x

Patronunuza borçlu olmadığınız 5 şey

Patronunuza borçlu olmadığınız 5 şey

Tipik çalışma günü hepimizin bildiği gibi gereğinden fazla uzundur ve teknoloji bunu daha da uzun bir hale getirmektedir. İş saati bittikten sonra eve gelir gelmez telefon durmadan çalar ve email kutunuza mailler düşer. Acil olan işler peşinizi evde bile bırakmaz.

Çoğu insan eve gider gitmez iş ile ilişkisinin kesildiğini iddia etse bile araştırmalar aksi yönde. Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yapılan araştırmalar insanların %50’sinden fazlasının iş saatinden önce ve sonra bile mailleri kontrol ettiğini ve hatta hafta sonu ve hasta iken bile bunların devam ettiğini ortaya koymaktadır. Dahası, insanların %44’ü tatilde iken bile mailleri kontrol ediyor.

Telepressure diye adlandırılan bu durum insanların işten bir türlü kurtulamadığını ve hayatlarının her evresinde iş ile ilişki içerisinde bulunmak durumunda kaldıklarını ortaya koyuyor.

Sosyal hayatımız ile iş hayatımız arasında bazı sınırlar inşa etmemiz gerekmektedir. Yapmadığımız zaman; işimiz, hayatımız ve sağlığımız bundan kötü bir şekilde etkilenecektir.

İş ve sosyal hayatımızı ayırmamız gerekiyor. İş ve sosyal hayatınızı ayırmazsanız ve buna patronunuzun saygı duyması gerektiği mantığını oturtmazsanız sıkıntı yaşarsınız.

İşverene bağlı olmayan ve ona borçlu olmadığınız 5 şeye bir göz atalım. Böylece bu ayırımı yapmak çok daha kolay olacaktır:

Sağlığınız
İşiniz ve sağlığınız arasına ne zaman sınır koyacağınızı bilemeyebilirisiniz ama yoğun çalışma temposuna girip kendinize zaman ayırmayıp, dinlenmezseniz elbet kısa bir süre içerisinde stres topuna dönüşüp hastalanacaksınız. Gün içinde kısa yürüyüşler yapmalı, yemek aralarında dışarıya bir tur atmalısınız. Haftasonunuzu işe değil kendinize ayırmalısınız. Tatile çıkmalısınız.

Aileniz
İşinizden dolayı ailenizin dert yanması çok olasıdır. Bunu onları korumak için yaptığınızı söyleyebilirsiniz. “Çocuğumu daha kaliteli bir okula göndermek için çok para kazanmam gerek” diye de düşünebilirsiniz. Ama unutmayın ki en güzel zamanlarınızı aileniz ile değilde işe harcadığınız için ailenizi sonsuza dek elinizden kaçırabilirsiniz. O zamanda ne kadar para kazandığınızın bir önemi kalmayacak, onlardan geriye kalan mutlu anları gözünüzde canlandırıp duracaksınız.

Ruh sağlığınız
Ruh sağlığınız patronunuz veya işiniz için bozacağınız bir şey değildir. Çok küçük bir hasar bile o işe değmez, emin olun. Bu konuda her şey sizin elinizdedir. İşinizi ve hayatınızı dengede tutmalı ve dışarıda da sosyal bir hayatınız olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalısınız. En güzel şey size zarar vereceğini düşündüğünüz şeye hayır diyebilmektir. İşten uzaklaşmaya ihtiyacınız olduğunda patronunuza hayır demeyi bilmelisiniz.

Bağlantılarınız
Bağlantılarınız sizin kariyeriniz boyunca çalışarak, emek vererek, ilişki içerisinde bulunarak bir noktaya getirdiğiniz kişilerdir. Bunlar için işverene bir şey borçlu değilsiniz. Bu kişileri işyeri ile paylaşmanız size kalmış bir şeydir, zorunluluk hiç bir zaman hissetmemelisiniz.

Kimliğiniz
İşiniz sizden bir parça olmasına rağmen bu işin sizin bütün kimliğinizi sarmasına izin vermeyin. Böyle bir şeye izin verdiğiniz an işiniz mi yoksa siz mi daha önemlisiniz sorusu gelir akla. Dışarıda, işinizin dışında bir kimliğe, kişiliğe sahip olmanız hayatı daha yaşanılır kılacaktır. Stresten arınmanıza, tükenmenize ve karakter olarak büyümenize de ayrıca yardımcı olur bu durum.

Sonuç olarak, başarı ve doyum tüm bunları bir araya getirince ve hayatınız ile işiniz arasına bazı sınırlar koyunca gelir ve anlamlı olur.

Sizin iş ile ilgili koyduğunuz sınırlar var ise yorum kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın