<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
    xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">

<channel>
	<title>Fatih İşbecer arşivleri - Sosyal Medya</title>
	<atom:link href="https://sosyalmedya.co/tag/fatih-isbecer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sosyalmedya.co/tag/fatih-isbecer/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin sosyal medya platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 May 2014 16:56:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">105142355</site>	<item>
		<title>2014&#8217;ün Esas Oğlanı Mobil [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/2014un-esas-oglani-mobil-dosya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2013 09:49:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil]]></category>
		<category><![CDATA[2014]]></category>
		<category><![CDATA[Baran Yurdagül]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Ruacan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçek Uyansoy]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Esas Oğlan]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat Dirik]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Yükseliş]]></category>
		<category><![CDATA[Mobilite]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=80876</guid>

					<description><![CDATA[Cebimize ya da çantamıza sığan bir cihaz koca laptop’ların ve masa üstü bilgisayarların pabucunu dama attı. Öyle uygulamalar, projeler ve teknolojiler geliştirildi bu sektöre dair; hareket haline olmamızın dışında stabil konumda...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cebimize ya da çantamıza sığan bir cihaz koca laptop’ların ve masa üstü bilgisayarların pabucunu dama attı. Öyle uygulamalar, projeler ve teknolojiler geliştirildi bu sektöre dair; hareket haline olmamızın dışında stabil konumda olsak bile hepimize daha kolay geliyor her işimizi mobilden halletmek. Televizyon izlerken, trafikte beklerken hatta masa üstü bilgisayar karşısındayken bile mobilden kendimizi alamıyoruz. Ben şahsen bazı wensitelerinin web hallerini hiç bilmiyorum bile.</p>
<p>2013 yılı sadece Türk e-ticaretinde değil, tüm dünyada mobil internetin yılı oldu. Araştırmalar da ortada. Sadece &#8211; sosyal medyanın kralı ilan edilen – Facebook bile kullanıcılarının yüze 60’ının Facebook hesaplarına mobil cihazlar üzerinden ulaştığını söylüyor. 2013 yılı Eylül ayının sonundaki verilere göre 604 milyon kişi Facebook’a her ay mobil cihazlarından ulaşım sağlıyordu. Bu rakam şu anda 874 milyon. Yani bir yılda yüzde 44 oranında bir artış yaşanmış.</p>
<p>BTK’nın 2013 yılı üçüncü çeyrek raporuna göre şu anda ülkemizde 25 milyonu aşkın mobil internet kullanıcısı var. Bu rakamlar Avrupa’nın hatta dünyanın Türkiye konusundaki iştahını kabartıyor; pazara neredeyse her gün yeni bir yabancı oyuncu giriyor.</p>
<p>Mobil sektör tabiri caizse uçuyor. 2013’ü bitirip 2014’e geçerken mobil sektörün oyuncularına sorduk; 2014’te mobil dünyasında neler yaşanacak, neler ön plana çıkıyor? Öne çıkan başlıklar şu yönde:</p>
<p><strong>1. Mobil oyun sektörü</strong></p>
<ul>
<li>Oyun dünyası izlemesi en ilginç alan olacak &#8211; <i>Fırat Dirik, Facebook Türkiye Ülke Yöneticisi</i></li>
</ul>
<p><strong>2. Mobil sağlık ve giyilebilen teknoloji sektörü</strong></p>
<ul>
<li>OTT mesajlaşma uygulamaları, LTE teknolojinin yaygın kullanımı, mobil sağlık ve giyilebilen teknolojiler ön planda olacak &#8211; <i>Baran Yurdagül, Avea Mobil Bağlantı Direktörü</i></li>
<li>2014 yılında kesinlikle giyilebilir teknolojiler varlığını daha çok hissettirecek. Akıllı saat, akıllı yüzük, akıllı gözlükler şimdilik duyduklarımız &#8211; <i>Volkan Biçer, Mobilike Kurucu Ortak</i></li>
<li>Giyilebilir teknolojilerin daha önemli bir rol oynayacağı, kesintisiz etkileşimle dolu bir çevreye doğru yöneliyoruz &#8211; <em>Barış Ruacan, Qualcomm Türkiye Genel Müdürü</em></li>
</ul>
<p><strong>3. MTicaret</strong></p>
<ul>
<li>ABD ve Avrupa’da toplam e-ticaret gelirinin yaklaşık 67 milyar doları mobilden elde edildi. 2014 yılında bu rakamın 101 milyar dolar olması bekleniyor. &#8211; <i>Fatih İşbecer, Pozitron Kurucu CEO</i></li>
</ul>
<p><strong>4. OTT mesajlaşma uygulamaları ve LTE</strong></p>
<ul>
<li>OTT mesajlaşma uygulamaları, LTE teknolojinin yaygın kullanımı, mobil sağlık ve giyilebilen teknolojiler ön planda olacak &#8211; <i>Baran Yurdagül, Avea Mobil Bağlantı Direktörü</i></li>
</ul>
<p>Kısacası, 2007’de Apple’ın bir bilgisayarın gücünü bir telefona sığdırması ile başlayan dönemde ticaret ve hizmet sektörü de kendini tekrar tanımlıyor. Sektörün her kısımının kendini mobile göre tekrar dizayn ettiği ve mobil yönündeki bütçelerin arttığı bir yıl bitti; ‘daha neler göreceğiz’ dediğimiz yeni bir yıl başlıyor. Teknoloji bu. Bir günde değişiyor. Mobilin ’esas oğlan’ olması bile an meselesi.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Oyun dünyası izlemesi en ilginç alan olacak[/heading]</p>
<p><em><b>Fırat Dirik, Facebook Türkiye Ülke Yöneticisi </b></em></p>
<p>Türkiye zaten hali hazırda oldukça mobil bir ülke; nüfusun yüzde 93’ü cep telefonuna sahip. 2013 yılının asıl dikkat çekici yönü ise akıllı telefonlara geçişin hızı oldu. Akıllı telefon sahiplerinin sayısı içinde bulunduğumuz yılda yüzde 30 oranında artış gösterdi. Türkiye’de, Android telefonlar mobil cihazların büyük çoğunluğunu oluşturuyor fakat basit özelliklere sahip telefonlar da hala ikinci en popüler mobil platform olmaya devam ediyor.</p>
<figure id="attachment_80879" aria-describedby="caption-attachment-80879" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="size-full wp-image-80879" alt="Firat-Dirik" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Facebook-Firat-Dirik.jpg" width="200" height="301" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Facebook-Firat-Dirik.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Facebook-Firat-Dirik-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /><figcaption id="caption-attachment-80879" class="wp-caption-text">Fırat Dirik, Facebook Türkiye Ülke Yöneticisi</figcaption></figure>
<p>Facebook kullanıcılarının yüze 60’ı Facebook hesaplarına mobil cihazları üzerinden ulaşıyor. Bu da Facebook’a erişimlerinin sadece ev ve ofisle sınırlı olmadığı, her gittikleri yere Facebook’u da götürdükleri manasına geliyor. Bu da Facebook’u her zamankinden daha da önemli bir iletişim aracına dönüştürüyor. Bunun sonuçlarından biri de insanların SMS yerine Facebook Messenger’ı kullanması oldu çünkü bu sayede online olan arkadaşlarını görebiliyor; sadece mesaj yazmak yerine fotoğraf, sticker gibi gönderiler de yapabiliyorlar.</p>
<p><b>Sosyal elementler daha fazla online hizmete eklenecek</b></p>
<p>Akıllı telefon piyasasının büyümesinin devam etmesi kaçınılmaz. Düşük bütçeli birçok mobil cihazın da pazara giriş yaptığını görüyoruz; bu da bu teknolojinin daha fazla insana ulaşacağı anlamına geliyor. Akıllı telefonlardaki büyüme çok daha fazla kullanışlı uygulamaların geliştirilmesine yol açacak. Burası Facebook’un da rol aldığı bir alan. Platform araçlarımız geliştiricilerin ürünlerine sosyal katmanlar eklemesini kolaylaştırıyor. Spotify ve yeni PlayStation 4 gibi hizmetler, kullanıcıların arkadaşlarının aktivitelerini görmesini sağlayarak ya da içerik paylaşımında bulunmalarına yardımcı olarak, kullanım tecrübelerini istedikleri gibi uyarlamalarına ve kişiselleştirmelerine izin veriyor. Bu yüzden sosyal elementlerin daha fazla online hizmete ekleneceğini görmeyi bekliyoruz.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]<i>2013 yılı Eylül ayının sonundaki verilere göre, 604 milyon kişi Facebook’a her ay mobil cihazlarından ulaşım sağlıyordu. Bu rakam artık 874 milyon; yani bir yılda yüzde 44 oranında bir artış yaşanmış. Şu anda neredeyse kullanıcıların dörtte üçü Facebook’a mobil cihazlarından erişim sağlıyor.</i>[/quote]</p>
<p>Reklamların da insanlar için ilginç ve yararlı olmaya devam etmesini amaçlıyoruz. Her seferinde bu amacımızı daha da başarılı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Bu işin bir parçası, Facebook’un hedefleme kapasitesini anlayabilmeleri için reklamcılarla çalışmak… Örneğin; bir bisiklet dükkanı, ürünlerini alması en muhtemel olan grubu yani bisiklet süren insanları hedefleyebilir. Bu hem reklamcı hem de müşteri için faydalı olur.</p>
<p><b>3D oyunlar ve Unity geliştirme (development) sistemi </b></p>
<p>Eskiden Facebook’ta en çok yapboz oyunları vardı. Artık bu konuda çok daha fazla çeşitlilik görüyoruz. Contract Wars ve Stormfall: Age of War gibi “Mid-core” ve “hard-core” diye nitelendirilen oyunlarda büyük gelişme gözlendi. 2013 yılında geliştiricilere sofistike 3D oyunlar geliştirmeleri ve her seferinde büyük bir şekilde yeniden düzenleme yapmalarına gerek kalmadan bunları diğer platformalara olduğu kadar Facebook’a da entegre etmelerine yardım eden Unity geliştirme (development) sistemi için destek verdik.</p>
<p>Ayrıca, PS4, Android ve iOS gibi oyunların sistemlerine çok daha fazla Facebook destekli sosyal element ekleyeceklerini de göreceğiz. Candy Crush Saga gibi oyunların başarısı, hangi cihaz kullanılırsa kullanılsın kişilerin arkadaşlarıyla beraber oyun oynamasının eğlenceyi arttırdığını gösterdi.</p>
<p><b>Pazarlamacıların Facebook performans pazarlama olanaklarını daha fazla kullandıklarını göreceğiz</b></p>
<p>Reklam tarafında ise, pazarlamacıların Facebook performans pazarlama (Performance Marketing) olanaklarını daha fazla kullandıklarını göreceğimizi söyleyebilirim. Geçmişte, birçokları Facebook’un önerdiği topluluk ve toplum araçlarına odaklanmıştı; şimdi ise şirketler Facebook’un direkt olarak e-ticaret sektörü veya küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için iş sonucu elde etmek için çok güçlü bir itici güç olduğunu görmeye başlıyor. Buna bir örnek Facebook’un tekrar hedefleme (re-targeting ) kabiliyetlerinin büyümesi olabilir. Eğer bir kişi bir web sitesini ziyaret ediyor ve bir ürünü veya işletmeyi incelerken ya da işlem yaparken başarısız oluyorsa, şirket o kişi Facebook’a bir sonraki girişi yaptığında aynı ürünü Facebook reklamları üzerinden tekrar hedefleyebiliyor.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]OTT mesajlaşma uygulamaları, LTE, mobil sağlık ve giyilebilen teknolojiler ön planda olacak[/heading]</p>
<p><em><b>Baran Yurdagül, Avea Mobil Bağlantı Direktörü</b></em></p>
<p>Internetin yaygınlaşması ve buna bağlı olarak hem akıllı mobil cihazlar hem de mobil internet kullanımında yaşanan büyük ve hızlı artışla birlikte 2013, mobil teknolojilerin zirve yaptığı bir sene oldu.</p>
<figure id="attachment_80881" aria-describedby="caption-attachment-80881" style="width: 198px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-80881" alt="Baran Yurdagül" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/baran-yurdagul.jpg" width="198" height="246" /><figcaption id="caption-attachment-80881" class="wp-caption-text">Baran Yurdagül, Avea Mobil Bağlantı Direktörü</figcaption></figure>
<p>E-ticaretin giderek daha yaygın bir satış kanalı haline gelmesi ve bunlara bağlı olarak geliştirilen akıllı cihaz uygulamalarıyla mobil pazarda farklı iş modelleri ve pazarlama çalışmaları da daha fazla önem kazanmaya başladı. Tüm bu gelişmelere paralel olarak hem dünyada hem de Türkiye’de markalar mobil teknolojilere ve mobil iletişime ağırlık verir hale geldi.</p>
<p>2013 yılında mobil teknolojilerde yaşanan gelişmelerin yarattığı etkiyi şirketimiz açısından değerlendirecek olursak; sunduğumuz mobil internet yani data hizmeti kullanımımızda ciddi bir büyüme yaşadık. Mobil internetteki güçlü büyümemizdeyse akıllı telefon penetrasyonundaki başarılı performansımızın etkisi büyük. Geçen yılın 3. çeyreğinde 2.8 milyon olan akıllı telefon kullanıcı sayımız yüzde 63 artışla 4.6 milyona çıktı.</p>
<p><b>2014’te bu mobil bilincin daha da artacak ve markalar bu dünyayı daha fazla kullanacak</b></p>
<p>2013 yılı içerisinde toplamda 16 mobil uygulama ile 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaştık. Akıllı telefon penetrasyonundaki başarımızı sunduğumuz mobil uygulamalar ve içerik servislerimizle de destekleyerek kullanıcılarımıza spordan müziğe, filmden oyuna çok geniş yelpazede ürünler sunuyoruz. Mobil pazarlama ve iletişim tarafındaysa reklamverenlere geleneksel mobil mecralara ek mecralar yaratarak yeni ürünler geliştirip son tüketiciye farklı deneyimler yaşatmayı ve markalara farklı pazarlama mecraları sunuyoruz. 2014 yılında bu bilincin daha da artacağını ve markaların farklı projeleri hayata geçirmek için mobil dünyayı daha fazla kullanacağını düşünüyoruz.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]2013 yılının mobil trendlerini incelediğimizde mobil içerik paylaşımındaki artış ve çeşitlenmenin en çok dikkat çeken gelişme olduğunu görüyoruz. 2013’te sosyal paylaşım sitelerine mobil cihazlar üzerinden erişme oranları büyük artış gösterdi.[/quote]</p>
<p><b>OTT mesajlaşma uygulamalarının kullanımı da oldukça yaygınlaştı</b></p>
<p>Facebook yıl içinde yaptığı bir açıklamada 1.15 milyar toplam kullanıcısından 819 milyon (%73) aylık kullanıcısının mobil kullanıcı olduğunu iletti. Akıllı cihazların yaygınlığının artmasıyla sosyal paylaşım sitelerine ek olarak OTT mesajlaşma uygulamalarının kullanımı da oldukça yaygınlaştı. Bu uygulamalarla kullanıcılar, yalın metin dışında fotoğraf, video gibi içerikleri hem tekil, hem de arkadaş grupları ile basit ve hızlı biçimde paylaştılar. Bu alandaki gelişme, OTT mesajlaşma uygulamalarının çeşitlenmesi ve sektördeki rekabetin televizyon reklamlarına yansımasıyla gündeme geldi.</p>
<p>2014’ün mobil teknolojilerdeki gelişmelerde kazanılan hızın kaybedilmeden hatta artırarak sürdürüleceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. Avea MobilPlus (3G Çift Taşıyıcı) teknolojisiyle bugün müşterilerimize 43,2 Mbps’a kadar hızlı mobil bağlantı sunuyoruz. Dünyada her geçen gün yaygınlaşan LTE (Long Term Evolution- 4G) teknolojisiyle ise 100 Mbps üzerinde hızlara rahatlıkla ulaşabiliyor olacağız.</p>
<p><b>LTE teknolojinin yaygın kullanımı yenilikleri de beraberinde getirecek</b></p>
<p>2013 3. çeyrek itibariye dünyada 92 ülke ve 244 şebekede158 milyon kullanıcı LTE teknolojisinden yararlanmaya başladı. 2013 yılı içerisinde Türkiye’de bir ilk olarak gerçekleştirdiğimiz LTE bağlantı testinde tek bir terminal ile 300 Mbps veri indirme hızına eriştik. Türkiye’de ilk lisanslı Ar-Ge Merkezi’ne sahip GMS operatörü olarak LTE teknolojisi ve “ses iletiminde gelinen son nokta” olarak tanımlanan VoLTE (Voice Over LTE) teknolojisini test edip hazır hale getirerek müşterilerimizin 4G’ye geçişte en yüksek teknolojiden faydalanmalarını sağladık.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]Yasal düzenlemelerin yapılması ve regülatif izinlerin verilmesiyle Türkiye’de 2015 yılında LTE teknolojisine geçişin başlayacağı öngörülüyor. Mobil bağlantı hızının artmasıyla birlikte birbiriyle konuşabilen akıllı cihaz ve servislerin gelişme göstereceği, akıllı ev teknolojilerine ve bunlarla bağlantılı uygulama ve API’lara yönelik yatırımların hızla artacağı dikkat çekilen başlıklar arasında.[/quote]</p>
<p>LTE teknolojinin yaygın kullanımı yenilikleri de beraberinde getirecek. Enerjiden perakendeye; otomasyondan sağlığa kadar LTE ile birlikte her sektörde yeni iş alanları ortaya çıkacak. LTE teknolojisi, M2M (makineden makineye) ekosistemleri için enerji sektöründe “akıllı sayaç ve akıllı şebeke”, perakendede “otomatlar ve POS cihazları” gibi çözümlerin yanı sıra otomasyon inşası, sağlık, nakliye sektörleri ve endüstriyel işlemlerde de yeni fırsatlar yaratarak pek çok yeni iş imkânı doğuracak.</p>
<p>Hali hazırda belli bir noktaya gelmiş olan mobil ödeme sistemleri, mobil sağlık ve giyilebilen teknolojiler gibi birçok başlıkta da yeni ve fark yaratacak teknolojiler in geliştirileceğini öngörüyoruz.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]eTicaret’ten mTicaret’e dönüşme süreci hızlandı[/heading]</p>
<p><b><i>Fatih İşbecer, Pozitron Kurucu CEO</i></b></p>
<p>2013 yılı geçmiş yıllara nazaran mobilin daha çok geliştiği ve yeni çıkan mobil teknoloji ürünleri ile farklı alanlara yayıldığı bir yıl oldu. 2010-11 senelerinde mobil deyince akla sadece telefonlar ve tabletler gelirken, bu sene akıllı saatler, bantlar, gözlükler ve dronelar gibi birçok farklı teknoloji de mobil pazarın bir parçası haline geldi. Kullanımı iyice yaygınlaşmış akıllı telefonlar ve tabletler özelinde bakarsak, bu sene hem firmalar hem de yatırımcılar mobilin önemini daha iyi kavradılar ve alternatif bir kanaldan ziyade bir ana kanal olduğunun farkına vardılar.</p>
<figure id="attachment_80882" aria-describedby="caption-attachment-80882" style="width: 198px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-80882" alt="fatih-isbecer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/fatih-isbecer.jpg" width="198" height="248" /><figcaption id="caption-attachment-80882" class="wp-caption-text">Fatih İşbecer, Pozitron Kurucu CEO</figcaption></figure>
<p>2013 yılında mobil teknolojiler ticaret ve ödeme sistemleri alanında da ciddi gelişme gösterdi. Türkiye’deki ticaret firmalarının mobil altyapı konusundaki ilerlemesi halen yeterli hızda olmasa da ödeme platformları seçeneklerinin gitgide artması ve  kullanıcıların bu alanda en çok işlem setini sunan sistemleri tercih etmesi ile birlikte eTicaret’in mTicaret’e dönüşme süreci de hızlandı. Geçen yıl payı %8-9 olan mobil ticaretin 2013 yılındaki payı %20’leri geçti.</p>
<p><b>2014 yılı Türkiye’deki makro ekonomik denklemler dolayısıyla biraz zorlu geçebilir</b></p>
<p>ABD dolarının yıl içerisinde yüzde 20’ye yakın değer kazanmasının etkilerini 2014’te daha kuvvetli hissedebiliriz. Fakat her şeye rağmen mobildeki hızlı büyüme devam edecektir. Bu büyümeyle daha da artan data trafiği sonucunda ise 2014 yılının en çok konuşulacak konusu <i>big data</i> olacaktır. Ayrıca Blackberry gibi 2013’de kendini toparlayamayan birçok firmanın 2014’de yok oluşuna şahit olacağız.</p>
