<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Tevfik Bülent Öngün arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/tevfik-bulent-ongun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/tevfik-bulent-ongun/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 08:43:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.7</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>2011 için Kim, Ne Dedi? [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/2011-icin-kim-ne-dedi-dosya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 12:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[2011 Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanak]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Cici]]></category>
		<category><![CDATA[Çağıl Yüzer]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Akış Baruh]]></category>
		<category><![CDATA[Meltem Yetener]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Çağlargil]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Bülent Öngün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=21392</guid>

					<description><![CDATA[2011’de sosyal medyada birçok yenilik ve gelişme oldu. Yapılan yatırımlar, platformlardaki değişiklikler, yaratıcı projeler, başarısız projeler, yasaklanan siteler, kısıtlamalar, kullanım oranları, yeni platformlar, rekor rakamlar. Bütün bu kalabalık...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011’de sosyal medyada birçok yenilik ve gelişme oldu. Yapılan yatırımlar, platformlardaki değişiklikler, yaratıcı projeler, başarısız projeler, yasaklanan siteler, kısıtlamalar, kullanım oranları, yeni platformlar, rekor rakamlar vs&#8230;</p>
<p>Bütün bu kalabalık haber silsilesinin yanı sıra sektör profesyonellerinin görüşlerine göre 2011’in yıldızı Twitter! Çünkü 2011 sosyal medya dünyasında en çok dikkat çekenler; Twitter Türk kullanıcı sayısındaki ciddi artış ve Van depremi sırasında Twitter’ın hayat kurtaran kullanımı. Onur Air’in sosyal medya kazası da hala akıllarda&#8230; Foursquare ve LinkedIn’in rekora koşuşlarını da unutmamak gerek tabii.</p>
<p>İşin ‘Neler oldu?’ kısmını zaten gün gün – anında – haber aldık. Peki 2011 yılı hem global anlamda hem de Türkiye özelinde nasıl geçti? Sosyal medya 2011 için kim, ne dedi?</p>
<p>Görüşler, 2011’in sosyal medya ve dijital dünya açısından güzel bir yıl olduğu yönünde. Yasaklardan ve Türkiye’de erişimi engellenen sitelerden ise bahsedilmiyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medya, pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında ciddi bir yer edindi[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-21399" title="Tevfik Bülent Öngün" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/tevfik-bulent-ongun1.jpg" alt="" width="200" height="208" />Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO</strong></p>
<p>2011 dijital dünyada birçok açıdan çok hareketli bir yıl oldu. Başlarda sosyal medyayı deneysel olarak algılayan birçok marka, 2011 içerisinde sosyal medyanın kendileri açısından ne kadar büyük fırsatları barındırdığını iyiden iyiye görmeye başladı.  Sosyal mecraların ne kadar fazla katma değer yaratabileceğini hayata geçirilen uygulamalarla görmeye başlayan kurumsal iletişim, pazarlama, müşteri ilişkileri, araştırma geliştirme ve insan kaynakları gibi birimler, sosyal medyadan daha profesyonel şekillerde yararlanmayı öğrendi.  Dolayısıyla, birçok firma açısından sosyal medya artık pazarlama ve iletişim stratejilerinin en üst sıralarında kendine çok ciddi bir yer edindi ve önemini 2012’de daha da arttıracak.</p>
<p>Tüm bu gelişmelerin yanında geride bıraktığımız senede sosyal ağlara adım atan küçük, büyük birçok markaya tanık olurken, bunların birçoğunun stratejilerinin olmadığını ve bu mecraların dinamiklerine pek de hâkim olmadıklarını gördük. Onlar da bazı şeyleri deneyimleyip, diğer markalara benzer süreçleri geriden takip edeceklerdir. Sosyal medyada bir süredir yer alan markalar ise, şimdiye kadar ki çalışmalarını masaya yatırmaya, ROI ve sonraki adımlara nasıl geçecekleri gibi konuları tartışmaya başladı. İşe başladığımız günden beri vurguladığım gibi sayılardan ziyade, takipçilerin nitelikleri önem kazanıyor.</p>
<p><strong>Markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı</strong></p>
<p>BoomSonar üzerinden deneyimlediğimiz şeylere dayanarak da bir şeyler söylemem gerekirse, markalar eş zamanlı sosyal medya takibinin öneminin ciddi şekilde farkına vardı. Taleplerinin derinliği ve kapsamı her geçen gün artmakta. Başlangıçta sadece kendilerine odaklanan birçok büyük şirket, artık rakiplerini de kendileri gibi yakından takip edip, analiz ediyor.</p>
<p>Keza, aynı şey işin araştırma boyutunda da söz konusu. Bu noktada online araştırmalar ve bunların dayandırıldığı yeni metodolojiler bu sene daha da ön plana çıkacak. Bu konuda dünyanın önde gelen şirketleriyle ciddi ortak çalışmalar yürütmeye başladık bile. Tick Tock Boom gibi ajansların profesyonel desteği üzerinden Social CRM çalışmalarını yönetmeye başlayan Türkiye’deki büyük yerli ve global markalar, konunun önemini iyice kavradılar. CRM’in online boyutu çok daha fazla önem kazandı.</p>
<p><strong>Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde arttı</strong></p>
<p>2011’de en güzel gelişmelerden biri, kişisel olarak birçok insan gibi ekstra bir sempati duyduğum Twitter’ın Türkiye’deki kullanımının ciddi şekilde artması. Bizim tahminlerimize göre 4 milyonun üzerinde olan kullanıcıların sayısı, bazı önemli kaynaklara göre 6.5 milyon civarında.. Her hâlükârda iki rakam da çok önemli. Uzun bir süredir var olan kanalın birden bire bu hızla büyümesindeki en önemli etkenleri basın ve yayın kanalları ile ünlülerin Twitter’a olan ilgisi şeklinde özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü var[/pullquote]</strong></p>
<p>Bu arada ünlüler konusuna ayrı bir parantez açmadan geçemeyeceğim. Maalesef, Twitter bize ülkemizdeki birçok ünlü sanatçı ve kişinin fikir ve kültürel açıdan ne kadar boş olduğunu da gösteren bir kanal oldu. Elbette, doğru yönetenler de yok değil ancak Twitter üzerinden marka değerini düşüren ve düşürmeye devam eden çok fazla ünlü olduğunun da altını çizmemiz gerekir.</p>
<p>Facebook’u anlatmamıza gerek bile yok. Türkiye’de ve dünyada geldiği durum ortada. Dinamikliğini, yeniliklerdeki öncülüğünü bu sene de sürdürdü. Özellikle reklam konusundaki atılımı takdire şayan.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medya 2011’de çok hızlı gelişti[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21400" title="Çağıl Yüzer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Çağıl-Yüzer.jpg" alt="" width="200" height="240" />Çağıl Yüzer, Boomerang CEO / Yönetici Ortak</strong></p>
