15 Mayıs’ta on binlerce kişiyi bir araya getiren sansür karşıtı yürüyüşten bugüne konuyla ilgili çok sayıda yorum yapıldı. Bazı yazarlar ve politikacılar bu yürüyüşlerin politik ve ekonomik çıkar kaygısıyla ortaya atıldığını, aslında önerilen sistemin gayet demokratik ve mantıklı olduğunu iddia ettiler.

Aşağıda sansür protestolarının temel sebeplerini ve filtre sisteminin neden antidemokratik olduğunu özetleyen 10 madde bulacaksınız. SosyalMedya.co ve bu yazının yazarı adına bu yazı üzerinde hiçbir hak iddia etmiyoruz. İster buraya link verin, ister başka bir yere kopyalayıp kaynak gösterin, isterseniz de kendi yazınızmış gibi yayınlayın. Yeter ki dezenformasyona açık insanlara yürüyüşlerin neden yapıldığını ve neden herkesi ilgilendirdiğini anlatabilelim:

1) 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi istenen yeni sistemde BTK’ya verilen filtreleme yetkisini kimin nasıl denetleyeceğini belirten tek bir düzenleme yok.

2) Bu yeni sistemde BTK siteleri engellemek için artık mahkeme kararına ihtiyaç duymayacak.

3) Engellediği sitelerin herhangi bir listesini de kimseye açıklamayacak. Hatta filtrelenen sitelerin listesinin açıklanması suç olacak (Karar Madde 5)

4) Yani siteniz haksız yere, diyelim Aile Profili’nden “yanlışlıkla” çıkarıldı, ruhunuz bile duymayacak. Bu durumda hangi makama başvurabileceğiniz belirsiz. Diyelim sizi dinleyecek makam buldunuz, yapılan başvurunun ne kadar sürede sonuçlanacağı da belirsiz. Siteniz haksız yere aylarca Aile Profili’nden çıkarılabilir.

5) Bu yüzden de bu yeni düzenleme, İnternet’teki tüm muhalif fikirlerin susturulması için mükemmel bir ortam hazırlıyor.

6) Profillerin kapsamı da belirsiz: “Çocuk Profili” çocuklara uygun içeriği oluşturacak. “Standart Profil” de şimdiki gibi mümkün olduğu kadar müstehcenlikten arındırılmış olacak. Öyleyse “Aile Profili”nin amacı ne? Kapsamı ne? Buna şimdiye kadar hiçbir görevli cevap vermedi. (Önceki maddeleri tekrar düşünürseniz amaç gayet belli aslında)

7) İsteyenin evine sansürlü İnternet alabildiği bir sistemde, on binlerce sitenin sansürlü olduğu şimdiki durum “en sansürsüz” profil olacak. BTK yetkilileri ve sansürü savunanlar bunu övünülecek bir şeymiş gibi sürekli söyleyip duruyorlar.

8) BTK’nın önerdiği devlet kontrollü sistemin benzeri hiçbir gelişmiş ülkede yok. BTK aksini iddia ederse yalan söylemiş olur. Gelişmiş ülkelerde bu tür geniş kapsamlı filtreler servis sağlayıcılar ve siteler tarafından oluşturulur. Devlet tarafından değil.

9) “Devlet tarafından oluşturulsun, ne fark eder?” demeyin. Çünkü bu durumda hükümete muhalif yayınların susturulması kolaylaşmış oluyor. Bir düşünün: Gazetelerin ve televizyonların kısıtlanması bu kadar kolay mı? Bir kanalın yayınının mahkeme kararı olmadan, tek bir kurul kararıyla bu kadar kolay engellenmesini kabul edebilir miydiniz?

10) Son olarak, profil değiştirme konusu var: İnternet’te bulunan filtreleri indiremeyecek kadar bilgisiz kullanıcının “bir ekranla profiller arasında geçiş yapacağı” söyleniyor ki bu tabii ki tutarsız bir iddia.

11) Sistem o kadar sağlıksız ve tek taraflı ki; şu anda iktidarda olan parti seçimi kaybetse, bir süre sonra o partinin görüşlerini içeren bütün siteler yeni hükümet tarafından kolaylıkla yasaklanabilir.

İşte tüm bu sebeplerden ötürü 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi istenen sistemin ifade ve haber alma özgürlüklerine aykırı olduğu düşünülüyor. Maalesef hiçbir yetkili yukarıdaki maddeleri yalanlamıyor ve tatmin edici bir açıklama getiremiyor.

Siz de bilirsiniz ki, sağlıklı yönetimin temel kurallarından biri yönetilenlerin eleştiri gücüdür. Bu haliyle BTK kararı İnternet’te neyin yayınlanabileceğini tamamen yöneticilerin insafına bırakıyor. Yani konu İnternet filtresi satan birkaç kişinin veya muhalefet partilerinin çok ötesinde. Konu İnternet’i bir yaşam tarzı olarak benimseyen bizim neslimizin hakları ve özgürlükleriyle ilgili. Gerisi tamamen detay.