x

Finlandiya’da ortaöğretimin 7 prensibi

Finlandiya’da ortaöğretimin 7 prensibi

Özgün ve özgür eğitim sistemiyle tanışın!

1. Eşitlik

Okullarda; 

Tüm okullar  eşit olarak finanse ediliyor ve donatılıyor. Çoğu devlet okulu (sadece bazıları yarı özel) bu da şu anlama geliyor; Montessori ya da Waldorf’taki gibi alternatif eğitim sistemi kullanıyorlar ya da İngilizce, Almanca veya Fransızca gibi yabancı diller öğretiyorlar. Dahası Finliler kendi bölgelerinde konuşulan tüm dilleri korumak isterler; ortaöğretimde ikinci ana dil olarak İsveççe ya da Sami dili öğrenebilirler.

Öznelerde; 

Tek bir özneye odaklanmak hiç bir şekilde desteklenmiyor.

Ailelerde;

Bir öğretmenin bir ebeveyne nerede çalıştığını sormasına müsade edilmiyor.

Öğrencilerde;
Öğrenciler performanslarına ya da kariyer tercihlerine göre sınıflara ayrılmıyor. Üstelik “iyi” ya da “kötü” öğrenci yok. Öğrencilerin tümü yetenekli ve fiziksel ya da zihinsel olarak meydan okunan çocuklar beraber çalışıyor. Finliler özel öğrencilerin entegrasyonu konusunda sıkı çalışıyor.
Öğretmenlerin öğrencilere karşı tutumu ise şiddet içermiyor. Tüm ilişkiler düzgün olmak zorunda aksi halde öğretmenin anlaşması fes ediliyor.

2. Ücretsiz olan sadece eğitim değil. Öğrenciler aynı zamanda aşağıdakileri de ödemek zorunda değil:

  • Öğle yemeği
  • Turlar, müzeler ve tüm sınıf dışı faaliyetler
  • Eğer okul 2 km’den fazla uzaklıktaysa öğrenciyi evden alıp okula bırakan servis
  • Okul kitapları, yazı eşyaları, hesap makinesi ve tabletler

Bunların herhangi bir nedenle aile tarafından karşılanması yasaklanmış durumda.

3. Bireysel yaklaşım

Bireysel eğitim planı her çocuk için tasarlandı. Kitaplar, egzersizler, ev ödevleri ve sınıf içi aktiviteler her çocuk için bireysel olarak seçiliyor ve ona göre puan veriliyor. Gereken kişiler için ise özel ders ve telafi öğretimi mevcut.

4. Pratik Yaklaşımlar

Finliler şöyle diyor:”Ya onları hayata hazırlarız ya da sınavlara. Bir ilkini seçiyoruz.” İşte bu nedenle Finlandiya okullarında sınav yok. Vizelerin ve testlerin başarılı olup olmadığını/tamamlanıp tamamlanmadığına/devam ettirilip ettirilmeyeceğine karar verecek kişi öğretmendir. Sadece bir zorunlu standart test var o da ortaöğretimden mezun olmadan yapılan yazılı final. Fakat öğretmenler bu sınav için öğrencilere özel bir eğitim vermiyorlar.

Okul gerçek hayatta işe yarayacak kullanışlı yetenekler öğreneceğiniz yerdir. Finli çocuklar nasıl vergi ödeyeceklerini, tanıtım amaçlı websitesi yaratmayı, indirim yüzdesi hesaplamayı ve rüzgar gülü çizmeyi öğreniyorlar.

5. Güven

Fin okullarında tüm ilişkiler güven üzerine kuruluyor. Örneğin, öğretmenler aniden teftiş edilmiyor ve kimse onlara zorla bir şey kabul ettirmeye çalışmıyor. Genel tavsiyeler ceren ve öğretmenlere öğretecekleri uygun metodu seçmelerine izin veren tek eğitim sistemi. Eğer sınıfta neler olduğunu yakalayamıyor ya da verilen görevi hızlıca bitiriyorlarsa öğrencilerin kendilerini sessiz bir aktiviteyle oyalamasına izin veriliyor. Genel olarak öğrencinin kendisi için en iyi olanı seçeceği düşünülüyor.

6. Gönüllülük

Bilgi asla öğrencilere zorla verilmiyor. Öğretmenler çocukları akademik aktivitelere dahil etmek için ellerinden gelenin en iyisini yapıyor fakat öğrenciler konuyla ilgilenmiyorsa ya da çalışmaya elverişli değillerse daha pratik bir alana yönlendiriliyor. Öyle öğrencilere kimse F vermeye devam etmiyor. Bu yetişkin hayatına hazırlanmak için esas ve işte tam da bu nedenle sınıfta kalmak utanç verici bir şey olarak görülmüyor.

7. Bağımsızlık
Finli öğretmenler öğrencilerinin nasıl düşüneceklerini öğrenmelerine, analiz etmelerine ve özgürce bilgi edinmelerine yardımcı oluyor. Açık kaynaklardan gerekli bilgiyi alabilmeleri esas, yani internet varken sayısız formülleri ezberlemenin zaman ve enerji kaybı olduğunu düşünüyorlar.

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın