x

Dijital ajanslar için daha az zaman harcayarak mutlu olmanın yolları

Dijital ajanslar için daha az zaman harcayarak mutlu olmanın yolları

Dijital pazarlama, ne yazık ki iletişim ağının sınır tanımayan gücü nedeniyle mesaisiz bir çalışma sistemine sahip. Bu sektörde bulunan herkes sürekli uyanık, sürekli ayakta kalmak zorunda. Çünkü su uyur, internet uyumaz; güncellenir, gelişir, değişir…Ancak sektör çalışanları için iş hayatını bu tempoda sürdürmek hiç de kolay değil.

Özellikle dijital ajanslarda iş yükü zamanla kronik sorunlara, çalışan memnuniyetsizliğine ve sonuç olarak başarısızlıklara neden olabiliyor. Bu anlamda esnek çalışma saatleri, farklı çalışma yöntemleri uygulamak çalışan memnuniyeti ve firma başarısı için tercih edilebilir uygulamalar olabilir. Peki bu alanda daha az ve esnek çalışmak nasıl mümkün olabilir ve bu durum ajanslara ne gibi katkılar sağlar?

Mutlu ve sağlıklı çalışanlar

Esnek çalışma saatleri, belirli günlerde home-office çalışma imkanı ve iş yönetiminize uygun geliştirebileceğiniz farklı çalışma yöntemleri daha mutlu ve sağlıklı çalışanlara sahip olmanızı sağlayabilir. Böylece çalışanlar bu mutluluğu iş hayatına da yansıtır. Özellikle de işe gelmek için uzun yol katedenler için… Bu nedenle serbest çalışma saatleri ve gerektiğinde home-office çalışmak tüm zorluklara rağmen işini severek yapan çalışanlarınızdan daha fazla verim almanızı sağlayabilir.

Freelance çalışanları ekibe katmak

Kurum içi çalışanlar haricinde, freelance çalışanlarınız da varsa, onları da toplantılarınıza dahil edebilirsiniz. Fikir alışverişleri, beyin fırtınaları için ayırdığınız, zamanlarda onların da sizinle etkileşim halinde olması, çalışma sisteminizde fayda sağlayabilir.

Çalışanların verimli olduğu saatleri gözlemleyin

Çalışanların en verimli olduğu saatler çalışmalarına olanak sağlayabilirsiniz. Bir çalışma planı oluşturarak, çalışanlarınızın verimliliğine göre koordine olmaları bu konuda faydalı olabilir. Ayrıca çalışma sisteminize karar vermeden önce, farklı alışma sistemlerini, çalışanlarınızla birlikte test etmenizde yarar var. Örneğin bir ay boyunca belli bir sistem üzerinden hareket edebilirsiniz. Bunun yanı sıra, çalışanlarınızın bazılarının ‘home-office’ çalışabileceğine karar verebilirsiniz. Böylece ofis içi trafiği biraz daha azaltmanız da mümkün olur.

Doğrudan iletişim halinde olmak

Özellikle freelance çalışanlarınızla her gün mesajlaşmak, e-mailleşmek, belki zorunlu zamanlarda durumu kotarabilir. Ancak ofis içerisinde yazışma yapmak, iletişimi yıpratır. Teknolojiyi kullanmak tabi ki gerekli ancak çalışanlarla kurulan iş ilişkisinde, karşı karşıya gelmek ve fikir alışverişini mümkünse yüz yüze yapmak mutlak anlaşmayı sağlayabilir. Mümkünse çalışanlarla her gün bir araya geleceğiniz zamanlar belirleyerek yeni fikirler ortaya çıkmasına, çalışanların birbiriyle iletişim kurmasına özen gösterebilirsiniz.

Ekipleri ve kampanyaları takip etmek

İşinizle ilgili başka ofisleriniz, ekipleriniz ve kampanyalarınızın yürüdüğü, farklı yerler varsa onları ziyaret edin. Yalnızca odanızın bulunduğu ofisteki ekibiniz değil, diğer çalışanlarınızın da benzer toplantı ve etkinliklere ihtiyaçları olabilir. Bir ofisi toparlarken diğerinin dağılmasını, kampanyaların aksamasını ya da başarısız olmasını kimse istemez.

“Ayın yöneticisi” seçin

Çalışanları motive etmek için geliştirilen “ayın çalışanı” sisteminin bir benzeriyle çalışanlarınıza yönetim anlamında periyodik sorumluluklar verebilirsiniz. Böylece her çalışan kendini markanıza daha çok ait hisseder ve kurumun bir parçası olduğu bilincine varır. Her ay, kurduğunuz ekiplerin başına çalışanlardan birini getirdiğinizde, siz de sürekli tek tek tüm ekipleri enetlemek zorunda kalmazsınız. Rutin toplantılarınız haricinde siz de kendinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın