x

Toplum size aksini söylese de neden kadın olarak tek başınıza seyahat etmelisiniz?

Toplum size aksini söylese de neden kadın olarak tek başınıza seyahat etmelisiniz?

Kadınlar için toplumda güvenli olmanın kuralları hep aynı. Geceleri hiçbir yere yalnız başına gitme, her hangi birinden içki kabul etme, tenha bölgelerden uzak dur.

Bana göre kadınları özgür bir maceradan alıkoyan iki ana bahane var. İkisi de tek bir noktada buluşuyor “bilinmeyenin korkusu”.

En yakın kız arkadaşım ilk interrail turuna yalnız başına çıkmaya karar verdiğinde duyduğu sorular “19 yaşında bir kızın yalnız başına seyahat etmesi gerçekten güvenli mi?” ve “Belki birkaç yıl daha ya da sana eşlik edecek birini bulana kadar beklemelisin, ne dersin?” oldu.

Her ne kadar bu sözler iyi niyetli bir şekilde söylenmiş olsa da, iş tektipleştirmeye gelince kadınların – özellikle genç kadınların – tek başına seyahat etmesi güvenli değil. Gerçek şu ki; istatistiksel olarak hiçbir yer bizim için güvenli değil.

Çok modern bulduğumuz ABD’de bile… Forbes’da yayınlanan bir makaleye göre Birleşik Devletler Adalet Departman Direktörü Susan Carbon, 4 kadından birinin aile içi şiddet mağduru olduğunu ve her yıl 1.3 milyon kadının tecavüze uğradığını açıkladı.

Ülkemizde ise durum ortada, Emniyet’in TBMM’ye sunduğu verilere göre 2014 yılında 119 bin aile içi şiddet olayı yaşandı. Ve bunlar sadece Emniyet’e gitmeye cesareti olanların rakamları. 2014’te sadece 109 kadın ya da kız çocuğu yaşadıkları tecavüzü yargıya taşıdı. Ve yine, bunlar sadece yargıya taşınanlar.

Bu verdiğim bilgiler sizi korkutmak için değil. Fakat şiddetin hali hazırda her yerde sizi bulabileceğini ifade etmek için. Ve bu sorunları dünyanın her yerinde yaşandığını da bilmenizi isterim. Eğer buraya kadar okuyabildiyseniz şimdi size sesleniyorum. Kim dünyayı keşfetmenizden sizi alıkoyabilir?

Bütün önemli olan gitmeye niyetlendiğiniz istikamete dair araştırma yapmak, sağduyunuzu kullanmak ve kendinize güvenmek.

Seyahat etmeden önce karşımıza belirli birinin çıkmasını mı beklemeliyiz?

2_traveling-alone-as-a-women

Gerçek şu ki eğer dikkatli seyahat ederseniz, güvenlik bir sorun olmaktan çıkacaktır. Ve kesnilikle yalnızlık korkusunu umursamayın.

İkinci bahane ise güvenlik probleminden çok daha depresif çünkü kadınlar basitçe yalnız başlarına görünmekten hoşlanmıyor.

Ashley Ross yazdığı makalede bu konuya değiniyor. Meksika’yı keşfedeceği bir haftalık planlarından bahsettiğinde arkadaşlarının ses tonunda heyecan yerine acıma duygusunu hissetmiş. “Arkadaşlarımın tepkisi benim hakkımda kendilerini kötü hissettiklerini hissettirdi. Sanki beraber seyahat edecek kimsem yokmuş gibi.” diyor.

Peki sizce seyahat etmeden önce karşımıza belirli birinin çıkmasını mı beklemeliyiz?

Anlık bir kararla Paris’e bilet almak istersem, benimle gidecek birini aramamalıyım. Viyana’ya gitmek için trene atlamak istersem, kimsenin iznine ihtiyacım yok. Kendi başınıza seyahat etmek bağımsızlık ve kendi kararlarınızı vermek konusunda özgürlük demektir. Ve bu kesinlikle yalnızlık çektiğiniz anlamına gelmez.

Seyahat ederken ister hostelde ister bir restaurantta ya da sadece etrafta yürürken yeni arkadaşlarla tanışmanız için milyonlarca farklı fırsat vardır. Ross’un söylediği gibi: “Korkularım olmasına rağmen ben, yaptığım yolculuklarda kendimi hiç yalnız hissetmedim.”

Eğer tanımadığınız insanlarla konuşmak sizde aşırı heyecan yaratıyorsa bir etkinliğe yazılmayı deneyin. Bu tarz etkinliklerde sizinle benzer ilgi alanlarına sahip olan ve bağlantı kurmak isteyen insanlarla meditasyon, surf ya da gönüllü çalışmalar yapabilirsiniz.

Bir kez seyahat etmenin güvenli olmadığı tektipleştirmesini aştığımızda ve yalnız görünmenin berbat düşüncesi ile yüzleştiğimizde, kadınların seyahat etmesini engelleyen şeylerden geriye kalan sadece bilinmeyenin yarattığı korku. Mantıksız bir korkunun sizi rahat bölgenizden çıkarma cesaretinizi engellemesine izin vermeyin.

Beautiful fit young woman hiking up a mountain and enjoying at the view on the island of Thassos, Greece.
Korkularınıza karşı gelin, çantanızı toplayın ve keşfedin.

Özetle, gazete başlıklarının bize söyledikleri dışında diğer ülkelerde gerçekten ne olduğunu bilmiyoruz. Çoğunlukla görmezden geliyor ve güvenlik riskine sarılıyoruz. Ya da belki Taken filmini izleyip Paris’e adım atar atmaz kendinizi uyuşturucu satıcılarının ağında bulacağınızı düşünüyorsunuz.

Gerçek şu ki; bu yerlerin neye benzediği hakkında bir fikre sahip değilsiniz ve basitçe eğer dikkatli seyahat ederseniz; güvenlik bir sorun olmayacaktır. Mantıksız bir korkunun sizi “rahat bölge”nizden çıkarma cesaretinizi engellemesine izin vermeyin. Korkularınıza karşı gelin, çantanızı toplayın ve keşfedin.

Yorumlar (0)

Bir Cevap Yazın