<p>Cloud depolama alanlarının artmasıyla bireyler artık kendi big datalarını kendileri işleyebilecek, sadece mail kutularındaki datalardan bile kolayca birçok farklı içgörü çıkarabilecek. Ayrıca insan vücudundaki fizyolojik aktiviteleri monitör eden teknolojilerde büyük bir artış olacak. Cihazlar artık kendini Machine2Machine sistemlere bırakacak. Artık günlük hayatımızın bir parçası olan uygulamalara, 2014’te yenileri de eklenecek. Pozitron olarak bizim yakından ilgilendiğimiz ve üzerinde çalışmalar yaptığımız Google Glass gibi insanlara daha güçlü deneyimler sunan teknolojiler öne çıkacak. Drone ile dağıtım yapmayı planlayan Amazon gibi firmaların öncülüğünde drone ve drone gibi teknolojiler de günlük hayatımızın bir parçası olacak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2014’te cep telefonları diğer cihazlar için kumanda görevi görecek[/heading]</p>
<p><strong><i>Barış Ruacan, Qualcomm Türkiye Genel Müdürü</i></strong></p>
<p>2013 yılı tüm dünyada akıllı telefon ve tablet bilgisayar başta olmak üzere mobil teknoloji sektöründeki büyüme anlamında çok pozitif geçti.  Dünya geneline baktığımızda akıllı telefon satışlarının 2013 yılında PC satışlarını geçtiği ve insanların artık mobil teknolojileri tamamen gündelik yaşamlarının merkezine koyduğu bir ortamda yaşar olduk.  <b><i></i></b></p>
<p>Ülkemizde de 2013’te mobil cihazların kullanımı hızla yaygınlaşmaya devam etti ve aylık satışların %70’ten fazlasının akıllı telefon olduğu bir konuma geldik. 3G bağlantı sayısında Avrupa’daki en hızlı büyüyen ülke konumuna sahip olan Türkiye’de 2010 yılında bağlantı sayısı 19 milyon iken 2013 yılında bu sayı 44 milyona ulaşıyor. Ayrıca Qualcomm olarak dünya genelinde rekor gelirler açıkladığımız bir yıl olmasının yanında 2013 yılı içerisinde Qualcomm Türkiye olarak da bu ürünlerin ülkemizde üretilmesi ve geliştirilmesi alanında çalışma ortaklarımızla ciddi işbirlikleri başlattığımız bir yıl oldu.<b></b></p>
<p><b>2014’te toplam telefon satışlarının %45′inin akıllı telefon olacak</b></p>
<p>Günümüzde ortalama bir insan günde 150 kez akıllı telefonunun ekranına bakıyor ve pek çok işlemini (iletişim, finans, eğlence, eğitim vs.) bu cihazlar üzerinden gerçekleştiriyor. Dünyadaki tüm cihazların akıllı olacağı bir geleceğe doğru yol alıyoruz. 2009 yılında dünyadaki toplam telefon satışlarının sadece %15′i akıllı telefon iken 2014’lerde bu rakamın %45′lere ulaşmasını bekliyoruz.<b></b></p>
<figure id="attachment_80883" aria-describedby="caption-attachment-80883" style="width: 180px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-80883" alt="baris-ruacan" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/baris-ruacan.jpg" width="180" height="270" /><figcaption id="caption-attachment-80883" class="wp-caption-text">Barış Ruacan, Qualcomm Türkiye Genel Müdürü</figcaption></figure>
<p>Son yıllarda PC satışlarında ciddi bir düşüş gözlemlemekteyiz. Akıllı telefonların PC satışlarını geçmiş olması insanların bu aygıtı artık mobil olarak konumladıklarını ve bilgisayarın form değiştirmekte olduğunu bize gösteriyor. Ben, 2014’te de bu akımın devam edeceğini ve PC’nin bazı özel fonksiyonlar ve meslek grupları tarafından kullanılan niş bir ürün haline dönüşeceğini düşünüyorum (tasarımcılar, CAD/CAM gibi uygulamalar). Ülkemizde de akıllı telefon penetrasyonunun artmaya devam etmesiyle beraber 2014 yılı içerisinde pek çok yenilikçi mobil içerik ve uygulamanın tüketicilerle buluşmasını bekliyorum. <b></b></p>
<p><b>Giyilebilir teknolojiler daha önemli bir rol oynayacak</b></p>
<p>Qualcomm olarak yaptığımız araştırmaya göre insanların %96’sı evde, %71’i iş yerinde, %84’ü de hareket halindeyken akıllı telefonlarını kullanıyor. Mobil teknolojilerin gelişmesiyle günümüzde neredeyse her şey bağlanabilirlik özelliğine kavuşuyor. Bu da 2014’te cep telefonlarının diğer cihazlar için kumanda görevi gördüğü kullanımların artacağının habercisi.<b> </b>Altıncı bir his gibi işleyen uygulamalar, sizi ve çevrenizi algılayan teknolojiler ile mevcut algılarınızı geliştirecek. Örneğin evdeyken cihazları kontrol edip aralarında içerik paylaşımı sağlarken, iş yerinde konferans odası sizi telefonunuz vasıtasıyla tanıyıp tercihlerinizi hatırlayacak ve hareket halindeyken sevdiğiniz bir mağaza, içerisine adım attığınızda size özel bir indirim uygulayabilecek.<b></b></p>
<p>Giyilebilir teknolojilerin daha önemli bir rol oynayacağı, kesintisiz etkileşimle dolu bir çevreye doğru yöneliyoruz. Hem mobil cihazlarımızdaki, hem de çevrelerindeki teknolojiyi geliştirmeliyiz. 2014’te bu trendin de yükselişte olmasını bekliyoruz.<b></b></p>
<p><b>Mobilin değiştirdiği bir diğer alan da sağlık</b></p>
<p>Teşhis, gözetim ve terapi yönetimi gibi sağlık kuruluşlarının sağladığı pek çok hizmet vücuda bağlanan kablosuz sensörler, 3G ve diğer teknolojilerin yardımıyla artık tamamen uzaktan gerçekleştirilebiliyor. Uzaktan teşhis ve terapi yönetimi servisleri geliştiriliyor. Mobil teknolojiler sayesinde, hasta günlük yaşamına devam ederken yalnızca sensörler vasıtasıyla sağlık kuruluşuna ulaşan değerler, kaynağını hastanın gündelik yaşam dinamiklerinden alması nedenile daha isabetli oluyor. Şimdiden somut örneklerin bulunduğu bu alanın gelişiminin çok hızlı olmasını bekliyoruz.<b></b></p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]2014’te mobil reklam gelirleri ve yatırımları toplam reklam gelir ve yatırımlardaki payını hayli artıracak[/heading]</p>
<p><b><i>Volkan Biçer, Mobilike Kurucu Ortak</i></b></p>
<p>2013 yılında mobil, başlı başına bir sektör haline geldi. Yapılan analizler ve araştırmalar da bizlere gösteriyor ki sektör artan bir ivme ile büyümeye devam edecek. BTK’nın 2013 yılı üçüncü çeyrek raporuna göre şu anda ülkemizde 25 milyonu aşkın mobil internet kullanıcısı var,  Avrupa’da bir çok ülkeyle karşılaştırdığınızda ciddi bir rakam olarak ortaya çıkıyor. Yeni teknolojilere baktığımızda platform tarafında iOS7’nin gelmesini akıllı telefon / iPhone + iPad dünyası için oldukça önemli bir değişiklik olarak görüyoruz. iOS7 ile hem teknolojik olarak hem de kullanıcı ara yüzleri olarak ortaya çıkan değişiklik kullanıcıların daha fazla mobil internet tüketimi ve daha yoğun bir uygulama tüketimi ile sonuçlanacak. Tabii ki bu değişiklik aynı şekilde reklamverenler için mobili daha önemli bir pozisyona çıkarmış olacak.</p>
<p>2013 yılı içerisinde tablet dergiler üzerinde hem kullanıcı hem de reklamveren ilgisi önemli derecede artış gösterdi. Bu alanda akıllı telefonlara göre daha geniş ekran üzerinde interaktif olarak Rich Media şeklinde yayınlanan reklamlar ile bu alan önemli bir şekilde potansiyelini ortaya çıkardı diyebiliriz.</p>
<figure id="attachment_80884" aria-describedby="caption-attachment-80884" style="width: 198px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-80884" alt="Mobilike-Volkan-Bicer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Mobilike-Volkan-Bicer.jpg" width="198" height="249" /><figcaption id="caption-attachment-80884" class="wp-caption-text">Volkan Biçer, Mobilike Kurucu Ortak</figcaption></figure>
<p>2014 yılında mobil reklam gelirleri ve yatırımları toplam reklam gelir ve yatırımlardaki payını hayli artıracak. İnsanlar TV izlemek için televizyon yerine mobil cihazlarını daha fazla tercih edecekler. Çünkü üreticiler, kullanıcıların mobile olan ilgisini gördüler ve kısmen ölçtüler. Buna bağlı olarak da mobil üzerinden hedef kitlelerine ulaşmak isteyen markalar için daha iyi hedefleme teknolojileri geliştirilecek.</p>
<p>[quote style=&#8221;1&#8243;]Hızla gelişeceğini düşündüğüm diğer bir alan da mobil ticaret. 2013 yılında ABD ve Avrupa’da toplam e-ticaret gelirinin yaklaşık 67 milyar doları mobilden elde edildi. 2014 yılında bu rakamın 101 milyar dolar olması bekleniyor.[/quote]</p>
<p><b>Mobil reklam geleneksel reklam modellerine oranla daha çok tercih edilen bir pazarlama yöntemi olacak </b></p>
<p>Üretici firmalar mobil ticaretin önemini fark etmiş olacaklar ki bu alana yönelik sürekli geliştirme yapıyorlar. Örneğin Apple’ın lansmanını yaptığı fakat çok az bir yerde faaliyete geçen iBeacon teknolojisi mobil üzerinden ticarete yeni bir soluk getirdi. Hem lokasyon bazlı pazarlamayı, hem akıllı cihaz üzerinden alışverişi hem de NFC teknolojisini bile geride bırakacak uzaktan ödeme sistemini harmanlamasıyla hepimiz alışveriş konusunda neredeyse boyut değiştireceğiz.Mobil sektör bakımından hızlı ve verimli geçen bir yıldan sonra 2014’de yükselen beklentilerin karşılanmasını umut ediyorum.</p>
<p>Mobil reklam geleneksel reklam modellerine oranla daha çok tercih edilen bir pazarlama yöntemi olacak. Filmstip, Slider, Adhesion Banner, Full Page Flex gibi yeni reklam modelleri ile markalar kendilerini daha iyi ifade etme olanağı bulacaklar.</p>
<p>2014 yılında kesinlikle giyilebilir teknolojiler varlığını daha çok hissettirecek. Akıllı saat, akıllı yüzük, akıllı gözlükler şimdilik duyduklarımız. Boyutları, görüntüleri, taşıma kolaylığı gibi etkenler nedeniyle tercih sebebi olacak bu cihazlar daha fazla geliştirilecekler ve daha çok kullanıcıya sahip olacaklar.</p>
<p><b>Geolokasyon teknolojileri artacak</b></p>
<p>Daha önce bahsettiğim iBeacon teknolojini buna örnek olarak gösterebiliriz. Gerçek zamanlı hedefleme sağlayan bu teknoloji, hedef kitlesini daha iyi tanıyabilmek adına markaların da tercih sebebi olacak.</p>
<p>5 ayda yüz milyon yeni aktif kullanıcıya sahip olan WhatsApp’a bakarsak, anlık mesajlaşma uygulamaları hayatımızdaki yerini koruyacak ve hatta genişletecek. Bunun yanı sıra mobil reklam, mobil cüzdan, mobil sağlık, connected car dediğimiz otomobilimiz ile bağlantılı olan mobil cihazlar gibi alanlarda da hızlı bir ilerleme olacak.</p>
<p>[heading style=&#8221;1&#8243;]Farklı ekranlar arasındaki deneyimin benzeşimi ve entegrasyonu 2014’ün en önemli trendleri arasında[/heading]</p>
<p><b><i>Çiçek Uyansoy İcan, Nokia Türkiye Genel Müdürü</i></b><b></b></p>
<p>Nokia olarak 2013’ü çok verimli geçirdik. 2013 yılında, 2012’nin son aylarında Nokia Lumia 920 ve Nokia Lumia 820 olarak iki üyesinin lansmanını yaptığımız Nokia Lumia serimize 6 yeni üye daha katıldı ve böylece Lumia ailesi toplamda 8 modele ulaştı. Windows Phone işletim sistemine ve üstün görüntüleme teknolojisine sahip Nokia Lumia serisi, akıllı telefon dünyasına büyük bir canlılık getirdi. 2013 yılında Nokia Asha serimiz de yeni modellerle güçlendi. Nokia Asha 501 ile Nokia Asha 210 özellikle cep telefonundan sosyal medyayı aktif kullanan genç kullanıcıları hedefleyen bir ürün segmenti oldu.</p>
<figure id="attachment_80885" aria-describedby="caption-attachment-80885" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-80885" alt="Nokia-Cicek_Uyansoy" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Nokia-Cicek_Uyansoy.jpg" width="200" height="301" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Nokia-Cicek_Uyansoy.jpg 200w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2013/12/Nokia-Cicek_Uyansoy-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /><figcaption id="caption-attachment-80885" class="wp-caption-text">Çiçek Uyansoy İcan, Nokia Türkiye Genel Müdürü</figcaption></figure>
<p>2014’ün en önemli iki Nokia ürünü, Lumia 1320 ile Lumia 1520 olacak. İki ürünümüz de hem üretkenlik hem de eğlence için mükemmel bir donanıma sahip. Ana ekrana eklenen yeni üçüncü sütun sayesinde kullanıcılar daha büyük bir ekranda daha fazla içeriği görebilecek ve daha fazla iş yapabilecekler. Ödüllü Lumia tasarımına daha büyük görüntüleyiciler kazandıran yeni format, en iyi gelişmiş kamera inovasyonlarıyla birlikte kullanıcıların çevrelerindeki yaşamı daha kolay kaydedip paylaşabilmelerine olanak tanıyor.</p>
<p><b>PC, tablet ve akıllı telefon sistemleri artık iç içe </b></p>
<p>Farklı ekranlar arasındaki deneyimin benzeşimi ve entegrasyonu, 2014’ün en önemli trendleri arasında olacak. PC, tablet ve akıllı telefon sistemleri artık iç içe geçti. Biz de teknolojinin öncüsü konumunda bir marka olarak, bu tip ürünlerde başı çekiyoruz; hem telefon hem tablet deneyimi yaşatacak 6 inçlik ürünlerimiz Nokia Lumia 1320 ile Nokia Lumia 1520 de bu amaçla ortaya çıktı. Önümüzdeki dönemde hem iş hem eğlence dünyasını bir araya getiren bu tip ürünlerle daha fazla karşılaşacağız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">80876</post-id>	</item>
		<item>
		<title>16 İnternet Girişimcisini Bir Araya Getiren &#8216;Kaldıraç Etkisi&#8217; Raflardaki Yerini Aldı</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/kaldirac-etkisi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahadır Atasoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2012 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim Nazım Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kaldıraç Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Sina Afra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=47227</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz yılın sonunda hazırlıklarına başlanan ve internet sektöründen bir çok önemli isminin görüşlerinin yer aldığı Ekim Nazım Kaya'nın yeni kitabı Kaldıraç Etkisi raflardaki yerini aldı. Ekim Nazım Kaya'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı kitapta...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sosyalmedya.co/kaldirac-etkisi/">Geçtiğimiz yılın sonunda hazırlıklarına başlanan</a> ve internet sektöründen bir çok önemli isminin görüşlerinin yer aldığı <strong>Ekim Nazım Kaya</strong>&#8216;nın kaleme aldığı <strong>Kaldıraç Etkisi</strong> raflardaki yerini aldı.</p>
<p>Ekim Nazım Kaya&#8217;nın uzun süredir üzerinde çalıştığı kitapta Beriltech’in kurucusu <strong>Devrim Demirel</strong>, markafoni’nin kurucu ortağı <strong>Sina Afra</strong>, ReklamZ kurucusu <strong>Orkun Tekin</strong>, Çiçek Sepeti’nin kurucusu <strong>Emre Aydın</strong>, Uzmantv, İtiraf.com, Youlike gibi girişimleri ile tanıdığımız <strong>Ersan Özer</strong>, Mikro Ödeme’nin kurucusu <strong>Alper Akcan</strong>, Pozitron kurucusu <strong>Fatih İşbecer</strong>&#8216;in aralarında bulunduğu 16 isim tecrübelerini okuyucu ile paylaşıyor.</p>
<p>Arşimed&#8221;in meşhur <em>&#8220;Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve bir mesnet verin, dünyayı yerinden oynatayım&#8221;</em> sözünden yola çıkılarak hayata geçirilen Kaldıraç Etkisi&#8217;nde bir internet girişiminin başarıya ulaşması için nasıl bir yol haritasına sahip olması gerektiği anlatılıyor.</p>
<p>Başarıya ulaşmış internet girişimlerinin <strong>çıkış noktaları, ihtiyacın saptanması, nasıl büyüdükleri</strong> kitapta okuyucu ile paylaşılırken <strong>gelir-gider modelleri, nakit akış tabloları, işe odaklanma, satış ve pazarlama, medya ilişkileri, devletle yatırımcı ilişkileri</strong> gibi konularda girişimcilere yol gösteriliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-47236 alignnone" title="Kaldıraç Etkisi" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/10/kapak.jpg" alt="" width="395" height="638" srcset="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/10/kapak.jpg 395w, https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/10/kapak-185x300.jpg 185w" sizes="(max-width: 395px) 100vw, 395px" /></p>
<p>Kaldıraç Etkisi projesi ile Ekim Nazım Kaya başarılı isimlerin <strong>olumlu-olumsuz deneyimleri</strong> anlatarak genç girişimcilere ve girişimci adaylarına rehberlik etmeyi ve onların iş hayatında bir etki yaratmayı hedefliyor. Kitabın ulaştığı kitlenin genişliği oranında bu etkinin de artması amaçlanıyor.</p>
<p><a href="http://www.kaldiracetkisi.com/?page_id=2" target="_blank">Kaldıraç Etkisi projesi</a> sadece bir kitaptan oluşmuyor. Geçtiğimiz yıl web sitesi yayın hayatına başlayan Kaldıraç Etkisi&#8217;nin bir de <a href="http://www.twitter.com/kaldiracetkisi" target="_blank">Twitter hesabı</a> bulunuyor. <a href="http://www.kaldiracetkisi.com" target="_blank"><strong>Kaldıracetkisi.com</strong></a> adresinde yaklaşık bir yıldır sektörün önemli isimlerinin kaleminden internet girişimciliği üzerine makaleler yayınlanıyor.</p>
<p>Kaldıraç Etkisi, Türkiye&#8217;de az sayıda yazılan internet girişimciliği konulu kaynak kitaptan bir tanesi. Eğer internet sektörünün bir üyesi iseniz veya olmayı planlıyorsanız bu kitaba sahip olmanızı tavsiye ediyoruz. Kitap hakkındaki ilk yorumlara <a href="http://www.kaldiracetkisi.com/?p=611" target="_blank">bu linkten</a> ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">47227</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye 2013 Mobil Devrimi İçin Hazır! [DOSYA]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/mobil-2013-dosya/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/mobil-2013-dosya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fulya Çimen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2012 14:03:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil]]></category>
		<category><![CDATA[4Play]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Arda Kertmelioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat Dirik]]></category>
		<category><![CDATA[İlker Kuruöz]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[Mobilera]]></category>
		<category><![CDATA[Pozitron]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Yörük]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Wozniak]]></category>
		<category><![CDATA[Trend]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=45223</guid>

					<description><![CDATA[Wikipedia’ya göre konsept olarak telefonları bilgisayarlara bağlama fikri ilk 1973’lerde ortaya çıkmış. Fakat ‘akıllı telefon’ kelimesi ise ilk kez 1997 yılında Ericsson’un GS 88 tanıtımında kullanılmış. Daha sonra Steve Jobs’un...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Smartphone" target="_blank">Wikipedia</a>’ya göre konsept olarak telefonları bilgisayarlara bağlama fikri ilk 1973’lerde ortaya çıkmış. Fakat ‘akıllı telefon’ kelimesi ise ilk kez 1997 yılında <a title="Ericsson" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ericsson">Ericsson</a>’un GS 88 tanıtımında kullanılmış.</p>