<p>Geride bıraktığımız 2011 yılının sosyal medya dünyası açısından oldukça hareketli bir yıl olduğunu söyleyebiliriz.  Doğası itibarı ile sürekli değişime ve gelişime açık olan sosyal medyanın kullanımı 2011’de de çok hızlı bir şekilde gelişti. Bu gelişim bize önümüzdeki yıllarda sosyal medyanın hayatımızdaki öneminin ne kadar artacağı yönünde çeşitli ipuçları da verdi.</p>
<p>Yeni yılda sosyal medyanın merkezinde yer alan ve “kısa hikayeleri” anlatmanın hızlı tüketilen şekli olan online videonun, 2011’deki yükselişini artarak sürdüreceğini düşünüyorum. Özellikle Türkiye’de online video kullanımının son 12 ayda %54 artışı, 2012’de yerel pazarda yoğun online video kullanımıyla daha sık karşılaşacağımızı gösteriyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın sosyal medyaya getirdiği önemli yeniliklerden birinin de Google + olduğunu düşünüyorum. Google + şu an için sosyal medyanın tartışmasız lideri olan Facebook ile rekabet edecek seviyede değil, ancak sosyal medyanın bu yeni sayılabilecek mecrasının şimdiden Facebook’un kendini yenileme ihtiyacı hissetmesine neden olduğunu söyleyebiliriz. Google +’ın açılmasından sonra Facebook’a eklenen “subscription”, “her post için gizlilik ayarı yapabilme” gibi çeşitli özellikler bunun açık bir göstergesi.  2012 boyunca Facebook Google rekabetinden ilginç sonuçlar ve her iki ağ için de birçok yeni özellik çıkacağını ve haliyle bu özelliklerin kullanıcıların menfaatine olacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz[/pullquote] </strong></p>
<p>2011’de sosyal medyada olan önemli gelişmelerden biri de Linkedin’in halka açılması. Bu gelişme ve Linkedin’in halka arz sonrası beklenenden çok daha fazla bir değere ulaşması, sektördeki diğer şirketleri de halka arz konusunda cesaretlendirdi. Bu nedenle 2012’yi, özellikle Facebook halka arz edildiğinde olacakları görmek için merakla bekliyoruz.  Merakla beklediğim bir başka konu da 2012 yılı içerisinde sosyal ticaret kavramının hangi noktaya ulaşacağı. Facebook’un da sosyal ticarete yönelik yeni uygulamalar, stratejiler geliştireceğini düşünüyorum. 2012 bu stratejilerin uygulanıp, sosyal ticaretin Facebook’a başarılı bir biçimde entegre edildiği bir yıl olabilir.</p>
<p><strong>2012’de sosyal medya ajansları çok önemli bir konuma yerleşecek</strong></p>
<p>2011’de markaların sosyal medyanın gücünü kabul etmesi ve düzenledikleri sosyal medya kampanyaları ile elde edilen sonuçların netlik kazanması, yatırımlarının geri dönüşlerinin daha kolay ölçümlenebilmesini sağladı. Bu nedenle 2012 yılında sosyal medya ajanslarının çok önemli bir konuma yerleşeceğini düşünüyorum.</p>
<p>2011 yılı, henüz genç olan ajansımız Boomerang için de oldukça hareketli geçti. Geçtiğimiz yıl içerisinde müşteri portföyümüze Deloitte, Best Western gibi global markaların yanı sıra  Lineadecor, Santralistanbul, Letoonia Resorts, YogaŞala, ALÇIDER gibi birçok önemli markayı da ekledik.</p>
<p>Bu markalar için sosyal medya yazılım ürünlerimiz olan Kampanyapp, Fırsatkapp ve Sosyal CRM ile çeşitli sosyal medya yarışmaları ve sosyal medya avantajlı satış uygulamaları gerçekleştirdik. Bizi diğer sosyal medya ajanslarından ayıracak yeni yazılım ürünlerimizin ise altyapı çalışmalarını tamamladık ve yeni yılda bunları markaların hizmetine sunuyor olacağız.</p>
<p>Boomerang olarak 2012’den beklentimiz, portföyümüze katılacak olan yeni müşterilerimizin sosyal medya yatırımlarının geri dönüşünü sağlayabilecekleri ve bunu net bir şekilde ölçümleyebilecekleri yeni sosyal medya kampanyalarını hayata geçirebilmek.</p>
<p>2012’nin herkes için sağlık ve barış dolu bir yıl olması dileklerimle&#8230;</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011’de sosyal medya olaylara yön veren bir platform özelliği kazandı[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21401" title="Alper Cici" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/alper-cici1.jpg" alt="" width="200" height="248" />Alper Cici, Mobilera Dijital Pazarlama Müdürü </strong></p>
<p>2011 yılında Sosyal medya, paylaşım ve takip sağlayan bir kanal olmasının yanı sıra olaylara direk yön veren bir platform özelliği de kazandı. Daha Şubat ayında Defne Joy hakkında ileri geri konuşan Hıncal Uluç, sosyal medyadan bir ulusun ortak tokadını yedi. YGS skandalı ve atanamayan öğretmenler Türkiye’de aksayan eğitim sistemini tüm açıklığı ile gözler önüne serdi. Van depreminde ise bölgedeki anlık ihtiyaçları öğrenen kullanıcılar, ihtiyaç olan ürünü üreten tüm grup şirketlerini yardıma çağırarak birçok insanın daha iyi şartlarda yaşamasını, belki de hayatta kalmasını sağladılar. Sosyal medya bu gibi birçok konuda yönlendirici ve ortak bir ses haline geldi.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]2011 aynı zamanda markaların ve ajansların da sosyal medyadaki yükseliş yılı oldu[/pullquote] </strong></p>
<p>Belli başlı markalar Sosyal medyada yerlerini alıp kendilerini profesyonel ajanslara emanet ettiler. Facebook üzerindeki 30 milyon kullanıcının etkisine kapılıp müşterilerini kucaklayan farklı kategorilerden birçok başarılı marka gördük. Aldığı ‘like’ başına depremzedelere yardım vaad eden bir Havayolu şirketi de 2011 yılının sosyal medya pazarlama faciasına imza attı. <strong></strong></p>
<p>Markaların iştahına paralel birçok girişimci sosyal medya kategorisinde ajanslarını kurdu.  Bunun yanı sıra farklı ajanslar da kendi içerisinde Sosyal Medya departmanları kurmaya başladı. Uygulama geliştirme, takip, digital PR, içerik geliştirme ve topluluk yönetimi gibi kategorilerde hizmet veren ajanslar artık daha fazla hayatımızdalar.</p>
<p>Sosyal medya hayatımızın her anında yer aldığı için mobil internet kullanımı da hızla artmaya devam ediyor. Mobil internet, 2011 yılında 3.4 milyon kişinin katılımı ile toplam 7.2 milyon kullanıcıya ulaştı. Burada lokasyon bazlı uygulamaların yükselişini görmemek mümkün değil. Foursquare ve Facebook Places 2011’in gözde servisleri arasında. Şimdilerde hemen hemen her yere ait bir ‘Venue’ ve bir ‘Mayor’ görebilmek mümkün.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011’de Türk sosyal medyasının parlayan yıldızı Twitter oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21402" title="Hakan Şık" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Hakan-Şık.jpg" alt="" width="200" height="242" />Hakan Şık, Digitaliz Yönetici ve Kurucu Ortağı </strong></p>
<p>Sosyal paylaşım ağları açısından belki de en önemli gelişmelerden biri, Twitter’daki Türk kullanıcı sayısındaki kayda değer artış oldu. Tabii ki bunda Twitter’ın Türkçe dil desteği sunmaya başlamasının çok önemli payı var.</p>
<p>Yine Türkiye için konuşmak gerekirse; geçtiğimiz senelerde dijital aktivizm, belirli olay, kişiler veya gündem ile ilgili olaylar için Facebook’da “1 milyon  kişi bulma” ana trendi üzerinden ilerlerliyordu. İnternet kullanıcıları, gündem veya populer kültür ile ilgili görüş veya tepkilerini açılan Facebook sayfalarını beğenerek gösteriyordu.</p>
