x

Takip etmeniz gereken 9 ilham verici gezgin blogger

Takip etmeniz gereken 9 ilham verici gezgin blogger

Rutin hayatın hengamesi içinde boğuşurken çoğu zaman bunun farkında olmayız. Bazı zamanlarda ise bir anlığına farklılık aramaya başlarız. İşte o anlardan birinde Foster Huntington’ın bloguyla ve hayat macerasıyla tanıştım.

Huntington’ın blogundan sonra onun gibi rutin hayatı bir kenara itip tamamen kendi yolunu çizen diğer ilginç insanlara denk geldim. Hepsinin ortak özelliği, belki de pek çoğumuzun ‘iyi hayat’ olarak tabir edeceği hayatlarını bir kenara bırakıp yepyeni bir yolculuğa başlamaları.

Bu yolculuklarını kişisel bloglarında en doğal ve basit şekilde paylaşmaları. Gezdiğim onlarca blog arasından takip etmenizi ısrarla tavsiye edeceğim 10 blogger ve hikayeleriyle devam edelim. İlk sırada bu insanlar arasında ilk tanıştığım ve yazıyı yazmama sebep olan Huntington var.

1. Foster Huntington

i02

Ralph Lauren’de tasarımcı olarak New York City’de çalışan Foster, iyi bir maaşı ve rahat bir pozisyonu olan işini 2010 yazında bırakıyor ve yepyeni bir hayata yepyeni bir karavanla başlıyor. Hikayenin en başından beri yaklaşık 170 bin kilometre yol yapan Foster, yolculuğu sırasında kimi zaman kamp yapmak, fotoğraf çekmek, yazı yazmak; kimi zaman da ağaçtan evler yapmak ve sörf yapmak için duruyor.

Hayatını blogunda ve sosyal medyada paylaşan Foster’ın Facebook’ta 30.000’den fazla beğenisi, Instagram’da ise 930.000’den fazla takipçisi var. Kullandığı dil o kadar etkili ki, her yazısında ‘acaba’ demekten kendinizi alıkoyamayacaksınız.

2. Chris Guillebeau

i03

Chris, son 10 yıldır bir iddiayı kazanmaya çalışıyor. İddia basit: Dünyadaki bütün ülkeleri ziyaret etmek. Bunu da kısa bir süre önce başardı. Bu iddia işin yalnızca görünen kısmı. Chris şu anda üçüncü kitabını yazmakla meşgul ve aynı zamanda bir girişimci. Kendi yolunu kendi çizmek isteyen insanlar için her yıl başarı ile gerçekleştirdiği konferanslar düzenliyor. Dünyadaki en prestijli konferanslarda konuşmacılık yapıyor, kitap yazıyor, dünyayı geziyor.

3. Pieter Level

i04

Pieter Level, son 12 ayda 12 girişim kurmuş bir ‘dijital göçebe’. Pieter’ın kurduğu girişimlerin bazıları başarısız olsa da, bazıları ciddi başarılar elde etmiş. Bunlardan biri ‘dijital göçebe’ olarak yaşamak isteyenler için en iyi şehirleri listeleyen NomadList, inanılmaz derecede aktif olarak kullanılan topluluk sayfası HashtagNomads ve yüklediğiniz gif dosyalarını gerçek birer flip book’a çeviren GIFBook. Tüm bu seyahatlerden, göçebe yaşamından ve bu girişimlerden bahseden blogunu mutlaka takip edin.

4. Sean Stephenson

i05

Sean doğmadan önce doktorlar, ailesine en kötüsüne hazırlanmaları konusunda uyarılarda bulunmuş. Çok nadir görülen bir kemik hastalığına sahip olan Sean’in sağlıklı doğması imkansız görünse de, ilk mucizesini bugün aramızda olarak başardı. Kendisi sertifikalı bir terapist ve milyonlarca insanı durum ne kadar kötü olursa olsun hayatın devam ettiğini anlatan ilham verici konuşmalarıyla etkiliyor. Biography Chanel’de hayatı ile ilgili bir belgesel çekildi, The Oprah Show’a çıktı ve kitaplar yazdı. Sean’in hayatı tam bir mucize hikayesi ve kendisi kelimenin tam anlamıyla bir efsane.

5. Jay Caroll ve Ned Martel

i06

2009’da Kay ve Net tarafından kurulan ‘One Trip Pass’, kendini ‘Amerikan ürünlerine yeni bir açıdan bakmanızı sağlayan projeler serisi’ olarak tanımlıyor. Gittikleri yerlerde vintage tekstil ürünleri ve eşyalarla ilgilenen ekip, yayınladıkları bloglarda maceralarını paylaşıyor. Bunu aynı zamanda bir iş modeli olarak uygulayan Jay ve Net, Levi’s gibi büyük müşteriler de kaptıktan sonra yol masraflarını da dert etmemeye başlıyorlar ve ABD’deki ilginç ürünleri arayıp bulmaya devam ediyorlar.

Şu anda blog çok aktif olmasa da (en son gönderi 1 yıl kadar önce gönderilmiş) blogdaki her video izlemeye değer. Videolar adeta bir zaman kapsülü gibi. Ülkelerinin en ilginç ürünleri ve fikirleri, hiç umulmadık yerlerde karşılarına çıkmış. Okurken ve izlerken oldukça keyif alacağınız ve en önemlisi, belki de, hayatınıza yeni bir bakış açısı kazandıracak bir blog.

Türkiye gibi yüzlerce medeniyetin tarih boyunca harmanlandığı bir ülkede One Trip Pass benzeri bir proje çok ama çok daha ilginç sonuçlar ortaya çıkartırdı.

6. Cal Newport

Georgetown Üniversitesi’nde yardımcı doçentlik yapan Cal Newport, özellikle ABD’de oldukça tanınan bir fenomen. Hayatı burslarla ve başarılarla dolu olan Newport’un bu listede yer almasının sebebi blogunda paylaştığı okul hayatında ve mezun olduktan sonra başarı sırları. Bu yazılarını ayrıca MIT ve Princeton gibi ABD’nin en prestijli okullarında da konuşmacı olarak seslendiriyor. Özellikle akademik kariyer hedefleyen okuyucularımızın ufkunu genişleteceğine eminim.

7. Shantanu Starick

i07

Shantanu Starick, The Pixel Trade’i kuralı tam 2 yıl oldu. Shantanu, cebinde tek bir kuruş olmadan dünyanın 7 kıtasını da gezerek hayatına devam ediyor. Yemek, gezmek, kalmak ve giyinmek için fotoğrafçılık yeteneklerini kullanıyor. Her şeyi fotoğraf çekerek ödüyor. Kesinlikle para kullanmıyor, yalnızca fotoğraf ve karşılığında kalacak bir yer, sıcak bir yemek ve şanslıysa tren biletleri. Projesine hala devam eden Shantanu, blogunda bir bitiş tarihi belirlemediğini yazmış.

8. Dave MacLeod

i08

Dave MacLeod, İskoçyalı bir dağcı. Hayatının önemli bir bölümü dağlarda ve kayalıklarda geçiren Dave’in hayatının ‘dağlar ve kayalar’ olduğunu söylemek mümkün. Blogunda ölümcül tırmanışların yanı sıra kendi zorlu tırmanışlarını ve tecrübelerini de paylaşan Dave’in korkutucu ve adrenalin yükselten hikayeleri var.

9. Torbjørn C. Pedersen

i09

2013 Ekim ayında önemli bir karar alan Torbjørn, dünyanın bütün ülkelerini tek seferde, durmadan ve uçak kullanmadan gezmeye karar veriyor. Şu ana kadar 70 ülkeyi görmeyi başaran Torbjørn, bu kurallarla ilgili de ‘işin macera kısmı bir yana, bazı kurallar da işi daha eğlenceli hale getiriyor’ diyerek bu listede yer almayı hak ediyor.

Kulağa çılgınca gelen projede yalnızca BM’nin tanıdığı 193 ülke değil, BM tarafından tanınmayan 10 bölgeyi de hedefine dahil etmiş. Yani toplamda 193 ülke ve 10 tanınmayan bölge olmak üzere tam 203 noktayı ziyaret etmeyi hedefleyen Torbjørn, her gittiği ülkede en az 24 saat kalma kuralı ile birlikte bu işin yıllar alacağını da belirtmiş. Ancak bu, onu durduracak bir sebep değil. Blogunda seyahatleri ve hikayeleri oldukça ilham verici.

 

Yorumlar (4)

  1. Türkiye’deki gezgin blogları yayınlamak yerine yabancıların web sitelerini paylaşıyorsunuz. Sonra diyorsunuz ki; Türkiye niye gelişmiyor, ee? gücünüz var koskoca webrazzi altyapısı smco. Bi’yardım verseniz uğraşı verenlere keşke…

    Alın bi’örnek http://www.cokokuyancokgezen.com/ (tanımıyorum kendisini, sadece takip ediyorum)

Bir Cevap Yazın