<p>Daha sonra Steve Jobs’un “<strong>Bir iPod, bir telefon ve internet kullanan iletişim cihazı&#8230; Bunlar artık 3 ayrı cihaz değil. Biz buna iPhone diyoruz!</strong>” açıklaması ile piyasaya sunduğu konsept, çok kısa bir sürede ticaretin ve hatta dünyanın işleyiş biçimini değiştirdi. Kendisi de bunu hayal ediyordu zaten. Bilimadamları ‘<strong>internet bağımlılığı</strong>’ ve ‘<strong>cep telefonu bağımlılığı</strong>’ diye iki rahatsızlıktan bahsededursun; akıllı telefon sahibi olmayan birinin akıllı dünya ile iletişim kurması tamamen imkansız. Şimdinin tüketicilerinden, şu anda çocuk olan geleceğin tüketicilerine kadar herkesin cebinde koca bir ekonomi var aslında. Sektörü bir hayli meşgul eden ve 21 Eylül Cuma günü 9 ülkede (<em>ABD, Avustralya, Kanada, Almanya, Hong Kong, Japonya, Singapur ve İngiltere</em>) aynı anda satışa sunulan <a title="iPhone 5 Üç Günde 5 Milyon Adet Sattı" href="https://sosyalmedya.co/iphone-5-bes-milyon-satti/"> iPhone 5’in 3,5 gün gibi kısa bir süre içinde 5 Milyon adetin üzerinde bir satış rakamına ulaştığı</a> bir dünyada yaşıyoruz ne de olsa.</p>
<p>Geçen hafta yayınladığımız “<a href="https://sosyalmedya.co/2013-trend-beklentileri-dosya/" target="_blank">Dijital Dünyanın Global Devleri 2013 Beklentilerini Anlattı</a>” başlıklı dosya konumuzda devler bir noktada birleşmişti 2013 için: <strong>Mobil!</strong></p>
<p>Haliyle bu hafta da mobilin Türkiye’deki durumu ve geleceği ile ilgili ayrıntılı bir dosya konusu hazırlamak istedik. Bir önceki <a href="https://sosyalmedya.co/2013-trend-beklentileri-dosya/" target="_blank">dosya konumuzda</a> görüş verenlerden biri olan Facebook Londra ofisinden <strong>CEEMEA Bölgesi, Türkiye Pazarı Yöneticisi Fırat Dirik</strong>’in paylaştığı rakamlar bir dikkat çekiciydi zaten.</p>
<p>[highlight bg=&#8221;#fdc214&#8243; color=&#8221;#393637&#8243;]Facebook olarak geçtiğimiz yıl tüm dünyada mobil platforma 225 milyon aylık kullanıcı eklediklerini belirten Dirik, dünyanın en popüler platofrmu olan Facebook’tan yola çıkarak beklenti kurmamızı kolaylaştırıyor. Dirik’e göre Türkiye’deki Facebook kullanıcılarının yarısı – yaklaşık 15 milyon kişiden bahsediyoruz &#8211; şu anda Facebook’u mobil olarak kullanıyor. Bu sayılar her geçen gün de artıyor. Bu sebeple de Facebook’un tüm yeni ürünleri “mobile first” olarak geliştiriliyor.[/highlight]</p>
<p>Yine Facebook verilerine Facebook platformuna mobil cihazlar üzerinden bağlanan dünyada 543 milyon, Türkiye’de ise 14 milyondan fazla Facebook kullanıcısı, platformu ortalama bir web kullanıcısına göre 2 kat daha aktif kullanıyor. “<strong>Web kullanıcılarına baktığımızda Türkiye’de yüzde 54’ün üzerinde kullanıcının haftanın 6 gününü Facebook’ta geçirdiğini görüyoruz. Bu gelişmelerin akabinde, markalar için mobil kullanıcılara direkt erişmek en önemli değer haline gelecek</strong>” demişti Dirik.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/mobil-2013-dosya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">45223</post-id>	</item>
		<item>
		<title>WWW Zirvesi&#8217;nde Digital Bosphorus Konuşuldu</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/digital-bosphorus-panel/</link>
					<comments>https://sosyalmedya.co/digital-bosphorus-panel/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahadır Atasoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2012 14:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk Bayrakdar]]></category>
		<category><![CDATA[Digital Bosphorus]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Sina Afra]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=26436</guid>

					<description><![CDATA[Bugün Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulubü tarafından düzenlenen WWW Zirvesi'nde Digital Bosphorus isimli bir panel gerçekleşti. sosyalmedya.co kurucusu Fatih Güner'in moderatörlüğünü yaptığı panelde YemekSepeti CEO'su Nevzat Aydın]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulubü tarafından düzenlenen WWW Zirvesi&#8217;nde Digital Bosphorus isimli bir panel gerçekleşti. sosyalmedya.co kurucusu Fatih Güner&#8217;in moderatörlüğünü yaptığı panelde YemekSepeti CEO&#8217;su Nevzat Aydın, markafoni CEO&#8217;su Sina Afra ve 41? 29! Dijital Ajansı kurucusu Alemşah Öztürk, Digital Bosphorus&#8217;u ve Türk internet sektörünü konuştu.</p>
<p>Digital Bosphorus terimi Ocak ayında Münih&#8217;te düzenlenen DLD Konferansı&#8217;nda ortaya çıkmıştı. Nevzat Aydın, Alemşah Öztürk, Sina Afra, Cenk Bayrakdar ve Sidar Şahin&#8217;in konuşmacı olarak katıldığı Digital Bosphorus isimli panelde Türk internet sektörünün gelişimi ve bugün geldiği nokta katılımcılara anlatıldı. Bildiğiniz üzere daha sonra Digital Bosphorus, Sina Afra önderliğinde İstanbul merkezli Türk internet sektörü için &#8216;bir etiket&#8217; olması gayesiyle ortaya atıldı ve sonraki zaman diliminde çokça konuşuldu. sosyalmedya.co&#8217;da Digital Bosphorus hakkında bugün ve daha önce yayınlanan içeriklere <a href="https://sosyalmedya.co/?s=digital+bosphorus" target="_blank">bu linkten</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bugünkü panelde de Sina Afra Digital Bosphorus&#8217;un bir etiket olduğunun altını çizdi. Fatih Güner&#8217;in &#8216;Digital Bosphorus nedir/ne değildir?&#8217; sorusunu Sina Afra &#8216;Digital Bosphorus bir etikettir. Bir kuruluş veya dernek değildir&#8217; şeklinde cevapladı. Bunun dışında panelde Digital Bosphorus&#8217;un hayata geçmesi ve Türk internet sektörünün gelişmesi için neler yapılması gerektiği üzerine konuşuldu. Dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de girişimlerin ilk yılında başarısızlıkla sonuçlanma oranının %80 olduğu ve yoluna devam eden %20&#8217;lik kısmında ikinci yılda başarıya ulaşma oranının %10 olduğu bilgisi Nevzat Aydın tarafından paylaşıldı. Bununla birlikte başarılı olan düşük yüzdedeki girişimlerin daha önceki yıllarda başarısız olan girişimciler tarafından hayata geçirildiğinin altı çizildi.</p>
<p>Nevzat Aydın, Digital Bosphorus&#8217;un İstanbul önderliğindeki yazılım, oyun, internet sektörlerinin tümünü kapsayan bir &#8216;tabir&#8217; olduğunu belirtirken, 2010 yılı itibariyle internetin Türk kullanıcılar için araştırma yapılan bir alan olmaktan çok öteye gittiğini ve bu kırılma noktası ile birlikte sektörün yükselişe geçtiğini dile getirdi. Geçmiş yıllarda Türkiye&#8217;nin dünyada tekstil, turizm gibi sektörler ile anıldığını ancak bugünlerde özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa ülkelerinde internet girişimleri ile adından söz ettirdiğini ve ilerleyen yıllarda daha da çok söz ettireceğini katılımcılar ile paylaştı.</p>
<p>Panelde markafoni&#8217;nin CEO&#8217;su Sina Afra, önümüzdeki günlerde yeni bir dikey alışveriş sitesi açacaklarını ilan etti. Sina Afra 2 Nisan günü yeni girişimleri ile ilgili bilgileri paylaşacaklarını duyurdu.</p>
<p>Digital Bosphorus panelinde özel alışveriş sektörü de konuşuldu. Sina Afra şu an pazarda 17 özel alışveriş sitesinin bulunduğunu ve bu rakamın ABD gibi ülkeler için bile fazla olduğunu dile getirdi. Bu sayıda özel alışveriş sitesinin olmasına rağmen sadece listenin en tepesindeki 6-7 ismin yatırım almasının sebebi sorulduğunda ise Sina Afra bu rakamın da ülkemize özel olduğunu, pazarın agresifliği ve Türkiye&#8217;nin şu an için odak noktası olması sebebiyle bu rakamın arttığını dile getirdi. Türkiye&#8217;nin odak noktası olması ile ilgili bir anektod da Nevzat Aydın&#8217;dan geldi. Aydın, son bir kaç ay içerisinde kendisine yurt dışından 30&#8217;a yakın risk sermayedarının ulaştığını ve yatırım yapmak için şirket aradıklarını dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sosyalmedya.co/digital-bosphorus-panel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">26436</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Digital Bosphorus&#8217;u Sektöre Sorduk [Dosya]</title>
		<link>https://sosyalmedya.co/digital-bosphorus-dosya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Apaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2012 10:41:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk Bayrakdar]]></category>
		<category><![CDATA[Digital Bosphorus]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Sina Afra]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sosyalmedya.co/?p=26389</guid>