<p>Twitter’ın Türkiye’deki daha yaygın kullanımı ile “1 milyon kişi bulma” trendi, yerini hastag’lere ve trending topic’e bıraktı. Bu şekilde gündem daha organik ve kullanıcı bazlı bir şekilde oluşmaya başladı. Ama bu demek değil ki Twitter, Facebook’un pabucunu dama attı. Facebook, halen Türkiye’deki en çok kullanılan sosyal ağ olma özelliğini koruyor. Bunun yanı sıra kariyer ve iş ağı olarak konumlanan Linkedin’deki Türk kullanıcı sayısında, geçtiğimiz senelere göre gözle görülür bir artış var.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]<strong>Gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli</strong>[/pullquote]</p>
<p>Malum geçtiğimiz aylarda ülke olarak Van Depremi gibi büyük ve üzücü bir felaket yaşadık. Van Depremi ile ilgili gelişmelerin neredeyse tümünü ilk olarak Twitter’dan öğrendik. Attıkları tweet’ler ile göçük altından kurtulan insanlar oldu. İnsanlar, sosyal medya ve özellikle Twitter’da organize olarak depremzedelere ve deprem bölgesine birçok konuda yardım ettiler veya yardım edilmesi için önayak oldular. Tabii ki bir havayolu şirketinin de sosyal medya ruhuna aykırı ve etik olmayan yardım kampanyasına da şahitlik ettik malesef. Benzer bir kampanya ve aynı hatayı sene başında global bir şirket Japonya Depremi’nde yaşamıştı. Bu anlamda global gelişmeler ve gündemi takip etmek ve yetkin danışman ve ajanslarla sürekli bir dirsek temasında olmak çok önemli.</p>
<p>Türk internet kullanıcıları, özellikle de Y jenerasyonu, yenilik ve teknolojik gelişmelere çok çabuk adapte oluyor. Ama bu çoğu zaman yeterli değil, bilgi ile kesinlikle desteklenmesi gerekiyor. Örneğin sponsor olduğumuz ve BJK TV’de yayınlanan sosyalkafa programı var. Program, Türk internet kullanıcılarını gündem ve teknolojik gelişmeler ile ilgili bilgilendirmeyi ve onlara farklı bakış açıları sunmayı amaçlıyor. Bu gibi program ve platformların artması ile insanlar, sosyal medyayı daha etkin ve bilinçli kullanacaklardır.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011, sosyal medya yılı oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21403" title="Lara Akış Baruh" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Lara-Akış-Batuh.jpg" alt="" width="200" height="263" />Lara Akış Baruh, Wanda Socialist Group Head</strong></p>
<p>2011, sosyal medya yılı oldu. Sosyal medya 2010 yılında henüz yan öğe iken 2011 yılında stratejilerin merkezinde yer almaya başladı. Markalar açısından bakarsak; markalar sosyal medyayı çok daha ciddi bir alan olarak benimseyip bu alanlara yatırım yapmaya başladılar. Buralarda yapılacak iletişimin tüketiciyle marka arasında ne kadar önemli bir bağ kurduğunu anladılar ve sonuçlarını görmeye başladılar. Bununla beraber müşterilerimize para ile kontrol edilemeyecek tek alan olan sosyal medyanın gücünü detaylıca anlattığımız seanslarımız, daha işe yarar bir hale geldi ve projelerimiz dillendi.</p>
<p><strong>Google Plus, Facebook ve Twitter</strong></p>
<p>Google Plus gibi farklı sosyal medya araçları hayatımıza girdi. Google Plus çok güçlü pazarlama araçları sunmamasına rağmen bu durum; rekabet açısından diğer mecraların kendini geliştirmesini sağladı. Bu da elbette bizim açımızdan olumlu oldu. Facebook’taki haber kaynağındaki yeni gelişmeler ve reklam modelleri markalarımız açısından çok önemli değişikliklerdi. Facebook’un bu akılcı çözümleriyle birlikte markalar çok ciddi bir görünürlük artışı sağladılar. Google önemli bir atılım gerçekleştirmiş olsa da görüntülenme açısından Facebook Google’ı geçti!</p>
<p>Facebook “engagement” kavramının önemini tekrar hatırlattı bizlere. Uzun zamandır skorlara oynayan sosyal medya ajansları ve dijital ajanslar buna göre yönünü değiştirdi.  Hedef kitleyle birebir iletişim kurarak duygusal bağ oluşturmada içeriğin gücü ve önemi yeniden ortaya çıktı.</p>
<p>Twitter markalar tarafından daha çok benimsenmeye ve talep edilmeye başladı. Hala fazla bir pazarlama aracı sunmasa da ufak tefek reklam modelleriyle ürün iletişimlerinde daha önemli bir rol oynamaya başladı. Bu noktada Twitter da alternatif bir alan olarak yükselmeye başladı.</p>
<p>Videolar hayatımızın her dakikasına yayıldı. Tüketici bu yöne doğru kayarken biz de işlerimizde videoları mutlaka kullandık. Tüketicinin kontrol edebildiği annotation video yapısı da oldukça ilgi gördü. Ayrıca “Kedili feed”ler de hayatımızdaki önemli yerini hala koruyor.</p>
<p><strong>Bu sene ölçümleme araçları da büyük atak yaptı</strong></p>
<p>Ölçümlemede istediğimiz değerde datalar veremiyorduk. Fakat şimdi özellikle Facebook ve Twitter için önemli datalar elde edebiliyoruz. Bunları müşterilerimizle paylaştıktan sonra nasıl aksiyonlar alacağımız konusunda çok daha doğru çıkarımlar yaparak daha net kararlar verebiliyoruz.</p>
<p>Tüm bunların sonucunda, sosyal medyanın etkisi sektör tarafından eskisine göre daha fazla önemsenmeye başlandı ve interaktif reklamcılık ödüllerinde sosyal medya kategorileri artış gösterdi.</p>
<p>Kendi klasmanında hızlıca yükselen mobil pazarlamanın sosyal mecralarla ile entegrasyonu da bu sene gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte biz de birçok uygulamamızda mobil ajansımızla işbirliği içerisinde ilerledik. Mobil araçların sunduğu seçeneklerin çok güçlü olması sosyal medyada çok büyük etki yarattı. İnsanların mobilleşmesi bu yıl mobilden çok sosyal medyaya yarar sağladı. Ayrıca bu entegrasyon satış rakamlarına da çok olumlu bir şekilde yansıdı.</p>
<p>2011, sosyal medya açısından çok önemli gelişmelerle kapanıyor. 2012 bizi çok heyecanlandırıyor! Wanda Digital, Wanda Socialist ve Mobi Wan birleşiminde harika projelerle karşınızda olacağız :)</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011 Twitter’ın yılı oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-21404" title="Ozan Çaglargil" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/ozan-çaglargil.jpg" alt="" width="200" height="210" />Ozan Çağlargil, Creasoup Yaratıcı Ortak</strong></p>
<p>Türk İnternet&#8217;i 2010 senesinin ortalarından beri, 2011&#8217;in Sosyal Medya&#8217;nın öneminin anlaşılacağı yıl olacağını öngörüyordu zaten. 2011 bu öngörüleri fazlasıyla gerçekleştirdi. 2011 hangi servisin/sitenin senesiydi dersek, kesinlikle Twitter.</p>
<p>Özellikle ünlülerin Twitter&#8217;ı keşfetmesiyle birlikte, herkesin gayesi bir mesajla sevdiği/takip ettiği kişiye sesini duyurmak oldu. Futbolda yaşanan şike skandalı döneminde ünlü futbol yorumcularının Twitter’dan görüş bildirmesi, Panpişler, Cicişler, Twitter kavgaları derken yıllardır televizyonda en çok reyting alan magazin programları, Twitter üzerinde yaşanır oldu. Üstelik bu maceraları yaşayanlara bir butona basarak sesini duyurabilmek, insanların çok ilgisini çekti. Şu an twitter.com, Türkiye&#8217;de en çok ziyaret edilen 10. site durumunda. Reklam Tweet’leri can sıkıcı bir hal alana kadar bu şekilde devam diye düşünüyorum.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2011, birçok şirketin sosyal medyayı pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu bir yıl oldu[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-21410" title="Gaye Güzelay" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Gaye-Güzelay.jpg" alt="" width="200" height="249" />Gaye Güzelay, Gri Creative Sosyal Medya &amp; Strateji Yöneticisi</strong></p>
<p>Geçen yıl bu zamanlar verdiğimiz gelecek yıl öngörüleri, 2011’e sosyal medyanın damgasını vuracağı şeklindeydi. Geride bıraktığımız yıl içerisinde bu öngörüler gerçeğe dönüştü, 2010’da kendini belirgin bir şekilde gösteren sosyal medya trendi 2011’de ağırlığını artırmayı sürdürdü. 2011, birçok şirketin sosyal medyayı keşfettiği, etkin kullandığı, hatta pazarlama stratejilerinin odağına koyduğu veya koyma kararı verdiği bir yıl oldu. Pazarlama bütçelerinde dijitalin ve sosyal medyanın payının arttığını son derece somut örnekler ile gördük. Son tüketiciye yönelik markaların yanı sıra en büyük çaplısından en küçüğüne, b2b şirketlere, hatta mahallenizdeki küçük esnafa kadar her türden şirket sosyal medyanın gücünü keşfetmeye, kendi işi için keşfetmese dahi bu gücün etkilerine tanıklık etmeye başladı. “Kurumsal” şirket dilinden taviz vermeyen, sosyal medyayı çok riskli olarak değerlendiren en katı şirketler dahi sosyal medyada var olmaları gerektiğinin, en azından bir yerden başlamaları gerektiğinin, önemli olanın doğru strateji ve plan doğrultusunda hareket etmek olduğunun farkına varmaya başladı.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi[/pullquote] </strong></p>
<p>Tüm bu gelişmeler tabii ki tüketicilerin de konuya ilgisinin ve farkındalığının artmasına paralel gerçekleşti. İstatistiklerin de söylediği gibi, sosyal medyadaki kullanıcı sayısı gibi yaş aralığı da genişledi. Markalar ile ilişkilerini daha bilinçli yürüten, sosyal medya hesaplarını daha ekin kullanan tüketici sayısı arttı, hala artmaya devam ediyor.</p>
<p>Sosyal medya danışmanlığı ve topluluk yönetimi hizmet veren ajanslar da 2011 yılı boyunca epey pratik yapma imkanı buldular. Türkiye’de son derece yaratıcı, başarılı kampanyalar ve uygulamaların hayata geçtiğini görüyoruz. Sektörde kötü uygulama örnekleri de yaşanmadı değil. İyi niyetle ortaya çıkarılmış ancak iletişimin bazı gerekleri göz önüne alınmadığı için krize davetiye çıkartan kampanyalarla da maalesef karşılaştık.</p>
<p>2012’nin, iş hedeflerine hizmet eden, daha doğru, daha yaratıcı ve daha dinamik uygulamaları beraberinde getirmesi dileğiyle..:)</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımları hala yeterli değil[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-21405 alignright" title="Meltem Yetener" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Meltem-Yetener.jpg" alt="" width="200" height="244" />Meltem Yetener, Pixel Plus Sosyal Medya Yöneticisi</strong></p>
<p>2011 yılı Türkiye’de markaların dijital pazarlamaya olan ilgilerinin daha da arttığı, sosyal medyanın daha da büyüdüğü ve bu doğrultuda markaların daha fazla dijitalleştiği bir yıl oldu. Ancak yine de sosyal medyada yapılan pazarlama yatırımlarının yeterli olduğunu söylemek doğru olmaz. Sektörün geneline baktığınızda “neden sosyal medyaya yatırım yapayım?”, “sosyal medya markama ne katacak?” gibi sorularla hala karşılaşmaktayız. Dolayısıyla bugüne dek sosyal medyada pazarlamaya uzak durmuş, markasına getireceği pazarlama gücünü kavramamış ya da farkında olsa bile hala şüpheyle yaklaşan pek çok marka bulunmakta.</p>
<p><strong>2011’de birbirinden yaratıcı ve tüm platformlarla entegre fikirlere şahit olduk </strong></p>
<p>Sosyal medyaya inanan ve yatırım yapan markalara baktığımızda, 2011 yılında birbirinden yaratıcı ve mobil, outdoor, TV gibi tüm platformlarla entegre fikirler geliştirildiğine ve uygulandığına da şahit olduk. Türkiye’den sosyal medya projeleri hem yurtdışında hem de ulusal yarışmalarda ödül kazandı, bazıları da Facebook Studio’ya girme başarısını yakaladılar.</p>
<p>2011’de sosyal medya platformlarında yeniliklere de şahit olduk. Facebook Ekim ayında F8’de duyurduğu yeniliklerle önemli bir atılım yaptı. Open Graph, Timeline ve Ticker gibi yeni özelliklerle sosyal medyanın en büyük oyuncusu olma konumunu pekiştiren platform, etkileşimini “beğen”menin önüne geçirmeyi başardı. F8 lansmanının dünyada yapıldığı 3 ülkeden biri olmamız da, Türk pazarının bu konuda ne kadar hızlı ve büyük olduğunun bir kanıtı.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]</strong><strong>2012’de Twitter markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacak</strong><strong>[/pullquote]</strong></p>
<p>Micro-blogging kavramını günlük hayatın merkezine sokan Twitter ise 2011 yılında yine politikadan magazine ülke ve dünya gündemini değiştiren gelişmeleri yaymaya devam etti. Özellikle ülkemizde Van depremi sırasında ve sonrasında Twitter yardım çalışmalarında en önemli iletişim aracı oldu. 2011 bitmeden arayüzünün yenilemesi, marka sayfalarının açılması, yeni reklam servisi ile 2012’de Twitter’ın markaların pazarlama iletişimi içinde önemli bir yer tutacağını şimdiden söyleyebiliriz.</p>
<p>LinkedIn de tüm dünyada “profesyonellerin sosyal ağı” olarak anılmayı başardı ancak tam olarak markalar tarafından etkin kullanıldığı söylenemez. 2012’de LinkedIn’de daha fazla kurumun pazarlama iletişimi yapmak üzere var olmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl önemli bir çıkış yapan Foursquare lokasyon bazlı check-in devriminin bir anlamda mimarı oldu. Özellikle mağazalar, restoranlar Foursquare’i çok sevdiler, tüketicilere sürpriz fırsatlar dağıttılar. Foursquare ile Facebook arasında kızışan rekabeti de unutmamak lazım. Yine 2011 yılı bitmeden Facebook’un Gowalla’yı satın alma haberi 2012’de lokasyon bazlı pazarlama çalışmalarının hareketleneceğini gösteren bir işaret.</p>
<p>2011 Türk sosyal medyasında bu gelişmelerle geçti, 2012’de yeni teknolojiler ve yeni platformlarla çok daha güzel işlere şahit olacağız.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar&#8230;[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-21407 alignleft" title="Uğur Tuncel" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/Uğur-Tuncel1.jpg" alt="" width="200" height="256" />Uğur Tuncel, Soc.rates Yönetici Ortak                                          </strong></p>
<p>Markalar birkaç sene önce ikiye ayrılıyordu; ilk olmak isteyip, buna cesareti olanlar ve ‘’bakalım, görelim’’ diyenler. Sürecin zaman içerisinde kendini kanıtlaması ile ‘’bakalım, görelim’’ diyenler de en az ilk olanlar kadar istekliler. Bunu müşteri adaylarımızla yaptığımız görüşmelerdeki ana soru kalıbının değişmesinden anlıyoruz; eskiden ana soru ‘’sosyal medyada var olmalı mıyız?’’ iken artık ‘’nasıl var olalım?’’ halini aldı. Kısacası tüm markalar ve ajanslar artık giriş sürecini geçmiş, gelişme aşamasına geçmiş bir durumda.</p>
<p>2011 yılını sosyal medya pazarlama iletişimi aksiyonları bazında ele aldığımızda sonucu şöyle özetleyebiliriz; daha bilinçli müşteri, daha gelişmiş ajanslar, daha geniş hizmet skalası, daha büyük yatırımlar&#8230;</p>
<p>Soc.rates’te bu gelişmelerden pozitif yönde payını aldı. Bu yılın ikinci çeyreğinin başında kurulmuş olmamıza rağmen aradan geçen süre içerisinde hizmet skala ve tamamlama süreçlerinde diğer BPİ süreçlerinin sahip olamadığı bir ivmeyle olumlu yönde geliştik. Tabii ki bu da müşterilerimize olumlu yönde yansıdı ve yansımaya devam ediyor.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Sosyal medya pazarlama iletişimi ‘’ucuz’’ kalıbından çıkıp ‘yatırım yapılması gereken’ bir süreç haline geldi[/pullquote] </strong></p>
<p>2012 yılında, daha pahalı olan konvansiyonel tanıtım süreçlerinin, daha ucuz olan sosyal medyaya destek amacıyla kullanılması tezatı ile oldukça karşılaşacağız. Bunun sinyallerini aldığımız projeleri az da olsa bu sene görmeye başladık. Bu durum da marka ve ajansların daha da bilinçlendiğinin bir kanıtı olarak gözler önünde duruyor. Eskiden ‘’bir stajyer oturturum Facebook sayfası açar’’ mantığı güdebilen bazı işletmeler, şu an ‘’Sosyal medya süreçlerimi hangi diğer mecralar ile promote ederim’’ diye düşünüyor. Bu da sosyal medya pazarlama iletişimini ‘’ucuz’’ kalıbından çıkarıp, mutlak gerekli hatta yatırım yapılması gereken bir süreç haline geldiğini gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21392</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyanın Kanayan Yarası: Ölçümleme [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-olcumleme-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-olcumleme-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 11:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[41-29]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güraçar]]></category>
		<category><![CDATA[comScore]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[eConsultancy]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Kesten]]></category>
		<category><![CDATA[Klout]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Monitera]]></category>
		<category><![CDATA[Peerindex]]></category>
		<category><![CDATA[Radian 6]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Monitoring]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Ölçümleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Takibi]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Bülent Öngün]]></category>
		<category><![CDATA[Tick Tock Boom]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Esenkar]]></category>
		<category><![CDATA[Visilabs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=20222</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar markaları sevsin, konuşsun, tavsiye etsin, arada bir bağlılık olsun, marka değeri artsın, markalar tüketicileri ile büyüsün. Amaç bu. Bu uğurda yapılan çalışmaların etkisini ölçmek, görmek de markaların hakkı tabii. Bütün pazarlama direktörlerinin ve marka...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın getirisi nedir? Mashable’ın deyimi ile milyon dolarlık soru bu. Marka değeri bazında baktığımızda evet; gerçekten milyon dolarlık bir soru olabilir aslında.</p>
<p>Bu konu ile ilgili <strong>Radian 6</strong>, <strong>Biz360</strong>, <strong>TweetEffect</strong>, <strong>Klout</strong>, <strong>PeerIndex</strong> gibi araçlar var. Peki yeterli mi? Tabii ki değil.</p>
<p>Sosyal medyaya onbinlerce liralar harcanıyor. Son 23 yıl içinde ilk defa bu sene <strong>Pepsi, Super Bowl için reklam vermeyeceğini, bu kaynağı sosyal medyaya ayıracağını açıklamıştı</strong> mesela. Altimeter Group’tan sektör analisti Jeremiah Owyang, 2010 yılının sonunda markaların 2011 yılı içinde sosyal medya stratejileri için toplamda ne kadar para harcamayı planladıkları hakkında bir <a title="How Much Will Brands Spend On Social Media in 2011" href="http://www.mediabistro.com/prnewser/how-much-will-brands-spend-on-social-media-in-2011_b11875" target="_blank">araştırma yapmış</a>; 140 kurumsal şirkete sorularak bir öngörüde bulunmuştu. Rakamlar – firma büyüklükleri ile orantılı olarak– 2 milyon dolara kadar çıkmış. Yatırımın ya da şirketin ne büyüklükte olduğu fark etmiyor. Sosyal medyanın yadsınamaz bir etkisi olduğu kesin.  Yoksa ‘<strong>tam olarak ölçülemeyen bir etki</strong>’ uğruna bu paralar harcanmazdı. Demek ki bir de etki gibi soyut bir kavramı tam olarak ölçecek yolu bulsak, mecra tadından yenmeyecek.</p>
<p>İnsanlar markaları sevsin, konuşsun, tavsiye etsin, arada bir bağlılık olsun, marka değeri artsın, markalar tüketicileri ile büyüsün. Amaç bu. Bu uğurda yapılan çalışmaların etkisini ölçmek, görmek de markaların hakkı tabii. Bütün pazarlama direktörlerinin ve marka sahiplerinin en büyük dileği bu olsa gerek. Her sene yeni bir umutla ‘evet bu sene ölçülür’ diye düşündüklerinden eminim.</p>
<p>2011 Kasım ayında da bir rapor açıklandı konu ile ilgili. Sosyal medyanın böyle bir güce sahip olmasına rağmen şirketler tarafından verimli bir şekilde ölçülüp ölçülmediği konusu Econsultancy, LBI ve Bigmouth tarafından incelenmiş. Hatta bu raporu <a href="https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-olcumleri-infographic/" target="_blank">daha önce sunmuştuk</a>. 1000’in üzerinde çevrimiçi şirketle yapılan araştırma sonucunda şirketlerin %37’si sosyal medyaya yaptıkları yatırımın geri dönüşünü hesaplama konusunda sıkıntı yaşıyor. Araştırmaya göre şirketlerin %41’i sosyal medyaya yaptıkları yatırımın hiçbir kısmı ile ilgili en ufak bir ölçüm kriterine sahip değilken, sosyal medya yatırımlarının çok küçük bir meblasını ölçebildiklerini söyleyen şirketlerin oranı da %26.</p>
<p><strong>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]‘Reklam bütçemin yarısının boşa gittiğini biliyorum, ama hangi yarısı onu bilmiyorum’[/pullquote]<br />
</strong></p>
<p>Fakat altını çizelim ki sosyal medyanın etkisi hiç ölçümlenemiyor değil; sadece tam olarak ölçümlenemiyor. John Wannamaker’ın ünlü sözü geliyor akla: ‘Reklam bütçemin yarısının boşa gittiğini biliyorum, ama hangi yarısı, onu bilmiyorum’. Online’da sayıları ölçebiliyoruz ama rakamlarla, yaratılan etki aynı anlama gelmiyor ne yazık ki.</p>
<p>Peki, Sosyal medyayı 2012’de ölçebilecek miyiz? Valla biz de bilemiyoruz. Ölçümlemeye yönelik mükemmel bir araç henüz hayata geçmedi. Bekliyoruz bakalım…. Beklerken bu konuda neler yapılıyor, daha neler yapılabilir onu sorduk sektördeki uzmanlara…</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Markaların sadece rakamlara değil, rakamların ötesinde yarattığı anlama bakmaları gerek[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-20229" title="İdil Kesten - comScore İş Geliştirme Müdürü" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/idil-kesten-comscore.jpg" alt="" width="200" height="214" />İdil Kesten, comscore.com İş Geliştirme Müdürü</strong></p>
<p>Dijital platformların sürekli büyüdüğü bir dönemde şirketler pazarlama stratejilerine her geçen gün daha fazla internet, daha fazla mobil ve hepsinden daha çok sosyal medya koyuyorlar. Tabii bütçeler büyüdükçe geri dönüşümü görmek ve ölçümleme de önem kazanıyor.</p>
<p>comScore olarak bizi diğer ölçümleme yöntemlerinden ayıran en önemli fark felsefemiz. Pazarlamanın merkezinde insan olduğuna göre makineleri saymanın yetersiz olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ister web sitesi istatistiği verelim, ister sosyal medya ölçümlemesi yapalım hep insanları ve davranışlarını ölçerek anlamlı veriler ortaya koymaya çalışıyoruz. O nedenle ürünlerimizle fark yaratıyoruz.</p>
<p>Türkiye’de internetteki sitelerin tamamını  kategorilerine göre hem dikey hem de yatay olarak analiz edebildiğimiz Media Metrix, kullanıcıların davranışlarına göre segmente edildiği segment metrix,  GRP hesaplanabilen Reach / Frequency ve online video kullanıcıları hakkında detaylı veri veren Video Metrix ürünlerimiz var. Bununla birlikte kampanya ölçümlemesine de farklı bir boyut kazandırmaya çalışıyoruz. Tıklama oranlarının yok denecek kadar azaldığı aşikar…İnsanlar internette gördükleri bir reklamı tıklamıyorlar belki ama reklam ile verilen mesajı ya da ürünü daha sonra alıyorlar…Nasıl TV’de ne kadar GRP yaratıldığına ve kaç kişiye ulaşıldığına bakılıyorsa, yeni ürünümüz campaign Essentials ile internet kampanyalarında aynı verileri raporlayabiliyoruz.</p>
<p><strong>Sosyal medyada da hedefimiz sadece rakamları masaya koymak değil</strong>!</p>
<p>[pullquote style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medyada da hedefimiz sadece rakamları masaya koymak değil. Temel bazı soruların yanıtını verebilmek.[/pullquote]Henüz Türkiye’de kullanılmaya başlanmayan ama Amerika’da ilk lanse edildiğinde büyük ilgi kazanmış bir ürünümüz var: Social Essentials… Odaklandığı alan markaların Facebok fan sayfaları ve bunun markalara getirisi. Facebook ve comScore araştırması şunu ortaya koyuyor. Markalar fan sayfaları ile sadece beğen butonuna tıklayan insanları kazanmıyorlar, en az onlar kadar hatta daha fazla oranda onların arkadaşlarını etkliyorlar. Nedeni ise basit, tüketiciler en çok arkadaş tavsisiyle ürün seçimi yapıyor.Bu çıkarımla beraber Social Essentials’ın cevap verdiği sorular şunlar :</p>
<ul>
<li>Benim markamın fan’ları kimler? Onların arkadaşları kimler?</li>
<li>Sosyal medya özelinde gerçekleştirdiğim pazarlama ve reklam kampanyası ile kaç kişiye ulaşıyorum?</li>
<li>Sosyal medya yayılımımın(exposure) etkisi ne?</li>
<li>Sosyal medya ile yarattığım etkiyi fanlarımın harcama eğilimini ve marka bağlılığıyla  engagement) ne oranda ilişkilendiriyorum?</li>
</ul>
<p>Türkiye, dünyada Facebook’un en yüksek erişime payına sahip olduğu 2. ülke. Ekim ayı comScore raporuna göre %93.1 erişim ie Filipinlerin hemen arkasından geliyor. Ya da diğer bir değişle kabaca Türkiye’de internete giren her 100 kişiden 93’ü bir ay içerisinde Facebook’u en az 1 kere ziyaret ediyor. Geçirilen sürenin de yüksek olduğu göz önüne alındığında markaların sayfalarından en yüksek verimi almak için sadece rakamlara değil, rakamların ötesinde yarattığı anlama bakmaları gerekir diye düşünüyorum. 2012 yılında comScore social Essentials ile bu konuda en büyük yardımları olacağız sanırım.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Şu an yapılan ölçümleme çok ilkel bir düzeyde ve nicel özellikleri ağır basıyor [/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-20233" title="Tevfik Bülent Öngün - Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/tevfik-bulent-ongun.jpg" alt="" width="200" height="208" />Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO</strong></p>
<p>Şu etap için baktığımızda Klout ve Peerindex gibi sistemler etkinin ölçümlenmesi açısından yeterli değiller. Tüm bu araçlar henüz çok yeni ve kat etmeleri gereken ciddi bir yol var. Evet, belirli konularda fikir veriyorlar ancak gerçek ve istikrarlı bir ölçümlemeden bahsediyorsak, kriterlerin çok net tanımlı olması gerek. Yani işin tam anlamıyla formülize edilmiş olması gerek.</p>
<p>Etkinin ölçümlenmesindeki temel sorunların başında kişilerin bilgi gizliliği ve sosyal mecraların bu bilgilerin ne kadarını bu ölçümleme kanallarıyla paylaştığı, paylaşabileceği ya da paylaşmak isteyeceği geliyor. Elbette, yanıt bulması gereken başlıca konu etkinin hangi koşullarda neye ve kime göre ölçüldüğü. Etkinin hangi konuda olduğunun tanımının doğru yapılmış olması lazım.</p>
<p><strong>Her bir sosyal mecra kendi içinde bir evrimleşme geçiriyor </strong></p>
<p>Bu etkin ölçümleme problemini kanayan yara olarak görmüyorum. Sosyal medya, bir evrimleşme sürecinde ve bu evrimini tamamlaması epey bir sürecek gibi görünüyor. Her bir sosyal mecra kendi içinde bir evrimleşme geçiriyor. Bu evrimleşme süreci içerisinde de veriler mecraların kendi insiyatifleri doğrultusunda kademe kademe dış dünya ile paylaşılıyor. Örneklemek gerekirse, Facebook’un bugün reklam verenleri hedefleyerek paylaştığı veriler çok detaylı ancak Facebook’un elinde bu bilginin çok daha detaylısının da olduğunu unutmamak gerek. Kullanıcı alışkanlıkları, birbirleriyle veya belirli konularla ilişkileri vb.</p>
<p>Tabii, bu arada atlamamamız gereken bir diğer konu ise her sosyal mecranın kendine ait farklı dinamiği ve kullanım şeklinin olması. Aslında bu noktada doğru ölçümlemede en faydalı olabilecek kanalların başında amaçları çok net olan <em>linkedin</em> ve <em>get glue</em> gibi kanallar geliyor. Bu kanallar insanların iş ve özel yaşamıyla ilgili daha derin ve net bilgileri dış dünyaya sağlayabilir. Tabii her zaman önlerinde Facebook’ta olduğu gibi bilgilerin paylaşımına ait <strong>gizlilik</strong> konusu çıkacaktır.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]Sosyal medya, şu haliyle bile birçok medya kanalına göre çok daha geniş bir etki ölçümleme imkanı sunuyor.[/pullquote]Sadece dört dörtlük ve eksiksiz bir araç ortada yok. Sonuçta herkese açık olan hesaplar üzerinden &#8211; BoomSonar gibi bir program üzerinden &#8211; konuşmaların sayılarını ve tonlarını ölçümleyebiliyor; bu verileri kişilere ait takipçi sayısından tutun da ilgi alanlarına kadar birçok konuda bilgi ve kanalların genel istatistikleri ile birlikte harmanlayarak daha nitelikli şekilde sunabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Mevcutta sunulan parametreler bu iş için yeterli değil </strong></p>
<p>Ölçümleme konusunda kanaldan kanala değişen parametreler söz konusu ve mevcutta sunulan parametreler bu iş için yeterli değil. Şu an yapılan ölçümleme aslında çok ilkel bir düzeyde ve nicel özellikleri ağır basıyor. Ancak, bunun kanalın dinamiklerinden üretilen içeriğe, takip eden kişilerin karakteristiğinden tutun, kişisel değerlerine kadar nitel boyutu da var. Dolayısıyla açık olan çok net bir şey var. Takipçi sayıları ve o takipçilerin ulaştığı kişi sayıları ya da attıkları tweet ya da mesaj sayıları üzerinden hesaplanan etki değerleri aslında çok yavan ve naif değerler.</p>
<p><strong>Sosyal medya Facebook’tan ibaret değil </strong></p>
<p>Facebook, sunduğu datanın daha iyi değerlendirilmesi konusunda bir adım atmıştır. Evet, bir değerdir ancak etkinin ölçümlemesi konusunda şu an için oldukça vasat bir değerdir. Facebook’un “Talking About This” gibi bir değeri devreye sokması ve Facebook Insights’ta çok daha fazla detay vermeye başlamasını, daha çok iş ve reklam modeline yönelik bir geliştirme olarak görüyorum. Tabii, bu adımları bahsettiğimiz “etki ölçümleme” konusunda otorite olmayı hedefleyerek de atmış olabilir. Eğer öyleyse Facebook’un bu yaklaşımı fazla hayalci&#8230;</p>
<p>Günümüzde Facebook dünyanın en büyük sosyal ağıdır ancak tek sosyal ağı da değildir. Sosyal medya Facebook’tan ibaret değil ve hiçbir zaman da öyle olacağını düşünmüyorum.</p>
<p>Tick Tock Boom olarak bizim de konuyla ilgili ciddi projelerimiz var. Yakında, eş zamanlı internet ve sosyal medya takip programımız BoomSonar üzerinden ilgi çekici sürprizlerimiz olacak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sosyal medyada yaratılan etkinin ölçümlenmesi için etkin bir aracın mevcut olduğunu düşünmüyorum[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-20241" title="Tuğçe Esenkar - Visilabs Pazarlama ve İletişim Müdürü" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/tugce-esenkar-visilabs.jpg" alt="" width="200" height="266" />Tuğçe Esenkar, Visilabs Pazarlama ve İletişim Müdürü</strong></p>
<p>Sosyal medyada yaratılan etkinin göreceli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Özellikle dijital ortamda etkinin ölçülmesi zahmetli ve karmaşık bir iş. Klout, Peerindex vb. sosyal medya ölçümleme araçları bir takım parametreler ile sosyal medyada yapılan aktivitenin puanlanması işlemini gerçekleştiriyor. Etki bir yazının, videonun, fotoğrafın ve buna benzer içeriklerin paylaşılmasıyla ölçümlenemez. Salt olarak yapılan yorum sayısıyla da ölçülemez. Etki anlık olabileceği gibi farkında olmadan da benimsenebilir. Dijital ortamda bu gibi araçlar ancak anlık etkiyi içerik paylaşımını baz alarak ölçebilirler.</p>
<p>Evet, bu mecrada yaratılan etki gerçek anlamıyla ölçümlenemiyor. Sosyal medya platformlarının içerisinde yer alan ve o alandaki etkinliğini ölçen metriklerin bulunduğu raporlarda etkinliğin doğru ve güvenilir bir şekilde ölçüldüğüne de inanmıyorum. Gerek firma gerek kişi olarak yapılan bir takım kampanyalarla etkinliği gösteren parametre değerlerinin artabildiğini görüyoruz. Bu alanda geçtiğimiz aylarda Facebook’un  önemli adımlar attığını düşünüyorum.</p>
<p>Sosyal medyada yaratılan etkinin ölçümlenmesi için var olan etkin bir aracın mevcut olduğunu düşünmüyorum. Bence bu noktada sosyal medya monitoring işin içine giriyor. Yaratılan etkinin tek başına  yorumlardan, içerik paylaşımından ölçümlenebileceği kanısında değilim. Bu noktada profil veya sayfalar hakkında yapılan yorumların anlamsal önemi de büyük. Yapılan yorumlardan yola çıkarak kişiler üzerinde bırakılan etki gerçek anlamda ölçümlenmiş olur. <strong></strong></p>
<p><strong>Ölçümlemede etkili 3 parametre var</strong></p>
<p>Parametre dediğiniz zaman Influence ve engagement ilk aklıma gelen parametreler. Sosyal medya alanında amaç, yaratılan etkileşimler ile marka veya kişinin farkındalığının sağlanmasıdır. Bu açıdan baktığımız zaman bu üç parametrenin (influence, engagement, awareness) etkiyi ölçümlemede önemli olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Facebook’un geçtiğimiz aylarda yayınına başladığı ‘hakkında konuşuyor’ metriği ile markaların sayfalarının etkileşiminin bir nebze olsun gerçek anlamda ölçüldüğü kanısındayım.[/pullquote]Bu metrik öncesinde sayfaların etkinliği sadece beğenilme sayısıyla ölçümleniyordu. Takdir edersiniz ki yapılan çalışmalarla bu sayıyı üst seviyelere çekmek çok kolaydı. Ancak  Bu metrikle içeriğinizin paylaşılma sayısı, yapılan yorumlar ve yorumlara verilen cevapların sayısı göz önünde bulundurularak bir  istatistik ortaya çıkartılıyor.</p>
<p>Biz Visilabs olarak 2000 yılından beri online pazarlama ürünleri geliştiren bir yazılım firmasıyız. Sosyal medya alanında da bir takım eksikliklerin olduğunu fark ettik ve bunun üzerine Facebook ve Twitter hesabına sahip kişi ve markaların, bulundukları sektördeki durumunu analiz edebilmeleri için “analytics” ürünümüzün içerisinde bulunan ve aynı zamanda internet sitemiz üzerinden ücretsiz olarak yayınladığımız bir sosyal medya raporu oluşturduk. Bu raporla Facebook’ta hesap sahipleri etkinlik ölçen birbirinden farklı birçok parametre ile,  Twitter’da hesap sahibi olanlar ise takipçi ve tweet sayısı ile sektördeki sıralamasını kolayca görebilmektedirler.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Ne yazık ki dünyada müthiş formül henüz bulunmuş değil[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-20242" title="Metin Kahraman - Monitera Yönetici Ortağı" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera.jpg" alt="" width="200" height="200" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera-150x150.jpg 150w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera-160x160.jpg 160w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera-61x61.jpg 61w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera-45x45.jpg 45w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/metin-kahraman-monitera-109x109.jpg 109w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" />Metin Kahraman, Monitera Yonetici Ortağı</strong></p>
<p>Online&#8217;da birçok farklı ölçüm yapılabiliyor evet ama sosyal mecralarda yaratılan etkiyi ölçümlemek gerçekten kolay değil. Çünkü burada kişilerin karakteri, sosyal mecralardaki aktiviteleri, gercek hayattaki arkadaşları ve online dünyadaki arkadaşları ile ilişki düzeyi, konu özelinde kişinin yetkinliği, güvenilirliği gibi bir çok değişken devreye giriyor. Klout vb servisler kişilerin mevcut paylaşımları üzerinden ilerliyor ve buna göre bir değerlendirme yapıyor. Puanlama sistemi üzerinden kişileri değerlendirmenin çok doğru olduğunu düşünmüyoruz.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;right&#8221;]Evet ölçümleme, online medya takibinin en önemli ihtiyaçlarından biri. Ve ne yazık ki dünyada müthiş formül henüz bulunmuş değil. [/pullquote]Yurtdışında ölçümleme ile ilgili birçok<strong> </strong>akademik ve bilimsel çalışma yapılıyor fakat bu calışmaların hemen hepsi deneysel düzeyde ve halen işin çok başında olduğumuzu söyleyebiliriz.</p>
