakkında belki de en olağanüstü verileri sağlamıştır. Bu çalışmada, yakın ilişkilerin yaşam kalitesi üzerinde para, şöhret, IQ veya sosyal sınıftan daha fazla etkisi olduğu bulundu. İlişkilerde ayrıca zihinsel ve fiziksel düşüşün geciktiği, uzun ve mutlu hayatların güçlü yordayıcıları olduğu gösterildi.</p>
<p><em><strong>4. Meditasyon</strong></em></p>
<p>Meditasyonun fiziksel ve psikolojik sağlığı nasıl geliştirebileceğine dair sayısız çalışma bulunmaktadır. Ancak, yaşlanmayı yavaşlattığını gösteren birçok otoriter çalışma da vardır. Çalışmalar, meditasyonun telomer uzunluğu üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu gösteriyor. Telomerler; hücrelerimizin veya DNA&#8217;nızın genetik bilgilerini tutan kromozomların her iki ucundaki koruyucu kapaklardır. Organlarımızın sağlığını ve ömrünü korumak için, hücrelerimiz yaşlandığında bölünür ve çoğalırlar. Hücrelerimiz, her bölündüğünde telomerler kısalır. Telomer ne kadar kısa ise; hücrelerimiz hastalığa daha yatkın hale gelir. Düzenli<a href="https://sosyalmedya.co/gunde-3-dakikayla-hayatinizi-degistiren-mindfulness-meditasyonu-ile-tanisin/"> meditasyon</a> yapanlar; daha uzun yaşayan ve daha uzun süre bölünebilen hücrelere sahip olan kişilerdir. Bu nedenle organlarının sağlığını ve gençliğini koruyan daha uzun telomerlere sahiplerdir.</p>
<p>Meditasyonun beyni yaşlanmaya karşı koruduğunu da söylemek mümkün.<br />
Sekiz haftalık meditasyon programına katılanların beynin hafıza, stres ve empati ile ilişkili bölgelerinde ölçülebilir değişikliklere neden olduğu bulundu. Bir başka araştırmada, 50&#8217;li yaşlarındaki meditasyon uzmanlarının, 20&#8217;li yaşlardaki alın korteksi ile aynı boyutta oldukları gösterildi. Meditasyonun en hayati organ olan beyni, orta yaşa kadar koruyabileceği inanılmaz derecede güçlü bir kanıt.</p>
<p><strong><em>5. İyimserlik</em></strong></p>
<p>Zaman zaman olumlu bir tavır sergilemek zor olsa da&#8230; Yaşlanmayı önleyici, büyük avantajlara sahiptir. Bir boylamsal çalışmada, 50 yaş üstü kişiler takip edildi. Yaşlanmayı önemli görmeyenlerin, geleceği hakkında <a href="https://sosyalmedya.co/kahve-icmenin-olumlu-ve-olumsuz-yonleri/">olumlu</a> bir bakış açısına sahip olanların, bağımsız olarak işlev görme, fiziksel uygunluğu korumak, tam zamanlı çalışmak ve sosyal olarak eğlenmek için daha büyük bir beceriye sahip oldukları görüldü. Bu kişilerin hastalık ve ölüm oranları daha düşüktü. Mümkün olduğunca, yaşlanmanın olumsuz basmakalıplarını gözardı edin. Bunun yerine, büyüme ve yenilenme için meydan okuyun. Hayata pozitif bakın!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142614</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tutarlı olmak için yapmanız gerekenler</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/tutarli-olmak-icin-yapmaniz-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2017 13:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tutarlı]]></category>
		<category><![CDATA[tutarlı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142605</guid>

					<description><![CDATA[Her geçen gün ortaya çıkan yeni girişimciler ve liderler, iyi günlerini en muhteşem şekilde yansıtıyorlar. İmparatorluklar, tuğlaya benzer şekilde inşa edildiği gibi, maddi refah da dolar cinsinden sağlanıyor. Peki, işlerinizi sabit tutmak için mücadele ederken, bu önemli alışkanlığınızı nasıl geliştirebilirsiniz? İşte hayatınızın her alanında tutarlı kalmak için yapmanız gerekenler: 1. Bölümlere ayırarak başlayın Gününüzü bölümlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her geçen gün ortaya çıkan yeni girişimciler ve <a href="https://sosyalmedya.co/basarili-liderlerin-22-aliskanligi/">liderler</a>, iyi günlerini en muhteşem şekilde yansıtıyorlar. İmparatorluklar, tuğlaya benzer şekilde inşa edildiği gibi, maddi refah da dolar cinsinden sağlanıyor. Peki, işlerinizi sabit tutmak için mücadele ederken, bu önemli alışkanlığınızı nasıl geliştirebilirsiniz?</p>