					<description><![CDATA[Markafoni’nin kurucusu Sina Afra, Digital Bosphorus konseptini dile getirdiği ilk andan beri özellikle sektörün içinde olan birçok kişi tarafından büyük ilgi gördü; onlar sayesinde de daha geniş kitleler tarafından öğrenildi. Afra, kendisiyle yaptığımız röportajda...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Markafoni’nin kurucusu Sina Afra, Digital Bosphorus konseptini dile getirdiği ilk andan beri özellikle sektörün içinde olan birçok kişi tarafından büyük ilgi gördü; onlar sayesinde de daha geniş kitleler tarafından öğrenildi. Afra, <a href="https://sosyalmedya.co/sina-afra-digital-bosphorus-roportaj/" target="_blank">kendisiyle yaptığımız röportajda</a> Digital Bosphorus’un bir vizyon olduğunu, ulaşmamız gereken nokta olarak görülmesi gerektiğini ve konuyla ilgisi olan herkesin fikirlerini belirterek Digital Bosphorus’un derinlemesine tartışılması gerektiğini belirtmişti.</p>
<p>sosyalmedya.co olarak bizler de Türkiye’deki internet sektörünün geldiği noktayı ve kısa zamanda ulaştığımız başarılı tabloyu fark ediyoruz ve bu pozitif tablonun bir marka haline dönüşme ihtimali varsa elimizden geleni yapmayı arzuluyoruz.</p>
<p>Bu yüzden de Sina Afra’nın ardından sektörün önemli isimlerine Digital Bosphorus vizyonu hakkında dörder soru sorduk ve aldığımız cevaplarla bu konunun aslında ne kadar tartışılmaya müsait olduğunu, geliştirilebileceğini ve somut anlamlar kazanabileceğini öğrendik. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar, uzman.tv ve istanbul.net’in kurucusu Ersan Özer, Yemeksepeti.com’un kurucusu Nevzat Aydın, Pozitron’un kurucusu Fatih İşbecer, Dijital Büro İstanbul Genel Müdürü ve Galata Business Angels yönetim kurulu üyesi Uğur Şeker, sosyalmedya.co kurucusu Fatih Güner ve Botego’nun kurucusu Ekim Nazım Kaya’ya teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Sizlerin de Digital Bosphorus konusu hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak bekliyoruz. Dediğimiz gibi, bu konu ne kadar tartışılır ve gündemde kalırsa o kadar içi dolu hale gelecektir.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Sizin için Digital Bosphorus ne anlama geliyor?[/heading]</strong></p>
<figure id="attachment_26398" aria-describedby="caption-attachment-26398" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26398" title="Cenk Bayrakdar" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/Cenk_Bayrakdar-11.jpg" alt="" width="200" height="244" /><figcaption id="caption-attachment-26398" class="wp-caption-text">Cenk Bayrakdar</figcaption></figure>
<p><strong>Cenk Bayrakdar:</strong> Digital Bosphorus’u, internet ve teknoloji girişimleri konusunda Türkiye’nin de ciddi bir potansiyeli olduğuna dikkat çekebileceğimiz ve bu coğrafyayı zamanla hem girişimciler hem de yatırımcılar açısından bir çekim merkezi haline getirmek için bu dünyanın içinde olan insanları daha da motive edecek bir fikir birliği, ortak bir inisiyatif olarak görüyorum. Bu tarz inisiyatifler, böyle “haydi arkadaşlar, ha gayret…” tarzı öncülükler, atıl duran veya yeterince motive olmayan, üretkenliği azalmış kesimleri de harekete geçireceğinden toplamdaki katma değerini, geri dönüşünü gerçekten önemsiyorum. Artık bir nevi “un, yağ, şeker hazır. Helva yapmak için ne bekliyoruz ?” durumu oluşmaya başladı. Ülkemizin dinamik nüfusu ve büyüyen ekonomisi, yavaşlayan kıta Avrupası, son dönemde Amazon, eBay, KPCB, Naspers gibi kayda değer yatırımcıların Türkiye pazarına gelmesi ve aktif yatırımlarda bulunması, girişimciliğin çeşitli kanallarda ve seviyelerde sürekli vurgulanması bunun bir göstergesi. Artık biriken bu potansiyeli kinetiğe, momentuma dönüştürmemiz lazım. Bence bundan daha ideal bir zamanlama olamaz.</p>
<p><strong>Ersan Özer: </strong>Bu tabii öncelikle Sina Afra&#8217;nın harika önerisi. Sektörden de destek gördü. Benim hayalim, Türk internet girişimcilerinin ortak kullandığı bir marka olması. New York&#8217;lu siteler footer&#8217;larına, &#8220;Lovingly made in NYC&#8221; gibi ifadeler yazarlar. Biz de sitelerimizde bunu yapmalıyız. Özellikle de global girişimlerimizde. &#8220;Digital Bosphorus&#8221; yazdığını görenler anlamalı ki, bu site Türkiye&#8217;den çıkmış. Yani &#8220;made in Turkey&#8221; demenin internetçesi olacak inşallah.</p>
<p><strong>Nevzat Aydın: </strong>Digital Bosphorus ‘İstanbul Boğazı’ gibi yüzyıllardır süre gelen güçlü bir kültürün, altyapının artık dijitalleşebilmesi ve dijitalleşebildiğinde de ne kadar güçlü olabileceğini simgeliyor bence. Türkiye ve İstanbul’un öneminin üzerine bir de günümüzü, modernliği, iletişimi, dijitalleşmeyi ekliyoruz.</p>
<figure id="attachment_26399" aria-describedby="caption-attachment-26399" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26399" title="Fatih İşbecer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/Fatih-İşbecer.jpg" alt="" width="200" height="275" /><figcaption id="caption-attachment-26399" class="wp-caption-text">Fatih İşbecer</figcaption></figure>
<p><strong>Fatih İşbecer:</strong> Ortak çalışma ve bir amaca yönelik beraber hareket etme kültürünün olmadığı ülkemizde Türkiye’nin teknoloji işletmelerinin ve alt yapısının dünya ölçeğinde tanıtılmasına yönelik bir hareket olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Fatih Güner:</strong> Gururumuz olacak Digital Bosphorus. İçimdeki tüm milliyetçi hislerimi ayağa kaldıran, üstelik de bunu benim de severek iş yaptığım bu sektörle birleştiren Digital Bosphorus, Türkiye’nin dünya internet ve internet ekonomisi gündeminde her geçen gün biraz daha yükselişini sembolize edecek bence. Sina Afra’nın bu konudaki vizyonu tüm Türk girişimcilere bir ders niteliğinde ve bu dersten en kazançlı çıkacak olan da Türkiye. Bu bir başlangıç, artık bir ismi var, bir cismi var ve bir enerjisi var.</p>
<p><strong>Uğur Şeker:</strong> Digital Bosphorus yeni bir başlangıç bence. 2000’lerin başında çok ciddi bir yükseliş içerisinde olan internet ve yakınsamalı alanları, bir krizle sarsılmıştı. Endeks bir anda yerle yeksan oldu. Bu dönemin başlangıcında da yerli büyük gruplar bu rüzgardan faydalanmak istemişlerdi. E-Kolay, Turk.net, İxir, Superonline,Netbul, Vezzy hep bu dönemin erken ürünleri aslında. Bugün, zaman içerisindeki bu dalgalanmaya karşı ABD kökenli şirketler ve borsaları dimdik ayaktalar. Fakat aynı dönem biraz da altı boş olan yerli girişimlerin neredeyse tamamı tarih oldu.</p>
<p>O nedenle Digital Bosphorus yeni bir başlangıç anlamına geliyor benim için. Bu yeni başlangıç, ilk sinyallerini 2007-2008 gibi vermeye başlamıştı. Şimdi adı da konmuş oldu.</p>
<p><strong>Ekim Nazım Kaya:</strong> Bu terimi Sina Afra&#8217;ya borçlu olduğumuz için, anlamını da onun ifadeleriyle değerlendirdik ve sahiplendik. Sektörün ihtiyaç duyduğu heyecanı üretmek adına, bu tür kavramlar faydalı olabiliyor. Zaman zaman bazı geleneksel sektörleri temsil eden dernek ve vakıfların bir sloganla ortaya çıkıp reklam kampanyaları düzenlediğini görüyoruz. Bunlar farkındalık yaratmaya yönelik kampanyalar oluyor. Digital Bosphorus da bana biraz bunu çağrıştırdı. Bizim TV reklamına ihtiyacımız yok, çünkü İnternet sektörüne, sektör dışı unsurların değil, kendimizin inanması daha önemli bir ihtiyaç. Digital Bosphorus da bunu hedefliyor.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Türkiye dışında Digital Bosphorus denildiğinde akla ne gelmeli? Klon girişimler, geniş pazar, inovasyon vb?[/heading]</strong></p>
<p><strong>Cenk Bayrakdar:</strong> Bence Diğital Bosphorus denildiğinde Türkiye’nin dinamik, genç ve teknolojiye meraklı bir pazar olduğu akla gelmeli. İnsanımız teknolojiyi kullanma konusunda meraklı ve gerçekten bize özgü inovatif örnekleri de sık sık görüyoruz. O yüzden yabancılar bu pazarı ve kullanıcısını küçümsememeli. İnsanımızın enerjisi yüksek, bir şeyler yapmak, bir yerlerden çıkış yakalayıp ortaya değer koymak konusundaki arzusu yüksek. Sahibinden.com, Gittigidiyor, Yemeksepeti gibi 1. nesil internet girişimlerinden sonra yeni bir neslin yeşermekte olduğunu görüyoruz. İnternet ve mobil iletişimin gücü sayesinde artık Anadolu’nun uzak köşelerindeki insanlarımız da dünyada neler olup bittiğinden haberdar ve onlar da fırsatlara değerlendirmek istiyor.. Yaratıcı fikirlerinin dikkate alınması için şimdi daha fazla imkana ve olanağa sahipler. Klon konusunda o kadar tutucu değilim açıkçası.  “Klon yapmayacağım” veya “çok kendine bir özgü girişim başlatmalıyım” diye kasmaya başlayınca ortam kurumaya, çoraklaşmaya başlıyor. Klonun yerel ülke koşullarına adapte edilmesi, iş modelinin değiştirilmesi de önemli bir inovasyon bence. Ülkemizin teknolojik altyapısı, insanımızın davranış şekli, beklentilerinin farklı olması, mobil iletişimin yaygınlığı, ödeme sistemleri ve gelişmiş lojistik ağı gibi unsurlar “yerelleşmeyi” destekleyen başlıklar. İnovasyon konusunda ise almamız gereken mesafeler olduğunu düşünüyorum, bu durum geceden sabaha kısa sürede değişecek şeyler değil, zamanla oluşacak kültürel bir dönüşüm olarak görüyorum.</p>
<figure id="attachment_26400" aria-describedby="caption-attachment-26400" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26400" title="Ersan Özer" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/Ersan-Ozer2.jpg" alt="" width="200" height="266" /><figcaption id="caption-attachment-26400" class="wp-caption-text">Ersan Özer</figcaption></figure>
