x

Airbnb’nin CEO’sundan başarılı olmanın sırları

Airbnb’nin CEO’sundan başarılı olmanın sırları

Birçok şirket çalışma arkadaşlarını genelde mükemmel liderlik özelliği, güçlü iletişime yeteneği ve teknik özelliklere sahip olan kişilerden seçmek ister.

Sizler için Airbnb şirketinin CEO’su Brian Chesky’nin The New York Times’a verdiği röportajı derledik. Ropörtajı vermeden once Airbnb şirketinin tam olarak ne iş yaptığına kısaca bakalım.

Airbnb, insanların seyahatlerinde konaklayacak yer bulmasını, mekan sahiplerinin kiralamasını sağlayan web uygulaması. 192 ülkede 33 bin şehirde 800 binin üzerinde kiralık mekan seçeneği sunan Airbnb; Ağustos 2008’de ABD’nin San Francisco şehrinde kurulmuş bir girişimdir.

Mart 2015 itibarı ile Airbnb, toplamda 18 yatırımcıdan yaklaşık 750 milyon dolarlık yatırım aldığını da belirterek ropörtaja geçelim.

Gençliğinizde liderlik vasıflarına sahip miydiniz?

Gençliğimde iki farklı kişi gibiydim. Bir yanda hokey takımının kaptanlığını yaparken bir diğer yanda ise içimde bir sanatçı yatıyordu. Çoğu çocuk noel baba oyuncağı ile oynamak isterken ben onun kötü bir tasarım olduğunu ve tekrardan dizayn edilmesi gereken bir oyuncak olarak görüyordum. Kafayı video oyunlarına takmıştım çünkü tasarımlarının berbat olduğunu düşünürdüm. Bir dönem ise mimari tasarım ile ilgilendim.

Peki ya okul dönemiz nasıldı?

Güzel sanatlar okuluna gitmeye karar verdim ve Rhode Island tasarım okuluna yazıldım. Bu okulda ilk etapta kişiliğime uygun alanı aradım ve sonunda endüstyel sanatlar bölümüne yöneldim. Sanırım bu kararım iyi bir CEO olmama yardımcı oldu çünkü burada empati yapmayı öğrendim. Bu alanda kendinizi başkasının ayakkabılarının içine sokmak zorunda kalıyorsunuz ve bu da size çok yardımcı oluyor empati konusunda.

Endüstriyel tasarım sizi nasıl Airbnb’ye taşıdı?

Okulu bitirdikten sonar bir ayakkabı firmasında tasarımcı olarak çalışmaya başladım. Ilerki dönemlerde bu işin benim için uygun olmadığına karar verdim ve bıraktım. Daha sonra birkaç küçük şirkette birkaç projenin içinde bulundum ve daha sonra neden kendi işimi kendim yapmayayım dedim kendi kendime. Yapmam gereken tek şey onların aldığı gibi risk almaktı.

Bu fikir San Franciscoda var olan bir uluslararası fuarın olduğu dönemlerde aklımıza geldi. Bütün oteller dolmuştu ve biz evimizi değerlendirdik. Birkaç şişme yata aldık ve şişme yatak ve kahvaltı konsepti ile başladık. O zamanlar tabi kiramızı çıkarmak için yaptığımız bir iş deneyimiydi bizim için. Benim girişimcilere her zaman söylediğim bir şey var, once kendi problemlerinizi çözün sonra insanların sorunlarını. Bizim sorunumuz ise biz kiralamayı bilmiyorduk ve insanlarla tanışmaya karar verdik. Böylece hikayemiz başlamış oldu.

Airbnb 2008’den bu yana liderliğinde nasıl bir değişim yaşandı?

Bir lider olarak kararsız ve isteksiz olmamam gerektiğini biliyordum. Insanlara ilk liderlik etmeye başladığınız zaman biraz rahatsız hissedersiniz kendinizi. Kendinizi patronluk taslıyormuş gibi hissediyorsunuz, zalim buluyorsunuz bazen. Böyle şeyleri genlede bir sorun yaşandığında sessiz kalmak yerine sorunun üstüne gidip hallderek aşıyor insan. Böylece taşlar zamanla yerine oturmuş oluyor.

Size iş başvurusunda bulunan kişilerde ne ararsınız ve genelde nasıl sorular sorarsınız?

Her işe alım için boş olan pozisyonun net olması lazım. Birden fazla görev yükleyip işleri karıştırmanın bir faydası olmaz. Iş alanı tek kelimelik, basit olmalıdır.

Genelde dünyayı göründüğünden farklı algılayan insanlarla çalışmayı tercih ederiz. Hayalleri olan, büyük düşünen ve genelde güvenilir olan kişiler olamlılar. Çocukça bir kalpleri olmalı ve meraklı bir yapıya sahip olmalılar.

Genelde adaylara hayatlarını 3 dakikada özetlemelerini isterim. 3 dakika içinde anlattığı şeylerde göze çarpan, vurucu bir şey yoksa genelde ilerde de olmayacağı kanısındayım.

Okuldan mezun olacak gençlere ne önerilerde bulunmak istersiniz?

Ebeveynler çok önemlidir ama kendi kariyer planlamaları konusunda onları dinlememeleri gerektiğini söylemek isterim.

Ayrıca şunu belirtmek isterim, geleceğinizde ne yapmak isterseniz yapın elbet düşüşler yaşarsınız. Kararlarınızı verirken para, başarı veya kariyer için değilde sevdiğiniz için yapın.

Yorumlar (1)

  1. “Put oneself in someone’s shoes” bir idiom yani deyimdir ve birebir çevirmek yerine Türkçe karşılığı olan deyim/kullanım tercih edilse daha yerinde olur… Yani; “…kendinizi başkasının ayakkabılarının içine sokmak zorunda kalıyorsunuz…” yerine “kendinizi başkasının yerine koyuyorsunuz” ya da “başkası gibi davranmak zorunda kalıyorsunuz” vb. olsa daha iyi olur…

Bir Cevap Yazın