<p>İşte hayatınızın her alanında tutarlı kalmak için yapmanız gerekenler:</p>
<p><em><strong>1. Bölümlere ayırarak başlayın</strong></em></p>
<p>Gününüzü bölümlere ayırmak, başarıyla hazırlanmak için önemli bir noktadır. Alternatif olarak yapmanız gereken her şeyin düşünülmesi, kolayca çaresiz kalmanıza neden olabilir. Bunun yerine, gününüzü bölümlere ayırdığınızda, eylemlerinizi küçük parçalara ayırırsınız. Ve yalnızca her bir segmentin mini hedeflerine odaklanırsınız. Sharon Melnick, Success Under Stress: Powerful Tools for Staying Calm Confident adlı kitabında bu uygulamayı önererek okuyucularını günlerce hatta haftalarca tek bir etkinliğe ayrılan zaman dilimine bölmeye teşvik etti.</p>
<p>Örneğin, müşterilerin aramalarına geri dönmek veya yeni iş arayışına geçmek için Salı ve Perşembe sabahlarını takvim bölümlerinde engelleyebilirsiniz. Bu, &#8220;yapmanız için ihtiyaç duyulan her şey&#8221; karşısında oluşacak korku duygusundan kaçınmanızı sağlayacak. Sizi hedeflerinize doğru yönlendiren olumlu eylemler üzerinde durmaya devam edebileceksiniz.</p>
<p>Her bölümün sonunda (bunları toplantı hatırlatıcılarıyla veya alarmlarla zamanlamak isteyebilirsiniz), ne kadar kaldığına dikkat edin. Sonra bu bölümü tamamlayın ve bir sonraki bölüme nazikçe bir geçiş yapın. Hiçbir zaman işler bitmez. Ancak; bölümleme, üretkenliğin güvenli bir akışta gitmesini sağlar. Bir sonraki segmente çok daha rahat geçiş yapabilirsiniz.</p>
<p><em><strong>2. Sistemlerin gücünden yararlanın</strong></em></p>
<p>Tutarlılık, başarının en büyük anahtarlarından biri ise; sistemler, her kapının kilidini açan iskelet anahtarıdır! E-Mit Revisited&#8217;da yazar Michael Gerber, bu noktayı mükemmel bir şekilde özetliyor: &#8220;Bir işletmenin gerçek ürünü, sattığı şey değil, onu nasıl sattığıdır&#8221; diyor. Bir işletmenin, gerçek ürünü işletmenin kendisidir. . . İşletmeyi; İnsan odaklı değil, bir sisteme bağımlı&#8221; olarak tanımlıyor.</p>
<p>Sistemler, sizin ve diğer insanların zamandan yararlanmanıza ve tekrarlanabilir bir iş stratejisi hazırlayıp şekillendirmenize izin verir. İşinizde ve hayatınızda sistem geliştirirken, her şeyi kendiniz yapmaya çalışmayın. Bu sistemin içerisindeki ve dışındaki insanlara kafayı takabilirsiniz. Ancak, ofisten uzaklaşmanız mümkün olduğunda zihninizde alan açılmaya başlayacaktır.</p>
<p>Muhtemelen tutarlı bir başarı uygulaması oluşturmak için atmanız gereken en etkili adım, işinizi ve yaşamınızı iyi yağlanmış bir makine gibi çalıştıran sistemlere yatırım yapmaktır.</p>
<p><strong><em>3. Yardım ile kendinizi sorumlu tutun</em></strong></p>
<p>Hepimiz birer platoyuz. Sinir bozucu ama aynı zamanda yaşamın normal bir parçasıyız. Tavanların arasından patlamanın anahtarı; zihinsel, fiziksel veya maddi olan şeyler için kendimizi sorumlu tutmaktır. Bu, hepsini yapmanın sorumluluğu anlamına gelmez, ancak yardım alma sorumluluğunu içerir.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/girisimcilerin-sabah-7den-once-yapmasi-gereken-7-sey/">Girişimciler </a>için yardım pek çok biçimde olabilir. Bir deha grubunun gücünden yararlanmak gibi&#8230; Akıl hocasının gücü, mevcut durumunuzun ötesine geçip büyümenize yardımcı olabilir.</p>