<p><strong>Ersan Özer:</strong> Dediğiniz gibi, öncelikle akla sitenin Türkiye&#8217;de yapıldığını getirmeli. İnternet için kimi önemli ülkeler vardır. Ortadoğu&#8217;da Ürdün, BAE, Avrupa&#8217;da İsveç, Almanya gibi. Bizim de yıldızımız giderek parlıyor ama daha çok pazar büyüklüğü olarak öne çıkıyoruz. İnternet şirketlerimizin başarısına daha çok vurgu yapmalıyız.  Bunun dışında bir şeylere vurgu yapmaya bence şu aşamada ihtiyaç yok. Bize yapıştırılacak etiketleri, oluşturacağımız algıyı, biz ne söylersek söyleyelim, asıl yaptığımız işler belirleyecektir diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Nevzat Aydın:</strong> Hemen hemen hepsi. Türkiye startup ekosistemi ve girişimci profili ile artık dünyadaki herhangi bir gelişmekte olan pazardan daha geride değil. Klonlar son 3 senenin modası ve dünyanın her yerindeki internet kullanıcısının birbirine yaklaştığı dönemde çok önemli potansiyel. Pazarın genişliği ve kullanım alışkanlıklarına göre internet ve e-ticaret hala çok gerilerde ve bu yüzden de çok yüksek potansiyele sahip.</p>
<p><strong>Fatih İşbecer:</strong> Klon girişimler yabancı ülkelerde tarifi en kolay iş modelleri olduğu için ülkemize ilgi çekmek ve orijinalleri ile karşılaştırılarak pazar tahmini yapılmasına faydalı olmak gibi çok kritik olduğunu düşündüğüm bir etkileri oluyor. Türkiye’nin nüfusuna göre geniş bir pazar olmadığını hatta aksine oldukça kısıtlı olduğunu düşünüyorum. Ancak önümüzdeki yıllarda satın alma gücünün ve internet altyapının gelişmesi ile beraber mevcut pazarın çok daha büyüyeceğine ve o zaman bir potansiyel vadedeceğine inanıyorum. O gün gelene kadar ülkemizin en önemli artısının krizlere yatkın orta üst düzey yöneticileri ve seri karar alabilen acımasız bir rekabet ortamında kendini geliştiren girişimcileri olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Fatih Güner:</strong> Geniş pazardan ziyade genişleyebilecek olan bir pazar potansiyeli akla gelecektir bence. Düşünelim, Polonya ile Türkiye’yi aynı kefeye koyarsak, Polonya’da internet kullanıcılarının e-ticaret penetrasyonu %60’ın üzerinde, Türkiye’de ise henüz %8. Polonya’da kredi kartı penetrasyonu ve finansal ürünlerin çeşitliliği de Türkiye ile büyük benzerlik gösteriyor. Öyleyse Türkiye’nin önümüzdeki iki sene içinde bu rakamlara ulaşabildiğini düşünürsek, ki e-ticaret tüm internet ekosisteminin kazancı için doğru bir ölçü olabilir, hepimizi mükemmel günler bekliyor gibi.</p>
<figure id="attachment_26401" aria-describedby="caption-attachment-26401" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26401" title="Uğur Şeker" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/ugur-seker.jpg" alt="" width="200" height="277" /><figcaption id="caption-attachment-26401" class="wp-caption-text">Uğur Şeker</figcaption></figure>
<p><strong>Uğur Şeker: </strong>Digital Bosphorus denildiği zaman Türkiye ve bölgedeki dijital etki akla gelmeli diye düşünüyorum. Sadece yaratılmış değerler .com projeleri değil her anlamda yaratılmış katma değer akla gelmeli. Toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinden tutun da bu işin kendince bir borsası olması da dahil. Biz, ülke olarak son dönemde hem nüfusumuzla hem de göreceli ekonomik istikrarımızla dikkat çekmeye başladık. Hani bize ilkokulda öğretilen &#8220;jeopolitik önem&#8221; hikayesi. Bu son dönemlerde tekrar canlanmaya başladı. Ülke olarak bölgede bir güç olmaya başladık ve bu da çok doğaldır ki pozitif ekonomik sonuçlar doğurmaya başladı. Bizim bu rüzgarı bu sefer altını doldurarak değerlendirmemiz gerekli.</p>
<p><strong>Ekim Nazım Kaya:</strong> Maalesef akla ilk gelen inovasyon olmuyor. Çünkü bunun için merak etmeye dayalı bir eğitim sisteminden uygun toplum değerlerine, araştırma-geliştirmeye ayrılan kaynaktan, üniversitenin sanayi ile işbirliğine, geniş bir altyapı lazım. Bu bir nesilde kazanılabilecek bir birikim değil. Yüksek katma değer, büyük yatırımlar ve uzun vadeli planlar gerektiriyor. Bizim ekonomimiz, hiç satış yapmadan 10 yıl bir ürün geliştirmeye olanak sağlayacak kadar büyük değil. Ya da girişimcilerimiz iki yılda bir sektörü baştan aşağı değiştirecek ürünler çıkaramayabilirler. Rekabette bu alanda gerideyiz.</p>
<p>Klonlamada sorun yok. Aksine, inovasyonda güçlü olmayan bir ülkenin, başarısı kanıtlanmış modelleri adapte etmesi, zaman ve para kaybını önleyecektir. Bence gelişmekte olan tüm ülkelerde olduğu gibi, bizde akla &#8216;potansiyel&#8217; gelmeli. Pazar büyük, ve her geçen yıl ciddi şekilde gelişiyor. Sermaye, devlet destekleri ve girişimcilik ekosistemi hızla olumlu bir atmosfer yaratıyor. Basit ama işe yarayan ürün ve hizmetler geliştirip satmak Türkiye internet sektörünün lokomotif alanı olacaktır.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Türk girişimlerinin yurtdışına açılması Digital Bosphorus markası için ne derece önem taşıyor?[/heading]</strong></p>
<p><strong>Cenk Bayrakdar:</strong> Digital Bosphorus bir çok açıdan önemli misyona sahip olabilir. Şu an parça parça ve birbiri ile etkileşimi az olan çeşitli inisiyatifler eğer “Digital Bosphorus” çerçevesinde birbirlerini destekleyecek şekilde ilerlemeye başlarsa bunun geri dönüşü pozitif yönde olacaktır. Bir nevi “ölçek ekonomisi” yaratmamıza olanak tanıyacak “Digital Bosphorus” … Burada önemli olan 2 nokta var, bir tanesi kaliteli girişimciler ve girişimlerin ortaya çıkmasını sağlayacak daha yapısal çözümlerin yaygınlaşması ve diğeri de yabancı yatırımcıların buraya daha fazla ilgi göstererek daha fazla yatırım gerçekleştirmesi. Bunlar Digital Bosphorus’un “sinyal gücünü” oldukça olumlu yönde etkileyecek ve Balkanlar, Ortadoğu gibi  yakın bölgelerde bizim etrafımızda kümelenmesinin de önünü açacaktır. Kasım ayında Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde düzenlenen Bootcamp Girişimci-Yatırımcı buluşması etkinliğine Romanya’dan, Bulgaristan’dan, İtalya’dan girişimlerin katılması ya da eTohum’un Startup Turkey etkinliğine Ortadoğu pazarından katılımcıların gelmesi, ilgi göstermesi bunun öncü işaretleri. Hem kendi içimizde hem de bir adım civarımızdaki coğrafyaları da bize doğru yaklaştırdığımızda buradan çıkacak girişimlerin yurtdışına açılması daha kolay, sık ve hızlı olacaktır.</p>
<p><strong>Ersan Özer:</strong> Bence Digital Bosphorus&#8217;un sektörümüze yapacağı en mühim katkı, bizleri, global vizyon sahibi olma yolunda ilerletmesi olabilir. Yabancı birçok başarılı girişimci tanıyorum. Konuşuyoruz. Bir iş kurarken onların dertleri de, bizim dertlerimiz de aynı. İşi büyütürken de keza aynı. Ama vizyonlarımız çok farklı. Biz de onlar gibi global projeler üstüne kafa yormalıyız. Hiç olmazsa bölgesel projeleri artırmalıyız. Dizilerimizin Ortadoğu başarısını internet sitelerimiz de yapabiliriz. Eğer büyüme deyince aklımıza, otomatik bir şekilde, ülke dışına çıkma gelirse kesinlikle başarılı olacağımızı düşünüyorum. Biz de şu an ABD ve İngiltere&#8217;yi hedefleyen bir proje için çalışıyoruz. Yayına çıktığımız gün, sitenin footer&#8217;ında, &#8220;Proudly made in Digital Bosphorus&#8221; yazdığını göreceksiniz.</p>
<figure id="attachment_26402" aria-describedby="caption-attachment-26402" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26402" title="Nevzat Aydın" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/Nevzat-Aydin1.jpg" alt="" width="200" height="245" /><figcaption id="caption-attachment-26402" class="wp-caption-text">Nevzat Aydın</figcaption></figure>
<p><strong>Nevzat Aydın:</strong>  Digital Bosphorus konseptini son derece pekiştiren ve dünyada kendinden söz ettiren bir gelişme olacağı kesin. Zaten Digital Bosphorus markası olsa da olmasa da girişimcilerimizin önü son derece açık ve uluslararası başarı hikayeleri duymamıza çok az kaldı.</p>
<p><strong>Fatih İşbecer: </strong>Yurt dışında faaliyet gösteren / gösterebilen girişimlerin artması ülkemiz adına önemli bir gelişme ancak burada toplu bir başarıdan ziyade daha çok bireysel çabalar olduğunu görüyoruz. Bir dönem tekstil sektöründe Turquality gibi bir yapılanmaya gidilmişti, Digital Bosphorus aynı yola kamu olmadan çıkıyor diyebiliriz. Başarı çok kritik, Digital Bosphorus’un ya da girişimlerin başarılı olması her durumda ülkemizin iş hayatına ve yeni girişimlere yol gösterici olacaktır.</p>
<p><strong>Fatih Güner:</strong> Eğer Türk internet girişimleri ve yatırımları belli bir kaliteyi yakalayabilirlerse ve bu girişimlerin tamamı da Digital Bosphorus’un bir ucundan tutarlarsa (yani bu birliği, beraberliği oluşturabilirsek) o zaman yurtdışında Digital Bosphorus’un bir ağırlığı olacaktır. Kalite hakikaten de kilit kelime. Ancak beraberlik, yani sektörün ego savaşlarından uzak olması, yanında büyümeyi getirir.</p>
