x

Reklamcılık işlerini bırakarak dünyayı gezen çift şimdi zor durumda

Reklamcılık işlerini bırakarak dünyayı gezen çift şimdi zor durumda

Dünyayı gezmek için reklamcılık işlerini bırakan çift, yıl boyu süren yaratıcı yolculuğun şimdi karanlık tarafındalar. Bütçelerinin sonuna geldiler ve tuvalet temizliği yapmaya başladılar.

Bu yıl dünyayı gezmek ve bu deneyimin belgeselini çekmek için ajanstaki işlerini bırakan Güney Afrikalı çift Chanel Cartell ve Stevo Dirnberger’i tanıyor olabilirsiniz. Bu size bir rüya gibi gelebilir. Güzel Instagram fotoğrafları gerçekten de yolculuğu bir rüya gibi gösteriyor.

Fakat Odessa’ya geldiklerinde (şimdi Atina’dalar şimdiye kadar 25.000 Kilometre yol yaptılar) bloglarında gerçeği yansıtan bir gönderi yayınladılar. Gönderinin ismi, “Why We Quit Our Jobs In Advertising To Scrub Toilets” (Neden tuvalet temizlemek için reklamcılık dünyasındaki işlerimizi bıraktık) ki bu gönderiyi “Yolculuğumuzun çirkin tarafı” olarak paylaştılar. Bu paylaşım, oda karşılığında garip işlerde çalışırken hayalleri takip etmenin, birçok kirli iş yapmayı gerektirdiğini ve birkaç damla göz yaşından çok daha fazlasını döktüğünüzü ortaya çıkardı.

Cartell “Bütçe gerçekten kısıtlıydı ve biz sorunlarımızın çoğunu çözmek için kesinlikle yaratıcılığı kullanmak zorundaydık ( ve küçük moral konuşmalarına)” diye yazdı. Ve devam etti: “ Göz alıcı fotoğraf öbeğinin sizi kandırmasına izin vermeyin. Şimdiye kadar sanırım 135 tuvalet temizledik, 250 kilo sığır pisliği dağıttık, 2 ton kayayı kürekle attık, 60 metre keçi yolu düzenledik, 57 tane yatak yaptık ve kaç tane şarap bardağı parlattığımızı hatırlamıyorum bile.”

“Görüyorsunuz ki lüksü Johannesburg’ta bıraktık… biz şimdi ölçeğin bitiminde, tam ters tarafındayız. Biz tuvalet temizleyicileri, köpek pisliği toplayıcıları, market satıcıları ve kaya küreyenleriz.”

Çift ayrıca tüm gün çalışmalarına rağmen çok da iyi fiziksel şartlara sahip değil.

“En fit, ince veya fiziksel olarak sağlıklı halimde değilim” diye yazıyor Cartell. “Bir çok gün kraker üzerine reçel sürüp yiyoruz, her gece zar zor 5 saat uyku uyuyoruz, parke taşlı sokaklarda son derece ağır bavulumuzu saat 13:00’de sürükleyerek kalacak bir yer bulmaya çalışıyoruz. (Çünkü otobüs ücretleri bütçeye dahil değil)

“Bunun kolay olmayacağını bilsek de korkaklara göre bir iş olmadığını kesinlikle hızlıca öğreniyoruz ve yolumuza çıkan her şeye tepki vermeyi ve adapte olmayı öğrenmeye ihtiyacımız var. Zihinsel olarak “Tüm zamana sahibim, rahatlamama ve bunu kullanmama müsaade et” ile “Tüm bu zamana sahibim, uyum sağlamama ve istediğim her şeyi yapmama müsaade et.” arasında bir yo-yo gibi gidip geliyorsunuz. Bununla birlikte ara sıra sıkıntı krizleri, demotivasyon ve sıla özlemi bu durumu felaket bir yolculuğa dönüştürüyor. ”

Fakat Cartell tüm bunlara rağmen hikayenin iyi tarafını da anlatıyor:

“Yola çıktığımıza oranla saçımızda daha fazla gri olsa da, ne kadar uzun süre yıkanırsak yıkanalım tırnak aralarımızda toprak olsa da ve ucuz atıştımalıklar bizim besin kaynağımız olmaya başlasa da bu çılgın yaşam tarzı zengin İsveç ormanlarını, hiç bitmeyen nordik fiyortlarını, İtalyan parke taşlı sokak aralarını keşfetmemize olanak tanıyor. Fikirlerimizle beyin fırtınası yapacak ve yaratıcı deneylerimizi ortaya çıkarak zamanımız var. Bu bizim için bir cennet.” sözleriyle bu yolculuğu yeniden tanımlıyor.

“Tabi ki odunların istiflenmesi ve çöpün dışarı çıkarılması gerekiyor fakat bir kere bunları yaptık mı keşfetmek, dolaşmak ve dolambaçlı fikirlerimizle bir olmak için  özgürüz. Çokça boş zamanınızda ayna gibi göllerin etrafında yavaşça koşarak, ilham dolu yaratımlar yaparak ve Kuzey kutbu havasını soluyarak kendi programını altında  çalışıyorsunuz. Milyon dolarlık reklam bütçesi ile size aşağılanmayı öğreten tuvalet temizliği yapmayı, hayatı ve her günü son gününüz gibi yaşamayı değiştirebilecek neredeyse hiçbir şey yok.”

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın