x

Google+’ın Maliyeti Ne Kadar?

Google+’ın Maliyeti Ne Kadar?

Sanırsınız bir gece kulübü açılışı var ve insanlar “hatrı sayılır” kişilerden davetiye istiyor. Google’in merkezi yakın olsa kapısını aşındıranlar bile çıkardı belki. Hoş Türkiye ofisini aşındırmadıkları ne malum.

Beğenenler, beğenmeyenler, Google’a bu işi yakıştırmayanlar ve Google+ ile ilgilibir çok konu. En şaşırtıcı olanı da Mark Zuckerberg’in Google+’da olması üzerine yapılan haberler. Adamın rakiplerinden biri -ki en büyüğü- kendi ekmeğine el atmış durumda, ben olsam ilk günden kuyruğa girer can atardım içeri girmek için.

Google+ ile gündemde yazılıp çizilen “konvansiyonel habercilik” tadındaki haberlerin dışında konuya farklı açıdan yaklaşan haberciler de yok değil. Forbes’tan Bruce Upbin bu habercilerden biri. Kendi kaynaklarından yola çıkarak basit bir hesaplamayı yazısına taşıyan Upbin, Google+’ın 585 milyon dolara mal olduğunu hesaplamış. Upbin’in dikkat çektiği bir konu da geçtiğimiz haftalarda 35 milyon dolara satılan zamanın efsane sosyal ağ sitelerinden MySpace’e News Corporation’un 2005 senesinde 580 milyon dolar ödemiş olması.

Upbin’in Google+’ın maliyeti ile ilgili hesaplaması şu şekilde;

125 milyon dolar Google+ projesinde çalışan 500 kişinin yıllık maaşı artı hisse senedi değeri toplamı.

Google’in bu projede şirket dışı kaynaklardan destek aldığını belirten Upbin bu harcamaları da şirket bazında şöyle sıralamış;

123 milyon dolar On2 şirketine,

158 milyon dolar Widevine şirketine,

179 milyon dolar Slide şirketine.

Bütün bu giderleri alt alta koyduğunuz zaman ortaya çıkan rakam 585 milyon dolar. Bu hesaplamanın sahibi Phil Terry, kendi tecrübelerinden oluşturduğu “Phil Kanunu”na göre Google+’in MySpace’in yaşadıklarının benzerini yaşayacağını ve başarısız olacağını belirtmiş. Facebook’un da gelecekte MySpace ile aynı kaderi paylasacağını düşünen Phil Terry bunu, bir sosyal ağın dayanıklılığı ile o sosyal ağın bir noktaya gelmesi (tırmanması) esnasındaki süreçle ters ilişkisi olduğuna dayandırıyor. Yani bir sosyal ağ ne kadar hızlı yükselirse dayanıklılığı da o hızda düşer diyor “Phil Kanunu”. Teknolojik gelişmelerde yaşanan hızın sosyal ağların DNA’sına çok büyük zararlar verdiğini söyleyen Terry, 90’larda yaşananları, Friendster’ı ve AOL’un hikayesini bu düşüncesine örnek olarak gösteriyor.

Henüz piyasaya çıkalı bir hafta bile geçmeden Google+’ın başarısızlığı üzerine yazılan haberler bu pazarın sanılanın da ötesinde zor bir pazar olduğunu gösteriyor.

Yorumlar (3)

Bir Cevap Yazın