<p>Bu konudaki çabalardan biri olarak Facebook’tan bahseymek gerekirse; markaların cazibe merkezi, gelir modeli reklama dayanan Facebook&#8217;un bu yeni metriklerini(!) yani özelliklerini değerlendirmek için henüz erken olduğunu düsünüyoruz.</p>
<p>Bu konuda Monitera olarak bizim de her marka özelinde bir süredir devam eden ölçümleme çalışmalarımız bulunuyor. Daha çok yurtdışından bir araştırma şirketi ile sürdürdüğümüz bu çalışmalarda konuya hakim akademisyenler de yer almakta. Yine Türkiye&#8217;de konuyla ilgili modeli geliştirmek üzere danışmanlık aldığımız uzmanlar var. Daha önce Türkiye&#8217;deki genel seçimler için yaptığımız çalışmada iyi sonuçlar aldık. Bunu markalara uyarlayarak sonuçlarını inceliyor ve üzerine yeni stratejiler gelistiriyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Kişilerin değil; konuşmaların etkisinin, yönünün, gelişiminin ölçümlenmesi için halen yetkin bir çözüm yok[/heading]</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-full wp-image-20246" title="Ali Güraçar - 41?29! Sosyal Medya Müdürü" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2011/12/ali-guracar-41-29.png" alt="" width="200" height="275" />Ali Güracar, 41? 29! Sosyal Medya Müdürü </strong></p>
<p>Aslına bakarsanız ölçümleme problemi, kanayan bir yara fakat bu yaranın da uzun süre kanayacağını sanmıyorum. Mevcut sosyal paylaşım kültüründe, hayatımıza girecek yeni farklı ve pürüzsüz  metodlar geliştirecektir. Bu metodlar ile biriken data arttıkça, daha isabetli ölçümlemeler yapıyor olacağız.</p>
<p>[pullquote align=&#8221;left&#8221;]Aslında son dönemde hem Klout hem de PeerIndex’in çalışmaları ciddi anlamda ilerleme kaydetti. Kişilerin etkili oldukları alanların da beraberlerinde listelenmesi önemli fark yarattı. Fakat tabii ki tam anlamıyla yetkin olduklarını söyleyemeyiz, Global ölçekte bir kullanım alışkanlığı üzerinden etkiyi ölçtükleri için yerel influencer’ları bulmakta yetersiz kalıyorlar.[/pullquote]Kişilerin değil de, diyalogların etkisini ölçmek üzerine yetkin bir sistemin hala olmayışı da yine bu firmaların mevcut eksiklerinden sayılabilir. Elde varolan araçlar şimdilik tek başlarına yetmeseler bile kesiştikleri noktalar ile sosyal medya etkisi ölçümlememizde fayda sağlıyorlar. Fakat halen gelişecek çok yön var. Daha önce de söylediğim gibi kişilerin değil konuşmaların etkisinin, yönünün, gelişiminin ölçümlenmesi halen yetkin bir çözümün sunulamadığı bir alan.</p>
<p><strong>Halihazırdaki parametreleri hibridleyerek yeni parametreler oluşturuyor olmalıyız </strong></p>
<p>Ölçüm için halihazırda bulunan parametreler hemen herkes tarafından biliniyor. Esas bu parametreleri hibridleyerek yeni parametreler oluşturuyor olmalıyız. Social Bakers Engagement rate yeterliliği tartışılır olsa dahi bu yaklaşımın fark yaratacağının önemli bir örneği. Facebook’un uygulaması da, bir marka hakkında olan konuşmaların ölçülmesi için oldukça önemli bir adım. Temelde 1 hafta boyunca marka hakkında newsfeed’lerde çıkan “story” sayısını veriyor bu data. Fakat bir markayı like etmek de bir story olduğu için yoğun FacebookAds kampanyalarında anormal sonuçlar ile karşılaşabiliniyor. Her şeye ragmen, Facebook Ads raporları ile birlikte günlük bazda izlendiğinde oldukça faydalı. Henüz çok yeni, zamanla optimize olacaktır.</p>
<p>41? 29! olarak her gün değişen sosyal medya coğrafyasını doğru analiz etmek için sürekli yeni sistemleri takip ediyoruz. Klout, PeerIndex, Socialbakers gibi sistemler haricinde pek çok social app suite’in kendi raporlama sistemleri de bulunuyor, monitoring’den de edindiğimiz data ile birlikte farklı konularda farklı etki ölçümleri üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda en çok gibi kantitatif metrikleri hibridleyerek kalitatif metrikler çıkartmak, ve bu metrikler ile konuya bir perspektif katmak için çalışıyoruz.</p>
<p>[note color=&#8221;#FFCC00&#8243;]</p>
<p><strong>Forrester tarafından yayınlanan “Social Media Measurement Proxies That Work” araştırmasına göre pazarlamacılar sosyal medyanın etkisini gerçekten ölçemiyor. Hatta kullanılan ifade şu şekilde: Pazarlamacılar bu etkiyi ölçmek için doğruluğu ve güvenilirliği kanıtlanmamış yöntemler kullanmak zorunda kalıyor.” Siz bu fikre katılıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong><em>Ali Güracar, 41? 29! Sosyal Medya Müdürü</em></strong>: Katılıyorum. Socialbakers, Klout, PeerIndex gibi firmalar gelişip güçlendikçe bu alanda da standartlar gelişecektir. Şimdilik henüz yerleşmiş bir standart yok, yerleşmek isteyenler de henüz yetersiz. Bu durum ajansları ek değer katmak adına kendi metodlarını geliştirmeye itiyor. Sonuçta ise aynı bilginin birbirinden farklı düzinelerce tercümesi oluyor.</p>
<p><strong><em>Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Kurucu Ortak / CEO:</em></strong> Doğrudan etkinin ölçümlemesinden bahsediliyorsa şu an için katılıyorum. Sosyal medyada birçok ölçümlenebilir şey var ama gerçek etkinin ve devamında ROI gibi değerlerin tam olarak ölçümlenmesi günümüz koşullarında pek mümkün değil. Yakın gelecekte kanalların evrimleşmesinin sonucunda ideal olmasa da ideale yakın bir formül ortaya konabilir belki ancak Almanya’da olduğu gibi kişilerin bilgi gizliliğine yönelik birçok farklı yaptırımların da ortaya çıkması mümkün. Dolayısıyla, etkinin ölçümlemesinde kişilerin ve sosyal mecra kanallarının yanı sıra devletlerin bile izninin olması gerekiyor. Elbette; etik kısmına girersek, Klout’un yaptığı gibi kişilerin ölçümleme sistemine halka açık şekilde izinsiz olarak dahil edilmesi bile aslında ayrı bir sorun.</p>
<p><strong><em>Tuğçe Esenkar, Visilabs Pazarlama ve İletişim Müdürü:</em></strong> Katılıyorum. Ortada var olan araçların çoğu kendilerine has istatistikler ortaya koyuyor.  Hal böyle olunca bir çok farklı metrik işin içine giriyor. Kullanılan parametrelerin farklılıklarından  ötürü sosyal medyayı bir pazarlama aracı olarak kullanan pazarlamacının bu alanda yapmış olduğu faaliyeti ölçümlemesi de bir hayli zor oluyor.  Bu nedenle özellikle firmalar sosyal medyada yapmış olduğu faaliyetlerin etkinliğinin ölçülmesi konusunda eksik kalabiliyorlar.</p>
<p><strong><em>Metin Kahraman, Monitera Yonetici Ortağı:</em></strong> Daha önce kullanılan araştırma yöntemleri bugün yeni metriklerin oluşturulmasında başvurulan ana kaynak oldu. Fakat bu yöntemlerle tatmin edici sonuçlar alınamayınca birbirinden ayrı ve farklı birçok deneysel çalışma yapılmaya başlandı, belki şu an çok güvenilir yöntemler olmayabilir ama bir süre sonra sonuçlar paylaşıldıkça kabul görecektir.[/note]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/sosyal-medya-olcumleme-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">20222</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