<p>Yardım almak ne olursa olsun, önceliğiniz olsun. Tutarlı kalmak ve düşlerinizi gerçekleştirmek için mücadele ederken, biraz daha hızlı olmak ve yardım almak çok işinize yarayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142605</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklarınıza asla söylememeniz gereken 5 şey</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/cocuklariniza-asla-soylememeniz-gereken-5-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jun 2017 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara söylenmemesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[iyi çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kıyaslama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142567</guid>

					<description><![CDATA[Uzmanlar, bazı yaygın ifadelerin çocuklarınıza zarar verebileceğini söylüyorlar. Ailemizden, çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimizin temel taslağını devralırız, ancak çocuk psikologlarına göre; nesiller boyunca tekrarlanan birçok klasik ifade aslında çocuklara zarar verir. Daha iyi alternatifler mevcuttur ve bunları ebeveynlerin öğrenmesi için belli bir zamana ihtiyaç vardır. Peki, yanlış bilinen davranışlar neler, gelin hep birlikte inceleyelim. 1. Ben yaparım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, bazı yaygın ifadelerin çocuklarınıza zarar verebileceğini söylüyorlar.</p>
<p>Ailemizden, çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimizin temel taslağını devralırız, ancak çocuk psikologlarına göre; nesiller boyunca tekrarlanan birçok klasik ifade aslında çocuklara zarar verir. Daha iyi alternatifler mevcuttur ve bunları ebeveynlerin öğrenmesi için belli bir zamana ihtiyaç vardır. Peki, yanlış bilinen davranışlar neler, gelin hep birlikte inceleyelim.</p>
<p><strong><em>1. Ben yaparım ya da sana yardım ederim kalıbı</em></strong></p>
<p>Çocuğunuza yardım teklif etmeden önce onun sizden yardım istemesini bekleyin. Mücadele eden çocuğunuza, yardım etme konusunda nazik olabilirsiniz. Ancak mücadelelerini kesmek için çok hevesli davranmanız onun kendi başına yapmayı öğrenmesini engeller.</p>
<p>Drexel Üniversitesi&#8217;nden bir psikoloji profesörü ve Düşünen Bir Çocuk Yargısı&#8217;nın yazarı Myrna Shure, ebeveynler için &#8220;Çocuğunuza yardım etmek için çok erken davranırsanız, çocuğunuzun bağımsızlığını zayıflatabilirsiniz ve başkalarından yardım bekler konuma getirirsiniz.&#8221; demiştir.</p>
<p><strong><em>2. İyi iş veya iyi çocuk kalıbı</em></strong></p>
<p>İyi iş, gibi basit ifadeler ile muhtemel yanlışlar yapılıyor. Birçok psikologa göre; sorun, her küçük şey için bu tür genel teşviklerin kullanılmasıdır. Çocuklar, gerçek başarılarından veya gerçek hoşnutsuzluklarından ziyade övgülere değer vermeyi öğreniyorlar.</p>
<p>Bu konu hakkında Lifehack&#8217;teki Shelly Phillips şunları söylüyor;<br />
İyi iş, kelimesini dağarcığınızdan tamamen çıkarın. Çocuğunuzun mümkün olduğunca çabaya odaklanmasını sağlayın. &#8220;Gerçekten çok uğraştın&#8221; gibi cümleler kurun. Çocuğunuza &#8220;çabaların, sonuçlardan daha önemli olduğunu hissettirin.&#8221; Bu, zor bir görevi yerine getirirken, çocukları daha ısrarlı olmaya ve başarısızlığı başarıyla tamamlamak için atılmış bir adım olarak görmelerini sağlar &#8220;diye açıklıyor.</p>
<p>Başarı sürecine odaklanılması, çocuğunuzu, davranışını değerli yapan şeyleri düşünmeye iter. Sosyal psikolog Susan Newman, &#8220;Takım arkadaşının, çocuğunuza sana güveniyorum başarabilirsin&#8221; şeklinde bir şey söylemesi, çocuğun süreci düşünerek ve bir hedef doğrultusunda çalışmasını sağlayabilir. &#8221; İyi iş, ne akıllı çocuk, sen harikasın gibi sözcükler belli bir süre sonra anlamını yitirir. Onun yerine çocuğunuza çabalamayı öğretmeniz çok daha doğrudur.</p>
<p><em><strong>3. Sen çok akıllısın kalıbı</strong></em></p>