<p><strong>Uğur Şeker :</strong> Ülkemizden, bölgeye ve Dünya&#8217; ya açılan projelerin sayısının hergeçen gün artacağını düşünüyorum. Bu toptan bir hareketle olabilir. Bir sektörün oluşabilmesi için girişimcilerin, yatırımcıların, yasal altyapının, sivil toplum kurululşlarının ve tabiki yetişmiş işgücünün oluşması şart. Bir Türkiye olarak bunun neresindeyiz? Herbiri için katetmiş olduğumuz bir yol var. Gelinen nokta ise ümit verici. Fevkaledinin fevkindeyiz :))  diyemeyiz ancak benim inancım çok yakın bir gelecekte tüm bu çarkın sağlıklı işleyeceği yönünde. Geçtiğimiz sene ABD&#8217; de girişim sermayesi olarak yatırılan miktar 40 küsür milyar dolar ve bunun toplam getirisi 200 milyar doların üzerinde. Burada her yaratılan değer başarılı mı oldu hayır, olamaz da. Ancak içlerinden katma değer çıkanların yaratmış olduğu ekonomik büyüklük, başarısız olanlarınkini örtmekte. Yani bizler Dünya için daha fazla şeyler üretmeye çalışmalıyız. çinde bulunmuş olduğumuz düzenin gereklilikleri bu yönde. Çok daha fazla üretim yapmalıyız, hem de çok. Ve ben bunlar içerisinden çok daha fazla global marka çıkabileceğine inanıyorum.</p>
<p><strong>Ekim Nazım Kaya:</strong> Yurt dışına açılmak, 100 metre koşusu için eğitilmiş bir atletin engelli koşu yapmak durumunda kalmasına benzetilebilir. İlk engele kadar sorun olmayabilir, ama sonrası ayrı bir kondüsyon gerektiriyor, ve orası farklı bir lig. Münferit başarılar olabilir, ama bence kendi pazarımızın koşullarına uygun planlar yapmak daha gerçekçi olacaktır. Yabancı sermaye için cazip bir pazar olmak, ilk aşamada yeterli bir hedef olacaktır. Ki bu yolda ilerlemeye başladık bile. Kurallarını kendimizin koyduğu bir oyunda kazandıktan sonra, başkalarının liglerine göz dikebiliriz. Bu insanımızın kısıtlarından değil, piyasa şartlarının gerektirdiği rekabetçi niteliklerin bizim ülkemizde bir norm olmamasından kaynaklanıyor. Batının geçirdiği aşamaları onlardan daha kısa sürede geçirmemiz gerçekçi, çünkü global dünya bunu kolaylaştırıyor. Ama yine de kısa sürmeyecek bir süreçten bahsediyoruz. Bunun kökleri sanayi devrimine kadar uzanıyor, dolayısıyla dezavantajlarımızı fırsata çevirmeliyiz.</p>
<p><strong>[heading style=&#8221;1&#8243;]Türk internet sektörünün ve Digital Bosphorus vizyonunun geleceğini nasıl görüyorsunuz? Neler yapılmalı, neler beklenmeli?[/heading]</strong></p>
<p><strong>Cenk Bayrakdar:</strong> Açıkçası Türk internet sektörünün geleceği konusunda pozitif düşünüyorum. Digital Bosphorus inisiyatifinin de buna olumlu katkı sağlayacağı aşikar. Ortada oluşmakta olan bir potansiyel var ve bunun harekete dönüştürülmesi için doğru zamandayız. Kaliteli girişimlerin ve girişimcilerin artması kadar yerel ve yabancı yatırımcıların ülkemizdeki girişimlere daha fazla ilgi göstermesi şart. Bunu da bol, kaliteli ve zaman zaman kendine özgü fikirlere sahip girişimlerin ortaya çıkması ile sağlayabiliriz. Girişimlerimizin kalitesini artması lazım. Bu konuda akademik kurumların değerli çalışmaları ve planları var, bunları görüyoruz. Bunlar her sene artarak devam ediyor, daha da yaygınlaştığını gözlemliyorum. Sadece “iyi bir fikrim var !” tek başına bir anlam ifade etmiyor, fikrin uygulanabilir bir iş modeli ile düzgün “uygulanması” ancak bir değer ifade etmeye başlıyor. Girişimci olarak doğan bir kesim olabilir ama önemli bir kesim doğru yönlendirilir ve desteklenirse onlar da iyi birer girişimci olabilirler. Öte yandan melek yatırımcılar, ülkemizin önde gelen ticari kurumları, üniversiteler, Teknopark’lar ve STK’lar arası iletişim ve işbirliği daha da genişletilmeli. Bu oyuncular arasındaki etkili ve olumlu işbirlikleri girişimler tarafına da pozitif yansıyacak ve dolaylı olarak daha fazla yabancı yatırımcıyı da buraya çekecektir. “Exit” tarafında belli ölçülerde sıkışıklığın olduğunu ben de kabul ediyorum. Sağlıklı bir eko-sistemin oluşması, Digital Bosphorus’un anlamını daha iyi bulması ve misyonunu daha iyi yerine getirebilmesi adına alternatif “Çıkış” araçlarının da oluşması şart. Sadece bir başkasına satış tek “Çıkış” seçeneği olmamalı. Bu anlamda İMKB’nin GİP oluşumuna benzer ancak gelişmekte olan internet ve teknoloji girişimlerinin yer alabileceği bir finansal yapının oluşturulması, düzenlenmesi de ihtiyaç halini alacaktır.</p>
<figure id="attachment_26403" aria-describedby="caption-attachment-26403" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26403" title="Fatih Güner" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/Fatih-Guner.jpg" alt="" width="200" height="288" /><figcaption id="caption-attachment-26403" class="wp-caption-text">Fatih Güner</figcaption></figure>
<p><strong>Ersan Özer:</strong> Öncelikle Digital Bosphorus markası için neler yapabileceğimizi daha fazla konuşmamız lazım. O yüzden bu söyleşi için <a href="https://sosyalmedya.co/" target="_blank">sosyalmedya.co</a>&#8216;ya teşekkür ederim. Mümkünse adresi DigitalBosphorus olan bir sitemiz olmalı. Herkesin beğendiği güzel bir logo yapmalıyız ki sitelerimize koyabilelim. Yıllık bir konferansımız olabilir. Dernek türevi bir oluşum haline getirebiliriz. Kâr amacı gütmeyen bir organizasyon olursa, profesyonel bir kadro, yabancı basına düzenli basın bültenleri gönderebilir, Türkiye&#8217;ye gelen VC&#8217;lere yol gösterebilir, gereken bağlantıları yapar. Velhasılı, çok şey yapabiliriz. Ben kendi adıma Digital Bosphorus için seve seve mesai ayırmaya hazırım.</p>
<p><strong>Nevzat Aydın:</strong> Doğru bir isim ve doğru bir vizyon. Devlet etkileşimi ve iletişimi çok önemli. Bu vizyonun farklı kademeler tarafından da sahiplenileceğini öngörüyorum. Ne kadar bu markadan farklı platformlarda bahsedersek o kadar Türkiye ve internet ile ilgili çevrelerde daha fazla akılda kalıyor olacağız.</p>
<p><strong>Fatih İşbecer:</strong> Türk İnternet sektörü yolun çok başında, kesinlikle büyümeye ve yeni iş sahaları yaratmaya devam edecek. Ortak bir çatı altıda bunun başarılması çok daha sistemli ilerlemesi elbette iyi olur ancak Türk internet sektörü ve yeni girişimlerin her halükarda bu tip bri marka altında olmasa da başarılı olacağına inanıyorum.</p>
<p><strong>Fatih Güner: </strong>Bu sene yaptığım ve yapacağım tüm konuşmalarda söylediğim/söyleyeceğim bir söz var: “Bir sen, bir de laptop yeter!” diyorum. Sadece girişimcinin fikrine yatırım yapıldığı günler geçti. Artık projelerin çalışır duruma geldiği ve girişimcilerinin sosyal yeteneklerinin de gelişmiş olduğu bir ekosistemde yatırım yapılan günlere geldik. Girişimcilerin kendi inisiyatifleri ve tutkuları ile proje ürettiğini ve çalışır duruma getirdiğini görebilirsek, bu sırada kendilerine de sosyal yetenek anlamında yatırım yapabilirlerse, Digital Bosphorus vizyonunu yaşayabilir hale geliriz.</p>
<p><strong>Uğur Şeker:</strong> Bunun için de bir vizyon gerekli. Bu vizyonun adı da Digital Bosphorus ise herkesin desteklemesi gerekli. Bakalım zaman ne gösterecek? Oyun daha yeni başlıyor&#8230;.</p>
<figure id="attachment_26404" aria-describedby="caption-attachment-26404" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-26404" title="Ekim Nazım Kaya" src="https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2012/03/DSC_0087.jpg" alt="" width="200" height="215" /><figcaption id="caption-attachment-26404" class="wp-caption-text">Ekim Nazım Kaya</figcaption></figure>
<p><strong>Ekim Nazım Kaya:</strong> Girişimcilik yalnızca internet sektöründe değil, hükümet nezdinde de kabul gören ve desteklenen bir trend durumunda. Bu dalgayı arkamıza alarak denenebilecek her iş modelini denemeliyiz. Kaldıraç Etkisi kitabı için rol model konumundaki ilk nesil internet girişimcileri ile yaptığım görüşmelerde gördüğüm şu: Ekosistem yeşermek ve büyümek için eskisinden çok daha uygun. Hata toleransı çok daha fazla. Ama rekabet de çok daha çetin. Doğal seleksiyona uğrayacak olan çok sayıda girişimcimiz olmalı ki, aralarından çıkan başarılı kişiler de tatmin edici miktarda olsun. Uzmanlaşma önem kazanıyor. Hiç bilmedikleri alanda bir şeyler yapmaya çalışmaktansa, gençler deneyimleri olan bir sektörü internete taşıyabilir. Bireysel iş yapmaktansa, aynı alandaki oyuncuları bir araya getirip platform kurabilirler. Kısa vadede küçük de olsa para kazandıracak servisleri geliştirebilirler. Açık kaynak prensibiyle ekosistem yaratarak, ürünlerinin kısa sürede çarpan etkisiyle bir etki alanı oluşturmasını sağlayabilirler. Bir kez üretip, defalarca satılabilen servis olarak yazılım modelleri, her müşteri için ayrı geliştirme isteyen maliyetli modellere tercih edilmeli. Kısacası, herkes aklına gelen her modeli denemeli, çalışmıyorsa bunu erken görüp, hatada diretmeyip, bir sonrakine geçmeli. İlk denemede başarılı olanların sayısı az, ama hatalardan öğrenenlerin başarı şansı çok daha fazla. Bunlar yapılırsa, sermaye akışı artacak, pazarın büyümesi hızlanacaktır.</p>
<p><em>(Görsel: <a href="https://sosyalmedya.co/goto/http://kenanb.wordpress.com/2012/02/14/digital-bosphorus-logo/" rel="nofollow" target="_blank">Kenan Bölükbaşı</a>)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">26389</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
