x

Van Depremi Sonrasında Sosyal Medyanın Rolü

Van Depremi Sonrasında Sosyal Medyanın Rolü

Türkiye’nin son on yıllardaki en büyük depremini yaşayan Van’da hayatını, sevdiklerini, yuvasını kaybeden binlerce insan var. Hava soğuk, moraller de binalar gibi yerle bir olmuş durumda… Türkiye adeta kenetlendi depremzedelerin acısını hafifletmeye çalışmak için, daha önceki felaketlerde olduğu gibi. Ama Van’da farklı olan birşey vardı: sosyal medyanın, özellikle Twitter’ın, kullanımı.

Sosyal medyanın insanlar arasında yarattığı etkileşim sayesinde depreme ve depremzedelere gösterilen duyarlılık arttı. Eskiden olsa ne yakınımızdaki birkaç kişi dışındakilere gösterebilirdik hislerimizi, ne de bu kadar çok kişinin konuya verdiği önemi farkedebilirdik. Başkalarının fikirlerini okumak, onlara karşılık vermek, kendi aldığı haberleri paylaşmak derken herkes Van’dan bahseder hale geldi.

Haber çabucak bütün dünyaya yayıldı, herkesin dikkatini çekti. Biz kendi aramızda durumun vehametini anlamaya çalışırken yaklaşık 8 milyon takipçisi olan Amerikalı şarkıcı Rihanna Twitter’da “Turkey, we’re praying for all of you #Pray4Turkey” (Türkiye, hepiniz için dua ediyoruz) yazdı. Kısa sürede “#Pray4Turkey” dünya çapındaki gündem konuları arasında bir numaraya kadar çıktı ve normalde yaşananlardan haberdar bile olmayacak binlerce kişi Türkiye’ye iyi dileklerini gönderdi. Herkesin #Pray4Turkey yazdığını gören Türkler, yaşanan felaketi daha çok sahiplendi.

Depremden birkaç saat sonra Amerikalı Globalgiving isimli yardım kuruluşu Türkiye için bağış toplamak için harekete geçti. İşte bu noktada #Pray4Turkey konusunun yayılmasının faydası daha çok çıktı ortaya. Sadece ABD’den değil, dünyanın her yerinden destek vermek mümkün. Şu anda 400’ü aşkın kişiden 24,000 dolar civarında yardım toplanmış durumda. Hedef, 50,000 dolar.

Sosyal medya, yardımların organize edildiği bir platform haline geldi. Türkiye’ye geri dönersek… Olayın şoku atlatıldıktan ve hasarın ciddiyeti anlaşıldıktan sonra birçok kişi Twitter ve Facebook’ta Van’a destek gönderecek olan kurumların iletişim bilgilerini paylaşmaya başladı. Bu arada, bütün yardım kuruluşlarının bilgilerini tek platformda toplamak ve deprem bölgesindeki ihtiyaçları doğru şekilde belirtebilmek için WordPress’te “Yalnız Değilsin Van” başlıklı bir site kuruldu. Sürekli güncellenen sitede Van civarındaki acil yardım ihtiyacı olan köylerin durumu da okuyucularla paylaşılıyor.

Sosyal medyanın en değerli katkısı ise şüphesiz enkaz altındaki kişilere ulaşma konusunda oldu. Twitter kullanıcıları tarafından kayıp olduğu bildirilen kişileri verilen adreslerde arayan AKUT Derneği, belki de başka şekilde ulaşamayacağı kişilerin hayatını kurtardı. Sosyal medyayı çok başarılı şekilde kullanan AKUT, “her ihbarı doğru kabul edip tek tek değerlendirmekle yükümlüyüz” şeklinde açıklama yaptı.  Dernek, Twitter’ı tek yönlü bilgi kaynağı olarak kullanmayıp yazanlara cevap vererek bilgi kirliliğini azaltmayı da başardı.

Google da boş durmadı. Bunların yanında Google’ın depremden birkaç saat sonra Türkçe olarak kullanıma açtığı “Kişi Bulucu” servisi, yakınlarından haber almayı çalışanların yardımına koşuyor. Pazartesi gecesi itibariyle 3,300 kişiyi listeleyen hizmet ile ilgili detayları burada bulabilirsiniz.

Sosyal medya genellikle bir eğlence aracı olarak kullanılsa da, zor günlerde tamamen farklı bir işlev taşıyabildiğini gösterdi bize bu iki günde.  Umarız konuya Twitter’da ve Facebook’ta gösterilen büyük ilgi, gerçek hayatta yardım olarak ulaşır Van’a.

Yorumlar (6)

  1. Peki madalyonun diğer yüzü? Bu kadar nefret içeren paylaşımlar “gebersinler” diye atılan mesajlar? Bunlarıda herkes okudu ve bu deprem insanların ne kadar nefret dolu olduklarını ve bunun ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını gösterdi. Bu deprem halkları birleştiriceğine uzaklaştırdı. Çünkü bu tarz sorumsuz mesajlar oradakiler tarafından “işte bakın bizi istemiyorlar” düşüncesinin kanıtı olarak kullanılıyor. Sosyal medya dediğiniz şey faydalı ama bir o kadarda tehlikeli

    • Yorumunuz için teşekkürler.
      Sosyal medyanın tehlikeli olabileceği konusunda hak veriyorum size ama bu konuda öyle olduğuna katılmıyorum. Doğru, negatif paylaşımları gördük. Ama sayıları destek ve yardım içerenlerin yanında oldukça düşük kaldı. Herşeyden önemlisi, sosyal medya bu olayda fikir paylaşımından çok aksiyona geçmekte kullanıldı.
      Olumsuz yaklaşımları fark eden halk eminim onlarla tek yürek olmuş kişileri de fark etmiştir.

Bir Cevap Yazın