<p>Çocuklarınızı övmek ve onları mutlu etmek için aldığınız hediyeler kötü bir strateji. Kendilerini <a href="https://sosyalmedya.co/cok-basarili-insanlar-nasil-farkli-dusunur/">akıllı</a> gören çocuklar, hem algılanan yeteneklerini, hem de parlaklıklarını kaybedebilecek davranışları sergilemekle karşı karşıya&#8230;</p>
<p>Yazar ve Barnard Büyüme Geliştirme Merkezi direktörü Tovah Klein, Business Insider&#8217;ı uyarıyor: &#8220;Çocuklara bu tür şeyleri söylemek, aslında öğrenmeye çabalamaya karşıt düşünceler edinmelerine neden olur.&#8221;Öğrenme, birçok deneme ve sıkıntıdan meydana gelir.&#8221;</p>
<p><strong><em>4. Diyetteyim kalıbı</em></strong></p>
<p>Çocuklara söylenmemesi gereken her şey çocuklarla ilgili değildir. Çocuklar örneklerle öğrenirler. Dolayısıyla zayıf vücut imajıyla mücadele eden birini gördükleri takdirde, kendilerini rahat hissetmek için belirli bir fiziksel ideali karşılamaları gerektiğini düşünürler. Bu yüzden <a href="https://sosyalmedya.co/psikologlar-dunyada-sadece-5-cesit-insan-oldugunu-soyluyor-siz-hangisisiniz/">psikologlar</a>, kilo ve vücut imajıyla ilgili mücadelelerinizi kendinize saklamanız gerektiğini önermektedir. (Aynı nedenle, çocuklarınıza &#8220;matematikte çok kötüyüm&#8221; demekte çok iyi bir fikir değildir.) Nassau Üniversitesi Tıp Merkezi&#8217;ndeki pediatri profesörü Marc S. Jacobson,  Parents.com&#8217;a; Bunun yerine neler söylemelisiniz hakkında örnekler verdi: &#8220;Bana güzel hissettiren şeyleri seviyorum, çünkü sağlıklı besleniyorum ya da dışarıda güzel yürüyebileceğim gibi&#8230;&#8221;</p>
<p><strong><em>5. Başka bir çocukla kıyaslama kalıbı</em></strong></p>
<p>Elbette, çocuğunuzun şimdiye kadarki en iyi, en olağanüstü çocuk olduğunu düşünüyorsunuz. Bu bir sorun değil, her ebeveyn, böyle düşünür. Fakat bir çocuğa, onu narsist yetiştirmek istemediğiniz sürece onun diğerlerinden daha iyi olduğunu söylememelisiniz.</p>
<p><a href="https://sosyalmedya.co/yeni-bir-arastirma-instagramin-genc-insanlarin-psikolojisine-ciddi-anlamda-zarar-verdigini-buldu/">Araştırmalar</a>, akranlarından daha üstün oldukları için övülen çocukların, ailelerine inandıklarını ve şişmiş bir benlik hissi geliştirme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142567</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uykunuzdan ödün vermeden nasıl erken uyanabilirsiniz?</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/uykunuzdan-odun-vermeden-nasil-erken-uyanabilirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2017 06:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[erken uyanmak]]></category>
		<category><![CDATA[günlük rutinler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatında verimlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ritim]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[sabah rutinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=142419</guid>

					<description><![CDATA[Biyolojik saatinizi düzenleyin, böylece enerjinizi ve üretkenliğinizi en üst düzeye çıkarabilirsiniz. Günlük ritminiz bozulduğunda, iş hayatınızda sıkıntı çekersiniz. Uykusuzluk çektiğiniz için gününüz kaotik bir hal alır. Bu yüzden yüksek performanslı bir çalışma sergilemekte zorlanırsınız. Düşünün: Yaratıcılık gerektiren işler ve problem çözmede, sakin olmanız için yapabileceğiniz en iyi şey; yeterince uyumak ve günlük kalıplarınızın dışına çıkmamaktır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyolojik saatinizi düzenleyin, böylece enerjinizi ve üretkenliğinizi en üst düzeye çıkarabilirsiniz.</p>
<p>Günlük ritminiz bozulduğunda, iş hayatınızda sıkıntı çekersiniz. Uykusuzluk çektiğiniz için gününüz kaotik bir hal alır. Bu yüzden yüksek performanslı bir çalışma sergilemekte zorlanırsınız. Düşünün: Yaratıcılık gerektiren işler ve problem çözmede, sakin olmanız için yapabileceğiniz en iyi şey; yeterince uyumak ve günlük kalıplarınızın dışına çıkmamaktır.</p>
<p>İş yerinizde verimli ve düzenli bir zaman geçirmenizi sağlayacak 4 unsur:</p>
<p><em><strong>1. Uykunuzu alın</strong></em></p>
<p>Öncelikle, her gece yaklaşık 7.5 saatlik bir uykuya ihtiyacınız var. Araştırmalar gösteriyor ki, insanların en iyi fiziksel, zihinsel performansı sağlayabilmesi için her gece, uyku döngüsünü tam 5 kez tamamlaması gerekiyor. Çünkü, uyku döngüleri yaklaşık 90 dakikayı buluyor, dolayısıyla 7.5 saate ihtiyacınız var.</p>
<p>Kısa bir süre için, fazladan çalışıp yetiştirmeniz gereken işler olduğunda tam 3 uyku döngüsünü tamamlamaya veya 4.5 saat uyumaya çalışın. Zihninizin yenilenmesi ve öğrenmenizi sağlamlaştırması için ihtiyacınız olan uyku miktarı budur.</p>
<p><strong><em>2. Tutarlı olun</em></strong></p>
<p>Yeterli uyku almaya karar verdikten sonra, bu değerli uyku saatini koruyan, harika bir günlük ritim oluşturun. Öncelikle günlük kalıpları tekrarlamaya odaklanın. Günün başlangıcından sonuna kadar mükemmel kalıplar oluşturmak, aradaki tüm zamanlarda daha iyi hissetmenize ve daha akıllıca çalışmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>Bedeniniz tutarlılığı sever. Her gün aynı saatte uyumak ve uyanmak zihin ve beden için iyidir. Tutarlı zamanlar, organlarınızın, hormonlar ve diğer kimyasallarla bir ritme girmelerine izin verir. Bu örüntüyü değiştirirseniz, vücudunuzun adapte olması zaman alır. Zaman dilimleri arasında açıklık arttıkça döngüyü sağlamak zorlaşır. Uyku ve uyanıklık modelinizi değiştirmek, vücudunuzun döngüsel ritimlerini değiştirir ve size her gün gecikmeli olarak döner. Bu yüzden halsiz hissedersiniz, performansınız düşer ve sağlık sorunları yaşarsınız.</p>
<p><em><strong>3. Erken kalkın</strong></em></p>
<p>Günlük performansınızı arttırmanın bir yolu, normalden biraz daha erken kalkmaktır. İş dünyasındaki en başarılı kişilerden bazıları, sürekli olarak erken uyanırlar. Erken uyanmak, günü daha rahat geçirmenizi sağlar. E-postalarınızdan veya mesajlarınızdan rahatsız olmazsınız. O saatlerde dünyaya sessizlik hakimdir. Örneğin, spor salonuna gidiyorsanız daha az trafik sorunu yaşarsınız. Boş yollarda rahatça ilerleyebilirsiniz. Bir kitabı huzur içinde okuyabilirsiniz. Meditasyon veya yoga yapabilirsiniz. Sadece yatağınızdan kalkın. Yatakla olan savaşı kazanın!</p>
<p>Böylece kendiniz için daha önemli olan şeylere vakit ayırabilirsiniz. Sabah kalktığınızda, en önemli şeyleri uygulamaya geçirmek adına sabah planınızı oluşturun. Bu süreci, kendinize ayırdığınız kişisel zaman olarak düşünün. O zaman diliminde çalışmamanızı öneririz. Yaşamın memnuniyetini hissettiğinizde, işinize daha kolay odaklanabilirsiniz.</p>
<p>Bu nedenle, sabahları kendiniz için iyi bir şeyler yapmak adına vakit ayırın. Tutkularınızı onurlandıracağınız enerjiyle güne başlayın!</p>
<p><em><strong>4. Geceyi rahat geçirmeye çalışın</strong></em></p>
<p>Sabah oluşturduğunuz planı uyguladıktan sonra gece rahatça uyursunuz. Gevşemenizi ve rahatlamanızı sağlayan bir rutinin olması, uyku kalitenizde büyük fark yaratır. Uyku sıkıntısı çeken kişilerin çoğu, gün içinde çok stres yaşarlar ve akşamları yatağa girene kadar geç saatlere kadar çalışırlar.</p>
<p>Sevdiğiniz yatıştırıcı bir etkinlik bulun ve yatmadan önce onu uygulayın. İdeal olanı, ekranlardan uzak durmak (TV, bilgisayar, akıllı telefon &#8211; parlaklık beyninizin uyanık kalmasını sağlar) ve çok fazla zihinsel enerji gerektiren herhangi bir şeyle uğraşmamak. Onun yerine bir roman okuyun, banyo yapın, dinlendirici bir müzik dinleyin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">142419</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
