x

Reklam Engelleyici Yazılımlar Dijital Reklamcılığın Sonunu Getirebilir mi?

Reklam Engelleyici Yazılımlar Dijital Reklamcılığın Sonunu Getirebilir mi?

Google, internet reklam pastasının en büyük dilimini elinde bulunduruyor. Arama motoru devinin gelirlerinin %83’ünü internet reklamları oluştururken sadece üçüncü çeyrekte şirketin kasasına reklamdan 11.53 milyar dolar para girdi.

Pastadan pay kapmak için yoğun çaba sarf eden Facebook için ise reklam, gelirlerin %86’sı anlamına geliyor. Ancak Facebook’un bir Google olabilmesi için önünde uzun bir yol var, zira şirket üçüncü çeyrekte reklamdan 1.06 milyar dolar gelir elde etti. Sosyal ağ Google’ın AdSense’ine benzer bir model ile site dışında da reklam yayınlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu planlar da Facebook için daha fazla reklam gösterim alanı ve gelirlerde artış anlamına geliyor.

İnternet devleri reklam gelirlerini artırmak için kıyasıya yarışırken, bu reklamlardan rahatsız olan kullanıcılar için geliştirilen yazılımların sayısı da her geçen gün artıyor. Reklam engelleyici programlar (Ad Blocker) olarak adlandırabileceğimiz bu yazılımlar internet kullanıcılarına reklamdan arınmış bir tarayıcı deneyimi vadediyorlar. Bu yazılımlar henüz az sayıda kullanıcıya ulaştıkları için Google’ın önderliğindeki reklam platformları için risk oluşturmuyorlar. Ancak trendler farklı yönde ilerleyebilir.

Fransa’da 5.2 milyon kullanıcıya hizmet veren ve ülkenin en büyük ikinci internet sağlayıcı şirketi olan Free, geçtiğimiz hafta müşterilerine internet reklamlarını engelleyen bir hizmet sunmaya başladı. Yazılımlarını güncelleyen müşteriler servisten yararlanmaya başlayabiliyorlar. Servisin ilginç tarafı ise reklamsız internetin kullanıcılara varsayılan ayar olarak sunuluyor olması. Yani Free müşterileri kendileri aksini istemedikçe ve ayarları değiştirmedikçe reklama maruz kalmayacaklar.

New York Times‘ta yer bulan makalede Fransız şirketin sunduğu bu servisin ülkede bir tartışmayı başlattığı dile getiriliyor. Bir tarafta Free’nin böyle bir servisi sunmaya hakkı olmadığını savunan yayıncılar yer alırken kullanıcı tarafında olanlar yeni düzenlemeden oldukça memnun. Tartışmaya dahil olan Fransa Dijital Ekonomi Bakanı (evet efendim Fransa’da bu isimle bir bakanlık var) da konu hakkında bir toplantı talebinde bulundu.

5.2 milyon müşteriye sahip Free’nin reklamsız internet hizmeti dünya genelinde internet sağlayıcılar için yeni bir trend başlatabilir. Özellikle Free gibi bulundukları pazarda lider olmayan şirketler, sundukları diğer servislerin yanına reklamsız internet seçeneğini de ekleyerek, rakipleri karşısında avantaj elde edebilirler. Trendler bu yönde ilerlerse Google’ın nasıl bir tepki vereceği ise merak konusu.

Google’dan gelen ilk tepki, Free’nin sunduğu hizmetin ilk sonuçlarını inceledikleri yönünde. Hükümetler ve kurumlar ile düştüğü anlaşmazlıkları ‘tehdit’ yoluyla çözmeye alışkın olan Google’dan ilerleyen dönemlerde benzer bir reaksiyon bekleyebiliriz. Google daha önce bir çok defa hükümetlere ve yayıncılara servislerinden yararlanamama tehdidinde bulunmuş ve geri dönüşlerin büyük bölümü de şirketin istediği yönde olmuştu. Free yönetimini de zor günler bekliyor olabilir.

Başlığa dönecek olursak; henüz gözle görünür bir tehdit oluşturmayan reklam engelleyici yazılımlar, internet sağlayıcıları tarafından sunulan bir servis haline dönüşürse reklam platformlarına ciddi zararlar verebilirler. Ancak dijital reklamcılığın sonunun gelmesi için dünya genelinde büyük bir harekatın başlaması gerekiyor ki bu da çoğu Google, Facebook ve diğerleri ile yakın ilişkileri olan internet sağlayıcılarının pek işine gelecek bir durum değil.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yorumlar (9)

  1. O kadar yorum yazdım yazdım, sayfanızın otomatik yenilemesi yüzünden hepsi gitti :S

  2. Not: Fransa’da bir Dijital Ekonomi Bakanlığı yok, sadece bizdeki Sanayi Bakanlığı’nın eşleniği bir bakanlığa bağlı çalışan, bizdeki müsteşar ya da bakan yardımcısı gibi bir mevki olan Ministres Délégué diye bir kişi var, kaldı ki bu kişinin 2-3 ayrı sorumluluğu da bulunmakta; keşke araştırmanlarızı birazcık daha detaylı yapasanız, en azından “vet efendim Fransa’da bu isimle bir bakanlık var” gibi iddialı bir şey demeden önce …

  3. Tuğrul merhaba, NYT’daki yazıda bu şekilde bahsediyordu, senin notundan sonra biraz daha araştırma yaptım ve evet yine aynı şekilde bakan (minister) olarak bahsediliyor. Junior Minister diye de bir tabir var, bahsettiğine benzer bir şey olabilir ancak çoğu yerde sadece ‘Minister’ geçiyor.

    “French digital economy minister is adopted Korean”
    http://www.theasian.asia/archives/16114

    Haberin kaynağına da içerikten ulaşabilirsin.

    İlgin için teşekkürler.

  4. Acikcasi yanlisinizda diretmenizi garipsedim, zira ben siteniz daha iyibir hale gelsin diye uyarmistim bir okuyucunuz olarak. Yanlis oldugunuzu da link vererek gostermek yerine sunu soyleyebilirim, ikincil veya ucuncul kaynaklar yerine dogrudan fransiz hukumetinin sayfasina bakabilirsiniz, ya da fransa britanya buyukelciliginden ayni verilerin ingilizcesine ulasabilirsiniz.

    Sevgiler.

Bir Cevap Yazın