x

Editöryal Bağımsızlık ile Güvenilirlik ve Techcrunch’ın Yaşadıkları [Yorum]

Editöryal Bağımsızlık ile Güvenilirlik ve Techcrunch’ın Yaşadıkları [Yorum]

2010’un Şubat ayında Techcrunch’ın yarı zamanlı çalışan stajyer yazarlarından biri olan 17 yaşındaki Daniel Brusilovsky’nin yeni bir girişimin (start-up denilen) haberinin Techcrunch’ta yayınlanması karşılığında bahsi geçen girişimcilerden son model bir Macbook Air istediği ortaya çıktı. Bu apaçık bir rüşvet alma-verme durumuydu.

En son teknoloji girişimlerinin ve sektör haberlerinin yayınlandığı son derece popüler bir site olduğundan dolayı Techcrunch’ta yer almak her yeni girişim için paha biçilemez bir gelişme olarak gösterilir. Brusilovsky de yazarlığını kullanarak bu gücü sömürme yoluna kapılmıştı.

Bu gelişme ortaya çıktığı anda Techcrunch Brusilovsky ile ilişiğini tamamen kesti ve yazarın bütün yazılarını kaldırdı. Bunun tek bir sebebi vardı aslında: Techcrunch’ın güvenilirliğini korumak.

Şimdilerde ise yine Techcrunch’ın güvenilirliğinin ve geleceğinin test edildiği bir süreç yaşanıyor. Buna göre 2005’te kurulan Techcrunch’ı 2010’un Eylül ayında yaklaşık 40 milyon dolara satın almış olan AOL’un, iç işlerine karışmayacağı ve güvenilirliğini sarsmayacağına dair söz verdiği Techcrunch’ı Crunchfund isimli yeni projeyle yıkıma sürükleyebileceği konuşuluyor.

Altını çizmek gerekiyor ki yeni medya tüketiminde güvenilirlik eskisinden çok daha zor tamir edilen bir olgu haline geldi. Çünkü artık her şey ortada, herkes her bilgiye kolay bir şekilde ulaşıyor ve herkesin gerçekten başka bir haber kaynağını seçme şansı var. Yani artık “etik” ve “güvenilirlik” yalnızca birer semt ismi değiller. Yoklukları sizin sonunuzu getirecek değerler bunlar.

Techcrunch ve AOL arasında bugünlerde yaşanan gelişmelere gelmeden önce 2010’un Eylül ayına, AOL’un Techcrunch’ı satın aldığı zamana dönmek gerekiyor. Kardeş siteleri ile beraber aylık yaklaşık 12 milyon tekil ziyaretçi toplayan, sosyal ağlarda yaklaşık 2 milyon takipçisi olan ve yıllık yine yaklaşık olarak 10 milyon euroluk bir ciroya sahip olan Techcrunch’tan bahsediyoruz. Technorati’nin haber ve teknoloji siteleri arasında yaptığı sıralamada The Huffington Post’un altında Mashable’ın ise üstünde ikinci sırada yer alan bir site. Sürekli büyüyen internet ekosisteminin medya ayağının gerçekten büyük bir ismi.

Ancak ne kadar büyük olursa olsun 2010’dan beri AOL’un sahip olduğu bir “ürün” aslında Techcrunch.

Michael Arrington’ın yazdığı 2010 Eylül tarihli AOL satın alımı yazısında altyapı ve teknoloji anlamında yaşadıkları sıkıntı ve AOL’un bu sıkıntıları sahip olduğu ekonomik gücü ve networküyle çok rahat bir şekilde çözebileceği anlatılıyordu. Bu satın alımın getirdiği konforla beraber Techcrunch yalnızca haberciliğe ve içerik üretimine odaklanacaktı. Bu noktada kritik olan ise AOL’un hiçbir şekilde Techrunch’ın editöryal ekibine ve içerik yönetimine karışmayacağı garantisini vermiş olmasıydı. Bu kritik noktayı daha da açacak olursa Techcrunch AOL’un sektörde ilişkide olduğu bir firma hakkında ya da AOL’un kendisi hakkında bir haber ya da yorum yayınlarken AOL’un ilişkilerini gözetmek zorunda kalmayacaktı. Bu da editöryal ekibin bağımsızlığının sağlanacağı, etik kuralların gözetileceği ve okuyucular nezdinde güvenilirliğin korunacağı anlamına geliyordu.

Bugüne gelecek olursak ise olaylar Ağustos sonu Eylül başı gibi haberlerinin yayılmaya başladığı Crunchfund yatırım fonunun kurulması ile başlıyor. Yeni girişimlere yatırımlarda bulunacak olan bu yeni AOL ürününün başına Techcrunch’ın kurucusu Michael Arrington’ın geleceği açıklanıyor ve dolasıyla Arrington’ın Techcrunch’ta 2 yıl daha sürmesi beklenen yöneticiliğine son verileceği belirtiliyor.

AOL’un satın almış olduğu ve teknoloji girişimleri hakkında yazan Techcrunch’ın kurucusunun yine bir AOL ürünü olan Crunchfund isimli yatırım fonunun  başına getirilmesinin yarattığı tek ve gerçek bir algı var ise o da artık Techcrunch’ın bağımsız ve güvenilir bir kurum olamayacak oluşu.

Bu olay Techcrunch yazarları Paul Carr tarafından ölümüne ve MG Siegler tarafından ise duygusal bir şekilde ele alındı.

Onca tantanadan sonra akıllarda birçok soru var: Arrington’ın ardından AOL Techcrunch’ın başına kimi getirir? Yeni düzen ile AOL’un varlığı Techcrunch açısından ne kadar rahatsız edici bir hale gelir, editöryal bağımsızlığı ne kadar etkiler? Crunchfund ile ilişki Techcrunch’ın güvenilirliğini zedeler mi? AOL satın alımının ardından kısa bir süre içinde gelen bu gelişme Techcrunch okuyucularının algısını ve Techcrunch yazarlarının motivasyonunu nasıl etkiler?

Arrington’ın dün yazdığı yazı ise Techcrunch’ın AOL ile olan ilişkisine dair bir yol haritası çiziyordu. İki taraf arasındaki gerginliği ortaya koyan bir görsel ile beraber yayınlanan bu kısa yazıda ya AOL’un Techcrunch’ın iç işlerine herhangi bir şekilde karışmayacağının garantisinin verilmesi ya da Techcrunch’ın eski sahiplerine iade edilmesi gerektiği yazılıyordu.

Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler ve Techcrunch’ın editöryal bağımsızlığının ve güvenilirliğinin korunup korunamayacağı gelecekte kurulacak yeni girişimler ve medya satın alımları açısından örnek oluşturmak adına büyük öneme sahip.

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın