x

Üretkenliğinizi azaltan 8 kötü alışkanlık

Üretkenliğinizi azaltan 8 kötü alışkanlık

Kötü alışkanlıklar var ve bunlar bizden çok çevremizdeki insanların hayatını veya zamanını kötü geçirmesini sağlıyor.

Düşünmeden konuşmak gibi. Ama bir de bize zarar veren ve bizim farkında bile olmadığımız kötü alışkanlıklarımız var. Bu alışkanlıklar performansımızı ve üretkenliğimizi düşürüyor. İnanmıyorsanız yazıyı okuduktan sonra bir düşünün:

Sabahları acele hareket etmek!

Yataktan çıkmanız ile evden çıkmanız arasında 10 dakika gibi bir zaman geçiyorsa büyük bir yanlıştasınız. Eğer bunu yaparsanız gününüz kötü başlamış olur ve muhtemelen öyle gider. Vücudunuzun kendine gelmesi için ona zaman tanımalısınız. Uyanıp yatakta biraz oturmak, kalkıp basit bir kaç hareket ile vücudu esnetmek, duş almak, dişleri fırçalamak gibi şeyler vücudunuzun kendine gelmesini ve gerekli hormonların salgılanmasını sağlar. Bu nedenle acele hareket etmek yerine daha erken kalkmayı ve yukarıdaki şeyleri rutin haline getirmeyi deneyin. Farkı göreceksiniz. Gününüz iyi başladığı için üretkenliğiniz de artacaktır.

Kahvaltıyı atlamak!

Kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden birini yapıyorsunuz, lütfen yapmayın. Genellikle ilk maddedeki “acele” ile ilgili olsa da bir çok zaman kahvaltıyı anlamsız sebeplerle atlıyoruz.

Sabaha kadar uyuduğumuz ve haliyle bir şey yemediğimiz için kan şekerimiz düşük bir şekilde uyanırız. Çoğu zaman gergin, yorgun ve hatta sinirli hissetmemizin nedeni de budur. Eğer bunu atlatmak için güzel bir kahvaltı yapmazsak günümüzün tamamına yansır. Boşuna demiyorlar “kahvaltının mutlulukla bir ilgisi var” diye. Siz de sabah kalktığınız zaman mutlaka güzel bir kahvaltı ile güne başlayın.

Kolay işleri sabah halletmek!

Her ne kadar kulağa mantıklı gibi gelse de ilk işiniz kolay şeyleri yapmak olmamalı. Eğer öyle yaparsanız zor ve mücadele gerektiren şeyleri listenin sonuna ite ite en sonunda kısıtlı bir zamanda, dolu bir kafa ile çalışmak zorunda kalırsınız. Sabahları zihnin en taze ve açık olduğu zamanlarda, henüz başka şeylerle kafanız meşgul olmamışken zor işleri hallederseniz günün kalanında zor işleri düşünmek zorunda kalmaz, kolay işleri zaten kolaylıkla yapabilirsiniz.

Günlük bir görev listesini sabah oluşturun ve zor olanları ile güne başlayın.

Epostalara geldiği gibi yanıt vermeye çalışmak!

Epostanın var olma amacı bizi rahat ettirmek, rahatsız ettirmek değil. Bunu unutmayın. Bu nedenle her gelen epostaya anında cevap vermek zorundaymışsınız gibi hissetmeyi bırakın.

Üretkenliğinizi artırabilmek için bırakmanız gereken bir alışkanlıktır bu. En iyisi hemen tüm cihazlarınızda eposta ayarlarınıza girin ve “bildirim” özelliğini kapatın. Çalışmalarınız sırasında belirli aralıklarla maillerinizi kontrol etmeye başlayın ve hem kendi yoğunluğunuz hem de mailin önem sırasına göre cevaplarınızı yazın. Böylece gün içinde defalarca bölünmeyi engellemiş olacaksınız.

Sosyal medya takibi yapmak!

Siz bir “sosyal medya takip yazılımı” değilsiniz. Bir şeyler kaçırmanız gayet doğal ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki kaçırdığınız şeyler önemli şeyler değil.

Bu nedenle çalışma sırasında sizi bölmemesi için sosyal medya hesaplarınızın bildirimlerini de kapatmalısınız. Bildirimleri kapatın ve gün içinde bir kaç defa girip kontrol edin. Emin olun zarardan çok fayda göreceksiniz.

Unutmadan, sadece 2 dakika kontrol etmek için sosyal medya hesaplarınıza girdiğinizde en az 20 dakika zaman kaybediyorsunuz. Bir de böyle düşünün!

Çok önemli olduğunu ve anında görmeniz gerektiğini düşündüğünüz şeyler için özel bildirimler kurabilir, Google Alert gibi araçlar kullanabilirsiniz.

Öğlen yemeği sırasında çalışmak veya çalışırken öğlen yemeği yemek!

Sabahtan beri çalışıyorsunuz bir arayı bile hak etmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Araştırmalara göre ofis çalışanlarının %80’i neredeyse sürekli ofiste ve masasında öğlen yemeğini yiyor. Muhtemelen bu sizin suçunuz değildir. Hem vücudunuza zarar veriyorsunuz hem üretkenliğinize zarar veriyorsunuz. Yapmayın!

Öğlen yemeğiniz için mutlaka masanızdan kalkın, mutfakta, kafe, restoran veya güzel bir parkta öğlen yemeğinizi yiyin. Hem vücudunuz için hem de üretkenliğiniz için çok faydalı olacaktır.

Dinlemiyorsunuz! 

“İki işi bir arada yapıyorum, harikayım!” diye düşünüyorsanız bırakın veya düşünen birileriyle beraberseniz hemen oradan uzaklaşın. Özellikle birisi sizinle konuşuyorken ona dikkatinizi vermiyorsanız ve bu sırada çalışıyorsanız hem ondan bir şey anlamazsınız hem de çalışmanız verimli olmaz. Karşınızdakine yaptığınız saygısızlığa girmiyorum bile.

Biriyle konuşurken, telefondayken veya bir şeyler yaparken tam odaklanmaya çalışın. Böylece hem yaptığınız iş verimli olur hem karşınızdakini iyi anlarsınız ve en önemlisi kendi zamanınız ile beraber başkasının da boşa gidecek zamanını kurtarmış olursunuz.

Uyumadan önce telefonunuzla oynuyorsunuz! 

Geldik en kötü alışkanlığımıza, hatta çağımızın hastalığı bile diyebiliriz. Yatakta telefonla oynamak! Apple ekran rengini değiştiren bir uygulama yaptı diye telefonla oynayabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hala o telefonu elinize almanız demek verimli bir uykuya veda etmek anlamına geliyor. Bu nedenle yatağa girmeden önce telefonunuzla işinizi bitirin ve mümkünse elinizi attığınızda ulaşamayacağınız bir yerde bırakarak yatağa girin. Sabah iyi bir uyku almış olarak uyandığınız zaman gece kaçırdığınızı düşündüğünüz şeylerle ilgilenirsiniz…

Hatta mümkünse yatak odanızda elektronik hiç bir cihaz olmasın. Ben demiyorum, Lifehacker diyor.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın